MECMUA 64 SAYI

Page 1



İmtiyaz Sahibi Sırma AKCAN S. Yazı İşleri Müdürü Muhittin Yeniay

Görsel Tasarım Nihat ÇAKIROĞLU Editör Sırma AKCAN F. Yazarlarımız Ufuk AYKOL Ruhi ÖDEV Tevfik ÇETİN Kamil Sever Tarkan KIZARTICI Tefrize ŞENGÜN Ramazan SOYLAR F. Hukuk Danışmanı S. Gökhan KARA F. Mali Danışman Ogün YOLDAŞ İletişim Atatürk Mh. Saraçoğlu Cd. No:12/D Ödemiş/İZMİR 0232 599 72 72 - 0532 287 98 92 www.srmmedya.com Ödemiş ilçesi genelinde fiyatı 2,50 TL (KDV dahil) Mecmua Dergi Yazarlarının ve reklam sahiplerinin hukuki sorumlulukları kendilerine aittir. Mecmua Dergi basın meslek ve ahlak ilkelerine uymaya söz vermiştir.

Basım Yeri Kanyılmaz Matbaacılık Kağıt ve Ambalaj San. Tic. Ltd. Şti.

Temmuz 2018

3


EDİTÖRÜN KALEMİ

Ey İnsanlık Saklandığın Yerden Çık… Sırma AKCAN Ankara katliamında “Ankara merkez patlıyor herkes” diyenler, Filistin’de ölen çocuklar için öldürenlere hak verenler ve dahası…“

Ne tarafa baksanız o tarafta ayrı bir rezillik. Ve gerçek anlamıyla bini bir para rezilliğin. Görünen tek şey: Bir toplumun bütün değerlerinin içten içe zehirlenmesinin kahredici sonuçları: İnsanî olan her şeyi yok eden bulantı, bunalım, bulanıklık, budalalık, bunama... Eskiden gazetelerin üçüncü sayfalarında çıkan, okurken ürperdiğimiz haberlerin günlük hayatımızda sıradanlaşması ve ne yazık ki normalleşmesi… Evet, rezilliğin bitpazarı bir dönem; sahtenin, yalanın, kabalığın, acımasızlığın, kalleşliğin, sinsiliğin, ihanetin bini bir para. Evet, insanlığın can çekiştiği bir dönem; acının dili, dini, ırkı ve coğrafyasının olduğu ve acı karşısında zevk alındığı, vicdan dilenildiği bir dönem… Bizi biz yapan diğer canlılardan ayıran özelliklerimize, aklımıza, duygularımıza, düşünme yeteneğimize, mantığımıza, hislerimize kısacası insan olmamızı sağlayan tüm değerlerimize ne oldu?

4

Temmuz 2018

“Geçtiğimiz günlerde Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde, astsubay eşini ziyarete gittiği üs bölgesinden evine dönen Nurcan Karakaya’nın kullandığı otomobilin geçişi sırasında, PKK’ lı teröristlerin önceden tuzakladığı el yapımı patlayıcı infilak etti. Hain tuzak sonucu, Nurcan Karakaya ve 11 aylık bebeği Mustafa Bedirhan Karakaya can verdi.” Bu acının tarifini hangi ideoloji anlatabilir ve ya hangi ideolojiyle yapma hakkı bulur bu hain bebek katilleri… ”Geçtiğimiz haftalarda Yunanistan’da yaşanan onlarca çocuğun insanın yanarak can verdiği felaketle ilgili, ateşiniz bol olsun, biz onlara yüzmeyi öğretmiştik denize atlasınlar tarzında sosyal medyada paylaşım yapan mahlûklar, gazetesine YANANistan manşeti atan sözüm ona gazeteciler…

Hakikatten siz ne ara bu kadar kötü oldunuz? Nasıl bir şey yaşadınız da içiniz kalbiniz bu kadar kin ve nefretle doldu? Bunları yapan mahlûklarda toplumun vicdanını, düzenini, ahlakını, insanlığını, benliğini yitirmesi için dış mihraklar tarafından mı aramıza sokuldu? Vicdan sahibi olabilmeniz için, acının dini, dili, ırkı, cinsiyeti olmadığını, “Acı duyabiliyorsan, canlısın. Başkalarının acısını duyabiliyorsan, insansın.” Sözünü yürekten anlayıp uygulayabilmeniz için illa ki kendi canınızdan birini mi kaybetmeniz gerekiyor? Yangın sırasında oğlunuz Yunanistan’da olsaydı, patlama sırasında kızınız Ankara’ya gezmeye gittiğinde ateşler içinde kalsaydı, Filistin de üzerinize bomba yağsaydı o zamanda oh olmuş der miydiniz? Bu acıları kendiniz yaşamadan, başkasının acısını yüreğinizde hissedebileceğiniz ve en kısa zamanda kapınızı vicdanın ve merhametin tıklaması dileğimle…



15 Temmuz Destanı

15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Şehitleri Anma Günü 15 Temmuz gecesi, ülkemizi, milletimizi, demokrasimizi, Cumhuriyetimizi, aydınlık geleceğimizi yok etmek isteyen vatan hainleri harekete geçmiş, milletin silahlarını yine bu aziz ve fedakâr millete doğrultarak kanlı bir darbe girişiminde bulunmuşlardı. Ancak, milletimiz, darbe girişimini, sokakları ve meydanları doldurarak, ölümü göze alarak başarısızlığa uğrattı. Şehitlerimiz ve gazilerimiz, 15 Temmuz gecesi, cesaretleriyle, dirayetleriyle, kararlı ve dik duruşlarıyla tarih yazdılar. Hiç şüphesiz ki, şehitlerimiz, kalplerimizdeki mümtaz yerlerini daima muhafaza edeceklerdir. Artık her yıl, 15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nde kendilerini gönülden yâd edecek, hatıralarını gelecek nesillere aktaracağız. 15 Temmuz’da, meydanlarda, tıpkı Çanakkale’de, İstiklal Savaşımızda olduğu gibi, tüm fertleriyle tek yürek olmuş, iradesini bir avuç darbeciye çiğnetmeyen büyük Türkiye vardı, büyük Türk milleti vardı. Bu darbe girişiminde, milletimiz, tıpkı bin yıl önce Malazgirt’te olduğu gibi, bu coğrafyayı vatan olarak sahiplenme konusundaki kararlılığını ortaya koymuştur. Milletimiz, o gece, tıpkı 717 yıl önce Söğüt’te, 563 yıl önce İstanbul’da olduğu gibi, Anadolu topraklarını istikbali olarak gördüğünü tüm dünyaya haykırmıştır. Milletimiz, bu ülkeyi bölmek isteyen saldırganlara karşı Çanakkale’de, Dumlupınar’da ne cevap vermişse, 15 Temmuz’da da aynı cevabı vermiştir. Türkiye’yi parçalayacaklarını, devleti teslim alabileceklerini sanarak,

6

Temmuz 2018

15 Temmuz gecesi harekete geçen hainler, ertesi gün akşam olmadan milletimiz tarafından hüsrana uğratılmışlardır. Bu darbe girişimi milletimize, Meclisimize, demokrasimize, Cumhu-

riyetimize, aydınlık yarınlarımıza ve şanlı ordumuza karşı yapılmıştır. Ordumuz ve Mehmetçiğimiz bizim gözbebeğimizdir. Bu silahlı darbe girişiminin başarısızlığa uğratılmasıyla, Türkiye, artık yeni bir döneme girmiştir. Bu güzel ülke, artık, 15 Temmuz öncesinden daha güçlüdür. Şairin dediği gibi: “Tasalanma yiğidim, zaman bizden yanadır. / Külümüzden yükselen duman bizden yanadır. / Son durak, son ilahi ferman bizden yanadır. / Dünya düşman olsa da iman bizden yanadır.” 15 Temmuz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Gazilerimize acil şifalar diliyoruz. 15 Temmuz Demokrasi Zaferimiz kutlu olsun!



Yerel Gündem

YENİ BAŞTAN Ödemişimizin tek futbol kulübü olan Ödemiş Belediyespor, geçen sezon nefes kesen bir mücadelenin sonucunda, final maçının son dakikalarında yaşanan talihsizlikler ile 3. Ligin kapısından döndü. Bu sene aynı şekilde BAL liginde tekrar 3.Lige çıkma mücadelesini sürdürecek. Sezon bittikten sonra, takımın satılacağı, ismini koruyarak bir şirkete devredileceği dedikoduları ayyuka çıkmış iken, doğal olarak taraftarında da tepkileri giderek yükselmeye başlamıştı ki, Ödemiş Belediyespor yönetimi, bu sezon da iddialı bir takım ile mücadeleyi sürdürme kararı aldı. Bu senenin bir özelliği daha var, Ödemiş Belediyespor 1992-1993 sezonundan bu yana, evet tam 26 yıl sonra tekrar Ziraat Türkiye Kupasında mücadele edecek. Hedefli bir takım kurmak, bir yıl daha 3. Lig hedefini sürdürmek tabii ki maliyetli bir iş. Hatırı sayılır para harcamak gerekiyor. Kulübün sabit gelir kaynakları her ne kadar sabit giderleri karşılasa da, dışarıdan sıcak paraya ihtiyaç duyuluyor. Konuyu yönetici arkadaşlar ile değerlendirdik. Genel olarak söyledikleri abi bu yükü 5-10 kişinin sırtına yük etmeyi istemiyoruz, Ödemiş Belediyespor ilçemizin tek kulübü, herkesin elini taşın altına koymasını isteriz. İlçede hizmet veren sektör temsilcilerinin, üyelerinin vereceği 1000.00 Tl – 1500.00 Tl gibi rakamlar ile bile

8

Temmuz 2018

çok büyük bir katkı sağlanabilir diye düşünüyorum. İlçemizde, İnşaat sektörü, mandıralar, seracılık ve park bahçe bitkileri üretimi yapan işyerleri, akaryakıt bayilerimiz, Büyük işletmeler diye başlayıp ilave edilecek diğer iş kolları ile, sembolik rakamsal desteği genele yayarak kulübümüzü ayakta tutmamız mümkün olmaz mı? Bu çağrının ilk fitilini ben ateşlemiş olayım. Kulübümüzde bir çağrı mektubu ile mini seferberlik ilan etmeli. Takımımızın desteğe ihtiyacı var, bunu yapabiliriz, sonuçta bu ilçemizin takımı, yani hepimizin. Olur, mu bu iş Olur, bu iş bal gibi olur, iyi de olur. Kulüplerin peşinden koşan taraftar kitleleri, sürekli başarı peşinden koşulması ile hedefli takımlar ile gündemde kalması kalıcı hale gelebiliyor.

Geçen seneyi hatırlarsanız, Ödemişte maç oynandığı haftalarda birinci gündem maddesi haline gelen Ödemiş Belediyespor değil mi idi. Uzun yıllar sonra, kadınlarımızın da başta olmak üzere, çoluk çocuk Saraçoğlu stadında tribünleri doldurmayı başardık. Bu arada, yönetime de iyi futbol oynayan ve hedefi olan takımı kurarken hata yapmamak düşüyor. Bu desteği veririz değil mi? Şimdi tam zamanı, haydi bir destek de sen ver BU GÖREV DE BELEDİYEMİZİN Ülke genelinde, bakım maliyeti düşük diye başlayan, futbol saha zeminlerinin halı kaplanması saçmalığından vazgeçildi. Bu stadyumlar sırası ile çim saha ya geri döndü. Biz hala sporcu sağlığı açısından son derece tehlikeli ve olumsuz halı zeminde top oynatmaya devam ediyoruz. Stadımızın şehir dışına taşınmasının alt yapısı olan imar değişikliği yapıldı ama hiç aksama olmaz, önceliğimiz stadın yeni yerine taşınması olsa bile en iyi tahmin 5-6 yıllık bir süreç. Biz bu stadın zeminini çim yapmalıyız. Hem de acilen. Artık bu ilkel koşullarından kurtulmamız gerek. Yeni stadyum yapılsa da biz bu çim alanı aynen kullanmaya devam ederiz ki. Emeğimiz asla boşa gitmez. Sayın başkandan da talebimiz bu olsun.


Spor Haberleri

Öte yandan Spor Toto

2017-2018 sezonunda 3. Lig’in kapısından dönen Ödemişspor’da yeni sezon için çalışmalar başladı. Bu sezon aynı zamanda Ziraat Türkiye Kupası’nda İzmir’i temsil edecek ekipler arasında yer alan Ödemişspor, teknik direktör Aydın Kahraman ile varılan anlaşmanın ardından transferde de hareketli günler yaşadı. Geçen sezonki kadrosundan şimdiye dek 5 oyuncu ile yeniden anlaşan Kırmızı-Lacivertli ekip, dış transferde de 11 isme imza attırdı. Geçen sezon 8. Grup’ta şampiyonluk yaşayan kadrodan Yaşar, Umur, Dündar, Doğukan ve Mustafa Acun ile yeniden anlaşan Ödemiş ekibi, dış transferde de Onur Acar, Emirhan Özkan, Muhammed Gültaşlar, Ümit Tuncay, Tolga Cengiz, Ertuğrul Türksever, Melih Kartal, Feyzullah Saray, Erkul Küçük, Bayramcan Alyurt ve İranlı orta saha Amir Epakchi’yi renklerine bağladı. Transfer görüşmelerinin sürdüğü öğrenilen ekipte önümüzdeki günlerin de hareketli geçmesi bekleniyor.

Bölgesel Amatör Lig’de 2018-2019 sezonu katılım başvuruları tamamlandı. Spor Toto BAL’da bu sezon oynama hakkı olan 160 takımdan 151’inin başvurusu kabul edildi.

ZİRAAT TÜRKİYE KUPASI’NA KATILACAK Teknik direktör Aydın Kahraman yönetiminde yüksek bir tempoda çalışmalarına Ormancı Ertuğrul Özdemir Tesislerinde start veren ekip, Ağustos ayında Nevşehir’in Ürgüp ilçesinde kamp çalışmalarının ikinci etabını gerçekleştirecek. 29 Ağustos tarihinde Ziraat Türkiye Kupası’nda ilk tur maçına çıkacak Ödemişspor sezona erken başlangıç yapmış olacak. Son olarak 26 yıl önce Türkiye Kupası’nda mücadele eden Ödemişspor tek maç eleme usulüne göre oynanacak karşılaşmayı kazanırsa ikinci turda 3. Lig temsilcileri ile kozlarını paylaşacak.

GRUPLAR AĞUSTOS AYI SONUNDA BELLİ OLACAK Türkiye Futbol Federasyonu’ndan yapılan açıklamaya göre katılacak takımların 93’ü geçen sezon Spor Toto BAL’da yer alan takımlardan, 51’i yerel liglerden Spor Toto BAL’a yükselen takımlardan, 7’si ise geçen sezon TFF 3.Lig’den düşen takımlardan oluşuyor. 23 Temmuz - 3 Ağustos 2018 tarihlerinde yapılacak 1. Saha Denetimi ile 8-27 Ağustos 2018 tarihlerinde yapılacak 2.Saha Denetiminden sonra, gruplandırma ve statünün açıklanması sonrası, Eylül başında grup kuraları çekilecek. Müsabakalar 22-23 Eylül 2018 tarihlerinde başlayacak. Nihat ÇAKIROĞLU

Tire 1922 Afyon’da kamp yapacak… 3. Lig 1. Grup’ta, şampiyonluk hedefiyle çalışmalarını sürdüren Tire 1922’nin kamp programı şekillenmeye başladı. Kırmızı beyazlılar, Ağustos ayının başında Afyon’a giderek, ikinci etap hazırlıklarına burada devam edecek. Eylül başında lig maçlarının başlayacağını ve buna göre hazırlık takvimi oluşturduklarını ifade eden Belediye ve Kulüp Onursal Başkanı Tayfur Çiçek, “Grubumuzdaki takımları çok iyi tanımıyoruz. Ancak, ligin ilk beş haftası

büyük oranda başa ve düşmemeye oynayan takımları belli eder diye düşünüyorum. Transfer çalışmalarımızı büyük bir gizlik içinde sürdürüyoruz. Berke Bıyık transferi tamamen sonuçlandı. Oyuncunun bonservis bedelini yatırdık. Gençlerle ve tecrübeli isimlerle harmanladığımız kadromuzun ligde büyük başarılara imza atacağından şüphem yok. Tek hedefimiz var o da şampiyonluk” dedi. Haber Tire

Temmuz 2018

9


Geziden Notlar

KAÇKARLAR’A YOLCULUK 11 kişiyiz bu gezide. Gruba en son katılan da benim. Öyle olunca uçak biletini de en son alan benim. Gerçi az pahalı oldu ama direkt Erzurum’a uçacağım. Ben gruptan önce varıyorum Erzurum’a, çünkü grubun bileti Ankara aktarmalı… Bir saat kadar bekledikten sonra beraber gezeceğim grup da geliyor. Artık gezi başlasın. Öğle yemeği için tam zamanı. Çağ kebabı yemeden Erzurum’a geldim mi denir? Ben daha önce Çağ kebabı yemiştim, ama buradaki hakikaten farklı, daha lezzetli. Yemekte bir de kadayıf dolması yiyoruz ki, ne daha önce yediklerime benziyor, ne de daha sonra yediklerime…

Müthiş güzel… Şimdi, kısa bir tur da olsa şehri gezme vakti. Önce Taş han’ı geziyoruz. Oltu taşından yapılma tesbihler, takılar, eski yöresel kıyafetler satılan dükkânlar, kuyumcular var. Ben bir Oltu taşı tesbih alıp, alışverişi bitiriyorum. Sonra da Yakutiye medresesini geziyoruz. Medrese tadilatta. Ama bizim gezmemize izin veriyorlar, ne de olsa, taaa İzmir’den gelmişiz. Fotoğraflar çekiyoruz. Fazla zaman kaybetmemek gerek, yolumuz uzun… Bizi bekleyen minibüs ile Yusu-

10

Temmuz 2018

feli’ne doğru yola çıkıyoruz. Önce Tortum gölünü görüyoruz, sonra da Tortum Şelalesini. Sıcak temmuz gününde serinlik içimize kadar işliyor. Bizim buralarda olsa suyun etrafı yemyeşil olur, her nedense koca şelalenin etrafı sanki bozkır… Uzun bir yolculuktan sonra Yusufeli’ne geliyoruz. Ne kadar yol geldik, nerelerden geçtik bilemiyorum. Şelaleden sonra yol boyu uyudum sanırım. Burada dere kenarındaki kahvede bir çay içiyoruz sonra hemen yola devam… Sonradan öğrendim ki; baraj bittiğinde Yusufeli sular altında kalacak. Hala kendime kızarım niye Yusufeli’de fotoğraf çekmedim diye. Biraz da geç kalmanın verdiği telaş ile yola hızla çıktık sanırım. Bir saat, bir buçuk saat gibi bir zaman dağ yolundan gittik. Barhal’a vardık. Burada geceleyeceğiz. İlk defa Karadeniz’e özgü, ilkel, tel üzerinde çalışan yük çekme teleferiğini gördüm. Valizlerimiz yokuşun üst kısmında bulunan pansiyonumuza bu alet ile çekildi. Odalarımızda az dinlendik, duştan sonra hemen yemek salonuna geçtik. Yemekten sonra fazla oturamadım. Bir iki çay ve az sohbetten sonra hemen yattım. Sabah erken kalktım, kahvaltıdan sonra kasaba dışına doğru

yürüdüm. Biraz çiçek, böcek çektim. Bitki örtüsü ve böcekler bizim Egeden farklı… Fotoğraf çekerek yürüdüğümüz yolun sonunda Barhal Kilisesine geldik. Fazla yıpranmamış, ama artık kullanılmayan bu kiliseyi de fotoğrafladıktan sonra, pansiyonumuza geri dönüyoruz. Kısa bir toparlanmadan sonra tekrar yola koyuluyoruz. Daha da yukarılara çıkacağız, rakım yükselecek. Yolumuz Kaçkar dağları… Bir saat kadar daha aracımızla ilerliyoruz, daha doğrusu dağ yolunda yukarı doğru tırmanıyoruz. Olgunlar’a geliyoruz. Artık buradan yukarı araç yolu yok. Kaçkarların kapısı deniyor buraya… Pansiyonumuza yerleşiyoruz. Odamı hiç sevmedim. Yanından dere geçiyor, öyle bir gürültü var ki, anlatılmaz. Hızla akan bir su, ama manzara çok güzel. Gruptan 2 arkadaş manzaraya bayıldılar. Odalarımızı değişiyoruz, öyle memnunum ki, sessiz bir odaya geçmiş oldum. Şöyle bir dolaşıyoruz köyde… Hem havaya, basınca alışmak, hem de çevreyi tanımak için. Çok güzel birkaç fotoğraf çekmek için. Güzel bir fotoğrafı hemen buluyorum. Sırtında ot taşıyan Karadeniz kadını… Akşam yemekten sonra, birkaç çay ve biraz sohbetten sonra erken yatıyoruz. Sabah erken kalkacağız. Kahvaltımız 06.00 da hazır olacak…



Çocuk Salığı

ÇOCUKLARDA VİTAMİN VE MİNERAL DESTEĞİ Çocuklarda vitamin ve mineral desteği çoğu hekim tarafından önerilmektedir. Büyüme gelişmesi geri olan, süreğen bir hastalığa sahip olan, ekonomik düzeyi geri olup beslenmesi yetersiz olan, beslenmesinde kısıtlılık olan çocuklarda destek tedavi olarak vitamin ve mineraller kullanılmalıdır. Özellikle ilk altı yaş grubunda bazı çocuklarda yoğun şekilde iştahsızlık ve gıda seçme, gıda reddi görülebilmektedir. Özellikle bu dönemde çocuklara vitamin ve mineral desteği gerekebilmektedir. Her hasta ayrı olarak değerlendirilmelidir. Çocuğun gelişimi, büyümesi, nörolojik izlemi bu takviyeleri doğru bir şekilde yapmak için önemli göstergelerdir. Belirgin beslenme problemi olan çocuklarda bağışıklık sistemi de zayıflayabileceği için enfeksiyon hastalıkları daha sık görülebilmektedir. Tekrar enfeksiyonlar, orta kulak iltihabı, ishaller, üst solunum yolu enfeksiyonları, zatürree ve bronşitler daha sık görülebilmektedir. Hem yeterli beslenmeme hem de sık hastalanma kısır bir döngü ile çocukların büyüme ve gelişmesini olumsuz etkileyebilmektedir. Bu çocuklara doğru zamanda ve doğru dozda vitamin ve mineral desteği yapılmalıdır. Vitamin ve minerallerin sağlıkta kullanımı eski Mısır’a dayanmaktadır. Eski Mısır’da gece körlüğünde A vitamini kullanımı bilinmektedir. A vitamini büyüme döneminde çok önemlidir. Karaciğerde, yumurta sarısında ve süt ürünlerinde bol miktarda bulunmak-

12

Temmuz 2018

ta olup çocuklarımızın diyetinde yeri çok önemlidir. Ülkemizdeki çocuklarda A vitamini eksikliği çok nadir görülmektedir. Diğer bir önemli vitamin D vitaminidir. Bu vitamin çocuklarımızda kemik ve diş sağlığı için, kalp damar sistemi için çok önemlidir. Özellikle hamsi, sardalye, somon, ton balığı gibi yağlı balıklar, yumurta sarısı D vitamini yönünden çok zengindir. Yeterli güneş görmek çocuklarda D vitamini sentezi için çok önemlidir. Özellikle emziren annelerimizde de D vitamini düzeylerinin yeterli olması hem kendileri için hem de bebeklerinin sağlığı için çok önemlidir. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı ilk bir yaşta D vitamini kullanımını rutin olarak önermektedir. Aslında ilk iki yıl kullanılması yurt dışı bilimsel verilerde bahsedilmektedir. Biz de kliniğimizde birinci doğum günü sonrası D vitamini düzeyini mutlaka kan tetkiki ile değerlendirmekteyiz. Büyüyen bir

organizma olan çocuk bünyesi demir, kalsiyum ve çinko desteği açısından da doyurulmalıdır. Demir desteği ülkemizde rutin olarak bebeklerimize uygulanmaktadır. Belli zaman aralıklarında da demir eksikliği açısından hekim önerisi ile kan tetkiki yapılabilmektedir. Kalsiyum kemik sağlığı için çok önemlidir. En önemli kalsiyum kaynağı süt ve süt ürünleridir. Çocuklarımızın kemik sağlığı için süt ve süt ürünlerini tüketirken aynı zamanda düzenli spor da yapmaları gerekmektedir. Günümüzde çok fazla hareketli bir yaşam sürmemekteyiz. Bu da kemik sağlığımız için olumsuz etkilere neden olmaktadır. Dengeli beslenme yanında çocuklarımıza bisiklet binme, yüzme, yürüyüş yapma, mahallemizde ya da bahçede-parkta top oynama, ip atlama gibi oyunları mutlaka özendirmeliyiz. Sağlıklı beslenme ile vitamin ve mineralleri yeterli miktarda alırız. Et ve et ürünleri, tahıllar, süt ve süt ürünleri, meyveler ve sebzeler gibi temel besin öğelerinin dengeli ve düzenli alınmasını çocuklarımızda alışkanlık haline getirmeliyiz. Dolayısıyla sağlıklı, dengeli beslenen ve sağlam çocuk takiplerini düzenli yaptıran çocuklara çoklu vitamin ve mineral desteğine gerek yoktur. Her çocuk ayrı değerlendirilmeli, birbiri ile kıyas edilmemeli ve hekim önerisi ile vitamin ya da mineral desteği başlanmalıdır. Esen kalın…



Eğitim

2018 KPSS Lısans - Sınavı Yorumları!

KPSS 2018 yılı itibariyle KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı), Genel Kültür – Genel Yetenek ve Eğitim Bilimleri olarak iki oturum halinde 22 Temmuz Pazar tarihinde uygulandı. Kamu kurumunda memur olmak isteyen adaylar, ÖSYM’nin düzenlediği KPSS Lisans sınav yorumlarını öğrenmek istiyor. KPSS nasıldı, zor muydu kolay mıydı? ÖSYM (Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi) bünyesinde milyonlarca memur adayının katılımıyla uygulanan KPSS (Kamu Personeli ve Seçme Sınavı), 22 Temmuz 2018 tarihinde düzenlendi. Kamu kurumlarında görev icra edecek çalışanların belirlendiği KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı); Genel Kültür – Genel Kültür ve Eğitim Bilimleri bölümlerinde olmak üzere iki aşamalı olarak gerçekleştirildi. Birinci oturumunda 1 milyon 234 bin 617 adayın, ikinci oturumunda ise 440 bin 324 memur adayının katılım sağladığı sınavın akabinde, memur adayları tarafından zorluk ve kolaylık derecesine ilişkin KPSS Lisans Sınav Yorumları hakkında ayrıntılı bilgi edinmek adına sorgulamalara ağırlık kazandırılmaya başlandı. 2018 KPSS Lisans Puan Hesaplama Sistemi! KPSS kaç net kaç puan yapar? Uzun bir zaman dilimi içerisinde sarf edilen tüm emeklerin/performansların ve yüksek tempodaki çalışmaların karşılığını en iyi şekilde alabilmek, hedefledikleri kamu kurumlarında görev üstlenmek arzusu içerisinde olan memur adayları, akıllarını kurcalayan KPSS Lisans sınav yorumları şeklindeki araştırmalarını son sürat

14

Temmuz 2018

devam ettiriyor. Hayal ettikleri kamu kurumlarında çalışmak amacı güden, bu doğrultuda gecesini gündüzüne katarak hazırlandıkları sınavda yerini alan memur adaylarının, ‘’ 2018 KPSS soruları nasıldı, zor muydu kolay mıydı? ’’ şeklindeki arayışlara tüm hızıyla geçildiği Kamu Personeli Seçme Sınavı hususundaki ayrıntılı bilgilerin tamamına haber7.com aracılığıyla hızlı ve kolay bir biçimde erişebilirsiniz. 2018 AÖF 3 (üç) ders sınav sonuçları ne zaman açıklanacak? *KPSS Genel Yetenek bölümünden Geometri, Türkçe ve Matematik sorularının yer aldığı sınav bugün gerçekleştirildi. Kendilerine yöneltilen Türkçe testini yanıtlayan memur adayları,

‘’2018 KPSS Matematik soruları nasıldı zor muydu kolay mıydı?’’ sorusuna ilişkin merak duyarken; Matematik ve Geometri testlerine yanıt veren memur adayları ise, ‘’2018 KPSS Matematik ve Geometri soruları nasıldı zor muydu kolay mıydı?’’ sorgusunu tüm hızıyla yürütmeye başladı. KPSS lisans sınavı soru ve cevapları! 2018 KPSS Genel Kültür Genel Yetenek *KPSS Genel Kültür bölümünden; Tarih, Vatandaşlık, Coğrafya ve Güncel Bilgiler sorularının bulunduğu sınav bugün gerçekleştirildi. Tarih ve Vatandaşlık sorularını cevaplandıran memur adayları, ‘’2018 KPSS Tarih ve Vatandaşlık soruları nasıldı zor muydu kolay mıydı?’’ şeklinde hız kesmeden araştırmalara koyulurken; Coğrafya ve Güncel Bilgiler sorularına yanıt veren memur adayları ise, ‘’2018 KPSS Güncel Bilgiler ve Coğrafya soruları nasıldı zor muydu kolay mıydı?’’ şeklinde sorgulama başlatarak milyonlarca aday, sınav sorularının zorluk ve kolaylık derecesine ilişkin detaylı bilgiye erişmek isteniyor. KPSS (KAMU PERSONELİ SEÇME SINAVI) NE ZAMAN YAPILACAK? KPSS SINAV TARİHLERİ VE SORU DAĞILIMLARI… 2018 yılı itibariyle, KPSS Lisans (Kamu Personeli Seçme Sınavı), ÖSYM (Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi) bünyesinde 22 Temmuz Pazar günü Genel Kültür – Genel Yetenek ve Eğitim Bilimleri olmak üzere iki aşamalı olarak yapıldı. *Bu


Eğitim

yıl kamu kurumlarında memur olma hedefi bulunan adayların denetimleyeceği KPSS’nin ilk oturumu olan Genel Kültür – Genel Yetenek testi 22 Temmuz Pazar günü saat 10:15’de düzenlendi. İki oturum halinde gerçekleştirilen KPSS (Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı)’nin birinci oturumu olan Genel Kültür – Genel Yetenek alanında öğrencilere ‘’Genel Kültür’’ bölümünden memur adaylarına; Vatandaşlık (9 soru), Coğrafya (18 soru), Güncel Bilgiler (6 soru) ve Tarih (27 soru) şeklinde toplamda 60 soru sorulurken; ‘’Genel Yetenek’’ bölümünden ise Geometri (3 soru), Türkçe (30 soru) ve Matematik (27 soru) olarak toplamda 60 tane soru soruldu. KPSS (Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı) ikinci oturum olan; Eğitim Bilimleri testi ise; ilk oturumla aynı gün yani 22 Temmuz Pazar tarihinde Temmuz Pazar günü saat 14:45’te gerçekleştirildi. KPSS Eğitim Bilimleri alanında memur adaylarına; Sınıf Yönetimi (4 Soru), Öğretim İlke ve Yöntemleri ve Teknikleri (16 Soru), Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı (4 Soru), Ölçme ve Değerlendirme (12 Soru), Program Geliştirme (4 Soru), Gelişim Psikolojisi (12 Soru), Rehberlik ve Özel Eğitim (12 Soru) ve Öğrenme Psikolojisi (16 Soru) şeklinde toplamda 80 soru soruldu.

bahsedilen link aracılığıyla TC. Kimlik numaraları ve şifrelerini girdikleri takdirde sınav sonuçlarına ulaşabilme fırsatı elde edebileceklerdir.

KPSS (KAMU PERSONELİ SEÇME SINAVI) SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK? Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı’nca, KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı) sonuçlarının ne zaman açıklanacağına dair duyuru yayımlandı. Gerçekleştirilen açıklamalar neticesinde, 22 Haziran 2018tarihinde ilk oturumunda 1 milyon 234 bin 617, ikinci oturumunda ise 440 bin 324 memur adayının katılımıyla gerçekleşen KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı) sonuçları 31 Ağustos 2018 tarihinde adayların erişimine sunulacak. Sınav sonuçlarına, ÖSYM (Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi)’nin resmi internet sitesi olan sonuc.osym. gov.tr üzerinden ulaşabilme olanağı sağlanabilecek. KPSS Lisans sınav sonuçlarını öğrenmek isteyen adaylar; yukarıda

ÖNEMLİ UYARI! ÖSYM (Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi) Başkanlığı tarafından sınava giren memur adaylarına yönelik sınav saati uyarısı yapıldı. ÖSYM tarafından sosyal mecra üzerinden ve resmi internet sitesi aracılığıyla gerçekleştirilen açıklamalar ışığında; Genel Yetenek – Genel Kültür testi için adayların saat 10.00’dan sonra, Eğitim Bilimleri testi için de saat 14.30’dan sonra sınav binalarına alınmayacaklarına dair uyarıda bulundu. Aynı zamanda KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı)’na katılım sağlayacak memur adaylarının, gerekli kimlik ve güvenlik işlemlerinin zamanında sağlanabilmesi için sınav başlangıç saatinden en az 1 saat önce, sınava girecekleri binada hazır olarak bulunması kuralı hatırlatıldı. Sınav günü ve saatinde, yanında T.C. kimlik kartı ve sınav giriş belgesi

bulunmayan adayların sınav binası girişine izin verilmeyeceğiyle ilgili de ikaz gerçekleştirildi. KPSS (KAMU PERSONELİ SEÇME SINAVI)’NIN GEÇERSİZ SAYILACAĞI DURUMLAR NELERDİR? 1)Müsvedde kâğıdı kullanmaları veya soru ve cevaplarını başka bir kâğıda yazmaları, 2)Sınavın cevaplama süresi başlamadan soruları okumaya başlamaları, 3)Salondaki görevlilere soru sormaları, 4)Sınav süresi bittiği halde soruları okumaya ve cevap kâğıdında işaretleme yapmaya devam etmeleri, 5)Birbirlerinden kalem, silgi vb. şeyler alıp vermeleri, 6)Sınav düzenini bozacak davranışlarda bulunmaları yasaktır. 7)Soru ve cevapları cevap kâğıdının arkasına yazmaları, 8)Konuşmaları, kopya çekmeleri veya kopya vermeleri, Bu sınav kurallarına uymadığı tespit edilen adayların sınavları geçersiz sayılacaktır. Temmuz 2018

15


Fizyoterapi

YERÇEKİMİ Yerçekiminin insanlar üzerinde birtakım olumsuz etkileri mevcuttur. Kişi, yeterli vücut dinamiğine sahip değilse bu etkiler iskelet ve kas sistemi üzerinde ciddi deformasyonlara sebep olur. Çocukluk döneminde bu duruma pek önem verilmese de aslında olay burada başlar. Çocukların doğru bir postür (duruş) geliştirerek büyümesi, oluşabilecek birçok sağlık probleminin en aza indirilmesini sağlar. Çocuğun doğru bir duruş kazanabilmesinin ilk adımı da ailelerin bu konuda bilinçli davranmalarıdır. Çocukluk döneminde başlayan ve en sık karşılaşılan pos tür problemlerini kısaca gözden geçirelim. Başın, boynun ve omuzların dizilimde görülen problemler. Bunun en çok karşılaşılan şekli de kamburluktur. Yeterli kas gücüne sahip olunmaması ve alışkanlık edinilmiş yanlış pozisyonlar, yer çekiminin de etkisiyle omuzların ve başın öne alınarak sırt bölgesinin c şeklini aldığı duruş problemidir. Tablet ve telefon başında hareketsiz geçen uzun saatlerde, çocuğun başı olması gereken pozisyondan daha fazla

16

Temmuz 2018

öne eğilir ve omuzlar yuvarlak biçimi alır. Bu da büyüme çağındaki bir çocuğun kemik gelişimini olumsuz etkiler. Tablet ve telefon kullanımını sınırlandırmak en etkili çözüm olacaktır. Çocukların okul sıralarında uzun süre öne eğilerek oturmaları ve okula taşınan çantaların ağır olması da dikkat edilmesi gereken konular arasındadır. Çocuğunuz, sizinle iletişim kurabildiği andan itibaren otururken veya ayakta yer çekiminin etkisiyle öne eğilip eğilmediğine dikkat edin. Eğer böyle bir durum gözlemlerseniz, dik durması gerektiğini hatırlatmak en etkili çözüm olacaktır. Çocuklarımızı yer çekiminin bu olumsuz etkisinden kurtarmanın bir diğer basit ve etkili yolu da, vücut yapısına uygun ve sevdiği bir spor alanına yönlendirmektir. Genç yaşlarda yer çekiminin bahsetmiş olduğumuz etkileri fark edilemeyebilir. Yaş ilerledikçe vücudun çeşitli bölgelerinde ağrılar başlar. Bu ağrıların kökenine inildiği zaman da büyük bir kısmının çocukluk dönemiyle bağlantılı olduğu ortaya çıkar. Sağlıklı günler dilerim.



Ödemiş Belediyesi

Gölcük, doğa güzellikleriyle sadece Ödemiş’in değil bölgemiz için çok önemli bir değer. Ödemiş Belediyesi, ilçenin turizm değerlerinin ön plana çıkarılması ve tanıtılması amacıyla olan projelerini uygulamaya devam ediyor. Gölcük Mahallesi’ndeki doğa güzelliklerinin ortaya çıkarılması

18

Temmuz 2018

amacıyla iki etapta uygulanan göl kenarı rekreasyon projesi, Gölcük Mahallesi’ne yeni bir görünüm kazandırdı. Yeni kafeteryalar, işletmeler ve dinlenme alanlarıyla ziyaretçi sayısında her geçen gün artış yaşanıyor.


Ödemiş Belediyesi Göl Kenarında bulanan Gölcük Otel, proje kapsamında yenileniyor. Yer teslimi yapılan alanda çalışmalar başladı. Üç katlı olarak hizmet verecek. İçinde; toplantı salonu, fitnes ve spor alanı, kafe, restorant bulunan otelde 4 suit, 4 aile odası olmak üzere toplamda 68 oda yer alıyor.

Ziyaretçilere en iyi şekilde hizmet verilebilmesi amacıyla Göl kenarındaki mekanlara Fırın Kafe eklendi. Gölün kenarında iki katlı, muhteşem manzarası olan kafe, Temmuz ayından itibaren hizmet vermeye başladı. Ödemiş Belediyesi tarafından işletilen Fırın Kafe’de, yöresel kahvaltı kültürünü yansıtan töngül ve katmer yapılmaktadır.

Temmuz 2018

19


Suyun Önemi

11

ÖNEMLİ NEDEN…

Bu yaşam kaynağı, özellikle yaz ayları için “unutulmaya gelmeden” tüketilmesi gereken bir şey… Sağlığımızın buna bağlı olduğunu unutmadan; ne az ne çok… Ama mutlaka yeterli ölçüde su tüketmek şart. Peki neden şart biliyor musunuz?... Yaşam kaynağımız olan su, vücudumuzun dengede çalışması için hayati önem taşıyor. Oysa günlük hayatın koşuşturmacasına dalıp su içmeyi unutuyor ya da su içmek için susamayı bekliyoruz.

Yanlış yapıyoruz! Tıp dünyası, özellikle yaz aylarında günde en az 8 bardak su içilmesinin şart olduğunu belirterek ekliyor; “Su içmenin reflüyü önlemeden kilo kontrolüne, baş ağrısından pürüzsüz bir cilde hatta stresle başa çıkmaya dek sayısız faydaları varken, su içmemenin de hayati tehlikeye neden olabilecek kadar zararları var.” Aslında su tüketimindeki özenli tavrımızın bize kazandıracağı çok fazla yarar var. İşte bunları biz sıralayalım, siz okuyun… ŞİKÂYETİNİZ EKLEM AĞRISI MI Vücudumuzun yaklaşık yüzde 70’i sudan oluşuyor. Eklem aralıklarında kayganlığı sağlayan sıvı bileşeninde de su bulunuyor. Yeterince su içmediğimizde eklem arası sıvılarla birlikte eklem kayganlığı da azalıyor. Bu da eklem ağrılarına, hareket sırasında eklemlerden ses gelmesine neden oluyor. Tedavi edilmezse eklem yüzeyleri aşınıp kalıcı eklem bozuklukları oluşuyor. Ağrısız hareket etmek için su içmek en basit önlem.

20

Temmuz 2018

ZİHİNSEL GÜÇ Vücudun kontrol merkezi olan beyin de diğer organlar gibi sağlıklı çalışmak için suya ihtiyaç duyuyor. Uzamış susuzlukta unutkanlık, dikkat eksikliği, uyku hali, algıda ve hareketlerde azalma, sinirlilik oluyor. Sağlıklı zihinsel faaliyetler için su şart. PIRIL PIRIL BİR CİLT Su yetersiz alındığında cilt kuruyup terleme azalıyor. Vücut ısı dengesini sağlayamıyor, cilt esnekliğini kaybediyor. Özellikle egzama ve mantarlar sık gözlenirken, tırnaklar ve saçlar kırılıyor, ciltte çatlama ve kanamalar görülebiliyor. Vücut mikroplara açık hale geliyor. KRAMPLARDAN KURTULUN Spor yaparken daha sağlıklı olmak için dengeli beslenme, düzenli bir uyku ve yeterince su içmeye dikkat etmek gerekiyor. Vücuttaki kas kitlesi arttıkça su

ihtiyacı da artıyor. Spor yapmadan önce ve sonra içilen su, kas kasılmaları ve kramplarla başa çıkmada oldukça etkili. ST RESE BİRE BİR Beynimizin yüzde 85’i sudur. Ve vücuttaki su azlığının en büyük etkisi de beyin üzerinde olur. Eğer vücudumuzda yeteri kadar besin ve su yoksa stres altında hissederiz. Açlık ve susuzluğa dayanamamamızın sebebi beynimize bu durumlarda yakıt yani besin ve su gitmemesidir. Gün içerisinde gergin ve huzursuz iseniz yeterli su içmiyor olabilirsiniz… HAMİLELİKTE DESTEK Hamilelikte vücudun su ihtiyacı artıyor. Bebeğin gelişmesi, anne karnındaki amnion denilen sıvı içinde olup, annenin kan hacmi artıyor ve bu da daha fazla su içmeyi gerektiriyor. Sorunsuz bir hamilelik dönemi ve sağlıklı bir bebek için hamilelikte yeterli su alımı çok önemli.


Suyun Önemi KABIZLIĞA DA ÇARE Lifli besinler ve bol su sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlıyor. Yetersiz su tüketimi, sindirim sisteminin daha az çalışmasına ve kabızlığa yol açıyor. Kabızlık ve hazımsızlığı önlemek, sindirim sisteminin düzgün çalışmasını sağlamak için mutlaka doğru oranda su tüketmemiz gerekiyor. AĞIZ KOKUSUNU GİDERİYOR Yetersiz su içmek tükürük salgısını azaltıyor. Bu nedenle ağız içinin temizliği yeterli olmuyor. Bu da hoş olmayan rahatsız edici ağız kokusu-

Su vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üretir, bize yaşam gücü verir.

na yol açıyor. Günde en az 8 bardak su ağız kokusunu gidermeye yardım ediyor. KARACİĞER VE BÖBREK DOSTU Karaciğer ve böbrekler toksin maddelerin vücuttan atılmasını sağlıyor. Yeterince su içilmezse toksinler vücuttan atılamıyor, idrar miktarı azalıp rengi koyulaşıyor. Minerallerin birikimi ile böbrek taşı oluşumu, toksinlerin karaciğerde birikimi ile de hepatitler ve karaciğer hasarı meydana geliyor. Bu nedenle her gün yeterli miktarda su içmek hayati önem taşıyor.

Kilo vermenin en iyi yolu su içmektir. Düzenli aralıklarla su için ve sıkı bir rejim yapmadan zayıflayın. Acıktığınız zaman aşırı yememeli, ama susadığınızda suyunuzu içmelisiniz.

KALBİ VE DAMARLARI BESLİYOR Dr. Didem Altay Gazi “Damar içinde dolaşan kanın büyük bir kısmı sudan oluşur. Kan hücreler için gerekli oksijeni taşır. Su tüketimi yetersiz olursa, kan hacmi azalır, kan dolaşımı hızı yavaşlar, kan koyulaşır, aritmi gelişir, tansiyon düşer, tansiyon düşmesine bağlı bayılmalar görülebilir. Bu da kalbe ve diğer organlara giden kan miktarını azaltır, koyulaşan kan damarların tıkanmasına neden olabilir. Özellikle hayati öneme sahip olan beyin damarları ve kalp koroner damarları gibi ince damarlarda tıkanmalara neden olarak kalp krizi ve felç gibi hastalıkların ortaya çıkmasını kolaylaştırır” diyor. REFLÜ VE GASTRİTİ TEDAVİ EDİYOR Reflü ve gastrit kişinin yaşam kalitesini kötü etkileyen, hatta zamanında uygun şekilde tedavi edilmediğinde kansere dönebilen hastalıklar. Bu hastalıkların en önemli sebebi midenin aşırı asit salgısı! Oysa yeterince su içerek midenin asit salgısının mide ve yemek borusu duvarına zarar vermesini de önlemiş oluyoruz. NORMAL BİR ERİŞKİN GÜNDE NE KADAR SU İÇMELİ? Dr. Didem Altay Gazi “Her gün vücuttan idrarla ortalama 1500 ml, ciltten terleme ve buharlaşma yoluyla 400 ml, dışkı ile 200 ml, solunum havasını nemlendirmek için solunum yoluyla ortalama 300 ml su harcanır. Toplamda her gün ortalama 2500 ml su kaybedilir. Yaz aylarında bu miktar yaklaşık 500 ml daha fazladır. Yiyeceklerden aldığımız su ise bu ihtiyacın sadece yüzde 20-30’unu karşılamaya yeter. Sağlıklı bir hayat için mutlaka günde 2-3 litre su içmeliyiz” diyor.

Temmuz 2018

21


Dünya

Mars’ın marifetiyle

KANLI TUTULMASI

AY Mars araya girdi ve bildiğimiz AY DEDE’ye bir haller oldu... Parlak ışığı kızıla döndü ve bakın neler oldu...

BÜYÜK DEPREM OLABİLİR! 27 Temmuz’da Kova burcunda gerçekleşecek Kanlı Ay Tutulması’nın Türkiye ve Dünya üzerindeki etkileri nasıl olacak? Astrolog Dinçer Güner yorumladı: “Bu Ay Tutulması büyük deprem habercisi: 1999’daki gibi bir gökyüzü görüntüsü var.” 27 Temmuz’da Kova burcunun 4. derecesinde bir Tam Ay Tutulması meydana geldi. Bu tutulma 21. yy en uzun sürecek olan Ay Tutulması olduğundan da önem taşımakta, toplamda 103 dk sürecek. Yani 1 saat 43 dk kadar. Bu da tutulmanın total etkisinin ortalama olarak 6 ay etki edeceğini göstermektetir. Bu tutulma Güney Afrika, Batı Afrika ve Avrupa üzerinde yükselen ve Doğu Asya ve Avustralya’yı belirleyen Doğu Afrika ve Orta Asya’da tamamen görülebilir. Bu tutulmanın başrolü MARS olduğu için, Marsyen bir tutulma ile karşı karşıyayız. Tutulma esnasında Ay/Mars/Güneş/Uranüs arasında T – Kare dediğimiz sert bir açı kalıbı etkin olacak. Tutulma esnasında Giedi Prima sabit yıldızı etkin olacak. Son olarak tutulma Kova burcunun 1. dekanında meydana gelecek. Tutulmalar çok önemli gökyüzü olaylarıdır. Çünkü genel olarak o senenin genel kalitesi hakkında bilgi verirler. Ne tarz temalar, konular, gündemlerin olacağını belirlerler. Her ay gökyüzünde bir Yeni Ay bir Dolunay meydana gelir. Yeni Ay ve Dolunay etkileri yaşadı-

22

Temmuz 2018

ğımız o Ay’ın genel kalitesini gösterirken, Tutulmalar da senenin kalitesini gösterir. Bu yüzden de büyük resmi görmek açısından tutulmalar çok değerlidir. Tutulmalar karmik gelişmelere işaret eder. Karmikten kastım, kadersel bir dönemeç, üzerinde çok büyük söz hakkımızın olmadığı, olması gerekecek olan olaylara işaret eder. Şu dönem Kova/Aslan aksının tutulmalarını yaşıyoruz. Bunun ilk ayağını 2016 senesinin Ağustos ayında meydana geldi, sonra 2017 Ağustos ayında devam etti. O tarihlerde başlayan konu ve temaların devamının niteliğinde olduğu gibi, yeni bir takım olaylarında başlangıcına işarettir. Şimdi tutulmayı anlayabilmek için öncelikle burçların astrolojide hangi konularla sembolize edildiğini çok iyi bilmemiz gerekiyor. KANLI AY TUTULMASI NEDİR? Kanlı Ay tutulması, yalnızca Ay’ın dolunay evresi ve Ay tutulmasının aynı anda yaşanmasıyla gözlemlenebiliyor. Tam bir tutulmanın gerçekleşecek olması nedeniyle Ay, tamamıyla Dünya’nın gölgesi altında kalacak. Ancak tam bir tutulma anında dahi Ay hiçbir zaman tamamen karanlık bir hale bürünmüyor. Dünya’nın atmosferinden geçen Güneş ışınları Ay’ın yüzeyinde kızılımsı bir renk oluşturacak. Ay’ın hafif kırmızı renge büründüğü bu olay da “Kanlı Ay” olarak biliniyor. Her tutulma gibi bu da yaklaşık 6 aylık bir yansıma alanına sahiptir. Aslan Bur-

cu’nda dolunay ve “Süper Kanlı Mavi” ay tutulmasının etkilerini astrologlar şöyle aktarıyor; Süper mavi kanlı ay tutulması herkesi ve herşeyi tehdit olarak algılamamıza sebep olacak. Gururlu başkaldırılar, hakkını alma ve hesap sorma girişimleri, karşı taarruza geçme eğilimleri yükselecek. Politik ve Sosyal hayatımızda Milli ve manevi duyguların tavan yapmasına neden olacak açıklamalar gelecek. KANLI MAVİ SÜPER AY TUTULMASI BURÇLARA ETKİLERİ Her tutulma gibi bu da yaklaşık 6 aylık bir yansıma alanına sahiptir. Aslan Burcu’nda dolunay ve “Süper Kanlı Mavi” ay tutulmasının etkilerini astrologlar şöyle aktarıyor; Süper mavi kanlı ay tutulması herkesi ve herşeyi tehdit olarak algılamamıza sebep olacak. Gururlu başkaldırılar, hakkını alma ve hesap sorma girişimleri, karşı taarruza geçme eğilimleri yükselecek. Politik ve Sosyal hayatımızda Milli ve manevi duyguların tavan yapmasına neden olacak açıklamalar gelecek. Kanlı Mavi Süper ay tutulması ile sevdiklerinizi, sahip olduklarınızı, maddi veya manevi değerlerinizi, önceliklerinizi, saygınlığınızı, onurunuzu, konumunuzu korumak adına mücadele edeceğimiz, hiç bir konuda geri adım atmayı kolay kabul etmeyeceğimiz bir süreç bizi bekliyor. Kendinizi bugüne dek bizi rahatsız etmiş olan ama bir türlü tam iste-


Dünya

BURÇLARA ETKİLERİ NELER OLDU?

diğiniz tavrı alamadığınız durumlar karşısında, ödünsüz ve gözü kara çıkışlar yapmaya hazır bulabilirsiniz. Aynı şekilde haksızlık etmiş ya da fazla baskı yapmış, haddiniz olmayan şeylere karışmış olmakla suçlanıp, umduğunuzdan daha sert bir çıkışla üzerinize gelindiğine de şahit olabilirsiniz. Ay tutulması sizleri ya hep ya hiç düzlemine sürükleyebileceği için bu süreci kayba uğramadan geçirmeye bakın. KOÇ: 2 Ocak’ta başlamış olan veya kafanızı kurcalayan durumların artık netlik kazanması söz konusu. Yalnız olan koçlar için önümüzdeki 6 aylık süreçte yepyeni aşklar söz konusu olabilir. Kriz durumu içinde olan ilişkiler için bitme kararı alınabilir. Aşk hayatı aktif olan sevgili Koçlar evlilik hayatlarına bir bebek katmayı düşünüyorlarsa uygun bir zaman dilimi. BOĞA: Ev, aile içinde iç huzura odaklanmak iyi olacaktır. İçsel hareket ve eyleme geçme isteği uyumsuzluk getirebilir. Önümüzdeki 6 aylık sürecin iyi gidebilmesinin en önemli adımı ayakların yere sağlam basması olacaktır. Taşınma, ani gerekecek tadilatlarda tedbir! Anne sağlığınıza ve kontroller önemli olabilir. İKİZLER: Ufak ufak seyahatlerin ve iletişim trafiğinin artması zamanla yorabilir. Çevreniz, kardeş ve akrabalarınıza karşı kırıcı olmamaya ve seçtiğimiz sözcüklere dikkat! Bu kadar yoğun seyahat yaparken kazalara karşı temkin…

YENGEÇ: Maddi kazançlar, kaynaklar, gelirler ile ilgili konular gündem olurken burada dikkat edilmesi gereken şey, doğru kararlar alabiliyor olmak olacak. Önümüzdeki 6 ay gelir ve giderler dengesinde ortak yapılan işlere ve anlaşmalara dikkat! Diş sağlığı, eklem ağrıları için kontroller yapılması gerekebilir. ASLAN: İlişkiler, ortaklıklar önemli kararlar alma zamanı. Aslan burcu olan bayanlar üreme organlarına dikkat. Parlamayı ve ışığını saçmayı seven aslanlar bu günlerde kalp ile bağlantıda olup iç sesine kulak vermeyi başarmalıdırlar.

BAŞAK: Sağlığa, zehirlenmelere ve yenilen gıdalara dikkat! Platonik ilişki içinde olanlar veya gizli saklı ilişki yaşayanlar için biraz gündem olabilir, ortaya çıkabilir. Bu dönemde inziva veya içe dönme daha iyi gelecektir. TERAZİ: Sosyal hayatın, çevrenizin, ilişkiler ve iletişimin arttığı bir 6 aylık süreç başlıyor olacak. Kadınlarla iş birliği ve destek artabilir. Uzun zamandır uğraş verdiğiniz bir proje onay alabilir. Sosyal çevre, yeni bir aşk ve gizli bir hayran kazandırabilir. Sosyal olmaz zamanı… AKREP: Kariyer ve planlama için önemli bir süreç sizi bekliyor olacak. Bazı akrepler için bitişler ani istifalar ve yepyeni başlangıçlar olabilir. Artık bu zaman diliminde hareket ve cesaret size avantaj getirecektir. YAY: Hayatında ilerleyeceği ve tecrübe kazanacağı yön için karar verebilir. Yurtdışı bağlantılar ve yükseköğrenim ile ilgili radikal kararlar verilebilir. Uzun zamandır süren bir dava hukuksal bir mevzu çözüme kavuşabilir. OĞLAK: Ani gelen beklenmedik bir miras söz konusu. Bu arada sağlığınızla ilgili süregelen bir tedavi ve ameliyat kararı verilebilir. Kredi, ortak yapılan işlerle ilgili avantajlı girişim söz konusu. KOVA: Evlilik hayatınızla ilgili sorunlar varsa çözüm için hızlanabilir ve bazı kararlar alabilirsiniz. Bekâr ve uzun süreli ilişkiler için de net kararlar, evlilik söz konusu. Bu dönem ortaklıklar, yeni anlaşmalar ve başlangıçlar gündem. BALIK: En çok sağlığına dikkat etmesi gereken burç. Bunun sebebi iş yoğunluğunun ve fiziksel yorgunluğunun artması olacaktır. Çalışma haya-

tında yeni kararlar ve terfinin yanında stres ve yorgunluğa karşı dikkat. KALP VE TANSİYONA DİKKAT: Aslan burcu bedenimizde kalp, dolaşım sistemi, omurga ve sırt bölgesini yönetir. Dolunaylarda Ay’ın üzerimizdeki etkisi güçlüdür ve sağlık sorunları daha fazla ortaya çıkabilir. Siz veya çevrenizde dolaşım sistemi, kalp ve tansiyon sorunu olanların daha fazla dikkat etmesi gereken bir dönemde olacağız. TUTULMA EN ÇOK... : Bu tutulma özellikle dişi enerjiyi çok vurguluyor. Bu kimimiz için aynı yuvayı paylaştığımız eşimiz, kimimiz için anne, yuva, çocuk, beslenme, bakım, kimimiz için rızkımızı çıkardığımız yaşadığımız, vatan, toprak ana, işimiz olabilir. BUNLAR OLABİLİR: Birçoğumuz için bu tutulma yaşam enerjimizi, özdeğer duygumuzu arttıracak hızlı gelişmeleri ortaya çıkarabilir. Bir bebek haberi, bir iş imkanı, yeteneklerimizi gösterebileceğimiz fırsatlar, başarı, ün, maddi ödüller, arzuladığımız bir ilişki, aşk söz konusu olabilir. AŞK HAYATI Aslan aşk ve sevgi ile çok ilgilidir, Neptün burada da sizi aşırı duygusal, romantik yapabilir. Sevgilinizin sizi yeterince sevmediğini ya da hayal ettiğiniz aşka bir türlü kavuşamadığınızı düşünüp melankolik ve depresif takılabilirsiniz. Bazılarınız için tüm gerçekleri ortaya çıkaran aydınlatan bu dolunay aldatıldığınızı öğrenmenize ve bir aşkın bitmesine de neden olabilir. EN ÇOK KİMİ ETKİLEYECEK: Bu tutulma 28 Temmuz-5 Ağustos Aslanlar, 27 Ocak-3 Şubat Kovalar, 27 Nisan-3 Mayıs Boğalar, 29 Ekim-5 Kasım Akrepler için birinci derece etkili olabilir. Temmuz 2018

23


İş Güvenliği

Çok sık rastladığımız koruyucu barı çıkarılmış traktör

HAYVANCILIKTA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ

Hayvancılık, hayvanların kabaca onbin yıl öncesine dayanan evcilleştirilme sürecinden sonra bugün dünyada dev bir sektör haline gelmiştir. Geleneksel yöntemlerle yapılan hayvancılık ekonomik olmayan üretim yöntemleriyle sürdürüldüğünden verimlilik düşüktür. Bu nedenle geleneksel yöntemler yerini daha bilimsel ve teknolojik çalışmalara bırakmıştır. İşte gelişen, değişen teknoloji ve üretim yöntemleri hayvanların meralardan daha dar alanlara hapsedilmesine yol açmıştır. Dikkat edilmezse yan yana hayvan sayısı ve insanlarla temas beraberinde risklerinde çoğalması anlamını taşır. Bölgemizde hayvancılıkta özellikle büyükbaş hayvan yetiştiriciliği, besicilik ve süt hayvancılığı, kanatlı hayvan yetiştiriciliği yaygındır. Süt üretiminin artması süt ürünlerinin işlenmesi sonucunu doğurduğundan mandıra faaliyetleri önemli bir gelir kaynağıdır. Bu konuya biz ülke ekonomisine kazandırdığı ulusal gelir olarak değil çalışanların iş sağlığı ve güvenliği açısından genel olarak sayfamız yettiğince ele alacağız. İş sağlığı ve güvenliği tarım iş kolunda diğer iş kollarından ayırt edilemeyecek kadar önemlidir. Çalışanların maruz kaldıkları kazalar ve meslek hastalıkları açısından baktığımızda öyle ki 2016 da ölümlü kaza oranı % 22 olan inşaat sektöründen sonra %20 oranla tarım iş kolu gelmektedir. Bu oran bu iş kolunda alınması gereken önlemlerin ivedilik kazandırılmasını gerektirmektedir. İş sağlığı ve güvenliği konusu ülkemizde değişik dönemlerde alınan kanun kapsamlarıyla gündeme gelse de 30 Haziran 2012’de 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu yayınlanarak yürürlüğe girmesinden sonra daha

24

Temmuz 2018

kapsamlı ve sistemli çalışma başlatılmıştır. İncelediğimiz hayvancılığın, çalışanlar açısından fiziksel tehlikeleri, toksikolojik tehlikeleri, kanser, solunum hastalıkları, yaralanma ve kazaları barındırdığı görülmektedir. Bu riskleri kısa kısa ele alacak olursak; 1-Orak tırpan vb. gibi el aletlerinde ve biçerdöğer, traktör vb. gibi tarım makineleri kullanılırken yaralanma hatta ölüme varan ciddi riskler. Hayvancılık yapan işletmeler yem üretiminin önemli kısmını kendileri üretir. Bu üretim için gerek elle gerekse makine kullanımı ile yaptıkları işlerde kullandıkları araç gereçlerde, hareketli ya da dönen kısımlarda kısma, sıkışma, ezilme, kesilme el ayak yaralanmalarına sıkça rastlanmaktadır. Örneğin traktör devrilmelerinde altında kalma azımsanmayacak kadar çoktur. Bu konuda eğitim, kullanımla ilgili sertifalandırma, sürücü belgesi sorgulama yetkinlik sorgulanmalıdır. 2-Gürültü, titreşim, açık havada çalışmadan kaynaklanan sıcak soğuk ortam, termal konfor, aydınlatma ağır kaldırmadan dolayı ya da tekrarlayan hareketlerden dolayı ortaya çıkan kas iskelet sistemi hastalıkları gibi fiziksel riskler. Makinelerle çalışırken tarım aracı kullanırken çıkan gürültü, oluşturdukları titreşim önemsenmemektedir. Yine güneşe maruziyetten güneşe uzun süre sunuk kalan vücut kısımlarında kanser oluşumu, enfeksiyon yada böcek kaynaklı cilt hastalıkları göz ardı edilmemelidir. Yük kaldırma gerektiğinde belle değil bacaklarla

vücuda yakın şekilde yük kaldırılmalı ve sınırlar zorlanmamalıdır. Ergonominin dikkate alınmaması önemli bel ve vücut rahatsızlıklarına yol açmaktadır. Kişisel koruyucu donanım kullanımı izlenmelidir. 3-Yabani ot, böcek, küf mantar gibi zararlıları yok etmek için atılan zirai ilaçların kimyasalların deri, solunum, ağız ve göze temas yoluyla vücuda girmesi sonucu zehirlenme, sinir sisteminin etkilenmesi, alerji gelişmesi, tahrişlerin oluşması, kanserojen etki oluşturmaları gibi riskler. Gübre bitki yem ve antibiyotikli ürünler ya da kimyasal ilaçların yaptığı zararlar sonucu tahriş, immün sistemin zarar görmesi, alerji, sinir sistemi harabiyeti, zehirlenme, kanser gibi rahatsızlıklarla karşılaşabileceğimiz bilinmelidir. Kimyasalın çalışana etkisini yok etmek için Kişisel koruyucu donanım kullanılmalı ve çalışan kimyasalın vücuda girmesi, kimyasalın zararı gibi konularda eğitilmelidir. 4-Bu sektörde maruz kalınan yeşil ya da kuru yemlerin, hayvan barınaklarının, tarım alanlarının işlenmesi sonucu oluşan koku, gaz ve tozların yol açtığı solu-


İş Güvenliği

num, mutasyon, kanser riskleri. Gazlar, kuru tozlar, otlaklar, yeşil alanlardaki mikroplu organik tozlar, kokular, tarımsal kimyasallar nedeniyle solunum yolu rahatsızlıkları oldukça fazladır. Bronşit, akciğer zarı iltihabı, astım sık rastlanmaktadır.Kişisel koruyucu donanım kullanımına önem verilmelidir. 5-Hayvanlarla yakın temas sonucu ısırma, sokma, tepme gibi riskler. Yakın temas gerektiren çalışmalarda hayvanların hırçınlaşması, ürkmesi sonucu ısırma, tepme, boynuz darbesi fiziksel yaralanmalara yol açmaktadır. Yine arazide yada hayvan damlarında bulunan arı, akrep,yılan gibi hayvanların sokması, ısırması karşılaşılan olaylardır. Bu olaylarla her an karşılaşılacağının bilincinde olunmalı, fiziksel darbe yada sokma ısırma olayları karşısında ilk yardım önlemleri alınmalıdır. 6-Hayvanlarla temastan bulaşan virüs, bakteri, parazit içeren zoonoz hastalık riskleri. Zoonoz, Doğal olarak omurgalı hayvanlardan insanlara, insanlardan hayvanlara geçen ve her yerde görülebilen hastalıklar veya enfeksiyonlardır. Yani insan ve hayvanların bakteriyel, virütik, parazitler birebirine bulaştırabildikleri hastalıklara zootonik hastalıklar denir. Bunlar uduz, brucellosis, şarbon, ruam, toxoplasmosis vb. gibi son derece ciddi hastalıklardır. Bununla ilgili olarak hijyen aşılama ve dezenfe, izleme ve kontrol konularında hassasiyet gösterilmelidir.

7-Yüksekten düşme, hareket eden ya da düşen cisimlerin çarpması, elektrik, ulaşım araçlarının kazaları; Hayvan damlarında yüksekte yapılan işler sırasında düşme,elektrik akımına maruz kalma,işe geliş gidiş sırasında araç kazaları sonucu zarar görme önemli riskler arasında sayılır. Yüksekte yapılan işlerde mutlaka emniyet kemeri, yaşam hattı, file gibi koruyucu donanım kullanılmalıdır. Elektrik işleri,diğer tamirat işleri yetkililere bırakılmalıdır. Ulaşım araçları konusunda trafik kuralları dışına çıkılmamalı,araç bakımları,emniyetli sürüş konularında eğitime önem verilmelidir. 8-Sütlerin sağımı, depolanması, süt toplama, sütlerin mandıralarda işlenmesi aşamasındaki riskler. Çiftliklerde hayvanların bakımı, beslenmesi, sütlerin sağımı, süt toplama merkezleri ve mandıralara ulaşımı, mandıralarda işlenmesi sırasında oluşacak kazalarla ilgili titizlikle önlem alınmalıdır. Mandıralarda sütün kaynatılması mayalama paketleme, tüketiciye ulaşımı, fabrika içi kaza olasılıkları bu önlemler içinde değerlendirilmelidir.

Bunun için; 1-Çalışma alanlarının çalışma araç ve gereçlerinin güvenlik yönünden ele alınması gerekmektedir. 2-Tarım makinelerini araç gerecini kullananlar kullanma yetkinliği için belgeli olmalıdırlar. 3-Çalışırken toz gaz maskeleri, emniyet kemeri, kulaklık, çizme eldiven vb. gereken kişisel koruyucu donanım kullanımı izlenmelidir. Özellikle çıplak elle çiftlik hayvanlarına dokunulmamalıdır. 4-İnsanların ve hayvanların aşılamalarının yanında rutin veteriner kontrolleri yapılmalıdır. 5-Düzenli olarak sağlık denetimleri, haşere kontrolü, riskli alanların ilaçlamaları yapılmalıdır. 6-Kapalı çalışma alanları koku, gaz ve toz oluşumu nedeniyle cebri havalandırmayla havalandırılmalıdır. 7-Çalışma alanlarının tertip düzen ve temizliğine hijyenine özen gösterilmelidir. El ve kişisel temizliğe her zaman önem verilmeli. Tırnaklar uzun olmamalı. Hayvanlarla etkileşimden sonra eller en az 30 saniye bol sabunla ovularak yıkanmalıdır. 8-Özellikle açık alanlarda çalışanlar koruyucu kremler kullanmalıdır. 9-Evcil Hayvanların bulunduğu ortamlarda açıkta gıda bırakılmamalıdır. 10-Isırıklarda kesinlikle 10 dakika bol sabunlu soğuk suyla yıkayın. 11-Çiftlik çalışanları devamlı sağlık kontrolünden geçirilmelidir.

YAŞAMIN HER ALANINDA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ÖNCELİĞİMİZ OLSUN.

SONUÇ Hayvancılık yapan işletmeler için kısaca önemli riskleri sıraladık. Bu işletmeler görüldüğü gibi önemli barındırdığından iş sağlığı ve güvenliği önlemleri göz ardı edilmeden çalışılması iş güvenliği kültürünün yerleştirilmesi önceliğimiz olmalıdır. Temmuz 2018

25


Kültür-Sanat

UMUT

“Bu yazı, bir tiyatro tutkununun, yokluklara, imkansızlıklara ve yorucu bir yolculuğa rağmen, içindeki aşkın sesiyle yol alan bir tiyatro sevdalısının kendi ağzından öyküsüdür… Hayatın sadece yokuş ayağı değil, nasıl dikenli bir yolculuk olduğunu anlamak için sonuna kadar okumak gerekir… Ödemiş’te bir tiyatro sevdalısı olan Mehmet Mursallı’nın kaleminden zorluklara karşın bir başarı öyküsü bu… “Tiyatro sevdam çok eskilere dayanmaktadır. İlköğretim yıllarında öğretmenimin bendeki yeteneği keşfedip, beni yönlendirmesiyle bu kara sevda başladı. Ve o gün bu gün iflah olmadım. Tiyatro sanatı engin bir deryadır. Ve tiyatro sana--tında eğitim, öğrenme süreci hiç bir zaman bitmez. Ömür boyu sürer. Bugüne kadar çocuk oyunu olsun, yetişkin oyunu olsun birçok oyun sergiledik. Çocuklar ve gençler yetiştirdik. Yetişkin kadroyla çalışmalar yaptık.” UMUT SANAT EVİ ve Tiyatro Cafe fikri hep aklımızdaydı. Bunu planlıyorduk. Projemiz buydu. UMUT Tiyatro yıllarca dernek çatısı altında faaliyet gösterdi ama artık bu bize yetmiyordu. Ve biz de süreci hızlandırıp bu yola çıktık. Malum Türkiye şartlarında sanat yapmak hele hele kırsalda sanat yapmak oldukça zor. Cafemizin tiyatroyu destekleyeceğini, sübvanse edeceğini düşünerek tiyatro ve cafemiz bir arada doğdu. İki katlı bir sanat evimiz var. Üst katımızda 40 kişilik cep tiyatromuz, alt katımız ise sanat cafemiz. Cafemizde her yaş grubuna göre kitaplarımız var. Çocuklar ve gençler gelip kitap okuyup, ders çalışabili-

26

Temmuz 2018

yor bir taraftan müzik yapabiliyorlar. Çocuklar ve gençler bu çatı altında keyifli, verimli zaman geçiriyorlar. Adımız neden Umut? Umut tiyatro çok eski bir oluşum. Hatta tiyatromuzun adının çocuğumuzun isminden geldiğini düşünenler bile var. Hayır, çocuğumuzun ismi değil. Biz Umut’u kurarken kendimizden ve gelecekten umutluyduk. Geniş bakıyorduk hala öyleyiz. Evet, çocuklarımızdan ve gelecekten umutluyuz ve böylelikle çalışmalarımıza devam ediyoruz. Şairin dediği gibi ‘Umut fakirin ekmeği’ Umut Sanat Evi’nin her bir köşesini kendi emeklerimizle yani Mursallı Ailesi olarak yaptık. Her bir taşında emek ve aşk var. Aylarca uğraştık sanat evimizi hayata geçirmek için. Doğrusu değdi. İçimize sinen, hoş bir yuva oldu. Her bir santiminde sanat var. Burada her daim sanat yapılıyor. Tiyatro, çocuk ve yetişkin oyunları, kurslar, sergiler, söyleyişiler, imza günleri, film okumaları, felsefe söyleşileri, şiir dinletileri,

canlı müzik vs. kısaca sanata dair herşey. Sanatın yaşı yoktur diyoruz. 3 yaşından başlayarak 70 ve üzeri her yaştan dostlarımız var. Yani hedef kitlemiz, yelpazemiz çok geniş. Ve bölge halkımız bu durumdan çok hoşnut. Ödemiş’te tiyatro cafe (sanat evi) ilk ve tektir. Bunun bir ihtiyaç olduğunu, evimizin var olmasından çok mutluluk duyduklarını halkımız dile getiriyor. Umut Ailesi büyüyerek yoluna devam edecek. Fakat bilindiği üzere sanat yapmak oldukça maliyetli bir eylem. Bu güne kadar sanata dair ne yaptıksa bütün harcamalarımızı hep kendi imkânlarımızla yaptık hiçbir destek almadık daha doğrusu bulamadık. Fakat sanat konusunda yapılan yatırımın hiç bir zaman boşa gitmeyeceğini belirterek sivil toplum kuruluşlarından, belediyelerden, köklü esnaflardan sponsorlukta beklemiyor değiliz. Kendi olanaklarımızla bir yere kadar. Bu tür destekleri bulursak çok daha iyi işler ortaya koyarız.


Evet, sanat üretim demektir. Mekânımızla ilgili birçok proje ve çalışmalar var aklımızda yapmak istediğimiz. Bunlardan bir tanesi yazlık sinema idi. Çocukluğumuzun o güzel tadı. Bunu gerçekleştirdik. Ve izleyiclerimizin de eskiye dair özlem duyduğunu gördük. Çekirdek ve Mercan gazoz eşliğinde nostalji yapıyoruz. Şimdi de sırada gerçekleşmesi gereken bir proje daha var. Ve Ödemiş tarihinde bir ilke imza atacağız. Bu güne kadar Tiyatro Umut olarak birçok festivalden davet alıp oyunlarımızı sergileyip Ödemişimiz’i en iyi şekilde temsil ettik. Ayrıca şunu da büyük bir gururla söylemeliyim ki; Türkiye genelinde düzenlenen XVIII. Direklerarası Seyirci ödüllerinde Ege Bölgesi’nden ‘Ödemiş Umut Tiyatrosu’ olarak Farkındalık Ödülü aldık. Bu ödül ile Ödemiş tarihine bir çizik attık. Ödemişimiz’in adını Tiyatro sanatıyla duyurduk. Şimdi de yeni bir başlangıç. Yine bir ilki gerçekleştireceğiz, Tiyatro Festivali yapacağız. Tiyatro oyunları, atölye çalışmaları, söyleşiler, canlı heykel performansları, sokak tiyatroları gibi birçok etkinlik yapıp, halkımızın yakından tanıdığı sanatçıları burada ağırlayacağız. Ödemiş halkımız için çok güzel bir kültürel etkinlik olmakla birlikte Ödemişimiz’in adını sanat ile bir kez daha duyuracağız. Bunun içinde resmi kurum ve kuruluşlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve halkımızın desteğini bekliyoruz. Ayrıca yapmak istediğimiz sanatsal o kadar çok çalışma var ki sanki ömrümüz buna yetmeyecekmiş gibi geliyor. Kısaca her şey insana dair ve her şey Ödemiş için… Sanatla kalın, UMUT’ la kalın…”

ÖSYM 2018 YKS sonuçları açıklandı ÖSYM tarafından üniversiteye girişte yeni sınav sistemi olan YKS sonuçları açıklandı. Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na giren adaylardan TYT’de, sözel, sayısal ve eşit ağırlık puan türlerinde birer, dilde ise 5 aday 500 puan alma başarısını gösterdi. Öğrenciler, ÖSYM’nin sonuç sayfasından TC kimlik numarası ve şifre girerek

YKS sınav sonucunu sorgulayabiliyor. Adaylar, üniversitelere yerleşmek için tercihlerini 7-14 Ağustos’ta yapacak. YKS PUAN DAĞILIMI YKS’ye giren adaylardan TYT’de, sözel, sayısal ve eşit ağırlık puan türlerinde birer, dilde ise 5 aday 500 puan alma başarısını gösterdi. Ortaöğretim Başarı Puanı’nın 0,12 ile çarpılarak sınav puanına eklenmesiyle elde edilen puanlara göre, TYT’de 18, sözelde 1, sayısalda 51, eşit ağırlıkta 3 ve dilde 7 aday, 550 ve üstünde puan aldı. TYT’de sınavı geçerli olan 2 milyon 260 bin 273 adayın testlerdeki ortalama doğru cevap sayıları şöyle: “Türkçe 40 soruda

16,179 ortalama, sosyal bilimler 20 soruda 6,003 ortalama, temel matematik 40 soruda 5,642 ortalama, fen bilimleri 20 soruda 2,828 ortalama.” AYT’ye girip sınavı geçerli kabul edilen 1 milyon 877 bin 568 adayın ortalama doğru cevap sayıları ise şu şekilde: “Türk dili ve edebiyatı 24 soruda 4,743 ortalama, tarih-1 10 soruda 1,617 ortalama, coğrafya-1 6 soruda 2,271 ortalama, tarih-2 11 soruda 1,465 ortalama, coğrafya-2 11 soruda 2,856 ortalama, felsefe grubu testinde 12 soruda 2,017 ortalama, din kültürü ve ahlak bilgisi veya ek felsefe grubu testinde 6 soruda ortalama 2,098, matematik 40 soruda ortalama 3,923, fizik 14 soruda 0,467 ortalama, kimya 13 soruda 1,109 ortalama, biyoloji 13 soruda 1,669 ortalama.” geldi. Temmuz 2018

27


Uzmanından

HACAMAT TEDAVİSİ Bu tedavi şekli yüzyıllardır öncelikle Çin Tıbbı içinde var olup diğer coğrafi bölgelere yayılmış ve Müslüman grup ve devletlere yayılması ile de ülkemizde de uygulanan ancak modern tıbbın pek de ilgi duymayıp hatta dışladığı bir yöntem olarak günümüze kadar gelmiştir. Dini ritüelleri de bulunan yaş kupa tedavisi olarak da isimlendirilen hacamat uygulamalarının en çok Pazar, Pazartesi ve Perşembe günleri etkili olduğu, ayın 17,18,19’larında daha etkili olduğu ve en son olarak da Ekim ayı içinde çok etkili olduğuna inanılır. Bu durumda Ekim ayının 17,18,19 unda hele Perşembe, Pazar veya Pazartesi günü yapıldığında çok etkili olduğu düşünülür. Bu yüzden de dini bir vecibe gibi uygulanan bu yöntem merdiven altı diye tabir edilen şekilde tıbbi sterilite şartları göz ardı edilerek hekim ya da sağlık çalışanı olmayan yani ehliyeti olmayan kimseler tarafından icra edilmekte idi. Sağlık çalışanları ve eğitimli insanlar ise bu yöntemin bir aldatmaca ya da dini bir istismar aracı olduğuna inanmakta idiler. Tabii ki bir yöntemi tek taraflı düşünmek gerçekten bilimsel yakla-

28

Temmuz 2018

şımdan uzak ve peşin yargılı davranılarak bilgi sahibi olmadan sadece karalayıp “Etkisi yoktur !” demek doğru bir yaklaşım olamaz. İşte tam da bu sırada Sağlık Bakanlığımız Getat Grubunu oluşturdu. Açılımı Genel ve Tamamlayıcı Tıp. Burada tamamen bilimsel kaynaklar ve veriler ile yararlı ve zararlı etkilerinin belirlenebileceği bir terazi gibi düşünün yaş kupa terapisi de denilen hacamat yönteminin bu işin doğru ve bilimsel eğitimini almış hekim ya da sağlık personelinin gerekli tüm tıbbi önlemleri alarak uygulayabileceği, standardize edilmiş ve en önemlisi ehli olmayanlarca merdiven altı uygulamaları engellenmiş şekilde hasta kimselere uygulanmasını teşvik etmiştir. Peki, o zaman hacamat tedavisi nedir? Cildin belirli noktalarına kupa denilen mika kutucuklar ile negatif basınç uygulayarak kanlanmanın arttırılması sonrasında ise aynı alanın kupaların kaldırılarak bistüri ile yapılan kesiklerinden çıkan atık kanın dışarı alınması yöntemidir. Kupaların uygulama noktaları akupunktur ve neural terapi noktaları ile aynıdır. Bu çok önemli ve ilginç

bir durumdur. Çünkü etki mekanizmaları aynıdır. Otonom sinir sistemini uyarmak.. Bu yolla psikolojik hastalıklar, hormonal dengesizlikler, bel ve boyun ağrıları ve fıtıklar, idrar yolları ve böbrek hastalıkları, baş ağrıları, karaciğer hastalıkları ve bozuklukları, akciğer hastalıkları ve bozuklukları, kabızlık, alerjik hastalıklar ve en önemlisi romatizmalı hastalıkları tedavi edilebilmektedir. Bu işlem aslında bir çeşit kan detoksu olarak da anılabilir. Bu sayede bağışıklık sistemi güçlendirilmiş olur. Yorgunluk ve fibromyalji durumlarında da gerçekten çok etkilidir… Kanı ciltten vakum ile boşaltma işlemi olması nedeni ile sterilite çok önemlidir. Bir hastada kullanılan malzemeler diğer bir hastada kullanılırsa AİDS, hepatit veya buna benzeyen hastalıkların yayılmasına da neden olunabileceği için çok da masum bir işlem olarak düşünülmemelidir. Her hastada gerekli tıbbi hassasiyet gösterilmelidir. Bunun yanında internet ortamında ya da reklam şeklinde bir sürü ipe sapa gelmez endikasyonlar da yüklenmiş olan bu yöntemden mucizeler beklemek de son derece yanlıştır. Mesela büyü ya da nazara iyi geldiğini kısmetleri açtığını ifade eden reklamlar ise hem gerçeklerden ve bilimsellikten uzak, hem de kandırmaca ve şaklabanlığa kadar giden kontrolsüzlüğü gösteren durumlardır. Yaptırmak isteyen kimselerin öncelikle yapan kişide şu özellikleri araması gereklidir. Hacamat uygulamalarını yapacak kişinin işin ehli, sağlık bakanlığı sertifikalarına sahip, sağlık çalışanları olması şarttır. Bu kişiler zaten meslekleri gereği gerekli tıbbi önlemleri alınarak bilinçli ve doğru şekilde yaş kupa uygulamaları ile hastalarını sağlıklarına kavuşmak isteğindedirler. Sağlıklı Günler Dilerim.



Bizden Ă–nermesi

30

Temmuz 2018


Çöz Bakalım

Farkındalık

Testi!

PUANLAMA :

Her evet cevabı için 2 puan, her belki için 1, her hayır cevabı için 0 puan vermelisiniz. 1-26 ve üstü puan 2-25 – 19 üstü puan 3-18 – 12 üstü puan 4-11- 5 üstü puan 5-5 ve altı puan

Daimi farkındalık düzeyindesiniz. Siz her şeyin farkındasınız. Farkındalığınız yükseliyor. Farkında olma yolundasınız. Farkındalığınız henüz gelişmemiş.

Hayat akışı içinde endişe ve korkulardan arınabiliyor musun? Her korku ve endişenizin altında bir sahiplenme ve beklentiniz olduğunu düşünüyor musunuz? Yaşamınızda rol alanlar kendi anlayışlarıyla vazifelerini yaparken, asıl siz kendi anlayışınızı kendi hayat programınızı uygulayabiliyor musunuz? İyi ve kötü gibi görünen şartlara bakış açınızı dengede tutup, bu ikiliği kendi iç dünyanızda birleştirebiliyor musunuz? Her varlığı, size zarar verip vermediğine bakmadan, kendinizden bir parça olarak kabul edebiliyor musunuz? Beslediğiniz düşüncelerinizle, yarattığınız isteklerinizle, belirlemiş olduğunuz ihtiyaçlarınızla cevaplar almakta olduğunuzun farkında mısınız?

Korku, endişe, kabulsüzlük, hoşgörüsüzlük, kontrol etme isteği, sahiplenme, ayırma ve yargılama gibi duygularınızı özgürleştirme konusunda başarılı mısınız? Çevrenizdeki kişileri kendi düşünceleriniz ve ihtiyaçlarınız doğrultusunda yönlendirdiğinizi gözlemliyor musunuz? Her durumda kendinizi savunmaktan ve kendinizi haklı çıkartma gayretinden vazgeçip, sorumluluğunu üzerinize alarak, daha iyisini yaratma konusunda cesur seçimler de bulunuyor musunuz? Gözlemlediğiniz olayları yargıladığınızda ortaya kattığınız duygularınızla onları beslediğinizi, genişlettiğinizi ve kuvvetlendirdiğinizi biliyor musunuz? Oluşturduğunuz düşünce ve duyguların gerek yakın gerek uzak çevrenizde tesirler yarattığını biliyor musunuz?

Günlük yasamın içinde hangi tür etkilerin ve telkinlerin altında kararlar almaya yönlendirildiğinizin farkında mısınız? Ben kendim karar verdim, dediğiniz anda bile bilinçaltınızın etkisi altında olabileceğinizi biliyor musunuz? Hiçbir gelişmenin kesin bir sonucu olmadığını, her sonucun sadece potansiyel olarak var olduğunu kaderi her an seçimlerinizle belirlediğinizi, her anın bir sonraki anı yarattığını biliyor musunuz? Gözlemlediğiniz her durumun sizin bakış açınıza göre anlam kazanarak şekillendiğini, gözleyenin gözlenenden bağımsız olmadığını biliyor musunuz? Olmakta olan en güzel şekilde gerçekleşirken, olan size zorluk ve acı yaratıyorsa kendinizi değiştirmeniz gerektiğini düşünüyor musunuz? Temmuz 2018

31


Gündeme Dair

‘Siyasete biraz mola’ diyecektik bu yazımızda ama “Aslan Sosyal Demokratlar” müsaade etmedi. Son 16 yıldır seçim klasiğine dönüşen bir süreci daha yaşıyoruz; kazanan AKP ve Erdoğan, kaybeden 9. seçimin sonunda bile başarılı olduğunu söyleyen CHP yönetimi. Kılıçdaroğlu, 26 Haziran günü seçim değerlendirmesi yaptığı konuşmada AKP’nin seçimi kaybettiğini, meclisteki çoğunluğunu kaybedip ‘topal ördek’e dönüştüğünü söyledi. Bununla da kalmayıp oylarının düştüğünü unutarak yerel seçimlerde daha iyi sonuçlar alacağız dedi. Bu açıklama da yetmedi: “bu partide koltuk sevdalılarının yeri yok” dedi. Bu açıklamalardan sonra aklıma; Cem Karaca’nın “işte geldik gidiyoruz” şarkısının sözleri geldi: “Eskiden karpuz idik, şimdi döndük biz hıyara Bir ayvayı dişler gibi, ısır ısır ömrümüzü Bir girdapta dönüyoruz, yaşamadan günümüzü” 24 Haziran akşamı CHP’nin cengaverlerinden Bülent Tezcan’ı dinledik haber kanallarında. İlk açıklamasında seçim ikinci tura kalıyor: elimizdeki veriler Erdoğan’ın %46, İnce’nin %40 oy aldığını gösteriyor dedi. Aradan 2 saat geçmeden Erdoğan’ın %52 ile seçimi kazandığını söyledi. Bu tezat açıklamaları kendisine soran gazeteciye ise; bize gelen verilerde sandıkların %5’i açılmıştı ona dayanak olarak böyle bir açıklama yaptım dedi. Aklımızla mı alay ediyordu yoksa %5 civarındaki oyla Türkiye’nin şekilleneceğini düşünecek kadar akli problemi mi vardı anlayamadım. Neyse ki, imdadıma yine Cem Karaca yetişti:

32

Temmuz 2018

“Yerel ve genel seçim, seçin bakalım seçin Biz dön baba dönelim, aynı yere gelelim Çete çeteye çatmış, çete çete içinde Battık buruna kadar, Cafer getir peçete” Şubat ayında yapılan kurultayda can dost diye sarıldığı Muharrem İnce’nin anahtar listesinden Parti Meclisi’ne giren Tuncay Özkan ise, Muharrem İnce için: “Kaba saba adam” dedi. Tuncay Özkan’a cevabı yine Cem Karaca versin: “Nush ile uslanmam ben, etmeli beni tekdir Tekdirden anlamazsam, artık hakkım kötektir Eskiden adam gibi, oturur meze yerdik Şimdi meze yer gibi, oturup adam yiyoz gari” Sadece genel başkanlık değişimi “değişim” midir? Partinin programını ve tüzüğünü sol şeride çekmeden başarılı olunabilinir mi? Olağanüstü hal koşullarında başlayan ve bugün başkanlık koşullarında devam eden flormar işçilerinin direnişinde neden CHP yok? Malatya’da, Amasya’da Ziraat Bankalarının önünde kendilerini yakmaya çalışan çiftçiler için ne yaptı ya da ne yapacak CHP? Hak, hukuk, adalet demek; Soma’yı, Suruç’u, Ankara Garı’nı unutmak mıdır? Bilim ve aydınlanmadan bahsetmek; seçimden hemen sonra ihraç edilen bilim insanları için ağıt yakmak mıdır? Peki CHP nerede? Tayyip Erdoğan’ın “OHAL sayesinde grevlere anında müdahale ediyoruz” dediği TÜSİAD toplantılarında sermayeye

şirin gözükme derdinde… Buradan iktidar çıkmaz, buradan emek çıkmaz, buradan sol çıkmaz. Sokakta olmayanların, hak arama mücadelesinde olmayanların, dayanışmayı bilmeyenlerin, kendilerine bile samimi olamayanların %22’yi başarı görmeleri doğaldır. Yerel seçimler yaklaşırken kurultay bize zarar verir diyenler AKP’ye baksınlar ağustos ayında kurultaylarını yapacaklar. Kazananlar seçimin değerlendirmesini yapıp, kurultaya giderken, kaybedenlerin yerel seçimi bahane etmeleri yenilgiye doymadıklarını gösteriyor. Haklılar tabi, doksan dokuza yüz ağır gelmez… Süreci böyle değerlendirenlere en iyi cevap yine Cem Karaca’dan: “Ben sana hayran, sen cama tırman Yok içmeye bir şişe bile ayran Nene gerek senin taht-ı revan” Başarmak için; birlikte yaşamak, birlikte mücadele vermek önemli bu ülkede, tıpkı 1923’te yapıldığı gibi: Maraş’a neden kahraman dedik, Antep’e neden gazi, Urfa’ya neden Şanlı?.. 24 Haziran Tunceli seçim sonuçlarına bakmak yeterli olacaktır. 22’yi 51 yapmak zor ama 40’ı 51 yapmak daha kolay! Gelecek biziz ve bizi güneşli güzel günlerden mahrum etmeye kalkmayın sayın Kılıçdaroğlu! Son sözü yine Cem Karaca’ya bırakalım: “Ağam kurban beyim kurban hallarımı neyleyim Ne bir eksik ne bir fazla hepsi tamam söyledim Kır kalemi kes cezamı yaşamayı neyleyim Namus belasına gardaş verdiğimiz can bizim”


EÄ&#x;lence

Temmuz 2018

33





Turn static files into dynamic content formats.

Create a flipbook
Issuu converts static files into: digital portfolios, online yearbooks, online catalogs, digital photo albums and more. Sign up and create your flipbook.