Konya Tohum ve Hayvancılık Fuarları
ÖZEL SEKTÖR VE İSTİKRAR GELİŞİMİN ANAHTARIDIR Daha on yıl öncesine kadar 1-2 yıllık hedefler koyamaz iken bugün 15-20 yıllık hedefler koyabilmek, demokrasimize, ekonomimize, insanımıza ve özel sektörümüze duyulan güvenin eseridir. 2023 hedefleri bütün şehirlerimizin ve dolayısıyla ülkedeki tüm kesimlerin kabul ettiği, ulaşmak için mücadele verdiği hedefler haline gelmiştir. Türkiye 2023 hedeflerine odaklanmış ve bunun gerçekleştireceğine inanmıştır. Biz inanıyoruz ki ‘inanmışlık yapmanın yarısıdır’ Türkiye özellikle 1983’ten sonra ithal ikameci bir ekonomi anlayışından, dışa açık bir ekonomi anlayışına geçmekle önemli hamleler yapmıştır. Bir dönem kendilerinden Anadolu Kaplanları diye söz edilen küçük ve orta ölçekli girişimciler kalkınmanın, ekonomik büyümenin en önemli dinamikleri haline gelmişlerdir. Türkiye'de belli iller çevresinde gelişen büyük sermayenin başaramadığı sanayileşmeyi ve yeni dış pazarlar bulmayı, şimdi Anadolu sermayesi başarmaktadır. Zeminini Rahmetli Özal'ın oluşturduğu sermayenin ve üretimin tabana yayılmasıyla birlikte Anadolu; özellikle son on yıldır devam eden isabetli politikalar, istikrar ve güven sayesinde, küçük ve orta ölçekli işletmeleri ile büyük işler yapmaya devam etmektedir. İstihdam sağlayan, pazarları bütünleştiren, dünyanın her köşesine mal ve hizmet satan onlardır. Bu durum, egemen sermayeyi kendini değişime zorlamıştır. Böylece ekonomimiz, zorunlu ve olumlu bir gelişim yakalamıştır. Özel sektör merkezli büyüme ile sermayenin Anadolu’ya yayılması, şehirlerini yükseltmiş, yükselen şehirler de Ülkemizi 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefi koyacak seviyeye getirmiştir. Konya, Gaziantep, Kayseri, Denizli, Çorum gibi Anadolu illerindeki olumlu gelişmeler, bu coğrafyada yeni bir çağın yaşanmaya başladığını göstermektedir. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında kişi başı 25 bin dolar gelir ve 500 milyar dolar ihracat hedefi koymak, üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Türkiye 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmak için ABD, Rusya, Çin, Kanada, Hindistan, Brezilya gibi ülkelerle yarışacaktır. 2023 yılında dünyanın ilk on ekonomisi olma hedefini koyan Türkiye’nin rakiplerine baktığımızda hepsinin aslında birer kıta devleti olduğunu görürüz. Bu, ülkemizin zihniyet değişikliği ile birlikte nasıl ölçek büyüttüğünü göstermesi açısından son derece önemlidir. Daha on yıl öncesine 24
www.memleket.com.tr
kadar 1-2 yıllık hedefler koyamaz iken bugün 15-20 yıllık hedefler koyabilmek, demokrasimize, ekonomimize, insanımıza ve özel sektörümüze duyulan güvenin eseridir. 2023 hedefleri bütün şehirlerimizin ve dolayısıyla ülkedeki tüm kesimlerin kabul ettiği, ulaşmak için mücadele verdiği hedefler haline gelmiştir. Türkiye 2023 hedeflerine odaklanmış ve bunun gerçekleştireceğine inanmıştır. Biz inanıyoruz ki ‘inanmışlık yapmanın yarısıdır’ Rekabet koşullarının arttığı günümüzde küreselleşmeye paralel olarak bölgesel kalkınma modellerinin önemi gittikçe artmaktadır. Ekonomisi daha güçlü bir Türkiye için yerel dinamikleri harekete geçirip bize özel kalkınma modeli oluşturulmalıdır. Küresel değişimin merkezinde olan bir ülke olarak dünyadaki değişimi doğru okumak gerekir. Hedef koyarak ülkemizi dünyanın ekonomisini, siyasetini belirleyen aktörlerden biri haline getirmeliyiz. Hangi mevkide, hangi işte, hangi siyasi görüşte olursak olalım ortak hedefimiz bu olmalı. Uygulanan politikalar ve özel sektörün gayretleri ile Türk ekonomisi eksiklikleri olmasına rağmen iyi bir durumdadır. Bunu artırarak devam ettirmemiz lazım. Türk ekonomisini
en rekabetçi ekonomilerden birisi haline getirmemiz lazım. Türkiye’nin gelecek hedefleri açısından da; fasoncu, ürün odaklı, yerel üretici konumdan, pazarı set eden, tüketici odaklı, global markalar çıkarmış bir ülke olmalıyız. Kısa vadeli çözümlerle idare eden, bürokraside çok başlılık ve koordinasyon eksikliği yaşayan bir Türkiye’den, stratejik düşünen ve uzun vadeli planlar yapan, paydaşlar arasında koordinasyonu en üst düzeye taşıyarak, sinerji üreten bir Türkiye olmalıyız. Bunları yaparken tüm alanlarda tam bir bütünlük sağlayacak Türkiye, artan demokrasi kalitesi, uygulanan akılcı ekonomik, sosyal ve siyasal politikalarla dinamik ve olayları yönlendirici yapısı sayesinde 2023 yılında ekonomisi, siyaseti ve sosyal yönü ile bir cihan devleti olmanın ilk adımlarını da atmış olacaktır. Hızla değişen, gelişen dünyada, geleneksel yöntem ve anlayışlarla iyi bir yer bulmak imkansızdır. Üretim şekli değişiyor. Yönetim anlayışı değişiyor. Bu unsurları ön plana çıkarmak için yapılması gereken en önemli iş, vizyon oluşturmak ve oluşturulan bu vizyon doğrultusunda adımlar atmaktır. Vizyon oluşturarak gelişmenin en yararlı ve aynı zamanda kritik yönü bir yol haritasının oluşturulmasıdır. Bu nedenle belirleyici