Sayı 323 10 TL Nisan 2016
www.elektrikdergisi.com
Nükleer Güvenlik Zirvesi;
iki ülke nükleer silahların yüzde 90’ına sahip…
ABD-Rusya
dehşet dengesi
21 YAYINCIDAN
Ne zamana kadar “karşı”yız?
YAĞLI VE KURU TİP TRANSFORMATÖR
DS1 diyot tabanlı, geçici rejimsiz (transient-free) Kondansatör anahtarı
DS1 özellikle kapasitör banklar için geliştirilmiş ve tasarlanmış olan ilk kuru hava izoleli senkron anahtarlama düzeneğidir. Elektronik kontrol ünitesi tarafından sağlanan yarı iletkenler arası mükemmel kombinasyon ve sistemle senkronize olması, ürünün güvenilirliğini ve verimini arttırırken, aynı zamanda sistemdeki parçaların ömrünü de uzatır.
ABB Elektrik Sanayi A.Ş. Müşteri İletişim Merkezi: 0 850 333 1 222 E-mail: contact.center@tr.abb.com E-mail: fatmagul.yasar@tr.abb.com
GALLERY 1 / STAND 5/6/7
IEC 61.439-1’ye göre TİP TEST’li Pano Üretimi Kumanda Panosu, Röle Panosu, LCC, SDK Üretimi TEİAŞ ve ITM Şartnamelerine Uygun (380/154/36 kV) AG, Kompanzasyon, MCC, PLC Pano Üretimleri Y.G. ve O.G. Trafo Merkezleri için Destek Hizmetleri PLC-SCADA-RTU Yazılım Hizmetleri Enerji İzleme Yazılımları ve Proses Otomasyonları Endüstriyel Tesislerin Elektrik ve Otomasyon İşleri Montaj, Test ve Devreye Alma Hizmetleri Saç Köşk, Kompanent ve Özel Kabin İmalatları
Hızla büyüyen ve sürekli bir gelişme içerisinde bulunan Enerji Sektörünün ve Sanayi Tesislerinin elektrik, elektromekanik ve otomasyon ihtiyaçlarına “ çözüm mühendisliği ” sunuyoruz.
VERA ELEKTROMEKANİK PANO SİSTEMLERİ MÜHENDİSLİK ve MAKİNE SAN. TİC. A.Ş.
9001
14001
İvedik OSB. 1468. Cad. 2239/1. Sok. No:1 06378 Ostim - Ankara / TÜRKİYE Tel: +90 312 394 54 64 (pbx) Fax: +90 312 394 77 97
info@veraelektromekanik.com
www.veraelektromekanik.com
k.
Dynamic, innova ve and modern brand making a dierence in the electricity sector
Up to 36kV Sf6 Gas / A r Insulated Sw tchgear and Controlgear Vacuum C rcu t Breaker Separable Cable Accessor es D str but on Automat on
www.sfaelectr c.com
İÇİNDEKİLER 22
56
EMO’DA YENİ YÖNETİM 24 YEDAŞ Avrupa Şampiyonluğu’na doğru 26 ASO, Türk FİRMALARINI NÜKLEER SEKTÖRÜNE HAZIRLAYACAK 28
Dosya: Nükleer Güvenlik Zirvesi’nin Ardından…
MAKEL 2016 “WIN FUARI”NDA GÖZ DOLDURDU 30 “Amacımız fabrika ve evleri bir güneş santrali yapmak” 32 Hibrit, doğalgaz ve hidrojenli araçlara destek yolda 34 KARBONUNU DÜŞÜREN KAHRAMAN OLACAK 36 SİNOP’TA KURULACAK NÜKLEER SANTRAL’İN MAKETİ İLK KEZ TANITILDI 38 SchneIder ElectrIc, akıllı pompa sistemlerini genişletiyor 40 MITSUBISHI ELECTRIC İLERİ TEKNOLOJİLERİNİ SERGİLEDİ
12 Mart
2016
44 “Star rafinerisi bittiğinde ikinci büyük şirket olacak ”
76
75
ÖZEL BÖLÜM
:
Tra Yıldırımda fo Koruma & Toprankla Yenilenebil ma ir Enerji
42 Özelleştirmelerden kazanılan miktar 66,9 milyar dolar 48
Almanya’nın elektriğinin yüzde 30’u yenilenebilir enerjiden
Türkiye’nin ‘En İyi Şirketleri’ de aynı aileden 50 ENERJİ LİDERLERİNE GÖRE TÜRKİYE İÇİN ÇÖZÜM KÖMÜR
70
52 “4. SANAYİ DEVRİMİ, ÜRETİMİN HER AŞAMASININ DİJİTALLEŞMESİ DEMEK” 54 ABB’DEN PointGrab’e yatırım 55 2M KABLO’dan Üniversitelere destek
İstanbul Avrupa yakası iki kat fazla elektrik tüketti
Elektrikgüncesi ENERJİ DÜNYASINDAN
59
70
74
Bilirkişi Raporları: “Kaynak Makinası Kablosunun Dış Kılıfı Beş Ayrı Noktasında Erimiş” 64 Ankara Mektubu: ENERJİ YÖNETİMİNİN ZORLUĞU 68
155
Elektrik Tarihinde Yolculuk: Kainatın en büyük kudreti ve hizmetkarı: Elektrik
13 Mart
2016
SALON 7 / STAND C 240
Shield_White_2013
Yeni nesil spot armatürler için tasarlanan en kompakt çözüm
SPOT (DRIVER ON BOARD) Fortimo SLM ES 1100lm PW L09 Gen1 Fortimo SLM ES 2000lm PW L13 Gen1 Fortimo SLM ES 3000lm PW L15 Gen1
Lümen (lm) 1100 2000 3000
Renk Sıcaklığı (K) 3000, 4000 3000, 4000 3000, 4000
Mağaza aydınlatmasında ışığın kalitesi kilit rol oynar. Fortimo LED SLM EaseSelect kaliteli ışığın yanında LED modül, sürücü ve soğutucu birleşimi ile size kompakt ve basit bir çözüm sunar. Böylelikle ışığın kalitesinden ödün vermeksizin şık tasarımı ile yüksek performanslı ve güvenilir bir çözüm elde edebilirsiniz.
*Tüm EMC ve IEC şartlarını sağlar. Ürünlerin CE ve ENEC sertifikaları mevcuttur.
www.lighting.philips.com.tr
Tüketici Danışma Hattı: 0850 390 19 22
facebook.com/PhilipsTurkiye
twitter.com/PhilipsTurkiye
Version 1.1 – 25 October 2013
YAY IN DAN IŞMA KURULU Elektromekanik Sanayii Hüseyin ARABUL Barmek Holding Yönetim Kurulu Başkan› Muzaffer AVCI Elimsan fiirketler Grubu Kurucu orta¤› Mustafa NURDO⁄AN Federal Elektrik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan› Bülent DAMAR Pelka Yön. Kur. Başkan› Dr. Arnold HORNFELD Siemens Türkiye eski Başkan› Trafo ve Şalt CihazlarI Refik Can ERKÖK ABB Elektrik Transformatör Genel Müdür Yrd. Ergin D‹KMEN TEKON Enerji A.Ş. Teoman ÇET‹N TEKON Enerji A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan› Süleyman KASIRGA EAE Kabin Dan›şman› Kondansatörler Hakk› ONAT TOKAY Elektrik Ltd. Şti. • VISHAY-ESTA Türkiye Temsilcisi Ahmet BAŞARAN KONDAŞ Genel Müdürü Elektrik MakinalarI Prof. Dr. Kemal SARIO⁄LU ‹TÜ Elek.-Elektronik Fak. Emekli Ö¤retim Üyesi Prof. Dr. H. Bülent ERTAN ODTÜ Elektrik Müh. Bölümü Elektrik ‹letim ve DaĞItIm Sistemleri Dr. T. Tunçay ÇAYLI Yusuf H. KAYA EAE Yönetim Kurulu Başkan› A.G. Tesisat, Şalt CihazlarI Cem BAŞ Legrand-‹malat ve Endüstri Md. Salih Öztekin Elektrik Yüksek Mühendisi Cihan Elektrik Sat›ş Müdürü
ENERJ‹, ELEKTR‹K, AYDINLATMA, ELEKTRON‹K VE OTOMASYON MÜHEND‹SL‹⁄‹ DERG‹S‹ Yerel Süreli Yay›n Avrupa Bak›r Enstitüsü Türkiye Medya Partneri Say›: 323 - Nisan 2016 Kaynak Yay›n Tan›t›m Reklam San. ve Tic. Ltd. Şti. ad›na Sahibi, Yay›n Yönetmeni Sorumlu Yaz› ‹şleri Müdürü Ersin KAYA ersin@kaynakelektrik.com Genel Yay›n Koordinatörü Ekim N. KAYA ekim.kaya@botego.com Haber Sorumlusu Can Cengiz can@kaynakelektrik.com
Elektrikli UlaŞIm Prof. Dr. At›f URAL Kocaeli Üniv. Kurucu Rektörü Rıza Akçan Elektrik Yüksek Mühendisi
Reklam Koordinatörü Ayhan ÜSTÜNER ayhan@kaynakelektrik.com
Güç ElektroniĞi Prof. Dr. Nejat TUNÇAY Okan Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan› Prof. Dr. Hac› BODUR YT Üniversitesi Ö¤r. Üyesi
Reklam Müdürü Ziya ALKAN ziya@kaynakelektrik.com
Güvenlik U¤ur YERTUT Yestaş Güvenlik Sist. Ltd. Şti.
Tasarım Binbir Ajans
Otomasyon Enstrümantasyon Burak CEDETAŞ ABC Cedetaş Otom.Kont.Gn.Md. Levent SÖKMEN Allen-Bradley - Türkiye Ertan SÖYLEMEZ ENELSAN End. Elekt. Gn. Müd. Prof.Dr.Do¤an ‹BRAH‹M Yak›n Do¤u Üniversitesi
Ayda bir ç›kar Sayı fiyat›: 10 TL. Y›ll›k (12 say›) abone bedeli 100 TL. Ö¤renciler için 70 TL.
Ölçü ve Kont. Cihz. Ahmet T. UZUNKAYA ENTES Yön. Kurulu Üyesi Ça¤atay KÖKSALO⁄LU DKE Genel Müdürü Ali MANSUR‹ DEMA Yönetim Kurulu Başkanı Halis Erdal GÜREL GEMTA Genel Müdürü O¤uzhan ‹LBAY TERRA Ltd. Şti. Genel Müd. YIldIrImdan Korunma Çetin TEK‹N Radsan Ltd. Şti. Gn.Müd. Harun SIRMABIYIK Amper A.Ş. Yön. Kur. Bşk. AydInlatma Prof. Dr. Mehmet Ş. KÜÇÜKDO⁄U Kültür Üni. Mühendislik ve Mimarl›k Bölümü Başkan› Prof.Dr. Sermin ONAYG‹L ‹TÜ Enerji Enstitüsü Elektrik Müh. EĞt. Prof. Dr. Ahmet DERV‹ŞO⁄LU İTÜ Emekli Öğretim Üyesi Kalite ve Standartlar Dr. Sait SAMLI SIEMENS- Kalite Yön. Direktörü Anahtar Teslimi Sistemler ve Fabrika Elektrifikasyonu Ömer OydaIşIk SIEMENS - Endüstriyel Hiz. ve Çözümler Bölüm Direktörü Mehmet Ferit PEKEROĞLU ELPEK MÜHENDİSLİK - Elektriksel Periyodik Kontroller Mühendis Örgütleri Teoman ALPTÜRK TMMOB ve EMO eski Bşk.
Yönetim Yeri Eski Osmanl› Sk. Ar›kan İş Mrk. No:30 K:2 D:10 34387 Mecidiyeköy-‹ST. Tel: (0 212) 272 59 59 (pbx) Faks: (0 212) 272 33 90 web: http://www.elektrikdergisi.com Ankara Bölge Temsilcisi Ramazan PEKTAŞ JUPİTEK Elk. Elo. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti. Tel: 312-433 74 76 Fax: 312-438 74 77 Bask›: G.M. Matbaac›l›k ve Tic. A.Ş. 100 Y›l Mah. MASS‹T 1. Cad. No: 88 Ba¤c›lar/‹ST. Tel: (0212) 629 00 24-25 Faks: (0212) 629 20 13. ‹mzal› yaz›lar›n düşünsel sorumlulu¤u yazarlar›na, reklam içeri¤inin sorumlulu¤u ilgili firmaya aittir. Dergimizdeki haber ve yaz›lardan izinsiz al›nt› yap›lamaz. Son Bask› Tarihi: Nisan 2016
YAYINCIDAN
Ne zamana kadar “karşı”yız? ERSİN KAYA • ersin@kaynakelektrik.com
On yıl önce, dergimizin Nisan 2006 tarihli 203. Sayısında, nükleer santralarla ilgili, bu köşede çıkan yazımı tekrar veriyorum. Yılların düşüncelerimi ne ölçüde zaman aşımına uğrattığını değerlendirmeniz dileği ile…
T
ürkiye’de ilk nükleer santralın Sinop’ta kurulacağı resmen açıklandıktan sonra nükleer enerji ile ilgili tartışmalar adamakıllı yoğunlaştı. Gazete sayfalarında, TV programlarında konu defalarca ele alındı, irdelendi. Bu arada bir dönemin kaba-saba reklam sloganıyla söylemek gerekirse “ağzı olan konuştu”. Uzmanların yanı sıra dünya görüşleriyle de taraf olanlar seslerini yükselttiler, yasal ve demokratik haklarını kullanarak demokratik eylemler yaptılar. “Karşı” görüştekilerin eylemlerinin santralın temelinin atılmasına kadar, giderek daha sonraki sürelerde de devam etmesini olağan karşılamak gerekir. Futbol maçı seyreden herkesin kendini teknik direktör kadar uzman, hakem kadar bilgili sandığı ülkemizde nükleer santraller konusunda da bu kadar çok düşünce sahibi bulunmasını yadırgamamak gerekir. Bu bağlamda bizim de “soğukkanlı bir yurttaş” olarak görüşlerimizi açıklama hakkımızı kullanmamız doğal kabul edilecektir. Ayırt edici özelliğimizi “soğukkanlı yurttaş” olarak tanımladığımıza göre konuyu komplo teorileri dışında değerlendirmemiz beklenir. Yani “nükleer lobilerinin tezgahı” gibi önyargılı suçlamaları bir kere peşinen ilgi alanımız dışında tutacağız. Bunu söylemiş olmak “nükleer lobisi yoktur” anlamına gelmiyor. Elbette “petrol lobileri” , “doğalgaz lobileri” olduğu gibi nükleer lobileri de vardır ve bunlar kendi çıkarları doğrultusunda rüşvet vermek, propaganda yapmak ve adam satın almak gibi yöntemler kullanıyor olabilirler. Ama tartışmada temel alınacak faktörün bu olmaması gerekir. “Santralın kurma ve sökme maliyetinin yüksekliği, işletme sırasında doğacak riskler, Türkiye insanının
disipline alışkın olmayışı, dünyanın nükleerden vazgeçtiği” gibi tezler tartışılabilir niteliktedir ve bu konulara hangi cepheden bakıldığına bağlı olarak farklı sonuçlara varılabilir. Ancak atıkların oluşturduğu risk insanlığın karabasanı olarak nükleer teknolojinin omuzlarında durmaktadır. Her ne kadar üzerine “uçak düşse bile” zarar görmeyecek bir korumadan söz edilse de radyoaktivitesinin birkaç yüzyıl süreceği bilinen atıkların ortalığa yayılma olasılığı (düşük de olsa) nükleerin en büyük handikapını oluşturmaktadır. Olaya karşı pencereden bakıldığında durum daha az mı vahimdir? Türkiye’de nükleer enerji yatırımında zaman kaybedilmemesi gerektiğini savunanların elinde, nükleer atık “kırk satır”ının karşısında “kırk katır” vardır. Bu kez nükleer riskinin taşınamayacak bir risk olmadığı, hayatın başka alanlarında nükleerin taşıdığı riskin daha fazlasının varlığı görüşleri yanına konulan en büyük okkalı ağırlık 2010’a gelmeden yaşanmaya başlayacağı söylenen elektrik yetersizliği, dolayısıyla kesintiler, kısıntılar… Bu da başka bir kabus senaryo. Bu tezin devamında ise tartışmaya son noktayı koyacak bir bilgi var: Türkiye’nin sahip bulunduğu hidrolik, kömür, yenilenebilir kaynaklar vb.’nin tamamı kullanılıyor olsa bile, 2020 yılında ihtiyaç duyulacak 500 milyar kilovatsaatlik elektriği üretmeye yetmeyecek. Santralları rehabilite etmek, kaçağı sıfırlamak, kayıpları tekniğin önüne geçilmez kıldığı düzeye indirmek gibi önlemlerin tümü de alınsa kaç yıl daha kazanılabilir ki? Ufukta görünen tek “kurtarıcı” hidrojen enerjisinin derdimize (ekonomik düzeyde) çare olabilmesi için 75 yıl sabretmemiz gerektiği söyleniyor. Öyle ise bir mucize olmazsa nükleer bugün istesek de istemesek de, er ya da geç kaçınılmaz olarak sistemdeki yerini alacak gibi görünüyor. Bugün eldeki verilerden okunan bu.
21 Mart
2016
HABER
www.elektrikdergisi.com
EMO’DA YENİ YÖNETİM EMO 45. Olağan Genel Kurulu seçim sonuçlarına göre EMO Yönetim Kurulu’na mavi listeden Hüseyin Yeşil, Bahadır Acar, Hüseyin Önder ve Yusuf Gündoğan; beyaz listeden de Kadir Özkan, Kübülay Özbek ve İbrahim Aksöz seçildi. MO 45. Olağan Genel Kurulu, 3 Nisan 2016 tarihinde EMO Genel Merkezi`nde yapılan seçimlerle tamamlandı. 1058 delegeden 940`ı oy kullanırken, 4 oy geçersiz sayıldı. EMO Yönetim Kurulu`nun 4 üyesi mavi, 3 üyesi ise beyaz listeden belirlendi. EMO Onur Kurulu; 3 mavi, 2 beyaz listeden seçilen isimlerden oluştu. Denetleme Kurulu üyelerinin 3`ü beyaz, 2`si mavi listeden seçildi.
E
TMMOB 46. Olağan Genel
22 Nisan
2016
Kurulu`nda EMO mavi listenin 100 kişilik delege listesinde yer alan isimlerle temsil edilecek. Mavi listede yer alan Cengiz Göltaş, Ebru Akgün Yalçın ve Özcan Uğurlu TMMOB 46. Olağan Genel Kurulu`nda TMMOB Yönetim Kurulu için EMO adayları olarak seçimlere girecekler. TMMOB Yüksek Onur Kurulu için mavi listeden Yusuf Bozkurt, TMMOB Denetleme Kurulu için de mavi listeden Mustafa Asım Rasan EMO`nun adayı olacak.
EMO 45. Dönem Olağan Genel Kurulu seçim sonuçları şöyle:
Yönetim Kurulu İbrahim Aksöz Kübülay Özbek Bahadır Acar Hüseyin Yeşil Hüseyin Önder Kadir Özkan Yusuf Gündoğan
Yönetim Kurulu Yedek Üyeler Oya Kiraz Cansel Aslan Nagehan Abacılar Mehmet Peker
Hamza Koç Huriye Alacakaptan Melike Özlem Bilgili
Onur Kurulu
Erhan Karaçay İrfan Şenlik İsa Güngör Suat Yılmaz Nazmiye Rahime Tiğrek
Onur Kurulu Yedek Üyeleri Emel Akpınar İrfan Satır Tufan Teziş Devrim Bilgin Tahsin Yılmaz
Denetleme Kurulu Gıyasi Güngör Erdal Arslan Naci Basmacı Ahmet Turan Aydemir Musa Taş Ahmet Yılmaz Devrim Sarı
Denetleme Kurulu Yedek üyeleri Barış Çoruh Mehmet Atay Gülay Ütebey Bekir Çoruh Sait Erçel Ahmet Külahcı Necati İpek
Milliyet Gazetesi işbirliği ile hazırlayacağımız ENERJİ VE ÇEVRE EKİ ile ürününüzü ve markanızı
Yüzde 50 indirimli olarak yüz binlere ulaştıralım.
ICCI 2016 ENERJİ VE ÇEVRE Fuarı’na katılıyor iseniz ziyaretçileriniz standınızın yerini önceden öğrenebilsin.
Kaynak ELEKTRİK Dergisi, mamullerinizi ve hizmetlerinizi olası müşterilerinizin yanı sıra geniş halk kitleleri ile buluşturuyor. ICCI 2016 ENERJİ VE ÇEVRE Fuarı’ndan bir gün önce, 26 Nisan Salı günü, MİLLİYET Gazetesi EKİ olarak tüm Türkiye’de dağıtılacak ENERJİ VE ÇEVRE EKİ’nde yer alarak markanızı, sektör profesyonelleri ile son kullanıcıya bir kez daha iletebilirsiniz.
Bu yıl içinde, dergimizin Milliyet Gazetesi ile birlikte dağıtılmak üzere planladığı ekler programı şöyledir; 16 Mart Çarşamba Elektrik ve Otomasyon (çıkarıldı) 26 Nisan Salı Enerji ve Çevre 1 Haziran Çarşamba TESİD ve Türkiye Elektronik Sanayisi
ENERJİ VE ÇEVRE EKİ’mizde, Güneş enerjisi, Rüzgar Enerjisi, Hidroelektrik Enerjisi, Jeotermal Enerji, Dalga Enerjisi ile ilgili tüm ürünler yer alacaktır.
15 Ekim Cumartesi Bilişim ve İletişim Teknolojileri 01 Kasım Çarşamba Elektrik Makinaları (Motorlar ve Transformatörler) CWIEME 2016
İçinden elektrik geçen her türlü cihaz
bu Milliyet Eki’nde…
Kaynak ELEKTRİK’in Milliyet ile başlayan bu ortak çalışması, ulusal basının yüksek tirajlı öbür gazeteleri ile de sürecek.
HABER
www.elektrikdergisi.com
YEDAŞ Avrupa Şampiyonluğu’na doğru European Business Awards (EBA) tarafından Avrupa çapında ‘Şampiyonluk’ hikayesi paylaşılan YEDAŞ, Türkiye’de yönetim modeli en çok sevilen ‘Türk Şirketi’ olarak lanse edildi.
Ü
lkemizde 38 şirketi geride bırakarak, elektrik dağıtım sektöründe birçok ilke imza atan ve uluslararası arena ‘Türkiye’ için yarışan YEDAŞ, Avrupa İş Ödülleri (European Business Awards) halk oylamasında Ülkemizin ‘2015-2016 Yılı Ulusal Halk Şampiyonu’ (National Public Champion) oldu. “Türkiye, YEDAŞ ile Ödüle Koşuyor. Sen de Destek Ol!..” sloganı ile yola çıkan ve ülkemizde farklı sektörlerde hizmet veren 38 şirketi geride bırakan YEDAŞ’ın, yeni hedefi ise 26 Nisan’a kadar devam edecek olan 32 Avrupa ülkesi arasından “Avrupa Halk Şampiyonu” olmak. İlk oylamada olduğu gibi şampiyonluğu yine ‘halkın oyları’ belirleyecek. YEDAŞ Genel Müdürü Nurettin Türkoğlu, “YEDAŞ, bir Türk şirketi olarak “Avrupa Halk Şampiyonluğu” için yarışıyor. Sen de ‘Oy Kullan’ Türkiye’yi gururlandır” dedi. Türkoğlu, İstanbul’dan Samsun’a, Malatya’dan Edirne’ye ve yurt dışındaki farklı ülke ve kentlerde yaşayan tüm Türk gönül dostlarından gelen halk oylamaları ile kocaman bir ‘YEDAŞ Ailesi’ olduklarını belirtti. YEDAŞ Genel Müdürü Nurettin Türkoğlu, “Tüm iletişim kanallarını doğru yöneterek
24 Nisan
2016
paydaşlarımıza ulaştık ve paydaşlarımızın gönülden katılımları ile Türkiye’nin 20152016 Ulusal Halk Şampiyonu seçildik. YEDAŞ olarak, halk oylaması süresince yürekten çalıştık. Önce Türkiye, sonra YEDAŞ dedik. Samimiyetimiz ve güven dolu mesajlarımızla herkesi özendirecek ‘Rol Model’ çalışmalara imza attık. Böylesine anlamlı bir onuru yaşadığımız ve ülkemize yaşattığımız için ‘büyük övünç’ duyuyoruz. Şimdi ise hedefimiz, 17 Haziran’da İtalya’nın Milan Kenti’nde düzenlenecek olan onur gecesinde hak ettiğimiz ‘Büyük Ödülü’ almak, 32 Avrupa ülkesi
arasından ‘Avrupa Halk Şampiyonluğu’ madalyasını göğsümüze asmak” diye konuştu. Sürdürülebilir Yönetim Modeli ile Avrupa arenasında tüm ödüllere talip olduklarını belirten Türkoğlu, “YEDAŞ, ikinci halk oylamasında ‘Türkiye’ için yarışıyor. Yine oylarınızla YEDAŞ’a destek olabilir, oylarınızla ‘Avrupa Halk Şampiyonu’ olabilirsiniz. Valilikler, İl ve İlçe Belediyeleri, üniversiteler başta olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşlarına ödül sürecini anlatan bilgilendirmeleri gönderdik ve desteklerini istedik. Aynı şekilde yazılı ve görsel medya, SMS, sosyal medya kanalları gibi tüm iletişim kanallarını kullanarak tüm paydaşlarımıza ulaşıyoruz. Bu ödülde herkesin bir oyu mutlaka olsun istiyoruz. 26 Nisan 2016 Salı Günü’ne kadar devam edecek olan oylama için http://www. businessawardseurope.com/ vote/detail-new/turkey/14831 adresinden tanıtım videomuzu izleyebilir, oy kullanılabilirsiniz. Vereceğiniz her oy Türkiye’yi şampiyonluğa taşıyacak. Haydi Türkiye! Ülkemizin gururu YEDAŞ’ın ödül yolculuğuna sen de ol!.. Tüm paydaşlarımıza destekleri için şimdiden teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
HABER
www.elektrikdergisi.com
ASO TÜRK FİRMALARINI NÜKLEER SEKTÖRÜNE HAZIRLAYACAK Ankara Sanayi Odası, Uluslararası Nükleer Enerji Enstitüsü ile önemli bir anlaşmaya imza attı. 3. Nükleer Santraller Zirvesi’nde gerçekleşen anlaşma ile nükleer endüstrisinin gerektirdiği eğitim ve sertifikasyon konusunda Türk firmaları uluslararası deneyim ve birikime ASO sayesinde ulaşacak
T
ürk firmalarının nükleer enerji sektöründen pay alabilmeleri için Ankara Sanayi Odası (ASO) ile Uluslararası Nükleer Enerji Enstitüsü (International Institute of Nuclear Energy) 3. Nükleer Santraller Zirvesi sırasında iş birliği anlaşması imzaladı. ASO Genel Sekreteri Doç. Dr. Yavuz Cabbar anlaşmanın önemine ilişkin şunları söyledi: “Uluslararası Nükleer Enerji Enstitüsü ile yaptığımız anlaşma aracılığıyla nükleer endüstrisinin ihtiyaç duyduğu eğitim ve sertifikasyonların sağlanması için çok önemli bir girişimi başlatmış olacağız. Ülke olarak sahip olduğumuz alt yapı ve eğitim hizmetlerinin nükleer için en ideal şekilde değerlendirmemiz adına bu anlaşma büyük bir önem taşıyor.”
26 Nisan
2016
Pelsan Aydınlatma LIght+BuIldIng Fuarı’nda Temsil Etti
P
elsan Aydınlatma, 13 – 18 Mart 2016 tarihleri arasında, Almanya’nın Frankfurt şehrinde düzenlenen Light+Building Fuarı’na katıldı. Her iki yılda bir düzenlenen, yaklaşık 2500 katılımcı firmanın yer aldığı Light+Building Fuarı’na Almanya, Hollanda, İtalya, Avusturya, Fransa, İsviçre, Büyük Britanya, Çin, İspanya, Belçika, İsveç gibi birçok ülkeden 210.000 ziyaretçi katıldı. Pelsan Aydınlatma ürün gamına yeni eklenen LED’ li ürünlerini, Ofis Armatürleri, Downlightlar, Projektörler, Yol ve Cadde Armatürleri, Etanj Armatürler, Wallwasher ve LED Bar Armatürler başlıkları altında 7 ayrı grupta ziyaretçileri ile buluşturdu. Pelsan Aydınlatma tesislerinde üretilen led ışık kaynaklı aydınlatma armatürleri özellikle Tedaş şartnamesine uygun olarak üretilen RioLED Yol ve Cadde Aydınlatma Armatürleri fuarda ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Pelsan Aydınlatma Yönetim Kurulu Üyeleri, ihracat ve proje birimi ve AR-GE birimi ile birlikte geniş bir katılımla fuarda yerini alan Pelsan Aydınlatma, ziyaretçilerine ürünleriyle ilgili ayrıntılı bilgi paylaşımında bulundu. Konvansiyonel ve yeni LED ışık kaynaklı armatürlerinin teknik detaylarla anlatıldığı 2016 genel kataloğu ziyaretçileri tarafından beğeni toplayan Pelsan Aydınlatma, bünyesinde yer alan akredite laboratuvarda yaptığı ölçüm sonuçlarını da ziyaretçileri ile paylaşarak AR-GE çatısı altında yapılan çalışmalarını örneklerle ziyaretçilerine sundu.
GE Energy Management Industrial Solutions
SEN Plus Güvenilir alçak gerilim pano çözümleri işinizin kalbi
SEN PLUS Yeni nesil SEN PLUS alçak gerilim sistem panoları, modüler tasarımı sayesinde enerji dağıtımı ve motor kontrol merkezi uygulamalarını tek bir üründe birleştiriyor. Sade ve akıllı tasarımı sayesinde SEN PLUS, birçok farklı sektör ve uygulama için eşsiz esneklik ve üst seviyede kullanıcı güvenliği sunuyor. GE imagination at work
www.geindustrial.com.tr
HABER
www.elektrikdergisi.com
MAKEL 2016 “WIN FUARI”NDA GÖZ DOLDURDU
M
akel Şirketler Grubu, Tüyap Fuar Merkezi’nde 17-20 Mart 2016 tarihlerinde düzenlenen ELECTROTECH 23. Enerji, Elektrik ve Elektronik Fuarı’nda yeni ürünlerini sergiledi. Bu yıl LED ürün grubu ile dikkat çeken Makel standını yerli ve yabancı firmaların temsilcileri, tüketiciler ve meslek kuruluşları ziyaret etti. Bu yıl düzenlenen 23. WIN OTOMASYON ve ELECTROTECH Fuarı’na 200 m2 lik alan üzerine kurulu stant ile katılan Makel Şirketler Grubu, çeşitli illerden katılan Elektrik Teknisyen ve Mühendis Odaları, Makine Mühendisleri Odaları, Elektrik Tesisat Mühendisleri Derneği, Mimarlar Odaları, TEDAŞ yetkilileri, proje firmaları ve Makel bayileri tarafından yoğun olarak ziyaret edildi. LED pazarına hzılı bir giriş yapmayı amaçlayan Makel, Win Fuar’ında yeni LED ürünlerinini sergiledi. LED Ampul, downlight ve panel grubundan oluşan ürünlerini Fuar’da sergileyen Makel Şirketler Grubu, çok yakın zamanda pazarda yer alacaklarını ve müşterilerden bu yönde yoğun talepler almaya başladıklarını söylediler. Ziyaretçiler tarafından tam not verilen Makel LED ürünlerinin pazara yeni bir soluk ve hareketlilik getireceği belirtildi. Hareket sensörlü ve acil aydınlatmalı tavan armatürleri ürünlerinin de yine yakın zamanda satışına başlayacaklarını belirten Makel yetkilileri bu gruptaki ürünlerini de fuarda görücüye çıkardı.
28 Nisan
2016
Fuarın ilk gününden itibaren odaların yoğun ziyaretine sahne olan Makel standına Erzurum; Erzincan, Adana, Bursa, Afyonkarahisar, Nazilli Elektrik Teknisyenleri Odaları ve İzmir Elektronikçiler Esnaf ve Sanatkarlar Odası ziyaret etti. Yurtdışından da birçok firmanın ziyaretleri arasında yer alan Makel Şirketler Grubu standında ürünleri inceleyen yetkililer birçok ürün grubu ve buna bağlı yurtdışı satış koşulları hakkında bilgi aldılar. Özellikle Afrika ve Arap ülkelerinden çeşitli işadamlarının Makel’e olan ilgisi çok yoğundu.
MAKEL’DE ŞALT VE ENDÜSTRİYEL ÜRÜNLERDE ATILIMLAR DEVAM EDİYOR Anahtar ve prizin yanı sıra özellikle Şalt ve Endüstriyel ürünlerde atağa geçen Makel, şalt ürün grubuna eklediği yeni ürünler ile pazarda dikkat çekiyor. WIN fuarında yeni ürünlerini sergileme şansını bulan Makel şalt ürün grubunda standa gelen ziyaretçilere ürünleri hakkında birçok bilgiler aktardı. Yeni ürünleri olan kondansatör, güç kondansatörleri, akım transformatörleri, enerji analizörü, sürücülü reaktif röle, endüktif sürücü, harmonik filtre, deşarj bobini ve şönt reaktör Win Fuar’ında tanıtılan yeni ürünleri arsında yer aldı. Fuarın boyunca Makel iş ortaklarının yoğun şekilde ziyaret ettiği stant alanında birçok görüşme gerçekleşti.
System pro E comfort MISTRAL® Kendi şaheserinizi yaratın
Yeni system pro E comfort MISTRAL® serisi dağıtım kutuları, endüstri, ticari bina veya konutlar gibi tüm farklı elektrik dağıtım sistemlerinde tek bir ürün serisi ile çözüm sunabilme özgürlüğünü ve esnekliğini vermektedir. System pro E comfort MISTRAL ® serisi dağıtım kutuların, IP41 ve IP65 koruma sınıflarında, sıva altı ve sıva üstü montajına uygun ve 72 modüle kadar çıkabilen ürün seçenekleri bulunmaktadır. Bu yenilikçi ürünler çok yönlülük, verimlilik ve güvenlik açısından ABB’den beklediğiniz benzersiz özelliklerin tümünü karşılamaktadır. www.abb.com.tr/lowvoltage
ABB Elektrik Sanayi A.Ş. Tel : (0) 216 528 22 00 Faks : (0) 216 365 29 44 E-mail : taner.aksoy@tr.abb.com
HABER
www.elektrikdergisi.com
“Amacımız fabrika ve evleri bir güneş santrali yapmak” Baymak, güneş enerjisinde büyümek için kolları sıvadı. Genel Müdür Ender Çolak, “Yenilenebilir enerji Türkiye’nin tüm ihtiyacını karşılar. Amacımız fabrika ve evleri bir güneş santrali yapmak” dedi.
olarak öğrendiler. Hâlâ bu devam ediyor. Fabrikamızda kombi hatlarında kullanılan elektriğin yüzde 90’ı çatıdaki panellerden geliyor. Bunu beşe katlayacağız.” Hedeflediklerini diğer bir kesimin de tarımsal kalkınma destek programları olduğunu anlatan Çolak, “Tarım Bakanlığı Avrupa Birliği (AB) kaynaklı fondan nüfusu 10 binden az olan belediyelere destek sağlıyor. 1 MW’a kadar kurulum yaparlarsa bunun tamamı AB fonlarından karşılanıyor. Bu kapsamda 260 belediye var” diye konuştu.
‘Türkiye bu dönemi başarıyla atlatacak’
2
duyanlara eğitimler verdik. Biz özellikle KOBİ’lere, fabrikaların üstlerine panel kurmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.
Baymak Genel Müdürü Ender Çolak, “Türkiye’de ısıtma sektöründe olup da, evlere bu şekilde girip fotovoltaik ile ilgilenen bir firma yok. Örneğin bir otele ısıtma sistemi kurarken, çatısına da güneş paneli kurmanıza bir engel yok. Hem bayi ve tesisatçı kanalımıza, hem de bu işe ilgi
2 bine yakın firmanın yer aldığı Milano’daki MCE Mostra Convegno Expocomfort Fuarı’na bu yıl ilk kez katılan Baymak’ın yatırım planlarını anlatan Ender Çolak, özellikle KOBİ’lere vurgu yaptı. Bir yıl boyunca bayi ve tesisatçı kanalının yanı sıra, bu işe ilgi duyan insanları eğittiklerini söyleyen Çolak, şöyle konuştu: “Fabrikaya küçük bir sistem kurduk, tüm tesisatçılar orada gelip, parçaları söküp takıp, her şeyi hem teorik, hem pratik
013’te Avrupa’nın 3. büyük ısıtmasoğutma şirketi Hollandalı BDR Thermea’nın bünyesine dahil olan Baymak, artık çatılara da talip. Şirketin hedefinde fabrika, konut ve hastane gibi işletmelerin çatılarına güneş enerjisi sistemleri kurmak var.
30 Nisan
2016
Baymak’ı 2013’te bünyesine katan Hollandalı BDR Thermea’nın CEO’su Rob van Banning, Türkiye’nin ve bölgenin içinden geçtiği dönemi bir yabancı yatırımcı gözüyle değerlendirdi. BDR Thermea CEO’su, şöyle konuştu: “Üretimin Türkiye’de genişletilmesi konusunda planlarımız var. Ama son aşamaya gelmediği için henüz bir şey söyleyemiyorum. Türkiye’de yaşananların yabancılar için endişe verici olduğunun farkındayım, Türk insanının ne kadar mücadeleci olduğunu biliyorum. Ben Türkiye’nin bu dönemi başarıyla atlatacağına inanıyorum.”
HABER
www.elektrikdergisi.com
Hibrit, doğalgaz ve hidrojenli araçlara destek yolda Avrupa’nın büyük bölümünde uygulanan ve emisyon oranına göre alınacak vergilere geçilmesi beklenirken, hibrit, doğalgaz ve hidrojenli araçlara önemli destek de yolda.
A
kşam gazetesinden Sümer Demircilerin haberine göre radikal değişiklikler içeren ve onaylanan yeni Türkiye Otomotiv Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı’na göre çevreci otomobiller desteklenirken, egzoz emisyonlarına dayalı yeni bir vergi sistemi devreye alınıyor. İlki Mayıs 2011’de imzalanan Otomotiv Strateji Belgesi’nin ikincisi de Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlandı. Onaylanan ve sektörün 2019’a kadar yol haritasını çizen yeni eylem planı radikal uygulamaları da beraberinde getirecek. Yerli otomobilin üretilmesi için her türlü desteği getiren plana göre vergilendirme sisteminde
32 Nisan
2016
de köklü değişiklikler geliyor. Bugüne kadar sadece motor hacmi üzerinden alınan ve yüzde 145’e kadar yükselen ÖTV dışında, yeni plana göre emisyon oranlarına dayalı yeni bir sistem daha kurulması planlanıyor. Egzoz salımına göre uygulanması beklenen vergi dışında, hibrit ve elektrkli otomobillere de destekler devreye girecek. Ülkemizde sıfır kilometre otomobillerden alınan standart KDV dışında, fiyat üzerindeki asıl yükü belirleyen ÖTV oranı, sadece motor hacmiyle ilişkili. Yeni düzenlemeyle birlikte egzoz salımı düşük çevreci araçlar desteklenirken, çevreyi kirleten ve emisyon oranları yüksek araçlardan kademeli olarak daha yüksek vergi alınması bekleniyor. Şu andaki uygulamaya göre elektrik ve klasik motorları birlikte kullanan hibrit araçlara yönelik herhangi bir vergi avantajı sunulmayan ülkemizde yeni yol haritasıyla birlikte bu durumun da değişmesi planlanıyor. Hibrit araçlar için vergi desteği eylem planına koyulurken, ilk kez hidrojen yakıtlı araçlar için de destek verilip, daha önce özendirilmeyen doğalgazlı araçlar için de kullanımın yaygınlaştırılması hedefleniyor. Yasal ve teknik altyapısı hazır olmasına rağmen Türkiye’de doğalgazlı (CNG) araç sayımız belediyeler dışında neredeyse yok. Yeni planda CNG’li araçların kullanımının yaygınlaşması için gerekli mevzuat ve fiziki altyapı çalışmalarının yürütüleceği, dolum tesislerinin yaygınlaşacağı da öngörülüyor.
QCap Alçak gerilim tüp kondansatör
Güç kalitesi her büyüklükteki ticari ve endüstriyel işletme için hayati önem taşır. Enerji kullanım ve bakım maliyetlerini, CO2 emisyonu miktarını, ekipman arıza ve hatalı çalışma miktarlarını etkiler. ABB QCap alçak gerilim tesislerinde güç faktörü düzeltimi yaparak işletmenin güç kalitesini artırmanıza yardımcı olur. http://www.abb.com.tr/lowvoltage
ABB Elektrik Sanayi A.Ş. Tel : (0) 216 528 22 00 Faks : (0) 216 365 29 44 E-mail : serkan.dogan@tr.abb.com
HABER
www.elektrikdergisi.com
KARBONUNU DÜŞÜREN KAHRAMAN OLACAK Dünya ısınıyor, gelecek her geçen gün ellerimizden kayıyor. Uzmanlar küresel sıcaklık artış miktarının 2C°’nin altında tutulması için zamanın daraldığına dikkat çekiyor ve acil eylem planlarının devreye girmesi gerektiğini söylüyor. Bu konuda Türkiye’nin nasıl bir yol alacağını tartışmak üzere Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği 3. Karbon Zirvesi’ni düzenliyor.
İ
nsanlık tarihinin en büyük sorunu olarak görülen küresel ısınma ve iklim değişikliğine kalıcı çözümler bulmak için Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) tarafından, 3’üncü kez İstanbul Karbon Zirvesi düzenleniyor. İTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde 1415 Nisan 2016 tarihlerinde, İTÜ Arı Teknokent ve İTÜNOVA TTO desteğinde gerçekleşecek zirveye, Türkiye’den ve yurt dışından uzmanlar, akademisyenler, sektör temsilcileri ve gençler katılacak. Paris İklim Zirvesi’ne yönelik özel bir panelin
Ardıç Elektrik’ten Alüminyum Kablo Taşıma Ürün Grubu
A
rdıç Elektrik’in 2016 yılı hedefleri arasında bulunan Alüminyum Kablo Merdivenleri prototip üretimi ve test aşamasını başarıyla tamamladı. Ardıç Elektrik, hedefleri doğrultusunda Ar-Ge ve ürün tasarım
34 Nisan
2016
gerçekleştirileceği zirvede; orman, gıda, arazi kullanımı ve iklim değişikliği ilişkilerinin yanı sıra karbon piyasaları ve finansmanı, temiz teknolojiye geçiş yöntemleri, sürdürülebilirlik çerçevesinde üretim ve tüketim anlayışının nasıl ele alınması gerektiği tartışılacak. Zirve’de yaşanabilir bir dünya bırakmanın insani sorumlulukları birey ve şirketler özelinde ele alınacak. Küresel ısınmayla mücadelede son derece önemli bir adım da karbon emisyonlarını azaltmak. Bu konuda kurum ve kuruluşları teşvik etmeye çalışan SÜT-D, gelenekselleşme yolunda ilerleyen ‘Düşük Karbon Kahramanları’ yarışmasıyla karbon emisyonunu azaltacak inovatif projeleri ödüllendiriyor. Yarışmaya yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri, kişiler ve şirketler aday olabiliyor. Sonuçları merakla beklenen yarışmanın kazananları 14 Nisan’da açıklanacak. Bu yıl zirvede ‘Ağaç yaşken eğilir’ ilkesinden yola çıkarak yarının büyükleri olacak çocuklara çevre bilincini kazandırmak amacıyla ‘Küçük Karbon kahramanları’ gösterisi de düzenlenecek. Eko-okul unvanlı İTÜ Geliştirme Vakfı Özel Dr. Sedat Üründül Anaokulu işbirliği ile yapılacak olan Küçük Karbon Kahramanları gösterisinde, minikler söyleyecekleri şarkılarla karbon azaltımı önemine dikkat çekecekler. Ayrıca hayal dünyalarındakileri renklere dökecek olan Küçük Karbon Kahramanları çevreyi korumak, iklim değişikliğine karşı koymak için neler yapılması gerektiğini resimleriyle anlatacaklar.
faaliyetlerini hızlandırdı. 6 aylık bir çalışmanın sonucu olarak yeni ürün grubu olan Alüminyum Kablo Taşıma Merdivenleri prototip ve numune üretimi tamamlandı. Aksesuar üretim çalışmalarıysa devam etmekte olup en kısa zamanda Alüminyum Kablo Taşıma ürün grubu tüketicilere sunulacak. Ürün grubu hafif ve taşıma kolaylığına sahip olarak, hızlı montaj, korozyona yüksek dayanıklılık, ekonomik ve çevreci özellikleriyle donatıldı.
HABER
www.elektrikdergisi.com
SİNOP’TA KURULACAK NÜKLEER SANTRAL’İN MAKETİ İLK KEZ TANITILDI Türkiye’nin Sinop ve Akkuyu ile başlattığı nükleer atılımı, 3. Nükleer Santraller Zirvesi’ne olan ilgiyi artırdı. Türk firmalarına Türkiye, Ortadoğu ve Afrika’daki nükleer projelerinde yeni fırsat kapıları aralayan Zirve, 24 farklı ülkeden 248 firmayı ve yaklaşık bin katılımcıyı ağırladı.
S
inop ve Akkuyu nükleer santral projeleriyle nükleer enerji sektöründe dikkat çeken Türkiye, üçüncü santral için de görüşmelerini sürdürüyor. Bu sektöre girmeye çalışan yerli firmalar ise İstanbul’da gerçekleştirilen III. Nükleer Santraller Zirvesi’nde uluslararası nükleer enerji şirketleriyle bir araya gelme fırsatını yakaladı. Başta Fransa, Amerika, Rusya, İngiltere, Çek Cumhuriyeti gibi farklı ülkelerden gelen 113 firma temsilcisi, Türkiye, Ortadoğu ve Afrika’da yapılacak yatırımlar için 135 yerli firmanın temsilcileri ile görüştü. Toplamda 248 firmanın katıldığı Zirve’de 250’ye yakın ticari eşleştirme görüşmesi yapıldı.
Sinop Nükleer Santrali yerli partnerleriyle buluştu İlk ünitesinin 2023’te devreye girmesinin planlandığı Sinop nükleer santralinde kullanılacak ATMEA 1 teknolojisinin maketi, ilk kez zirvede tanıtıldı. Büyük ilgi gören 200 kg’lık dev maket ile katılımcılar, Sinop’ta kurulacak santralde kullanılacak teknolojinin özelliklerini, performansını ve güvenirliliğini yakından
36 Nisan
2016
görebilme fırsatını yakaladı. Sinop Nükleer Santral projesi için çalışan konsorsiyum yetkilileri Zirve boyunca yerli firmalarla yoğun partnerlik görüşmeleri yaptı. Nükleer enerji sektöründe tedarikçilerin diğer projelere kıyasla dört kat daha fazla kazanma şansı olduğunu açıklayan Nükleer Sanayi Derneği Genel Sekreteri Koray Tuncer, her geçen yıl nükleer enerji sektöründe potansiyel olabilecek firma sayımız artıyor diye konuştu. Tuncer, “500’ün üzerinde olan yerli firma sayısının, artık sadece Türkiye’de değil yurt dışında da inşaatı gerçekleştirilecek nükleer santral projelerinde yer almaları önemli bir yatırım kaynağı olarak görülmeli” dedi.
Nükleer Sanayi Derneği, Romanya ile anlaşma sağladı Nükleer Santraller Zirvesi’nin yerli firmaları yabancı firmalarla buluşturan son derece önemli bir organizasyon olduğuna dikkat çeken Koray Tuncer, Zirve’nin hemen sonrasında Romanya Nükleer Enerji Derneği ile Nükleer Sanayi Derneği’nin ortak çalışmalar yapmak üzere anlaşma imzaladığını bildirdi. Anlaşmayla ilgili Tuncer şunları söyledi: “Derneğimiz ile Romanya Nükleer Enerji Derneği arasında nükleer enerji hakkında eğitim, işbirliği ve know-how transferi gibi konularda birlikte çalışmak üzere ilk imzaları attık. Önümüzdeki günlerde Bükreş ve İstanbul’da Türk ve Romen firmaları arasında nükleer enerji konusunda işbirliği için B2B görüşmeleri düzenleyeceğiz.”
Relion®. Her türlü uygulama için mükemmel çözüm.
ABB’nin Relion® ürün ailesi güç iletim ve dağıtım sistemlerinin her türlü koruma, kontrol, ölçü ve izleme uygulaması için çalışma ortamından bağımsız olarak maksimum güvenlik ve emniyeti sağlayan en geniş ürün yelpazesini içerir. IEC 61850 standardı baz alınarak tasarlanmış olan kapsamlı Relion® ailesi kullanıma hazır çözümlerin yanında, kullanıcı ihtiyaçlarına uyarlama imkanlarını da birlikte sunar. Arıza Yeri Tespiti, IEC 61850 2. Edition, HSR/PRP desteği, Process Bus, Ark koruması, çekmeceli tipte olması gibi avantajları sayesinde kullanıcılarına en hızlı haberleşme ve son teknoloji güvenlik çözümleri sunmaktadır. www.abb.com/relion
ABB Elektrik Sanayi A.Ş. Müşteri İletişim Merkezi: 0 850 333 1 222 E-mail: contact.center@tr.abb.com
HABER
www.elektrikdergisi.com
SchneIder ElectrIc, akıllı pompa sistemlerini genişletiyor Schneider Electric, akıllı ve geleceğe hazır pompa sistemlerinin tasarımını kolaylaştırmak için pompa otomasyon önerilerini genişletiyor. Yeni pompa otomasyon ürünleri, kullanıcıların pompa sistemlerinin performansını optimum hale getirmelerine yardımcı olacak.
E
nerji yönetimi ve otomasyonda global bir uzman olan Schneider Electric, otomasyon portföyüne yeni AltivarT, ModiconT ve MagelisT akıllı ürünleri ekledi. Böylece endüstri, altyapı ve binalar dâhil geniş bir uygulama yelpazesi için pompa sistemlerine özel yeni işlevleri kullanılabilir hale getirdi. Schneider Electric’in MachineStruxureT markalı otomasyon çözümleriyle birleştirilen bu yeni cihazlar, müşterilere esnek, bağlantılı ve verimli pompa sistemleri oluşturma ve bunları yönetmelerinde yardımcı olacak. Su, atık su, binalar, petrol ve gaz, yiyecek ve içecek dahil geniş bir uygulama yelpazesine uygun olan Schneider Electric’in akıllı pompa kontrol çözümleri ile ilgili konuşan Schneider Electric Global Pompalama Uygulamaları Lideri Eric Vatonne ”Schneider Electric’in sağladığı akıllı pompalama çözümleriyle müşterilerimiz, gelişmiş teknoloji, daha fazla sistem performansı ve optimum maliyetten faydalanabilecekler. Schneider Electric uzmanlığı böylece müşterilerimize rekabette avantaj ve ticari sürdürülebilirlik elde etmelerine yardımcı olacak.” dedi. Donanım ve yazılım gibi Schneider Electric’in endüstriye özel bilgi birikiminin tamamı ve
38 Nisan
2016
hizmetlerini içeren MachineStruxure çözümleri, özel tasarım pompa sistemlerinin daha hızlı ve daha kolay oluşturulmasını sağlıyor. Schneider Electric’in ürünleri arasında yer alan Altivar™ Process ATV600 gibi akıllı ürünler ve Modicon M221, M241, M251, M171/M172 mantıksal denetleyicileri ve Magelis SCU HMI denetleyicileri temel alan çözümler, dahili pompalama işlevleriyle özelleştirmeyi kolaylaştırıyor. Yeni pompa otomasyon ürünleri, tasarım ve mühendisliğin yanı sıra Schneider Electric tarafından sağlanan yerinde bakım hizmetleri de dahil olmak üzere, bir pompa sisteminin kullanım döngüsü boyunca uzman desteği, müşterilerin pompalama sisteminin performansını optimum hale getirmesine ve kurumsal verimliliği artırmasına olanak tanıyor.
yüksek sistem performansı için daha fazla verimlilik MachineStruxure’in içerdiği önceden geliştirilmiş, test edilmiş, onaylanmış ve belgelenmiş mimarileri (TVDA’lar), orijinal ekipman üreticilerinin pompa sistemlerini daha kolay ve daha hızlı tasarlamasına yardımcı oluyor. Kullanıma hazır Uygulama İşlev Blokları ise, pompa aşamalandırma, aşama kaldırma ve boşluk korumanın yanı sıra, yardımcı pompalar ve benzeri pompalamaya özel işlevlerin kolaylıkla devreye alınmasını sağlıyor. Kapsamlı yazılım kitaplıkları sayesinde MachineStruxure çözümünü temel alan pompa sistemleri ayrıca, enerji tüketimini azaltan ve çalışma maliyetini optimum hale getiren enerji verimliliği çözümleri içeriyor. Akıllı ve bağlantılı bu yeni ürünler, sistem performansıyla ilgili kapsamlı veriler elde etmek için pompa sistemi üzerinden gerçek zamanlı bilgi toplamaya ve bu bilgileri yönetmeye yardımcı oluyor. Dahili web sunucusu, son kullanıcıların akıllı telefonlar veya dizüstü bilgisayarlar gibi İnternet bağlantılı cihazlar aracılığıyla verileri, istedikleri zaman ve istedikleri yerden ve uzaktan görüntüleme ve analiz etmelerine olanak sağlıyor. Güncellenen portföy pompa sistemlerinin bina ve üretim yönetim sistemleri gibi mevcut altyapıyla entegrasyonunu da kolaylaştırmasının yanı sıra, kaynakların bölüştürülmesine ve sistem performansının optimum hale getirilmesine de olanak tanıyor.
HABER
www.elektrikdergisi.com
MITSUBISHI ELECTRIC İLERİ TEKNOLOJİLERİNİ SERGİLEDİ MItsubIshI ElectrIc, endüstriyel otomasyon uygulamalarındaki son teknolojilerin tanıtıldığı WIN Eurasia Automation Fuarı’nda, FR-F800 Yeni Nesil Entegre PLC Yüksek Seviyeli Frekans İnverteri ürününün lansmanını gerçekleştirdi. Yeni nesil fabrika otomasyon ve mekatronik CNC ürünlerini de sergileyen Mitsubishi Electric’in Türkiye Başkanı Masahiro Fujisawa, hızla büyüyen Türk endüstrisinin ileri teknolojiyle donatılmış ve enerji verimli otomasyon çözümleri ihtiyacına adres olarak kendi teknolojilerini gösterdi. Yeni nesil fabrikalar için entegre çözümleri bir araya getiren ve bu yıl 17-20 Mart tarihleri arasında 23’üncüsü düzenlenen WIN Eurasia Automation Fuarı’nda Mitsubishi Electric’in ileri teknoloji ürünleri dikkat çekti. Marka, bu yılın lansman ürünü FR-F800 Yeni Nesil Entegre PLC Yüksek Seviyeli Frekans İnverteri’nin yanı sıra sergilediği tüm fabrika otomasyon çözümleri ve mekatronik CNC ürünleriyle Türkiye’nin yeni otomasyon devrimine hazır olduğunu bir kez daha gösterdi. Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı Masahiro Fujisawa, şu açıklamalarda bulundu; “Mitsubishi Electric Fabrika
40 Nisan
2016
Otomasyon Sistemleri; dünyada çok çeşitli alanlarda faaliyet gösteren fabrikalara hızlı entegrasyon, üretkenlik, esneklik ve verimlilik konusunda katma değer sağlıyor. Mitsubishi Electric olarak, Türkiye’de de bu gücümüzü, hızla büyüyen Türk sanayisinin çağın gereklerine uygun üretim kabiliyeti kazanması, kalitede en üst seviyeye ulaşması ve küresel ölçekte çok daha kolay rekabet edilebilmesi için kullanıyoruz. Büyük bir hızla gelişen Türk endüstrisinin ileri teknolojiyle donatılmış ve enerji verimli otomasyon çözümleri ihtiyacının artacağına inanıyoruz. Bu zorlu göreve adres olarak ise kendi teknolojimizi gösteriyoruz. En önemli otomasyon fuarlarından WIN Eurasia Automation’da, başta FR-F800 Yeni Nesil Entegre PLC Yüksek Seviyeli Frekans İnverteri ürünümüz olmak üzere yeni nesil fabrika otomasyon çözümlerimizi ve mekatronik CNC ürünlerimizi kullanıcılarımızla buluşturmaktan heyecan duyuyoruz.” Fabrika otomasyonu ürünlerini, dizayn, projelendirme,
yazılım ve devreye alma çalışmalarındaki mühendislik becerileriyle birleştirerek Türkiye’ye yüksek kaliteli hizmet sunduklarını belirten Masahiro Fujisawa sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Faaliyet alanlarımız içinde önemli bir yer tutan altyapı projeleri kapsamında, İstanbul için hayati önem taşıyan Marmaray’ın “İstasyon Bilgi ve Yönetim Sistemi Projesi”ni gerçekleştirdik. Mitsubishi Electric’in Marmaray BC1 Boğaz Geçiş Projesi’ndeki hizmetleri; ileri teknoloji ürünü otomasyon ekipmanları, mühendislik ve tasarım, projelendirme, yazılım programlama, donanım montajı, devreye alma, eğitim ve servis desteğini kapsıyor. WIN Eurasia Automation 2016 Fuarı’nda FR-F800 Yeni Nesil Entegre PLC Yüksek Seviyeli Frekans İnverteri ürününün lansmanını gerçekleştiren Mitsubishi Electric, fabrika otomasyonunda öne çıkan SCADA çözümü, IQR ve IQF ürünleri ile birlikte e-F@ ctory konseptini, ileri robot teknolojilerini ve mekatronik CNC ürünlerini sektör temsilcileriyle buluşturdu.
Tel : +90 (216) 366 60 45 E-Posta : info@koztek.com
2293, güç trafoları, dağıtım trafoları, jeneratör/motor ve trafo ekipmanları testleri için tasarlanmıştır.
TETTEX - 2293 SARGI ANALİZÖRÜ
TETTEX - 2283 GÜÇ FAKTÖRÜ TAN DELTA
880PL-DC HIPOT
HABER
www.elektrikdergisi.com
Özelleştirmelerden kazanılan miktar 66,9 milyar dolar Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB)’nın 2015 yılı Faaliyet Raporu tamamlandı. Rapora göre 1986-2015 döneminde idare tarafından gerçekleştirilen özelleştirme uygulamalarının toplam tutarı 66,9 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşti.
G
erçekleştirilen özelleştirme uygulama tutarlarına bakıldığında 1986-2003 yılları arasında 8 milyar 240 milyon dolar olurken, bu rakam 2004’te bir milyar 283 milyon, 2005’te 8 milyar 22 milyon, 2006’da 9 milyar 96 milyon, 2007’de 4 milyar 259 milyon, 2008’de 6 milyar 259 milyon, 2009’da 2 milyar 225 milyon ve 2010 yılında 3 milyar 82 milyon dolar oldu. Özelleştirme çalışmaları kapsamında son yıllarda ciddi artışlar yaşandı. Özellikle 2013 yılı idaresi çalışmaları kapsamında tarihinin en yüksek özelleştirmesi yapıldı. 2011 yılında bir milyar 358 milyon dolarlık özelleştirme gerçekleştirilirken, rakam 2012’de 3 milyar 21 milyona yükseldi. 2013 yılında gerçekleştirilen 12 milyar 486 milyon dolarlık özelleştirme cumhuriyet tarihinin en yüksel özelleştirmesi olurken; bu yıl Başkent Doğalgaz Dağıtım AŞ, Sümer Holding-Türk Arap Gübre AŞ, Gayrimenkul AŞ-İzmir Menderes taşınmazı, Hamitabat Elektrik Üretim Ve Tic. AŞ, TEDAŞ – Akdeniz Elektrik Dağıtım AŞ, TEDAŞBoğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ, TEDAŞ-Gediz Elektrik Dağıtım AŞ, EÜAŞ-Seyitömer Termik Santrali, TEDAŞ-İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım AŞ, EÜAŞ-Kangal Termik Santrali, TEDAŞ-Toroslar Elektrik Dağıtım AŞ gibi dev
42 Nisan
2016
özelleştirmeler gerçekleştirildi. 2013 yılında yapılan özelleştirmelerde bir milyar 306 milyon 693 bin 523 dolarlık blok satış gerçekleştirilirken, 11 milyar 159 milyon 609 bin 257 dolarlık tesis ve varlık satış veya devri, 67 bin 283 dolarlık İMKB’den satış ve 19 milyon 178 bin 263 dolarlık bedelli devir işlemleri yapıldı.
DEVAM EDEN ÇALIŞMALAR 2015 yılı itibarıyla özelleştirme çalışmaları çerçevesinde; Halk Hayat ve Emeklilik AŞ ve Halk Sigorta AŞ’nin hisselerinin özelleştirilmesini teminen ihale şartnamesi, tanıtım dokümanı, taslak hisse satış sözleşmesinin hazırlanmasına ilişin çalışmalar tamamlanarak ihale ilanına çıkıldı ancak ihale ilanına çıkılan her iki ihale de 13 Ağustos 2015 tarihinde iptal edildi. Özelleştirme programına alınan; Yeniköy Yatağan Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ’ye ait maden sahası onay süreci devam ediyor. Aliağa Kombine Çevrim ve Gaz Türbinleri Santrali ve Bursa Doğalgaz Santrali ile santral tarafından kullanılan taşınmazların ‘Varlık Satışı’ yöntemi ile özelleştirilmesi ihalesine ön yeterlilik ve son teklif verme tarihi bir sonraki yıla sarktı. Kesikköprü, Derbent, Çamlıgöze, Köklüce, Almus, Yenice, Adıgüzel, Kemer, Karacaören 1, Karacaören 2, Kepez 2, Manavgat, Fethiye, Kadıncık 1, Kadıncık 2, Doğankent, Kürtün, Torul, Seyhan 1, Seyhan 2, Yüreğir, Kılavuzlu, Menzelet, Tortum, Çamlıca 1 ve Şanlıurfa Hidroelektrik Santralleri özelleştirme programına alındı. Öte yandan Türkiye Petrolleri Petrol Dağıtım AŞ özelleştirme kapsam ve programına alındı. Şirketin özelleştirilmesine yardımcı olmak üzere danışmanlık hizmet alımı süreci başlatıldı.
HABER
www.elektrikdergisi.com
“Star rafinerisi bittiğinde ikinci büyük şirket olacak” Petkim yarımadasındaki Star Rafinerisi’nin yüzde 54’lük kısmının tamamlandığını söyleyen SOCAR Türkiye Başkanı Kenan Yavuz; rafinerinin 2018 yılında hizmete gireceğini açıkladı.
A
zerbaycan Devlet Petrol Şirketi’nin (SOCAR) Türkiye Başkanı ve Petkim Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Yavuz, Star Rafinerisi’nin en büyük ikinci şirket olacağını söyledi. 2018 yılı başında üretime başlaması hedeflenen Star Rafinerisi’nde gelinen son durumu değerlendiren Kenan Yavuz, inşaat sürecinin tüm hızıyla devam ettiğini ve yüzde 54 tamamlanma oranına ulaştıkları bilgisini verdi. Yavuz, rafinerinin devreye girdiğinde Türkiye’nin en büyük 500 şirketi sıralamasına ikinci sıradan dahil olacağını söyledi.
44 Nisan
2016
25 Ekim 2011 tarihinde temelleri atılan rafinerinin, 5,6 milyar dolarlık yatırım büyüklüğü ile Türkiye’nin tek noktaya yapılan en büyük yatırımı olduğunu hatırlatan Yavuz, bugüne kadar 15 milyon adam/saat çalışma yapıldığını, 2016 yılı Mart ayı itibarıyla rafineri inşaatında 8 bin 200 kişi çalıştığını kaydetti. 21 bin ton çelik montajı, 3 bin 500 ton ağırlığında 78 adet ana ekipman montajının tamamlandığını anlatan Kenan Yavuz, şöyle konuştu: “95 bin 600 metrekare gabion duvar inşaatı, 27 milyon ton kazı ve 10,5 milyon ton dolgu yapıldı. 2 bin 117 adet 74 bin ton ağırlığındaki ekipmanların yüzde 60’ı, 3 ay içinde sahamıza intikal etmiş olacak. Elektrik ve enstrüman kabloları 7 bin 900 km’ye ulaşacak, 1.7 milyon metreküp kapasiteli 75 tankın inşaatı hızla ilerliyor. Star Rafinerisi, İzmir’e ve Türkiye’ye çok yakışacak.”
ENERJİ DAĞITIMININ FARKLI YOLLARI...
DABLINE
ELINEDK
ELINESMART
ELINEUK
ELINEKX
EAE Ürün Grupları; Busbar Enerji Dağıtım Sistemleri Trolley Busbar Enerji Dağıtım Sistemleri İç Tesisat Çözümleri Kablo Taşıma Sistemleri
ELINEMK ELINEFL/FLD
ELINEURC
ELINEKO-II
ELINEDL
www.eae.com.tr
HABER
www.elektrikdergisi.com
Türkiye’nin ‘En İyi Şirketleri’ de aynı aileden Dünyaca ünlü ‘Bağımsız Çalışan’ araştırma şirketi olan Aon Hewitt, ‘Aynı Ailenin Şampiyon Şirketleri’ YEDAŞ ve YEPAŞ’ı 2015 yılının ‘En İyi İş Yeri’ (Aon Best Employer) seçti.
U
luslararası arenada bağımsız araştırma ve denetim kuruluşlarından ‘operasyonel ve kurumsal mükemmellik’ ödülleri ve takdirlerini alan Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ) ve Yeşilırmak Elektrik Perakende Satış A.Ş. (YEPAŞ), dünyaca ünlü ‘Bağımsız Çalışan’ araştırma şirketi olan Aon Hewitt tarafından 2015 yılının ‘En İyi İş Yeri’ (Aon Best Employer) seçildi. ‘Aon Best Employer’ unvanına sahip olan ‘Aynı Ailenin Vergi Şampiyonu Şirketleri’ YEDAŞ ve YEPAŞ’ın ödülleri, İstanbul’daki Four Seasons Hotel Bosphorus’ta düzenlenen ödül töreninde Genel Müdür Nurettin Türkoğlu’na takdim edildi. Türkoğlu, “Enerjimizi Sizden Alıyoruz” mottosuyla çıktığımız yolculuğumuzda, “İşinin lideri, en iyilerle ‘Mükemmellik’ sürecin yönetiyoruz” dedi.
YEDAŞ’TA ÇALIŞANLARIN BAĞLILIK ORANI YÜZDE 86’NIN ÜZERİNDE Aon Hewitt tarafından yapılan araştırma ve değerlendirme neticesinde ‘Sürdürülebilir Yönetim Modeli’ ile elektrik dağıtımı sektörüne ‘rol model’ olan YEDAŞ ve YEPAŞ, 2015 yılının ‘En İyi İş Yeri (Aon Best Employers)’ unvanına layık görüldü. YEDAŞ ve YEPAŞ’ın uluslararası arenada gerek kurumsal gerekse de operasyonel mükemmellik alanında ülkemizi başarıyla temsil ettiğine vurgu yapan YEDAŞ Genel Müdürü Nurettin Türkoğlu, “Çalışanların tamamen ‘Gizli ve Bağımsız’ görüşlerine dayanarak yapılan araştırma neticesinde yüzde 86 oranında, ‘Çalışan Bağlılığı, Liderlik, Performans Kültürü ile İşveren Markası’ alanlarında öne çıktık ve Türkiye’nin 2015 yılındaki “En İyi İş Yeri” seçildik. Bu büyük başarının sırrı elbette çalışanlarımızla kurduğumuz ‘Sürdürülebilir İlişkiler’ ve Şirketin vazgeçilmez 5 büyük paydaşı arasında yer almalarından kaynaklanmaktadır” dedi.
48 Nisan
2016
“Çalışanlarımızın şirketine olan ‘bağlılığının’ bu denli yüksek orana sahip olması bizim için gururdur” diyen Türkoğlu, “Çalışanlarımızla beraber şirketin mottosunu “Enerjimizi Sizden Alıyoruz” olarak belirlediğimizde, yönetim modeli gereği paydaş sıralaması yaptık. Önceliğimiz ‘Müşteri’ diyen çalışanlarımız, ikinci paydaş sırasına dünyada eşi benzeri olmayan bir paydaş seçti ve ‘üst yönetim’ dedi. Üçüncü sıraya ise ‘Kendini’ (Çalışan) koydu. Doğru yönetim modelini seçtiğimizin sinyallerini daha o gün almıştık. Çalışanımızın bizimle aynı yön birliğinde olması, paydaşlarımızla ‘Sürdürülebilir İlişikler’ kurmamıza vesile oldu. Her zaman dediğimiz gibi “Biz şirketimizi torunlarımızdan borç aldık, emanet aldık. Miras demiyoruz, çünkü miras yenebilir, bitebilir. Ama emanete hıyanet edilmez, sahip çıkılır. YEDAŞ ailesi olarak biz emanetimizi daha da büyüterek, torunlarımızın çalışacağı bir şirket bırakacağız” dedi. Aon Hewitt’in anketine YEDAŞ ve YEPAŞ çalışanlarının yüzde 94’lük oranda katılım sağladığına dikkat çeken YEDAŞ Genel Müdürü Türkoğlu, “Bu katılım oranının YEDAŞ ve YEPAŞ ailesinin aidiyet duyguları ile hareket ettiğini, şirketini ne kadar sahiplendiğini ve temsil etmek isteklerini bir kez daha ortaya koymaktadır. Anketler ‘bağlılık oranını’ yüzde 86 diyor ancak biz yüzde 7 oranında ‘kararsız’ olarak görülen çalışanların da kazanıldığında bu oranın yüzde 93 seviyelerine ulaşabileceğini görüyoruz” dedi. Şirketin EFQM Mükemmellik Modeli doğrultusunda, ‘Çalışanlarının Yetenekleriyle Başarma’ felsefesiyle yönetildiğini belirten Türkoğlu, anketin en önemli sorusu olan ‘Genel Olarak Bu Şirkette Çalıştığıma Memnunum’ sorusuna yüzde 98’lik oranda ‘katılıyorum’ cevabı verildiğini, bu orandan oldukça etkilendiğini belirtti.
fark yaratan mühendislik çözümleri..
R
mühendislik
Elektriksel Periyodik Kontroller Türkiye'nin tescilli ilk ve tek elektriksel periyodik kontrol firması
www.elpekmuhendislik.com.tr
YÜKSEK GERİLİM İŞLETME SORUMLULUĞU
ELEKTRİKSEL PERİYODİK KONTROLLER
ELEKTRİKSEL PLANLI BAKIM
Trafo SMM Hizmetleri Enerji Verimliliği Danışmanlığı Yüksek Gerilim Proje Hizmetleri Elektriksel İş Güvenliği Uzmanlığı Elektriksel Güvenlik Malzemeleri
Topraklama Tesisatları Ölçümü Paratoner Tesisatı Ölçümü Katodik Koruma Tesisatı Ölçümü Aydınlık Şiddeti Seviyesi Ölçümü ERA Elektriksel Risk Analizi
Termal Kamera Ölçümü Kompanzasyon Panosu Pano Bakım ve Kontrolü Trafo Genel Bakımı ve Testleri Endüstriyel Elektrik Hizmetleri
ELEKTRİKSEL PERİYODİK KONTROLLER demek, ELPEK MÜHENDİSLİK demektir. 15 Yıllık Bilgi Birikimimiz ve Konusunda Uzman Elektrik Mühendisi Kadromuzla Türkiye Geneline Hizmet Sunmaya Devam Ediyoruz. Merkez Adres : Yenişehir Mah. Paşa Cad. İzmit / KOCAELİ Telefon : 0 262 349 55 22 www.elpekgrup.com
örnek almak yerine, örnek olmaya devam ediyoruz..
HABER
www.elektrikdergisi.com
ENERJİ LİDERLERİNE GÖRE TÜRKİYE İÇİN ÇÖZÜM KÖMÜR Dünya Enerji Konseyi tarafından yayınlanan ve enerji liderlerinin görüşlerini yansıtan “The World Energy Issues Monitor” raporunda Türkiye bölümü “kömür” çözümü ile dikkat çekiyor. Raporda görüşlerine yer verilen Türkiye’nin önde gelen enerji liderleri, kömür kaynakları ile enerjide dışa bağımlılıktan’ kurtulunabileceği konusunda hemfikir…
D
ünya Enerji Konseyi (World Energy Council / WEC), dünya enerji endüstrisine odaklanan yıllık “The World Energy Issues Monitor” raporunun yedincisini yayınlandı. 1000’den fazla global enerji liderinin katkıları ile kaleme alınan “The 2016 World Energy Issues Monitor” raporu, “İnovasyon İklimi – Emtia Fiyat Hareketlerine Cevap” alt başlığını taşıyor. 90 ülkeden enerji liderlerinin global soruların yanı sıra kendi ülkelerine dair 40 soruya verdikleri yanıtlar üzerinden hazırlanan raporda, fosil olmayan yakıtlara ağırlık verilmesi konusu öne çıkıyor. Liderler, uluslararası pazarın şekillendirilmesi, yenilenebilir enerji ve enerji depolama alanlarında inovasyonun şart olduğunu vurguluyor. Enerji-su ilişkisi ve su kaynaklarına ilişkin meselelerin endüstri projelerini etkilediğine dair görüşler de raporun ayrıntıları arasında bulunuyor. Raporun sonuçları, 9-13 Ekim 2016’da İstanbul’da düzenlenecek 23. Dünya Enerji Kongresi’nde yürütülecek tartışmaların da yönünü belirleyecek.
50 Nisan
2016
BEKLENTİ, KÖMÜRLE İLGİLİ POLİTİKA BELİRLENMESİ 30’un üzerinde ulusal pazarın ayrıntılı olarak incelendiği çalışmanın Türkiye’ye ayrılan bölümünde, Türkiye - Rusya krizi ve Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığı konuları ön planda yer alıyor. Türkiye’deki enerji konusunda kanaat önderleri ve enerji yatırımcılarının görüşleri doğrultusunda hazırlanan kısımda, Rusya krizinin ardından Türkiye’de yatırımcıların gözünü kömüre çevirdiği belirtiliyor. Çalışmada, Türkiye’nin enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye ağırlık verdiği ve doğal kaynaklara öncelik tanındığı vurgulanarak şöyle deniliyor: ”Türkiye elektrik üretiminin yarısına yakınını ithal gaz ile gerçekleştiriyor. Enerji liderleri, devam eden hidroelektrik projelerinin yanı sıra kömürün yerli kaynak olarak enerji üretiminde ağırlığının artması gerektiği fikrinde birleşiyor. Kömür, geçmiş yıllarda enerji politikalarında önemli bir yeri olmasına karşın, giderek artan elektrik talebine hızla cevap verilmesi gerekliliği ve yeterince teşvik edilmemesi nedeniyle yatırımcıların dikkatini çekmiyordu. Sektör liderleri arasında, enerji ithalatını azaltabilmek için kömürün Türkiye için büyük önem arz ettiği kanısının kuvvetlendiği görülüyor. Ancak diğer yandan COP21 sonrasında yatırımcılar CO2 emisyonlarına karşı alınacak önlemlerin kömür yatırımlarını ne şekilde etkileyeceğinden emin değil; dolayısıyla kömür üretimi ve kömür bazlı elektrik üretimi konusunda hükümetin politika belirlenmesi konusunda beklenti de artmış durumda.”
Image Kurztitel Korumalı ... Yüksek Konnektör! www.multi-contact.com
Power line Round Connectors
Zorlu koşullar altında güvenilir ■
■
16BV-GS: Koruma kılıflı konnektör, özel çözümler, 1000 V / 530 A’e kadar güç kaynakları için frekans invertörleri ile akım taşıma kapasitesi. 21BV: Tek kutuplu konnektörlerde 1000 V / 800 A’e kadar yüksek performans, geçici güç kaynakları için dizayn edilen iç ve dış alanlarda kullanılan konnektörler.
Bizi uluslararası organizasyonlarda ziyaret ediniz: www.multi-contact.com > News > Exhibitions
HABER
www.elektrikdergisi.com
“4. SANAYİ DEVRİMİ, ÜRETİMİN HER AŞAMASININ DİJİTALLEŞMESİ DEMEK” Türkiye, 1 Nisan itibariyle 4.5G’ye geçti ve internette erişim hızı kat kat arttı. Bu erişim hızı elbette elektrik dağıtımında teknolojiyi yakından takip eden ve sistemine entegre eden şirketlere yaradı. Operasyonel yatırımları ile 4’ncü Sanayi Devrimi’ne hazır olan YEDAŞ, teknolojik alt yapısını ‘Akıllı’ güçlendirdi. YEDAŞ Genel Müdürü Nurettin Türkoğlu, “Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ‘Akıllı Şehir’ projesine YEDAŞ olarak altyapımız hazır ve istiyoruz” dedi
Y
eşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ), şu anda dijitalleşme sürecine hazır Türkiye’deki çok az şirketlerden bir tanesi olduğunu her alanda gösteriyor. Sahip oldukları teknolojik altyapının hiçbir şirkette olmadığını dikkat çekerek, bakanlık nezdinde gündeme gelen ‘Akıllı Şehir’ Projesi’ne talip olduklarını belirten YEDAŞ Genel Müdürü Nurettin Türkoğlu, “Dünya bugün ‘Dijital Devrimi’ konuşuyor. Biz de şu anda dijitalleşme sürecinde hazır Türkiye’deki çok az şirketlerden bir tanesiyiz. Artık dünya ‘Akıllı Toplum’ projelerini konuşuyor. Herkeste bir akıllı telefon var. Şimdi de akıllı şebekeler gündeme geldi. Dünyanın geldiği nokta dijitalleşme yani akıllı toplum. İnsanlar bir yere seyahat etmeden sizi bir yerlere götürecekler. Kamera veya gözlüklerle sizi dünyanın herhangi bir yerinde dolaştıracaklar. Dünyanın gittiği nokta şu anda budur. YEDAŞ’ın teknolojik alt yapısı 4’ncü Sanayi Devrimi’ne yani ‘Dijitalleşme Dönemi’ne hazır” diye konuştu. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca ‘Akıllı
52 Nisan
2016
Şehir’ Projeleri yapılmak istediğini ifade eden Türkoğlu, “5 şehrimde (Samsun, Ordu, Amasya, Çorum ve Sinop) teknolojik altyapım hazır. YEDAŞ olarak bu projeye talibiz. Türkiye, 1 Nisan itibariyle 4.5G’ye geçti. Türkiye’de bizim sahip olduğumuz teknolojik altyapısı hiçbir şirkette yok. Şu anda coğrafi bilgi sistemi tabanlı şebeke verileri, müşteri verileri gibi birçok veriyi kayıt altına aldık ve ölçebiliyoruz, yönetebiliyoruz. Örneğin; ben bir müşterinin bilgisayara ismini yazdığımda onun evi ekranıma gelir. Biz ‘Akıllı Şehir’ Projesi’ne hazırız” dedi. “Dünyada artık ‘Akıllı Toplum’ konuşuluyor” diyen Genel Müdür Türkoğlu, “Bu projenin tam kalbi elektrik dağıtım şirketleridir. Tüketilen su, tüketilen enerji, üretilen enerji, havadaki karbon emisyon miktarı aynı anda ölçülüyor. Evlere dahi müdahale ediliyor. Tüketim azaltılıyor, üretim kaynakları değiştiriliyor ve yenilenebilir enerji kaynaklarına öncelik verilerek doğadaki karbon emisyonu dengeleniyor. Bir anlamda dünyanın sürdürülebilirliği sağlanıyor. Amaç, bizden sonraki kuşaklara, bütün canlıların yaşam haklarına saygı göstererek, onları koruyarak, bir dünya bırakmaktır. Bu dünya çocuklarımıza bırakacağımız bir mirastır. Biz bunu tersten söylüyoruz. Bu dünyayı biz torunlarımızdan ödünç, emanet aldık. Dolayısıyla emanete ihanet edilmez. Eğer bu bilince gelirsek, bu dünyayı daha iyi koruruz” diye konuştu. Türkoğlu, “Bugünkü sanayi devrimi ‘dijitalleşme süreci’ olarak tanımlanmaktadır. 4. Sanayi Devrimi temel olarak ‘Bilişim Teknolojileri ile Endüstriyi’ bir araya getirmeyi hedefliyor. Eğer 4. Sanayi stratejisi gerçekleşirse üretim süresi, maliyetler ve üretim için ihtiyaç duyulan enerji miktarı azalacak, üretim miktarı ve kalitesi artacak. Biz YEDAŞ olarak, bunu öncesinde ön gördük ve bu devrimde inovatif üretimlerimize ODTÜ ve OMÜ’deki Ar-Ge ofislerinde hayat vermeye başladık” dedi.
HABER
www.elektrikdergisi.com
ABB’DEN PointGrab’e yatırım ABB Teknoloji Girişimleri, bu yılın başında PointGrab’e bir yatırım yapılacağını duyurdu. PointGrab, akıllı evlerde ve binalarda uygulamaya konabilir kullanıcı izleme bilgileri sunmak için sensörlere bağlı gelişmiş varlık analizini kullanıyor.
G
üç ve otomasyon alanında dünya lideri olan ABB; bu hafta dünyanın en büyük bina teknolojileri ve aydınlatma fuarında akıllı ev ve bina otomasyonunun geleceğini sergiliyor. ABB, ABB Teknoloji Girişimleri kolunun Aralık 2015’te bir yatırım yaptığı PointGrab de dahil olmak üzere bazı iş ortaklarının kapasitelerini de vurguluyor. PointGrab’in dahili analizleri ve uç bilgi işlem sensörleri, basit varlık algılamadan gerçek zamanlı kullanıcı tanımı, sayımı ve izlemeye varan özelliklere olanak veriyor. ABB Bina Ürünleri Yönetici Müdürü Mike Mustapha şöyle konuştu: “ABB, akıllı evler ve akıllı bina çözümleri alanında öncü bir teknoloji lideridir. Kendi araştırma ve geliştirme mühendislerimizin geliştirdiği çözümlere ek olarak, bina otomasyonunda Nesnelerin, Hizmetlerin ve Kişilerin İnterneti uygulaması kapsamında pazara öncülük ettiğimizden emin olmak için işinin uzmanları ile ortaklık yapıyoruz. “ABB’nin yanı sıra, PointGrab da yeni geliştirdiği CogniPoint’in ev otomasyon fonksiyonlarını etkinleştirmek için odadaki kullanıcıları ve
54 Nisan
2016
bunların konumlarını nasıl analiz edebildiğini gösteriyor. PointGrab’in sensörleri, enerji verimliliğini geliştirmek, alanı en uygun hale getirmek ve güvenlik ile güvenilirliği iyileştirmek için ticari binalarda tesis yönetimini de destekleyebiliyor.” CogniPoint, akıllı sensörler ve binanın tüm alanı içerisinde insan hareketlerinin takip edilmesi için dahili analizler sunan bir yönetim yazılımı kullanıyor. ABB’nin standındaki tanıtım, kullanıcıların konumuna ve sayısına göre önceden ayarlanan komutların dim edilebilir aydınlatmalar ve panjur kontrolleri gibi otomasyon fonksiyonlarını
nasıl etkinleştirebildiğine dikkat çekiyor. PointGrab’in sistem sorumlusu Itamar Roth, “PointGrab, Aydınlatma ve Bina Teknolojileri 2016 fuarında ABB standında CogniPoint varlık analizi sensörünü tanıtmaktan heyecan duyuyor. CogniPoint sensörlerimiz, insanların binayı nasıl ve nerede kullandığına dair kesin bir kavrayış sunarak binaları gerçek anlamıyla akıllı hale getiriyor. CogniPoint ile gerçek zamanlı derin öğrenme tabanlı analizler, bina içerisinde HVAC ve aydınlatma kontrolü, güvenilirlik, güvenlik ve erişim kontrolü gibi çeşitli sistemlerle paylaşılıyor,” şeklinde konuştu.
HABER
www.elektrikdergisi.com
2M KABLO’dan üniversitelere destek 2M Kablo ve Yıldız Teknik Üniversitesi Alternatif Enerji Kulübü işbirliği ile Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsünde düzenlenen seminerde lisans öğrencilerine 2M Kablo İş Geliştirme Mühendisi Sercan Çakaroğlu Kablo eğitimi ve Ticari Pazarlama ve İletişim Sorumlusu Emrah Kebabcı pazarlama eğitimi verdi.
Y
oğun katılıma sahne olan kablo eğitiminde Sercan Çakaroğlu, kablo yapısı ve kullanım alanlarını detaylı bir şekilde öğrencilere anlattı. Kablo yapısını oluşturan süreçleri anlatırken iletken, izolasyon, ekranlama, zırhlama, bantlama, dış kılıf konularına detaylıca değindi. Kabloların endüstri, inşaat, enerji, madencilik, jeotermal, ulaştırma (marin, demiryolları, karayolu tünelleri, havacılık), petrokimya vb. gibi sektörlerde kullanıldığını belirten İş Geliştirme Mühendisi Sercan Çakaroğlu, kablo malzemelerinin günlük hayatın farklı noktalarında sürekli karşımıza çıktığını örneklerle açıkladı. Sercan Çakaroğlu, sunumunu kablo rumuzlarının oluşturulmasını anlatarak devam ettirdi. Öğrenciler ile birlikte kablo rumuz örnekleri oluşturarak sunumunu noktalayan Sercan Çakaroğlu, kablo eğitimi boyunca sık sık kablonun kullanım alanlarına dair örnekler verdi ve kablo eğitimini öğrencilerden gelen sorulara detaylı cevaplar vererek tamamladı. Pazar ve pazarlama nedir, pazarlama evresi, pazarlama anlayışı, pazarlama yönetim süreci, pazarlama terimleri, arama motoru optimizasyonu (SEO) ve ücretli reklamlar, dijital medya nedir ve dijital pazarlama trendleri konularını katılımın yüksek olduğu pazarlama eğitiminde Ticari Pazarlama ve İletişim Sorumlusu Emrah Kebabcı öğrencilere anlattı ve sunum esnasında öğrencilerin merak ettikleri soruları yanıtladı. Günümüzde dijital medyanın hedef kitleyi daha iyi tanımak ve ihtiyaçlarını saptamak için en etkili mecra olduğunu belirten Emrah Kebabcı, bu
mecrada müşterilerin duygu ve düşüncelerine uygun pazarlama iletişimi sürdürmenin önemini vurguladı. Hızlı hareket edip, yaratıcı olan, risk alan, yeni şeyler deneyen, başarısızlığa ve hızlı değişime hazırlıklı olan şirketlerin dijital pazarlamadan en yüksek faydayı sağlayacağına değindi. Ayrıca mobil pazarlama sayesinde hedef kitleye mobil kanallar üzerinden hızlıca erişilebildiğini, lokasyon ve zaman açısından istenilen şekilde ulaşılabildiğini belirtti ve mobil pazarlamayı etkin kullanmanın farklılaşan hedef kitleye, geleneksel kanallarla ulaşmaya çalışan markalar için yepyeni bir iletişim yöntemi olduğunu vurguladı. Gerçekleştirilen eğitimden sonra öğrencilerin projelerini yürüttüğü atölyeyi ziyaret eden Sercan Çakaroğlu ve Emrah Kebabcı, projeler için öğrencilere görüş ve önerilerini sundu. Daha önce derece alan araçların Yıldız Teknik Üniversitesi’ndeki diğer öğrencilere tanıtılması, açık hava reklam alanlarının daha sık kullanılması, proje detaylarına ilişkin basılı materyal ve dijital medyanın etkin kullanılması gibi öneriler, Yıldız Teknik Üniversitesi Alternatif Enerji Kulübü üyeleri tarafından ilgiyle takip edildi ve not alındı.
55 Nisan
2016
DOSYA
www.elektrikdergisi.com
Nükleer Güvenlik Zirvesi’nin Ardından… Çin’in ürküten hedefleri:
2020’ye kadar 40, 2050’ye kadar 200 yeni santral.. “Sadece elma büyüklüğünde plütonyum ile yüz binlerce kişi öldürülebilir. Bu yüzden terörist grupların nükleer materyallere erişimi küresel güvenlik açısından en büyük tehdit konumunda.” 56 Nisan
2016
Amerika Birleşik Devletleri nükleer silahlara yaklaşık 35 trilyon dolar harcamakta. Nükleer terörizmin durdurulması için harcanması gereken miktar ise 2 milyar dolardan az.
D
aha önce Washington, Seul ve Lahey’de düzenlenen Nükleer Güvenlik Zirvesi’ni bu yıl dördüncü kez Washington’da düzenlendi. 52 devlet ve hükümet başkanının yanı sıra Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB), Uluslararası Polis Teşkilatı (INTERPOL) ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) temsilcilerinin katıldığı zirvede özellikle nükleer terörizm konusu gündemdeydi. Ülkemiz basınınca ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan, Obama’dan randevu alabilecek mi alamayacak mı’ seviyesinde takip edilen ve yer verilen zirve, elbette dünyanın geleceği için bundan çok daha büyük önem taşıyordu… Başkanlığının son dönemlerini yaşayan Obama’nın, bu son zirvenin ardından dünyadaki nükleer materyallerin güvenliği konusunda başarılı olduğu iddia edebilir mi bilinmez ama geçtiğimiz dönemde bu konuda önemli adımlar atıldı. Obama’nın 2009 yılında Prag’da yaptığı
konuşmanın ardındantoplamda 12 ülke zenginleştirilmiş uranyum kaynaklarını yok etmeyi kabul ederken, İran ile yapılan anlaşma da bu konuda kesinlikle önemli bir başarı. Yine de halen tonlarca nükleer materyal dünyanın 24 farklı ülkesinde ve bunların hatırı sayılır bir kısmı çalınmaya oldukça müsait. İşte dünya liderlerinin katıldığı bu toplantıda nükleer materyallerin güvenliği ve zamanla karşılıklı olarak yok edilmesi ön plandaydı. Bu noktada “karşılıklı” kelimesi oldukça önem taşıyor zira toplantıya katılmayan ülkelerden biri Rusya idi. Rusya’nın İran ile yapılan nükleer anlaşmada oynadığı kilit rolden sonra Amerika ile aralarının yumuşadığı düşünülse de bu sadece düşüncede kaldı. Öyle ki Amerika ve Rusya, halen karşılıklı olarak 1,800 üzerinde nükleer savaş başlığına sahipler. Bunun da ötesinde Rusya’nın, Amerika Birleşik Devletleri’nden dahi fazla nükleer silaha sahip olduğu düşünülüyor. Bu iki ülke dünyadaki nükleer silahların yaklaşık yüzde 90’ına sahipler. Obama’nın daha önce yaptığı iki ülkenin nükleer cephaneliğini karşılıklı olarak azaltması gerektiği yönündeki açıklamalara Kremlin’den gelen yanıtsa iki ülke arasındaki “ortak işbirliğinin”yeterince güçlü olmadığı yönünde olmuştu.
Ülkeler geri adım atmıyor
Obama 2013 yılında Amerika’nın bu alandaki silah stoğunu üçte bir azaltma girişiminde bulunsa da aynı zamanda deniz altıların nükleer füzelerle donatılması planını da imzalamıştı. Yaklaşık 1 trilyon dolarlık maliyeti bulunan bu modernizasyon hareketi bazı çevrelerce şu an dahi Obama’nın bu konuda ikiyüzlülük yaptığı şeklinde yorumlanmakta. Buna karşılık olaraksa Rusya, Hindistan, Pakistan ve Çin gibi ülkeler de bu alandaki cephanelerini sürekli olarak modernize ediyorlar. Hindistan ve Pakistan arasındaki gerilim ve Pakistan’ın özellikle taktiksel nükleer silahlar açısından en hızlı cephaneliğini geliştiren ülke olması başlı başına vahim
57 Nisan
2016
DOSYA
www.elektrikdergisi.com
bir durum. Ve elbette Kuzey Kore gerçeği… Tüm ambargolara rağmen Kuzey Kore’de nükleer başlıklı füze çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Bu noktada Çin’in durumuna ayrıca değinmek gerekiyor. Ülke, yenilenebilir enerji kaynaklarını her gün geliştirirken aynı zamanda son 50 yılda dünyada hiçbir ülkenin yapmadığı düzeyde bir nükleer yapılanmaya girdi. 2020 yılında kadar yaklaşık 40 yeni nükleer santral açacaklar ve 2050’li yıllara kadar ülke 200 yeni santrale sahip olmayı planlıyor. Bu devasa yatırımlar neyse ki şu anda çoğunlukla ekonomik bir güç olarak ilerleme açısından kullanılmakta. Bu açıdan bakıldığında da nükleer güvenlik konusunda atılacak adımlar en çok bu ülkeye yarayacak. Çin’in A.B.D. ile ortak yayınladığı işbirliği bildirgesi de bunu destekler konumda. İki ülke nükleer güvenlik işbirliği çerçevesinde daha koordine, sürdürülebilir ve global güvenlik için faydalı bir dizi faaliyette bulunacaklar. XiJinping ile Obama daha önceki iklim değişikliği konusunda da Paris’te alınan kararlara ilişkin kararlara beraber imza atacaklarının sinyalini vermişlerdi. Fakat Çin,bu anlaşmalara rağmen her ülkeye çok da masum görünemiyor. Filipinler, Malezya ve Vietnam, Güney Çin Denizi’ndeki askeri yapılanmadan oldukça tedirginler ve bunu her fırsatta dile getiriyorlar. Çin ise bu yapılanmanın ileri noktalara gitmeyeceğini söylese de bu yalnızca lafta kalıyor. Böyle bir ortamda Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri zenginleştirilmiş uranyum stoklarını daha güvenli tesislere taşımayı ve silah kullanımına daha az uygun hale getirmeyi vadederken, Güney Kore’de limanlardaki nükleer madde kontrollerini sıkılaştırmayı, İngiltere ise nükleer santralleri yapılması olası siber terörist saldırılara karşı yeni girişimleri destekleme vadinden bulundu. Elbette bu olaylardan oldukça uzak olan ve gelişmiş ülkelerde onlarca yıl sonra, onların nükleer santralleri kapatmaya başladıkları bir dönemde nükleer santral açarak dünya ekonomisinde bir dev olacağını düşünen
58 Nisan
2016
Brüksel'de gerçekleşen terörist saldırıların ardından polis teröristlerin bir süredir nükleer tesisleri izlediğini gösteren kayıtlar ele geçirmişti.
Çin’in önümüzdeki 20 yıl içerisinde dünyanın nükleer gücü olacağı öngörülüyor. Türkiye’nin bu kararlarla ilgili söyleyecek çok fazla sözü olmadı. TheNuclearThreatInitiative raporuna göre son iki yılda nükleer alanların fiziki korumasının artırılması, aktarım ve taşıma güvenliği ya da kayıp radyoaktif maddelerin bulunması bağlamında hiçbir ilerleme kaydedilmedi. Elbette bu dünya için endişe verici, özellikle de yeni yaşanan Brüksel saldırılarının ardından Belçika basınında çıkan ve teröristlerin nükleer tesisleri hedef alacağını iddia eden haberler sonrasında. Teröristlerin bu saldırılar öncesinde Belçika’daki nükleer tesisleri bir süredir izlediği gerçeği zirvede sıkça üzerinde durulan konular arasındaydı. Uzmanlar sadece bu verilerle bile akla gelebilen “nükleer silahlara sahip bir IŞID” senaryosu üzerinde de oldukça durdular.
Son söz olarak; aslında medyamızın tutumunu yadırgamaya gerek yok. Zirvenin detaylarına inilmedi, çok da önem gösterilmedi, bu bir gerçek. Lakin zirveye Türkiye’de ne kadar önem verildiyse zirvede de Türkiye’ye o kadar önem verildi. Bunu zirve sırasında Belçika ve Pakistan’daki terörist saldırılarının devamlı anılması, üzerine konuşulması fakat hemen aynı dönemde gerçekleşen Ankara’daki saldırının üzerinde bile durulmamasından anlayabiliriz. Herhangi bir Orta Doğu ülkesindeki herhangi bir patlama gibi dünya liderleri de bunu olağan karşıladılar.
BİLİRKİŞİ RAPORLARI prof. dr. OSMAN SEVAİOĞLU’nun arşivinden
“Kaynak Makinası Kablosunun Dış Kılıfı Beş Ayrı Noktasında Erimiş” Davacı: Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Müdürlüğü Vekili: Av. M.Ö - Av. F.B Davalı: Mak. İnş. Taah. Doğalgaz San. Tic. Ltd. Şti. Vekili: Av. E.H - Av. E.K İhbar Edilen: Akralik Dek. ve İnş. Tic. Ltd. Şti Dava Konusu: Tazminat
Dava Konusu Doğalgaz San. Tic. Ltd. Şti.’ne bağlı sigortalı işçi olarak görev yapan O.G.T’nin hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan iş kazasına ait dosya içinde bulunan Davacı Taraf Vekilinin iddiaları, delilleri Davalı Taraf Vekilinin savunmaları, delilleri ve tüm dosya kapsamı birlikte incelenerek kazanın meydana gelmesinde etken olan kusur oranlarının belirlenmesi istenmektedir.
sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir. • Dava konusu iş kazası Ergönül Villaları No. 4 adresinde meydana gelmiştir. •
İnşaat halindeki villa A.S.G’ye ait olup, restorasyon işi huzurdaki davaya ihbar edilen Akralik Dek. ve İnş. Tic. Ltd. Şti’ne verilmiştir. Akralik Dek. ve İnş. Tic. Ltd. Şti. de sıhhi tesisat ve ısıtma işini Davalı Taraf Doğalgaz San. Tic. Ltd. Şti.’ne vermiştir. Kazazede İşçi O.G.T Doğalgaz San. Tic. Ltd. Şti.’nde beş aydır sıhhi tesisat usta yardımcısı olarak çalışmaktadır.
•
Dava konusu iş kazası, İnşaat halindeki villada su sayacından bina içindeki su tesisatı bağlantı yapmak için tik boruların kaynak makinası ile kaynak yapılması esnasında meydana gelmiştir. Dava konusu iş kazasının meydana geldiği esnada Kazazede İşçi O.G.T’nin kaynak makinasını elinde tuttuğu ve M.G. isimli diğer
Dava Konusu İş Kazası Ergönül Villaları No. 4 adresindeki A.S.G’ye ait villanın restorasyon işinin yapılmasında alt yüklenici firma olan Doğalgaz San. Tic. Ltd. Şti. elemanı olan ve sıhhi tesisat usta yardımcısı olarak çalışan O.G.T’nin tik boru kaynak işlemi sırasında elinde tuttuğu tik boru kaynak makinasından kendisine elektrik geçmesi sonucunda elektrik akımına çarpılmış ve hayatını kaybetmiştir.
Dosya Kapsamından Tespit Edilen Hususlar Dava ile ilgili dosyanın incelenmesi
•
ustanın da tik boruları kaynattığı ifade edilmiştir. İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından hazırlanan “Olay Yeri İnceleme” Raporunda ve Bilirkişi A.A. tarafından yapılan keşif sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda kaynak makinası kablosunun dış kılıfının beş ayrı noktasında erimiş olduğu, kaynak makinasından itibaren 140 cm mesafede kablonun 2 cm uzunluğundaki kısmının dış kılıfının soyulmuş olduğu, ayrıca, İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından çizilmiş olan olay yeri krokisinde su sayacı çukurunun demir kapağının üstünde bulunan üçlü uzatma priz kablosunun bakır telinin soyulmuş olduğu ve iletken kısmının açığa çıkmış olduğu tespit edilmiştir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Teftiş Kurulunca yapılmış olan keşiften sonra hazırlanmış olan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği “İnceleme Teftiş Raporu”nda; makina besleme
59 Nisan
2016
kablosunun makinanın sıcak kısımlara temas ettirilmesi sonucunda kablo izolasyonunun bozulduğunu, O.G.T’nin kablodaki çıplak kısma temas ettiği için çarpıldığının anlaşıldığını, kaynak makinası kablosunun kaçak akım rölesi bulunan tesisata bağlanmadığını, ıslak ortamda çalışan işçilere lastik çizme verilmediğini belirterek işverenin İş Kanunu ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün amir hükümlerine uymadığından kazanın meydana gelmesinde Davalı Taraf işveren Doğalgaz San. Tic. Ltd. Şti.’nin yüzde 80 oranında, dikkatsiz ve tedbirsiz davranan Kazazede İşçi O.G.T’nin yüzde 20 oranında kusurlu oldukları kanaati belirtilmiştir.
İlgili Kanun ve Yönetmelik Hükümleri
Dava konusu kaza ile ilgili mevzuat hükümlerinden bir kısmı Bilirkişi Heyeti tarafından seçilerek aşağıda verilmiştir. Taraflarca ihlal edilen hükümlerin çok fazla olması nedeniyle kusur oranları belirlenirken bu kısımda yer alan hükümlerin herbirine ayrı ayrı atıf yapılmamıştır.
Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği, Madde 4
Elektrik kuvvetli akım tesislerinde her türlü işletme, cana ve mala herhangi bir zarar vermeyecek ve tehlike oluşturmayacak biçimde yapılmalıdır. Herhangi bir kimsenin dikkatsizlikle de olsa yaklaşabileceği uzaklıktaki kuvvetli akım tesislerinin gerilim altındaki bölümlerine (aktif bölümler) doğrudan doğruya, ya da günlük yaşamda kullanılan aygıtlarla dokunulması imkansız olmalıdır.
60 Nisan
2016
7/7583 Sayılı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü, Madde 2
Her işveren işyerinde çalıştırdığı işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için bu tüzükte belirtilen şartları yerine getirmek, gerekli araçları noksansız olarak bulundurmak, ve gerekli olanı yapmakla yükümlüdür. İşçiler de bu yoldaki usul ve şartlara uymak zorundadırlar.
7/7583 Sayılı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü, Madde 3
İşveren işçilerine yapmakta oldukları işlerinde uymaları gerekli sağlık ve güvenlik tedbirlerini öğretmek zorundadır.
7/7583 Sayılı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü, Madde 4
İşverenin işyerinde teknik ilerlemelerin gerektirdiği daha uygun, güvenli ve sağlık şartlarını sağlaması, kullanılan malzemeler ve makinalarla alet ve edavatın herhangi bir şekilde tehlike gösterenleri, işin özelliğine ve fennin gereklerine göre bu tehlike ve zararları azaltan gerekli tedbirleri alması ve diğer iş güvenliği tedbirlerini devamlı surette izlemesi esastır.
7/7583 Sayılı İşçi Sağlığı ve İşgüvenliği Tüzüğü, Madde 292
Taşınabilir elektrik kabloları, dayanıklı kauçukla kaplanmış olacak ve gerektiğinde eğilip bükülebilecek bir metalle dayanıklılığı arttırılacak ve bunların kaplamaları bozulmayacak, bağlantıları iyi durumda tutulacaktır.
7/7583 Sayılı İşçi Sağlığı ve İşgüvenliği Tüzüğü, Madde 318
Kazanlar, tanklar ve benzeri dar yerlerle nemli ve ıslak yerlerde iyi yalıtılmış esnek kablolar kullanılacak ve kablolar düzenli ezilmeyecek şekilde bulundurulacaktır.
7/7583 Sayılı İşçi Sağlığı ve İşgüvenliği Tüzüğü, Madde 322
Elektrikli el aletleri kullanılmadan önce, yetkili kimseler tarafından kontrol edilecek, topraklanması arızalı, motoru fazla kıvılcımlı, priz, fiş, anahtar ve bağlantı kablosu bozuk olanlar kullandırılmayacaktır.
7/7583 Sayılı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü, Madde 325
Elektrik kaynak makinası bağlantıları ve prizler, yalnız yetkili elektrikçiler tarafından yapılacak veya değiştirilecek, kaynak işlerinde ise ehil kaynakçılar çalıştırılacaktır.
7/7583 Sayılı İşçi Sağlığı ve İşgüvenliği Tüzüğü, Madde 326 Elektrik kaynak makinalarının kullanılmasında, aşağıdaki tedbirler alınacaktır. •
Beslenme ve kaynak kabloları, üzerinden taşıt geçmesi halinde, zedelenmeyecek ve bozulmayacak şekilde korunacaktır.
7/7583 Sayılı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü, Madde 330
Elektrik kaynak ve kesme makinalarında kullanılan elektrojen grupları, elektrik redresörleri veya transformatörleri ile bunların gerilim altındaki yalıtılmamış kısımları, dokunmalara karşı
korunmuş ve elektrik kaynak makinalarının metal çerçeveleri uygun bir şekilde topraklanmış olacaktır.
7/7583 Sayılı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü, Madde 332 Akım sağlayan kablo uçlarının bağlantı noktası ve elektrot pensleri yalıtılmış ve kaynak ısısına karşı elektrot pensleri uygun şekilde korunmuş olacaktır.
Yargıtay 10. HD., 31.10.1978 T., 1978/2077 E., 1978/7689 K. Sayılı Kararı 1475 Sayılı İş Kanununun 73. Maddesi gereğince işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve işgüvenliğini korumak için gerekli olanı yapmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün sadece önlem almakla yetinilebileceği anlamını taşımadığı, alınan önlemlere uyulmasının temini anlamının da bulunduğu da açıktır. Başka bir deyişle, işveren, işyerinde geniş anlamda doğmuş veya doğabilecek tüm tehlikeleri önlemek zorundadır. Bu zorunluluk sonucu olarak işyerinde, işveren bakımından tam anlamı ile geniş bir kontrol mekanizması kurulmalıdır.
Yargıtay 10. HD., 17.04.1984 T., 2029/2140 E. Sayılı Kararı İş Kanunu Madde 73’e göre işveren, salt mevzuatta öngörülen önlemleri değil, kutsallaştırılması gereken insan yaşamına saygı çerçevesinde günümüz bilim ve teknolojisinin öngördüğü önlemleri dahi almakla yükümlüdür. Her halde çalışan kimsenin iş güvenliği işçinin kendi dikkatine bırakılamaz.
Yargıtay 10. HD., 09.07.1975 T., 2375/4424 E. Sayılı Kararı İşçinin beden ve ruh sağlığının korunmasında önemli olan yön, bir tedbirin alınmasının hakkaniyet ölçüleri içerisinde işverenden istenip istenemeyeceği değil, aklın, ilmin, fen ve tekniğin böyle bir tedbirin alınmasını gerekli görüp görmediği hususlarıdır. Bu itibarla, işveren, mevzuatın kendisine yüklediği tedbirleri, işçinin tecrübeli oluşu veya dikkatli çalıştığı takdirde gerekmeyeceği gibi bir düşünce ile almaktan çekinmeyecektir.
Yargıtay 10. HD., 06.04.1982 T., 1757/1960 E. Sayılı Kararı İşverenler, işyerinde tüm önlemleri almakla ve koruyucu malzemeyi kullandırmakla yükümlüdür.
Yargıtay 9. HD., 07.11.1979 T., 5905/8813 E./K. Sayılı Kararı İşçilerin iş güvenliği araçlarını kullanıp kullanmadıklarını denetlemeyen işveren iş kazasından sorumludur.
Yargıtay 9. HD., 20.01.1970 T., 9116 E., 348 K. Sayılı Kararı
İşveren, yalnız işçiyi işyeri tehlikelerine karşı uyarmakla yükümlü bulunmamaktadır; gerektiğinde, işçiyi tehlikelere karşı alınmış tedbirlere uymaya dahi zorlama ödevini taşımaktadır.
Yargıtay 9. HD., 20.05.1968 T., 12879 E., 7693 K. Sayılı Kararı İşveren kendisine mevzuatın yüklediği tedbirleri, işçinin tedbirli ve dikkatli olması nedeniyle gerekmediği düşüncesiyle almaktan kaçınamaz. “Genel
olarak bir işçi, alınan tedbir sayesinde emniyet içinde çalışır ve dikkatini işine verir. Ancak teknik imkansızlıklar nedeniyle emniyet tedbirleri gereği gibi alınamıyorsa, bu takdirde işçiden tehlikeye karşı tedbirli olması istenebilir”.
Yargıtay HGK. 16.10.1963 T., 137 E., 84 K. Sayılı Kararı Bir iş kolunda gevşek ve savsaklayıcı tutumların yerleşmiş olması, işverenin tedbir alma ödevini ortadan kaldırmaz. •
İnceleme, Görüş ve Kanaat:
A.S.G’ye ait villanın restorasyon işi huzurdaki davaya ihbar edilen Akralik Dek. ve İnş. Tic. Ltd. Şti’ne verilmiştir. Dolayısıyla asıl işveren Akralik Dek. ve İnş. Tic. Ltd. Şti. dir ve sıhhi tesisat ve ısıtma işini Davalı Taraf Doğalgaz San. Tic. Ltd. Şti.’ne vermiştir. Kazazede İşçi O.G.T Doğalgaz San. Tic. Ltd. Şti.’nin sıhhi tesisat usta yardımcısı olarak çalışan bir elemanıdır. Dava konusu iş kazası, Doğalgaz San. Tic. Ltd. Şti. elemanı olan ve sıhhi tesisat usta yardımcısı olarak çalışan O.G.T’nin tik boru kaynak işlemi sırasında elinde tuttuğu tik boru kaynak makinasından kendisine elektrik geçmesi sonucunda elektrik akımına çarpılması şeklinde meydana gelmiştir. Dava konusu iş kazasına yol açan elektrik kablosunun kaynak makinasından itibaren 140 cm mesafede 2 cm uzunluğunda soyulmuş olduğu, Kazazede O.G.T’nin makinayı eliyle tutarken koltuğunun altından geçirdiği kablonun çıplak kısmına temas ederek çarpıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi Heyetimiz kullanılan kaynak aletinin kablosunun yönetmelik ve kurallara uygun olmamasının dava konusu iş kazasının meydana gelmesine yol
61 Nisan
2016
açan en önemli kusur ve etken olduğu yönünde bir görüş ve kanaate sahiptir. Kullanılan kaynak aletinin kablosu hususundaki yönetmelik ve kuralların bir örneği aşağıdaki kısımda verilmiştir. 7/7583 Sayılı İşçi Sağlığı ve İşgüvenliği Tüzüğü, Madde 292 - Taşınabilir elektrik kabloları, dayanıklı kauçukla kaplanmış olacak ve gerektiğinde eğilip bükülebilecek bir metalle dayanıklılığı arttırılacak ve bunların kaplamaları bozulmayacak, bağlantıları iyi durumda tutulacaktır. 7/7583 Sayılı İşçi Sağlığı ve İşgüvenliği Tüzüğü, Madde 318 - Kazanlar, tanklar ve benzeri dar yerlerle nemli ve ıslak yerlerde iyi yalıtılmış esnek kablolar kullanılacak ve kablolar düzenli ezilmeyecek şekilde bulundurulacaktır. 7/7583 Sayılı İşçi Sağlığı ve İşgüvenliği Tüzüğü, Madde 322 - Elektrikli el aletleri kullanılmadan önce, yetkili kimseler tarafından kontrol edilecek, topraklanması arızalı, motoru fazla kıvılcımlı, priz, fiş, anahtar ve bağlantı kablosu bozuk olanlar kullandırılmayacaktır. 7/7583 Sayılı İşçi Sağlığı ve İşgüvenliği Tüzüğü, Madde 326 - Elektrik kaynak makinalarının kullanılmasında, aşağıdaki tedbirler alınacaktır. • Beslenme ve kaynak kabloları, üzerinden taşıt geçmesi halinde, zedelenmeyecek ve bozulmayacak şekilde korunacaktır. Isı neşreden bir el aleti ne kadar dikkat edilirse edilsin, kablosuna temas edebilir. Bir başka ifade ile, ısı neşreden bir el aletinin, kablosuna temas etmesi esasen kusur değildir. Burada asıl önemli olan asıl husus, ısı neşreden el
62 Nisan
2016
aletlerinin elektrik kablolarının dış kılıflarına temas etmesi sonucunda erimemesi için kablonun normal kablo değil, tekstil kaplamalı “ütü kablosu” olarak bilinen kablo olmasıdır. Bu tür kablolarda sıcaklık neşreden el aleti elektrik kablolarının dış kılıflarına temas etse dahi kablonun dış kılıf erimez. Bu tür kablonun bir örneği aşağıdaki fotoğrafta görülmektedir. Dava konusu iş kazası meydana gelmesindeki bir başka önemli neden, çalışmaların işveren tarafından yeterince denetlenmemesi ve işçilerin telleri ortaya çıkmış bir elektrik kablosu ile beslenen makineyi kullanmalarının önüne geçilmiş olmamasıdır. Dava konusu iş kazası meydana gelmesine yol açan elektrikli el aleti aslında bir “Elektrik Kuvvetli Akım Aletidir” Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinin Yukarıdaki kısımda metni verilmiş olan 4 . maddesinde; “Herhangi bir kimsenin dikkatsizlikle de olsa yaklaşabileceği uzaklıktaki kuvvetli akım tesislerinin gerilim altındaki bölümlerine (aktif bölümler) doğrudan doğruya, ya da günlük yaşamda kullanılan aygıtlarla dokunulması imkansız olmalıdır.” denilmektedir. Dava konusu iş kazası meydana gelmesine yol açan elektrikli el aletinin kablosunun Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinin Yukarıdaki kısımda metni verilmiş olan madde hükmü doğrultusunda kaçak akım rölesi bulunan tesisata bağlanmasının ihmal edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. İş Kanununun Yukarıdaki kısımda metni verilmiş olan 77. maddesi hükümlerine göre, işveren işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak araç ve gereçleri
noksansız bulundurmakla, işçilerde işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerine uymakla yükümlüdürler. İşverenler iş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup, uyulmadığını denetlemek ve eğitim vermek zorundadırlar. Bu konuda işverenin etkili olmadığı, ihmalinin bulunduğu anlaşılmaktadır. İş Ekipmanları yönetmeliği hükümlerine göre ( Ek. 1 md. 2. 19); iş ekipmanları, işçilerin doğrudan veya dolaylı olarak elektrikle temas riskinden korunmasına uygun olacaktır. Yukarıdaki kısımda metni verilmiş olan İSİG Tüzüğü 312. maddede; elektrik el aletlerinin iyi bir şekilde muhafaza edilmesi ve her an hazır şekilde bakımlı bulundurulması hükmü yer almaktadır. Yukarıdaki kısımda metni verilmiş olan İSİG Tüzüğü 316. maddede; Taşınabilir elektrikli el aletlerinin topraklamasının topraklama elemanı bulunan özel fiş ve prizlerle yapılması, bunlara akım sağlayan kabloların dağınık bulundurulmaması ve besleme kablosu içinde bulunan özel topraklama iletkeniyle topraklanması hükmü yer almaktadır. Yukarıdaki kısımda metni verilmiş olan İSİG Tüzüğü 292. maddede; kabloların kaplamalarının bozulmaması ve bağlantıların iyi durumda tutulması gerekliliği yer almaktadır. Yukarıdaki kısımda metni verilmiş olan İSİG Tüzüğü 4. maddede; kullanılan alet ve edavattan herhangi bir şekilde tehlike gösterenlerin fennin gereklerine göre bu tehlike ve zararları azaltan alet ve edavatla değiştirilmelerinin gerekliliği hükmü yer almaktadır. Yukarıdaki kısımda ifade edilen tespit ve gerekçe doğrultusunda, Bilirkişi Heyetimiz dava konusu iş kazasının meydana gelmesinde
gerek Davalı Tarafın, gerekse de huzurdaki davaya ihbar edilen işverenin asli oranda kusur, katkı ve sorumluluğunun olduğu, bu nedenle de, kendilerinin dava konusu iş kazasının meydana gelmesinde asli oranda kusurlu ve sorumlu oldukları yönünde bir görüş ve kanaate sahiptir. Yukarıdaki kısımda ifade edilen tespit ve gerekçe doğrultusunda Bilirkişi Heyetimiz Davalılardan Doğalgaz San. Tic. Ltd. Şti. nin dava konusu iş kazasının meydana gelmesinde göstermiş olduğu kusur, katkı ve sorumluluk nedeniyle yüzde 40 oranında, Akralik Dek. ve İnş. Tic. Ltd. Şti. nin ise dava konusu iş kazasının meydana gelmesinde göstermiş olduğu kusur, katkı ve sorumluluk nedeniyle yüzde 40 olmak üzere iki işveren müşterek ve müteselsilen yüzde 80 oranında Müştereken ve müterafıken ve müteselsilen kusurlu oldukları yönünde bir görüş ve kanaate sahiptir. Bilirkişi Heyetimiz tarafından son olarak Kazazede İşçinin dava konusu iş kazası meydana gelmesindeki kusur, katkı ve sorumluluğu tartışılacaktır. Kazazede İşçi O.G.T, makinanın kablosunda izolasyonun bir çok yerden bozulmuş olmasına rağmen tedbirsiz davranarak kablonun çıplak kısmına temas etmiş ve çarpılmıştır. Bilirkişi Heyetimiz bu şekilde davranarak kendi şahsi işgüvenliğinin için gerekli dikkat ve özeni göstermemiş olduğu, ve bu şekilde kazanın meydana gelmesine belli bir oranda katkıda bulunmuş olduğu yönünde bir görüş ve kanaate sahiptir. Nitekim, 1475/2869 Sayılı İş Kanunu Madde 73’te; “İşçiler de işçi sağlığı ve işgüvenliği hakkındaki usul ve şartlara uymakla yükümlüdürler”, Yargıtay
9. HD., 26.11.1991 T., 1991/13260 E. 1991/14880 Sayılı Kararında ise; “İşveren işçi sağlığı ve iş güvenliği için önlem almakla, işçi de bu usul ve şartlara uymakla yükümlüdür” denilmiştir. 7/7583 Sayılı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 499. maddesinde; “İşçiler de bu yoldaki usul ve şartlara uymak zorundadırlar” denilmiştir. Ayrıca, 7/7583 Sayılı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 499. maddesinde; “İşyerinde çalışanlar; bina veya bina kısmında, inşaatta, makinada, tesisatta, alette ve edavatta göreceği noksan veya tehlikeli durumu, amirine veya bakım onarım işleriyle görevli olanlara hemen bildirecek ve işveren de bu kusurları en kısa zamanda ve uygun şekilde giderecektir” denilmiştir. Bilirkişi Heyetimiz Yukarıdaki kısımlarda ifade edilmiş olan tespit ve gerekçe doğrultusunda, Kazazede İşçinin dava konusu iş kazasının meydana gelmesinde tamamen kusursuz olduğunun kabul edilmesini isabetsiz olacağı görüşündedir. Bilirkişi Heyetimiz, kazazede işçinin göstermiş olduğu dikkatsiz ve tedbirsiz davranış ile kazanın meydana gelmesi arasında somut bir illiyet bağının mevcut olduğu ve bu nedenle de İş Kanunun 73, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2, 499 maddeleri uyarınca kendisine bu bağ ile uygun belli bir oranda (yüzde 20 oranında) kusur atfedilmesi gerektiği görüşündedir.
Sonuçlar Dava konusu kaza, 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 11.Maddesi’nin (A) fıkrasının (a) ve (b) bentlerine göre bir iş kazasıdır. Bilirkişi Heyeti olarak, dava dosyası incelenmiş yukarıda
detayları ile açıklanan görüş ve kanaat doğrultusunda, dava konusu kazanın meydana gelmesinde, •
Davalılardan Doğalgaz San. Tic. Ltd. Şti. kazanın oluşmasında yüzde 40 ( yüzde kırk)oranında kusurlu olduğu,
•
Huzurdaki davaya ihbar edilen İşveren Akralik Dek. ve İnş. Tic. Ltd. Şti. kazanın oluşmasında yüzde 40 ( yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu,
•
Kazazede İşçi O.G.T kazanın oluşmasında yüzde 20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu,
oranlarında kusurlu olduklarının kabul edilmesi gerektiği yönünde bir görüş ve kanaate varılmıştır. Herhangi bir kasıt unsuru bulunmayan kazada, dosya da, mevcut bilgilere göre başkaca taraf, kişi ve kuruluşlara kusur atfedilemeyeceği yönünde bir görüş ve kanaate vardığımızı belirten işbu bilirkişi raporu, karar verme ve hüküm tesis etme yetkisi elbette Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, tasviplerinize saygı ile sunulur.
Bilirkişi Heyeti (Soyadına göre alfabetik sıra ile) Prof. Dr. Kahraman ALBAYRAK, İş Güvenliği Uzmanı, Makina Mühendisliği Bölümü, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, 06531, Balgat, Ankara.
Prof. Dr. Alp ESİN, İş Güvenliği Uzmanı, Makina Mühendisliği Bölümü, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, 06531, Balgat, Ankara. Prof. Dr. Osman SEVAİOĞLU, İş Güvenliği Uzmanı, Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, 06531, Balgat, Ankara.
63 Nisan
2016
ANKARA MEKTUBU Tuncay Derman, Nisan 2016
ENERJİ YÖNETİMİNİN ZORLUĞU Endüstri sektörleri arasında Enerji Sektörü ve bu kapsamda Elektrik Enerjisi Sektörü, işlev ve yönetim yönünden duyarlılığı en yüksek bir endüstriyel faaliyet alanı olarak tanımlanabilir. Bu yüksek duyarlılık nedeniyle Elektrik Enerjisi yönetiminin, diğer endüstri sektörleri arasında zorluk ve risk derecesi görünür düzeyde yüksek bir sektör olarak nitelenmesinde haklılık payı vardır. Elektrik Enerjisi yönetiminin zorluk ve risk derecesini belirgin olarak artıran duyarlılık hangi özelliklerinden gelmektedir? Elektrik Enerjisi, tüm endüstri faaliyetlerinin can suyudur, damarlarında ışık hızıyla akan kandır. Günümüz teknoloji düzeyinde Elektrik olmadan endüstri faaliyetleri gerçekleştirilemez. Gerçekleştirilse de verimli olmaz. Aslında Elektrik olmadığında sadece endüstri faaliyetleri değil, ulaşım, iletim, iletişim, kamu hizmetleri, güvenlik, sosyal yaşam, kısaca tüm yaşam olumsuz etkilenir. Dolayısıyla Elektrik Enerjisi yönetiminin sorumluluğu ve zorluğu en üst noktadadır. Uygulama alanına inildiğinde yukarıda belirtilen sorumluluk ve zorluk Elektrik Enerjisi’nin üretiminden nihai tüketicisine ulaştırılmasına kadar olan sürecin yönetiminde kendini göstermektedir. Bu amaçla ülkelerde, ülkelerarası bağlantıları da olan Ulusal Elektrik Şebekeleri (Enterkonnekte Sistem) kurulmuştur. Bu sistem, ülkelerdeki çeşitli Elektrik santrallarını, trafo şalt ve kapasitör alanlarını, tüm ülkeye yayılan çok yüksek gerilim ve yüksek gerilim iletim hatlarını, devamında da orta ve
64 Nisan
2016
alçak gerilim dağıtım hat ve tesislerini içine alan büyük bir “Ağ Şebekesi”dir. Söz konusu Elektrik ağ şebekesi, tüm ülkenin Elektrik Enerjisi gereksiniminin sürekli, yeterli ve kaliteli düzeyde karşılanmasından sorumludur. Sözünü ettiğimiz duyarlılık öncelikle bu “Elektrik Ağ Şebekesi”nin tasarım ve kurulumunun ötesinde sürdürülebilirliğini sağlayan işletim yönetiminde söz konusudur. Ulusal ve uluslararası boyuttaki Elektrik ağ şebekelerinin yönetimi ve uyumu, bir senfoni orkestrasının yönetimi ve uyumuna benzetilebiliyor. Orkestrada en küçük çatlak ses nasıl çalınan eserin uyumunu, ahengini bozuyorsa Ulusal Elektrik Sistemleri’nde de hatalı işlemler sistemin stabilitesini, ahengini bozmakta, sonunda çok kez uzun süreli genellikle büyük enerji kesintileriyle karşılaşılmaktadır. Bu da, özellikle endüstrinin, ekonominin, sosyal yaşamın, dolayısıyla tüm yaşamın ahengini bozmaktadır. Bu bozulmanın örneklerini yakın Enerji Tarihi’mizde büyük etkileriyle yaşadık. En büyükleri ülke çapında, diğerleri lokal, bölgesel boyutta uzun ya da kısa süreli Elektriksiz dönemler yaşandı. Bu nedenledir ki, tüm ülkeler Ulusal Elektrik Sistemleri Yönetimi’ne büyük önem vermektedirler ve bu duyarlılığı yüksek sistemin kamu yönetiminde, en azından etkin biçimde kamu denetiminde olmasını tercih etmektedirler. Ülkemizde de durum böyledir. Ulusal Elektrik Sistemi’mizin işleticisi, dolayısıyla birinci derecede sorumlusu TEİAŞ (Türkiye Elektrik İletim A.Ş.) bir kamu yönetimi (Enerji bakanlığı ilgili)
kuruluşudur ve böyle kalması yönünde (şimdilik) görüş birliği vardır. Elektrik Enerjisi sistemlerinin tasarım, kurulum ve işletim yönetiminde göz ardı edilmemesi gereken bir husus da, bu yönetimde görev alacak özellikle teknik personelin (mühendisinden teknisyenine, tablocusuna kadar) Enerji Yönetimi konusunda yeterli deneyime sahip olmasıdır. Bu nedenle Enerji/ Elektrik hizmet kadrolarının ve özellikle Enerji Yönetimi’nin siyasal tercihlerle kullanılması en son da değil, hiç yapılmaması gereken bir uygulamadır. Günümüzde bu gereğe ne kadar uyulduğu önemli bir tartışma konusudur. Ülkemiz Ulusal Elektrik Sistemi, TEK’in kurulup faaliyete geçmesiyle 1970-80 yılları arasındaki 10 yılda tamamlandı. Sistemde doğal olarak kuruluş aşamasında da, kurulduktan sonra da önemli sorunlar yaşandı. Böylece ülkemiz Ulusal Elektrik Sistemi’nde ilk kez uygulanan 380 kV’luk iletim hatlarında ağır kış koşullarında aşırı buz yükü oluşması sonucu direk yıkılmalarından, hat kopmalarından ileri gelen uzun süreli Elektrik kesintileriyle karşılaşıldı. Geçen yüzyılın 80’li yıllarının başında karşılaşılan bu büyük Ulusal Elektrik Şebekesi arızalarında hatanın kaynağının İşletme’de değil, Proje-Tesis’de (tasarım-kurulum birimlerinde) olduğu tarihe geçti. O tarihte Fırat üzerindeki yegâne Baraj ve Hidroelektrik santralımız Keban’dan Batı Anadolu’ya (İstanbul’a kadar )Enerji taşıyan iki ayrı Enerji İletim Hattı’nın, Sivas’ın Pınarbaşı-Gürün güzergahında aşırı buz yükü sonucu onlarca çelik
ELEKTRİK ENERJİSİ, TÜM ENDÜSTRİ FAALİYETLERİNİN CAN SUYUDUR, DAMARLARINDA DOLAŞAN KANDIR, GÜNÜMÜZ TEKNOLOJİ DÜZEYİNDE ELEKTRİK ENERJİSİ OLMADAN ENDÜSTRİ FAALİYETLERİ GERÇEKLEŞTİRİLEMEZ. GERÇEKLEŞTİRİLSE BİLE VERİMLİ OLAMAZ
80’li yılların başında Keban-Ankara-İstanbul 380 kV’luk Enerji İletim Hatlarında aşırı buz yükünden ileri gelen kopmalar. Olay Kayseri - Sıvas yöresinde Pınarbaşı - Gürün güzergahında meydana gelmiş, fotoğraf sabaha karşı TEK Foto-film ekibi tarafından çekilmiştir. kafes direğinin devrilmesi sonucu kopmasıyla bu iletim hatlarıyla yeniden Enerji taşınması haftalar gerektirdi. En büyük hasar yanlış hatırlamıyorsam güney hattındaydı. Bir vadide iki durdurucu çelik kafes direk arasında bölgenin ağır kış koşulları hesaba katılmadan yaklaşık 700 metrelik büyük bir vadi atlaması yapılmıştı. Bu kesimdeki çelik kafes direklerin çökmesi sonucu bundan sonraki durdurucu direklere kadar olan tüm taşıyıcı direkler devrilerek Enerji İletim Hattı devre dışı olmuştu. Bu olayda 380 kV’luk iletim hattı iletkenleri üzerinde sabaha yakın saatlerde inanılması güç ama gerçek, iletken çapını üçe dörde katlayan çapta kısa süreli buz yükü oluşmuştu. Bu boyuttaki buz yükü ağırlığını iletkenler taşısa da, iletkenlerin bağlı olduğu zincir izolatörler, dolayısıyla çelik kafes direkler taşıyamadığından, bu oluşum kısa süreli de olsa yaklaşık 1000 kilometrelik Keban- Ankara- İstanbul güzergâhında Enerji taşıyan 380 kV’luk iletim hatlarının dev çelik kafes direklerinin V harfi biçiminde ikiye katlanacak
derecede deforme olarak (devrilerek) hattın kopmasına yetmişti. 380 kV’luk hatların aynı -belâlı- güzergâhta onarımı tercih edilmedi. Vadi atlama yerine dağın etrafını dolaşma uygun bulundu. Böylece 700 m vadi atlamalı hasarlı hat yerine onlarca kilometre dağ dolaşan alternatif hat yapılarak hatlar yeniden devreye alındı. Bu da haftalar aldı. Türkiye’de o tarihte gereksinime yanıt verecek yeterli Elektrik üretim yedeği bulunmadığından özellikle büyük kentlerde yaşamı büyük çapta etkileyen yurt çapında Elektriksiz haftalar geçirilmek zorunda kalındı. TEK’in kuruluşunu izleyen 70’li yıllar, Elektrik kesinti ve kısıntılarının yaygın olduğu yıllardır. Çünkü Türkiye 60’lı yılların ortalarından başlayarak 70’li yıllarda etkisini sürdüren Elektrik talebinde (tüketiminde) adeta bir patlama dönemi yaşamıştır. Örneğin, 1963-67 yılları arasında ülke Elektrik talebi artışı % 12,5, aynı talep artışı bir kısmı TEK kurulduktan sonraya yansıyan 196872 döneminde % 13 olmasına karşılık
belirtilen dönemlerde Elektrik Kurulu gücündeki artışlar 1963-67 döneminde % 9’da, 1968-72 döneminde % 8,5’da kalmıştır. Elektrik Enerjisi’ne o güne kadar rastlanmayan bu büyüklüklerde yönelim, TEK’in kuruluşunun gecikmesi sonucu, bu gereksinime yanıt verilmesini fevkalâde güçleştirmiştir. Çünkü ortada ülke Elektrik Enerjisi talebindeki bu talep patlamasına yanıt vermeyi başaracak yetkili bir Enerji Yönetimi yoktur. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ilk kuruluş yıllarını (kuruluşu 1963) yaşamaktadır. Etkili ve yetkili Yönetim, ancak TEK’ın (1970 yılında) kurulması ile oluşmuş ve Elektrik Enerjisi’nin ülkemizin hızla artan talebine yanıt veren üretim, iletim ve dağıtım yatırım ve işletmesinde önemli başarılara imza atılmıştır. TEK’in üçüncü ve en uzun süre (197278) görev yapan unvanını taşıyan Genel Müdürü F. Behçet Yücel’in “Yüksek Gerilimli…” diye tanımladığı bir dönemi elbette teknik, ama aynı zamanda siyaset ve siyasetçi açısından irdeleyen Anı kitabında 70’li yıllardaki Elektrik Kesintileri’ne ilişkin, basındaki yansımaları da belirten ilginç olaylar yer alıyor. Henüz ülke Ulusal Elektrik Sistemi’nin kuruluşu tamamlanmamış ve 380 kV’luk sisteme geçilmemiştir. Dolayısıyla bu sistemle ilgili büyük kuruluş dönemi arızaları ve kesintiler de yaşanmamıştır. Buna karşılık ülkenin kuruluş ve gelişme aşamasındaki Elektrik sistemi ve patlama yapan Elektrik talebi nedeniyle ülkede arz yetersizliğinden ileri gelen Elektrik arızaları birbirini takip etmektedir. Dönemin Basın’ında bu bulunmaz haber
65 Nisan
2016
kaynağının geniş biçimde işlendiğini görüyoruz. Elektrik kesinti ve kısıntılarını siyasetle ilişkilendiren Basın’da yoğun haber ve köşe yazısı trafiği oluşuyor. Türk basınının duayenlerinden (rahmetli) gazeteciler Burhan Felek ve Oktay Akbal, (yine rahmetli) İsmail Cem ve (günümüzde hayatta olan, Tanrı uzun ömür versin) Oktay Ekşi o dönem Elektrik Kesintilerini dillerine öylesine doluyorlar ki, Elektrik arızaları ve kesintileri bitiyor, onların Elektriği yönetenlere ve doğal olarak ülke yönetimindeki siyasetçilere yönelik espri katılan biçemleriyle yumuşattıkları, aslında ağır ithamlar biçimindeki yazıları bitmek tükenmek bilmiyor.1 Türkiye Enerji (kamu) Sektörü’nün, özellikle 380 kV’luk çok yüksek gerilimli iletim hat ve tesisleri konusunda ilk deneyimi oldukça ağır geçmiş ve elbette tarihe geçen olaylardan ders alınmıştır. Nitekim, TEK mühendis ve yöneticilerinin, ülkemizde ilk kez test edilen 380 kV’luk iletim hatlarında aynı nedenlere bağlı ve yaşananlar boyutunda bundan sonra başka bir olay yaşamadıkları görülüyor. Sonraki, özellikle 2000’li yıllarda yaşanan Türkiye Ulusal Elektrik Sistemi büyük arızaları, 80’li yıllarda ilk ve son kez yaşanan 380 kV’luk iletim hatlarının kopması olayı ile benzerliği olmayan, doğrudan İşletme Yönetimi’nin hatalarından kaynaklanan kesintilerdir. Bunlardan en büyüğünü ve tarih olarak en yakınını geçen yıl yurt çapında 10-12 saati bulan çağımızın “31 Mart Vakası” olarak nitelenen 31 Mart 2015 sistem çökmesi olayında yaşadık. Ondan birkaç yıl önce de Bursa Doğalgaz Kombine Çevrim Santralı’nın devre dışı olmasıyla başlayan bölgesel büyük bir sistem çökmesi yaşanmıştı. Son 14 yıllık dönemde yaşanan bu ses getiren sistem çökmeleri gizlilik perdesinin arkasında bırakıldı. 1 Elektrik talep ve Kurulu güç değerleri ile Basının Elektrikle ilgili eleştirileri, F. Behçet Yücel’in 1994 basımı “Yüksek Gerilimli Yıllar” Anı kitabının “70’li Yıllarda Elektrik Kesintileri” bölümünden alınmıştır, sayfa 10-36.
66 Nisan
2016
2015 YILI SONUNDA ELEKTRİK KURULU GÜCÜMÜZ 73.000 MW, BU KURULU GÜCÜN 42.000 MW’IYLA ÜRETİLEN ELEKTRİK ENERJİSİ 264 MİLYAR kWh OLMUŞTUR. BU DEĞERLERLE, ÜLKEMİZİN 1970 - 2016 ARASINDAKİ 46 YILDA ELEKTRİK ENERJİSİ’NDE NEREDEN NEREYE GELMİŞ OLDUĞU, ÇAĞDAŞLIĞA AÇILAN NE KADAR BÜYÜK BİR AŞAMAYA İMZA ATILDIĞI AÇIKÇA GÖRÜLEBİLMEKTEDİR. Kamuoyu, gerçeği ne kadar yansıttığı bilinmeyen yorumlarla oyalandı, olayların gerçek nedenleri bir türlü öğrenilemedi. Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) 1970 yılı Temmuz’unda 1312 sayılı yasayla kuruldu ve aynı yılın Ekim sonunda faaliyete geçti. TEK’in kuruluşunda Türkiye’nin Elektrik Kurulu Gücü 2.200 MW’dan, bu kurulu güçle üretilen -dolayısıyla tüketilen- Elektrik Enerjisi 8,6 milyar kWh’ten ibaretti.2 2015 yılı sonunda Elektrik Kurulu Gücü’müzün yuvarlak hesap 73.000 MW, bu kurulu gücün 42.000 MW’ıyla üretilen Elektrik Enerjisi tüketimimizin 264 milyar kWh olduğu dikkate alınırsa, 1970 ile 2016 arasındaki 46 yılda Elektrik Enerjisi’nde nereden nereye gelmiş olduğumuz, Enerji/Elektrik alanında çağdaşlığa açılan ne büyük bir aşamaya imza atıldığı açıkça görülebilmektedir.
Ulusal Elektrik Sistemi uygulamalarına bakış açılarına ilişkin örnekler çok ilginçtir.3 Geçen yüzyılın 40’lı yıllarındayız. Yapımına savaş öncesi başlanan, ancak İkinci Dünya Savaşı nedeniyle tamamlanıp hizmete girmesinde önemli gecikme yaşanan ilk Çatalağzı Termik Santralı’nın yapımı, savaşın olumsuz etkisi dışında yatırım fiyat artışları dolayısıyla kritik bir safha geçirir. Santralın yapımı, ancak yapımcı firmanın İngiltere Hükümeti’nin desteği ile prestijini koruma isteği sayesinde gerçekleşir. Tesis edildiği dönemin toplam Elektrik talebine göre büyük bir kapasite sayılan 60 bin kW (60 MW) kurulu güçteki santralın 20 MW’lık ilk ünitesi 30 Ağustos 1948’de hizmete girer, santralın tamamı 7 Nisan 1949’da ticari işletmeye açılır. Akabinde basında, Çatalağzı Termik Santralı’nın Karadeniz sahilimizde kurulmasının güvenlik açısından büyük sakınca yarattığı tartışma konusu olur. Güvenlik sakıncası askeridir. O tarihte henüz jilete dönüştürülmemiş olan “Yavuz zırhlımızın 28 mm’lik toplarına denk topları olan silâhlara sahip bir savaş gemisinden sahilimizden 18 km uzaklıkta dik atışla santralın vurulabileceği” ileri sürülür. Bu iddia ciddiye alınarak santralın yapımının durdurulması yoluna gidilirse de, Bakanlar Kurulu kararı ile yapımına devam edilir.
Ne var ki, çağdaşlığa açılan kapıların paslı menteşeleri çok gıcırtı yapıyor. Elektrik Enerjisi’nin tarihsel gelişim öyküsünde de bu pasın etkilerini görüyoruz. TEK’in kurulması ve faaliyete geçmesinden önce, Türkiye kamuoyunun ve özellikle kamuoyu yönlendirici Basın’ın, şaşırtıcı ama bilim ve teknolojik gelişimin araştırma ve öğretim kodlu temsilcileri üniversite profesörlerinin ülkedeki ilk Elektrik Enerjisi ve
Bu defa da üniversite profesörleri; “Santralın kurulduğu maden kömürü havzasının Elektrik ihtiyacı 10.000 kW (10 MW) iken bunun altı katı üretim kapasitesinde santral kurulur mu, bu fakir milletin parası sokağa atılır mı?” iddiasıyla ayaklanırlar. Başta Vatan gazetesi olmak üzere İstanbul basını ateş püskürmeye, santral kurulu gücüne yönelik iddiaya ek olarak “Bu kadar iyi cins maden kömürü santralda yakılıyor” diye feryat etmeye başlar.
2 Değerler, TEDAŞ’ın “TEK’den TEDAŞ’a Genel Müdürlerimiz” anı albümünden alınmıştır.
3 Elektrikle ilgili tarihsel nitelikteki bilgi ve eleştiriler için belge arşivinden yararlanılan sayın F. Behçet Yücel’e teşekkürler.
(Yazarın notu: Günümüzde 10 MW Elektrik kurulu gücü bir endüstri havzasında değil sadece ortalama bir fabrika tarafından kullanılabiliyor). Gazeteciler santrala davet edilirler. Ünlü gazeteci (rahmetli) Ahmet Emin Yalman, sadece Elektrik santrallarında yakıt olarak kullanılabilen toz kömür bulamacını (mikst kömür) tanıyamaz. Kendisine santral yakıtı olarak gösterilen kömürü görünce “Bu kara çamur nedir?” diye sorar ve aldığı yanıttan tatmin olduğunu söyleyerek santraldan ayrılır. Ne var ki, on gün sonra aynı Ahmet Emin Yalman Vatan gazetesindeki köşesinde “En iyi cins kömürlerin santralda yakılarak milletin aldatıldığını” yazmaktadır. Zonguldak maden havzası taşkömürünün ne sanayide ne de konutlarda, başka yerde kullanılamayan tozunu yakıp Elektrik üreten, döneminin ilk büyük kapasiteli sayılan Termik Santralı’nın yerden yere vurulması için bahane üretilmesinden hiç vazgeçilmez. Bir süre sonra santralın ilk işletmeye alınma test çalışmaları sırasında (Çatalağzı-İstanbul 66 kV İletim Hattı henüz tesis edilmemiştir) santralın ünite güçlerini karşılayacak yük (tüketim) olanakları olmadığı için uzmanlar tarafından denize büyük elektrotlar sokularak bu olanağın yaratıldığı söylentisi yayılır. Ancak halkımız bu olaya da kendi kabulleri açısından bakar. Bu durumda da “İhtiyaç olmadığı halde bu kadar büyük santral yapıyorlar dedik, haklı çıktık. Bakın işte Elektriği toprağa veriyorlar” biçimindeki tepkiler ayyuka çıkar. Bu “Elektriği toprağa verme” türü söylemler, bu söylemlerin ilk kez ortaya atıldığı Çatalağzı Termik Santralı döneminden yarım yüzyılı aşan bir süre geçmesine rağmen şaşılacak biçimde günümüzde de varlığını sürdürüyor. 2010 yılında yayımlanan “Enerji’nin Rengi” adını verdiğim Enerji (Elektrik ve Doğalgaz) Sektörü’müzde 1990’lı yılların ikinci yarısı ile 2000’li ilk on yıla ait özgün olayları anlatan kitabımda halkımızın “Elektriği toprağa verme” saplantısını bilgisizlikten kaynaklanan spekülâtif bir davranış olarak değerlendiriyorum. Mavi Akım Doğalgaz Boru
GÜNÜMÜZDE YAŞAMIMIZIN ÖNEM DERECESİ EN YÜKSEK GEREKSİNİMİ TAHTINA KURULAN ELEKTRİK ENERJİSİ’NE TUTKU DÜZEYİNDE BAĞIMLIYIZ. YÖNETİMİ ZOR VE RİSKLİ ELEKTRİK ENERJİSİ’NİN BAŞAT ÜSTÜNLÜĞÜ, NE KADAR KÖTÜ YÖNETİLİRSE YÖNETİLSİN YAŞAMIN GELİŞİMİNE AYAK UYDURMASIDIR Hattı’na ilişkin bir kitabın da yazarı olan gazetecinin4 “Trakya bölgesinde Elektrik toprağa veriliyor” başlıklı haber yazısını eleştiriyor, “Elektriğin toprağa verilmesi” gibi bir söylemin “zırva”dan ibaret olduğunu, çünkü bu tür bir iddianın ya da eylemin bilimsel olarak da, uygulama olarak da kabul edilebilir bir yanı olmadığını, dahası Dünyada bilimsel ya da pratik olarak böyle bir olaydan söz edilemeyeceğini, Elektrik’te “Topraklama” adıyla uygulanan “Güvenlik önlemi”nin de gazeteci-yazarın amaçlayıp anlattıkları ile ilgisi bulunmadığını anlatıyorum. Çatalağzı Termik Santralı’nın Elektriği, Ekim 1952’de bugün sistemde kullanılmayan 66 kV gerilimde bir Enerji İletim Hattı ile İstanbul’a taşınır. Ülkemizin bu ilk Yüksek Gerilim (YG) Enerji Nakil (İletim) Hattı, bugünkü Enterkonnekte Sistemi’mizin (Ulusal Elektrik Şebekesi) temellerinin atılmasına öncülük etmiştir. Bu aşamada da İstanbul basınında Çatalağzı Elektriği üzerine bir yığın yazı yazılır. Başta yine gelmiş geçmiş ünlü gazetecilerimizden (rahmetli) Burhan Felek “Efendim, Çatalağzı gibi uzak yerden Elektrik gelir mi?” demekte, ülkemizde ilk kez gerçekleştirilen Elektrik Enerjisi Enterkonneksiyonu’nu saçma bulmaktadır. Bugün, Fırat üzerindeki sayılı Keban, Karakaya, Atatürk, Birecik Baraj ve Hidroelektrik Santralları’mızdan, Afşin- Elbistan A ve B Termik (linyit) Santralları’ndan, Çukurova bölgesindeki özel sektör santrallarından tüm yurdu kaplayan Enterkonneksiyon Sistemi kapsamında binlerce km’yi bulan 4 Fırat Gazel
380 kV’luk Enerji İletim Hatları’yla İstanbul’a onbinlerce MW, milyarlarca kWh Elektrik Enerjisi taşındığını görenler, geçmişte olan bitenleri herhalde tebessümle anımsamaktadırlar. 70’li yıllarda Keban Baraj ve Hidroelektrik Santralı projesi gündeme geldiğinde bu kadar büyük Elektrik üretim kapasitelerine ülkemizin gereksinimi var-yok, ilk Boğaziçi köprüsü inşaatı duyulduğunda İstanbul’un bu kadar trafiği var-yok tartışmalarının çıktığını yaşı müsait olanlar anımsarlar. Bugün sadece Fırat üzerinde, Keban’ın Elektrik üretim kapasitesini defalarca katlayan Karakaya, Atatürk ve Birecik Baraj ve Hidroelektrik santralları ve sınıra sıfır noktadaki Karkamış regülatör tipi Hidroelektrik santralı bulunuyor. Üçüncü Boğaz geçişi köprüsü yapılıyor. Bir Boğaz geçişi tüneli işletmede, yüksek kapasiteli bir tünel projesi de gündemde. Bu büyük projeler de günümüzde eleştiriliyor ama bu yatırımlara gereksinim yok diye değil. Doğayı mahvediyorlar, kıyamadığımız oksijen deposu yeşil örtümüz ormanlarımızı, doğal yaşam alanlarını yok ediyorlar, baksanıza yaban domuzları kaçacak yer bulamadığı için Boğaz’da yüzüyor, kentte karaya çıkıp insanları kovalıyorlar. Üstelik yeni kentleşme alanları açılıp yeni rant kapılarına yol açılıyor diye. İnsanlar,“Kaş yapalım derken göz çıkarılıyor” endişesinde. Yönetimi zor ve riskli Elektrik Enerjisi’nin başat üstünlüğü, ne kadar kötü yönetilirse yönetilsin yaşamın gelişimine ayak uydurmasıdır. Elektriği tüketenler penceresinden bakılırsa, arada bir kesilse de, fiyatı cep yaksa da, faturalarında Elektrik çalanların ödemediği bedel vatandaşa ödetilse de -doğal olarak haklar aranacaktır- günümüzde yaşamımızın önem derecesi en yüksek gereksinimi tahtına kurulan Elektrik Enerjisi’ne tutku düzeyinde bağımlıyız. Bu nedenle Elektriksiz yapamıyoruz. Bir dakika kesintide bile ekranımız kararınca isyan etmeye hazırız. Bu tutkumuz, vatandaş isyanları oynarken, kamu ya da özel fark etmez, Elektrik Enerjisi’ni yönetenleri öylesine mutlu ediyor ki, tadından yenmez.
67 Nisan
2016
ELEKTRİK TARİHİNdE YOLCULUK OSMAN BAHADIR
Kainatın en büyük kudreti ve hizmetkarı: Elektrik
C
umhuriyetin ilk yıllarında ülkemizdeki öncü elektrik mühendislerinden Prof. Salih Murad Uzdilek, 1936 yılının Ocak ayında Cumhuriyet gazetesinde elektriğin mahiyeti, önemi ve tarihi hakkında dört makale yayınladı. “Fen Aleminden Yapraklar” üst başlığı altında yayınlanan bu makalelerin birincisi, 4 İkincikanun (Ocak) 1936 tarihinde yayımlanmıştı ve “Kainatın en büyük kudreti ve hizmetkarı: Elektrik” başlığını taşıyordu. Prof. Salih Murad Uzdilek bu makalesinde şunları söylüyordu. “Anadolu orta mekteplerinin birinde fen bilgisini okutan bir hoca benden iki mesele hakkında izahat istedi. Vaktimin darlığından dolayı bir Pazar sabahını bu suallere hasredip on onbeş sahife karalayabildim. O sabah beni ziyaret eden üniversite profesörlerinden bir arkadaş, ansiklopedik mahiyette gördüğü bu karalamayı beğendi. Bu yazının diğer hocalara yardımı olur düşüncesiyle Cumhuriyet’te neşrini istedi. Müsveddeleri gözden geçirmekle şu birkaç makale meydana gelmiş oldu. Bu satırları yazdırmak hususunda beni teşvik ettiklerinden dolayı bu iki ve hatta üç meslektaşıma teşekkür ederim. Elektrik kuvvetinin içtimai (sosyal), sınai hayatta oynadığı rol ve tatbik edildiği saha. Dünyanın en büyük elektrik merkezleri ve istihsal (üretim) kudretleriyle gördükleri iş hakkında malumat. İşte üç dört satır tutan iki sual ki ciltlerle kitap dolduran mühim iki mevzu teşkil eder. Elektrik deyince kudretin, umumiyetle elektriki hadiseler dediğimiz şekilde, muayyen (belirli) terakkileri kastedilir. Elektrik ilk defa olarak kehribarı kumaşa sürtmekle hasıl edildiğinden dolayı kehribarın Yunanca ismi olan ilektrondan elektrik ismi çıkmıştır. Elektrik tecrübi ve nazari (teorik) fiziğin uzun bahislerini teşkil etmekte olup buna ait ciltlerle kitaplar doldurulmuş ve doldurulmaktadır. Elektriki hadiselerin esaslarını elektrostatik ve mıknatıs bahislerinde okuruz. Biz burada elektriği yalnız kudret ve tatbikat bakımından gözden geçireceğiz. Halk dilinde yanlışlıkla su kuvveti, buhar kuvveti… dendiği gibi elektrik kuvveti de denmektedir.
68 Nisan
2016
Salih Murat Uzdilek Londra'daki öğrencilik yıllarında...
Esefle söyleyeyim ki, biz umumi dilde ve hatta bazen ilim dilinde de kuvvetle kudret mefhumlarını (kavramlarını) birbirinden ayırt etmiyoruz. Halbuki bu iki mefhum birbirinden çok farklıdır. Yukarıda söylediğim gibi elektrik kainatta mevcut kudretlerin bir şekli olup diğer kudretlerde olduğu gibi bu kudret de bir şekilden diğer şekle tahvil edilebilir (dönüştürülebilir). Kudretin başlıca şekilleri: 1- Cazibevi (su kudreti, merdane gibi), 2- Mihaniki (yayın kurulması, hareketteki cismin kudreti..gibi), 3- Haruri (buhar makineleri, benzin motorları, güneşte olduğu gibi), 4- Kimyevi (pillerde, akümülatörlerde, gıdada, kömürde olduğu gibi), 5- Ziya (Güneşte, lambada, ateş böceğinde olduğu gibi), 6- Mıknatıs (Mıknatıs taşında, elektromanyette olduğu gibi), 7- Adali (İnsanda,
hayvanda), 8- Ses (insanda, hayvanda, eşyada..), 9- Elektrik (şimşekte, yıldırımda, havada). Tabiat kudretinin muhtelif şekillerinden biri olan elektrik kudreti, diğer şekillerdeki kudretlerden çıkarılabilir. Bir makine veya vasıtanın kudreti demekle iş yapma kabiliyetini anladığımızdan, kudret mefhumunun hayat ve binaenaleyh insan ve cemiyeti ne kadar yakından alakadar ettiğini anlamak zor değildir. Bu kudretin kaynağı tabiat olup bizler için bu kaynak güneştir. İnsanların maddeye tapması zaruri (zorunlu) olsa, güneşe tapmak kadar tabii bir şey olmazdı. Güneş olmasa veya biz güneşten uzaklaşsak ne biz, ne hayvanlar ve ne de nebattan (bitkilerden) eser kalmaz. Güneşin bize gönderdiği kudret, ki bu da başlıca haruri (ısıl) ve ziyai şekildedir, yeryüzünde ya tabii veya suni olarak diğer şekillere çevrilmektedir. Bir şelaleyi akıtan güneş olduğu gibi, yel değirmenini çeviren de odur. Güneş kudreti fotosentez vetiresiyle (gerçeğiyle) nebatta birikir. Nebat toprak altında kalarak kömür veya büyüyerek ağaç yani odun olur. Kömür veya odunda saklı olan güneş kudreti (bu şekilde kimyevi kudret) suyu ısıtır, su buhar olur, buhar makinesi elektrik dinamosunu çevirir; bu da binlerce yerlerde kullanılan elektrik kudretini hasıl eder. Bu tahavvül (dönüşüm) esnasında kudretin son şekli olan elektrik kudreti kendisinin validi (doğurucusu) olan kudretten tabii olarak çok az olacağı gibi pahalıya da mal olur. Sanayi inkılabı, endüstri devri dediğimiz bu devir, kömürden hakkıyla istifade etmekle başlar. Daha doğrusu endüstri devri Watt’ın buhar makinesiyle başlar. Makine deyince kudreti bir yerden diğer yere nakleden veya bir şekilden diğer şekle tahvil eden bir vasıta anlıyorsak makinenin cemiyette ve hayatta oynadığı rolün ehemmiyeti anlaşılır. Makineler de iki türlüdür. Mihaniki (mekanik) kudreti mihaniki kudrete tahvil veya bu şekilde nakleden makinelere basit makineler deriz. Mihaniki kudreti mihaniki olmayan kudrete veya mihaniki olmayan kudreti mihaniki kudrete tahvil eden makinelere mürekkeb veya yüksek makineler deriz. Bugünkü medeniyette makine demirbaştır. İngiliz Kralı Üçüncü Corc, Watt’ın ortağı Bolton’a ne işle meşgul olduğunu sorduğu zaman Bolton: “ Haşmetmeab, kralların arzularını tatmin edecek vasıtalar aramakla meşgulüm” diye cevap vermişti. Kral: “ Bu ne olabilir?” deyince, Bolton: “Haşmetmeab kudret kudret!” demiş. (Bolton’un kullandığı kelime kudret değil, takattir. Bu kelime daha yerinde olmakla beraber kulağımız alışmadığı için onu kullanmadım.”
Elektrikgüncesi basından seçilmiş haberler
Enerji • Elektrik • Ekonomi • Politika • Olaylar
İstanbul Avrupa yakası iki kat fazla elektrik tüketti
E
nerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) güncel verilerine göre Ocak ayında Türkiye genelinde elektriğin yüzde 19‘unu İstanbul tüketti. İstanbul Avrupa yakasında yüzde 12,89 oranında tüketim gerçekleşerek, yüzde 6,09 oranında tüketimin sağlandığı Anadolu yakasına göre iki kat fazla oldu. İzmir’de elektriğin yüzde 7,18‘i tüketilerek, yüzde 6,28 oranında tüketimin geldiği Ankara’nın önüne geçti. Bursa’nın elektrik tüketimndeki payı yüzde 4,73 oranında oldu. Antalya ve Kocaeli’nin elektrik tüketimleri ise sırasıyla yüzde 4 ve yüzde 3,9 oranında kaldı. Kaynak: EPDK
70 Nisan
2016
Evlerde daha çok elektrik tüketildi
E
nerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) güncel verilerine göre meskenler Ocak 2016 döneminde 5.324.982 MWh tüketerek bütün tarife grupları içinde yüzde 29,69 oranında pay sahibi oldu. Ticarethane tarifesi kapsamında tüketilen elektrik 5.283.331 MWh ile yüzde 29,46 olarak tespit edildi. En çok elektrik tüketiminin gerçekleştiği tüketici türü olan sanayide ise yüzde 37,46 pay ile 6.717.607 MWh tüketildi. Aydınlatma için tüketilen elektriğin payı 457.141 MWh ile yüzde 2,55 ve tarımsal sulama için 150.366 MWh ile yüzde 0.84 oldu. Ocak ayında toplam elektrik tüketimi Türkiye genelinde 17.933.430 MWh olarak gerçekleşti. Kaynak: EPDK
200 bin borçlu TEDAŞ affından yararlanacak
T
ürkiye’de elektrik faturası borcu miktarı 3 milyar lirayı aştı. Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (TEDAŞ), borç yükünün hafiflemesi ve ödemelerin artması için alacaklarını yapılandırma kararı aldı. Bu kapsamda 200 bin borçlu, çıkarılacak af kapsamından yararlanabilecek. Yapılandırma ile milyarlarca liralık faturanın faizleri silinecek ve geri ödemesi taksitlere bölünecek. Tek istisna Kayseri. TEDAŞ’ın hazırlıklarına başladığı yapılandırma borçları arasında, tarımsal sulama, resmi kurumlar ve belediyeler de var. Şehirlere bakıldığında Kayseri hariç 20 elektrik dağıtım bölgesinden de TEDAŞ’ın alacağı bulunuyor. Tarımsal sulama konusundaki elektrik borçlarının en önemli kısmının, Kaçak elektrik kullanımının yoğun olduğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine ait olduğu tespit edildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı’nın düzenlemeler için görüşme halinde olduğu açıklandı. Görüşmelerin olumlu sonuçlanması ve bir aksilik çıkmaması durumunda borçlar yeniden yapılandırılacak. Ortaya çıkacak sonuca göre düğmeye basılacak. TEDAŞ yetkilileri, dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesi kapsamında, şirketlerin borç ve alacaklarını da devraldıklarını belirtti. Kaynak: TEDAŞ
Hamitabat Santrali’nde çalışmalar sürüyor Limak’a ait Kırklareli’nde yenileme yatırımı devam eden 1,200 MW’lık Hamitabat Kombine Doğalgaz Çevrim Santrali’nin 600 MW’lık ilk blokunun türbin ve jeneratör ekipmanları sahaya ulaştı.
S
iemens’e ait 8000 H serisi türbin ve jeneratör Tekirdağ’da limana indirilmesinin ardından günde 20 kilometre yol alarak toplam 25 günde Hamitabat Santrali’ne getirildi. Ana yüklenici firma Gama Güç Sistemleri tarafından 2017 yılında yeni üniteleri devreye alınacak olan Hamitabat Kombine Doğalgaz Çevrim Santarali, yenileme yatırımının tamamlanmasının ardından yüzde 62 verimlilik seviyesi ile Türkiye’nin en verimli doğalgaz çevrim santrali olacak. Hamitabat Doğalgaz Santrali, İstanbul’un Avrupa yakası ve Trakya’nın en önemli bir besleme merkezi konumunda bulunuyor. Kaynak: Limak
Lisanssız elektrik üretimi yatırımda Kayseri ilk sırada
E
nerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından son yayınlanan elektrik piyasası raporuna göre, Ocak ayı sonu itibari ile lisanssız güneş enerjisi kurulu gücü 75 MW ile en çok Kayseri’de bulunuyor. Lisanssız elektrik üretimi kapsamında, Türkiye’nin kurulu gücü son durumda 395 megavat ulaşmış durumda. 321 megavatı güneş enerjisinden oluşurken geri kalan kapasite ufak çapta biyokütle, rüzgar, hidrolik ve doğal gaz üretim tesislerinden oluşuyor. Lisanssız elektrik üretiminde en çok yatırımın gerçekleştiği ikinci bölge 57MW ile Konya oldu. 28 MW ile Ankara, 26 MW ile Antalya ve 26 MW ile Denizli en çok yatırım alan diğer iller olarak takip etti.
71 Nisan
2016
Ankara elektrik ihtiyacının yüzde 7’sini çöpten karşılayacak Ankara’daki Çadırtepe Katı Atık Depolama ve Bertaraf Tesisi’nde incelemelerde bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Dönmez, ‘Yüzde 100 yerli bir tesisle karşı karşıyayız, bu ülkemiz açısından son derece sevindirici’ dedi.
E
nerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Fatih Dönmez ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, Çadırtepe Katı Atık Depolama ve Bertaraf Tesisi’nde incelemelerde bulundu. Dönmez ile Yılmaz, Sincan’da çöpün enerjiye dönüştürüldüğü, 30 megavatsaat kurulu güç kapasiteye sahip tesis hakkında yetkililerden bilgi aldı. ITC Katı Atık Yönetim Şirketi yöneticisi Ali Kantur yaptığı sunumda, başkent elektriğinin yüzde 3’lük kısmının bu katı atık bertaraf tesisleriyle üretildiğini belirterek, Çadırtepe tesisi gazlaştırma ünitesinin devreye alınması
72 Nisan
2016
ve tam kapasiteyle çalıştırılmasının ardından Ankara’nın elektrik ihtiyacının yüzde 7’lik kısmının bu tesisten sağlanabileceği söyledi. Ankara’nın günlük çöp üretiminin 4 bin 500 ton olduğunu, bunun bin 500 tonunun Mamak’taki tesislerinde bertaraf edildiğini anlatan Kantur, “Sincan Çadırtepe tesisiyle birlikte kalan 3 bin tonluk çöp de bertaraf edilerek elektrik üretilmeye başlandı. Çöplerden, tıbbi atıklardan ve tehlikeli atıklardan elde edilen organik kaynaklar biogaz olarak kullanılıyor diğer atıklar ise termal yöntemlerle yakılarak ve ileri teknoloji ile gaza dönüştürülerek elektrik üretilebiliyor.” diye konuştu. Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlığı Müsteşarı Fatih Dönmez, yerli imkan ve teknolojiyle geliştirilmiş tesisin heyecan verici olduğunu ifade ederek, “Tamamen yerli mühendislik çalışması bir ürünle karşı karşıyayız. Uzunca bir süre Ar-Ge yapılmış, neredeyse yüzde 100 yerli bir tesisle karşı karşıyayız. Bu ülkemiz açısından son derece sevindirici.” dedi. Atıkların bertaraf edilirken bunların
enerjisinden istifade etmenin veya yeniden geri kazanmanın ekonomik katkısına dikkati çeken Dönmez, bu teknolojinin aynı zamanda bölgedeki diğer ülkelere de rahatlıkla ihraç edilebileceğini kaydetti. EPDK Başkanı Yılmaz ise enerji yönetiminin bu gibi tesislerde yaptığı ortak incelemenin teknik açıdan çok önemli olduğunu belirterek, “Bu gibi tesislerin hem çevre açısından hem de enerji üretimi açısından çoğalması lazım.” diye konuştu. Tesisin yerli imkanlarla üretilmesini de değinen Yılmaz, “Biz bu tesisleri görünce gerçekten heyecan duyuyoruz ve heyecanımızı düzenlemelerimize yansıtmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı. Çöp ve katı atıkların bertaraf sorununun çözüldüğü tesisle elektrik üretimi sonrasında kalan yüzde 10’luk kül asfaltlamada kullanılabiliyor. Şu ana kadar 200 milyon dolar yatırım yapılan tesis ilave 150 milyon dolarlık yatırımla birlikte tam kapasite ile çalışmaya başlayacak ve Ankara’da üretilen çöpün tamamına yakınını işleyebilecek. Kaynak: Milliyet
Elektrik kesintisinde Marmara birinci Tüketici Birliği Federasyonu EKE Çalışma Grubu Başkanı Yanılmaz, Son 12 aylık dönemde en fazla elektrik kesintisinin 163 bin 610 saat ile Marmara Bölgesi’nde, en az elektrik kesintisi 23 bin 147 saat ile Güneydoğu Anadolu’da gerçekleştiğini söyledi.
T
üketici Birliği Federasyonu Elektrik Kesinti Endeksi (EKE) 1 Mart 2015 – 29 Şubat 2016 dönemine ilişkin 12 aylık verilerini Tüketici Birliği Federasyonu EKE Çalışma Grubu Başkanı Jale Yanılmaz açıkladı. Yanılmaz, en fazla elektrik kesintisinin 163 bin 610 saat ile Marmara Bölgesinde, en az elektrik kesintisinin ise 23 bin 147 saat ile Güneydoğu Anadolu’da yaşandığını söyledi. En fazla elektrik kesintisinin, 90 bin 856 saat ile Balıkesir, Bursa, Çanakkale ve Yalova illerine hizmet veren Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş’de (UEDAŞ) olduğunu belirten Yanılmaz, en az elektrik kesintisinin 3 bin 791 saat ile Bitlis, Hakkari, muş, Van illerine hizmet veren Van Gölü Elektrik Dağıtım AŞ’de (VEDAŞ) görüldüğüne işaret etti. Tüketici kamuoyunu en fazla rahatsız eden konunun elektrik faturalarında tahakkuk ettirilen kayıp ve Kaçak bedeli olduğunu söyleyen Yanılmaz,”Bu proje ile kayıp ve kaçağın yoğun olduğu bölgelerde elektrik kesintisinin en az düzeyde gerçekleştiği şeklinde ilginç bir sonuç üretildi.” dedi. Yanılmaz,”Kış mevsimi, hava koşullarının olumsuz etkisi enerji tüketiminin artmasına karşın Kasım 2015’ten bu yana elektrik hizmetinde kesintiler başlamıştır. Ocak ayında enerji bedeline yapılan zam ile eş zamanlı olarak yüksek oranda azalan kesintiler yaşanmıştır.” diye konuştu. En fazla elektrik kesintisinin Türkiye genelinde Kasım 2015’te 72 bin 252 saat, en az elektrik kesintisinin Ocak 2016’da 35 bin 367 saat olarak kayıtlara geçtiğini söyleyen Yanılmaz, şunları kaydetti: “İllere göre en fazla elektrik kesintisi, 66 bin 96 saat ile İzmir’de, en az elektrik kesintisi 10 saat ile Uşak’ta yaşandı” Dönemin ilk 10 ayında, Aralık 2015’e kadar endeksin yüksek seyrettiğini belirten Yanılmaz, Elektrik Endeksi Ocak 2016’dan itibaren düşüş eğilimine girdiğini ve 2016 yılı başında elektrik bedeline yapılan zammın, endeksi bu yönde etkilediğini söyledi. Kaynak: TBF
İETT’den rüzgar enerjisine yatırım Beylikdüzü Metrobüs Park Sahası’nda rüzgar türbini kurulumu gerçekleştiren İETT, yenilenebilir enerji yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. İETT’nin Kartal Peron Alanı’na tesis ettiği ‘’rüzgar türbini’’ yılda yaklaşık 6 bin 250 kWh elektrik üretimi sağlayacak.
Y
enilenebilir enerji tesislerinin ilkini Beylikdüzü’nde kuran İETT, bu tesislerin sayısını arttırarak Kartal Peron alanına da rüzgar türbini kurdu. Kartal Peron Alanı’na yerleştirilen 2,4 kW’lık rüzgar türbini şebeke elektriğinden bağımsız şekilde çalışarak peron alanında yer alan İşletme binasına elektrik sağlayacak. Yılda yaklaşık 6 bin 250 kWh elektrik üretimi yapması öngörülen sistem önümüzdeki günlerde 6 kW’lık güneş panelleri ile desteklenecek. Yıllık enerji üretim miktarına göre sistem yılda yaklaşık 3 bin kilogram karbondioksit gazı salımını engelleyecek ve yaklaşık 250 ağacın sağlayacağı katkıyı sağlayacak. İETT, Beylikdüzü Metrobüs Park Sahası’nda rüzgar enerjisinden elektrik üreten ilk rüzgar türbinini kurulumunu gerçekleştirmişti. Şebeke elektriğinden bağımsız şekilde çalışan ve Beylikdüzü Metrobüs İşletme binasına elektrik sağlayacak sistem yılda yaklaşık 17 bin kWh üretim yapması öngörülmüştü. Kaynak: Alternatif Enerji
73 Nisan
2016
Hazırlayan: Can Cengiz
www.elektrikdergisi.com
ENERJİ DÜNYASINDAN
“Rus gazı Ukrayna için 180 dolardan daha ucuz olacak”
Rus haber ajansı RIA Novosti’de yer alan habere göre, Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak, ikinci çeyrekte Ukrayna’ya doğalgaz fiyatının kontrata göre bin metreküpte 180 dolardan az olacağını, indirim olmasa bile bu fiyatın rekabetçi bir seviye belirleneceğinin altını çizdi. Ukrayna Enerji ve Kömür Sanayi Bakanı Vladimir Demçişin ise daha önce yaptığı açıklamada, Rus gazının 1 Nisan itibarıyla bin metreküpte 185 dolar olacağını belirterek, Avrupa’dan aynı miktarda doğalgazı 170 dolara aldıklarını hatırlatmıştı. Kaynak: RIA Novosti
İran’ın günlük petrol ihracatı 2İranmilyon varili aştı Petrol Bakanı Zengene, İran’ın ihraç ettiği petrol miktarının
günlük 2 milyon varili aştığını açıkladı. İran resmi ajansı IRNA’nın haberine göre, İran Petrol Bakanı Bijen Namdar Zengene, yaptırımların kaldırılmasından sonra ihraç edilen petrol miktarının iki kat arttığını söyledi. Zengene, “Yaptırımların kaldırılmasından sonra İran’ın ihraç ettiği petrol miktarı günlük 2 milyon varili aştı.” ifadesini kullandı. Bu, İran’ın P5+1 ülkeleri ile imzaladığı nükleer anlaşma sonrasında yaptırımların kalkmasından sonra koyduğu ‘günlük 2 milyon varil petrol ihracı’ hedefine ulaştığı anlamına geliyor. Kaynak: IRNA
Çin, nükleer enerji yatırımlarını artırıyor Yenilenebilir enerjiye yaptığı yatırımlarla dünya lideri konumunda bulunan Çin,
nükleer enerjiye olan yatırımlarını da artırıyor. Yayımlanan yeni planlara göre iki yeni nükleer santral de yolda. Yenilenebilir enerji yatırımlarıyla son zamanlarda kendisinden çokça bahsettiren Çin, nükleer enerji için de yatırımlarını hızlandıracağını duyurdu. China National Nuclear Power tarafından yayımlanan yeni planlara göre uzak doğu ülkesi 2016 yılında 4.8 milyar dolarlık yeni bir yatırım yapacak. Yeni planlar aynı zamanda iki yeni nükleer santrali de içeriyor. Fosil enerji kullanımını azaltmak isteyen Çin bu alanda özellikle nükleer santrallere güveniyor. Düşük karbon salınımı ve yüksek verimliliğiyle uzak doğu ülkesinde çok önemli bir konuma sahip olan nükleer enerji için China National Nuclear Power başkanı He Yu,”Çin’in enerji sisteminde nükleer enerji yeri doldurulamaz bir role sahip.” ifadelerini kullanıyor. Kaynak: Haberler
74 Nisan
2016
Irak’ın petrol geliri şubatta 2 milyar doları aştı Irak Petrol Bakanlığı
tarafından yapılan açıklamada, Irak’ın güney bölgelerinden elde edilen ve toplam 36 uluslararası petrol şirketi tarafından pazarlanan 93,5 milyon varil petrolden 2 milyar Doların üzerinde gelir elde edildiği belirtildi. Ekonomi Bakanlığı’nın ‘Ekonomi Blog’unda yer alan habere göre, şubat ayı ortalama varil fiyatı 24,53 dolar oldu. Kaynak: Irak Petrol Bakanlığı
Almanya’nın elektriğinin yüzde 30’u yenilenebilir enerjiden Almanya`da 2015 yılında yaklaşık 647 milyar
kilovatsaatlik elektrik üretilirken, bunun yüzde 30`luk kısmı yenilenebilir enerji kaynaklarından geldi. Yeşil elektrik ülkede geçen yıl genel olarak yüzde 13’le en çok rüzgardan sağlandı. Avrupa’nın en fazla enerji tüketen ülkesi Almanya, geçen yıl toplam elektrik üretiminin yüzde 30’unu yenilenebilir kaynaklardan sağladı. Almanya Federal İstatistik Ofisinden (Destatis) derlenen verilere göre, geçen yıl Almanya’da yaklaşık 647 milyar kilovatsaatlik enerji üretildi. Geçen yıl toplam brüt elektrik üretiminin yüzde 30’luk kısmına denk gelen 194,1 milyar kilovatsaati, ülkenin radikal kararlar alarak büyük yatırım yaptığı yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandı.Yeşil elektrik ülkede geçen yıl genel olarak yüzde 13’le rüzgar gücünden, yüzde 7 ile biyokütleden ve yüzde 6 ile de fotovoltaikten (güneş ışığını elektriğe dönüştüren sistem) elde edildi. Kaynak: Destatis
Hindistan’da yenilenebilir enerji üretimi nükleer enerji üretimini geçti 1.2 milyar nüfuslu Hindistan’ın yenilenebilir enerjiye yıllardır yaptığı yatırımlar yavaş
yavaş meyvesini vermeye başladı. Ülkenin güneş ve rüzgarla elde ettiği enerji, nükleer enerjiden elde ettiği miktarı geçti. Son verilere göre, ülkede üretilen elektriğin yüzde 5.6’sı yenilenebilir kaynaklardan gelirken, nükleer enerji ile yüzde 3.2’lik bir üretim yapılıyor.Hindistan’ın en büyük yenilenebilir enerji kaynağı rüzgar santralleri oluşturuyor. Ancak son yıllarda güneş enerjisi alanında da yatırımlar artırıldı. Hindistan’ın 2022 hedefi ise, yenilenebilir enerji kaynaklarını ülkenin ikinci en büyük enerji kaynağına çevirmek olarak biliniyor. Kaynak: Enerji Enstitüsü
75 Nisan
2016
TRAFO • TANITICI RÖPORTAJ
General ElectrIc
GE GEBZE GÜÇ TRANSFORMATÖRLERİ FABRİKASI YILLARDIR ALANINDA İHRACAT ŞAMPİYONU 1966 yılından bu yana Türkiye’de üretimini sürdüren GE Güç Transformatörleri Fabrikası alanında dünyanın en büyük ve en modern tesislerinden biri olarak tanınıyor. Hem güç hem de gerilim olarak çok geniş bir bantta güç transformatörleri üreten tesis, üretiminin yaklaşık yüzde 85’ini ihraç ediyor.
Ürettiğiniz (tamir ve bakımını yaptığınız) trafo tip ve karakteristikleri hakkında bilgi verir misiniz? Gebze tesislerimizde, hem güç hem de gerilim olarak çok geniş bir bantta, orta ve büyük güçte, güç transformatörleri üretiyoruz. 500 kV’a kadar olan üst sınırımızı yeni test laboratuvarı yatırımımız ile birlikte 800 kV’a çıkarttık. Şebeke transformatörleri, generatör transformatörleri, endüstriyel tesisleri besleyen transformatörler, oto transformatörler, şönt
Hakan Karadoğan Güç Transformatörleri Ünitesi Genel Müdürü General Electric Şebeke Çözümleri
76 Nisan
2016
reaktörler üretim programımızda yer alıyor. Bunların yanında özel transformatörler de üretiyoruz. Fabrikamız özel transformatörler konusunda GE’nin yetkinlik merkezi. Burada sadece ürün üretmiyoruz aynı zamanda teknoloji de üretiyoruz. Burada geliştirilen teknolojiler firmamızın dünya genelinde bulunan fabrikalarında kullanılıyor. Bu özel transformatörlere yakından bakacak olursak, demir-çelik endüstrisinde kullanılan ark ocağı fırın transformatörleri, metal endüstrisinde kullanılan akım doğrultucu transformatörler, raylı sistemleri besleyen transformatörleri görebiliriz. Gebze tesislerimiz, özel trafolar konusunda hem GE’nin hem de Türkiye’nin en yetkin ve en büyük fabrikalarından biri ve bu alanda bir çok ilke de imza attı. Bunlardan biri 2012 yılında Alman Devlet Demiryolları’nın (Deutsche Bahn AG) hızlı tren enerji hattı için üretilen teknik özellikleriyle benzersiz iki transformatör. 27.5 metre uzunluk, 5.5 metre genişlik ve 9.1 metre yüksekliğe sahip transformatörler, bugüne kadar üretilmiş en büyük konverter transformatör olarak tüm dünyada övgüyle karşılandı. Bu transformatörler, Alman Devlet
Demiryolları’nın çok önemli bir kesişme noktası olan Mannheim’da tesis edilen Statik Frekans Konverter Sisteminin giriş ve çıkışını besleyerek çok önemli bir rol üstlenmekte. Bir diğer ilk de Sırbistan’da Nikola Tesla Enerji Santralinde kullanılmak üzere üretilen generatör transformatörü. 725 MVA, 21/410 kV yükseltici transformatör şimdiye kadar Türkiye’de tasarlanan ve üretilen en büyük yükseltici transformatör olma özelliğini taşıyor. Sırbistan’ın en büyük enerji santrali kompleksi Nikola Tesla Enerji Santrali, senelik 18 TWh elektrik üretimiyle neredeyse ülkenin yarısının enerji ihtiyacını karşılıyor. GE’nin yükseltici transformatörü, generatörden elde edilen elektriği yüksek gerilim nakil hattı ile tüketim yerine kadar ulaştırarak enerji santralinin, 400 kV Sırbistan iletim şebekesine bağlanmasında kritik bir rol oynuyor. Bu tip transformatörler işletme ömürleri boyunca aşırı uyarılma, yüklenme ve ısınmaya maruz kalırlar. GE, müşterinin taleplerine uygun olarak dizayn edilen bütün bileşenleri ile birlikte, santral için özel bir mekanik tasarımla üretilen transformatörü aynı zamanda izleme sistemi ile donattı. Kesintisiz güç iletimi sağlamak için kullanılan en son teknolojiyle tüm parametreler tasarım ve üretim süreçlerine entegre edildi ve transformatör, MS3000 on-line durum izleme sistemi ile donatıldı. MS-3000 on-line durum izleme sistemi ile Nikola Tesla Enerji Santrali, güç transformatörünün performansını ve güvenli işletim koşullarını on-line değerlerdirme
imkanına sahip. Dünyanın en büyük 3 fazlı ayarlı şönt reaktörü üretimi de yine fabrikamızda tasarlandı ve üretildi. TEİAŞ için üretilen bu şönt reaktörler geniş bir ayar sahasında kullanılarak değişen ihtiyaca göre ayarlanabiliyor ve trafo merkezinin verimliliğini arttırıyor. Ayarlı şönt reaktörler ile aynı trafo merkezi için birçok farklı değerlerde reaktörler almak yerine bir adet ayarlı reaktör alarak yatırım ve yedek tutma maliyetini azaltmak mümkün. İki önemli projelerimizden de bahsetmek isterim. Bunlardan biri Riyadh Metro projesi. National Contracting Company ve Al Toukhi Company ile imzaladığımız yaklaşık 40 milyon Euro’luk sözleşme kapsamında Suudi Arabistan’ın yapımı devam eden, dünyanın en büyük anahtar teslim metro projelerinden biri olan Riyadh Metro projesi için 17 adet güç transformatörü, 11 adet şönt reaktör ve 8 adet oto-transformatörü
üretiyoruz. Bu transformatör ve reaktörler Riyadh Metro hattına enerji sağlayacak 4 adet 380 kV trafo merkezinde kullanılacak. Üretilen transformatörlerin büyük kısmınınsevkiyatı tamamlandı. Binlerce insanın her gün temiz, konforlu ve güvenli koşullarda seyahat etmesine imkan sağlayacak dünyanın en büyük metro projelerinden birinin enerji alt yapısına destek sağlayacağımız için gururluyuz. Bu proje SEC’in (Suudi Arabistan Elektrik Şirketi) firmamızın ürünlerine olan güvenini göstermesi açısından ayrıca önem arzetmekte. Riyadh Metro projesiyle Suudi Arabistan enerji piyasasındaki varlığımızı daha da güçlendirecek ve 380 kV segmentindeki pazar payımızı arttıracağız. Ayrıca bu proje ileri dönemdeki yeni projeler için de bize oldukça güçlü bir referans sağlayacak. Bir diğer önemli projemiz ise 486 MW’lık gücüyle dünyanın en büyük yüzer enerji santrali olacak olan Karadeniz Powership Osman Khan için ürettiğimiz transformatörler. Yüzer santral alanında öncü ve dünya lideri olan Karadeniz Enerji Grubu ile imzaladığımız sözleşme kapsamında 200 MVA güç transformatörlerinin üretim ve teslimatını gerçekleştirerek devreye alma, saha testleri ve yedek parça temini çalışmalarını yürütüyoruz. Yüzer santraller, ihtiyacı olan ülkelere hızlı bir şekilde konuşlandırılıp rıhtıma demirleyerek hemen elektrik şebekesine bağlantı sağlayan ve esnekliği ve elverişliliği ile kısa vadeli enerji sorunlarını anında çözen yenilikçi bir çözüm. Daha fazla
77 Nisan
2016
insana sürdürülebilir ve güvenilir elektrik sağlama için önemli bir adım olan yüzer santral projenin bir parçası olduğumuz için çok mutluyuz. Servis konusunda da iddialıyız. Uluslararası bir organizasyona sahip olduğumuz için ürünlerimizi sattığımız her ülkede veya yakınlarında bir GE servisi mutlaka bulunuyor. Arıza ve servis ihtiyacı olduğunda hızla bu servislerimizi ilgili noktalara yönlendirebiliyoruz. Yerinde çözülebilecek türden sorunlar uzman ekiplerimiz tarafından müşterimizin tesislerinde çözümlenebiliyor. Daha komplike bir sorun ile karşılaşıldığında, fabrika servisimiz devreye girebiliyor. Dünyanın en büyük trafo tamir fabrikalarından birisi Gebze sahamızda bulunuyor. 800 MVA 400 kV’a kadar trafoların tamirini gerçekleştirebiliyoruz. Atölyemizin kendine ait fırınları, yüksek kapasiteli vinçleri, test ekipmanları, laboratuvarları mevcut. Tamir fabrikamızda farklı markalı trafoların tamiratını marka bağımsız olarak gerçekleştirebiliyoruz.
Tesislerinizin özelliklerini açıklar mısınız? GE’nin tam kapasite devreye giren üçüncü test laboratuvarı, hem boyut hem de test kabiliyeti olarak Türkiye ve çevresindeki en büyük laboratuvar. GE’nin tam kapasite devreye giren üçüncü test laboratuvarı, hem boyut hem de test kabiliyeti olarak Türkiye ve çevresindeki en büyük laboratuvar. 1966 yılında kurulan Gebze tesisimiz,
78 Nisan
2016
güç transformatörü alanında dünyanın en büyük ve en modern üretim tesislerinden biri. 90.000 metrekare açık alan üzerinde yaklaşık 50.000 metrekare kapalı alana sahip tesisimizde 900 den fazla çalışanımız bulunuyor. Sahamızda toplam 3 fabrika bulunmakta. Birincisi güç trafoları üreten ana fabrikamız; ikincisi bu fabrikaya kazan ve mekanik komponent üreten fabrika; üçüncüsü de tamir fabrikamız. 24 saat, 3 vardiya şeklinde üretime kesintisiz devam ediyoruz. Ayrıca yeni yatırımlarla da büyümeyi sürdürüyoruz. 2014 yılı sonunda üçüncü test laboratuvarımızı tamamladık. Bu yatırım bizim için çok önemliydi çünkü tesisin kapasite olarak büyümesinin önündeki en önemli darboğaz test laboratuvarı. Ürettiğimiz tüm trafolar teste tabi tutuluyor ve buna göre müşterilere sevk ediliyor. Bu testler
müşteri nezdinde, standartlarda ve şartnamelerde belirtildiği şekilde gerçekleştiriliyor. Hatta çoğu test olası arıza koşullarına göre yapılıyor. Bu sebeple test prosesi bizim üretimimizin açısından çok önemli. Aktif olarak kullandığımız iki adet test laboratuvarımız vardı, üçüncü laboratuvarımızın tam kapasite devreye girmesiyle birlikte hem üretim kapasitemiz hem de üretebileceğimiz trafo gücü ve gerilimi arttı. Bu laboratuvar hem boyut hem de test kabiliyeti olarak Türkiye ve çevresindeki en büyük laboratuvar. Türkiye şebekesinde maksimum gerilim 380 kV olmasına rağmen, laboratuvarda kullanacağımız özel ekipmanlarla 800 kV’a kadar trafoları burada test edebiliyoruz. Tesisimizde üretimin yanısıra ayrıca tüm bu trafoları dizayn edebilecek mühendislik gruplarına da sahibiz. Yaklaşık 60 kişinin çalıştığı bir mühendislik bölümümüz
Mamullerinizin sahip bulunduğu standartlar ve dış pazarlardaki kullanımına ilişkin neler söyleyebilirsiniz?
var. Bu gruptan ayrı olarak yine bu sahada Ar-Ge çalışmaları yapmaktayız. Konusunda yetkin personelimizle hem özel hem de diğer ürün gruplarıyla ilgili Ar-Ge çalışmalarımızı sürdürüyoruz.Ar-Ge Merkezi Belgemiz de geçtiğimiz yıl Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından tarafımıza takdim edildi, artık Türkiye’nin sayılı ARGE Merkezleri arasındayız. Tesis ve üretimimiz hakkında altını çizmek istediğim en önemli noktalardan biri, üretimimizin her aşamasında bizim için en öncelikli konu olan İş Sağlığı ve Güvenliği. 2012 yılında firmamız, dünya genelinde tüm sektörlerini, yöneticilerini, çalışanlarını ve yüklenicilerini kapsayan bir İş Sağlığı ve Güvenliği programını hayata geçirdi. Bu program yüksek riskli faaliyetlere odaklanan ve firmamızın Dünya genelinde tüm çalışanlarını ve yüklenicilerini, fabrika, atölye,
proje ve şantiyelerde firma için çalışırken oluşabilecek kazalardan korumayı amaçlayan bir program. Bu program çerçevesinde düzenli olarak tüm tesisler denetime tabii tutuluyor. Yapılan en son denetimde Gebze tesisimiz hedeflerin çok üzerinde %98’lik bir skor elde ederek GE’nin Dünya genelindeki tüm Güç Transformatörleri üniteleri içinde en iyi sonucu aldı ve İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda üstünlüğünü kanıtladı. Öncelik İş Sağlığı ve Güvenliği: Firmanın Dünya genelinde yapılan İş Sağlığı ve Güvenliği denetimlerinde Gebze tesisi %98’lik bir skorla tüm Güç Transformatörleri üniteleri içinde en iyi sonucu aldı Öncelik İş Sağlığı ve Güvenliği: Firmanın Dünya genelinde yapılan İş Sağlığı ve Güvenliği denetimlerinde Gebze tesisi %98’lik bir skorla tüm Güç Transformatörleri üniteleri içinde en iyi sonucu aldı
Üretimimizin yaklaşık %85’ini ihraç ediyoruz. Yıllardır “Transformatörler, Endüktörler” kategorisinde Türkiye’nin ihracat şampiyonuyuz ve ülke ekonomisine verdiğimiz katma değerden dolayı gururluyuz. Kuzey ve Güney Amerika’dan Asya’ya, Afrika’dan Avrupa’ya tüm kıtalara ürün gönderiyoruz. Özellikle son yıllarda Ortadoğu ülkelerine yaptığımız ihracatta yüksek bir artış var. Doğu Avrupa, Türki Cumhuriyetler ve Kuzey Afrika gibi gelişmekte olan, enerji yatırımlarının yoğunlaştığı ve yeniden yapılanma süreci geçiren bölgelerdeki ülkelere yaptığımız ihracat rakamları da sürekli olarak artıyor. Gelişmiş ülkeler sınıfında yer alan Avrupa Birliği ülkelerinden Almanya, Fransa, Yunanistan, İtalya, İspanya, Portekiz ve yine ABD, Kanada gibi ülkelerdeki birçok müşteri ile de uzun yıllardır devam eden iyi ilişkilerimiz mevcut. Firma olarak yapılanmamızı da bu geniş coğrafyaya göre organize ediyoruz. Farklı ülkelerden, farklı kültürlerden, farklı dillerden müşterilerimizin isteklerine ve ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yapılanıyoruz. İhracatta başarılı olmak için öncelikle farklı ülkelerdeki farklı çalışma şartlarına uygun kalitede ürünler üretebilmelisiniz. Biz değişik atmosfer ve iklim şartları, çok kirli ortamlar ve benzeri zorlu koşullar için farklı çözümler geliştirebiliyoruz. Örneğin bugün için, eksi 50 santigrat derece ile artı 50
79 Nisan
2016
santigrat derece, hatta daha fazla çalışma şartlarına uygun ürünler üretiyoruz. İzlanda’da da müşterimiz var Suudi Arabistan’da da; hepsinin ihtiyaçlarını karşılayabiliyoruz. Bunu sağlarken hem malzeme hem de dizayn yönünden oldukça dikkatliyiz. Örneğin trafonun çalışacağı ortam çok sıcaksa önce dizayn olarak soğutma sistemini tasarlıyoruz. Tam tersine çok soğuksa bu defa da malzemeyi çok iyi seçiyoruz. Açık denizde bulunan bir petrol platformunda tuzlu suyun sebep olacağı etkiler ön plana çıktığı için trafonun bundan etkilenmesini önleyecek, asgari düzeyde tutacak dizayn ve malzeme seçimi yapıyoruz. Kısacası sahip olduğumuz mühendislik becerisi ve birikimiyle öncelikle dizaynımızı çalışma koşullarının gerektirdiği şekilde yapıyoruz. Mühendislik becerisiyle birlikte sahip olduğumuz teknik altyapı da bize çeşitli avantajlar sağlıyor. Derinlemesine analizler yapmamıza yarayan çok özel yazılımlarımız var. Örneğin deprem simülasyon yazılımı bunlardan birisi. Ürettiğimiz trafoların olası bir deprem anında çalışmaya, sisteme enerji vermeye devam etmesi hayati önemde. Sahip olduğumuz yazılımlar; bunu sağlayacak ürünler geliştirilmesine yardımcı oluyor. Bunların yanında, değişik ülkelerde kullanılan değişik standartlara, farklı alanlarda geçerli olan farklı standartlara uyum sağlamak için yaptığımız çalışmalar da bize ihracatta başarıyı getiriyor. Firma yıllardır “Transformatörler, Endüktörler” kategorisinde Türkiye’nin ihracat şampiyonu
80 Nisan
2016
Firma yıllardır “Transformatörler, Endüktörler” kategorisinde Türkiye’nin ihracat şampiyonu
Çevresel sorunlara nasıl yaklaşıyorsunuz, ürünlerinizi sürdürebilirlik açısından değerlendirir misiniz? Öncelikle şunu belirtmek isterim, biz tüm üretim sürecimizde çevreye saygıyı esas alıyoruz. Tesisimiz, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, sanayi tesislerinin arıtma konusunda duyarlılığının artmasını sağlamak, teşvik etmek, çevreye saygılı ve çevre konusunda yatırım yapan işletmeleri ödüllendirmek amacıyla düzenlediği Çevreci Tesis Ödüllerinde, Türkiye genelinde seçilen toplam 48 tesis, Kocaeli Bölgesinden seçilen 5 tesis arasına girerek “2015 Çevreci Tesis Ödülünü” kazandı, bununla gurur duyuyoruz. Bu ödül, çevresel sorunlara nasıl yaklaştığımızı zaten özetliyor. Konuya trafo teknolojisi açısından bakarsak son yıllarda çevre
duyarlı ürünler konusunda trafo sektörü önemli ilerlemeler sağladı diyebiliriz. Biz çevre duyarlı ürünler üretilmesi konusunda da sektörün öncülerindeniz. Deniz kenarında veya ormanlık alan içinde bulunan trafolarda yağ kaçağı gibi bir sorun yaşanırsa çevreye zarar vermemesi için bitkisel yağ talep edilebiliyor. Biz kullanıcıların duyarlılığı ve talepleri doğrultusunda trafoların içinde bitkisel yağ kullanabiliyoruz. Bu yağlar ayrıca yangına karşı da yüksek dayanıklılık sağlıyor. 220 kV’a kadar bitkisel yağ kullanılan trafolar üretebiliyoruz, bunu 400 kV’a kadar çıkarmak için çalışmalarımız sürmekte. Çevreye duyarlı transformatör üretimi kapsamında düşük gürültülü, düşük kayıplı transformatörlerimiz de mevcut. Ayrıca dizaynla ilgili tedbirler alınarak çevreye daha az zarar veren ürünler geliştirmeye de devam ediyoruz. Yeşil transformatör adı verilen ürün ailemiz bunların hepsini barındırıyor.
Trafo kullanıcılarına ürün tercihi konusunda ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz? Trafolar çok uzun ömürlü olan ürünler olup verimli ve güvenilir bir şekilde çalışmaları hizmet verdikleri tesisler için son derece önemlidir. Benim yatırımcılara tavsiyem uzun vadeli düşünmeleri, fiyat ile birlikte, ürün ve servis kalitesine odaklanmaları. Ayrıca projelerine en uygun trafoyu seçebilmeleri için tedarikçilerinden iyi bir mühendislik hizmeti alabilmeleri gerekir. Tüm bunlar içinse gerekli insan kaynağı ve teknolojik alt yapıya sahip firmaları tercih etmeleri gerekir.
Trafo Komponentleri üretiminde bir dünya lideri Trafo Komponentleri üretiminde bir dünya lideri olan Enpay, 60’tan fazla ülkedeki müşterilerine yenilikçi ve son teknolojiye sahip, dünya standartlarında ürün ve çözümler sunuyor; 30 yılın deneyimini yansıtan özel çözümleriyle enerji sektöründeki müşterilerinin ürün performanslarını en üst düzeye taşıyor. GÜÇ TRAFOSU NÜVELERİ • Güç & Dağıtım Trafosu Nüveleri • Tren Trafosu nüveleri • Ön Dizimli Laminasyon Kesim • Şönt Reaktörler • Ekran Paketleri • Dalga Duvarlı Kazanlar
GÜÇ TRAFOLARI İÇİN YG İZOLASYON KOMPONENTLERİ • KİT • Sargı Çıkış Yalıtkanı • Borulu Sektör, Sektör Yaka (Halka Açılı) • Silindir, Araparça, Çıta, Soğutma Kiti • Mesnet Halkası Ekranlı Kasnak, Halka Ekran • Baskı Halkası
ENPAYBOARD • Transformerboard 1 mm’den 8 mm’ye kadar. • Yapıştırılmış Kalın Plaka 9 mm’den 140 mm’ye kadar. ELBC - Kazeinle Yapıştırılmış Kalın Plaka ELBP - Polyesterle Yapıştırılmış Kalın Plaka
AKIM TRAFOLARI Current Transformers • Gaz İzoleli kesiciler için OG ve YG Buşing Tipi Akım Trafoları • YG güç trafoları için Buşing Tipi Akım Trafoları
SARMA NÜVELER
• ENSI® Sife Nüveler • ENNI® Nikel Nüveler • ENNANO® Nanokristalin Nüveler • ENAMOR® Amorf Nüveler
web site: www.enpay.com
e-mail: info@enpay.com
TRAFO İZOLASYON TASARIMINDA BARİYERLİ SİSTEMLER İLE ESKİ GELENEKSEL SİSTEMLERİN KARŞILAŞTIRILMASI EMRE ÖZTÜRK Elektrik Yüksek Mühendisi Cigre A2 Observer Member Günümüz trafo sektöründe trafo üreticileri gerilim seviyelerine göre sargı çıkışını buşhinge bağlamak için çeşitli sistemler kullanırlar. Yıllar önce kullanılan kalın temel izolasyonlu sistemler ekonomiklikleri, güvenilirlikleri ve trafo içindeki ömürleri incelendiğinde yerlerini birçok konuda üstün teknolojiye sahip bariyer sistemlerine bırakmışlardır. Bariyer sistemleri daha küçük hacimlerde daha fazla gerilim seviyesine karşı koruma sağlar ayrıca daha güvenli ve daha büyük kısmi deşarj başlangıç gerilim seviyesine sahip dizaynlardır. Aşağıda karşılaştırma eğrilerine göre aynı gerilim seviyesine sahip 2 farklı sistemin karşılaştırma sonuçları yorumlanmıştır. Resimdeki mesafeler uygulanan projelerden alınarak seçilmiştir.
Bariyer Sistemler Elektirk Alan Dağılımı Çalışması Bariyer sistemleri Elektrostatik analiz için geliştirilmiş programlar ile Kısmi boşalma dizayn eğrilerine göre yüksek gerilime sahip ana ekrana temel izolasyon sarılmış ve dışına izolasyon katmanları (bariyerler) yerleştirilerek tasarlanmış sistemlerdir. (Resim 1)
Resim 1 Bu sistemler bariyerler ile oluşturulan yağ kanallarının kısmi boşalma ihtimalleri değerlendirilerek en güvenli biçimde tasarlanmışlardır. Bariyer sistemleri tüm sistemin daha küçük hacimli olarak tasarlanmasına olanak sağlamaktadır. Bariyer sistemleri ince ve katmanlı izolasyon sistemi oldukları için kurutma prosesinde daha iyi bir performans sergilemektedir. Eski geleneksel yöntemlere göre daha güvenli ve kurutma prosesleri daha az sürede tamamlanıp zaman ve enerji tasarrufu sağlamaktadır. Yüksek gerilim ekranının toprak gerilimine sahip bölgelere olan mesafesi daha kısa olduğu için bu trafolar daha küçük hacimlerde üretilirler dolayısı ile daha az trafo yağı kullanımına ve daha az trafo çeliği (kazan) kullanımına olanak sağlar. Bu sistemler kullanılarak üretilen trafolar daha küçük hacim kapladığı için transport işlemi daha kolaydır. Kısmi deşarj değerleri daha küçük olduklarından dolayı da bu trafolarım ömürleri uzundur.
Geleneksel Sistemler Elektirk Alan Dağılımı Çalışması Eski geleneksel sistemlerde yüksek gerilime sahip iletkene veya ekrana çok kalın izolasyon sarılarak yüzey üzerindeki elektrik alan şiddeti düşürülmesi planlanmıştır. (Resim 2)
Resim 2 400 kV 550 kV seviyesinde bu tür tasarımlar sistemi olumsuz etkilemektedir. Kalın tutulan temel izolasyonun kurutulması ve yağ emdirilme prosesi oldukça uzun ve güçtür. Trafo aynı gerilim seviyesinde bariyer sistem yerine geleneksel dizaynı kullandığında yüksek gerilim iletkeninden toprağa bağlı trafo tankına olan mesafenin arttırılması gerekmektedir. Bu daha fazla trafo yağı ve trafo çeliği kullanılması demektir. Tek bir büyük yağ kanalı olduğu için kısmi boşalma oluşma ihtimali daha yüksek dolayısı ile trafo ömrü daha kısa olabilir. Yağ akışını sağlayacak kanallar olmadığı için sıcaklık yüzeylerden daha zor uzaklaştırılır. Bu izolasyon malzemesinin yaşlanmasını olumsuz etkiler. Sonuç; Trafo üreticilerinin geleneksel sistemler yerine bariyer sistemleri tercih etmesi trafolarını dizayn aşamasında optimize ederken üretim ve parça maliyetlerini düşürmekte, sevkiyat maliyetleri de azaltırken işletmede de gösterdiği performans ile trafo ömrünün uzatılmasını sağmaktadır.
9$(67 6Ăľ/Ăľ.21 9( .2032=Ăľ7 8<*8/$0$/$5,
D 550 kVâ&#x20AC;&#x2122;a kadar Silikon Kompozit; Â&#x161; 7iaĂ&#x203A; l[ =[h]_ ĂŞpebWjÂ?hb[h_ Â&#x161; C[id[j ĂŞpebWjÂ?hb[h_ Â&#x161; 9_^Wp Eoka ĂŞpebWjÂ?hb[h_ D :[c_hoebk ĂŞpebWjÂ?hb[h_ D ;feai_ H[Â&#x201A;_d[Z[d ZW^_b_ l[oW ^Wh_Y_ ĂŞpebWjÂ?h" I<, =WpbĂ&#x203A; WoĂ&#x203A;hĂ&#x203A;YĂ&#x203A;" a[i_Y_ jÂ&#x201D;f ]Â?lZ[b[h_ D E= 7oĂ&#x203A;hĂ&#x203A;YĂ&#x203A; % LWakc JÂ&#x201D;fbÂ&#x201D; OÂ&#x201D;a 7oĂ&#x203A;hĂ&#x203A;YĂ&#x203A;
9$(67 6LOLNRQ YH .RPSR]LW 8\JXODPDODUĂł òPDODW YH 7LF $ Ä 7HO )D[ ( PDLO LQIR#YDHVW FRP WU :HE ZZZ YDHVW FRP WU
TRAFO • TANITICI MAKALE
EMEK
40 yılı aşkın deneyimiyle EMEK ELEKTRİK’İN ana kilometre taşları… EMEK’DE KİLOMETRE TAŞI-1 (1969-1972)
1969 yılında, Türkiye’de orta gerilim ölçü transformatör imalatı yoktu. Ülkede elektrifikasyon projeleri uygulaması başlamış, 40.000 köyün elektrifikasyon çalışmaları istenmekteydi. Ülkede Akım ve Gerilim Transformatörü imalatı yoktu. Akköprü’de kurulmuş düzen vardı, ancak devlet mekanizması içinde yürümüyordu. AG imalatı yaptığını duyduğum bir şirket yöneticisinin, EMO için yazdığım makaleleri okurken görmek beni çok mutlu etti. Piyasadaki, mevcut transformatörler çoğunlukla İtalyan CGS marka idi. 36 kV Akım Transformatörlerin fiyatı 4.500 TL ve 36 kV Gerilim Transformatörünün fiyatı ise 6.000 TL olarak belirlenmişti. Nereden alınırsa alınsın fiyat ayni idi. EMEK’in birinci döneminde seri imalat ve kalite düzeni Marangoz ve Mobilyacılar Sitesinde yaşanmıştır. Kalite teminindeki havayı kepenk önünde çalışanlarla birlikte çekilen aşağıdaki fotoğrafta bulmak mümkündür.
EMEK ELEKTRİK ENDÜSTRİSİ A.Ş., 1969
Talep karşısında, arzı genişletmek üzere çevreye yayılmak istiyorduk, ancak fabrika düzeni özel koşullar istiyordu, mekan istiyordu. Çalışanların sosyal ihtiyaçlarının sağlanması, temiz çevreye ve güvenli ortama sahip olması gerekiyordu. Ülkenin yeni ihtiyaç çeşitlerine gereksinimi vardı. Bulunulan ortam ve devletin genel tutumu, Yerli Sanayinin desteklenmesi yönündeydi. Yerli imal belgesi
alınmadan yurt dışından ithalat yapabilmek mümkün değildi. ETİBANK’ın talepleri dahi geri çevriliyor ve yerli firma adresleri veriliyordu. Fiyat denetlemesi çok ciddi olarak yapılıyordu. Bu sayede yerli sanayi güçleniyordu. 1969 yılında Esenboğa yolu üzerinde, şu anda bulunulan arsa üzerindeki fabrika inşaatı, 1970 yılında başlamıştır. 1971 yılında konusunda uzman olan BALTEAU firmasıyla lisan anlaşması yapılmıştır. Sözleşme müzakeresindeki başarısı ve sözleşmenin sonuçları ile Prof. Dr. Turgut Kalpsüz daima anılacaktır.
EMEK’DE KİLOMETRE TAŞI-2 ( 1972-1979)
EMEK, kurucu ortaklarıyla, yapısını değiştirmeden ödenmiş sermayesini 2.200.000 TL’ye çıkartmıştır. Fabrika binasının yapılması, 170kV’a kadar imalatın yükselmesi için gerek duyulan makine tesis ve laboratuarların finansmanı için Bankalardan orta vadeli kredi alımı gecikince, sermaye taze para ile
4.000.000 TL’ye çıkartılarak yeni ortaklar alınmasına karar verildi ve EMEK kasasına 1.800.000. TL girdi. Gerçekleştirilen sermaye artırımı, öngörülen yatırımların yapıl masına yetmeyeceği için, TSKB aracılığı ile, 5 yıl vadeli ve yüzde 15 faiz ödemeli 4.000.000 TL tutarında tahvil çıkartıldı. Bu dönemde, yeni imalatların entegrasyonu sağlanmış ve verimli bir çalışma düzeni kurulmuştur. 1979 yılında çok önemli bir sıçramanın ön çalışmalarıyla, iş ve iş gücü planlaması yapılması bazı ortakları endişelendirmiştir. 1979 yılı olağan Genel Kurulunda, alınan kararlar üzerine, Hüseyin Arabul, ortaklık devam etmek üzere EMEK yönetiminden ayrılmıştır.
85 Nisan
2016
EMEK’DE KİLOMETRE TAŞI-3 (1979-1982)
Hüseyin Arabul Ticaret ile uğraşmaya karar verdiği için, bazı arkadaşları ile önce UYUM Elektrik San. Ve Tic. Ltd Şirketini ve TURMEK Turizm Şirketini kurmuştur. EMEK Elektrik Endüstrisi A.Ş’de çalışan bazı mühendis, usta ve kalifiye işçilerin EMEK’den ayrılırken aldıkları tazminatları Hüseyin Arabul’a vermeleri üzerine çalışanların ortak olduğu BARIŞ Elektrik Endüstrisi A.Ş. (BARIŞ) kurulmuştur. BARIŞ, kurulur kurulmaz, İİller Bankasından, Simel’den ciddi siparişler almıştır. BARIŞ Keçiören’de başlamış, ancak imalatlarını, 1980 yılında, İzmir Kemalpaşa’daki kiralık fabrika’da yapmıştır. İzmir’de, orta gerilim olçü transformatörü, izolatör ve kesici tüp imalatı gerçekleştirilmiştir.
EMEK’DE KİLOMETRE TAŞI-4 (1982-1988)
Rahmetli Adnan Golar ile Hüseyin Arabul uzun sürmeyen görüşmeler sonrası tekrar bir araya gelerek 1982 yılında EMEK Holding A.Ş.’yi kurmuşlardır. Bir taraftan BARIŞ, UYUM ve daha sonra kurulmakta olan GÜNEŞ Elektrik, diğer taraftan EMEK ve ETSAŞ Emek Holding A.Ş çatısı altında toplanmıştır. Bu çatıya daha sonra SEMEK ve DİSAŞ katılmıştır. SEMEK, Merlin Gerin ve EGIC lisanslarını kullanarak SF6 gazlı kesici ve YG ayırıcı, daha sonra da SEDİVER lisansı ile mesnet izolatörü yapmaya başlamıştır. TEK için, South Wales ile Spacer Damper imalatı, GEC Switcgear Limited ile 170 kV, SF6 gazlı kesici imalatları gerçekleştirilmiştir. Bu arada EMEK, 1988 yılında yeniden yönetim bunalımına girmiştir. Fransız Merlin Gerin Firması,
86 Nisan
2016
SEMEK’deki Lisansı ve DİSAŞ’ı ve bu arada EMEK’i yönetim kontrolu onlarda olacak şekilde satın almak istedi. Bu aşamada, Hüseyin ARABUL ve EMEK’ kurucusu olan rahmetli Adnan GOLAR beyin isteği üzerine topluluk, 1988 yılında ikiye bölünmüştür. EMEK HOLDİNG ile birlikte DİSAŞ, ETSAŞ, bazı Gayrimenkuller ve SEMEK bünyesindeki Merlin-Gerin Lisans Paketi rahmetli Adnan GOLAR beyin gurubunda, diğer Şirketler ise (EMEK, BARIŞ, GÜNEŞ, SEMEK, BARMEK Pazarlama ve Tic. A.Ş.) Hüseyin ARABUL gurubunda kalmıştır.
EMEK’DE KİLOMETRE TAŞI-5 (1988-2003)
Şemsiye görevi yapan Emek Holding A:Ş.’nin ayrılması üzerine tek başına kalan EMEK, BARIŞ, GÜNEŞ, SEMEK, BARMEK Pazarlama ve Ticaret A.Ş şirketleri BARMEK HOLDİNG A.Ş. şemsiyesi altında toplanmıştır. Parçalanma sonunda, Hüseyin Arabul gurubu devraldığı şirketlerin yapısından dolayı borçlanmayı kabul etmiştir. Borçlanmanın tamamı 1989 yılında ödenince, gurupta çok ciddi yükselme dönemi başlamıştır. Bu dönemde 4 yıldızlı BARMEK HOTEL’I açılmış Niğde Organize Sanayide TEKSTİL fabrikası yatırımına başlanmış, Kuşadası’nda Ankara’da çok önemli inşaatlar yapılmış ve gayrimenkul sahibi olunmuştur. Bu dönemde Barmek İnşaat Kurulmuş ve Angora Evleri projesine başlanmıştır. 1998 yılında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının açmış olduğu İhalede Ankara- Kırıkkale Elektrik Dağıtım İhalesi YİD modeli ile kazanılmıştır. GAMA şirketi le birlikte 130 MW Mobil Santral Kırıkkale’de kurulmuştur. 2000 yılı sonunda iştirak edilen Bakü Elektrik Dağıtmının YİD özelleştirilme ihalesi, Eylül 2001 de Barmek Holding A.Ş’ye verilmiştir. Toplulukta herşey normal giderken,
2001 yılında büyük oranda yapılan develüasyon Angora Evleri Projesini tersine döndürmüştür. Vadeli ve döviz bazında yapılan satışlarda müşteriler iadeye başlamıştır. Kontrol altına almak için satılan evlerde düşük ve sabit kur kabul edilmiştir. Yapılan bu değerlendirme beklenen sonucu vermemiştir. Mayıs 2001 tarihinden itibaren gurupta düşüş dönemi başlamıştı. Angora evlerindeki enflasyon tepkisine rağmen enerji projelerinde olumlu gidiş devam etmekteydi. 2001 Kasım ayında Azerbaycan Projesine önem verilerek, Hüseyin Arabul Bakü’de konuşlanmıştır. Azebaycan’da Elektrik Dağıtım Hizmeti çalışmaları 2002 yılında başlamış ve başarı ile yürütülmeye başlamıştır. Barmek İnşaat’ın yarattığı sıkıntılar nedeniyle, EMEK, 3 yıl boyunca işlerini, teminat mektupsuz yürütme başarısını göstermiştir. Gurubun Bankalarla borçlarını yapılandırması sonucu, EMEK 2007 yılından itibaren tekrar eski günlerine doğru yol almaya başlamıştır.
EMEK’DE KİLOMETRE TAŞI-6 (2003-2008)
Bu arada büyük harcamalar yapılarak hazırlıkları tamamlanan, Ankara ve Kırıkkale Elektrik Dağıtım işi Danıştay kararı ile çalışamaz hale gelmiştir. Bakü’deki Elektrik Dağıtım hizmeti Gurubun çok iyi bildiği başarılı olacağı bir işti. EMEK ile EMEK’in yarattığı şirketler bu konuda yıllarını vermişti. Çok ciddi referanslara sahip olunmuştu. Bu maksatla , Azerbaycan’a Hüseyin Arabul Başkanlığında 40 kişilik bir ekip ile gidildi. Bu kadrolar tamamen EMEK‘ten yaratılmıştır. Azerbaycan’daki işletme sonuçları, başlangıçta öngörülen 5 Yıllık İş Planından daha iyi sonuçlar vermiştir. Meydana gelen dar boğazdan çıkmak için elde edilen varlıklar teker teker
satılarak Banka ilişkileri yeniden yapılandırılmıştır. Bu tür olayların yaşanması sırasında, gemiyi derhal terk edenler ve gemiyi yüzdürmek için savaşanların kimler olduğunu öğrenmek çok anlamlı oluyor. Şirketi satmak veya şirkete ihanet etmeye hazır olanlar böyle dönemlerde rahatça ortaya çıkıyor. 2003 yılında, işler ters gidince, Huseyin Arabul, EMEK’in malzeme satıcıları, hizmet verenleri, yurt içi, yurt dışı müşterileri ve en önemlisi Şirkette çalışanları arasında güveni ve dayanışmayı sağlamak amacıyla yıllar sonra tekrar icraatın başına gelmiştir. EMEK, çok duyarlı bir dönemi yaşamaya başlamıştır. Bu dönemde, EMEK’e güvenerek sipariş verenler, teminat istemeden avans ödeyenler; EMEK’e malzeme verenler, taşeronluk yapanlar, büyük özveri ile çalışanlar ve çalışmalarına gönülden destek veren EMEK İşçi Platformu EMEK’i ayakta tutmuştur.
EMEK VE İHRACAT
Türk Parasını Koruma Kanunu kapsamında dövizle iş yapmak tehlikeli bir yöntemdi. 1982 yılında yapılan değişikliklerle döviz alma satma kolaylaştı. İhracat ve ithalatta liberalleşmenin etkileri de görülmeye başlamıştır. Bu dönemde hizmet sektörüne verilen teşvikler sermaye birikiminin yönlendirilmesine sebep olmuştur. EMEK ilk sembolik ihracatını 1974 yılında Finlandiya’ya gerçekleştirmiş
88 Nisan
2016
ve Finladiyalı firma da bu transformatöri Hindistan’a ihraç etmiştir. Balteu’dan alınan lisans ile ihracat çalışmalarımıza mani olmak isteyen lisans veren firma BALTEAU’nun girişimi, sözleşmenin akılcı düzenlemesini yapan Prof. Dr Turgut Kalpsüz tarafından hukuken engellenmiştir. EMEK’de ciddi ihracat çalışmaları 1982 yılında Pakistan ile başlamıştır. İhracatın başlayabilmesi için çok yoğun tanıtım yapılması ve güven aşılanması gerekir. EMEK’in rakipleri uluslararası platformda görev yapan çok uluslu firmalardı. Her ayın 10 günü Pakistan’da geçirilince ve ilk teslimattan sonra teknik güven kazanılınca pazar oluşmaya başladı. Teknolojik İhracatta en büyük güçlük malı satın alandan gelmiyor. Pazara girmenizi istemeyen rakiplerden geliyor. Çeşitli yöntemlerle pazara girmeniz engelleniyor veya sizi yok etmeye çalışıyorlar. Son aşamada ise sizi satın alarak pazardaki fiyat kontrolunu sağlamaya çalışıyorlar.
EMEK VE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ
Emek’in kuruluşundan beri yaşam biçimi, çalışanları, kendisine hizmet verenleri ve tüketicileri ile kucaklaşmaktır. Bunu yaparken de içinde yaşadığı toplumun gereksinimleri ile bütünleşmeyi görev olarak kabul etmiştir. Toplumun ihtiyaçlarına cevap vermek ve karar vericilerin doğru karar
vermesini sağlamak için EMEK, Sivil Toplum Örgütleri içerisinde etkin olarak rol almıştır. Bu maksatla, kendisini temsil eden Hüseyin Arabul’u desteklemiştir. Hüseyin Arabul, Ankara Sanayi Odasının Meslek Komisyonundan başlayarak, Oda Meclisi üyeliği, Başkan Yardımcılığı, Pakistan İş Konseyi Başkan Yardımcılığı, SASAD (Savunma Sanayi İmalatcılar Derneği) kurucu üyeliği, EMSAD (Elektromekanik Sanayi İmalatcılar Derneği) kurucu ve Başkanlığı, ELDER (Elektrik Dağıtım Derneği) kurucu üyeliği ve Başkanlığı, KTO Meclis Üyeliği, Dünya Enerji Konseyi Başkan Yardımcılığı, DEK Türk Milli Komitesinin 10 yıl Başkanlığı ve birçok meslek kuruluşu üyeliği gibi görevlerde bulunmuştur.
EMEK VE İŞÇİ PLATFORMU
EMEK’in fabrika düzenine geçtiği 1972 yılından itibaren, işçileri sendika üyesi olarak çalışmışlardır. Yıllarca Disk üyesi ve daha sonra Maden İş üyesi olan işçiler son 11 yıldır kendi aralarında kurmuş oldukları İşçi Platformu ile haklarını sözleşmeye bağlamaktadır.EMEK kurulduğu günden bu yana işyerinde işçileriyle anlaşamadığı bir dönem olmamıştır. Yıllık yapılan sözleşmeler altı ayda bir revize edilmektedir. İşçi Platformunda biriken aidatlar, çalışan işçinin yararına kullanılmaktadır. EMEK’den emekli olanların hala çalışma arzusu taşınmaları, MARKA değerinin bir parçası olarak kabul edilmektedir.
TRAFO • TANITICI RÖPORTAJ
CARGILL
“ENVIROTEMP™ FR3™ kullanıcıya en üst düzeyde güvenlik sağlar” Cargill; gıda, tarım, finans ve endüstriyel ürün sektörlerinde faaliyet gösteren küresel bir şirkettir. Çiftçiler, müşteriler, yerel yönetimler ve toplumlar ile birlikte, bilgimizi ve deneyimimizi paylaşıyor, herkesin daha başarılı olmasına katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Cargill 67 ülkede, 150.000’den fazla çalışanı ile dünyanın sorumlu bir şekilde beslenmesi, çevresel etkinin en aza indirilmesi ve topluluklara değer katabilmek için çabalıyor.
90 Nisan
2016
Ramadan Küçük, Cargill Türkiye Endüstriyel Ürünler Genel Müdürü
C
argill Endüstriyel Ürünler iş ünitesi olarak, transformatör, boya ve yapı, yem, kozmetik, plastik, tekstil, kağıt ve oluklu mukavva, esnek poliüretan süngerlerde kullanılan polioller, fonksiyonel sıvılar ve yağlayıcılar ve asfalt gibi geniş bir yelpazede yenilikçi ürünler ve çözümler sunuyoruz. Portföyümüzde bulunan ürünleri ithal etmenin yanı sıra 2014 yılında satın aldığımız Alemdar Kimya’nın Gebze Dilovası’nda bulunan tesislerinde endüstriyel ürünlerin yerli üretimini de yapmaktayız.
Cargill dielektrik sıvıları nelerdir? Trafolarda kullanılmak üzere özel olarak geliştirilmiş yangına dirençli dielektrik izolasyon sıvıları alanında da yenilikçi yaklaşımımızı koruyarak, K sınıfı Envirotemp™ FR3™ doğal ester ve Envirotemp™ 200 Sentetik Ester sıvılarının satış ve pazarlamasını yapmaktayız. Daha önce Cooper Power Systems markası aracılığıyla tüketiciyle buluşan FR3™ sıvıları 2012 yılından beri Cargill endüstriyel ürünler portföyümüzde yerini almış bulunuyor. Hali hazırda Girişim Elektrik ile birlikte pazarlama faaliyetlerini
Ramadan Küçük // Cargill Türkiye Endüstriyel Ürünler Genel Müdürü Buket Arslan // Cargill Türkiye Endüstriyel Ürünler Kategori Satış Müdürü
Çevresel avantajları nelerdir? Envirotemp™ FR3™ bitkisel yağlardan üretilen, doğada tamamen çözünebilen zararsız bir ürün olması dolayısıyla çevre dostu bir üründür. Petrol, halojen, silisyum veya sülfür içermez. Mineral yağlara göre 56 kat daha az karbon emisyonuna sahiptir. Yapılan testlerin de işaret ettiği üzere toprak ve suya herhangi bir zehir geçirmez. Bu sayede herhangi bir sızıntı veya dökülme durumunda çevresel bir tehdit oluşturmayacağı gibi sorunsuz temizlenme imkanı da sağlar.
Buket Arslan, Cargill Türkiye Endüstriyel Ürünler Kategori Satış Müdürü
yürüttüğümüz FR3™’ün üretimini de Türkiye’de yapmak için çalışmalarımız ise devam etmekte. Envirotemp™ FR3™ nedir? Envirotemp™ FR3™ bitkisel yağlardan üretilen, doğada tamamen çözünebilen zararsız, zehirsiz doğal bir esterdir. Mevcut izolasyon sıvıları arasında en yüksek yanma ve parlama noktasına sahip K tipi sınıflandırmasıyla Envirotemp™ FR3™, farklı kimyasal yapısı ile mineral trafo yağlarına kıyasla pek çok açıdan avantajlar sunmaktadır. Mineral yağlara ve diğer trafo yağlarına kıyasla avantajları nelerdir? Envirotemp™ FR3™’ün en önemli avantajlarından biri, 360°C ile mineral yağların iki katından daha yüksek bir yanma noktasına sahip olmasıdır. Bu sayede FR3™ en üst düzeyde yangın koruması, can ve mal güvenliği sağlar. Diğer bir avantajı ise daha yüksek sıcaklıkta çalışabilmesi ile trafo dizaynı ve kullanımında hem üretici hem kullanıcıya optimizasyon
imkanı vermesidir. Envirotemp™ FR3™ sayesinde iki türlü maliyet avantajı sağlanabilir, birinci alternatif mineral yağa göre tasarlanmış bir trafonun yüzde 20’ye varan oranda daha fazla yüklenebilmesi sayesinde, ikinci olarak ise optimize edilmiş daha küçük ve verimli trafo çeşitlerinin kullanılabilmesini mümkün kılarak. Öte yandan Envirotemp™ FR3™, mineral yağlara göre çok farklı olan kimyasal yapısı ve çalışma sistemi ile izolasyon kağıdının ve dolayısı ile trafoların ömrünü 5 ile 8 kata kadar uzatmakta, daha düşük maliyetli bir yaşam döngüsü ve daha düşük bakım maliyeti sunmaktadır. Ayrıca FR3™, tamamen bitkisel yağlardan üretildiği için çevreye yönelik herhangi bir risk teşkil etmezken, doğada tamamen çözünebilme özelliğiyle de çevre dostudur. Yangın güvenliği konusunda bugüne kadar herhangi bir sorun yaşandı mı? Envirotemp™ FR3™ K-sınıfı bir sıvıdır ve 360°C yanma noktası ile mineral yağların iki katından daha yüksek bir yanma noktasına sahiptir. Bu, özellikle
91 Nisan
2016
risk arz eden lokasyonlarda veya nüfusun yoğun olduğu bölgelerde kullanıcıya en üst düzeyde yangın güvenliği sağlar. FR3™ sağladığı üstün yangın güvenliği sayesinde, kullanıcıların olası trafo yangınlarının sebep olabileceği can güvenliği riski ve maddi kayıplardan korunmasını sağlar. Dünyanın dört bir yanında, pek çok farklı tesiste bulunan farklı güç ve tipte trafolarda yaklaşık 20 yıldır kullanılmakta olan Envirotemp™ FR3™’ ten kaynaklanan herhangi bir yangın rapor edilmemiştir. ‘Daha fazla yüklenebilirlik ve trafo optimizasyonu’ gibi konularda kullanıcılara avantajlarından bahsedebilir misiniz? Envirotemp™ FR3™ ile doldurulmuş bir trafo, mineral yağ ile dolu olan eşdeğerinden ortalama 20°C kadar daha yüksek sıcaklıkta aynı ömür beklentisi ile çalışabilir. Bu, kullanılan trafolarda yüzde 20’ye varan daha fazla yükleme imkanı sağlar. Bunun kullanıcıya ve üreticiye ihtiyaca göre iki farklı önemli getirisi vardır. Öncelikle Envirotemp™ FR3™ sayesinde trafodan yüzde 20’ye varan oranda fazla güç alınabilmesi, nüfus artışı olan bölgeler ve/veya kısıtlı alan sorunu olan yerlerde trafoyu değiştirmeden kapasiteyi artırabilme imkânı vermektedir. Envirotemp™ FR3™’ün sağladığı daha fazla yüklenebilirlik ile bize sunduğu diğer bir imkân da daha küçük ve verimli trafolar üretebilmektir. Mineral yağ ile çalışan eşdeğer güçteki bir trafoyla karşılaştırıldığında, FR3™ yağ ile kullanıma göre tasarlanmış bir trafo yüzde 15’e varan oranda daha az yağ ile çalışabilmenin yanısıra yüzde 3 oranında daha az malzeme ile üretilebilme avantajını da beraberinde getirir. Bu sayede boyuttaki küçülme boştaki kayıpları azaltma olanağı da sağlar. Özetle Envirotemp™ FR3™’ün sunduğu çözümler hem kullanıcı hem de üretici nezdinde ihtiyaçlar ve kullanım alanları doğrultusunda alternatif optimizasyonlara olanak tanır. Envirotemp™ FR3™’ün kimyasal yapısı ve çalışma mekanizması mineral yağdan oldukça farklıdır. FR3™’ün trafoya daha uzun ömür sağlamasının en önemli sebebi su ile başa çıkmadaki üstün yeteneğidir. FR3™, trafonun içinde yaşlanan izolasyon kağıdındaki nemi absorbe ederek, izolasyon kağıdının kuru kalmasını sağlar. Yapılan çalışmalar trafonun izolasyon ömrünü 5 ile 8 kat arası artırdığını göstermektedir. Isı ve yük nedeniyle zaman içinde aşınan kağıdın yaşlanmasını geciktirir. Böylelikle
92 Nisan
2016
FR3™ sayesinde trafoların izolasyon ömrü uzarken yaşam döngüsünün de toplam maliyeti azalır. Peki Envirotemp™ FR3™ yeni bir teknoloji mi? Envirotemp™ FR3™ aslında yeni bir teknoloji değildir. FR3™ ile çalışan ilk trafo 1996 yılında doldurulmuştur. Uzun yıllardır hakkında sayısız akademik çalışma ve test yapılmıştır. Şu an dünyanın dört bir yanında kullanılan ve kalitesi ispatlanmış bir ürün olmakla beraber, IEC ve IEEE standartlarına da uygundur. Avantaj olarak sunulan tüm özellikleri ile ilgili gerek akademik çalışmalar gerek saha gözlemleri ve tecrübeleri mevcuttur. Türkiye’de ve dünyada kullanımından bahseder misiniz? Envirotemp™ FR3™ yaklaşık 2000 yılından beri Türkiye’de satılan bir ürün, fakat önceki yıllarda bu ürün üreticilerin yurt içinde üretip yurt dışına ihraç ettiği trafolarda kullanılıyordu. Yakın dönemde yürüttüğümüz çalışmalarla dağıtım şirketleriyle işbirliği içinde belirlenen pilot bölgelerde şebeke kullanımlarına başlamış bulunuyoruz. Eş zamanlı olarak yürüttüğümüz çalışmalarla da resmi kurumlarla temaslarda bulunarak FR3™’ün tanıtımını ve kullanımını yaygınlaştırma çalışmalarını sürdürüyoruz. Ülkemizde de insanların bilgilenmesi ve bilinçlenmesi ile birlikte bu ürünün kullanımı konusunda parlak bir gelecek öngörmekteyiz. Bu öngörüyle Envirotemp™ FR3™’ün Türkiye’de üretimine yönelik çalışmalarımız devam etmekte. Bu adımın da bu gelişmiş ürünün ülkemizdeki kullanımı açısından çok olumlu ve çok önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz. Envirotemp™ FR3™’ün dünyada kullanımı oldukça yaygın ve her geçen gün daha da yaygınlaşıyor. Şu an dünyada 600.000’den fazla dağıtım ve güç trafosu FR3™ ile çalışmakta. Örnek vermek gerekirse; Almanya’da bir şebekede çalışan 300MVA gücünde ve 400MVA fazla yükleme kapasitesine sahip 420/110kV’luk güç trafosudur. FR3™’ün bunun gibi dünyanın önde gelen şirketlerinden, üreticilerinden ve dağıtım şirketlerinden birçok önemli referansı bulunmaktadır. Envirotemp™ FR3™ ve Envirotemp™ ürün ailesinin diğer bir üyesi olan Envirotemp 200 sentetik ester ile ilgili daha fazla ve detaylı bilgi almak ve/veya talepte bulunmak isteyen kullanıcılar, üreticiler veya kurumlar bizimle veya Girişim Elektrik ile irtibata geçebilirler.
We put the we in Empower
'REOH LOH J¾F¾Q¾]H J¾© NDWóQ /LIH RI D 7UDQVIRUPHUÉ 6HPLQDU 2FDN _ 'XEDL %LUOHÄ¡LN $UDS (PLUOLáL _ ZZZ GREOH FRP ORDWGXEDL %¾\¾N *¾© 7UDQVIRUPDW¸UOHUL Â&#x2DC;P¾U <¸QHWLPOHULQGH G¾Q\DFD ELOLQHQ X]PDQODUóQ WHFU¾EHOHULQL L©HUHQ HáLWLP 7UDQVIRUPDW¸UOHUGH DQLGHQ ROXÄ¡DELOHFHN SUREOHPOHULQ GHáHQGLULOPHVLQGH NXOODQóODFDN SUDWLN ELOJLOHUL HQG¾VWULQLQ LOHUL JHOHQ X]PDQODUóQGDQ ¸áUHQLQL] 7DNULEHQ ELU DVóUGóU 'REOH HÄ¡VL] ELOJL YH WHFU¾EHOHUL E¾Q\HVLQGH WRSODPDNWDGóU 'REOH EX ELOJLOHUL 'REOH WHVW FLKD]ODUó NXOODQóFóODUó YHUGLáL VHUYLV KL]PHWOHUL YH /LIH RI D 7UDQVIRUPHUÉ YH EHQ]HUL VHPLQHUOHUOH P¾ġWHULOHUL\OH SD\ODÄ¡PDNWDGóU
(QG¾VWUL\L VHUYLV KL]PHWOHULPL]OH ©¸]¾POHULPL]OH YH HġVL] ELOJL ELULNLPLPL]OH J¾©OHQGLUL\RUX]
TRAFO • TANITICI REKLAM
EMTEL EMAYE
EMTEL EMAYE YATIRIMLARINA DEVAM EDİYOR Emtel Emaye uzman kadrosuyla 5,000 ton /yıl üretim ve satış kapasitesi ve sürekli gelişen hizmet kalitesiyle, ulusal pazarda akla gelen ilk markalar arasındadır.
E
mtel’in üretim parkı; son teknoloji ve tam otomasyon sistemlerine sahip, alanında dünyanın en iyi makineleridir. Hedefimiz 2016 yılında satışlarımızı % 50 oranında artırmak ve ihracat payını toplam satışlar içinde %50 seviyesine yaklaştırmaktır. Bu amaçla 2015 yılında yeni yatırımlar devreye alınmıştır. Emtel Emaye 2015 yılı içinde yeni yatırımı olan dik emayeleme makinesini devreye alması ile üretim kapasitesini önemli oranda arttırmıştır. Sektöründe en çok ihracat yapan firmalar sıralamasında 2013 yılında üçüncülük, 2014 yılda ikincilik ödülünü alarak ihracattaki başarısını taçlandırmıştır.
İşimiz Bakıra Değer Katmak! 1974’ten günümüze kazandığımız tecrübe ile uluslararası kalite standartlarında, otomotivden ağır
94 Nisan
2016
sanayiye kadar çeşitli kullanım alanlarına yönelik Emaye Bakır tel üreterek bakıra değer katıyoruz.
EMTEL EMAYE Yeni ürünü olan EMTERM-CR’yi tanıtıyor. EMTERM-CR Nedir? 220o C ye kadar ısı direnci gösterebilen, mükemmel Corona kaplaması sayesinde 10 kata kadar uzun ömürlü inverter motorlara özel bakır iletken teldir.
EMTERM-CR Uygulama alanları;
İnverter sürücülü motorlar, elektrikli motorlar, transformatörler, elektrikli arabalar, rüzgâr türbini motorları, chiller soğutma sistem motorları başlıca uygulama alanlarındandır.
ULUSLARARASI VE YEREL TÜM SEKTÖR FUARLARI EMTEL EMAYE ‘YE GÜÇ KATIYOR Uluslararası sektör fuarlarının tanıtım ve önemine inanan Emtel
96 Nisan
2016
Emaye, önemli tanıtım imkânı veren fuarlardan faydalanmaya devam etmektedir. 2015 yılında Dubai Middle East Electricity 2015, İtalya Coiltech 2015,Mısır Electricx 2015 Cwieme İstanbul 2015 fuarlarında ürünlerini sergileyerek müşteri ve kullanıcıları ile temasa geçme imkanı bulmuştur. Bu sayede satış ağını genişletmiş ve genişletmeye devam etmektedir. Bundan sonraki yıllarda da önemli sektör fuarlarına katılmaya devam edecektir. 2015 yılında Türkiye’de ilki yapılanan Cwieme İstanbul 2015 fuarına geniş bir stant ile katıldıklarını söyleyen Emtel Emaye Ticaret Müdürü Fatih Bingöl, bu fuarın iyi bir tanıtım organizasyonu olduğuna inandığını söyleyerek; Uzun yıllardır Berlin’de yapılan bir fuar, ilk kez Türkiye’de yapıldı,
katılımcı firmalara ve sektöre iyi imkânlar sağladığı şimdiden belli olmaktadır dedi. Cwieme İstanbul fuarı bölgede bobinaj, Elektrik motoru ve Trafo Endüstrilerine yönelik ilk ve tek fuardır. Cwieme İstanbul fuarına Türkiye Genel distribütörlüğünü yaptığımız Alman V&C Makina GmbH firması ile birlikte katıldık. Standımızda Yeni nesil izolasyon Corona rezistans teli EMTERMCR yanı sıra, Türkiye genel distribütörlüğünü yaptığımız Alman Thermik GmbH termik ürünlerini, Türkiye distribütörü olduğumuz Alman Tel sıyırma makinesi Abisofix ürünlerini ve yine distribütörlüğünü yaptığımız Trafo Saclama Makinelerini, kullanıcılar ve müşterimize tanıtımını gerçekleştirdik olumlu sonuç ve dönüşler aldık.
TRAFO • TANITICI RÖPORTAJ
ASTOR
“Asıl hedefimiz enerji sektöründeki firmalara çözüm ortağı olmak” ASTOR A.Ş.’nin en büyük hedefi ülkemiz elektromekanik sektörünün ihtiyaç duyduğu tüm özellikleri karşılayan transformatörleri üretmek. Bu sayede ülkemizin geleceğe yönelik hedeflerine ulaşmasında önemli katkı sağlamak için tüm gücüyle çalışmaya devam etmekte.
Enver Geçgel Genel Müdür
98 Nisan
2016
ASTOR A.Ş. hakkında bilgi verir misiniz?
Enerji çağında yaşadığımız bugün ihtiyaç duyduğumuz enerjinin büyük bir çoğunluğu elektrik enerjisidir. Elektrik enerjisinin iletimi ve dağıtımında kullanılan transformatörlerin üretimini gerçekleştiren firmamız, enerji kaynaklarını verimli ve çevreye duyarlı şekilde değerlendirip ülke
ve dünya refahına en yüksek katkıyı sağlayabilmek amacı ile yatırımlarını gün geçtikçe arttırarak sektöründe öncü firma pozisyonunda ilerlemektedir. 30 yılı aşkın bilgi ve deneyim ASTOR grubu tarafından yapılan transformatörlerimize yansıtıldı. Ankara Sincan 1. OSB de 36.000 m2 üzerinde 26.000 m2 kapalı alana sahip fabrikamızda 58 den fazla ülkeye ihracat yapmaktayız.
Portföyünüzde hangi ürün ve çözümler yer almakta?
Dağıtım transformatörleri, güç transformatörleri ve kuru tip transformatörleri üretimiyle hizmet vermekteyiz. ASTOR Transformatör, Dağıtım transformatörlerinde aylık 1500 ila 2000 adetlik trafo üretim kapasitesiyle Türkiye’de ilk sıradadır. EFG markasıyla ISO 9001 kalite standardında 250-3150kVA güç aralığında, 36 kV gerilim seviyesine kadar, doğal hava soğutmalı (AN) veya fan soğutmalı (AF) seçeneğiyle Dökme Reçineli Kuru Tip Dağıtım Transformatör üretimi de gerçekleştirilmektedir. Kuru tip transformatör üretimi konusunda 5 yıllık deneyimi ile farklı güçlerde yıllık 700 adet üretim kapasitesiyle , Türkiye de büyük bir ihtiyaca cevap vermektedir. Üretilen kuru tip transformatörler Kısa devre tesleri kapsamında deprem dayanım testlerinden de başarıyla geçmiştir. ASTOR markasıyla 150 MVA 220 KV ‘ya kadar güç transformatörleri üretimi gerçekleştirmektedir. Güç transformatörleri yatırımına 2012 yılında başlayan firmamız , güç transformatörleri tasarımı,
üretimi ve kalitew sistemleriyle tecrübeli mühendis kadrosu ve uzman teknisyen kadrosuyla genişletmiştir. Firmamız Büyük güç transformatörlerinin kurutulması için dünyada kullanılan kerozin buharlı fırın tesisi ve test edecek yeni test laboratuvarını kurmuştur. Son teknolojiye sahip yurt dışından ithal özel tam otomatik makinelerle üretimlerimizi uluslararası kalite standartlarına uygun olarak yapmaktayız. ASTOR, 2014 yılında 154 kV gerilim seviyesinde 62,5 MVA ve 100MVA TEİAŞ standartlarına uygun güç transformatörleri üretimine başlayan firmamız , 2015 Mayıs ayında “ KISA DEVRE MEKANİK DAYANIM TESTİ “ için Hollanda da bulunan KEMA test laboratuvarına üretmiş olduğumuz güç transformatörlerini göndermiştir. Yapılan test ve kontrol süreçlerini başarı ile tamamlayarak tüm dünyada kabul gören tip test sertifikalarını almıştır. Böylelikle Türkiye’de 154 kV güç trafosu gerçekleştiren yerli sermayeli ikinci firma ASTOR olmuştur. Bu da ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır.
Ürün çeşitleri ; 1. 2. 3. 4. 5. 6.
7.
Dağıtım tipi transformatörler (50 - 5000 kVA) Monofaze tek fazlı transformatörler Güç transformatörleri (5000150000 kVA) OLTC yükte kademe değiştirmeli transformatörler Rectifier doğrultucu tip transformatörler IP54 Koruma sınıflı Su ve hava soğutmalı transformatörler (Denizaltı,Marin,Gemi ve Petrol Sondaj Platformları için) Wind power rüzgar türbin transformatörleri(Kule içinde bakım ve onarım yapılabilir)
8.
Metro, tünel, maden ocakları, havaalanı, alışveriş merkezi, okul, hastane, gökdelen binaları gibi toplu yaşam alanlarında yanma ve patlama riskini minimum seviyeye indirir. 9. Opsiyonel olarak IP20, IP23, IP33 koruma sınıflarına göre dahili ve harici tip hücreli (enclosure) olarak üretilebilir. Bunların haricinde ürün yelpazemizde bulunan ürün serilerine ait yurt dışı tip test raporlarımız sürekli güncellenerek KEMA, IPH, CESI gibi uluslararası akredite test kuruluşları tarafından da sertifikalandırılmıştır
Transformatörlerin daha uzun ömürlü ve daha az kayıplı olması için geliştirdiğiniz bir teknoloji var mı? Varsa detaylarını bizimle paylaşır mısınız?
Firmamız özellikler dağıtım transformatörleri kayıpları ile ilgili olarak sürekli Arge çalışmaları yapmaktadır. Transformatörlerin boşta kayıplarının minimize edilmesi amacıyla nüvede kullanılan kristalleri yönlendirilmiş silisyum
alaşımlı çekirdek sacı için 0.27 ve 0.23 mm kalınlığında lazer çizimli M4 – MOH saclardan başka malzeme kullanmamaktadır. Kullanılan 1. Sınıf çekirdek sayesinde trafonun boşta kayıplarında büyük oranda düşüş sağlanmıştır. EN standartları 2021 sonrası ECO DİZAYN kayıp direktifleri doğrultusunda düşük kayıplı transformatör prototip imalatına geçmiş bulunuyoruz. Dağıtım transformatörlerinde tam otomatik sarım makineleri, kazan kaynak robotları, özel toz boyama tesisi, özel yapılmış fırın ve yağ dolum tesisleri ile tam donatılmış bir fabrikaya sahibiz. Türkiye’de ilk defa Dağıtım Transformatörleri kazanlarının üretiminde robot teknolojisini kullanılması sebebiyle işçilik hataları da büyük ölçüde önlemekteyiz.
Özgüney Elektrik, ihracatta ilk 500 içerisine girerek geçtiğimiz yıl “İhracatın Yıldızları” ödülünün sahibi oldu. Şirketiniz, bu başarıyı nasıl sağladı? Ürün ve hizmet kalitesinde lider, uluslararası rekabete hazır, çevre duyarlılığı, iş sağlığı ve güvenliği
99 Nisan
2016
politikasını ön planda tutmayı benimsemiş, üretimde son teknoloji kullanan, başarısını müşteri memnuniyeti ve ulusal çıkarlar çerçevesinde ölçen, kalitesinden ve iş ahlakından ödün vermeyen ve sektörde lider bir firma olma vizyonunu taşıyan genç ve dinamik kadromuzun, sinerjik çalışmalarının sonucunda bu başarı sağlanmıştır. Asıl hedefimiz, ürünlerimizi enerji sektöründeki firmalara satmakla kalmayıp, bu firmaların çözüm ortağı olmaktır.
İhraç pazarlarınızı hangi coğrafyalar oluşturuyor? Bu bölgelerde ürünlerinizin hangi özellikleri sizi tercih nedeni haline getiriyor? İhracat yapılan pazarlarımız; Avrupa, Asya, Afrika, Ortadoğu, Güney Amerika olmak üzere dünyanın 58 ülkesine ihracat yapmaktayız. Yüksek Kaliteli, en erken teslim termini ve en iyi fiyat güvencesi ile müşteri bazlı şartname ve IEC standartlarında tüm transformatör segmentlerinde üretim yapmamız tercih edilme sebebimizdir.
Satış sonrası hizmetleriniz konusunda bilgi verir misiniz?
Satış Sonrası Hizmetler: Müşterilerimize verdiğimiz trafoların satış sonrasında tüm teknik destek ve ihtiyaçları ile doğrudan Müşteri Hizmetleri ilgilenmektedir. Bu hizmetler aşağıdaki gibi sınıflandırılmıştır. Müşteriden gelen teknik şikayetler: Müşterilerimizden gelen teknik ihtiyaçlar hususunda, öncelikli olarak karşılıklı görüşmeler neticesinde yerinde müdahalenin aciliyeti kararlaştırılmaktadır. Saha şartlarında müdahale Gerekli ise, servis ekibimiz (yurt içinde) en geç 24 saat içinde transformatöre
100 Nisan
2016
Müşteri eğer satın aldığı transformatör için sahada montaj ve enerji verilmesi konusunda destek isterse, bu konudaki ekibimiz yurt içinde en geç 48 saat ve yurt dışında en geç 72 saat içinde sahada göreve hazır olabilmektedir.
müdahalede bulunabilmektedir. Şayet transformatöre yerinde yapılabilecek müdahale dışı karar alınması halinde, müşterimizin enerji mağduriyeti yaşamaması adına yeni transformatör sahaya ivedilikle nakledilir. Aynı süreç içerisinde sahadan getirilen transformatör expertiz işlemlerine tabi tutularak detaylı araştırma süreci başlatılır. Burada ki temel kuralımız, müşterinin veya son kullanıcının kesinlikle mağdur edilmemesidir. Müşteriden gelen teknik destek talepleri:
Müşteriden gelen bakım talepleri: Müşteri satın aldığı transformatör için belirli periyotlarla bakım talep ettiği takdirde, müşteri ile bakım sözleşmesi imzalanarak yılın belli aylarında transformatör bakım ve kontrolleri yapılabilmektedir. Ekiplerimiz bu konuda yurt içi ve yurt dışında yılın 365 günü hizmet verebilmektedir. Yedek malzeme talepleri: Ürünlerimizde kullandığımız tüm malzemeler için minimum on yıl yedek malzeme tedarik etme taahhüdümüz vardır. Müşterilerimizden gelen tüm ekstra yedek malzeme taleplerini anında rahatlıkla karşılayabilmekteyiz. Stoklarımızda her zaman fazlasıyla yedek malzeme bulunmaktadır.
TRAFO • TANITICI REKLAM
ULUSOY ELEKTRİK
DÖKME REÇİNELİ KURU TİP TRANSFORMATÖR Ulusoy Elektrik, farklı uygulamalar için yüksek kaliteli, performanslı Dökme Reçineli Kuru Tip Dağıtım Transformatörlerini pazara sunuyor.
102 Nisan
2016
Ö
zel ve uluslararası standartlara uygunluğu sayesinde transformatörler, yüksek rakımda ve deniz ortamlarında özellikle ağır şartlarda kullanılabiliyor. Yanıcı sıvı olmaması, kendinden sönebilen malzemeden oluşması, zehirli gaz misyonlarından muaf olması, düşük gürültü seviyesi ve düşük elektromanyetik emisyon ile genel çevre güvenliğini sağlıyor. Dökme Reçineli Kuru Tip Dağıtım Transformatörleri, nem geçirmezdir, nem veya şiddetli kirlilik ortamında çalışmaya uygundur. Bu transformatörler, -25 °C’ye kadar düşük sıcaklıklarda olduğu kadar %95’ten fazla nemli ortamlarda çalışacak ideal transformatörlerdir.
Ekonomik •
Kapladığı alan daha az
•
Kurulum alanında daha az inşaat işçiliği gerektirir.
•
Kendinden sönebildiği için özel emniyet tedbirlerine ihtiyaç duyulmaz (yangın tespiti).
•
En az seviyede bakım gerektirme
•
Düşük termal ve dielektrik yaşlanmaya bağlı olarak daha uzun transformatör ömrü
•
Tüketim noktasına en yakın seviyede kurulum avantajları (kayıplar)
•
Kullanılabilecek yeni malzeme imkanıyla sürekli gelişime en uygun dizayn
Emniyetli ve Çevreyle Dost • •
• • • •
Daha düşük çevre kirliliği Yanma tehlikesi yoktur. Kendiliğinden sönebilme özelliğine sahiptir. Nemli ve kirli alanlarda çalışabilir. Kısa devrelere karşı yüksek mekanik dayanım Aşırı yükü destekleyen yüksek kapasite En şiddetli sarsıntı ve titreşim koşullarına karşı yüksek performans
KURU TİP TRANSFORMATÖRÜN AVANTAJLARI
•
Sağlık ve Güvenlik
•
• • • •
Yanıcı değildir ve kendi kendini söndürme özelliği vardır. Neme karşı dayanıklıdır. Çevre kirliliğine sebep olmaz. İzolasyon malzemesi içeriği halojen, nitrojen ve azot içermez.
Kullanılabilirlik ve Maliyet • • • • •
En az seviyede bakım gerektirir (Yılda 1 kez). Sıvı içermediğinden sızdırma riski yoktur. Yerinde bakım-onarım hizmeti vardır. Tüketici merkezlerine çok yakın kurulum yapılabilir. İletim ve kurulum maliyetleri azdır.
Ömür ve Dayanıklılık •
Soğutma ile trafonun nominal gücü %30 artırılabilir.
Düşük kısmi boşalma nedeniyle daha uzun servis ömrü vardır. Yalıtım seviyesi yüksek olduğundan kısa devre ve yıldırım darbesine karşı dayanıklıdır. Kısa süreli aşırı yüklenmelerde yağlı tip trafolara karşı daha iyi performans gösterir.
• •
Alışveriş Merkezleri Rüzgar Santralleri
AKSESUARLAR
KURU TİP TRANSFORMATÖR KULLANIM ALANLARI
Standart Aksesuarlar • İki yönde ayarlanabilir tekerlekler • Kaldırma Halkaları • Topraklama Bağlantısı için Terminal • Sıcaklık Kontrol Rölesi • PT100 Termik Sensör ve Rölesi
Kuru Tip Transformatörlerin kullanım alanları geniştir. Dağıtım sistemlerinde, ko-jenerasyon sistemlerinde, doğrultucu ve çekiş uygulamalarında kullanılabilmektedir. • Dahili ve Harici Transformatör Merkezleri • Endüstri ve Petrol Rafineleri • Metrolar • Petrol platformları • Enerji üretim tesisleri • Okullar, Hastaneler • Havaalanları
Opsiyonel Aksesuarlar • PTC Termistör (PT100 yerine kullanılabilir) • Soğutma Fanları (Transformatör gücünü geçici süreyle artırabilir) • Fan kontrol rölesi (Sıcaklığı ayarlanan seviyede tutmak için trip verir) • Yüksek Gerilim Bağlantıları için Soketli Bağlantı • Koruma Hücreleri • Yüksek Gerilim Parafudurları • Anti-Titreşim Pedleri
•
103 Nisan
2016
TRAFO • TANITICI REKLAM
ELPEK MÜHENDİSLİK
İŞ GÜVENLİĞİ YÖNETİMİ AÇISINDAN YÜKSEK GERİLİM TESİSLERİNDE İŞLETME SORUMLULUĞU Elektriksel sistemlere olan taleplerin giderek arttığı endüstriyel tesisler başta olmak üzere, yüksek akım ve yüksek gerilim ihtiyacı olan tüm kamu kurum ve kuruluşlarında trafo yönetimi, ilgili mevzuatlar kapsamında Elektrik Mühendislerine emanet edilmiştir.
E
ndüstriyel tesisler yüksek gerilim talepleriyle birlikte yüksek risklerle de
sağlanamayan elektriksel güvenlik kültürü sebebiyle; ekonomik kayıplar doğrudan ve dolayı olarak işletmenin
tanışmaktadırlar. Artan enerji
genel güvenlik kültürüne de büyük
talepleri sonucu, elektriksel iş
puanlar kaybettirmektedir. Elektriksel
güvenliği yönetiminin de giderek
risklerden kaynaklı ekonomik
artması gerekmektedir. Bu hususta;
kayıpların önlenmesi için gerekli
18.03.2004 tarihinde 25406 sayılı
işletme hizmetlerinin yürütülmesinde,
Resmi Gazete‘de yayımlanarak
Elektrik Mühendisinin teknik görev ve
yürürlüğe girmiş olan Elektrik
sorumluluklarına iş güvenliği bilinci
Yüksek Gerilim Tesisleri İşletme
de eklenmelidir.
Sorumluluğu Yönetmeliği, elektriksel
vurgulamaktadır.
YÜKSEK GERİLİM TESİSLERİNDE ELEKTRİKSEL İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLIĞI
Yönetmeliğin ilk maddesinde esas
Trafosu bulunan işletmelerde
amacın can ve mal güvenliğinin
elektriksel iş güvenliği önlemleri
sağlanması olduğu yer almaktadır.
kesinlikle Elektrik Mühendisi bilgisi
Yüksek gerilim tesislerinde olası
ve yönetimi ile mümkündür. Mesleki
iş güvenliğinin daha fazla ön planda tutulması gerekliliğini detayları ile Mehmet Ferit PEKEROĞLU Elektrik Mühendisi İş Güvenliği Uzmanı peker@elpekmuhendislik.com.tr |ELPEK MÜHENDİSLİK Elektriksel Periyodik Kontroller
104 Nisan
2016
yeterliliği Elektrik Mühendisliği olmayan bir iş güvenliği uzmanı tarafından bilhassa yüksek gerilim talimatları ve direktifleri işletmelere büyük olumsuzluklar yaşatabilmektedir. EMO-Elektrik Mühendisleri Odası trafolu endüstriyel işletmelerde mesleki yeterliliği hususunda sadece Elektrik Mühendislerine yetki ve yeterlilik belgeleri vermektedir. Öte yandan lisans diplomaları mühendislik yeterliliğine sahip olsa dahi, yüksek gerilim teknik bilgilerine sahip olmayan Elektronik Mühendisleri yüksek gerilim işletme sorumluluğunda yeterli olamamaktadırlar. Elektrik Mühendisliği ana biliminde gerekli elektriksel teknik eğitimlerini tamamlamış mühendislere, mesleki yeterliliğinin haricinde EMO tarafından çeşitli teknik eğitimler de talepler doğrultusunda verilmektedir. Lisans yeterliliğini tamamlamış Elektrik Mühendisleri, kendi meslektaşı olmayan iş güvenliği uzmanlarından yüksek
gerilim tesislerinde işletme sorumluluğu hakkında teknik talimat almamalıdırlar. İş güvenliği uzmanlığı, her işin uzmanı olmak anlamına gelmemektedir. Yüksek gerilim tesislerinde elektriksel iş güvenliği konusunda söz sahibi olacak tek yetkili Elektrik Mühendisi olmalıdır. Ancak; iş güvenliği hususunda teknik bilgi birikimine sahip olmayan ve iş emniyeti mevzuatlarına da hakim olmayan SMM kontrolörler, işletmeleri sadece şahsi kazançları için kullanmaktadırlar. Resmi Gazete’de yayımlanmış bir yönetmeliği olan SMM hizmetlerine ait (üstelik yönetmeliğin ilk maddesinde ‘can ve mal kayıplarının önlenmesi’ yer almaktayken) iş güvenliği bilincinden uzak SMM hizmeti sunmak mesleki ahlaksızlıktır. Trafo SMM hizmetleri kapsamında ilgili tesislerde elektriksel güvenliğin Serbest Mühendis Müşavir tarafından sağlanması gerektiği de yine aynı yönetmelik içinde yer almaktadır.
TRAFO ve ÇEVRESİNDE ELEKTRİKSEL İŞ GÜVENLİĞİ YÖNETİMİ Trafo ve trafo çevresinde genel güvenlik önlemlerinin alınması hususunda akla ilk gelen konunun mevcut tesisin personel sayısı olmamalıdır. İş güvenliği uzmanları sadece personel güvenliği bakış açısı ile büyük hatalara ve büyük elektriksel kazalara müsaade edebilmektedirler. Elektrik Mühendisliği altyapısı olmayan çok sayıda iş güvenliği uzmanı bu durumu genel olarak trafo çevresinde kuru kafa levhaları montajı yaptırarak güvence altına aldığını sanmaktadır. Elektriksel iş güvenliği yönetiminde son eylem planı olması gereken elektriksel uyarı/ikaz levha montajları, öncelikli güvenlik sayılamaz. Elektriksel kazaların önlenmesi hususunda önleyici faaliyetleri alınmamış yüksek gerilim sistemlerinde iş güvenliği yönetimi kesinlikle büyük sorun ve sorumlulukları da beraberinde getirmektedir. Trafo planlı bakımları ve elektriksel periyodik kontrolleri yapılmayan bir tesiste elektriksel emniyet mesafeleri çözümsüz bir mücadele olmaktan öteye gidemez. Yüksek gerilim tesislerinde sadece trafo ve trafo çevresinde teknik güvenlik mesafelerinin belirlenmesi yeterli bir isg yönetimi de sağlamaz. Bu hususta öncelikle havai ve/ veya yer altı iletkenleri (XLPE kablo uygulamaları gibi..) güzergahları da elektriksel iş güvenliği yönetimi dahilinde değerlendirilmelidir. Trafoya müdahale yetkisi olmayan tüm canlıların, elektriksel iş güvenliği
105 Nisan
2016
emniyet mesafesine ve elektriksel iş güvenliği kurallarına eksiksiz uyması gerekmektedir. Bu durum ancak, profesyonel mühendislik çözümleri ile mümkündür. Emniyet mesafeleri analizi yapılırken duran ve hareketli tüm riskler dikkate alınmalıdır. Tesis içinde ve dışında trafik akışı, ziyaretçi gezi güzergahları, kemirgen canlılar (fare vb gibi), sıvı temasları, yağmur kanalları, atık su giderleri, mimari yerleşim planları, doğal afetler ve benzeri birçok riskli durum tehdit olmaktan çıkarılmalıdır. Özellikle kalıcı çözümler alınarak elektriksel iş güvenliği yatırımları ve genel güvenlik maliyetleri de azaltılmış olur. Trafolu tesislerde mimari konumlandırma elektriksel iş güvenliği yönetiminin ilk temeli olmalıdır. Henüz proje aşamasındaki bir fabrika, yurt binası, akaryakıt istasyonu, okul, kamu kurumu, avm, iş merkezi, spor kompleksi, toplu konutlar, hastane ya da herhangi bir endüstriyel kuruluşa ait trafo tesisi yerleşimini opsiyonel olarak planlanmalıdır. Trafolarda olası artan enerji talepleri kaynaklı güç artırımı, elektriksel yangın güvenliği, elektriksel bakım ve kontrol kolaylığı, olası patlama (özellikle yağlı tip trafolar için) durumu, kısa devre durumları ve müdahale süreleri başta olmak üzere trafo konumlandırılması kesinlikle SMM Elektrik Mühendisi görüşü alınmadan yapılmamalıdır.
YG TRAFOLU TESİSLERDE YETKİ ve YETKİLENDİRME Mesleki yeterliliği Elektrik Mühendisliği olmayan iş güvenliği uzmanları tarafından, elektriksel yangın risklerine karşı alınması
106 Nisan
2016
önerilen tedbir şüphesiz enerjinin kesilmesi talimatıdır. Ancak, her enerji kesintisinin trafonun OG hücresinden yapılmasına dair talimatların söz konusu olduğu bir işletmede elektriksel iş güvenliği sağlanamaz. Bu bağlamda, bir priz sortisinde ya da seyyar bir kabloda meydana gelen kısa devre veya aşırı akım kaynaklı alevlenme sonucu yetkisi olmaksızın orta gerilim hücresine müdahale etme cesaretini gösteren personelin karşılaşacağı tüm riskler ve sonuçları şüphesiz bu talimatı veren iş güvenliği uzmanına aittir. Hatalı manevra yapmasına sebebiyet veren bu talimat yangın risklerinin ötesinde doğrudan elektrik çarpması sonucu hayati kayıplara da sebep olabilmektedir. Manevra yetkilendirmesi trafoya ait yüksek gerilim işletme sorumlusu Elektrik Mühendisi tarafından tarif edilerek yapılabilir. SMM Elektrik Mühendisi tarafından manevra talimatları eksiksiz olarak düzenlenerek hata ve kazaların önüne geçilmelidir. Hazırlanan manevra talimatı, müdahaleye yetkili personel tarafından tanım ve tarif eksikliği olmaksızın anlaşılır şekilde düzenlenerek ilgili trafo çevresine asılmalıdır. Yine aynı bölgede trafoya ait kuvvetli akım tek hat şeması kesinlikle bulundurulmalıdır. Anahtarlama elemanlarının, enerji iletkenlerinin ve güç dağılımlarının net adreslenmiş olması gerekmektedir. Trafo yüksek gerilim işletme sorumlusu SMM Elektrik Mühendisi haricinde, yüksek gerilim tesislerinde görevli teknik personelin ‘Elektrik Kuvvetli Akım Tesislerinde (EKAT) Yüksek Gerilim Altında Çalışma İzin
Belgesi’ adını taşıyan belgeye sahip olması gerekmektedir. EKAT belgesi haricinde elektriksel iş güvenliği eğitimleri ve deneyimleri yine SMM Elektrik Mühendisi tarafından takip edilmelidir. Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinde ‘Tüm yüksek gerilimli kuvvetli akım tesislerinde teknik konulardan sorumlu Elektrik Mühendisi olmalıdır. 154 kV ve daha büyük kuvvetli akım tesislerinde (uzaktan kumanda edilen TM’ler hariç) işletme sorumlusu olarak en az bir Elektrik Mühendisi bulundurulmalıdır. Bu mühendisin iş güvenliği ve iş emniyeti açısından sorumluluğu, tesiste uyulması gereken iş güvenliği yöntemlerini tespit etmek, emniyetli bir işletme için uyulması gerekli kuralları belirlemek ve gerekli araç gereçleri tespit ederek söz konusu kurallara uyulması yönünde denetlemeler yapmaktır.’ ifadeleri yer almaktadır. Yüksek gerilim tesislerinde elektriksel iş güvenliği yönetimi, SMM Elektrik Mühendisine ait bir sorumluluktur. Trafo YG işletme sorumlusu olmayan bir tesiste, iş güvenliği uzmanı tarafından SMM sözleşmesinin yapılması kesinlikle risk analizi raporlamalarında yer almalıdır. Aksi halde, ilgili tesis genelinde düzenlenen iş güvenliği risk analizi raporu elektriksel güvenlik yetersizliği içerir. Yüksek gerilim işletme sorumlusu olmayan bir tesiste iş güvenliği uzmanı tarafından hazırlanan risk analizi raporunda, elektriksel risk grupları başlıklı en önemli madde şüphesiz bu durum olmalıdır. Risk değerlendirme raporunun geçerliliği ve profesyonel iş güvenliği uzmanlığı da bunu gerektirir.
YENİLENEBİLİR ENERJİ • TANITICI REKLAM
ABB
Güneş Enerjisi Tesislerini CMS Sistemi ile İzlemenin Faydaları Yenilenebilir enerji tesislerinde kullanılan izleme, çok çeşitli ihtiyaçlar için kullanılır, esas olarak üretimin izlenmesi ile ilgili olmak üzere, örneğin emniyet gibi diğer ihtiyaçlar için de önemlidir. Bu makalede şebeke ölçeğinde güneş enerjisi santrali referans olarak alınmıştır. Dize kutusu / dize birleştirici kutusu:
Paneller güneş ışınlarını absorbe ettiği sürece güneş panelleri enerji üretimi yapmaktadır. Bunun anlamı, eğer herhangi birşey panellere ışınların ulaşmasını engelliyorsa, enerji üretmek mümkün değildir. Engeller çok farklı şeyler olabilir. Bazılarını onları ortadan kaldırmak değildir (genellikle geçici olanlar), örneğin gece vakti, bulutlar, kuşlar, uçaklar ve diğerleri. Yapraklar, kuş dışkısı, kar ve daha fazlası gibi diğer etkenler ortadan kaldırabilir. Güneş enerjisi tesislerinin büyüklüğü nedeniyle makul bir süre içinde tüm panellerin etrafında yürüyerek kontrol etmek mümkün değildir. Bu nedenle her dizeyi uzaktan izleyerek, paneller üzerindeki gölgeleme durumunda veya diğer kesintiler, örneğin kopuk bir kablo gibi durumlarda hemen haberdar olmak mümkündür. Farklı dizeleri izleyerek bunların
verimliliğini karşılaştırmak mümkündür. Bir dizenin ne kadar verimli olduğunu veya değişen dize davranışını bulmak için izlenecek için ana parametre akımdır. Her bir dizenin DC akımlarını ölçerek olumsuz etkileyen faktörler erken bir aşamada tespit edilerek, güneş santralinin performansı arttırılabilir. İzleme cihazı genellikle dize kutusuna monte edilir. Dize kutuları yaygın olarak DC panolar, birlestiriciler veya bağlantı kutuları olarak da adlandırılır, aşırı akım ve aşırı gerilimlerde korumak ve hata durumunda devreyi kesmeye izin verirler. Devre kesiciler, kartuş sigorta taşıyıcılar, parafudurlar ve yük ayırıcılar gibi koruma cihazları içerirler. Çoğunlukla şebeke ölçekli projelerde, bu dize kutuları, koruma, performans ve verimlilik ile ilgili farklı izlemeleri gerçekleştirmek için izleme sistemleri ile donatılmıştır.
Güvenlik •
Dizelerdeki hataların hassas ölçümü ve tespiti Parafudurların ömür sonlarının izlenerek, darbe akımlarına karşı kesintisiz koruma sağlar Dize akımların ölçülmesi ve dolayısıyla her bir birleştirici kutusundaki enerji üretiminin ölçümü Aşırı ısınmaların ve yaşlanmış panellerin tespitini kolaylaştırır Panellerin ve tüm santralin güvenliğinini arttırır
• •
• •
Verimlilik •
Nem, yapraklar, ve kar gibi gölge etkenlerinin tespitini sağlar Duruş sürelerini kısaltarak, izleme sistemi sayesinde üretkenliği arttırır Her dizenin üretiminin ölçülmesi ve her birleştiricinin çıkışlarının analiz edilerek verimliliğinin arttırılması
• •
ABB’nin İzleme Sistemi:
ABB dize izleme çözümü; güvenlik, güvenilirlik, esneklik ve güneş enerjisi tesislerindede tam değer zinciri verimliliğini elde edilmesini sağlar. Bağımsız dizelerin akımlarının karşılaştırılması ve analiz edilmesini sağlar. Bu hassas ve güvenilir bir şekilde güneş enerjisi üretiminin izlemesini sağlar. Enerji tesisinde en üst düzeyde güvenliği garanti eder ve hatalı dizelerin en kısa sürede kesilerek, modüllerin en üst düzeyde korunmasının sağlanmasına yardımcı olur.
Id
Alper Çelebi ABB Alçak Gerilim Ürünleri DIN Rayı Ürünleri Ürün Müdürü
Görsel 2-Birleştirici kutu içerisinde CMS akım ölçüm sisteminin uygulanması
kWh
kWh
ID+GPD
Görsel 1-Şebeke ölçeğindeki güneş enerjisi tesisinin genel sistem yapısı
107 Nisan
2016
YENİLENEBİLİR ENERJİ • TANITICI REKLAM
AKSARAY ENERJİ
“Anahtar teslimi Güneş Enerji Sistemleri çözümlerini doğayla buluşturmaya devam ediyoruz” Aksaray Enerji, ülke genelinde gelişmekte olan güneş enerjisinden elektrik üretimi konusunda tecrübeli mühendis, ekip ve çalışanıyla; tedarik, kurulum, devreye alma, bakım ve mobil izleme faaliyetleriyle devamlılığını sürdürmektedir. Güneş Enerji Sistemleri(GES) için gerekli uygulamaların tamamı; arazi ve çatı uygulamaları, OFF-GRID, ON-GRID sistemler olarak şirketimiz tarafından uygulanmaktadır. Özellikle GES yatırımlarında: fizibilite, projelendirme, inşaat ve işletme bünyemizde yer alan teknik ekip tarafından gerçekleştirilmekte ve teslimleri gerekçelerine, kanuni boyutuna göre yapılmaktadır.
108 Nisan
2016
Ömer Ekinci Faaliyet alanınız hakkında genel bilgi verir misiniz? 2012 yılından itibaren Aksaray Enerji kendi içerisinde güneş enerjisi ile ilgilenmeye başladı. Diğer faaliyet alanlarımız yanında bir bölüm olarak başlatılan Güneş Enerjisi Sistemleri gün geçtikçe talebi artan bir konu halinde firmada yer etti. Fakat zamanla ana faaliyet alanlarımız arasında yer almaya ve güneşten daha çok faydalanılmak için büyük çaplı projeler araştırıldı.2012 sonlarına doğru küçük çaplı devam eden projelerimiz 2013 yılında giderek sayıları artan dev projeler olmaya başladı. 2014 yılında alınan ihalelerle birlikte anahtar teslimi Güneş Enerji Sistemleri çözümlerini doğayla buluşturmaya
ve milletimize yararlı olmaya devam etmekteyiz. Firmamız A’dan Z’ye Güneş Enerjisi Sistemleri için ürün tedariği yapabilmekte ayrıca proje başlığı adı altında GES projeleri için çalışmalar yapmaktadır. Ürün tedariği kapsamında PV paneller, on-grid inverterler, modifiye ve tam sinüs inverter çeşitleri, Aküsüz sulama sistemleri, kablolar, konnektörler, aküler, konstrüksiyon ekipmanlarını temin edebilecek kapasitededir. Enerji maliyetlerini, tüketicinin ihtiyaçlarına uygun doğru ürün satın alınmasını sağlayarak, doğru bir takım fiziki düzenlemeler yaparak ve en önemlisi tüketiciyi enerji verimliliği konusunda bilinçlendirerek düşürebileceğimize inanıyoruz.
Sektörde yaşadığınız sorunlara ilişkin bilgi verir misiniz? Yenilenebilir Enerji Kaynakları temiz ve sağlıklı bir çevre için ülkemizin geleceğidir. Günümüzde gelişimi hızla devam eden elektrikli araçlar bunun en yakın örneğidir. Doğal kaynaklar hızla tükenmeye devam ederken, bu yenilikler ve gelişimler çerçevesinde uyum sağlayan firmalar ayakta kalmayı başarabilecektir. Avantajları çok olan bu enerji kaynağını işletmelere en verimli şekilde sunmak için özel proje çalışmaları yapmaya başladı. Bu sayede tam ihtiyacı belirlenen işletmenin özel sistem çözümleri sayesinde en ekonomik ve verimli şekilde güneş enerjisinden faydalanması sağlanıyor. Bir sonraki süreçte daha yüksek verimler ve daha düşük üretim maliyetleri olan paneller devreye girecektir. İlk yatırım maliyetlerinin gelişen teknolojiler ile düşmesi öngörülmektedir. Günümüzde durmaksızın ilerleyen teknoloji ile sektörümüzde yaşanan gelişmelere paralel ilerlemektedir. Daha küçük ebatlarla ve ağırlıklarda oluşturulan daha güçlü inverterler günümüzde giderek yaygınlaşmaktadır. Özellikle On-Grid sistemlerde bu yarış daha kızışmış bir halde. Bu teknoloji yarışı sonucunda kullanıcılar daha kaliteli ve kompakt ürünlere daha uygun fiyatlar ile kavuşmaktadır. Bu sayede önümüzdeki dönemlerde enerji uygulamaları daha küçük alanlarda daha uygun bütçeler ile
uygulanabilir hale gelecektir. Artan çevre kirliği ve küresel ısınmayla birlikte yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelim artıyor. Güneş, yenilenebilir enerji kaynakları içerisinde; sonsuz, tükenmeyen, bedava, enerji ihtiyacı duyulan her yerde kullanılabilen, enerji de dışa bağımlılığı azaltan, karbon monoksit, kükürt, duman, gaz ve radyasyon gibi çevreyi kirleten faktörler olmadığından en temiz ve çevreye zararsız, işletme ve bakım maliyetleri az bir enerji kaynağıdır. Güneş enerjisi yaygın kullanım alanlarının arttırılması ile birçok alanda tüketiciye ve yatırımcıya enerji tasarrufu ve kazanç imkanı oluşturacaktır. Termal uygulamaların yaygınlaştırılması ile enerji tasarrufu sağladığımız sistemlerin geliştirildiği uygulamalar artacaktır. Aynı şekilde yılsonunda netlik kazanan yeni yasalar ile şebeke bağlantılı fotovoltaik sistemlerin önünün açılması, bu yıl itibari ile hızla gelişen bir yatırım ivmesi kazandırmıştır. Şu anda ölçümleri yapılan santrallerin kurulumlarının yapılması, bir yandan ev ve endüstri tesislerinin çatılarına
yapılan uygulamalar ile kendi elektriğimizi üretecek, enerjide dışa bağımlılığı azaltacak çözümleri yenilenebilir enerji kaynaklarından güneş ile sağlıyor olacağız.
Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynaklarının bugünkü halini nasıl değerlendiriyorsunuz? Ülkemizde Güneş Enerjisi sektöründe inanılmaz bir fiyat rekabeti yaşanmaktadır. Ancak yüksek güç ve üstün güvenilirlik gerektiren yelpazede, fiyattan önce ürün teknolojisi ve hizmet kalitesi öne çıkmaktadır. Teknolojinin gelişmesi ile Güneş Enerji Sistemlerinin tekniğinde önemli iyileştirmeler yapılmaktadır. Toplam verimi yükselten Güneş Enerji Sistemlerinin maliyetlerinin düşmesi ile birlikte ülkemizde enerji üretimi olarak diğer enerjilere göre daha da öne çıkacaktır. Bu durumu öngören firmamız Güneş Enerji Sistemlerini halkımızın kullanımına açmayı ve giderek artan enerji ihtiyacını aşmayı hedeflemektedir. Güneş enerji
109 Nisan
2016
santrallerinde öncelikli hedef maliyetlerin düşmesi ile birlikte çevre dostu bu yenilenebilir enerji kaynağının daha çok kullanımı olacaktır. Burada güneş enerjisi kaynağında en önemli maliyet unsurunun güneş panelleri olduğu düşünüldüğünde en önemli gelişme bu alanda beklenmektedir.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının ülkemizdeki kullanımının artırılması için neler yapılmalıdır? Türkiye’de her sektörde olduğu gibi, güneş enerji sistemlerinde de yatırımcıların beklentisi başta bürokrasinin ve geleceğe dönük belirsizliklerin minimuma indirilmiş olmasıdır. Bu gerçekleştiği takdirde bizim de yatırımcılarla yaptığımız görüşmelerden gözlemlediğimiz kadarıyla sektöre yatırım yapmak isteyen bir hayli girişimci mevcut. Özellikle de eğer yatırımcının kendi elektrik tüketimi söz konusu ise sistem çok daha feasible hale gelmektedir. Ülkemizde yenilenebilir enerji kaynaklarının daha yaygın kullanılması için çalışmalar hız kazanmış durumda. Özellikle küçük güçteki uygulamalar için değişen yönetmelikler ile beraber 30kW ve altı sistemlerin onaylarının elektrik dağıtım şirketlerine devredilmesi ev tipi uygulamalar yaygın bir hale gelecektir. Lisanssız üretim sınırının 1MW’a çıkarılması santral yatırımcıları için büyük avantaj sağlamaktadır. GES Proje onay süreçlerinin hızlandırılması, devlet kısmında mevzuatların düzenlenmesi ve kredilendirme ile ilgili banka süreçlerinin bir yapıya oturtulması süreci hızlandıracaktır.
110 Nisan
2016
YENİLENEBİLİR ENERJİ • TANITICI REKLAM
PANEL ELEKTRO
PANEL ELEKTRO: SEKTÖRDE 33.YIL! 1983’ten bu yana AG dağıtım ve kontrol sistemleri konusunda hizmet veren, prestijli ulusal ve uluslararası proje referansları ile üretimini sürekli artıran ve ürün çeşitliliğini geliştiren Türkiye’nin önde gelen panel üreticilerinden Panel Elektro, yenilenebilir enerji uygulamaları da dahil olmak üzere birçok alanda ArGe faaliyetlerini sürdürürken önceliği kalite ve standartlara uyuma vermeye devam etmektedir.
112 Nisan
2016
Ç
eşitli ürün gruplarıyla müşterilerine kullanışlı ve kaliteli çözümler sunan Panel Elektro, yurtiçi ve yurtdışındaki çeşitli sektörlerde birçok kullanım alanına uygun üretimini sürdürmektedir.
PFlex® - Modüler Güç, MCC ve Kontrol Panelleri Panel Elektro, insan ve işletme güvenliği kriterlerini ön planda tutmak amacı ile EN 61439 standardı çerçevesinde üretim çeşitliliğini arttırararak PFlex® modüler pano sistemini geliştirmiştir. Bu ürün üç eksende modülerlik ve tüm seperasyon formlarına uygunluk özellikleriyle geniş bir kullanım alanı ve güvenli işletme koşulları sunmaktadır. Günümüzde Form 1 uygulama daha çok otomasyon, PLC ve
DDC panellerinin üretiminde kullanılabilmektedir. İnsan ve işletme güvenliğinin ve sürekliliğin söz konusu olduğu endüstriyel uygulamalarda Form2 ile Form 4 arasında seçimler yapılabilmektedir. PFlex® modeli bu anlamda Form4 Type7 özelliklerine kadar çok esnek bir yapıya sahip olması nedeniyle farklı çözümlerle cevap verebilecek niteliktedir. PFlex® modelinde, tanımlanmış formlara uygun seperasyon yapısı ile baralar, fonksiyonel üniteler, terminal üniteleri ve kablo bölmeleri tamamen birbirinden bağımsız olarak metal veya yalıtkan plakalarla ayırılmaktadır. Bu özellik işletme, ekipman güvenliği, arızaya hızlı ve güvenli müdahale gibi kolaylık ve avantajlar sunarken aynı zamanda bir bölmede oluşabilecek zarar verici bir sorunun diğer bölmelere ve ekipmanlara ulaşmasını engellemektedir. Böylece işletme giderlerinden tasarruf edilmesi ve üretim sürekliliğinin sağlanması da net bir kazanç olarak kullanıcıya yansımaktadır. 200 mm’lik tam modüllerle 3 eksende değişken ölçüler ve kendi içerisinde bölümlenme olanağı sunulmakta, bölümlendirmelerde zorunluluk halinde 100mm’lik yarım modüller de kullanılabilmektedir. Uluslararası dağıtım & iletim projelerinde Form 4 seperasyon referansları ile PFlex® kalite, uygunluk ve güvenlik gereksinimlerini bir arada gerçekleştirilmiştir.
• • • • •
Maksimum insan ve işletme güvenliği Gerçek modülerlik ve genişleme olanağı IEC 61439 Form1 - 4’e kadar seperasyon MCC – PCC – ACS – DDC uygulamalarına tam çözüm Çekmeceli veya soketli (plug-in) seçenekler
PCC GÜÇ KONTROL MERKEZLERİ Standart uygulamada 2500 kVA’e kadar AG dağıtım, transfer ve enerji yönetimi panelleri için sağlam gövde yapısıyla yüksek kesme kapasiteli kesicilerin açma kapama manevralarıyla oluşan dinamik kuvvetlere karşı güçlü destek sağlamaktadır. 4000 kVA’e kadar güç panelleri isteklerine tip test deneyleri tamamlanmış LOGSTRUP bara sistemleriyle çözüm sunulmaktadır. Güç dağıtım panellerinde çekmeceli tip uygulamalara olanak sağlayan PFlex® işletme ve bakım kolaylığı sağlayan ayrıcalıklı bir üründür. Aksi belirtilmedikçe enerji iletim baralarının tasarımında sıcaklık artışı için Δt =35°K’dir, bu dağıtım baralarında oluşan enerji kayıplarını minimum düzeyde tutmak anlamında son kullanıcı yararına ekonomik verimlilik sağlayan önemli bir ayrıcalıktır. İşletme güvenliği koşulları gereği istek üzerine kompartman seperasyonu IEC 61439 standardına uygun olarak Form 2a’dan Form 4b’ye ve seperasyonu tamamlayıcı Type1’den Type 7’ye kadar giriş yöntemi uygulanabilmektedir.
• • • • • •
Enerji Kontrol Panelleri Transfer ve Senkronizasyon Panelleri Lokal Dağıtım Panelleri Aydınlatma Dağıtım Panelleri Güç Faktörü Düzenleme Harmonik Filtre Panelleri
MCC MOTOR KONTROL MERKEZLERİ Üretim hatları, fabrikalar, akıllı binalar, arıtma tesisleri, pompa istasyonları gibi motor kontrolünün yoğun olduğu tüm alanlarda geniş kullanım olanakları bulunmaktadır. Süreç kontrolü gerektiren üretim hatları ve kontrolü için standartlara uygun çözümlerle PFlex® MCC işletme ve bakım kolaylığı gözönünde bulundurularak tasarlanmıştır. Proje desteğimiz, konvansiyonel veya PLC - Süreç Denetleyiciler - ile kontrol sistemleri için ürettiğimiz çözümler, bilgi birikimimiz ve deneyimlerimiz müşterilerimize sunduğumuz önemli bir ayrıcalıktır. Doğru ekipmanın veya sistemin doğru yerde kullanılması ve kaliteli ekipmanla yapılan komple çözümlerimiz işletme güvenliği ve yatırım verimliliği gibi önemli kriterleri son kullanıcı yararına gerçekleştirme geleneğimizin bir parçasıdır.
•
• • • • • • •
• • • • •
Devamlılık gerektiren üretim bantları Bağımsız süreçler veya makina kontrol panelleri Akıllı binalar, klima santralleri Hız kontrol (speed control) ve yumuşak yolverici (softstarter) panelleri
• • • • •
ACS (Otomasyon Kontrol Sistemleri) panelleri ile birleşik ürün ve proje desteği BMS (Bina Yönetim Sistemleri) akıllı binalar yönetim panelleri Yaşam fonksiyonları destek panelleri Yangın acil yönetim panelleri Form 1 - 4b seperasyon Plug-in yolverici üniteler Özel koşullara uygun özel yolverici çözümleri IEC947 Tip-1 ve Tip-2 yolverici ekipman koordinasyonlarına uygun ekipman seçimi Modüler kabinlerin sunduğu tasarım kolaylıkları Özel arabirim tasarımları Uluslararası normlarda proje üretimi Yatırım verimliliği İşletme ve bakım kolaylığı Teknolojik ürünlere uygun smart çözümler
113 Nisan
2016
Elektrik sektörüne üretim yapmakta 33.yaşını doldurmuş Panel Elektro, ilke olarak sektörün tüm endüstriyel uygulamalarına çözüm ve ürünler sunmaya devam etmektedir.
ve Sabit Tip Paneller, güç kontrol ve motor kontrol merkezleri için sunulan Panel Elektro çözümleri arasındadır. Çekmeceli paneller, farklı işlevsel ünitelere bağlı her bir çekmecenin, panelin geri kalan bölümlerine müdahale etmek gerekmeksizin, genel sistemden kolaylıkla ayrılabilmesini ve bakım amacıyla hızla değiştirilebilmesini sağlar. • •
•
LOGSTRUP - Tiptestli Çekmeceli, Plug-in & Sabit Tip Paneller Panel Elektro, yatırım, işletme güvenliği ve üretim sürekliliğinin önemli olduğu tüm uygulamalar için vazgeçilmez bir ürün olan çekmeceli / plug-in panel sistemlerini A/S LOGSTRUP STEEL (Danimarka) firmasıyla yıllara dayanan işbirliği ile Türkiye ve uluslararası pazara sunmaktadır. 8500A’e kadar tiptest sertifikalarına sahip LOGSTRUP Çekmeceli, Plug-in
114 Nisan
2016
•
•
• • • • •
IEC, UL, Lloyd, ASTA Standartlarına uyum, 250’den 8500A’e kadar 11 akım kademesinde Tip Test sertifikası, Senkron Enerji Panellerinde en uygun çözüm Yüksek akımların oluşturduğu manyetik alan etkisinde en düşük etki Tüm üreticilerin komponentlerine uyumlu konstrüksiyon Sismik, Vibrasyon ve İç Ark testleri Form 1’den Form 4b’ye kadar seperasyon uygulamaları Aynı formda Güç Dağıtım Paneli ve 19” kabin bir arada Ön ve arka yüzden erişim Yukarıdan veya aşağıdan bara/ kablo girişi
Yenilenebilir enerjinin sadece ülkemiz için değil, gezegenin bütünü için ne kadar büyük önem taşıdığının farkında olan firma, kendi katma değeriyle sektöre ürün sunmaya 2015 itibariyle başlamıştır. Panel Elektro 2015 yılı boyunca dünyanın önde gelen rüzgar türbini üreticilerinden biri için, malzeme tedariği, kısmi parça üretimi ve nihai montajını yaptığı konvertör setleriyle 102MW’ı geçen miktarda rüzgar enerjisi üretimine katkı sunmuştur. 2016 yılı için de bu miktar artarak devam edecektir. Alman invertör üreticisi LTi ReEnergy ile başlatılan işbirliği sonucunda, 2015 yılı içerisinde toplamda 15MW güneş enerjisi santrallerinin invertör panellerini üretip başarıyla teslim etmiş olan Panel Elektro 2016 üretim programı doğrultusunda bu alandaki çalışmalarını geliştirerek sürdürmektedir. Panel Elektro, 2016 yılında bu sayıyı daha da arttırarak enerjide dışa bağımlılığımızın azalması ve yeşilin korunmasına katkı sağlayacak ürünleri tüm dünya pazarı için üretmeye devam edecektir. Panel Elektro ve ürünleri hakkında detaylı bilgi için: www.panel.com.tr
YENİLENEBİLİR ENERJİ • TANITICI REKLAM
SIEMENS
Siguard®DSA ile Dinamik Stabilite Analizi ve Yenilenebilir Enerji Entegrasyonu Dünya genelinde elektrik enerjisi tüketimi yıldan yıla hızla artmakta ve bu durum elektrik enerjisinin arzında kritik problemlerin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Güvenilir güç sistem şebekesine sahip olmak için sistem kararlılığını, kapasite rezervini ve yenilenebilir enerji entegrasyonunu azami ölçüde dikkate almak gerekir. Aynı zamanda güç sistemleri, güvenlik limitleri dahilinde işletilmesi gerekir. Fosil yakıtların azalması ile beraber; üretim, iletim ve dağıtım sistemleri yenilenebilir enerji sistelerini verimli bir şekilde içinde barındıran yeni tasarımlara sahip olmaları gerekiyor. Bu yüzden, yeni tasarım enerji sistemleri içinde yeni teknolojiler kullanılmalı. Aşağıda bulunan şekilde, örnek elektrik sistem yapısını görebilirsiniz.
116 Nisan
2016
Elektrik Güç Sistem Yapısı [1]
G
ünümüz güç sistemleri geçmiş dönemlere göre daha karmaşık bir yapıya sahiptir. Artan yenilenebilir enerji sistemleri sistem güvenilirliği ve sürdürülebilirliği ile ilgili bazı sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Gelecekte yeni üretim santralleri, tüketim noktalarından daha uzak noktalarda yer alacak, rüzgar ve güneş enerjisinden kaynaklanan üretim güç şebekelerindeki dalgalanma ve kararsızlığı artıracak ve iletim sistemlerindeki kapasite sorunları artacak. Aynı zamanda ülkeler arasında iletim sistemleri üzerinden yeni bağlantılar kurularak farklı teknolojilerin uygulaması gün geçtikçe enerji sistemlerinde yer bulabilecek [2]. Ülkemizde 31 Mart 2015 tarihinde meydana gelen tüm Türkiye’de sistem çökmesi olayı (blackout) güç
sistemlerinde stabilite problemlerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Yaşadığımız bu tecrübe bize gösterdiki, sahip olduğumuz güç sistemini sadece izlemek ve uzaktan kontrol etmek güvenilir bir güç şebekesine sahip olabilmemiz için yeterli değil. Elektrik enerji sistemleri üzerinde analizler yapmak, bu analizleri her an yorumlayabilmek ve çıkan sonuçlara göre aksiyon alabilmekte en az uzaktan izleme ve kontrol kadar önemli. İletim şebekesi işletmecileri için en önemli analizlerden birisi dinamik stabilite analizleridir. Bu makalede, sistemde oluşabilecek stabilite problemlerini belirlemek, sistem çökmelerine engel olabilmek ve yenilenebilir güç sistemleri entegrasyonu için önemli analizler yapan Siemens tarafından geliştirilmiş Siguard DSA yazılımından bahsedilecektir. Bir güç şebekesi Siguard DSA yazılımı ile entegre edildiğinde, operatör tarafından belirlenen aralıklarla otomatik olarak dinamik stabilite analizi yapılır ve sonuçlar bir uzman tarafından analiz edilecek halde operatöre sunulur.
Dinamik Stabilite Analizi
2015 yılında meydana gelen sistem çökmelerinden biri
Güç sistemlerinde dinamik stabilite analizinin en önemli amacı, sistem çökmelerinin önüne geçmektir. İşletme personelleri zaman zaman tüm elektrik şebeke sisteminin çalışmasını etkileyebilecek çok önemli kararlar vermeleri gerekmektedir. Personel bu kritik kararları alırken, Siguard DSA sistemin o anki ve yakın gelecekteki durumu ile ilgili detaylı analiz sonuçları ile simülasyon görsellerini oluşturarak sistem kararlılığını sağlayabilmelerine yardımcı olur [3]. Dinamik stabilite analizi aşağıdaki güvenlik kriterlerini sağlaması gerekir [4]: • İletim sistemi ekipmanlarının termal yüklenmeleri • Kararlı durum gerilim ve frekans sapmalarını • Geçici gerilim düşümü ve yükselmeleri • Geçici kararlılık • Gerilim kararlılığı • Frekans kararlılığı • Açı kararlılığı Eğer iletim sistem operatörleri Siguard DSA yazılımına entegre edebilecekleri doğru bir şebeke modeline sahip olursa, sistemin dinamik kararlılık analizleri hem doğru bir şekilde yapılır hemde sistemde oluşabilecek stabilite problemleri henüz meydana gelmeden farkedilmiş ve önlenmiş olabilir. Daha öncede bahsettiğim gibi DSA yazılımının asıl amacı sistemde meydana gelebilecek sistem çökmelerinin önüne geçmektir. Sistem çökmeleri, sadece teknik sonuçları olan değil aynı zamanda sosyal ve ekonomik sonuçları olan bir problemdir. Aşağıdaki grafikte, 2000 yılından bu yana meydana gelen sistem çökmelerini sayısal olarak bulabilirsiniz.
de daha önce bahsettiğim gibi Türkiye’de 31 Mart 2015
Güç Sistemlerinde Blackout [5]
Dünya’da Rüzgar Enerjisi Kurulu Gücünün Yıllara göre Dağılımı [7]
tarihinde meydana gelen sistem çökmesidir.
Yenilenebilir Enerji Sistemleri Entegrasyonu Hem Türkiye’de hemde dünyada hidroelektrik sistemlerini kapsam dışı tutarsak yenilenebilir enerji sistemlerinden rüzgar enerjisi en büyük paya sahiptir. Bu yüzden, bu bölümde daha çok rüzgar enerjisinin entegrasyonundan bahsetmek istiyorum. Son yıllarda, rüzgar enerjisi kurulu gücü düzenli olarak artma trendindedir. Bundan dolayı, günümüzde birçok araştırma rüzgar enerjisinin güç sistemleri kararlılığı üzerindeki etkilerini araştırmaktadır. Bu çalışmalar, rüzgar enerjisinin salınımı, rüzgar enerjisi kaynağının coğrafi konumu, farklı rüzgar türbin generatör teknolojileri ve bu generatörlerin kontrolü gibi konuları ele almakta ve entegrasyona etkilerini araştırmaktadır [6]. Dünya, artan nüfus, hızla büyüyen mega kentler ve endüstriyelleşen ülkeler gibi etkenlerden ötürü daha fazla enerjiye ihtiyaç duymaktadır. Her geçen gün artan enerji ihtiyacını karşılamak ve sera gazı salınımını azaltmak için daha fazla yenilenebilir enerji sistemlerine yönelmemiz gerekmektedir. Aşağıdaki grafik, dünya’da rüzgar enerjisinden elde edilen gücün geldiği noktayı gözler önüne sermektedir. Grafik, her geçen yıl hızla artan rüzgar santrallerinin kurulu gücünü göstermektedir.
117 Nisan
2016
Rüzgar enerjisinin kararsız bir enerji kaynağı olmasından dolayı, rüzgardan elde edilen toplam elektrik enerjisi rüzgar kurulu gücünün çalışma saatiyle çarpımı şeklinde bulunamaz. Fakat son on yılda, gelişen rüzgar türbin teknolojisi sayesinde kapasite faktöründe önemli bir artış meydana gelmiştir [8]. Yenilenebilir enerji yatırımları ve entegrasyon çalışmalarının önemi, iklim değişikliğinin etkileri ile birlikte daha fazla önem kazanmaya devam etmektedir. Özellikle artan rüzgar enerjisi kullanımı, mevcut elektrik iletim şebekelerinde bazı teknik sorunlara neden olmaktadır. Rüzgar enerjisinin kullanımının artmasına paralel olarak, birçok ülke de yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını arttırıcı eylem planları uygulanmaktadır. Örneğin, Avrupa 2050 yılında tüm elektrik enerjisi ihtiyacını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamayı planlamaktadır. Toplam ihtiyacın yarısının rüzgar enerjisinden karşılanması beklenmektedir. Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliğinin (The European Wind Energy Association) raporuna göre Avrupa’nın 2050 yılı için yenilenebilir ve rüzgar enerjisi hedefleri aşağıdaki grafikte gösterilmektedir.
Avrupa’da Yenilenebilir ve Rüzgar Enerjisi Hedefleri [9]
Tüm bu veriler bize; yenilenebilir ve özellikle rüzgar enerjisi entegrasyonunun gelecek yıllarda enerji sektörünün en önemli konularından biri olmaya devam edeceğini gösteriyor. Bundan dolayı, rüzgar enerjisinin şebeke üzerindeki etkileri dikkatli bir şekilde incelenmeli, özellikle büyük güçlü rüzgar enerji santrallerinin üretebileceği stabilite problemlerine yönelik kalıcı
118 Nisan
2016
çözümler üretilmelidir. Dinamik stabilite analizi, şebekeye bağlı tüm ekipmanların dinamik verilerini içerdiğinden, meydana gelen veya gelebilecek her türlü arıza ve kesinti olasılıklarını analiz edip, şebeke işletme personeline sistemin zayıf noktalarını arıza veya kesinti oluşmadan gösterir.
Akıllı Şebeke Uygulaması: Siguard®DSA İletim sistemi operatörlerinin, elektrik kesintileri daima önlemek ve tüm elektrik şebeke sistemini optimum işletmek için doğru kararlar vermeleri gerekir. Bu kararları en doğru şekilde alabilmek için günümüzde çok karmaşık problemleri çözebilen yazılım çözümlerine ihtiyaç duyarlar. Sistem güvenlik seviyesini tahmin edebilen, dinamik stabilite analizi yapan ve sistemin güvenliği ve güvenilirliği konusunda önemli bilgiler sağlayan Siguard DSA gibi yazılımlar operatörler için oldukça önemlidir [10]. Tüm şebeke sisteminin stabilite problemlerinin gerçek zamanlı analiz edilebilmesi için yüksek hızlı simülasyon motorlarına ihtiyaç duyulur. Güç sistemlerinde, sistem çökmelerini önlemek için sistem dinamiğini etkileyen kesinti ve kısa devre olayları bu simülasyon yazılımları sayesinde analiz edilebilir. Siguard DSA yazılımın başlıca özellikleri ise şunlardır: • Stabilite problemlerinin erken tanımlanması • İletim sistemlerinin kullanımının ve güvenliğinin artması • Sistemi dengede tutmak için uygun ve doğrulanmış önlemleri bulmak • Platformdan bağımsız, çok kullanıcılı ve web uygulanabilirliği olması • Kontrol merkezi gereksinimlerine uygunluk (güvenlik ve yedekleme) • Çok büyük güç sistemleri için bile hızı ve güvenilir DSA sistemleri, şebekenin dinamik stabilitesini analiz etmeli ve kritik durumları görselleştirerek sonuçları anlaşır bir biçimde kullanıcıya sunmalıdır. Aşağıda DSA sistem yapısı gösterilmektedir. Dinamik stabilite analiz sistemleri SCADA veya diğer şebeke işletme araçları ile online olarak entegre çalışabilir. Bu sayede, güç sistemi operatörleri sistem üzerindeki açık noktaları bulmak için bir çok olası senaryo yaratarak simülasyon yapabilir. Aynı zamanda,
DSA Sistem Yapısı [11]
DSA sistemi operatör tarafından belirlenen aralıklarla bu olasılık analizlerini periodik olarakta yapabilir [12]. DSA sistemi, bir arıza meydana geldiğinde Siguard DSA Analiz Sonuç Görseli [13] şebeke operatörüne tüm sistemin nasıl davranacağını gösterebilecek bütüm kısıtları ve olasılıkları içermelidir. Siguard DSA tüm bu Gerilim-Zaman Grafiği analizleri yapmak için kullandığımız güvenlik kriterlerini, her bir olasılığın simülasyonu için hesaplamaktadır. Sağ üstteki şekilde, Siguard DSA yazılımının her bir güvenlik kriteri ve sonuç olarak operatöre sunduğu trafik lambası görseli görülmektedir. En başta seçilen güvenlik kritelerine göre, sistemin o anki durumu bulanık mantık algoritmaları ile analiz edilir ve 0 ile 1 arasında bir sonuç hesaplanır. 0 yeşil ile gösterilen en güvenli bölge, 1 ise siyah ile gösterilen sistem çökmesi anlamında kullanılır. Alttaki grafikte, 100 ms ile 250 ms arasında 154 kV’luk bir iletim barasında meydana gelen kısa devrenin sonucunda oluşacak gerilim karakteristiği simüle edilmiştir. Siguard DSA ile bunun gibi bir çok geçici
durum analizi sistemde gerçekleşmeden önceden simüle edilip sistemin varsa açık noktaları tespit edilebilir ve buna göre önlemler alınabilir. Her geçen gün daha çok büyüyen ve aynı zamanda karmaşık hale gelen güç sistemlerinin kararlı, verimli ve güvenilir bir şekilde işletilebilmesi için bir çok akıllı şebeke uygulamasına ihtiyaç duyulmaktadır. Dünya genelinde birçok iletim şebekesi operatörünün kullandığı SCADA sistemleri, günümüz ihtiyaçlarını tek başına karşılayamamaktadır. Siguard DSA gibi SCADA sistemlerine entegre olarak online çalışabilecek akıllı sistem uygulamaları her geçen gün önemini artırmaktadır. Ülkemizde, yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektrik enerjisi her ne kadar arzu edilen seviyelerde olmasada, gelecekte hem ülkemizde hemde dünyada hızla önemini artıran, alternatif değil ana üretim kaynaklarından biri olması muhtemel görünmektedir. Bu yüzden, rüzgar ve güneş enerjisi elektrik şebekesi için gelecekte daha da önemli olacaktır. Siguard DSA ve benzeri akıllı şebeke çözümleri sistem çökmeleri, gerilim ve frekans kararsızlıkları gibi önemli şebeke problemlerinde güç sistemleri operatörlerine daha fazla yardımcı olacaklar.
References [1] A. K. Bejastani, “Wholesale Energy Market in a Smart Grid: Dynamic modeling, stability,and robustness,” Munich, 2012. [2] Y. Kaya, “Smart Grid in Turkey, Dynamic Security Assessment and Wind Power Curtailment,” Technical University of Munich, Munich, 2015. [3] C. O. Heyde, “Dynamic Voltage Security Assessment for OnLine Control Room Application,” 2009. [4] K. Morison, L. Wang and P. Kundur, “Power System Security Assessment,” 2004. [5] http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_power_outages. [Online]. [6] C. Eping, J. Stenzel, M. Pöller and H. Müller, “Impact of Large Scale Wind Power on Power System Stability”. [7] R. E. P. N. f. 2. Century, “Renewables 2014 Global Status Report,” 2014. [8] International Energy Agency, “Technology Roadmap - Wind Power,” 2013. [9] The European Wind Energy Association, “EU Energy Policy to 2050,” 2011. [10] Siemens AG, “Always an Eye to Security: Keeping the Overview”. [11] U. Kerin, G. Bizjak, R. Krebs, E. Lerch and O. Ruhle, “Faster than Realtime: Dynamic Security Assessment for Foresighted Control Actions,” Bucharest, 2009. [12] U. Kerin, C. O. Heyde, R. Krebs and E. Lerch, “Power System Application Tool for On-line Security Investigations,” 2013. [13] R. Krebs, “SIGUARD® DSA Assessment of the Dynamic Network Security Including the Protection System,” Ankara, 2009.
119 Nisan
2016
YILDIRIMDAN KORUNMA VE TOPRAKLAMA • TANITICI REKLAM
ABB
ABB’den kritik elektrik sistemleri için benzeri görülmemiş güvenlik Elektrikli ekipmanlar için koruma sağlayan küçük bir cihaz sayesinde planlanmamış veya beklenmedik kesintiler önlenerek milyonlarca dolar tasarruf sağlanır.
G
üç ve otomasyon teknolojisinin önde gelen firmalarından biri olan ABB, yeni nesil QuickSafe parafudurlarının lansmanını gerçekleştirdi. Parafudur; veri merkezleri, hastaneler ve bankalar için kritik tesisatlar da dahil olmak üzere elektriksel donanımların, enerji beslemesindeki dalgalanmalar nedeniyle ortaya çıkabilecek hasarlardan sürekli bir şekilde korunmasını sağlamak amacıyla, patentli termik ayırma teknolojisi ve yenilikçi entegre güvenlik koruma sistemini bir araya getiriyor. Parafudurlar, elektriksel donanımları şebekede gerçekleştirilen anahtarlamalar veya yıldırım nedeniyle oluşan geçici dalgalanmalara karşı korur. Parafudurlar, ticari, endüstriyel ve konut tipi uygulamalarda
120 Nisan
2016
sıklıkla kullanılmaktadır. Büyük dalgalanmalar, katı hal devrelerini ve bileşenlerini tam anlamıyla eritir, ancak birçok kez tekrarlanan daha küçük dalgalanmalar da hasara ve depolanmış paha biçilmez verilerin kaybına neden olabilir. Parafudurlar genellikle tesisatlar için kullanım ömürleri boyunca tekrar eden sistem koruması sağlar, ancak California Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre küresel ısınma nedeniyle bu yüzyılın sonu itibariyle yıldırım düşmelerinde yüzde 50’den fazla artış beklenmektedir. ABB’nin Quicksafe ürünü, yılda yaklaşık 100 yıldırım düşmesine maruz kalan ve bazen bir günde 50’ye varan yıldırım düşmesinden etkilenen New York’taki Empire State binası gibi birçok tesis için daha yüksek seviyede bir güvenlik vaat etmektedir.
Parafudurların kullanım ömrü, karşılaştıkları darbeler ve dalgalanmaların büyüklüğüne ve sıklığına göre değişiklik gösterir ve bu nedenle değiştirilmeleri gereken zamanın tahmin edilmesi zordur. Normal koşullarda kullanım ömürleri, değiştirilmeden önce sona ererse bu parafudurların koruduğu ekipmanları savunmasız bırakılmış olacaktır. Elektrifikasyon Ürünleri Bölümü Başkanı Tarak Mehta şunları söyledi: “Next Level Stratejimizin bir parçası, sürekli yeniliğe odaklanmaktır; işimizin odağı insanları ve ekipmanları daha iyi koruyabilmek amacıyla teknolojiden nasıl faydalanacağımızdır. Quicksafe parafudurlar ile yaptığımız yenilik basit ama ustaca olmuştur. Emniyet rezerv teknolojisi ile normal standartlarda cihaz başına yalnızca bir adet olan koruma elemanı şimdi cihaz başına iki adete yükseltilmiştir.” Yeni QuickSafe parafudurlarda hangi bileşenin değiştirilmesi gerektiğini gösteren bir gösterge mevcuttur. Bu sayede, ikinci bileşen ekipmanları korumaya devam ederken bakım personelinin hasarlı bileşeni kolayca tespit edebilmesi ve güvenle değiştirebilmesi sağlanır. Bu rezerv sistemi sayesinde bir cihazın korunmasız bırakılma riski ortadan kalkar ve operatörlerin gerekli parafudurları değişimlerini, operasyonlara ve hizmetlere çok az veya hiç müdahale etmeksizin uygun bir zamanda yapılacak şekilde planlayabilmeleri sağlanır. Mehta sözlerine şöyle devam ediyor: “Enerji dalgalanmaları çok şiddetli ya da çok küçük olabilir. Aralarındaki
en olağanüstü olanını doğa yıldırım şeklinde üretir, ancak karşınıza çıkacak dalgalanmalar sebebiyle oluşacak hasarlar büyük olasılıkla daha az olacaktır. Bunların kendi enerji beslemeniz, ekipmanlarınız, binadaki diğer ekipmanlar veya şebekelerden kaynaklanma olasılığı çok daha yüksektir.” “Gittikçe artış gösteren elektronik cihazları küçültme eğilimi nedeniyle, boyutu veya kaynağı ne olursa olsun bir dalgalanmanın etkisi yıkıcı olabilir.”
121 Nisan
2016
YILDIRIMDAN KORUNMA VE TOPRAKLAMA • TANITICI REKLAM
OBO bettermann
Enerji Tekniği için Aşırı Gerilim Koruması
O
BO yıldırımdan ve aşırı gerilimden korunma cihazları, kullanım yeri, koruma seviyesi ve yıldırım akımı deşarj kabiliyeti gibi unsurlara göre farklı taleplere karşılık gelen Tip 1, Tip 2 ve Tip 3 (önceden B, C ve D) olmak üzere üç farklı tip sınıfına ayrılmıştır. Bu tür bir yıldırımdan ve aşırı gerilimden korunma, daha düşük bir koruma seviyesi ve daha yüksek bir deşarj kapasitesi sağlamaktadır. Bu sınıflandırma, DIN EN 61643-11 ve diğer uluslararası standartlarda belirtilen ölçütlere uygun olarak yapılmıştır. Söz konusu bu standartlarda, anma gerilimleri 1000 V’a kadar ve anma frekansları 50 ile 60 Hz arasında olan alternatif akım şebekelerinde kullanılan aşırı gerilimden korunma deşarj düzeneklerine yönelik yapısal direktifler, talepler ve testler belirlenmiştir. • • • • • • • • •
Deşarj Düzeneği Tip 1 Sistem Çözümleri Tip 1 Deşarj Düzeneği Tip 1 + 2 Sistem Çözümleri Tip 1 + 2 Deşarj Düzeneği Tip 2 Deşarj Düzeneği Tip 2 + 3 Deşarj Düzeneği Tip 3 Fotovoltaik Koruma Paketleri
Telekomünikasyon Tekniği için Aşırı Gerilim Koruması, Veri Tekniği, MSR Tekniği, TV, Video, Uydu ve Radyo Günümüzde veri ve bilişim tekniği, oldukça geniş bir uygulama yelpazesini kapsamaktadır. Bilgileri işlemeye yarayan hemen hemen her türlü
122 Nisan
2016
elektronik sistemin sahip olduğu önem, tartışılmaz boyutlardadır. Bilgiler, gittikçe artan miktarlarda elektronik ortamlarda kaydedilmekte ve bu bilgilere en kısa sürede ulaşılabilmesi gerekmektedir. Bu tür sistemleri tehlikeli düzeydeki aşırı gerilimlere karşı korumakta da o denli önemli hale gelmektedir. Bilgi işlem cihazlarının devre dışı kalmasını veya bunların tamamen tahrip olmasını önlemek için, tüm bu ekipmanların aşırı gerilimden korunma konseptine dahil edilmesi gereklidir. OBO, bu alana yönelik olarak da oldukça geniş bir ürün yelpazesine sahip, yüksek performanslı koruma cihazları sunmaktadır. • • • • • • • • • • •
Telekomünikasyon Şebeke sistemi tekniği Veri tekniği HF Tekniği Alıcı-Verici Teknolojileri TV tekniği Şebeke beslemesi Otomasyon Teknolojisi Temel koruma Kontrol edilebilir yıldırım bariyerleri LSA Plus Tekniği
Koruma ve Kıvılcım Aralıkları OBO koruma ve kıvılcım aralıkları, işletim uyarınca birbirine bağlı bulunmaması gereken sistem parçalarını birbirinden galvanik olarak ayırmaya ve köprülemeye yaramaktadır. Galvanik ayırma, ör n. korozyon akımlarını önlemekte ve aynı zamanda yıldırım akımı taşıma kabiliyetine sahip bir bağlantı
oluşturmaktadır. Kıvılcım aralıkları, DIN VDE 0185-305 (IEC 62305) standardına uygun bir yıldırımdan korunma potansiyel dengelemesi işlevi görmekle birlikte, Parex modelleri, patlama tehlikesi bulunan yerlerde kullanım için gerekli onaya sahiptir. • • • • •
Parex eklatör Parex eklatör için bağlantı demiri Eklatör Parafudr Eklatör/Topraklama sistemlerini birbirine bağlamak için aşırı gerilim koruması
Ölçüm ve Kontrol Sistemleri OBO ölçüm ve test sistemleri ile varistör deşarj düzeneklerinin devreye girme gerilimleri ve yıldırım akımı kıvılcım aralıklarının izolasyonu kolayca ölçülebilmektedir. Pille çalışan ISOLAB sayesinde bir deşarj düzeneğini doğrudan yerinde test etmek mümkündür. PCS manyetik kart sistemi aracılığıyla bir koruma tertibatının etkinliği test edilebilmektedir. Yıldırımdan korunma tertibatlarındaki ve potansiyel dengeleme hatlarındaki impuls akımları ölçülüp değerlendirilebilmektedir. • • • • • •
MDP yıldırım bariyerleri için test cihazı Yıldırım bariyerleri için test cihazı Akım durdurucusu ve izolasyon ölçü cihazı İzolasyon ve Akım durdurucusu Test Cihazı Darbe Akımı Ölçme Sistemi Yıldırım sensörü PCS
YÜKSEK TEKNOLOJİ ÜRÜNLERİ OBO BETTERMANN Topraklama, iç ve dış yıldırımlık ürünleri ile eksiksiz çözümler sunar.
Çerkeşli OSB Mahallesi İmes OSB 5. Cadde No : 9 41455 DİLOVASI - KOCAELİ Tel : + 90 262 290 90 29 Fax: + 90 262 290 90 49 www.obo.com.tr / info@obo.com.tr
YILDIRIMDAN KORUNMA VE TOPRAKLAMA • TANITICI RÖPORTAJ
AMPER ELEKTRİK
“Pazara Dört Yeni Ürün Sunuyoruz” Yıldırımdan Korunma ve Topraklama alanında önemli çözümler üreten Amper, 2016 yılında dört yeni ürününü müşterilerinin beğenisine sunuyor. İzoleli Yıldırımdan Korunma İletkeni başta olmak üzere Dijital Yıldırım Sayacı, Power Led’li Uçak İkaz Sistemleri ve Elektronik Pota Çakmağı, markanın ilgi gören ürünleri arasında.
Ayberk ATİK Amper Kurumsal İletişim Uzmanı
124 Nisan
2016
1
968 yılında kurulan Amper, yılların verdiği tecrübe ile gelişen teknolojiyi harmanlayarak, doğrudan doğruya müşteri ihtiyaçlarına yönelik ürünler geliştiren ve bu anlamda araştırmageliştirme faaliyetlerine de gereken önemi fazlasıyla veren bir ekol durumunda. 2016 yılı için dört yeni ürün geliştirdiklerini anlatan Amper Kurumsal İletişim Uzmanı “Ayberk Atik” ile ürünlerin teknolojik yönlerini ve markanın yeni dönem hedeflerini konuştuk.
2016 yılında tüketicilere sunduğunuz yeni ürünler hakkında bilgi verebilir misiniz? 2016 yılında ön plana çıkan ürünlerimiz arasında “İzoleli Yıldırımdan Korunma İletkeni” yer alıyor. Bu ürün, yıldırım düştüğü anda standart olarak sistemlerde bulunan çıplak bakır iletkenin etrafında oluşan elektromanyetik etkiyi azaltan, bu sayede iniş iletkeninin yakınlarındaki elektrikelektronik sistem ve ekipmanlara zarar gelmesini engelleyen bir üründür. Hem yuvarlak hem de yassı olmak üzere 2 farklı tipi bulunuyor. Her ikisi de yıldırımdan korunma tesisatlarında kullanılıyor. Yassı olanın empedans değerleri son derece düşük olduğundan, özellikle uzun metrajlı kullanımlarda (100 mt ve üzeri) daha iyi sonuçlar elde ediliyor. Yıldırımdan Korunma Sistemleri kategorisindeki bir diğer ürünümüz
“Dijital Yıldırım Sayacı”dır. Öne çıkan özellikleri arasında Işıklı led ekrana ve sıfırlanabilme fonksiyonuna sahip olması yer alıyor. Özellikle sıfırlanabilme özelliği, cihazın sınırsız kez test edilebilmesine imkan sağlıyor ki, bu da müşterilerin belirli bir zaman sonra sayaçtaki değeri okuduklarında yanılgıya düşmelerinin ve gerekli-gereksiz sistemi check etmelerinin önüne geçiyor. Ürünümüz, müşteriler açısından hem sistem elemanlarının kontrolü hem de genel olarak sistemin ömrünü uzatmak için oldukça faydalı ve ekonomik bir çözüm olarak duruyor. Bir diğer üretimimiz olan “Power Led’li Uçak İkaz Lambası”, klasik tipteki ikaz lambalarından farklı teknolojiyle donatılmış olup, minimum çevre koşulları altında maksimum ışık dağılımı yapacak şekilde tasarlanmıştır. Enerji Beslemeli ve Solar Panelli olmak üzere temelde iki farklı modeli bulunur. Her ikisinde de ortak bulunan soğutucu özelliği, ürünün ısınmamasını; sağlam materyalden oluşan gövdesi ise uzun bir kullanım ömrünü garantiliyor. “Elektronik Pota Çakmağı”, bu yıla damgasını vuran ürünlerimiz arasında yer almakta. Geleneksel termokaynak ateşleme sisteminin kaza riskini bütünüyle ortadan kaldıran ürünümüz, İSG Yasası ve Uluslararası Normlar esas alınarak tasarlanmıştır. Üzerindeki on/off ve ateşleme tuşu sayesinde kolay bir kullanıma sahiptir. Amper Elektrik
Sosyal sayfalarında ürüne ait uygulama videomuz mevcuttur.
Distribütörlüğünü yaptığınız Franklin France markasına ait yeni ürünleri anlatabilir misiniz? Franklin France markası 2016 yılı için özel bir ürün hazırladı ve müşterilerinin beğenisine sundu. 4D isimli paratoner, üzerinde bulunan güneş panellerinin yardımı ve yine kendisine ait bir uzaktan kumanda vasıtası ile 100 metreye varan mesafelerden test edilebiliyor. Yılda en az iki kez, yer yer zorlu koşullar altında kontrol edilmesi gereken paratonerler, bu ürün sayesinde rahatlıkla uzaktan kontrol edilebiliyor. Bilgisayara bağlanabilme özelliği sayesinde, paratonerin yıldırım darbesine maruz kalıp-kalmadığı ya da en son ne zaman darbe aldığı gibi bilgiler detaylı olarak raporlanabiliyor. Ürün, kullandığı bu benzersiz teknoloji ve kullanım kolaylığı ile rakiplerine karşı üstünlük sağlayabilmekte.
Amper markasının üretim yeri nerede bulunuyor? Kapasitesinden ve çalışmalarından bahsedebilir misiniz? Üretim yerimiz İstanbul’un İkitelli OSB bölgesinde yer alıyor. Dış Yıldırımlık ve Topraklama ürünlerimizin çoğu burada üretiliyor. Aynı çatı altında, İç Yıldırımlık, Termokaynak ve Uçak İkaz Sistemleri olarak da üretimlerimiz mevcut. Yurt içi ve yurt dışı pazarını değerlendirebilir misiniz? Hangi
pazarlarda faaliyet gösteriyorsunuz? Amper markası hem yurt içi hem de yurt dışı pazarını yakından takip ediyor ve ihtiyaçları doğru analiz ediyor. Dünyadaki teknolojik gelişmelerle sektörün ihtiyaçlarını birleştirerek özel çözümler üretiyoruz. İhracat konusunda da çalışmalarımıza ağırlık veriyoruz. Türki Cumhuriyetler ve Arap ülkelerinde aktif rol oynuyoruz.
Yeni dönem hedefleriniz nelerdir? Ürünlerle birlikte yüzde kaç oranında büyümeyi öngörüyorsunuz? Amper elbette yeni dönemde yatırımlarına ve dolayısıyla büyümeye devam edecek. İhtiyaçlar değiştikçe ve teknoloji ilerledikçe biz de durmuyor, piyasanın nabzına göre hareket ediyoruz. Ancak söz konusu hedef ve büyüme planlarımızı etkileyen unsurlar sadece değişen ihtiyaçlar ve teknolojideki gelişmeler olmayıp, mevcut ülke ekonomisi ve uluslararası ilişkiler gibi dinamiklere de bağlı olduğundan; bu büyüme ve oranları rakamlarla sınırlamayı doğru bulmuyoruz. Bununla beraber, yeni dönemde çıtamızı yüksek tutup, müşteri portföyümüzü genişletmeyi ve ülke ekonomisine daha fazla katkıda bulunabilmeyi hedefliyoruz.
125 Nisan
2016
YILDIRIMDAN KORUNMA VE TOPRAKLAMA • TANITICI REKLAM
SIEMENS
“Alçak gerilim parafudrları modern ve güvenli bir altyapı için kaçınılmaz bir ihtiyaçtır” Yıldırım kaynaklı oluşan hasarlar, hem tesisatlarda hem de elektrikli cihazlarda görülebiliyor. Alçak gerilim parafudrları, endüstri ve bina tekniği için aşırı gerilime ve yıldırıma karşı korumada ideal bir çözüm olarak dikkat çekiyor.
Gürcan Kaplan Siemens A.Ş. Enerji Yönetim Bölümü Alçak Gerilim Ürünleri Ürün Müdürü
126 Nisan
2016
G
ünümüzde güçlü bilgi sistemleri, modern endüstriyel topluluğun ana hatlarını şekillendiriyor. Bu tip sistemlerde oluşabilecek bir hata ya da arıza, tahminlerin ötesinde hasarlara yol açabiliyor. Elektromanyetik etkilerin büyük rol oynadığı bu alanda, hata, hasar ve etkilenme riskini azaltacak koruyucu önlemler önemi hale geliyor. Yüksek düzeyde teknik ve elektromanyetik bir çevrede, elektrikli ve elektronik cihazlardan kaynaklanan problemleri çözmenin bedeli oldukça ağır olabiliyor. Elektrikli cihazların hasarlarının nedenleri analiz edildiğinde yaklaşık yüzde 27’sinin hırsızlık ve kasıttan, yüzde 24’ünün elektromanyetik etkileşmeye bağlı aşırı gerilimden, yüzde 23’ünün çeşitli ihmallerden, yüzde 6’sının su, yüzde 4’ünün yangın ve yüzde 16’sının ise diğer nedenlerden olduğu görülüyor. Hasar gören yaklaşık her 4 cihazdan 1’inin nedeninin aşırı gerilim olması, alçak gerilim parafudrlarının kullanılmasının ne kadar önemli olduğunun bir kanıtı. Hasarların sebeplerine bakıldığında atmosferin etkisiyle meydana gelen aşırı gerilimler ve yanlış anahtarlama sonunda meydana gelen aşırı gerilimler olmak üzere iki kategoride değerlendirmek mümkün. Gök gürültülü fırtınaların sonucu oluşan aşırı gerilimler, doğrudan veya
uzaktan yıldırım çarpması sonucunda kendini gösterir. Doğrudan ya da yakın plan çarpma, bir binanın paratoner sistemine, hemen yakınındaki bir başka paratonere veya binanın elektrik sistemine yıldırım çarpması olarak tanımlanır. Oluşan aşırı akım ve gerilimler, genişliğine ve gücüne rağmen korunacak sistem için belirli bir tehdit niteliği taşır. Doğrudan veya yakından yıldırım çarpması, aşırı gerilim topraklama rezistansından gerilim atlaması ve çevreye nazaran binanın potansiyelinde doğan artış sebebiyle aşırı gerilim oluşmasıyla sonuçlanır. Bu da, binalardaki elektrik teçhizatının olabilecek azami yüklenmeye maruz kalması anlamına gelir. Aşırı akımın karakteristik parametreleri, 10/350 µs’lik bir aşırı akım dalga boyu, Avrupa standartları, uluslararası ve ulusal standartlarda, doğrudan çarpma durumunda koruma cihazları ve bileşenler için test akımı olarak tanımlanmış durumda. Aşırı gerilim topraklama rezistansından gerilim atlamasına ek olarak, aşırı gerilimler, ayrıca elektromanyetik yıldırım alanının indüksiyon etkisinden dolayı elektrikli bina ve tesislerde, bağlı sistemlerde ve cihazlarda meydana gelir. Bu endüklenmiş aşırı gerilimlerin ve doğan akımların oluşturduğu enerji ise doğrudan yıldırım çarpma
akımınınkinden çok daha düşüktür ve bu nedenle 8/20 µs’lik aşırı akım dalgasıyla tanımlanabilir. Doğrudan yıldırım çarpmasından akım taşımayan bileşenler ve cihazlar bu nedenle 8/20 µs’lik aşırı akımları kullanarak kontrol edilebilir. Uzaktan çarpmalar ise, korunan objeden uzak bir mesafeye düşen yıldırım çarpmaları, orta gerilim havai hat sistemlerindeki yıldırım çarpmaları veya buluttan buluta oluşan elektrik atlamalarını ifade eder. Bu indüklenmiş aşırı gerilimlerle aynı anda, uzaktan çarpmaların bir binanın elektrik sistemi üzerindeki etkileri cihazlar, bileşenler ve 8/20 µs’lik aşırı akım dalgasına tekabül eden boyutlarıyla kontrol edilebilir. Trafolar, reaktörler, elektrik motorları gibi endüktif yüklerin kesilmesi veya elektrik arklarının teması ve kesilmesi ya da sigorta atması gibi durumlar aşırı gerilime sebebiyet verir. Bir binanın elektrik tesislerindeki anahtarlama çalışmasının etkileri, 8/20 µs’lik aşırı akım dalga boyuyla, kararlılığı test etmek için simüle edilir. Direkt yıldırım düşmesi olasılığına hazırlıklı olmak adına, kompleks bilgi ve güç sistemlerinin kullanılabilirliğinin sürekliliğini sağlamak için, elektrik ve elektronik sistemlerin aşırı gerilime karşı korunması, yıldırım koruma sistemleri gibi ilave önlemlerin alınması ile sağlanabilir. Aşırı gerilimlerin bütün sebeplerini hesaba katmak önemlidir. Bu amaçla, yıldırım koruma alanı konsepti IEC613121’de (DIN VDE 0185 bölüm 103) gösterildiği gibi kullanılır. Bina, farklı tehlike seviyelerine göre bölgelere bölünür, bu bölgeleri kullanarak yıldırım ve aşırı gerilim koruması için
gerekli cihaz ve bileşenleri belirlemek mümkün. Bir EMC-yönlü yıldırım koruma bölgesi konsepti ayrıca hava terminalleri, paratonerler, topraklama gibi harici yıldırım korumasını, eşpotansiyel topraklamayı, oda izolasyonu ile güç ve bilgi sistemleri için aşırı gerilim korumasını da içermelidir. Direkt yıldırım çarpmasına maruz kalmış ve bu sebepten ötürü bütün yıldırım akımını taşımak zorunda olan elektrik tesisatının bulunduğu bölgelere 0A bölgesi denir. Bu durumda sönmemiş elektromanyetik alan oluşur. Elektrik tesisatının direkt yıldırım çarpmasına maruz kalmadığı ve 0A bölgesine göre akımların azaldığı bölgeye de 1 numaralı bölge denir. Bu bölgede, elektromanyetik alan sönmüş olabilir, yalıtım ölçülerinin uygulanmasına göre değişir. Eğer iletilmiş akımlarda önemli bir düşüş ve/veya elektromanyetik alan gerekliyse, 2,3 gibi müteakip bölgeler kurulmalıdır. Bu bölgelerdeki talep, sistemin korunması için gerekli çevre bölgelerine göre donatılmalıdır. Taleplere ve tesisleri hususunda aşırı gerilim koruma cihazlarına dayanılarak yapılan yüklemelere uygun olarak, bunlar paratonerlere, parafudrlara ve kombinasyon
önleyicilere bölünür. Boşaltma kapasitesine nazaran en yüksek talepler yıldırım akımı ve 0A’dan 1’e veya 0A’dan 2’ye yıldırım koruma bölgelerinden geçişi gerçekleştiren kombinasyon önleyicilere dayanılarak yapılmıştır. Bu parafudrlar, 10/350 µs’lik dalga boylu kısmi yıldırım akımlarını defalarca taşıyabilmeli ve böylece bu yıkıcı akımların bir binanın elektrik sistemlerine yayılmasından kaçınılmalıdır. Yıldırım koruma bölgesi 0B’den 1’ kadar bu geçiş alanlarında veya 1’den 2’ye veya daha yüksek yıldırım koruma bölgelerinin geçiş alanlarındaki aşağı akım paratonerlerinde, aşırı gerilimden korunmak için parafudrlar kurulur. İndüklenmiş de olsa, kendinden yaratımlı da olsa, onların görevi yukarı akım koruma seviyesinin artan kısmını azaltmak ve sistemdeki aşırı gerilimi sınırlamaktır. Sonuç olarak yıldırım korunma bölgeleri sınırlarındaki yıldırım ve aşırı gerilim koruması, enerji ve bilgi sistemlerine de eşit derecede uygulanmalıdır. Derecelerin bütünsel yaklaşımı EMC-yönlü yıldırım koruma bölgeleri konseptinde tanımlanır; bu da, modern bir altyapının kalıcı teçhizatını yapabilmek için alçak gerilim parafudrlarının önemini ortaya çıkarır.
127 Nisan
2016
YILDIRIMDAN KORUNMA VE TOPRAKLAMA • TANITICI REKLAM
ELPEK MÜHENDİSLİK
AKARYAKIT İSTASYONLARINDA TOPRAKLAMA TESİSATLARININ ELEKTRİKSEL PERİYODİK KONTROLLERİ Parlama ve patlama riski yüksek kimyasallarla en yaygın ve en kalabalık çalışma ortamlarının başında şüphesiz akaryakıt ve LPG istasyonları gelmektedir. Trafik araçlarının ve dolayısıyla canlı trafiğinin yoğun olduğu bu istasyonlarda can ve mal güvenliğini tehlikeye atacak en önemli risk grubu ise elektrik sistem ve tesisatlarıdır. Bu bağlamda, istasyonlarda elektriksel fenni bakım ve periyodik kontrollerin aksatılmadan takip edilmesi gerekmektedir.
Mehmet Ferit PEKEROĞLU Elektrik Mühendisi İş Güvenliği Uzmanı peker@elpekmuhendislik.com.tr ELPEK MÜHENDİSLİK Elektriksel Periyodik Kontroller
128 Nisan
2016
P
azarlama savaşlarının giderek önem kazandığı akaryakıt ve LPG istasyonlarında piyasalarda liderlik sağlanması için işletmeler tüm mevzuatları yoğun şekilde dikkate alınmaya başladı. Tutundurma ilkeleri arasında kaliteli ve güvenli hizmet anlayışını da beraberinde getiren bu mücadele, iş güvenliği ilkelerine de büyük önem vermektedir. Artan rekabet, artan teknik denetimler, müşteri hassasiyetleri vb birçok etken istasyonlarda genel güvenlik seviyelerini de artırmaktadır. İstasyonlarda iş güvenliği kapsamında en büyük risk grubu olan elektriksel tehditler giderilmediği sürece, güvenli hizmet sağlanamaz. Sadece patlamadan korunma dokümanlarının hazırlanması ile parlama ya da patlama risklerinden korunmak mümkün olmamaktadır. Acil durum planlarının düzenlenmesinin yanı sıra, elektriksel yangın güvenliği, elektriksel planlı bakım ve elektriksel periyodik kontroller olmadan genel ve daimi iş güvenliği sağlanamaz. Akaryakıt ve LPG istasyonlarında kullanılmakta olan tüm yakıt tankları, yıldırımdan korunma tesisatları, topraklama sistemleri, kaçak akım koruma elemanları, trafo sistemleri, katodik koruma tesisatları, enerji dağıtım
panoları ve genel elektrik tesisatları can ve mal güvenliği açısından periyodik olarak kontrol edilerek raporlanmalıdır.
Tank Topraklama Tesisatı Periyodik Kontrolleri Akaryakıt istasyonlarında tank kapasitesi 300 bin litre yakıt olarak sınırlandırılmıştır. İstasyonlarda akaryakıt depolama tankları yer altında konumlandırılmak zorundadır. Tanklarda olası elektriksel ark vb
kaynaklı iş kazalarının önlenmesi amacıyla kesinlikle topraklama tesisatının yapılmış olması ve bahse konu topraklama tesisatlarının periyodik kontrollerinin yapılarak raporlanma zorunluluğu da bulunmaktadır. Akaryakıt tankları zemin altında olmaları gerekçeleri ile korozyona karşı da koruma altına alınmalıdırlar. Bu bağlamda, tank çevresinin tamamı ortalama on beş cm kalınlığında kum ile doldurulmaktadır. Kum korozyon etkisi olmayacak şekilde seçilmelidir. Her tank için korozyona karşı önlem sağlanması adına Katodik koruma tesisatları devreye girmektedir. Katodik koruma tesisatları tankın korozyona maruz kalmaması için alınan en önemli tedbirdir.
Ancak, korozyon tahribatına sahip olmayan tanklarda (kimyasal reaksiyonlardan uzak özel imalatlar gibi..) bu durum elektriksel genel güvenliklerin azaltılması anlamına da gelmemektedir. Topraklama tesisatı sadece tank için geçerliliği olan bir elektriksel güvenlik sistemi değildir. Tanklarda sızdırmazlık yine bir diğer önemli güvenlik araştırmasıdır. Zeminden aşağıda ve yukarıda yer alan tüm elektriksel teçhizatlar ex-proof olmalıdır. Zeminden daha aşağıda bulunan tüm bölgelerde topraklama tesisatı kesinlikle ihmal edilmemelidir. Topraklama tesisatının mevzuatlar ışığında planlanmış olması ve yine mevzuatlarda tanımlı değerde ölçüm sonuçlarına ulaşılabilir olması esastır. Topraklama ölçüm
noktalarının (test rögarları gibi..) bulunması işletmenin sonraki elektriksel takip ve kontrolleri için önemli bir güvenlik desteğidir. Bir diğer konu ise elektrik kablolarının akaryakıt buharının yoğunlaştığı alanlarda, elektrik tesisatlarının yalıtım sınıfı yüksek borulardan sağlanması gerekir.
Koruma Topraklaması Periyodik Kontrolleri Akaryakıt tesislerinde parlamanın ve patlamanın sadece tank kaynaklı olabileceğini düşünmek doğru değildir. Tesisin yıldırım etkilerine karşı elektriksel güvenlik koruma alanları, iç yıldırımlık sistemleri, statik yük giderici levha vb sistemleri, exproof tesisat uygulamaları, elektrik dağıtım panoları ve IP sınıfları, trafo vb yüksek gerilim sistemleri gibi birçok yangın tetikleyici özelliklerin düzenli takip ile kontrol altına alınması sağlanmalıdır. Tüm sistemin genel koruma topraklama tesisatlarının montaj çalışmaları tamamlanmış olmalıdır. Montaj sonrası topraklama ölçümü yapılan noktalarda kablo vb koruma iletken kesitleri uygunlukları analiz edilmeli ve çıkan ölçüm sonuçları ile karşılaştırılarak doğru yorumlarla raporlanmalıdır. Topraklama ölçümü yapılırken dikkat edilmesi gereken hususların başında ölçüm noktası ile referans nokta karşılaştırmasının doğru sağlanabilmesi için teknik bilgi birikimi gerekmektedir. Toprak direnç değerleri standart bir rakama göre değil Topraklamalar Yönetmeliği esas alınarak hesaplanmalıdır. Çokça akaryakıt istasyonunda
129 Nisan
2016
yıldırımdan korunma tesisatı ölçüm sonuçları, koruma topraklaması ve işletme topraklaması empedansları ile aynı şekilde değerlendirilmektedir. Hatalı okuma ve raporlama işletmelerde büyük kayıplara sebep verebilmektedir. Akaryakıt tesislerindeki enerji dağıtım panoları ve pano kapak koruma topraklamaları da dahil olmak üzere tüm elektriksel sistemlerde kesinlikle topraklama ölçümü yapılarak raporlanmalıdır. Kanopi, sistem odaları, akaryakıt pompaları, akaryakıt dolum sahaları ve eşpotansiyel dengeleme baraları ile bu noktaların buluştuğu tüm bağlantılarda topraklamanın can ve mal güvenliği sağladığı unutulmadan fenni kontroller yapılmalıdır. Bilhassa LPG ve akaryakıt istasyonlarında yapılan topraklama tesisatı ölçüm ve kontrollerinde dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise artık akım anahtarlayıcıları (kaçak akım koruma rölesi - sigortası) kontrolleridir. Artık akım diye tabir edilen (kontrol dışı ya da kaçak akım) istenmeyen elektrik kaçakları bahse konu tesislerde elektriksel ark oluşumunun aktörleridir. RCD testi olarak da ifade edilen kaçak akım koruma tesisatı periyodik kontrol ve raporlamaları da topraklama tesisatının ayrılmaz parçası olmalıdır. Artık akımlar benzin istasyonu ya da LPG istasyonları için doğrudan ve/veya dolaylı can ve mal kayıplarına yol açmaktadır. Elektriksel yangın risk analizi raporlarında, kaçak akım rölesi bulunmayan işletmelerin yaklaşık üç kat daha fazla
130 Nisan
2016
tehlike altında oldukları belirtilmektedir. 6331 sayılı ‘İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’ uyarınca çıkarılan ve 25.04.2013 tarih ve 28628 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ‘İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği’, işyerlerinde bulunan iş ekipmanlarının kullanımı ile ilgili sağlık ve güvenlik yönünden uyulması gereken asgari şartları belirlemiştir. Aynı yönetmeliğin Ek I bölümünde; iş yerinde kullanılacak olan iş ekipmanlarında bulunması gereken asgari gerekler, Ek II bölümünde; iş ekipmanın kullanımı ile ilgili güvenlik düzeyi, Ek III bölümünde; hangi tür iş ekipmanın kontrole tabi tutulacağı, bu kontrollerin hangi sıklıkla ve hangi şartlar altında yapılacağı ile kontrol sonucu düzenlenecek belgelerle ilgili usul ve esaslar belirtilmiştir. Yine aynı yönetmeliğin Ek III Bakım, Onarım ve Periyodik Kontrol İle İlgili Hususlar bölümünün 1.4 Maddesi; ‘Periyodik kontrol aralığı ve kriterleri standartlar ile belirlenmemiş iş ekipmanlarının periyodik kontrolleri, varsa imalatçının öngördüğü aralık ve kriterlerde yapılır. Bu hususlar, imalatçı tarafından belirlenmemiş ise iş ekipmanının periyodik kontrolü, bulunduğu işyeri ortam koşulları, kullanım sıklığı ile kullanım süresi gibi faktörler göz önünde bulundurularak, yapılacak risk değerlendirmesi sonuçlarına göre, belirlenecek aralıklarda yapılır. Belirlenen periyodik kontrol aralığının bu Yönetmelikte belirtilen istisnalar(*) dışında bir yılı aşmaması gerekir.’ hükmündedir.
YILDIRIMDAN KORUNMA VE TOPRAKLAMA • TANITICI REKLAM
YILKOMER
GÜNEŞ SANTRALLERİNDE AŞIRI GERİLİM VE YILDIRIMDAN KORUNMA & TOPRAKLAMA Solar sistemlerde aşırı gerilim ve yıldırımdan korunma konusunda IEC 62305 standardını temel ilkeler olarak almamız gerekmektedir.4 bölümden oluşan IEC 62305 standardı ülkemizde TSE EN 62305 1-2-3-4 Bölümden oluşmaktadır.
Y
apı ve tesislerde aşırı gerilim ve yıldırımdan korunma kriterlerini bize anlatan IEC 62305 standardı solar sistemlerde de detaylı bilgiler vermektedir. VDE 0185 olarak Almanlar tarafından kullanılan standart Ek 5 Çıkartılarak solar sistemlerde aşırı gerilim ve yıldırımdan korunma, solar sistemlerde topraklama detaylarını bize tüm hesaplarıyla sunmaktadır. Ülkemizde de solar sistemlerin korunmasına yönelik çalışmalarda bu standardın kriterlerini kullanmaktayız. Ülkemiz yıldırım darbe eğrisi olarak yoğun denebilecek bir konuma sahiptir ve santraller özellikle de Solar tarlaların
yoğun olarak kurulduğu bölgelerde risk altındadır. Bu nedenle Yıldırımdan Korunma ve Topraklama konusunda gerekli hassasiyeti sağlamak zorundayız. Solar sistemlerde Aşırı Gerilim ve Yıldırımdan Korunma konusunu dört bölümde özetlememiz gerekmekte ve tesislerde bu dört maddeyi de kusursuz uygulamak zorundayız. 4’lü koruma prensibi güneş santrallerini uzun yıllar ayakta tutacak altın kuralların başında gelmektedir. Temel başlıklarla sıralarsak; 1-DIŞ YILDIRIMDAN KORUNMA SİSTEMİ 2-AG PARAFUDR(İÇ YILDIRIMDAN KORUNMA) SİSTEMİ 3-TOPRAKLAMA SİSTEMİ 4-EŞPOTANSİYEL SİSTEM Tesiste bu 4 maddeni IEC normlarına uygun tasarlanması, ilgili test kriterlerinde seçilmesi ve uygulamaların çok uzun yıllar dayanım göz önünde bulundurularak yapılması önemlidir. Bu bölümde 4 sistemin temel olarak kurulum esaslarından bahsedeceğiz.
1-DIŞ YILDIRIMDAN KORUNMA SİSTEMİ Dış yıldırımdan korunma sistemleri yıldırım darbesinin direk etkisine karşı tesisi ayakta tutan ;fiziksel etkiye karşı panel ve diğer sistem elemanlarını koruyan; saha da
131 Nisan
2016
çalışan ve görev yapan personeli koruyan çok önemli bir sistemdir. IEC 62305 standardı kapsamında yuvarlanan küre metodunu ve koruma açısı metotlarının kullanıldığı dış yıldırımdan korunma sistemi detay mühendislik hesapları sonucunda tasarlanmalıdır. Güneş santrallerinde pasif yakalama uçlarının tercih edilme nedeni hem riski azaltmak hem de daha güvenilir sistemler kurmaktır. Bu nedenle IEC 62305 standardı kapsamında güneş tarlalarında paratoner sistemi önerilmemektedir. Koruma açısı oluşturan yakalama uçları ile tan açısı hesaplanan sistemler panel arkasına yerleştirilmektedir, Yuvarlanan küre metoduna göre koruma alanı oluşturan sistemler ise saha çevresine yerleştirilmektedir. Solar projelerde dış yıldırımdan korunma tasarımı gerçekleştirmeden önce mutlaka bir risk analizi yapılmalıdır. Risk analiz programları kullanılarak da gerçekleştirebilecek risk analizi lokasyon bilgisi, zemin etüt bilgisi, tesis boyutları, tesis çevresinde yer alan OG ve AG hatları, tesis etrafında ki yapılar, tesis çevresinde ki dağlık alanlar, yıldırım gelme açısı, bölge yıldırım yoğunluğu gibi verileri kapsamaktadır. Bu veriler sonucunda solar sistemin kurulacağı alanın yıldırım risk hesabı yapılmış olur. Hesap sonucunda karşımıza 4 seviye çıkmaktadır. Seviye I,II,III,IV olarak sıralanan risk tablosu bize koruma açılarını ve yuvarlanan kürelerin yarıçapını vermektedir. Yuvarlanan küre metodunda kullanılacak yarıçap risk analizi ile direk kıyaslanmaktadır. IEC 62305 standardı tarafımızdan bizlere sunulan tablo aşağıdaki şekildedir.
Koruma seviyesi belirlenen güneş tarlasında daha sonra kurulumu yapılacak olan dış yıldırımdan korunma sistemi belirlenir.Panel arkası ya da alan koruması şeklinde seçilebilecek sistem de dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ‘ s ‘ koruma mesafesidir. Yıldırım geçiş iletkenleri ve sistem elemanları panellerden mutlaka hesap sonucu çıkacak ‘s’ koruma mesafesi kadar uzakta
132 Nisan
2016
olmalıdır.’s’ koruma mesafesi ise aşağıda formülle hesaplanabilmektedir. Örnek hesap şu şekilde yapılabilir.
s = ki ´
kc 0,5 ´ L = 0,04 ´ ´ 10m = 0,4m km 0,5
Çatı üzeri sistemler de ‘s’ koruma mesafesi önemlidir; Çatı üzeri ve arazi kurulumlarında yıldırımdan korunma tasarımları benzerlik göstermektedir.Bu noktada panel arkası kurulumlarda gölge faktörünün de hesaplanması önemlidir.Yuvarlanan küre metoduna göre yapılan sistemlerde ise çit ve köşe noktalar eşpotansiyel bağlantı düşünülülerek yakalama uçlarının konumlandırılması için en ideal alanlar olarak karşımıza çıkabilmektedir. Türk Standartları Enstitüsü tarafından Haziran 2007’de yayımlanan TS EN 62305-2’de (Yıdırımdan KorunmaBölüm 2:Risk Yönetimi)Standardında, bina dışında yapılan fotovoltaik (PV) sistemlerin yıldırımdan korunması ile ilgili olarak herhangi bir hesap metodu bulunmamaktadır. Bununla birlikte TS EN 62305-3(Yıldırımdan KorunmaBölüm 3:Yapılarda Fiziksel Hasar ve Hayati Tehlike) Standardına 2010 yılında Fotovoltaik Güç Kaynağı Sistemleri (PV Power Supply Systems) başlığı ile Bölüm 5 eklenmiştir. Eklenen bu Bölümde 10kW’dan daha büyük fotovoltaik enerji santrallerinde açık alanlarda Koruma Seviyesi IV (R:60m)’e göre yıldırımlık tesis edilecektir. Yıldırımlık
tesisi yapılacağı için ayrıca risk değerlendirmesi hesabı yapılmamıştır.Solar sistemler de yuvarlanan küre metoduna göre yapılan risk çalışmalarında genellikle III ve IV.seviye sonuçları çıkmaktadır bu da yuvarlanan küre metoduna göre yarıçağın 45 mtre ve 60 metre alınmasına imkan tanımaktadır.
Sonuç olarak güneş panelleri yıldırımdan korunma sistem tasarımında koruma açısı yöntemi uygulanacak ise panel arkası yakalama uçları alan koruma tercih edilecekse yuvarlanan küre metodua göre hesaplanan 8000MM ye varan tripod yakalama uçları kullanılmaktadır.Panel arkası yakalama uçları gölge faktörü nedeniyle panelleri 50cm boyutunda aşabilir ve 5 panelde bir tabanda sabitli yakalama uçları kullanılabilir. Eşpotansiyel kavram da detaylı olarak açıklayacağımız dış yıldırımdan korunma sisteminin eşpotansiyel alınması konusu ise oldukça önemlidir.Tüm dış yıldırımdan korunma sistem topraklamaları tesis ana topraklamaları ile mutlaka bir eşpotansiyel sisteme dahil edilmelidir. Eşpotansiel bağlantı aşamasında spark gap sönümleyici parafudr sistemleri kullanılabilir.
2-AG PARAFUDR(İÇ YILDIRIMDAN KORUNMA) SİSTEMİ
Koruma açısı oluşturma yönteminde ise panel arkalarına yerleştirilen yakalama uçlarının koruma açıları panelleri koruma kapsamına almalıdır.Yine bu nokta da yukarıda bahsetmiş olduğumuz ‘s’ koruma mesafesi önem taşımaktadır.
Solar Sistemlerin ani aşırı gerilim ve yıldırım darbelerine karşı korunabilmesi için DC ,AC ve Data hatları önünde AG Parafudr sistemi kullanılmalıdır. AG Parafudr sistemleri test değerlerine göre koruma sınıfları içermektedir.Genel olarak yıldırım ,şebeke kaynaklı darbeler, harmonik ve swicthing(anahtarlama elemanları) darbelerine karşı koruma sağlayan ag parafudrlar seçiminde tüm bu darbelere karşı koruma yapan ürün modelleri seçilmelidir.10/350ms eğrisinde test edilmiş ürünler yıldırım darbesine karşı koruma sağlamaktadır.8/20ms eğrisinde test edilmiş ürünler şebeke darbeleri ve anahtarlama elemanları darbelerine karşı koruma sağlarlar. Seçilen ürünlerin mutlaka hem 10/350 ms yıldırım eğrisi hem de 8/20 ms şebeke darbelerine karşı koruma değerleri bulunmalıdır. IEC 62305 Standardı kapsamında ve IEC 61643 Test normları kapsamında 10/350ms eğrisinde test edilen ürünler Tip 1 Özellikte ;8/20ms eğrisinde test edilen ürünler de Tip 2 Özellikte olan ürünler olarak tanımlanmaktadır. Fakat Hem AC hem de DC ürünlerde mutlaka Tip 1+2 yani tüm darbelere karşı koruma sağlayan ürünler seçilmelidir. Sadece tip 2 ürün kullanımı olası bir yıldırım darbesinde tüm sistemin zarar görmesine neden olmaktadır. Özellikle inverter üreticileri tarafından parafudrlu olarak önerilen inverterlerde Tip 2 ürün olduğu göze çarpmaktadır, bu konu önem arz etmektedir ve mutlaka Tip 1+2
133 Nisan
2016
ürün kullanılmalıdır. Combinerboxlar içerisinde de yine hem yıldırım hem de şebeke darbelerine karşı koruma sağlayan Tip 1+2 ürünlerin kullanımı önerilmektedir. DC Parafudrlarda dikkat edilmesi gereken en önemli noktaların başında EN 50539-11 Standardı na sahip ürünlerin kullanım gerekliliğidir.İlgili standart belgesine sahip olmayan ürünlerin kullanımı faydadan çok zarar getirebilmektedir.
Parafudr teknolojilerine göz atarsak Varistör, Spark Gap, Gas Desarj Tüpü gibi birçok farklı teknoloji parafudrların içerisinde hakimdir. Varistörlü ürünler kapasitesinin altında 5 darbede zarar görebilmektedir ve kartuş bayrak rengi yeşilden kırmızıya dönmekte ve ürün devre dışı kalabilmektedir. Bu tip durumlarda ürün kartuşu değiştirilmesi gerekmektedir. Varistörlü ürünler 25 nanosaniye de devreye girebilme özelliğine sahiptir.Spark Gap li yani kimyasal sönümleme yapan ürünlerde ise
134 Nisan
2016
varistörler kadar sık bayrak değişimi olmamakla birlikte bu modeller genellikle 100ns de devreye girebilmektedir. Solar sistemler için son dönemlerde yeni nesil teknoloji olarak karşımıza çıkan VG –Varistör ve Gas Desarj tüpü teknolojisinde ise ürünler hem dayanımlı hem de hızlı devreye girebilmektedir. Sürekli sahaya gidilebilmenin zor olduğu arazi projelerinde bu ürünler tercih edilmesi önem arz etmektedir. Genellikle AC ve DC Koruma ürünlerine odaklanırken haberleşme ve data hatlarından gelen darbeleri göz ardı edemeyiz. Bu nedenle özellikler inverterde bilgi aktarımı sağlayan data hatlarında da hassas Tip 3 Ürün kullanımı gerekmektedir.Rj45 yada Pinli olarak tercih edilebilen ürünlerle tesiste tüm risk arz edebilecek noktalar koruma altına alınmış olmaktadır. AG Parafudrlar AC ve DC hatlarda sisteme paralel bağlanmaktadır.AG Parafudlar pasif ürünlerdir sistemde herhangi bir kesme ya da açmaya neden olmazlar. Darbe geldiğinde üzerine alıp sönümlerler. AG Parafudrların doğru seçimi ve montajı son derece önemlidir.AG Parafudr ürünleri seçiminde sürekli gerilim Uc Değeri önem taşımaktadır.AC sistemlerde faz-faz arası 255v a kadar çıkabilen bu değer DC ürünler 1000V seviyesine kadar ulaşabilmektedir.AG Parafudr ürünlerinin 2 adet koruma seviyesi vardır.Bunlar Imax ve Up değerleri olarak karşımıza çıkarlar. Imax değerleri risk analizi olarak doğru orantılı olarak ve bölgenin yıldırım karakteristiği baz alınarak belirlenebilmekted ir.25ka,50ka,100ka gibi değerler alabilen Imax değeri bölge analizine direk bağlıdır. Örneğin Burdur bölgesinde kurulacak bir santralde kesinlikle 100ka değerinin altında bir değer seçemezken, Konya bölgesi için 50ka yeterlidir. Parafudrlarda Imax değerinin yanında Up değeri de koruma seviyesinde önem arz eden bir değerdir.3KV luk bir darbeyi 1,3 kv mertebesine indiren bazı ürünlere karşın daha düşük seviyelere indirgeyebilen ürünlerde bulunmaktadır. Burada korunacak ürünün zarar görme gerilim seviyesi ana kriter olabilmektedir. Parafudrlarda koordinasyon konusuna göz atarsak inverter ve combinerboxlarda ya da Ana Trafo ve AC tali dağıtım panolarında kullanılacak sıralı parafudrlarda mutlaka koorinasyon kuralına dikkat edilmelidir. Aynı marka zorunluluğu olmayan bu ürünlerde koordinasyonun önemini 2 madde de açıklayabiliriz.
1-Kademeli Koruma Prensibi, Ana panoda B+C sınıfı,Dağıtım panosunda C sınıfı,Son noktada D sınıfı şeklinde kademeli koruma prensibi açıklanabilir.Burada yıldırım darbesinin etkisinin kademeli olarak düşürülmesi hedeflenir.Yani 100ka lik bir darbe ana panoda 100ka lik koruyucu ile karşılaşırken tali dağıtımda 40ka son noktada 1ka lik koruma modülü ile karşılaşır.Akımsal değerlere paralel olarak Up koruma seviyeleri de aynı kademeyi sağlar. Örneğin Ana panoya koyduğumuz ürün 3kv luk darbeyi 1,5kv a indirger iken D sınıfı ürün 0,9kv a indirger.
bağlanmalıdır.Aksi durumda yıldırım taşıma kesiti yetersiz olan kablodan dolayı ürün koruma yapamayabilir.Toprak hattı bağlantısı 50cm kuralına uymalı ve çok uzun olmamalıdır.Panoda ark riskin karşı parafudr daha korunaklı bir alanda yer alabilir. AG Parafudrlar önünde koruma sigortası kullanımı zorunlu değildir.Sigortası atan bir parafudr sistemi korumasız bırakabilir.Periyodik olarak kontrol edilmeyen sahalarda bu sorun daha sık karşımıza çıkmaktadır.Bu nedenle ürünler VG teknolojili seçilmelidir ve koruma siortası kullanılmayabilir.Ancak kesin kullanılacaksa üreticiler datasheetlerde koruma sigortası değerini vermektedirler.Genellike Tip 1 ürünlerde 125A ,Tip 2 Ürünlerde ise 63A koruma Nh tipte koruma sigortası kullanılmaktadır.
AG PARAFUDR VE DIŞ YILDIRIMDAN KORUNMA KONUSUNDA TEMEL ŞARTNAME MADDELERİ 1-YILDIRIMDAN KORUNMA GENEL HUSUSLAR •
•
2-Up değer kıyaslaması; Kademeli Koruma Prensibinde mesafenin önemi de koordinasyonu etkileyen 2.adımdır.,koordinasyonda ki temel amaç Up seviyesi daha küçük olan ürün daha hızlı devreye girer eğer mesafe kısa ise sonuç olarak koruma seviyesi daha küçük olduğu için ürün yanar. Ya mesafeyi ya da Up seviyesini bu noktada ayarlamamız gerekmektedir. Belirtilen mesafe 20metre üzeri olmalıdır. Ya da 100ka koruma sağlayan ürün 40ka koruma sağlayan ürünün Up sinden daha alt seviyeye indirgemelidir. Fakat tüm ürünleri Tip 1 +2 karakteristiğinde seçersek koordinasyon ve kademeli koruma kuralları ikinci planda kalabilir.Arazi uygulamalarında genellikle Tip 1+2 seçilen parafudrlar panoları çatı arasında kalan çatı uygulamalarında bu kuralları içererek gözden geçirilmelidir. Parafudrlar sisteme 16mm2 kesitli kablo ile paralel
•
•
Güneş Panellerine yönelik yıldırımdan korunma projesi IEC 62305 Ulusal ve Uluslararası standartlara uygun olarak dizayn edilecektir. Yıldırımdan korunma projesi Dış Yıldırımdan korunma sistemi, iç yıldırımdan korunma sistemi, topraklama ve eşpotansiyel sistemi içerecektir. Sistem elemanları boyutlandırılması yıldırım risk analizi ve bunun sonucunda çıkacak şartlar dikkate alınarak yapılacaktır. Sistemin dış yıldırımlık projesi IEC 62305 standardı ışığında Yuvarlanan küre metoduna göre Franklin yakalama uçları entegreli mesh metodu baz alınarak tasarlanacaktır. İç yıldırımlık kısmında kullanılacak ürünlerin özel olarak fotovoltaik alanlarda kullanıma uygunluğu önem arz etmektedir.
2-FOTOVOLTAİK SURGE ARRESTER SİSTEMİ •
•
Sistemde yer alan ve darbe gerilimlerinden zarar görme riski bulunan tüm cihazlar yıldırım ve darbe ani akımlarına karşı koruma altına alınacaktır. Sistemde yer alan AC –DC HATLAR ve DATA HATLARI koruma altına alınacaktır.
135 Nisan
2016
3-DC HATLARIN KORUMASI •
•
İnverter öncesinde Tip 1 +2 koruma ürünü olarak ; VG Teknolojisine sahip;; ikincil akım söndürme kapasitesi 40 ka olan özeliklerde ürün kullanılacaktır. Ayrıca -40 +85 C sıcaklıkta çalışabilen ve IP sınıfı 20 olmalıdır. Ürün uyarı kontak çıkış özelliğine sahip olmalıdır. UTE C61-74051- EN50539-11-UL1449 ed.3 Standart uygunluk sertifikalarına sahip olmalıdır. TİP 2 koruma ürünü: EN 50539 Test sertifikalarına sahip olacak. Nominal akımda min 15 max 40 ka darbelerde UCpv <0,1ma olmalıdır. Gas Filled ve Spark Gap teknolojisinin ortak olarak bulunduğu ürünler tercih edilmelidir.
4-AC HATLARIN KORUNMASI • •
•
AC Enerji Panolarında B+C sınıfı Spark Gap+VG teknolojili ürünler tercih edilmelidir. 10/350 VE 8/20 Eğrilerine sahip ürünlerde toprak nötr hattı 100 ka lik darbeleri sönümleme özelliğinde olmalıdır. Ürünler NF EN 61643 -11 standardı test sertifikalarına sahip olmalıdır.
5-DATA HATLARININ KORUNMASI • •
RS232 VE RS485 Haberleşme modülleri D sınıfı koruma modüleriyle koruma altına alınmalıdır. Kablolu ürünle yerine CAT girişli ürünlerin kullanımı veri akışını hızlandıracaktır.
DIŞ YILDIRIMDAN KORUNMA SİSTEMİ •
•
•
136 Nisan
2016
Yıldırım yakalama çubukları, yakalama ucu tespit elemanları, yıldırım koruma iletkeni, hat tutucuları, dörtlü ve T bağlantı elemanlarından oluşacaktır. Bu sistemin risk analizi yapılarak çıkan risk grubu ve koruma sınıfı kapsamında uygun aralıklarla yıldırımdan korunma iletkenleri sabitlenecektir. Öncelikle korunacak yapının yıldırım etkinliği ‘E’ hesaplanacaktır. Hesaplanan ‘E’ katsayısı değerine göre ilgili tablodan koruma seviyesi belirlenmelidir. TSE EN 62305 standardı ışığında her güneş paneli yakalama uçlarının koruma açısı içerisinde yer alacaktır. Her panel mesh metodu ile oluşturulacak
•
•
•
•
gözlerle iletken vasıtasıyla bağlantılı olacaktır. Ve kullanılan yakalama uçları da mesh sistemi ile bağlantılı olacak, topraklama elektrotu ile sistem son bulacaktır. Ayrıca tüm sistem alanının etrafında iletken dolaştırılacak ve bir ring hat sağlanacaktır. Sistemin her noktasında direncin eşit olması istenecektir. Kullanılacak Yıldırım Yakalama Sistemleri IEC 62305 standardı ışığında yere sabitlenecek ve yakalama uçları ile tabanlar birbirleri ile uyumlu olacaktır. Yakalama uçlarının boyutu moment dengesi sağlanarak tasarlanmış kombine ürünler kullanılacaktır. Yakalama ucu tabanları 100ka yıldırım darbesi testinden başarı ile geçmiş olmaları gerekmektedir. Ayrıca dona karşı dayanıklı olacaklardır. Bağlantı ve tespit amaçlı kullanılacak tüm ürünlerin DIN normlarına uygunluk sertifikaları olacak, IEC 50164 standardı ışığında yüksek gerilimde dayanımları ispatlanmış olacaktır. Gerek panel bağlantılarında gerekse topraklama elektrotları bağlantılarında korozyon önleyici bant kullanılacaktır.
SOLAR SİSTEMLERDE AG PARAFUDR VE DIŞ YILDIRIMLIK SİSTEMLERİYLE İLGİLİ KISA SORU CEVAPLAR 1-Güneş Santralleri Yıldırım ve Aşırı Gerilime Karşı Ne Gibi Riskler Taşır? Güneş santrallerinin kurulduğu arazi veya çatı koşullarına baktığımız zaman genellikle en yüksek risk seviyesi birinci bölgede kurulumlar gerçekleştğini görüyoruz. Öte yandan santral içinde meydana gelebilecek iç aşırı gerilimler bir diğer önemli bir tehdittir. Bu nedenle güneş santralleri hem yıldırım darbelerine hem de iç aşırı gerilimlere karşı korunmalıdır. Etkin korumanın en önemli kısmı 4lü koruman yani iç yıldırımlık, dış yıldırımlık, eş potansiyel ve topraklamanın sağlanmasıdır.
2-Bir Güneş Enerjisi Santralinde Korunması Gereken Temel Ekipmanlar Nelerdir? •Invertarlar •AC ve DC Hatlar •Panellerin Girişleri •Data ve Cat Haberleşme Sistemleri
3-Bir Güneş Enerjisi Santralini Yıldırım ve Aşırı Gerilimden Tam Anlamı İle Nasıl Korurum? Bir santralin tam anlamı ile korunması 4lü entegrasyon yani iç yıldıırmlık, dış yıldırımlık, topraklama ve eşpotansiyel sistem sağlanmalıdır. Bir diğer deyişle parafudrların doğru tesis edilmesi, pasif yakalama uçları, doğru topraklama ve tüm santralin eşpotansiyele alınması santralinizi darbelere karşı koruyacaktır.
4-Paratoner kullanırsak Yıldırım ve Darbelerden Korunmuş Olmaz mıyız? Yıldırımdan Korunma Merkezi olarak IEC 62305 standartları çerçevesinde solar yatırımlarda paratoner kullanımını önermiyoruz. Nedeni ise açık arazide yıldırıma neden olan kümülüs bulutları iyon yayan sistemleri tercih edebilmektedir. Oysaki güneş santrallerinde yıldırım düşeceği zaman devreye giren bir sistem kurmayı tercih edilmelidir. Yuvarlanan küre metoduna göre iyon yaymayan yıldırım yakalama uçları ile yapılan kısmi Faraday tasarımı güneş santralleri için en doğru korunma yöntemidir. Paratoner sistemi yerine uzun yakalama uçları ile S koruma mesafesine dikkat ederek tesis etrafında gerçekleştirilen koruma önleminin alınması sigorta ve banka risklerinin minimize olması açısından önemlidir. Güneş enerjisi yatırımlarında sigorta kavramında bu konunun oldukça önemsenmesi gerekmektedir. Dış yıldırımlık sistemleri ayrıca sönümleyici spark gap parafudrlar ile eş potansiyele dahil edilmelidir. Ancak bir dış yıldırımlık sistemi yıldırımın fiziksel etkilerinden korunmak adına fayda sağlamaktadır. Direk yıldırımı alıp toprağa iletmekte sistem üzerine düşmesine engel olmaktadır. Fakat elektriksel anlamda koruma sağlamamaktadır.
5-AG Parafudr Sistemleri Nasıl Kullanılmalıdır? GES sistemlerinin ani aşırı gerilim ve yıldırım darbelerine karşı korunabilmesi için DC, AC ve Data hatları önünde AG Parafudr sistemi kullanılmalıdır. Tedaş tarafından da özellikle DC combiner boxlarda B+C Sınıfı ürünlerin kullanılması önerilmektedir. IEC 62305 Standartları kapsamında Combinerbox noktaları başta olmak üzere tesiste DC enerji hattı korumaları mutlaka kullanılmalıdır.
138 Nisan
2016
Öte yandan Alçak gerilim parafudr sistemleri seçiminde tesisin sürekli gerilimi, topraklama tipi, ürünün kullanıldığı bölgenin risk analizi ve yıldırım istatistiği ürün seçiminde oldukça önemlidir. Bu nedenle proje verileri kapsamında hesap yapılarak doğru ürün doğru noktada kullanılmalıdır.
6-AG Parafudrlu Satılan Inverterlar Yeterli Olur mu? Genellikle inverter üreticilerinin parafudrlu olarak sattıkları ürünlerin içerisinde sadece aşırı gerilim koruma ürünleri bulunmakta yıldırım darbesine karşı koruyan ürün bulunmamaktadır. Başka bir deyişle C sınıfı ya da Tip 2 ürün bulunmaktadır. Fakat bizler combinerboxlar içerisine DC tip 1+2 özellikli ürünler önermekteyiz. B+C sınıfı kategorisindeki bu ürünler yıldırım ve şebeke darbelerine karşı koruma sağlamaktadır.
7-DC Parafudr Nedir? Pasif yakalama uçları yıldırımın fiziksel etkilerine karşı koruma altına aldığımız santralimizin AC-DC ve data hatları AG Parafudr sistemleri ile koruma altına alınmalıdır. TS EN 61643-11 Standardı na göre test edilmiş parafudurlar 8/20 ve 10/350 eğrilerinde test değerlerine sahip olmalıdır. Kullanılan ürünler kesinlikle TS EN 5053911 Standardı na uygunluk belgesine sahip olmalıdır.
8-Dış Yıldırımlık Sistemi Olarak Ne Kullanmalıyım? Dış yıldırımlık sistemi olarak en doğru ve güvenilir sistem pasif yakalama uçları kullanılarak yuvarlanan küre metoduna göre tasarımı yapılan faraday sistemini GES yatırımlarda uygulamak zorundayız. Açık arazilerde iyon yayan bir sistem kullanılması (paratoner sistemi) kümülüs bulutları tarafından oluşturulan yıldırım darbesinin santrale kolayca yönelmesini sağlayacaktır. Bunun yerine iyon yaymayan gerçekten darbe solar santralimize yöneldi ise devreye giren Pasif Yakalama Uçlarının kullanılması hem etkin bir koruma sağlayacak hem de riski minimum düzeye indirecektir. Ayrıca çok ince bir yapıda olan yakalama uçları gölge riskini de ortadan kaldırmaktadır.
Serdar AKSOY info@yilkomer.com
YILDIRIMDAN KORUNMA VE TOPRAKLAMA • TANITICI REKLAM
phoenIx contact
Kapsamlı şebeke koruması Şekil 1, Phoenix Contact’ın yeni SEC serisi profesyonel aşırı gerilim koruma çözümleri bina içi ve dışında yüksek emniyet sağlar.
Yeni tasarlanmış kıvılcım aralığı teknolojili ürün gamı
Derya Tekler Elektronik ve Haberleşme Mühendisi Emniyet ve Aşırı Gerilim Koruma Ürün Grupları Ürün Yönetmeni Phoenix Contact Elektronik Tic. Ltd. Şti. dtekler@phoenixcontact.com www.phoenixcontact.com.tr
B
ir binayı ve içindeki elektrikli cihazları emniyet standartlarına uygun çalıştırmak için etkin yıldırım ve aşırı gerilim koruma kaçınılmazdır. Doğru cihazların seçilmesini garantilemek için kalite, kapasite ve uzun ömür özellikle önemlidir - ancak bu sayede uzun vadede duruşlar ve onarımlar önlenebilir. Phoenix Contact’ın Güvenli Enerji Kontrolü ürün gamı yıldırım ve aşırı gerilim korumayı, yeni kıvılcım aralığı teknolojisiyle başka bir seviyeye çıkarmaktadır (Şekil 1,).
Uygun montaj noktaları Binalar için etkin bir aşırı gerilim koruma konsepti uygulamak için öncelikle tehlike arz eden enerji
hatları belirlenmelidir. Gereken koruma cihazları ancak binaya güç taşıyan veya binadan güç çeken hatlar belirlendikten sonra monte edilebilir. Gerekli koruma cihazları kademeli olarak uygulanır - en güçlü koruma cihazı doğrudan bina girişine ve en hızlı açma karakteristiğine sahip olan ürün korunacak cihazın hemen öncesine monte edilir.
Bina girişinde optimum koruma Ana ve tali dağıtım panolarının korunması ; endüstriyel ortamlar ,tek amaçlı binalar ve özel mülklerde de önemlidir. Bina ve içindeki elektronik cihazlar için en iyi koruma noktası ana güç kablosunun binaya girdiği
139 Nisan
2016
Özet
yerdir. Bu noktada sigortası uygulanmak Şekil 2 Tüm yıldırım ve aşırı gerilim koruma yeterince güçlü zorunda olursa Tip ürünleri DIN EN ISO/ koruma cihazları 1 arestör bir çözüm IEC 17025 standardınca yoksa etkin koruma sunar: Yeni FLT-SECakredite Phoenix Contact’ın Blomberg konseptinden söz Hybrid koruma cihazı laboratuarında test edilir. edilemez. Bu noktada entegre sigortalı ilk en önemli soru geçmeli tip yıldırım planlama aşamasında binanın arestörüdür (Şekil 3). harici yıldırım koruma sistemi olup Ana ve tali dağıtım olmamasıdır. panolarının koruması Harici yıldırım korumalı binalar direkt Tip 2 ek koruma amacıyla tali yıldırım düşmesinde çok büyük dağıtım panolarında kullanılır. Bu enerjiye maruz kalır. Bu durumda şekilde geçiş yapan aşırı gerilimler VDE yönetmelikleri [1] Tip 1 yıldırım kabul edilen sınırlara iner. arestörü gerektirir. Kıvılcım aralığı Son kullanıcının en az yer kaplayan teknolojisi bu tip arestörlerde en etkin çözüm ihtiyacına cevap olan SEC çözüm olduğunu ispatlamıştır. SEC serisi yeni Tip 2 arestöründe iki ürün gamındaki tip 1 arestörü yeni özel işlev vardır. Valvetrab SEC bir özelliğe sahiptir: İkincil besleme pazardaki en ince aşırı gerilim akımlarından arınmış kıvılcım aralığı arestörüdür. Cihaz sigortasız 315 teknolojisi (Şekil 2 / kenar metnine A’e kadar branşman hatlarında da (1) bakın). Gelişmiş koruma sistem kullanılabilir. Bu hem yer kazandırır sürekliliğini arttırır ve duruşları azaltır hem de montajda maliyet avantajı (kenar metnine bakın (2)). SEC serisi sağlar. Bu tasarımın diğer bir tip 1 arestörler sigortasız olarak ; avantajı kısa kablo mesafeleri 315 A’e kadar branşman hatlarında nedeniyle çok yüksek koruma kullanılabilir. Büyük nominal akımlı seviyesidir. sistemler yer darlığı nedeniyle arestör
140 Nisan
2016
Yıldırım ve aşırı gerilim koruma ekipmanlarının doğru seçimi etkin bina korumasının ilk adımıdır. Sadece tam bir koruma konsepti aşırı gerilimlerin bina üzerine etkilerini uzun vadede minimize edebilir. Phoenix Contact’ın yeni SEC serisi hem montaj hem ürün seçiminde büyük kolaylık sağlar (Şekil 4) Uyumlu çalışan koruma cihazları arestör tiplerinin güvenli etkileşimini sağlar. İkincil besleme akımlarından arınmış ve yeniden tasarlanmış kıvılcım aralığı ve sigortasız kullanım imkanı aşırı gerilim korumayı başka bir seviyeye taşımaktadır. SEC serisi bir arestörün durum göstergesi arızalı durumdaysa müşteri için ek bir avantaj söz konusudur: Phoenix Contact fişleri beş yıl süreyle ücretsiz değiştirmektedir.
SEC - Güvenli Enerji Kontrolü
Şekil 3 SEC serisi FLT-SEC-Hybrid arestörü pazardaki ikincil akımlardan arınmış, güçlü bir kıvılcım aralığına sahip, entegre sigortalı ilk Tip 1 geçmeli arestörüdür.
Yeni Güvenli Enerji Kontrolü (SEC) ürün gamı uzun işletme ömrü ve yüksek performansıyla öne çıkar - bu arestörler son derece güvenilir koruma sağlar. Tip 2 ve Tip 3 arestörleriyle kombine edilen yeniden tasarlanmış kıvılcım aralığı enerji hatları için vazgeçilmez koruma konseptidir. SEC kompoenentlerinin üniform, kompakt tasarımı ve üniversal geçmeli yapısı montajı kolay komple çözüm paketi ihtiyacını karşılamaktadır. Şekil 4 Geniş etiketleme yüzeyi, döner fişler sayesinde kolay kullanım ve kompakt tasarım SEC ürün gamının avantajlarındandır.
Nihai cihazların koruması Tüm koruma konseptinin son kademesi Tip 3 arestörlerdir. Bu koruma cihazları hassas koruma olarak adlandırılır ve korunacak cihazın hemen önüne yerleştirilerek kablolardan geçiş yapan gerilim piklerini önler. SEC serisi tip 3 arestörler yaygın tüm gerilim seviyelerinde mevcuttur ve birçok sistemde sigortasız olarak kullanılabilir. Yeniden tasarlanmış dahili ayırma cihazı hem AC hem DC sistemlerde kullanım sağlar. Bu da potansiyel kullanım alanlarını genişletir.
Besleme hattı ikincil akımı - Tam olarak nedir? Besleme hattındaki ikncil akımlar aşırı gerilim sonrası şebekeden kıvılcım aralığına doğru akan bir kısım akımdır. Bu ikincil akım birkaç milisaniye boyunca kısa devre akımı şiddetinde sürebilir. İkincil akımlar tüm sistem için ek bir yüktür ve gerilim düşümleri ve hatalı çalışmalara neden olabilirler. Ayrıca koruma cihazlarını aşırı akımdan açtırabilirler. Ek bilgi www.phoenixcontact.de/SEC
Referanslar [1]VDE 0185-305-3 Yıldırım koruma – Kısım 3 Yapılar ve insanlar için fiziksel hasar
141 Nisan
2016
T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI REPUBLIC OF TURKEY
REPUBLIC OF TURKEY MINISTRY OF ENVIRONMENT AND URBANISATION
MINISTRY OF ENERGY AND NATURAL RESOURCES
MAKALE
www.elektrikdergisi.com
AC İZOLASYON TEMEL PRENSİPLERİ ve GÜÇ FAKTÖRÜ ÖLÇÜMÜ TRANSFORMATÖR İZOLASYON TESTLERİ Teoman Çetin / TEKON ENERJİ
İ
zolasyon IEEE ‘de, Elektrik’i yalıtkanlık sağlayan malzeme kombinasyonu olarak tarif edilir. İzolasyon malzemeleri imal edilmelerini takiben yaşlanmaya başlarlar. Yaşlanma arttıkça yalıtkan malzemelerin yalıtım (izolasyon) değerleri de düşmeye başlar. İzolasyonu etkileyecek sıcaklık, nem ve sair çevre ve kimyasal etkiler yaşlanmayı hızlandırır. Bu yaşlanma elektrik sistemlerinin güvenilirliğini azaltır. Bu makalede elektrik yalıtım sistemlerinin elektiriksel olarak temsil edilmeleri, Yüksek Gerilim (YG) teçhizatlarının Fabrika Kabul Testleri, İşletmeye Alma Testleri ve Koruyucu Bakım Testlerinde ve tüm “YG” Elektrik teçhizatlarının yalıtım seviyelerinin tespitinde kullanılan Alternatif Akım (AC) izolasyon test cihazlarının yapısıyla ilgili temel prensipler incelenmiş, “AC” izolasyon testleriyle ilgili uygulamalı bilgi verilmiştir.
GİRİŞ
1929 yılından bu yana, “AC” di-elektrik kaybı ve güç faktörü testleri “YG” cihazlarının elektriksel yalıtım seviyelerini tespit etmek üzere uygulanmaktadır. Günümüzde bu test yalıtım kusurlarını tespiti için kullanılan en etkin testtir. “Elektrik Üretim / İletim / Dağıtım Şirketlerinin “ işletme ve bakım mühendisleri bir jargon olarak, di-elektrik kayıp ve Güç Faktörü (PF) [Power Factor] testlerini ilk defa Doble Engineering firması kurucusu Bay Doble tarafından bulunup geliştirildiği için, bu testleri “Doble Testleri” olarak adlandırırlar. “YG” Elektrik teçhizatları yalıtım sistemleri, yalıtım seviyelerini tanımlayan “kapasitans (C), direnç (R), di-elektrik kaybı” gibi ölçülebilir elektriksel parametrelere sahiptirler. Bu karakteristiklerdeki değişimlerin incelenmesi, sistemin yalıtım seviyelerinde yer alan önemli değişiklikleri ilgili teçhizat hasarlanmadan önce belirleyerek teçhizatta ciddi bir hasar meydana gelmeden gerekli önlemlerin alınmasına imkân verir. Test sonuçlarının değerlendirilmesi, çeşitli yalıtım tiplerine ve ortam sıcaklığına göre tespit edilmiş düzeltme faktörlerinin uygulanması ile yapılır. “PF”, test edilen teçhizatın yalıtım tipine bağlı olmayan, yalıtım seviyesi hakkında bilgi veren bir değerdir.
sağlayan malzemelerden birinin miktarının artığı veya azaldığını veya ilgili teçhizat içinde yer alan bir iletkenin yerinden oynadığını gösterir. Bu ve benzer değişiklikler yalıtım sisteminin performansını etkiler. Bir malzemenin yalıtım değerlerindeki bozulma bu malzemedeki nem miktarının arttığına veya yalıtkanlarının bozulduğuna işaret eder. Malzemede yer alan iyonizasyon, veya izolasyona karışan yalıtımı bozucu elemanlar teçhizatın di-elektrik değerini ve serviste kalma kabiliyetini azaltır.
2.2 Yalıtkanlık
Farklı gerilimdeki iki iletken arasında elektrik akımının akmasını engelleyerek elektriki yalıtım sağlayan malzeme veya malzeme birleşimine yalıtım malzemesi denir. Elektrik’te yalıtımı bir veya birden fazla di-elektrik malzeme ile birbirinden ayrılmış iki plaka olarak ifade edebiliriz. Bu plakalardan biri yüksek bir potansiyelde diğer plaka ise daha küçük bir potansiyelde veya toprak potansiyelindedir, Şekil 1.
Şekil 1. Birbirinden bir yalıtım malzemesi ile ayrılmış farklı potansiyeldeki iki plaka Şekil 1’de verilen yalıtım sisteminin basitleştirilmiş eşdeğer elektrik devresi “seri” veya “paralel” bağlı kapasite ve direnç devresi ile gösterilir, Şekil 2.
TANIMLAR
Bu makalede kullanılacak tanımlarla ilgili kısa açıklamalar aşağıda verilmiştir.
2.1. Elektriki Karakteristik
Bir malzemenin Elektrik’i karakteristiklerinin değişmesi yalıtım değerlerinin büyüdüğü veya küçüldüğünü, yalıtımı
Şekil 2. Yalıtım sisteminin basitleştirilmiş eşdeğer elektrik devresi (a) Seri Devre, (b) Paralel devre Birçok yalıtım sisteminde IR<< IC ‘dir.
143 Nisan
2016
MAKALE
www.elektrikdergisi.com
Di-elektrik Sabitesi
Elektromanyetizmada yalıtkanlık sabiti veya di-elektrik sabiti, bir malzemenin üzerinde yük depolayabilme yeteneğini ölçmeye yarayan katsayıya “DiElektrik” sabitesi denir. Başka bir ifade ile yalıtkanlık sabiti, bir elektriksel alanın etkilerinin veya yalıtkan bir ortam tarafından nasıl etkilendiğinin ölçümüdür. Bir ortamın yalıtkanlık sabiti, ortamdaki birim yük başına, elektrik alanının (daha doğru bir ifade ile akının) ne kadar oluştuğudur. 1836 yılında Michael Faraday (Kapasitör’ün babası olarak bilinir) iki iletken plakanın arasına konan yalıtım malzemesinin cinsi değiştiğinde kapasitörün değerinin de değiştiğini ve bunu değiştiren etkenin o malzemeye ait di-elektrik sabitesi (Ɛ) olduğunu gördü, Tarif olarak vakumlanmış ortamda di-elektrik sabiti 1.00 olarak kabul edilmiştir. Diğer bütün yalıtım malzemelerinin di-elektrik değerleri vakumdaki di-elektrik değeri referans alınarak, bu büyüklüğe göre, tarif edilir.
nem, metalik sabunlaşma, karbon, oksitlenme bu malzemenin di-elektrik kaybına ve “PF” ‘ne etki eden en önemli etkenlerdir. Kirlilik= Su + Karbon + Kir Bozulma= Karbon + Korona Yalıtım Malzemeleri dikkatlice incelendiğinde bunların içerisinde kalan çok küçük boşluklara veya hava kabarcıklarına rastlamak mümkündür. Bu küçük kabarcıklar yüzeylerinde elektrostatik potansiyeller yaratırlar ve iyonize olurlar. Bu “iyonizasyon”, “Kısmi Deşarj / Korona” olarak adlandırılır, Şekil 3.
Ic= E 2pf C
Şekil 4. Kapasitör yapısı Mükemmel bir kapasitenin nitelikleri aşağıda verilmiştir. İdeal kapasitör’de akım, gerilimin 90 derece önünde, % PF=%0’ dır, Şekil 5. İdeal bir kapasitör;
Çeşitli malzemelere ait di-elektrik sabiteleri Tablo 1 ‘ de verilmiştir. Şekil 3. Yalıtkan içinde kalan, yalıtımı bozan unsurlar Yalıtım testlerinde kullanılan test voltajı yükseldikçe mevcut hava kabarcıklarının / yabancı maddelerin yoğunluğuna bağlı olarak Güç Faktörü değeri de yükselir.
• • • •
Doğru akım akıtmaz, Alternatif akım, gerilimin 90 derece önündedir. PF= %0’dır Kapasitif modelin kapasitansı modelin fiziki yapısına duyarlıdır.
İdeal Kapasitör
( A ) alanına sahip, (d) kalınlığında, Ɛ di-elektrik sabiteli bir yalıtım ortamıyla birbirinden ayrılmış iki iletken plakanın meydana getirdiği yapıya “Kapasitör” denir, Şekil 4. Tablo 1. Çeşitli malzemelere ait di-elektrik sabiteleri
Di-Elektrik Kaybı
Di-elektrik kaybı, elektrik alan etkisinde kalan bir yalıtım malzemesine etki eden elektrik enerjisinin, ısıya dönüşüme hızıdır. Bu dönüşüm hızını yalıtım malzemesinin di-elektrik özelliği etkiler. Yalıtım malzemesi içinde yer alan
144 Nisan
2016
•
• • • •
IC akımı yalıtım malzemesinin fiziki karakteristiğini temsil eder. Yalıtım sistemini belirleyen fiziki değerler aşağıda verilmiştir. Yalıtım malzemesinin alt ve üzerinde yer alan yalıtım Plakalarının alanı, Plakalar arasındaki mesafe ve, Yalıtımın di-elektrik sabitesi Kapasitans’dan geçen akımın büyüklüğü, kapasitansın kapasitif değerine bağlıdır.
Şekil 5. İdeal kapasitör’de akım, gerilim ilişkisi.
Bir yalıtım ortamında meydana gelen yağ kaçağının yalıtıma etkileri
Ɛ= 1.4 olacaktır.
“AC” gücün üç bileşeni vardır, Şekil 8:
Başka bir ifade ile çıkan sonuca göre
Gerçek güç [Aktif güç]: (P), …. Watt (W) Görünür Güç : (S), ….. Volt-Amper (VA) Reaktif güç : (Q), …. Volt-Amper (Var) ile ölçülür.
Örnek Şekil 6.
Ɛ değeri küçüldükçe “ C” değeri ve içinden akan toplam “ IT “ akımı da küçülür
Şekil 6. Kapasitör fiziki değerleri, “A” ve “d” boyutları C= AƐ/4πd C= kapasitans Ɛ= di-elektrik sabiti D= iki plaka arasındaki mesafe Bu parametrelerin tamamı fiziki parametrelerdir. C= AƐ/4πd C= kapasitans Ɛ= di-elektrik sabiti D= iki plaka arasındaki mesafe Bu parametrelerin tamamı fiziki parametrelerdir.
Şekil 7’de verilen seri bağlı üç farklı malzemenin yağ kaçağı yokken toplam “di-elektrik sabitesi”; Ɛ= 2.65’dir. Şekil 7’de verilen seri bağlı üç farklı malzemenin yağ kaçağı yokken toplam “di-elektrik sabitesi”; Ɛ= 2.65’dir. Eğer bu yalıtım birleşiminde yer alan yağ kaçar ve yerini hava alırsa, bu durumda bu yalıtım sisteminin tamamına ait di-elektrik sabitinin değeri;
Güç faktörü PF şu şekilde tanımlanır; Akım ve gerilim arasındaki faz açısı θ ise Güç Faktörü Cos θ ‘ye eşittir. P= S Cos θ olur * IT= Toplam Akım IC= Kapasitif Akım IR= Rezistif Akım E= Uygulanan Gerilim Θ= Güç Faktörü (PF) Açısı, Şekil 9. IT= Toplam Akım IC= Kapasitif Akım IR= Rezistif Akım E= Uygulanan Gerilim Θ= Güç Faktörü (PF) Açısı, Şekil 9.
Şekil 7. Seri bağlı üç farklı yalıtkan
2.6. İdeal Direnç
Mükemmel bir direncin nitelikleri aşağıda verilmiştir. PF tarifine uygun olarak PF değeri %100’dür
Şekil 8. Aktif ve Reaktif arasındaki ilişki PF= P/S Watt= E x IR Watt= E x I x Cos θ
Mükemmel Direnç % PF=%100 2.7. Güç Faktörü (PF)
Güç faktörü, farklı boyutlardaki yalıtım malzemelerinin yalıtım seviyelerinin mukayesesinde kullanılan boyutsuz bir değer olup yalıtımın kalitesi hakkında çok değerli bilgi içeren ve aktif güç ile reaktif güç açısından sistemin verimliliğini belirten bir değerdir. “Güç Faktörü ” “AC” elektrik güç sistemlerinde aktif gücün görünür güce oranı olarak tanımlanır ve 0 ile 1 arasında değişen bir sayıdır. Çoğunlukla yüzde olarak gösterilir, örnek: PF= 0.5%.
Endüktif ve kapasitif yüklerden geçen akım veya uygulanan gerilimler arasında 90 derecelik faz farkı vardır. Kapasitif akım uygulanan gerilim 90 derece ileride, endüktif akım ise 90 derece geridedir. Omik devrelerde akım ve gerilim aynı fazdadır, Şekil 9.
145 Nisan
2016
MAKALE
www.elektrikdergisi.com
*1 Dissipation Factor (DF): Güç Faktörünün d açısının tanjant değerini kullanarak da hesaplanması mümkündür.
Şekil 10. Test edilen objenin küçük parçalara ayrılarak test edilmesi
İki sargılı 3 fazlı transformatörün fiziki temsili
İki sargılı, üç fazlı bir transformatör şematik olarak Şekil 11’ve Şekil 12 de gösterilmiştir. Burada transformatörün izolasyon sistemi üç adet izolasyon gurubu ile temsil edilmiştir.
Şekil 9. Yalıtım sistemi eşdeğer elektrik devresi, IC >> IR. Güç faktörü 0’a eşit olduğunda, enerji tamamen reaktiftir ve yükte depolanan enerji her bir çevrimde kaynağa döner. Güç faktörü 1 olduğunda, kaynaktan sağlanan tüm enerji yük tarafından tüketilir. “PF” testleri, yalıtımın temel “AC” karakteristiklerinin ölçülmesi ve yalıtımın kalitesi hakkında değerlendirme yapılmasını sağlar.
Sonuç
146 Nisan
2016
•
Kapasitans, direnç, di-elektrik kaybı ve toplam şarj akımı değerleri yalıtım problemlerinin belirlenmesinde kullanılan önemli göstergelerdir. Test sonuçlarının yorumlanması uzun yılların verdiği saha test sonuçlarına göre oluşturulan düzeltme çarpanları kullanılarak yapılır
•
Güç Faktörü yalıtım malzemesinin büyüklüğünden bağımsızdır.
•
Sıcaklığa hassastır.
•
Cihazın çalışma frekansında ölçülür.
•
PF yalıtım sisteminin bulunduğu ortam koşullarında ölçülür.
•
Yalıtım malzemesi içerisinde bulunan en küçük bir yabancı madde ve kirlilik yalıtım değerini, çok büyük miktarda olmasa dahi, etkiler.
•
İzolasyon hatasının nerede olduğunu bulabilmek için test edilen obje mümkünse en küçük parçalarına ayrılarak test yapılır. Böylelikle, yabancı madde bu küçük parçalardan birinin içinde kalmış ise, bu yabancı maddenin büyüklüğü, en küçük parçada ana parçadaki büyüklüğüne oranla daha büyük ebatta olacağından tespiti daha kolay olacaktır, Şekil 10.
Şekil 11. İki sargılı, üç fazlı bir transformatör şematik temsili
MAKALE
www.elektrikdergisi.com
İki sargılı, üç fazlı trafonun YG, AG sargılarının birbirleri ve tank arası kapasitif değerleri ve değerlerin kapsadığı transformatör aksamı aşağıda verilmiştir. CH – YG sargıları ile topraklanmış tank ve nüve arasındaki izolasyona sahip kapasitif değer; • YG Buşingleri • YG Sargı izolasyonu, • Sargıları alttan ve üsten tutan malzemenin izolasyonu • YG sargı izolasyonları • Yalıtım yağı izolasyonu CL - AG sargıları ile topraklanmış tank ve nüve arasındaki izolasyona sahip kapasitif değer; • AG Buşingleri • AG Sargı izolasyonu, • Sargıları alttan ve üsten tutan malzemenin izolasyonu • AG sargı izolasyonları • Yalıtım yağı izolasyonu Şekil 12. İki sargılı, üç fazlı trafonun YG, AG sargılarının birbirleri ve tank arası kapasitif değerleri
CHL – AG VE YG sargıları arasındaki izolasyona sahip kapasitif değer; • YG ve AG sargıları arasındaki izolasyona sahip kapasitif değer,
• •
Presband barierler Yalıtım yağı izolasyonu
Bir transformatörün yalıtımının sağlamlığı veya oluşan bozulmalar trafonun YG ve AG sargılarının birbirleri arasında ve toprağa göre kapasitif değerlerinin ve PF‘lerinin ölçülmesiyle tespit edilir. Trafonun gerek çekirdeğinde ve gerekse sargılarının fiziki pozisyonlarında yer alan oynamalar trafo sargılarının birbirlerine ve tanka karşı olan yalıtım değerlerini bozarak trafonun hasarlanmasına neden olur. Trafoların fiziki yapılarında oluşan bu kabil değişiklikler trafo sargılarının CH, CHL, ve CL değerlerini ve buna bağlı olarak PF’lerini değiştirir. Transformatör sargılarının yalıtım kalitelerini her sargının kapasitif değerini teker teker ölçerek tespit etmek Doble test metodları kullanılarak mümkün olmaktadır, Şekil 13.. Doble Engineering’in M4100 test cihazı 4. cü bölümde örnek olarak inceleyeceğimiz gibi, test edilecek teçhizatı Şekil 2.b’ de verilen paralel bağlı R / C devresi olarak görür.
Şekil 13. Basitleştirilmiş Doble Test Devresi
Makalenin devamı bir sonraki sayımızda yer alacaktır. 147 Nisan
2016
MAKALE
www.elektrikdergisi.com
Akıllı Şebeke Nedir? Nasıl Çalışır?
A
Fırat Turan / WAGO Enerji ve Proses Otomasyon Müdürü WAGO Türkiye
kıllı şebeke üretici ve tüketici arasındaki iletişimin en kolay ve hızlı bir şekilde sağlanması amacıyla elektrik şebekelerinin izlenmesi ve kontrol edilmesidir. Bu sağlanırken elektriğin optimize ve güvenli bir şekilde dağıtılması önemlidir. Daha önceleri dünyadaki dağıtılmış otomasyon sistemleri (DER/DOS) farklı diller konuşurdu. Artan ülkeler arası enerji pazarı ve entegrasyonu bu haberleşme yapıları arasında bir ara yüz oluşturmayı zorunlu hale getirmiştir. Interoperability – birlikte çalışabilirlik- kavramı, farklı üreticilerin, farklı ürünlerinin alt yapı projeleri yatırımlarında marka bağımsız olarak birbirleriyle konuşabilmesi, veri değiş tokuşunu sorunsuz yapabilmesi için temel amaç olmuştur. IEC 60870/61850/61400 standartları altyapı otomasyonunda global bir haberleşme dili grubu oluşturmuştur. Dolayısıyla mevcut otomasyon çözümlerini bu Telekontrol alt yapısına entegre etmek tüm kontrolör üreticileri için bir gereklilik haline gelmiştir. Gelinen noktada Telekontrol PLC’ler IEC 608705-101 ve -103 seri haberleşme protokolleri ile ve IEC 60870-5-104 TCP/IP-tabanlı haberleşme protokolü ile entegrasyon sağlamalıdır. Bu sinyal tabanlı protokoller; mesajlar, ölçüm değerleri, bit paternleri, sayıcı değerleri ve komutları zaman etiketli (time stamp) ya da etiketsiz olarak aktarılabilmeli, aynı zamanda orta ve yüksek gerilimdeki dağıtım merkezlerinin koruma ve kontrol sistemleri uygulamaları, IEC 61850 Standartları ile karşılanmalıdır. Bu standartla DOS’un enerji santralleri, biogaz, solar ve rüzgar enerjisi santralleri uygulamaları için çözümler üretilmelidir.
Akıllı Şebekelerde Telekontrol Çözümleri 32-bit PLC‘den bir IPC’ye kadar
148 Nisan
2016
Şekil 1: Telekontrol PLC’ler IEC 60870-5-101 ve -103 seri haberleşme protokolleri ile ve IEC 60870-5-104 TCP/IP-tabanlı haberleşme protokolü ile entegrasyon sağlamalıdır.
Şekil 2: IEC 61850/ IEC 61400-25 özellikleri.
400’den fazla modül ile destekli bir sistem sunuyoruz. Patlayıcı alanlardaki uygulamalar için EX-i onaylı ve herhangi bir zener bariyer gerektirmeyen, PLC sistemi ile gaz ve boru hattı uygulamalarında kompakt ve maliyet odaklı çözümler üretiyoruz. Zaman senkronizasyonu için IEC Object 103, SNTP, NTP, DCF77 ya da GPS opsiyonları sağlanmaktadır. GPRS ile kablosuz haberleşme ayrı bir çözümdür. CSV dosyalarının alınıp/
verilmesi ile veri değişimi mümkündür. Bina otomasyonu protokolleri de bu sistem içerisine eklenebilmektedir.
Akıllı Şebeke Nasıl Çalışır?
Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının kullanım oranı, dolayısıyla dağınık enerji kaynaklarının kapsamı gittikçe artan bir önem arz etmekte olup, bu durum özellikle rüzgar, hidroelektrik ve solar uygulamalarında öne çıkmaktadır. Şebeke alt yapısı da
santralleri ile elektrik üretebilir. Eğer güneş yeterince kuvvetli parlıyor ve rüzgar şiddetli esiyor ise fazla enerji üretimi için gerekli şartlar oluşmuş demektir. Kontrol merkezi ısı pompalarını aktif hale getirerek fazla elektrik üretimini ısıya çevirip daha sonra kullanmak üzere depolar. Eğer tersi bir durum oluşursa, yeterli güneş ve rüzgar olmadığında KIE santralları üretimlerini arttırıp konvansiyonel yollarla ihtiyaç duyulan elektrik üretimini gerçekleştirirler. Bu tip bir elektrik santralinin mevcut şebekeye entegrasyonu KIE santralları ile ısı pompaları arasında bir Gateway gibi çalışan kontrolör gerektirir. Bu kontrolör sağlayıcının kontrol merkezine gerekli veri akışını sağlar. Şekil 3: Bu gereksinimler ciddi bir bilgi transferinin de gerçekleşmesine ve akıllı haberleşme alt yapısına dayanır. Akıllı şebeke ve mevcut şebeke beraberce ve hiç aksamadan çalışır.
Telekontrol Uygulamaları | Yenilenebilir Enerji Üretim Alanları
Yenilenebilir enerji üreticileri için en büyük mücadele şebeke içerisinde güvenilir ve stabil enerji kalitesi sağlamaktır. Alman Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına göre 30kW’tan daha büyük üreticilerin uzaktan güç kontrolü yaparak gerektiğinde bu gücü düşürecek veya arttıracak sisteme sahip olmaları beklenmektedir.
Şekil 4: Şebeke takibi, şebeke kontrol sistemi tarafından yerine getirilir. Şebekenin birçok noktasından alınan geri beslemeler ile enerji üretiminin optimize edilmesi ve güç regülasyonu tipik olarak 4 adımda gerçekleştirilir: 90%, 60%, 30% ve 0%.
bu gelişime ayak uydurabilmelidir. Büyük elektrik santrallerinden küçük üreticilere farklı çaptaki sistemler bu enerji pazarında rekabet içerisindeki yerini alabilir. Dağıtılmış enerji üretimi toplum ve bölgesel enerji şirketleri için yeni iş ortamları yaratmaktadır. Bu sorumluluk içerisinde yeni zorluklarda karşımıza çıkmaktadır. Bu zorluklardan birisi, artan yükler ve genişletilmiş şebeke kullanımı içerisindeki dağınık ve/veya çevresel koşullara bağımlı enerji üretim alanlarının üretim kapasitesinin kestirilememesidir.
Elektrik Serbest Piyasası için Sanal Üretim Tesislerinin Kontrol ve İzlenmesi
Pek çok enerji ve gaz sağlayıcısı başarılı ve ekonomik bir yenilenebilir enerji sistemini kendi sistemine entegre etmeyi yakından araştırmaktadır. Buna uygun enerji depolama ve kontrol yapıları oluşturulmalıdır.
Örnek | Kısaca Termal Enerjinin Elektrik Enerjisine Dönüşümü
Bu çözüm hem depolama imkanlarını hem de ısıtma sistemleri içerisinde doğrudan kullanımını sağlar. Bunun için Kombine Isı ve Enerji (KIE) Santralleri ve ısı pompaları esnek, ayarlanabilir ve bir noktadan kontrol edilebilir bir ağ içerisinde birleştirilir. Bu enerji santrali hem KIE santralleri hem de rüzgar ve güneş enerjisi
Telekontrolörler
Enerji iletim ve dağıtım hatlarında optimize edilmiş izleme için WAGO ideal ürünler sunar. WAGO Otomasyon sistemi içerisinde yer alan Telekontrol Kontrolörleri ile hemen hemen tüm IEC protokollerini konuşur. Telekontrol projelerinde PLC kullanımında, basit konfigüratör yazılımı ile derin mühendislik ve programlama yapıları içerisine girmenize gerek kalmayan uygulamalar, hem mühendislik maliyetleri hem de karmaşık uygulamanın ve protokollerin sadeleştirilmesi için oldukça büyük önem arz eder. WAGO basit çözüm, ekonomik fiyat ve güvenilir bir sistem önermektedir. WAGO’nun IEC 61131-3 programlanabilir 750-872 ve 750-880/025-001 Kontrolörleri tüm Telekontrol teknolojilerini desteklemektedir. Web-tabanlı uygulamalar için kontrolör içerisinde HTML sayfalar oluşturulabilir. Program XML ve ASP verilerine doğrudan ulaşabilir. Ayrıca, kontrol e-posta, SOAP, ASP, IP yapılandırması, ETHERNET soket ve dosya sistemi için kütüphane işlevleri içerir. Kompakt, sağlam ve güçlü bir WAGO I/O-IPC ile tam kapsamlı kontrol, izleme ve görselleştirme uygulamaları gerçekleştirebilirsiniz. IPC PROFIBUS DP Master sürümü de endüstriyel uygulamalar için ana
149 Nisan
2016
MAKALE
www.elektrikdergisi.com
Şekil 5: Eğer güneş yeterince kuvvetli parlıyor ve rüzgar şiddetli esiyor ise fazla enerji üretimi için gerekli şartlar oluşmuş demektir. Kontrol merkezi ısı pompalarını aktif hale getirerek fazla elektrik üretimini ısıya çevirip daha sonra kullanmak üzere depolar. Eğer tersi bir durum oluşursa, yeterli güneş ve rüzgar olmadığında KIE santralları üretimlerini arttırıp konvansiyonel yollarla ihtiyaç duyulan elektrik üretimini gerçekleştirirler.
kontrol sistemi olarak işlev görebilir. İstikrarlı ve güçlü bir otomasyon sistemi Linux ® işletim sistemi ve CODESYS ile sağlanır. Tüm WAGO Telekontrolörler IEC 60870-5-101/–104, IEC 61850 ve IEC 61400-25 telekontrol protokollerini sağlar ve programcı, CODESYS ile işlevleri yerine getirir. PLC yazılımı yapmak istemiyorsanız CODESYS arabirimi ile kolayca konfigürasyon yapabilirsiniz.
Protokol dönüşümü | WAGO Telekontrol Gateway
Sıkça karşılaşılan uygulamalardan birisi mevcut trafo merkezi veya tesiste farklı iki IEC protokolü arasında dönüşüm gerekliliği ve uygulamasıdır. Örneğin RTU-PLC veya RTU-SCADA arasındaki haberleşmeyi sağlayan IEC 60870-101 protokolü ile bu protokol ile veri değiş tokuşu yapmak için tasarlanmış SCADA yazılımlarında kullanılan ve bir TCP/IP tabanlı ara yüz olan IEC 60870-104 protokolü arasındaki dönüşüm. Bu tarz işlerde komut, ölçüm ve benzeri objelerin doğru atamalar (mapping) ile dönüşümü ve iletimi çok önemlidir. Yalın bir programlama ara yüzünde oldukça karışık olabilen bu tür uygulamalar için geliştirilmiş çözümlerin kullanılması hem veri güvenliği hem de mühendislik kolaylığı anlamında ciddi önem arz etmektedir.
Çözüm | WAGO Telekontrol Gateway (WTG)
WAGO I/O-IPC-C10 Endüstriyel Kontrolör ile bağlantılı bir haberleşme gateway yazılımı olup maksimum 64 telekontrol dağıtım merkezi (IEC 60870-5-101/ -104) ve bir kontrol merkezi arasında (IEC 60870-5-104) entegrasyon görevini yerine getirir. • Bu gateway dağıtım merkezi telekontrolörlerin dialup bağlantı ya da kontrol merkezi uygulamalarının sınırlandırılmış bir numara ile bağlantısı için ideal çözüm sağlar.
150 Nisan
2016
• • • • •
Veri transferinin birleştirilmesi yanında WTG gelen ve giden analog, GSM ya da ISDN dial-up bağlantılarının koordinasyonunu da sağlar. Bu tarz bir uygulamanın bazı önemli avantajları vardır: Bağlantı sayısı limiti yoktur. Özel konfigürasyon yazılımı gerekmez. İletilen verinin konfigüre edilmesi gerekmez.
TO-PASS® Web Konektör
Kablolamanın mümkün olmadığı, dağıtılmış mimarilerde kullanılan Telekontrol cihazının kablosuz bir çözümle ana yazılıma bağlanması gereklidir. WAGO sisteminde uzak sistemler ya da mobil sistemlerin Telekontrol ve izlenmesi TO-PASS® ile yapılır. Web konnektör kullanarak, TO-PASS® telekontrol modülleri kontrol merkezi uygulamalarına kolayca entegre edilebilir. Sistemin kalbi CODESYS içerisinde geliştirilmiş özel bir fonksiyon bloğudur. Bu fonksiyon bloğu Telekontrol modüllerinden gelen HTTP sorgularını yazar, proses imajını global değişken listesi olarak kayıt eder ve karşılık gelen bir bildirim iletir. Alınan veri WAGO-I/O-SİSTEM içerisinde istenildiği gibi kullanılabilir.
MAKALE
www.elektrikdergisi.com
Enerji kullanımının izlenmesi dört benzersiz fırsat yaratıyor NETES MÜHENDİSLİK
1. Kullanılabilir panel kapasite değerinin belirlenmesi
Bir elektrikçi veya teknisyen bir paneli değerlendirdiğinde boyutuna bakarak işe başlar ve kurulu devre kesicilerin sayısı ve büyüklüğüyle boş devre kesici yerlerinin sayısını karşılaştırır. Bu gözleme dayanarak panelin ne kadar güç kullandığını tahmin ederler. Ancak çok sayıda boş devre kesici yeri olup düşük yükte çalışıyor gibi görünen bir panelin diğer devre kesicilerdeki yükün büyüklüğünden dolayı gerçekte aşırı yüklendiği durumlar vardır. Veya ağır yük altında gibi görünen bir panel fazla yedek kapasiteyle yalnızca kısmı yükte çalışıyor olabilir. Gerçek enerji kullanımının kaydedilmesi tahminleri ortadan kaldırarak gereksiz giderlerden tasarruf sağlar.
2. Enerji tasarrufunun belirlenmesi
Güç yükleri, bulundukları tesisler kadar çeşitlidir. Bazı tesisler sürekli çalışırken diğerlerinin çok belirli çalışma zamanları vardır ve geri kalan zamanlarda görece durgundur. Energy logger’lar, bu kullanım düzenlerinin zaman içinde bir haritasını oluşturur.
Böylece tesis yöneticileri enerjinin ne zaman ve nasıl kullanıldığını analiz edebilir ve gelişim sağlanabilecek yönleri belirleyebilirler. Örneğin günde 24 saat çalışan bir hava işleyicinin, gerçekte yalnızca günün alanın dolu olduğu kısmında çalışması yeterli olabilir. Diğer durumlarda, yoğun enerji kullanan bir proses (örn. elektrikli endüstriyel fırın çalıştırmak) elektrik fiyatlarının daha düşük olduğu akşam saatlerine kaydırılabilir. Enerjinin nasıl ve ne zaman kullanıldığını izlemek, yükleri kapatarak veya çalışma zamanı programlarının ayarlanmasıyla enerji kullanımının azaltılması olasılıklarını ortaya çıkarır.
3. Tehlikeli sorunların belgelendirilmesi
Energy logger bağlamak için bir teknisyen, bağlantı kesme sigortalarının, motor kontrol merkezlerinin, panellerin, santrallerin ve diğer türde kabinlerin kapaklarını açmak ve/veya çıkarmak zorundadır. Bunlar, yüksek voltajdan ve yaşamsal ekipmanı kapatmanın zorluğundan dolayı çok sık açılmayan donanımlardır. Bu süreç, zaman içinde gelişmiş olabilecek tehlikeli güvenlik
koşullarına karşı, felakete dönüşmeden önce (örn. bir paneli besleyen iletkenlerin yalıtımında aşırı yükün göstergesi olan ciddi yanık) elektrikli ekipmanı veya bir devrede besledikleri iletkenler için fazla büyük olan sigortalar gibi ciddi elektrik yönetmeliği ihlallerini kontrol etmek için bir fırsat yaratır. Bulunan tüm tehlikeli sorunları belgelendirdiğinize ve rapor ettiğinize emin olun. Güvenlik notu: teknisyenler, enerji verilmiş panellerde çalışırken her zaman uygun Kişisel Koruyucu Donanım (PPE) giymeli ve tüm güvenlik düzenlemelerine uymalıdır.
4. Kısa iş denetimlerinin yapılması
Yük çalışmaları, genellikle ek güce belirli bir gereksinim duyulduğu zaman yapılır. Çalışmayı yürütmek için energy logger’ın kurulması, güç tüketimini izlemekten başka, projede kısa bir iş denetimi yapılması için mükemmel bir fırsat oluşturur; yeni panel için potansiyel konumları, kurulum sorunlarını, projeyi tamamlamak için kaç saat gerektiğini ve gerekli malzemeyi belgelendirin.
151 Nisan
2016
MAKALE
www.elektrikdergisi.com
İletken Kesit Hesabı Nasıl Yapılır ve İletken Tipleri, Sınıfları
E
Semih ÖZ / 2m Kablo Ar-Ge Teknikeri
lektrik enerjisi, üretildiği santralden son kullanıcıya kadar çeşitli çaplarda ve özellikte kablolar ile transfer edilir. Kullanılacak kablolar belirlenirken, kullanım alanı, maruz kalacağı dış etkenler gibi pek çok parametre kablonun yapısına etki etmektedir. Kablonun dış etkilerden korunması amacı ile kullanılması gereken malzemeler belirlendikten sonra elektriğin iletileceği iletken kesiti tayini de bir o kadar önemlidir. İletken kesiti belirlenirken göz önünde bulundurulacak en önemli hedef, uluslararası standartlar çerçevesinde en fazla güvenliği en az maliyete elde etmek olmalıdır. Sistemin güvenliğini sağlamak adına, doğru hesapları yapıp, maliyeti arttıracak uygulamalardan kaçınılmalıdır. Bunun yolu da maliyet-güvenlik optimizasyonu yaparak, en uygun iletken kesitini belirlemektir. Akım taşıma kapasitesi, gerilim düşümü ve kısa devre akımı, iletken kesitinin belirlenmesinde bize yardımcı olmaktadır. Akım Taşıma Kapasitesi: Sıcaklık esasına dayalı bu değer, iletkenin bileşenlerinin bozulmadan sağlıklı bir şekilde işlevini yerine getirmesi için üzerinden geçebilecek azami akım değerini ifade eder. Gerilim Düşümü: Her iletkenin bir iç direnci vardır. Enerji, kaynaktan yüke transfer edilirken bu dirence maruz kalır ve kayıplar ortaya çıkar. İletim hattı mesafesi arttıkça kayıp artacağından iletken çapını büyütmek iletim hattındaki kayıpları azaltır. Kısa Devre Akımı: Alternatif akım sistemlerinde karşımıza çıkan bu değer kısa devrenin oluştuğu bölgede kısa devre süresi boyunca kayıp edilen akım miktarıdır. İletken kesiti hesaplanırken π=Pi sayısı R=İletken çapı n=Kullanılan iletken sayısı (π.R².n)/4 formülü ile hesaplanır. Örnek: 3 mm çapında 7 telin bükümü ile oluşturulan iletkenin kesiti nedir? π.R².n/4 (3,14 . 3² . 7)/4
152 Nisan
2016
=197,82/4 =49,45 mm² ≈ 50 mm²
İletken Tipleri
Cu(bakır): Gümüşten sonra en iyi iletken olan bakır, elektrolitik olarak rafine edilip %99,99 saflığa ulaştığında kablolarda kullanım için uygun hale gelmektedir. SnCu(kalay kaplı bakır): Korozyon önleyici olarak bakır iletkenin üzerine kaplanan kalay, elektrik direncini bir miktar arttırmasından dolayı kayıplara sebep olmaktadır. AgCu (gümüş kaplı bakır): Bakırdan daha iyi bir iletken olması sebebiyle, iletimin hızlı ve kaliteli olmasının istendiği yüksek teknolojide, profesyonel ses ve görüntü kablolarında kullanımı yaygındır. Diğer iletkenler ile kıyaslandığında maliyeti yüksektir. CCS (bakır kaplı çelik tel): Düşük karbonlu çelik tel yüzeyine homojen şekilde bakır kaplama ile oluşur. Gerilme mukavemeti ve esnekliği yüksek olan bu ürünler, dayanımın önemli olduğu hatlarda kullanılmaktadır. CCA (bakır kaplı alüminyum tel): Bakır kaplı alüminyum tel saf bakır telden %40 daha hafif, elektrik iletkenliği ise saf alüminyum telden daha yüksektir. Kopma direnci Alüminyum telden daha yüksek olmakla birlikte oksitlenme ömrü Alüminyum tellere oranla daha yüksektir. AL/A (alüminyum tel): Bakıra göre son derece hafif ve işlenmesi bir o kadar kolay olan bu iletken aynı hacimdeki bir bakırın yaklaşık %30’u kadar ağırlığa sahiptir. Uzay, uçak gibi ağırlığın çok önemli olduğu alanlarda öncelikle tercih edilmektedir.
İletken Sınıfları
Aynı kesite sahip iletkenlerde kullanılan tel sayısı ürünün kullanılacağı alana göre değişmektedir. İletkende kullanılan tel sayısı arttıkça buna paralel olarak kablonun da esneklikte artar. Yani Class 6 sınıfı bir iletken aynı kesite sahip Class 2’ye göre daha esnektir. Class 1, 2, 5, 6 şeklindeki sınıflandırmada aynı kesite ait olan iletkendeki tel sayısı ile birlikte iletkenin sınıf değeri de artmaktadır.
Class 1
Class 2
Katı iletken (solid) adı altında geçen, izole içerisinde tek bir bakırdan oluşan iletken sınıfıdır. Bu iletkenler dairesel kesit alanlı olmalı ve çıplak veya metal kaplamalı tavlanmış bakır ile alüminyum veya alüminyum alaşımından üretilmelidir.
Bükülü-Örgülü iletken olarak da adlandırılan, izole içerisinde 7 ile 91 adet telden oluşan iletken sınıfıdır.
Tek ve çok damarlı kablolar için Sınıf 1 katı iletkenlerin max. direnç değeri için verilen üst sınır aşağıdaki tablodan farklı olmamalıdır.
Kesite göre tek ve çok damarlı kablolar için Sınıf 2 iletkenlerin max. iletken sayısı ve max. direnç değeri
1
2
3
4
1
2
20 °C’ta en büyük iletken direnci
Anma kesit alanı (mm ) 2
0,50 0,75 1,00 1,5 2,5 4 6 10 16 25 35 50 70 95 120 150 185 240 300 400 500 630 800 1000 1200
Dairesel, tavlanmış bakır iletkenler
Çıplak
Metal kaplı
Alüminyum ve alüminyum alaşımlı iletkenler, dairesel ve biçimlendirilmiş c
(Ω/km)
(Ω/km)
(Ω/km)
36,0 24,5 18,1 12,1 7,41 4,61 3,08 1,83 1,15 0,727b 0,524b 0,387b 0,268b 0,193b 0,153b 0,124b 0,101b 0,0775b 0,0620b 0,0465b -
3
4
5
6
7
8
İletkendeki tellerin en az sayısı
36,7 24,8 18,2 12,2 7,56 4,70 3,11 1,84 1,16 -
Anma kesit alanı
Dairesel
(mm2)
3,08a 1,91a 1,20a 0,868a 0,641 0,443 0,320d 0,253d 0,206d 0,164d 0,125d 0,100d 0,0778 0,0605 0,0469 0,0367 0,0291 0,0247
0,50 0,75 1,00 1,5 2,5 4 6 10 16 25 35 50 70 95 120 150 185 240 300 400 500 630 800 1000 1200 1400a 1600 1800a 2000 2500
Sadece 10 mm2 den 35 mm2 ye kadar olan dairesel alüminyum iletkenler için Madde 5.1.1 c’ye bakılmalıdır. b Madde 5.1.1 b’ye bakılmalıdır. c Madde 5.1.2’ye bakılmalıdır. d Tek damarlı kablolar için sektör biçimli dört iletken tek bir dairesel iletken halinde bir araya getirilmelidir. Bir araya getirilmiş iletkenin en büyük direnci münferit bileşenli iletkeninkinin %25’i olmalıdır. a
Dairesel sıkıştırılmış
Biçimlendirilmiş
Cu
Al
Cu
Al
Cu
Al
7 7 7 7 7 7 7 7 7 7 7 19 19 19 37 37 37 37 61 61 61 91 91 91
7 7 7 7 19 19 19 37 37 37 37 61 61 61 91 91 91
6 6 6 6 6 6 6 6 6 12 15 18 18 30 34 34 53 53 53 53 53
6 6 6 6 6 12 15 15 15 30 30 30 53 53 53 53 53
6 6 6 12 15 18 18 30 34 34 53 53 53 -
6 6 6 12 15 15 15 30 30 30 53 53 53 -
b b b b b b
9
10
20 °C’ta en büyük iletken direnci Tavlanmış bakır iletken
Çıplak teller
Metal kaplı teller
Alüminyum ve alüminyum alaşımlı iletkenler,
(Ω/km)
(Ω/km)
(Ω/km)
36,0 24,5 18,1 12,1 7,41 4,61 3,08 1,83 1,15 0,727 0,524 0,387 0,268 0,193 0,153 0,124 0,0991 0,0754 0,0601 0,0470 0,0366 0,0283 0,0221 0,0176 0,0151 0,0129 0,0113 0,0101 0,0090 0,0072
36,7 24,8 18,2 12,2 7,56 4,70 3,11 1,84 1,16 0,754 0,529 0,391 0,270 0,195 0,154 0,126 0,100 0,0762 0,0607 0,0475 0,0369 0,0286 0,0224 0,0177 0,0151 0,0129 0,0113 0,0101 0,0090 0,0072
3,08 1,91 1,20 0,868 0,641 0,443 0,320 0,253 0,206 0,164 0,125 0,100 0,0778 0,0605 0,0469 0,0367 0,0291 0,0247 0,0212 0,0186 0,0165 0,0149 0,0127
Bu boyutlar tercih edilmez. Tercih edilmeyen diğer boyutlar bazı özel uygulamalar için bilinir ancak bunlar bu standardın kapsamında değildir. b Bu boyutlar için tellerin en az sayısı belirtilmez. Bu boyutlar 4,5 veya 6 eşit parçadan(Milliken) yapılabilir. c Alüminyum iletken gibi aynı anma kesit alanına sahip örgülü alüminyum alaşımlı iletkenler için direnç değeri imalatçı ile alıcı arasındaki anlaşmaya bağlı olmalıdır. a
3
2
Class 5 - Class 6
Tek ve çok damarlı kablolar için Sınıf 6 iletkenlerin max. direnç ve çap değeri
Bükme yarıçapı düşük olan bu ürünler esnekliğin önemli olduğu ortamlarda tercih edilmektedir.
1
2
3
4
20 °C’ta en büyük iletken direnci
Anma kesit alanı (mm2)
Tek ve çok damarlı kablolar için Sınıf 5 iletkenlerin max. direnç ve çap değeri
1
2
3
4
20 °C’ta en büyük iletken direnci
Anma kesit alanı (mm2)
0,50 0,75 1,0 1,5 2,5 4 6 10 16 25 35 50 70 95 120 150 185 240 300 400 500 630
İletkendeki tellerin en büyük çapı mm
0,21 0,21 0,21 0,26 0,26 0,31 0,31 0,41 0,41 0,41 0,41 0,41 0,51 0,51 0,51 0,51 0,51 0,51 0,51 0,51 0,61 0,61
Çıplak teller
Metal kaplı teller
(Ω/km)
(Ω/km)
39,0 26,0 19,5 13,3 7,98 4,95 3,30 1,91 1,21 0,780 0,554 0,386 0,272 0,206 0,161 0,129 0,106 0,0801 0,0641 0,0486 0,0384 0,0287
40,1 26,7 20,0 13,7 8,21 5,09 3,39 1,95 1,24 0,795 0,565 0,393 0,277 0,210 0,164 0,132 0,108 0,0817 0,0654 0,0495 0,0391 0,0292
0,50 0,75 1,0 1,5 2,5 4 6 10 16 25 35 50 70 95 120 150 185 240 300
İletkendeki tellerin en büyük çapı mm
0,16 0,16 0,16 0,16 0,16 0,16 0,16 0,21 0,21 0,21 0,21 0,31 0,31 0,31 0,31 0,31 0,41 0,41 0,41
Çıplak teller
Metal kaplı teller
(Ω/km)
(Ω/km)
39,0 26,0 19,5 13,3 7,98 4,95 3,30 1,91 1,21 0,780 0,554 0,386 0,272 0,206 0,161 0,129 0,106 0,0801 0,0641
40,1 26,7 20,0 13,7 8,21 5,09 3,39 1,95 1,24 0,795 0,565 0,393 0,277 0,210 0,164 0,132 0,108 0,0817 0,0654
Kaynak: Tablolar TS EN 60228 standardından alınmıştır.
153 Nisan
2016
MAKALE
www.elektrikdergisi.com
Yüksek Sıcaklıklarda ve Yüksek Rakımlarda Yumuşak Yolverici Kullanımı
O
Ozan Gültekin / ABB Alçak Gerilim Ürünleri Kontrol Ürünleri Pazarlama Uzmanı
rtam sıcaklığı, 24 saat boyunca yumuşak yolvericiyi çevresinde oluşan sıcaklığın ortalama değeridir. Çoğu yumuşak yolverici 40°C’ye kadar çalışma akımında herhangi bir azalma olmadan çalışabilir. Çalışma esnasında akımda herhangi bir düşme olmadan müsaade edilen ortam sıcaklığı yumuşak yolverici modeline göre değişiklik gösterebilir. Bu bilgiler üretici teknik kataloglarından mutlaka kontrol edilmelidir. ABB yumuşak yolvericiler 40°C üzerindeki ortamlarda çalışacaksa çalışma akımındaki düşüş aşağıdaki formülden hesaplanabilir: Ie azalma
= Ie - (∆ T x Ie x 0.008)
Ie azalma
Azalma sonrası maksimum = çalışma akımı
Ie
Yumuşak yolvericinin nominal = akımı
∆T
= Sıcaklık farkı
0.008
= Azalma faktörü
sıcaklıkta PSTX370’in yeni akımı 352,2A olduğundan dolayı PSTX370 uygundur.) Yüksek rakımlarda yumuşak yolverici kullanılırken basınçtan dolayı soğutma azalacağından nominal akımda düşüş gözlenir. Çoğu markada 1000 m deniz seviyesinden yüksekliğe kadar akımda azalma olmadan yumuşak yolverici üniteleri çalışabilir. 1000 m üzerinde aşağıdaki hesap yapılarak yeni nominal akım hesaplanabilir. Hesaplanan yeni değer neticesinde bir üst boy yumuşak yolverici kullanmak gerekebilir. % Ie = 100 – (( x – 1000) /150 ) x = yumuşak yolvericinin bulunduğu yükseklik Aşağıdaki grafik yumuşak yolverici akım düşüşünü hesaplamada kullanılabilir.
Örnek 1
PSTX105 yumuşak yolvericimizin 48°C ortam sıcaklığında nominal çalışma akımının ne olduğunu hesaplayalım. • PSTX nominal akımı: 106 A ‘dir. • Ortam sıcaklığı: 48°C olursa • 40°C üzerinde °C başına %0,8 akım düşmesi için ∆ T= 48 – 40 °C = 8 °C ise Yeni akım= Ie - (∆ T x Ie x 0.008) = 106 – (8 x 106 x 0.008) = 99.2 A olur. Yani 48°C’de 106A nominal akım isteniyorsa bir büyük boy yumuşak yolverici kullanılması gerekmektedir. (Aynı sıcaklıkta PSTX142’nin yeni akımı 132,9A olduğundan dolayı PSTX142 uygundur.)
Örnek 2
PSTX300 yumuşak yolvericimizin 46°C’de nominal çalışma akımının ne olduğunu hesaplayalım. • PSTX nominal akımı: 300 A ‘dir. • Ortam sıcaklığı: 46°C olursa • 40°C üzerinde °C başına %0,8 akım düşmesi için ∆ T= 48 – 40 °C = 8 °C ise Yeni akım= Ie - (∆ T x Ie x 0.008) = 300 – (6 x 300 x 0.008) = 285.6 A olur. Yani 48°C’de 300A nominal akım isteniyorsa bir büyük boy yumuşak yolverici kullanılması gerekmektedir. (Aynı
154 Nisan
2016
Örnek 3
PSTX300 yumuşak yolvericimizin 2500 m deniz seviyesinden yükseklikte nominal çalışma akımının ne olduğunu hesaplayalım. % Ie = 100 – (( 2500 – 1000) /150 ) = 90 Ie=300 x 0.9 = 270 A (yeni nominal akım) Bu da demek oluyor ki eğer deniz seviyesinden 2500 m yükseklikte 300A nominal akım elde edilmek isteniyorsa bir üst model yumuşak yolverici seçilmelidir. (2500 m yükseklikte PSTX370’in nominal akımı 333A olduğundan PSTX370 uygundur.)
Bilgisayar • Otomasyon • Elektrik • Elektronik
ABB kablosuz ev otomasyonu çözümü sunuyor Free@home®’un yeni kablosuz kontrol özelliği, -bir renovasyon çözümü ya da kablolu akıllı ev sisteminin genişletilmesi için- 60’tan fazla fonksiyonu kontrol edebiliyor.
A
BB; Almanya’nın Frankfurt kentinde düzenlenen dünyanın en büyük bina teknolojileri ve aydınlatma fuarında kablosuz ev otomasyonu çözümünü tanıttı. Kısa sürede büyük bir başarı elde eden Free@home sistemine dayalı olarak oluşturulan kablosuz çözüm, evlere ekstra kablo döşenmesi ihtiyacı olmadan en yeni akıllı ev fonksiyonelliğine erişim sunuyor. Çözüm, tipik bir akıllı ev ortamında aydınlatma, ısıtma, panjur kontrolü ve interkom sistemi dahil olmak üzere çok çeşitli uygulamaların kontrol edilmesi için benzersiz bir imkan sağlıyor. Sistem, ağın genişletilmesi için cihazları bir araya bağlayan bir örgüsel ağa adapte edilen 2,4 GHz frekans haberleşme protokolüne dayanıyor. AES 128 şifreleme standardı sunan free@ home kablosuz hizmeti, bağımsız bir çözüm olarak ya da free@home hizmetinin kablolu sürümünün bir uzantısı olarak kullanılabiliyor. ABB, 2014 yılında Nesnelerin, Hizmetlerin ve Kişilerin İnterneti tarafından sunulan imkanları insanların evlerine getirerek tesisatçılar için ev otomasyonu
sunmayı kolaylaştırmak amacıyla free@home sistemini sundu. Sistem; akıllı bir telefon/tablet ya da kişisel bir bilgisayar aracılığıyla kullanıcıların seçtiği ev ortamını yaratmak için çoklu fonksiyonların yönetilmesini basitleştiriyor. Geçtiğimiz yılda ABB, hizmetine ses kontrolünü ekledi ve bu en son gelişme ile kiracılar da dahil olmak üzere daha fazla kullanıcı için akıllı ev teknolojisine erişim imkanı tanıyor. Kablosuz sistem, Orta Avrupa da Ekim 2016’dan itibaren piyasada olacak.
155 Nisan
2016
qFluke 120B SeriSi
endüStriyel ScopeMeter el tipi oSiloSkoplAr
Basitleştirilmiş test işlemi, daha fazla öngörü ve daha hızlı elektromekanik sorun giderme…
q MAkel
SMArthoMe’dAn terMoStAtlı dokunMAtik cAM Akıllı AnAhtAr makel Smarthome dokunmatik termostatlı akıllı anahtarlar siyah beyaz renk ve köşeli - oval form çeşitleriyle her tasarıma ve mimari yaklaşımlara uyum sağlayacak şekilde tasarlandı. makel Smarthome termostatlı Anahtar ile tüm mekanlarda iklimlendirme (ısıtma-soğutma), aydınlatma, perde-panjur, kişiye veya mekana özel senaryo oluşturma gibi ayrıntılı otomasyon kontrolleri yapılabilmekte. Butonların üzerinde bulunan geri bildirim ışığı sayesinde kullanılan aydınlatmanın açık-kapalı bilgisi net olarak okunabildiği gibi, geri bildirim ışığının seviyesi isteğe bağlı olarak kullanıcı tarafından da ayarlanabilmekte. makel Smarthome termostatlı dokunmatik Akıllı Cam Anahtarlar, 6 Buton ve 10 buton olarak tasarlanmış. ürün sunduğu konfor sayesinde birçok farklı fonksiyonu tek bir anahtardan kontrol edilmesini sağlamakta ve anahtar kalabalığını ortadan kaldırmaktadır. Ayrıca aynı ürünün termostatsız olarak üretilen 2-4-6-8 butonlu çeşitleri ile projenin tamamında konseptin tamamlanması sağlanarak zarif bir bütünlük oluşturulmuş.
156 86 Nisan
2016 2015
Kompakt Scopemeter 120B Serisi, endüstriyel elektrik ve elektromekanik cihaz sorun giderme ve bakım uygulamaları için sağlamlaştırılmış osiloskop çözümüdür. Bu çözüm; osiloskop, multimetre ve yüksek hızlı kaydediciyle kullanımı kolay tek bir alet içerisine gerçek anlamda entegre olmuş test aracıdır. Scopemeter 120B Serisi, kritik test bilgilerinin daha fazla paylaşılmasının yanı sıra veri analizini ve arşivlenmesini sağlamak için Fluke Connect mobil uygulaması ve Scopemeter yazılımı için Flukeview ile de entegre olur. • • • • • • • • • • • •
İkili giriş dijital osiloskop ve multimetre 40 mHz ya da 20 mHz osiloskop bant genişliği İki adet 5000 sayımlık true-rms dijital multimetre Connect-and-view™ tetikleyici basitliği sayesinde elleri kullanmadan çalıştırma ıntellaSet™ teknolojisi, ölçülen sinyale dayalı sayısal değeri otomatik ve akıllı bir şekilde ayarlar Erilerin geniş zaman dilimleri içerisindeki eğilimini görmek için ikili giriş dalga biçimi ve ölçüm okuma değeri kayıt cihazı Kayıt Cihazı Etkinlik tespiti, 4 kHz değerine kadar yinelenen dalga biçimleri üzerindeki belirlenmesi zor aralıklı sinyalleri yakalar Osiloskop, direnç ve devamlılık ölçümleri için korumalı test uçları direnç, devamlılık, diyot ve kapasitans ölçüm cihazı ölçümleri Güç ölçümleri (W, vA, vAr, PF, dPF, Hz) Gerilim, akım ve güç harmonikleri tanımlı referans seviyelerine karşı Bara durumu fiziksel katman testleri aracılığıyla Endüstriyel ağları kontrol edin • veri ve cihaz ayarlarını kaydedin veya geri çağırın • rutin bakım ya da çok sık kullanılan test prosedürleri için bir test sırası tarafından tanımlanmış cihaz ayarlarını depolayın. • Skop ya da ölçüm cihazı verilerini aktarmak, arşivlemek ve analiz etmek için harici optik yalıtımlı uSB arabirimi • Bilgileri PC, dizüstü ya da Fluke Connect® mobil uygulamasına* kablosuz olarak aktarmak için dahili uSB bağlantı noktasıyla bağlantı kuran isteğe bağlı WiFi adaptörü • Sektördeki en yüksek güvenlik derecesi: CAt ıv 600 v güvenlik sınıfı • lityum-İyon şarj edilebilir pil, yedi saat çalışma (dört saat şarj süresi ile)
qSchneıder
electrıc’ten kontrol pAnolArı için eStetik yenilik Schneider electric, yeni harmony yassı Montaj aparatı ile kontrol pano ve makine estetiğini geliştiriyor. harmony kumanda butonlarıyla uyumlu olan bu aksesuarlar, kontrol panolarının hızlı ve uygun maliyetli bir şekilde geliştirilmesine olanak sağlıyor. Enerji yönetimi ve otomasyonda dünya çapında uzman Schneider Electric, Harmony XB4, XB5 ve XB7 serisi kumanda butonları için yeni yassı montaj aparatını tanıttı. Kontrol pano stilini veya makine tasarımını iyileştirmek için geliştirilen yeni aksesuarlar, yaylı, seçici butonlar ve pilot lambalarının görünümünü değiştirmeye yardımcı oluyor. Harmony yassı montaj seti, ambalajlama, yiyecek ve içecek, metal işleme, metal taşıma ve tekstil makineleri dâhil çok çeşitli uygulamalara üst düzeyde uyum sağlıyor.
q Viko terMoStAt çÖZüMleri ile tüM ikliMlendirMe SiSteMlerinde kontrol
Gelişmiş işlevsellik Harmony yassı montaj aparatı, plastik ve metal butonlar için eksiksiz bir yassı montaj avantajı sunuyor. Etiketlerin kolay entegrasyonu için eklenebilen etiket tutuculu parça, buton kontrol işlevlerinin görünürlüğünü geliştirmeye yardımcı oluyor. Böylece yeni aksesuarlarla birlikte kontrol panelinin tasarımı daha temiz ve daha işlevsel bir estetiğe kavuşuyor.
kolay ve uygun maliyetli yenileme 30,5 mm ölçüsünde hazırlanan deliğe kolaylıkla ve hızlı bir şekilde takılabilen ve 22 mm butonlarla uyumlu olan Harmony yassı montaj aparatı, bir pano revizyonu sırasında gereken süreyi en aza indiriyor. Kontrol cihazları ve makinenin çalışma modları değişmediği için yenilemenin maliyeti de azalıyor.
vİKO, thea ıQ otomasyon ürünleri ile hayatı kolaylaştırmayı hedefliyor. KNX termostat Çözümleri tüm mekanlarda iklimlendirme sistemlerinin kontrolünü sağlayıyor. özellikle yaz aylarında iklimlendirme çözümlerine ister ev ister ofis olsun tüm yaşam alanlarında büyük ihtiyaç duyuluyor. Bulunduğunuz ortamın daima istediğiniz ısıda kalması için de termostat çözümleri etkili oluyor. Fancoil, yerden ısıtma, split klima, vrv/vrF sistemleri, trench heater gibi en karmaşık iklimlendirme sistemlerine bile uyum sağlayabilen thea ıQ KNX termostat, esnek yazılım algoritması ve modüler yapısı sayesinde hem enerji verimliliği hem de konfor sağlıyor. Ayrıca estetik, ekonomik ve sürdürülebilir çözümler de sunuyor. thea ıQ termostat, iklimlendirme sistemlerini kontrol eden ürünler ile direkt haberleşebiliyor ve sahip olduğu dijital lCd ekran ile kullanıcılara kullanım kolaylığı sağlayarak fark yaratıyor. thea ıQ KNX termostat; opak beyaz, metalik beyaz, krem, füme, dore, antrasit, siyah renk opsiyonları satışa sunuluyor.
157 87 Nisan
2016 2015
pnÖMAtik AktüAtÖrlü doMe VAlF q
Katı ve viskoz Akışkanları daha Kolay Kontrol Etmek İçin Geliştirilen, Bakım Onarımı diğer valflere Göre daha Kolay ve Basit Olan Kontrol vanalarıdır. “On-Off “yada “Oransal “ Olarak Kontrol Edilir.
hAnGi AkıŞkAn proSeSinde kullAnılır? • • • • •
yapışkan ve Korozif Akışkanlar deterjan mineral ve maden Kimyasal toz ve Granül
uyGulAMA AlAnlArı nelerdir? • • • •
Enerji Santralleri madencilik Çimento Kağıt Endüstri
neden doMe VAlF kullAnMAlıyıM? • • • •
Kolay yedek Parça ve Hızlı değişim Korozyona Karşı mükemmel Ekonomik Bakım ve yedek Parça mükemmel Sızdırmazlık minimum Aşınma
teknik ÖZellikler max Akışkan Sıcaklığı: +200°C Çevre Sıcaklığı: -10°C…+60°C max. Çalışma Basınç: 8 Bar Kontrol Hava Basıncı: min. 5 Bar / max. 10 Bar Flanş Bağlantısı: JıS, ANSı, PN
detAylAr / pArçA liSteSi Gövde: manganez Alaşım, Alüminyum Alaşım, Pik döküm, Sfero döküm, Karbon Çelik veya Paslanmaz Çelik Küre: manganez Alaşım, Sfero demir, Karbon Çelik veya Paslanmaz Çelik yataklama Elemanı: Pik döküm, Sfero döküm, Karbon Çelik veya Paslanmaz Çelik mil: Karbon Çelik, Paslanmaz Çelik Oring: EPdm veya viton Conta: Kauçuk veya viton
158 88 Nisan
2016 2015
qFluke tiS20
kıZılÖteSi kAMerA
120x90 çözünürlüğe ve AutoBlend ile üç adet ır-Fusion ön ayarına sahip ve sabit odaklı termal görüntüleme cihazı; belgeleme sorunlarını hızla ve kolayca çözüyor. Günlük sorun giderme işlemleri için tasarlanmış performans • Sabit odak basitliği ile geniş alanları hızlıca tarayın • 193:1 d:S ile ayrıntıları görün • Neyi incelediğinizi 3,5 inç, 320x240 lCd ekran ile net olarak görün - 3,0 inç lCd ekran ile karşılaştırıldığında %33 daha fazla görüntüleme alanı • Sağlam ve güvenilir Görüntülerinizi güvenli bir şekilde saklayıp yönetin • dahili 4 GB bellek ile binlerce görüntü saklayın • İsteğe bağlı 4 GB micro Sd kart ile ek depolama ve kolay dosya transferi Akıllı pil • takılıp çıkarılabilir ve değiştirilebilir akıllı piller ve lEd şarj seviyesi göstergesiyle beklenmeyen güç kaybının önüne geçin
KAYNAK ELEKTRİK DERGİSİ NİSAN 2016 ARKA KAPAK ARKA KAPAK İÇİ ÖN KAPAK İÇİ ABB AKSARAY ENERJİ
ÇAGDAŞ KABLO İNFORM YEPAŞ 3, 29, 33, 37 111
ICCI
142
ICSG
18
KABLOTEL
45
KOZTEK ELEKTRİK
41
MAKEL
AKTİF ELEKTROTEKNİK
31
MİLLİYET EKİ
ARDIÇ
14
MST ELEKTROTEKNİK
ASTOR
101
MULTİSİS
7 23 1 53
BEST
89
OBO BETTERMANN
123
CARGİLL
19
ÖZDİRENÇ
160
DELTEC
69
ÖZGEN ELEKTRİK
39
DV POWER
16
PANEL ELEKTRO
115
EAE ELEKTRİK EL-KO
46, 47 9
PHILIPS
15
SFA ELEKTRİK
11
ELPEK MÜHENDİSLİK
49
SIEMENS
25
EMEK ELEKTRİK
87
STAUBLİ
51
EMS
43
ŞİRİNLER ELEKTRİK
10
TEKON ENERJİ
93
EMTEL ENDOKS
8, 95, 97 4
ENPAY
81, 82, 83
ENTES
17
GENERAL ELECTRIC HASÇELİK
27, 76, 77, 78, 79, 80 5
ULUSOY ELEKTRİK VAEST VERA ELEKTROMEKANİK VİKO YILKOMER
2 84 6 35 137
OKUYUCU İLGİ FORMU Bu sayımızda, reklam ve yeni ürün sayfalarında tanıtımı yapılan ürün ve hizmetler ve ilgili firmalara ilişkin ayrıntılı bilgi edinmek istiyor iseniz lütfen 0(212) 272 33 90 no’lu faksımıza ya da; Eski Osmanl› Sokak Ar›kan ‹ş Merkezi No:30 Kat: 2 Daire: 10 Mecidiyeköy/‹STANBUL adresine gönderebilirsiniz. İsteğiniz ilgili firmaya bildirilecektir.
Bir Legrand Grup Markasıdır
Türkiye'nin Kesintisiz Enerji Merkezi Bizde ; 35 yıllık tecrübe, açık ara pazar liderliği, 10 yıl üst üste Bilişim500 KGK sektörü birincilik ödülü, dünya standartlarında ürün ve hizmet kalitesi, ileri teknoloji çevre dostu geniş ürün yelpazesi, dev mühendis kadrosuyla ihtiyaca özel müşteri odaklı çözümler, 7/24 Türkiye ve 85 ülkede servis hizmeti, uluslararası tecrübeye sahip Arge kadrosu ve geliştirdiği ürünlerle aldığı ödüller var.
Aslında söylemek istediğimiz ;
biz zaten Türkiye’nin EN İYİSİYİZ hedefimiz DÜNYANIN EN İYİSİ olmak. www.inform.com.tr