2 AYDA BİR YAYINLANIR EKİM 2013 - SAYI 75
“TESHIAD, 25 YIL ÖNCE KURULMUŞ ve SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ OLAN BİR DERNEK“
BİR KOVA SU İLE BAŞLAYAN 1.5 MİLYON İSTİHDAM…
30 YILLIK İSTİKRARLI HİZMETİN AVM EMİN ADIMLARLA ZİRVEYE YATIRIMLARINDA GİDEN YOLCULUĞU ALTI KENT ÖNE ÇIKIYOR
BAŞKANIN MESAJI
Sektör TESHİAD ile birlikte büyüyor Sevgili Meslektaşlarım, Değerli TESHİAD üyeleri ve Hizmet Dergisi okuyucuları, Hizmet Dergisi, yeni yayıncısı ve yeni yayın konseptiyle her dönem olduğu gibi sektörün sesi ve iletişim platformu olmaya devam edecek. Öncelikle Ekim ve Kasım sayımızda sektöre ilişkin ele aldığımız dosya çalışmalarımız “Değişen global Pazarda temizlik sektörü “ üzerine hazırladığımız çalışmada; sektörün ekonomik boyutunu değerlendirmek, değerli akademisyenlerimizden ve sektörün önde gelen yöneticilerinden sektör hakkında değerlendirmelere yer vermenin, sektöre katkı anlamında önemli olduğu düşüncesindeyim. Bunun yanında sektörümüzün en büyük iş kolu olan“AVM Özel” dosyamızla, bu sektörün ekonomik boyutlarını görme, yeni yatırım ve gelişimini sektör ile paylaşmanın, firmalarımızın planlamalarında önemli yer tutacağa inanıyorum. Açıkçası sektörün önemli bir kolu olan hizmet sağlayıcılarının, yeni ürün ve yeni yatırım planlarını, sektörümüzün ekonomik boyutunu ve gelişimini görmek heyecan verici. Bu konuda gerçekleşen yeni gelişmeleri de yeni sayımızda bulacağınızı ve keyifle okuyacağınızı umuyorum. Temizlik sektöründe sürdürülebilir rekabet gücü, günümüzün en önemli sorunlarından biridir. TESHİAD olarak sektörün geleceğini planlamak adına üst düzey çalışmalarımız devam ediyor. Bu anlamda ülkemizi merkez olarak gören yatırımcıların, hizmet kalitelerini geliştirmek adına yapmış olduğu çalışmaları takip etmemizin yanı sıra, ülkemizin ve bulunduğumuz coğrafyanın talep ve ihtiyaçlarını en doğru şekilde anlamak bizim için önemli. TESHİAD olarak sektörün gelişimi ve ilerlemesi konusunda da sektörümüzle birlikte öncü rol almayı hedefliyoruz. Ülkemizin coğrafi konumu itibariyle, diğer sektörlerde olduğu gibi bizim sektörümüzün de merkezi üs görevi göreceği düşüncesindeyiz. Gerek konum itibariyle, gerekse rekabet ve büyüme sonuçlarıyla, sektörümüzde birçok kurum ve kuruluş gözünü Ortadoğu’ya çevirdi. Ürün Tedariki konusunda ülkemize duyulan güven ve yatırımcılarımızın girişimleri ile birlikte hizmet satın alınması konusunda tercih edilen ülke olduğumuzu görmekte ve birtakım çalışmalar olduğunu gözlemlemekteyiz. Bu yönde görüşmelerimiz ve ilerleyen dönemlerde hizmetin satın alınması konusunda Ortadoğu ülkeleri ile bir işbirliği içerisine girmemiz kaçınılmazdır. Sektör adına birlik ve beraberliğin önemini vurgulayarak, tüm okuyucu ve üyelerimizin geçmiş Kurban Bayramını kutlar, esenlikler dilerim. Saygılarımla, Bülent Doğru TESHİAD Yönetim Kurulu Başkanı
10 TESHIAD Adına İmtiyaz Sahibi Yayın Koordinatörü Genel Yayın Yönetmeni Yazı İşleri Müdürü Editör Reklam Sorumlusu Tasarım ve Uygulama Yayın Kurulu
Yayın Türü Yönetim Yeri :
Tel : Faks : E-mail : Web :
: : : : : : : : : : : :
Bülent DOĞRU Abdurrahman Çınar Umut Yalkı Zafer Mumcular Demet Atay Serkan Orum Erhan AYDIN Bülent DOĞRU (Başkan) Zafer MUMCULAR Mehmet ERSOY Umut DELİKANLI Yaygın, süreli, 2 ayda bir
Libadiye Cad. Tahralı Sok. Kavakyeli Plaza A Blok No:7 D:30 Ataşehir / İSTANBUL (Soyak Migros Karşısı) 0216 291 22 58 0216 291 22 59 teshiad@teshiad.org.tr www.teshiad.org.tr
Yapım : Ekonomi Ajans Yayıncılık,Paz.ve Danışmalık Hizmetleri Adres: Fevzi Paşa Cad. No 2 Sarı Ap.D:6 34750 Küçükbakkalköy – Ataşehir – Istanbul Tel : +90 (0) 216 572 60 69 Faks : +90 (0) 216 576 89 96 Basım : Hizmet Dergisine Ulaşmak için : teshiad@teshiad.org.tr hizmetdergisi@teshiad.org.tr Her hakkı saklıdır. Yayımlanan yazı ve fotoğraflar kaynak gösterilerek özet alıntı olarak kullanılabilir. Basılan ilanların sorumluluğu tamamıyla ilan sahiplerine aittir. Yazılarla ilgili her türlü hukuki ve etik sorumluluk yazarlarına aittir.
“TESHIAD, 25 yıl önce
kurulmuş sürdürülebilirliği olan bir dernek“
12 Bir kova su ile başlayan 1.5 milyon istihdam…
14 Sektör ücrete dayalı rekabet ve kayıt dışı arasında sıkışmış durumda
26 Türkiye’de AVM ihtiyacı olan
52 “Temizlik ve Yüzey
İstanbul dahil, birçok bölge var
Ekipmanlarının Önemi
56 “Türkiye’nin En İyi Yeni Oteli” Seçildi
28 “İlk hedefimiz teknolojiyi ve hijyeni en yüksek noktalara taşımak”
58 Yangın ve Patlama Riski Artıyor
32 Temizlik Var... Temizlik Var…
60 Star Makine’den dev yatırım
42 Satınalma Müdürleri “Ürün odaklı” hareket etmeli
62 Sürekli Hizmet Deneyim İster…
50 “Türkiye çevre bölgeler için
64 İş Sağlığı ve Güvenliği
bir merkez görevi görüyor”
hakkında tüm bilinmeyenler
68 Sealed Air ve TESHİAD‘ın iftar yemeği, sektörü bir araya getirdi
KAPAK KONUSU
“TESHiAD’ın en önemli hedefi federasyonlaşmadır”
TESHİAD’ın önümüzdeki dönemde Federasyonlaşmayı hayata geçirmeyi hedeflediğini kaydeden Bülent Doğru, “Umuyorum ki, bu dönem alt işverenlik komisyonu toplanıldığında, bakanımız taraf lardan biri olarak TESHİAD’ı da o komisyonlara çağırır” dedi. TESHİAD Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Doğru; “TESHiAD’ın bu dönemdeki hedeflerinden en önemlisi federasyonlaşmadır. Bu süreci yönetebilecek bu bilince sahip bir yönetim kurulumuz ve arkadaşlarımızın olması, sürecin daha hızlı geçeceğini bana göstermektedir. TESHİAD olarak bugüne kadar emek vermiş tüm başkanların ve yönetim kurulu üyelerinin arzuları tahmin ediyorum ki, bu teşvik ve yasal düzenleme noktasında olmuştur. Fakat şunu anladık ki mevcut durumumuzla yasal düzenleme noktasında etkili olamadığımız görülüyor. Belki federasyonlaşmak bu eksikliğimizi giderir diye düşünüyorum. Umuyorum ki, bu dönem alt işverenlik komisyonu toplanıldığında, bakanımızın taraflardan biri olarak TESHİAD’ı da o
10
Ekim 2013
komisyonlara çağırması olur. Çünkü Türkiye‘de ana işveren ve alt işveren ilişkisinin olduğu en büyük sektörüz” dedi.
“Sektörel dernekler ticaret yaşamının vazgeçilmezleri arasında“ Sektörel derneklerin ticaret yaşamının vazgeçilmezleri arasında olduğunu ifade eden Doğru, “Bir süre sonra küresel ekonomiler de yerlerini federasyonlaşmaya bırakmaktadırlar. Federasyonlaşmanın derneklerde önemi: Daha geniş kitlelere ulaşabilmeleri, üye sayılarını genişletebilmeleri ve en önemlisi ortak iş yapma kültürünü sağlamalarıdır. Biz işte bu ortak iş yapabilme kültüründen dolayı son genel
kurulumuzda federasyonlaşma kararı aldık. Ancak bunun çok kolay olmamakla beraber zaman gerektiren bir süreç olduğunu biliyoruz. Bu çalışmaları ciddiyetle yönetebilen, uzun soluklu duruşlar sergileyebilen, geniş bir üye kitlesine sahip olan derneklerin federasyonlaşma noktasında daha başarılı olduğunu görüyoruz” şeklinde konuştu.
“Üye sayısında azalma olmadan hep büyüdük” TESHİAD Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Doğru, TESHİAD’ın sektörün en köklü ve nezih derneklerinden birisi olduğunu, derneğin 1992 yılında kurulduğunu ve sürdürülebilirliği olan bir dernek olduğunu belirtti. TESHİAD‘ın üye sayısında azalma olmadan hep büyüyerek yoluna de-
vam ettiğini ifade eden Doğru, “Bunun sebebi gelişen bir sektör olduğumuzdan kaynaklanıyor. Bu dönem ana hedeflerimizden bir veya birçoğu tamamen gelişmiş pazarlarla ilişki boyutumuzun gelişmesi üzerine kurulu olacak“ dedi. Bülent Doğru, “Dünyadaki gelişmiş ülkelerde temizleme endüstrisinin geldiği noktayı doğru analiz edebilirsek; bunun içerisinde temizliğin meslek olarak biçimlendirilmesi için teşviklerin sektöre kullandırılması, kıdem yasasının yeni düzenlemeyle uygun hale getirilmesi ve her şeyden daha önemlisi, elimizi kolumuzu bağlayan az karlarla çalışan firmalarımızın sürdürülebilirliğini sağlayacak kişi bazlı fiyatlardan metrekare bazlı fiyatlamaya geçilmesidir. Sürdürülebilirlik ve markalaşma, asıl olması gereken unsurlar olarak göze çarpmaktadır. Bizim artık dünya çapında kendi markalarımızı yaratmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.
“Günümüzde her alanda hızlı bir değişim süreci yaşanıyor” Bülent Doğru, günümüzde her alanda hızlı bir değişim sürecinin yaşandığını ve bu değişimin bir sonucu olarak üretim sektöründen, hizmet sektörüne doğru geçiş yaşanmakta olduğunu, hizmet sektöründeki bu gelişimin çok geniş ve çeşitli alanlarda gerçekleştiğini belirtti.
“Hizmet sektörünün önemi gittikçe artmaktadır” Başkan Bülent Doğru, “Özellikle gelişmiş ülkelerde klasik sanayi ve klasik imalatçılık anlayışından uzaklaşılması, bu klasik anlayışın yerini hizmet anlayışının almasıyla ekonomi bilimi ve hizmet sektöründe artış gözlenmektedir. Ülkemiz açısından değerlendirdiğimizde; son dönemlerde yapılan yatırımlar, kentsel dönüşüm ile yeni yapılan yaşam alanları, bunlara bağlı olarak AVM ve yeni sanayi yatırımları, hizmet sektörü, temizlik-tesis yönetimi ve güvenlik gibi alanlarda talep artışı yaşanmaktadır. Bu nedenle dışarıdan gelecek yatırımcı da ülkemiz pazarını cazip bulmaktadır. Elbette bunu gelişimi tam anlamıyla tamamlamış ülkeler için söyleyemeyiz. Bu ülkelerde deyim yerindeyse taşlar yerine oturmuş durumda. Az gelişmiş ülkeler için de tam tersi bir durum söz konusu. Hizmet sektöründeki faaliyetlerin, profesyonel ekip tarafından yapılması ve idare edilmesi ekstra maliyet olarak görülüyor” ifadesinde bulundu. Doğru, ülkemizin bu noktada birçok sektörde olduğu gibi hizmet sektörü açısında da gelişime açık olduğunu ifade ederek, “TÜİK Ağustos Ayı Sektörel Güven Endeksine baktığımızda da hizmet sektörü güven endeksindeki artış, son üç aylık dönemdeki iş duru-
munun değerlendirmesindeki yüzde 0,9’luk ve gelecek üç aylık dönemde hizmetlere olan talep beklentisi değerlendirmelerindeki yüzde 6,2’lik iyileşme ile sektörümüzün gelişim ve güvenirliğinin artması önemli bir ayrıntıdır” şeklinde konuştu.
“Kurumsallaşmaya, şirket evliliklerine önem vermeliyiz” Bülent Doğru, “Kurumsallaşmaya, çağdaş pazarlama yönetim yapıları oluşturmaya ve şirket evliliklerine büyük önem ve ağırlık vermeliyiz. Tüm bunların küresel rekabette söz sahibi olmak için temel şart olduğuna inanıyorum. Türkiye dünya ekonomisine son 3-4 yıldır hızla entegre olmaktadır. Avrupa ile yıllardır ticari ilişkilerimiz sonucunda bölgede çok güçlü bir çekim merkezimiz var. Böyle bir durumda bu pazardan pay almamız için pazarımızı çeşitlememiz gerekiyor. Artık birçok iş adamımız bunun bilincine varmış bulunmaktadır. Bununla beraber firmalarımız; Markalaşmalı ve Türkiye Pazarı ile ilgilenmek yerine bölgesel ve küresel pazarları düşünmek zorundalar. Yukarıda saydığım sebeplerle ilgili firmalarımızın en büyük problemlerinden biri sermaye yapılarının çok güçlü olmamasıdır. İç pazardaki dengeyi tutabilmek için organizasyon yapısı ve sermaye yapısı çok güçlü olan firmaların başarılı olacaklarına inancım tamdır” dedi.
Ekim 2013
11
KAPAK KONUSU
Bir kova su ile başlayan 1.5 milyon istihdam…
TEMİZLİK SEKTÖRÜ ARAŞTIRMA - Abdurrahman ÇINAR
12
Ekim 2013
Tıp diline Yunan mitolojisinden giren hijyen, kelime olarak sağlam, sağlıklı anlamına gelmekle birlikte, genel anlamda ele alınacak olunursa; Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü olarak ifade edilmektedir. İŞ HİJYENİ: Kanserojen ve Mutajen Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde “özellikle işyeri tabanı, duvarlar ve diğer yüzeyler düzenli olarak temizlenecek ve hijyen şartları sağlanacaktır” denilmektedir. Aynı yönetmeliğin 12. maddesinin ana başlığı “hijyen ve kişisel korunma”; Eğitim başlıklı 13. maddesinde de “hijyen kuralları” konusunda çalışanlara eğitim verilmesi istenmekte; Sağlık Gözetimi ile ilgili 16. maddesinde ise; İşyerinde kişisel ve mesleki hijyen önlemlerinin derhal alınabilmesi mümkün olacak şekilde gerekli düzenleme yapılacaktır denilmektedir. İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinde ise “İşveren tarafından, iş sağlığı ve güvenliği kurulu üyelerine ve yedeklerine “endüstriyel hijyenin temel ilkeleri” konularında eğitim verilmesi sağlanır” ifadesi yer almaktadır.
Yaygın olarak bilindiği gibi; Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanır.” Ülkemizde tarıma dayalı üretim tarzından ticarete dayalı üretim tarzına geçiş, sayıları hızla artan fabrikalar, iş ve alışveriş merkezleri, oteller, hastaneler temizlik sektörünün gelişimine ivme vermektedir.
Sektörün hizmet verdiği alanlar Büro, ofis temizliği, Fabrika, işyeri, plaza temizliği, İnşaat sonrası temizlik, Dış cephe ve cam temizliği, Banka ve market temizliği, Sağlık Kuruluşları temizliği, AVM temizliği Çevre temizliği ve Düzenlenmesi Sert zemin ve yerinde halı yıkama temizliği, Ekip ile ev temizliği. Ülkemizde sektörün yaklaşık 40 yıllık bir geçmişi bulunmaktadır. Faaliyetlerine bir kova su ile başlayan firmalar, bugün ileri teknolojili makine parkı ile faaliyetlerine devam etmekte ve toplamda yüz milyonlarca dolarlık cirolara ulaşmış durumdadır. Bugün sektörün 350 bin kişilik istihdam alanı yarattığı, ortalama dört kişi baz alınarak aileleriyle birlikte bu sayının 1.5 milyon kişiye ulaştığı söylenebilir. Temizlik işletmeleri, genellikle vasıfsız iş gücünü milyarlarca lira harcayarak, meslek kazandırma kurslarına göndererek, işsizliğe çözüm üretmenin yanı sıra ülke ekonomisine ciro ve istihdam katkısı sağlamakta, yabancı firmaların bu alanda ülkemizde faaliyet gösterme iştahını kabartmaktadırlar. Bugün 2000 civarındaki temizlik işletmelerinin; İstanbul (500), Ankara (345), İzmir (300) başta olmak üzere yaklaşık % 57-58’inin üç büyük ilde yoğunlaştığı görülmektedir. Yoğunlaşma nedeni, bu şehirlerin kentleşme ve sanayileşme düzeyi ile orantılıdır. Sektörün daha hızlı gelişmesi ise, bu alanda çalışan nitelikli personel sayısındaki artışın yanında, hizmetlerin standart hale gelmesiyle mümkün olacaktır. Kaldı ki temizlik firmaları, her geçen gün müşteri taleplerini daha fazla dikkate almakta, bu doğrultuda kurumsallaşmaya, markalaşmaya, yeni teknolojilere, eğitime ve özellikle insana yatırım
yapmaktadırlar. Tüm bunlara rağmen bugün sektörün en önemli sorunu, çalışanların yarıya yakınının eğitiminin ilköğretim düzeyinde olmasıdır. Bu durum, temizlik hizmetleri sektörünün eğitilmiş işgücü ihtiyacının önemli düzeyde olduğunu da göstermektedir. Sektörde genellikle genç elemanlar çalışmakta, bu elemanlara düşük ücret ödenmesi nedeniyle de hizmet kalitesi düşmektedir. Sektörün gelişimine kesintisiz devam edebilmesi ve yapılan işin meslek olarak benimsenmesi için öncelikle mesleki alanda bir standart oluşturulması gerekmektedir. Sektörün daha üst kurumlarda temsil edilmesi için bu kurumların ilgili birimlerine yer verilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda Odalar Birliği’nde “Temizlik Meclisi” benzeri bir oluşum gündeme getirilmelidir. Sektörün yurtdışındaki teknolojik gelişmeleri takip edebilmesi için sektörde faaliyet gösteren firmaların yurt dışı fuarlara katılımı teşvik edilmeli, firmaların katılım masraflarının bir kısmı bağlı bulundukları mesleki kurumkuruluşlarca karşılanmalıdır. Sektörde görece daha nitelikli istihdam yaratabilmek için part-time istihdama olanak verecek yasa değişikliği yapılmalıdır. Bu amaçla part-time personel yasası çıkarılmalıdır. Ayrıca sınav ve belgelendirme sistemi oluşturularak personel niteliğinin yükseltilmesi sağlanmalıdır. Çünkü; Avrupa ile yerli firmaların temizlik sektöründeki farkı, işleyiş mekanizmaları ve yasal altyapı zemininin yeterli olup olmamasından kaynaklanıyor. İç pazarın belirli bir doygunluğa ulaştığı dikkate alınırsa, yerli firmaların Ortadoğu ve Rusya gibi henüz regüle olmamış ve doygunluğa ulaşmamış pazarlara açılmalarının sektördeki gelişimin devamı açısından önemli bir itici güç olacağı görülüyor. Sektör gelişime ve yeniliğe açık olmasıyla birlikte, geleceği olan firmaların markalaşabilen, nitelikli eleman çalıştıran, sermaye yapısını büyüten, birleşme ve şirket evliliği yapabilen ve yurt dışından yabancı ortak bulabilen firmalar olacağı belirtilebilir. Kaynak :İzmir Ticaret Odası
Ekim 2013
13
KAPAK KONUSU
Sektör ücrete dayalı rekabet ve kayıt dışı arasında sıkışmış durumda Küresel rekabetin beraberinde finans odaklı kültürü de getirdiğini belirten Cevat Turan ücrete dayalı rekabetin, sektörü kısırlaştırdığını, büyük şirketlerin kendi aralarında yapmış oldukları daha az karlılıkla ölçeğe dayalı rekabet ile kayıt dışı çalışan ve yeni faaliyet gösteren firmalar arasında sektörün sıkışmış durumda olduğunu ifade etti. “Mis Group bütünsel bir entegre yönetim şirketidir”
1988 yılında Temizlik sektörüne giriş yapan MİS GROUP Kasım ayında sektörde 25.yılını dolduruyor. Yaklaşık çeyrek asırdır sektörde olan Mis Group ; Bina ve Tesis Yönetimi başta olmak üzere Temizlik Hizmetleri,Güvenlik hizmetleri , Pest kontrol,Teknik hizmetler ve Peyzaj alanlarında,diğer şirketlerinin kuruluşunu da gerçekleştirerek esas amacını bina ve tesis yönetiminin tüm ihtiyacını karşılamak üzere entegre tesislerdeki bütünsel hizmetin toplamına yönelik organize olmuş bir şirketler topluluğu.Ayrıca bünyesinde Elektronik güvenlik şirketi Mis Teknotürk ve Yangın sistemlerinde Tayvanlı Horringlih’inde distribütörlüğünü barındırmaktadır.Yine kendi sektörünü tamamlayan kiralama modeli ile hizmet verdikleri Ranger Alarm İzleme Merkezi ile de hizmet zincirinin halkalarını tamamlamaktadır. Son yıllarda en hızlı gelişen ‘temizlik ve güvenlik’ sektöründeki büyük şirketlerden biri olan Mis Group ‘un Yönetim Kurulu Başkanı Cevat Turan ile temizlik alanında müşterilerine sunulan hizmetler ve 2013 yılı ile ilgili değerlendirmelerde bulunduk.
14
Ekim 2013
Mis Group Yönetim Kurulu Başkanı Cevat Turan ,kurumun bünyesinde tümüyle kendi içinde uzmanlaşan fakat aynı sektörün yan unsurlarını beraberinde barındırmış şirketlerin bulunduğunu ve Mis Group’un aslında tedarikçinin tüm donanımlarına sahip bir entegre yönetim şirketi olduğunu belirterek, başta ; temizlik hizmetlerine yönelik faaliyet gösteren şirketleri , bina ve tesis yönetimi,elektronik Mis TeknoTürk şirketi ve Alarm Merkezi hizmetlerinde Ranger ile bir binanın veya tesisin ihtiyaç duyabileceği bütün hizmetleri karşıladıklarını ifade etti.
“Türkiye’de pazarın büyüme oranı çok daha fazla “ Yerli pazarın büyüme oranının fazla olduğunu ifade eden Cevat Turan, “ Avrupa ve ABD gibi sanayi devrimini tamamlamış olan ülkelerde sektör sürecini tamamlamış durumda ve yeni binaların üretim faaliyetleri yavaş olduğundan rekabet daha statik ilerliyor ve pazarın büyüme oranı da daha az.” Türkiye’de 13 Milyar Euroluk bir pazar büyüklüğü vardır.Bu pazar inşaat ve yapı sektörüne ham bağımlı,hem de bağımsız olmak üzere %5 oranında büyümeye devam etmektedir. Hükümetin önümüzdeki günlerde almasını umut ettiğimiz iş yasası kanununda yapacağı değişiklikle “asıl işlerde dış kaynak kullanımının” önündeki engellerin kaldırılması ile pazar daha fazla büyüyecektir ve uzmanlaşma bu vesile ile daha çok artacaktır. Türkiye ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde binaların daha hızlı yapılması, kent-
sel dönüşümün çok daha yoğun uygulanmasıyla özellikle son yıllardaki Toki ile birlikte yapılaşmanın değişim göstermesi ,yerli pazarda ciddi artış sağlamakta. Önümüzdeki yıllarda ise ne yazık ki tümüyle tahrip edilen ve yıkılan şehirlerin var olduğu Ortadoğu yeniden inşaa edilmek zorunda. Orada yapılacak yeni kentler sektör açısından belirli fırsatları da gelecekte barındırmaktadır. Avrupalı şirketlere göre Türkiye pazarındaki büyüme şansı daha yüksek olacaktır.Aynı şekilde Türki Cumhuriyetlerde de benzer fırsatlar bulunmaktadır.Türk şirketleri yabancı şirketlerin kıskacından kurtulup kendi bölgesinde hizmet ihraç eden noktaya geldiğinde daha da anlam kazanacaktır.Burada sektörün hükümetin desteğine ve mutlak gücüne ihtiyacı olacaktır.
“ Küresel güçlerin varlığı sektörün üzerinde bir kara bulut gibi dolaşıyor “ Türkiye’de uzunca bir süredir küresel oyuncuların faaliyet gösterdiklerini ve bunu rekabetçi bir şekilde gerçekleştirdiklerini ifade eden Turan, “ Her alandaki küresel entegrasyon bizim sektörümüzü de etkiliyor. Elbette ülkemize yabancı pazardan şirketlerin gelmesi lazım ve ülkemize yabancı sermaye mutlaka gelmeli fakat gelenler sektöre bir nitelik, know-how kazandıramadılar ve sektöre yeni bir bakış açısı getiremediler.Hizmette rekabetin değil,ücrette rekabetin temsilcileri oldular” Tabi burada yabancı şirketleri suçlamıyorum parası ile gelen elbet daha fazla kar elde etmek için gelecektir. Biz rekabete daha duygusal yaklaşmaktayız daha fazla ve daha nitelikli hizmet üretmek müşteriyle iyi ilişkiler kurmak istiyoruz. Tabi doğru olanda bu ama finansal bakış
açısını,kar odaklı olmayı, maliyet kısmını ve oto kontrolü kaçırdığımızı düşünüyorum. Sektör ve Türkiye için oyunun kuralları çoktan değişti.Bu değişimi yönetenler kendini geleceğe taşırken,diğerleri rekabetin doğal seleksiyonuna uğrayacaklardır.Bu kaçınılmaz görünmektedir. Şimdi her iki taraftan yapılan baskılamayla hizmet sektöründe aslında kar marjlarıda yere çakılmış durumda.Türkiye’de peş peşe yaşanan krizler hizmet alıcılarımızın daha çok hizmet maliyetlerini sorgulamaları ve bunu yaparken de yasal riskleri alarak yapmaları,hem kararlılıkları,hem de yasal çalışma iklimini zedelemiş durumdadır. Sektörde 2000’li,2005’li yıllara kadar hizmetin yapılış şeklinde farklılık yaratmak mümkündü daha nitelikli hizmet sunarsam müşteri beni tercih eder rekabeti söz konusu idi ama bugün gelinen noktada sektörde yeterince yetişmiş iş gücü olmasına karşın fark yaratmak hem olası değil,hem de hizmet alıcı için bir önem taşımıyor. Gerek yabancı,gerekse yerli şirketlerin farklı bir katma değer üretme şansları da yok. Geriye sadece finansal rekabet kalıyor ki o da maliyet kontrolünü iyi yapan,yarattığı hizmet değerlerini bilançolarına pozitif yansıtan kurumların ayakta kalacağı bir dönemi yaşıyoruz.Ayrıca karlılığın yerlerde sürüklendiği bu sektör ne kendini taşıyabilir durumda,ne de kurumsallaşmaya ve Argeye yatırım yapabilecek durumda.Böyle giderse çok sürmez el birliği ile sektörün peşinden rahmet okuruz” dedi.
“Sektörde önemli ölçüde yetişmiş işgücü var “ Bugün gelinen noktada gerek güvenlik gerekse temizlik sektörlerinde önemli ölçüde yetişmiş işgücü olduğunu belirten Cevat Turan, hizmetin yapılış şeklinde yabancı şirketlerin ve diğer şirketlerin hizmetleri arasında bir farklılaşmanın olmadığını ifade etti. Hammaddesinin %83 ünün insan gücüne dayalı olan bir sektörde eğitim gerekliliğini ve fakat bunu devletin karşılaması gerektiğini vurgulayanTuran,devletin yaptırım gücüyle meslek liselerinde,halk eğitim merkezleri ve özel kurslar-
da verilecek eğitim ile ucuz iş gücüne dayalı hizmet alanında çalışanın sosyal haklarının yerine getirilmesi, kayıt dışı çalışmadan kurtulmasıyla sektörün işgücünün artmasına katkı sağlanılacağını belirtti.” Şirketlerin kendi bünyesinde bu güne kadar yaptıkları eğitim artık buraya kadar” dedi.
“Sektörde ilk İSO 9001 kalite belgesini alan şirketlerden biriyiz “ Sektörün büyümesini ve devamlılığını sağlamanın ,yetişmiş işgücüne bağlı olarak artacağını ifade eden Cevat Turan, MİS GROUP’un 1988 yılından bu yana kendi bünyesinde bir eğitim departmanı bulunduğunu ve sektöre ilk standartları dayatan, kendi içinde de ilk standartları kurgulayan ve bu gelişimi sağlayan şirketlerden biri olduklarını ifade ederek, tüm temizlik ve güvenlik personelinin şirket tarafından belirlenen eğitim yapısına uygun olarak ,sektörde bugüne kadar bir üniversite gibi çalıştıklarını ve sektörde ilk İSO 9001 kalite belgesini alan şirketlerden biri olduklarını,bunu sadece alan değil hayata uygulayan da olduklarını belirtti. “TESHİAD dünden bugüne elinden geleni yapmakta olan sektörün en eski ve biricik örgütlü varlığı “ Cevat Turan, “bu kadar büyük ciro ve bir o kadar da insan istihdamı gerçekleştiren sektörün sahipsiz olduğunu düşünüyorum, sektörün kendi kendisini yenileyerek ve kendi yapı taşlarını oluşturarak devam etmekte ve kendi kendini yenilemekte. TESHİAD ‘ın sektörün en eski ve en yetkili organizasyonu ve örgütlü varlığı,TESHİAD’ a sahip çıkılması gerektiğini düşünüyorum.Tabi burada derneğin sırtına daha fazla yük vermek sorumluğu omuzlarına yıkmaktansa hizmet iş verenlerinin derneğe verdikleri katkıları tartışmak lazım. Birlikten güç doğduğunun neticelerini çoğu yerde gördük. Maalesef sektörde rekabet artıkça herkes can derdine düşmüş durumda ama başka çıkış yolu yok. Bir araya gelinmesi lazım, sektöre yapılacak işleri dernek çatısı altında hep beraber yapmamız lazım. Sektördeki tüm İş adamlarımızın derne-
ğe ve sektöre sahip çıkmaya davet ettiğini” belirti.
“Karamsarlık bulaşıcıdır, umutlu olmak da öyle ve her gün yeni bir gündür” Bu sektörü tartışacaksak hizmet alıcıları da sorgulamamız lazım.Eğer sektör yozlaşıyorsa hizmet veren ve üreten kadar,hizmeti alanın da bu konuda katkısı da vardır.Sözleşmeler de hiç bir söz hakkı olmayan ve dilediği zaman dilediği keyfiyette yaptırımları,tek taraflı fesihleri yapma yetkisini kendinde gören,bizleri ve sektörün tümünü bir kölelik sözleşmelerinin içine hapseden,hukuk ve iş kanunlarını sadece kendi lehine kullanarak hazırlanan şartname ve sözleşmeler,bu sektörün dibine dinamit koymaktadır.Herkes bulunduğu yerden çuvaldızı biraz kendine batırması lazım. Hizmet şirketleri uzun vadelerle vade farkı ödenmeden müşterisini fonlayan finans şirketleri değildir.Velev ki piyasada böyle finans şirketleri de zaten yoktur. Müşteri hem uzun vade ödeme yapayım istiyor,hem de personel maaşları ve tüm yasal ödemeleri şirketler ödesin istiyor.Bu hem haksızlık,hem de şirketleri daha çok dibe itmektir ve sektörün kuraklaşmasına sebebiyet veren bir iklim yaratmaktadır. Hizmet şirketleri daha onurlu bir duruş sergilemelidirler.Hizmet şirketleri ve hizmet veren çalışanlarımız en az hizmet alanlar kadar saygıdeğer ve vazgeçilmezdir.Çünkü bizler hizmet alıcıların yatırım ve işletmelerine değer kattığımızı biliyoruz.Yeter ki yarattığımız katma değerin farkında olalım ve farkındalığı yaratalım.Hizmeti alanla,hizmeti verenle ve hizmeti üretenle el ele vererek bu sektörü geleceğin aydınlığına hep birlikte taşıyacağız ve hep birlikte mutlu olacağız” dedi.
Ekim 2013
15
Şimdi de hizmet sektörü korkusu
KAPAK KONUSU
Almanya, İngiltere, İtalya, Çin ve Hindistan hizmet sektörü verilerinin daralmayı işaret etmesiyle endişeler arttı, borsalarda düşüş devam ediyor.
16
Dünya ekonomisinin resesyona sürüklendiği korkuları küresel hizmet sektöründeki yavaşlamayla daha da derinleşti. Ağustos ayında dünyada fabrikaların neredeyse durma noktasına geldiğini ortaya koyan imalat verilerinin ardından küresel hizmetler sektöründen de kötü haber geldi. Euro Bölgesi, Çin, İngiltere ve Hindistan’da açıklanan zayıf hizmet sektörü satın alma yöneticileri endeksi (PMI), dünyanın önde gelen ekonomilerinde işlerin iyi gitmediğini ortaya koydu. ABD’deki öncü veriler de kötü gelince, dünya borsalarında kötü gelince dünya borsalarında kan kaybı devam etti olacak. ABD’de açıklanan verilerin ABD’nin ağustos ayında istihdam yaratamadığını göstermesi ve ABD’nin ekonomik büyüme tahminlerini aşağı doğru revize etmesi dünya ekonomisinde resesyon korkusunu pekiştirmişti. Küresel hizmet sektöründe büyüme, dünya ekonomisinin 2009’da durgunluktan çıkmaya çalıştığı dönemdeki seviyenin bile altına geriledi. Resesyon tartışmalarının hızlandığı Euro Bölgesi’nde hizmet sektörü satın alma yöneticisi endeksi ağustosta art arda beşinci ay geriledi. sektörde büyüme iki yılın en düşük seviyesinde gerçekleşti. İspanya ve İtalya’da hizmet sektöründe daralma ağustosta sürerken, Avrupa’nın en büyük ekonomileri Almanya ve İngiltere’de özel sektörde büyüme son yılların en düşük seviyesine indi. İmalat sanayideki gerileme, kemer sıkma tedbirlerinin olumsuz etkisi ve finans krizinin derinleştiği endişesiyle hizmet sektöründe meydana gelen yavaşlama, Euro Bölgesi’nde çevre ülkelerin ekonomisinde yaşanan sıtmanın, Avrupa’nın lokomotifi olarak kabul edilen çekirdek ülkelere yayılmaya başladığını gösteriyor.
Ekim 2013
Avrupa’nın en büyük ekonomisi Almanya’da hizmet sektörü satın alma yöneticisi endeksi (PMI) ağustosta nihai 51.1 değerini alarak beklentilerin üzerinde gerçekleşmesine karşın, önceki aya göre düşerek özel sektörde iki yıldan uzun bir sürenin en zayıf büyümesine işaret etti. Reuters anketine katılan analistler, endeksin daha önce açıklanan ağustos ayı öncü değeri olan 50.4’te kalmasını bekliyorlardı. Almanya hizmetler PMI temmuz da 52.9 nihai değerini almıştı. İngiltere’de ekonominin can damarı olan hizmet sektöründe önemli düzeyde gerileme tespit edildi ve hizmet sektöründe faaliyetler son 10 yılın en düşük büyümesini gösterdi. Temmuz ayında 55.4 olarak gerçekleşen PMI, ağustosta 51.1 seviyesine indi. 54.0’lık beklentiye karşın yaşanan söz konusu düşüş, İngiltere’nin hizmet sektöründe aylık bazda bugüne kadar kaydedilen en sert ikinci gerileme. Daha önceki en büyük düşüş şap hastalığı nedeniyle tarım ve turizmin darbe aldığı Nisan 2011’de meydana gelmişti. Ağustos ayında yaşanan sert gerilemede, ekonomik belirsizlik ve yeni şirket sayısında düşüş etkili oldu. İspanya’da ve İtalya’da ise hizmet sektörü daraldı. İşsizlikle boğuşan İspanya’da endeks art arda ikinci ay geriledi ve ağustosta 46.5’den 45.2’ye indi. Ekonomisinde reform
yapması için baskı altında olan İtalya’da endeks üçüncü ay da daraldı ve 48.6’dan 48.4’e geriledi. Bu arada Fransa’da hizmet sektörü ivme kazandı ve temmuz ayındaki 54.2’den 56.1’e yükseldi. İmalat sanayinde büyümenin durması, kemer sıkma tedbirlerinin olumsuz etkisi ve Avrupa’da finans krizinin derinleşmesi, hizmet sektörünü de vururken, geleceğe ilişkin iyimserlik de azalmaya başladı. İş dünyası beklentileri endeksi temmuzdaki 63.4’ten 57.6’ya indi. Bu, Nisan 2009’dan bu yana en karamsar tabloya işaret ediyor. Çin ve Hindistan’da da yavaşladı Avrupa’nın yanında dünyanın ikinci büyük ekonomisi Çin’de açıklanan HSBC PMI endeksi, ağustos ayında 50.6 değerini alırken, hizmet sektöründeki büyümenin tarihi düşük seviyeye gerilediğine işaret etti. Markit verilerine göre Çin’de Temmuz da 53.5 seviyesinde açıklanan hizmetler PMI’da görülen düşüşte, yeni siparişlerin azalması ve gayrimenkul sektörüne yönelik olarak alınan sıkılaştırma tedbirlerinin sonuçları etkili oldu. Hindistan PMI verisi de, özel sektörün ağustosta büyümekte zorlandığını ortaya koydu. Endeks temmuz ayındaki 58.2’den 53.8’e inerek ciddi bir gerileme gösterdi. Sıkı para politikası yavaşlamada etkili oldu.
Değerli Teshiad Üyeleri ve Hizmet Dergisi Okuyucuları Temizlik ve tesis hizmetleri sektörünün ülkemizde özellikle 1980 sonrası yaşanan ekonomik gelişmeler ile birlikte iş ve normal hayatımızın içine giren çok katlı bina ve tesislere bağlı olarak yaşadığı gelişmeler oldukça dikkat çekicidir. Bu gelişmeler hem geleceği parlak olan bir sektörün ortaya çıkmasına neden olduğu gibi hem de ülkemizdeki istihdam açısından yaşanan sorunlara insana dayalı hizmet verilmesi nedeni ile ilave çözümler getirmesi bakımından oldukça önemlidir. Temizlik ve tesis hizmetleri sektörü ülkemizin global alandaki yaşanan krizlerden en iyi ülkeler konumunda ve sürekli büyüme oranlarının yaşanması neticesinde artan ekonomik potansiyeli doğrultusunda yaşanan sanayi ve ticari gelişmelere paralel olarak gittikçe büyümesi ve hizmet sektöründeki artan payı ile dikkat çekmeye devam etmektedir. Bu gelişmeler olumlu olmakla birlikte aynı zamanda sektörün uluslar arası rekabette ön planda kalması açısından yeni sektörel ve ekonomik düzenlemelerle birlikte rekabet avantajı elde etmek için uygulanması gerekli yeni çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Sektörel sağlanacak olan bu gelişmeler doğrultusunda, ülke içindeki sektör kuruluşlarını organize olması ve hizmet kalitesi açısından standartlaşma yolunda adımların atılması ile dünya ile uyumun sağlanmasının yanı sıra hizmet ihracı açısından en önemli ekonomik bağlantılarımızın yer aldığı AB ile de uyuma dikkat etmek gereklidir. Temizlik ve tesis yönetimi sektörünün öncelikli analizi için sektörün tanımlanmasına bakıldığında ise karşımıza düzeltilmesi ve yeni koşulları da kapsaması gereken bir tanımlama çıkmaktadır. Mevcut tanımlama “AB mevzuatında, sektör eski bir sınıflama ile temizlik ürünleri sınıflandırmasında yer almakta ve “Deterjanlar Tüzüğü” ile düzenlenmektedir. Tüzükte yer alan “deterjan” tanımı, “yıkama ve temizleme işlemlerinde kullanılan sabun ve/veya di-
ğer yüzey aktif maddeler (surfactant) içeren; sıvı, toz, pasta, bar, kalıp vb. şekillerde olabilen; evlerde veya kurumsal ya da endüstriyel amaçlarla pazarlanan veya kullanılan, her türlü madde veya karışım”ı kapsamaktadır. Bu açıdan bakıldığında mesleki yeterlilik açısından yapılan iş ile doğru orantılı olarak mesleğin yeniden ve günün koşullarına uygun olarak tanımının yapılması gerekmektedir. Temizlik ve tesis yönetimi sektörünün mevcut durumuna göre yapılan ve stratejik analizler içinde önemli bir yeri olan swot analizinde ise aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır. Temizlik malzemeleri sektörünün güçlü yanları aşağıdaki gibi özetlenebilir: •Tesisler modernleştirme yatırımlarını büyük oranda tamamlamışlardır. •Üretim tesislerini modern teknolojiyle yenilemişlerdir. •Dünyadaki sektörel ve ekonomik gelişmeleri yakından izlemekte, •En son teknolojik gelişmeleri takip etmekte ve •Modern ve kaliteli ürün üretebilmektedir. •Esnek üretim yapabilen küçük ve modern tesisler vardır. •Kapasite fazlası vardır. •Üretim dar boğazı yoktur. •Yeterli mevcut, yetişmiş eleman vardır. •İhracat yapabilme sayesinde ölçek ekonomisi yakalanabilmiştir. •Rekabet edebilir üretim maliyetleri yakalanmıştır. •AB Mevzuatı ile uyum açısından oldukça mesafe alınmıştır. Aynı zamanda sektörün mevcut durumu ile zayıf yanları aşağıdaki gibidir, •Hammadde ithalatında yaşanan gecikmeler ve hammaddenin %50 -%70 oranında ithalata dayalıdır. •AR-GE’ ye ayrılan bütçe çok düşüktür. •İç tüketim çok düşüktür. •Kayıt dışı üretimden kaynaklı haksız rekabet yaşanmaktadır. •Piyasa gözetim ve denetim eksikli-
Dr. Mehmet KAHRAMAN mkahraman38@gmail.com ği, kayıt dışılığını beslemektedir. Temizlik ve tesis yönetimi sektörünün zayıf yanlarına bakıldığında karşımıza iki husus çıkmaktadır. Bunlar, kimyasal ürünler ile ar-ge çalışmalarında yaşanan düşük düzey. Bunun yanı sıra kayıt dışı çalışma ile sektörde yaşanan haksız rekabet için ise sektörde yer alan firmaların sanayi envanteri yapılarak kayıtlı hale getirilmesi ve Yeni TTK ve vergi yasalarına bağlı etkin kayıt ve denetim mekanizmaları kısaca devletin bazı uygulamaları ile çözümlenebilir. Bütün yapılan çalışmalara karşın sektörün mevcut yapısından kaynaklanan ve iyileştirilmesi geciken iki temel sorun aslında sektörün kendi gayretleri ile çözülemediğinde sektör temel olarak üç sorun ile karşı karşıya kalacaktır! •Sektör, içindeki kalite ve standartlaşmayı sağlayamadığı için yaşadığı haksız rekabet ile ne kadar büyüme potansiyeli gösterecektir? •Sektör haksız rekabetini yenemediğinde, hem 2023 hedeflerine nasıl katkı sağlayacaktır? •Muhtemel birleşme sonrası AB ülkeleri ile nasıl rekabet gösterilecektir? Yukarıdaki sorun ve sorular doğrultusunda bulunacak cevaplar ile ülkemizin hedef olarak koyduğu 2023 yılı ekonomik vizyonu ve hedefleri ile ne kadar uyumlu olacak ve beklide bu hedeflerin önüne nasıl geçecektir ? Sektörün mevcut soru ve sorunlarına çözümler bulmak amacı ile bir arada olması ve sektörü geleceğe taşıyacak çalışmalara destek vermesi gerekmektedir. Bu doğrultuda yapılacak çalışmaların sektöre gelecek açısından güzel günler getirmesi temennisi ile … Ekim 2013
17
KAPAK KONUSU
Hizmet ve perakende ticarette güven arttı, tüketici ve reel kesim güveni düştü Ağustos ayında hizmet ve perakende ticaret sektörleri güven endeksleri artarken, tüketici güven endeksi ile reel kesim endeksi geriledi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos Ayı Sektörel Güven Endeksleri’ni açıkladı. Buna göre, bir önceki ayda 105,4 olan hizmet sektörü güven endeksi %1,7 artışla 107,2 değerine, 108,4 olan perakende ticaret sektörü güven endeksi %1,1 artarak 109,5 değerine yükselirken; 85,3 olan inşaat sektörü güven endeksi %2,2 azalarak 83,4 değerine düştü. Hizmet sektörü güven endeksindeki artış, son üç aylık dönemdeki iş durumu değerlendirmesindeki %0,9’luk ve gelecek üç aylık dönemde hizmetlere olan talep beklentisi değerlendirmelerindeki %6,2’lik iyileşmeden kaynaklandı. Son üç aylık dönemde hizmetlere olan talep alt endeksi ise bir önceki aya göre %2,7 oranında azaldı. Perakende ticaret sektörü güven endeksindeki artış, gelecek üç aylık dönemde iş hacmi-satışlar beklentisi alt endeksindeki %6,2’lik artıştan kaynaklandı. Son üç aylık dönemde iş hacmi-satışlar ve mevcut mal stok seviyesi alt endeksleri ise bir önceki aya göre sırası ile %2,5 ve %1,5 azaldı. 0-200 aralığında değer alabilen Sektörel Güven Endekslerinin 100’den büyük olması sektörün mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini gösteriyor. TÜİK ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarından hesaplanan Tüketici Güven Endeksi ise 2013 Ağustos ayında bir önceki aya göre %1,6 oranında azaldı. Temmuz ayında 78,5 olan endeks Ağustos ayında 77,2 değerine düştü. Gelecek 12 aylık dönemde tasarruf etme ihtimali endeksi bir önceki aya göre %10,4 oranında azaldı. Temmuz ayında 28,7 olan endeks, Ağustos ayında 25,8 değerine düştü. Temmuz ayında 105,1 olan genel ekonomik durum
18
Ekim 2013
beklentisi endeksi bir önceki aya göre %2 oranında azalarak, Ağustos ayında 103 değerine düştü. Gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi endeksi %1,3 azaldı. Temmuz ayında 94,3 olan endeks değeri, Ağustos ayında 93,1 oldu. Temmuz’da 85,7 olan gelecek 12 aylık dönemde işsiz sayısı beklentisi endeksi ise bir önceki aya göre %1,2 oranında artarak, Ağustos ayında 86,8 değerine yükseldi. Aylık Tüketici Eğilim Anketi ile sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu gösteriyor. Merkez Bankası, Ağustos ayına ilişkin İktisadi Yönelim Anketi ve Reel Kesim Güven Endeksi’ni de açıkladı. Reel kesim güven endeksi, Ağustos ayında bir önceki aya göre 1,2 puan azalarak 107,5 seviyesinde gerçekleşti. Genel gidişat, mevcut toplam sipariş miktarı ve gelecek üç aydaki üretim miktarına ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, sabit sermaye yatırım harcaması, gelecek üç aydaki toplam istihdam, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı ve mevcut mamul mal stok miktarına ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi. Mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi de bir önceki aya göre 0,6 puan azalarak 105,7 puan seviyesinde gerçekleşti. İçinde bulunduğu sanayi dalındaki genel gidişat konusunda bir ay öncesine kıyasla daha iyimser olduğunu belirtenlerin oranı %12,3’e, aynı kaldığını belirtenlerin oranı %75,3’e yükselirken, daha kötümser olduğunu belirtenlerin oranı %12,47’ye geriledi.
30 yıllık istikrarlı hizmetin emin adımlarla zirveye giden yolculuğu AYIN KONUĞU
Doğuş Şirketler Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı, sektörün ilk ve kalıcılarından Cemalettin DOĞAN, Hizmet Dergisi’ne sektörle ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cemalettin DOĞAN: Öncelikle hizmet üreticisini hizmet alanla aynı platformda buluşturan, sektörel sorunlarımızı ve beklentilerimizi yüksek sesle dillendirebildiğimiz Hizmet Dergisi’ni, sektörün yegane iletişim platformu olma görevini yıllardır başarıyla yerine getirdiği için kutluyor, aynı zamanda üyesi olmakla gurur duyduğumuz, mesleki başarılarımızı birlik ve beraberlik ruhuyla destekleyen benim de kurucusu ve bir dönem yönetim kurulu üyesi olduğum yegane kuruluşumuz TESHIAD’ın tüm üyelerine saygılarımı sunuyorum. En genelde temizlik kavramı, hem insan ve hem de çevre (doğa) açısından son derece stratejik bir kavramdır. Bu önemli kavramın içini insanlığın gelişimine uygun doğru bilgi ve tanımlarla doldurmak, öncelikle biz hizmet üretenlerin temel ilkesel sorunlarından biri olmalıdır. Hizmet veren kadar hizmet alanın da bilgilendirilmesi, eğitimi, ayrıca evrensel deneyimlerin ulusal pazara kazandırılması, sektörün kurumsallaşması ve kurumsal hizmet talebinin canlı tutulması açısından son derece önemlidir. Buradan yola çıkarak, temizlik sektöründe ulusal ve evrensel ölçekteki yeniliklerden haberdar olmamızı sağlayan, ortak bir yayın gereksiniminin yarattığı boşluğu başarıyla dolduran Hizmet Dergisi’ne, bu misyonu hakkınca taşıyor olması ve bu değerli çabası için ayrıca bir teşekkür borçluyuz diye düşünüyorum.
Doğuş Temizlik, temizlik sektörünün ilk ve kalıcı firmalarından biri olarak hizmette sınır tanımıyor Tarihi 1970’li yıllara uzanan ticari tecrübemiz ışığında, 1982 yılında Tempar olarak temellerini attı-
20
Ekim 2013
ğımız fakat, sizlerin bu günkü bildiği ünvanıyla Doğuş Temizlik, 30 yılı aşkın bir süredir temizlik sektörünün ilk ve kalıcı firmalarından biri olarak hizmet vermeye devam ediyor. Ülkemizdeki farklı sektörlerde yatırım ve hizmet üreten şirketlerimiz içindeki saygın ve başarılı yeriyle Doğuş Temizlik, bir bütün olarak gerek büyümemizde, gerekse bir çok sektörde yaptığımız
yeni yatırım ve açılımların başarıya ulaşmasında bizlere hem esin kaynağı olmuş ve hem de bu süreçleri her anlamda dinamik olarak destekleyen önemli bir aktör olmuştur. Zira Doğuş Temizlik, aynı zamanda toplam kalite anlayışını ilk kez sektöre taşıyan Türkiyenin sayılı firmalardan biri olmakla, müşteri memnuniyeti odaklı çalışma anlayışı ve sunduğu yüksek hizmet satandartları ile hizmet alan firmaların bakış
açısını değiştirmiş, daha seçici bir tüketici kalitesinin gelişimine katkıda bulunmuştur. Doğuş Temizlik; hissedarları, profesyonel yöneticileri ve işinde uzman ekipleriyle teknolojik özellikleri sürekli yenilenen makine parkuru ve uluslararası markalara sahip kimyasal desteği ile temizlik sektöründe birçok ilke imza atmıştır. Dün verdiği hizmetlerin ödülü olarak bu gün 50’ye yakın ilimizdeki kamu kurumu, kamu ve özel sektöre ait kayda değer hastaneler, yurtlar, askeri birlikler, üniversiteler, AVM’ler başta olmak üzere yüzlerce kuruma genel temizlik hizmeti vermeyi sürdürmektedir. Diğer tüm şirketlerimizi dahil tutarak ifade ediyorum, 10 bine yakın çalışanımızla yarattığımız istihdam ve verdiğimiz hizmet kalitesiyle, temizlik sektöründe de öncü olma hedefimizden sapmaksızın, ülke ekonomisine ciddi bir artıdeğer katmaya devam ediyoruz.
Temizlik sektöründe başlıca hizmet verdiğimiz alanlar; Ofis, Alışveriş Merkezi, Grosmarket, Fabrika ve Hastaneler; Okullar (Anaokulundan, Üniversiteye) Otel - Motel - Camping Tatil Köyleri, Havuz Temizliği, Siteler ve Spor Kompleksleri Bankalar, büyük Mağazalar Hava Alanları ve Yolcu İstasyonları (Metro - Gar - Otogar) Restaurant - Cafeteria ve Eğlence Merkezleri Temizliğin amacı sadece bir alanın düzenli ve temiz görünmesini temin etmek değildir Hastane, otel, AVM vb gibi toplu yaşam alanları, toplum sağlığı açısından hayati öneme sahip yerlerdir. Unutulmamalıdır ki, temizliğin amacı sadece bir alanın düzenli ve temiz görünmesini temin etmek değildir. Genel temizlik esaslarına her zaman sadık kalınmalı, ortam her zaman az kirli alandan çok kir-
li alana doğru sistematik biçimde temizlenmelidir. Örneğin: hastane gibi insan hayatı açısında direkt olarak risk içeren alanlarda, öncelikli olarak hasta bölgeleri, sonrasında bu bölgenin yan alanları, koridorlar ve oda, en son olarak tuvalet temizliği yapılmalıdır. Yine temizlik solüsyonları bölgenin risk durumu analizine uygun olarak hazırlanmalı, personel temastan kaçınma önlemlerine mutlaka uymalı, temizlik maddeleri ile dezenfektanlar asla birbirine karıştırılmamalı, kullanılan malzemelerin temizliğine ayrıca özen gösterilmelidir. Ortamın temiz görünmesi değil, ortamda kalıcı bir hijyen temin edilmesi ve hijyen zincirinin her evresinin gerektirdiği titizlikle korunması hedeflenmelidir. Bu yönü ile Doğuş Temizlik, hijyene bir bütün olarak bakmaktadır. Hijyen zincirinde denetleyemediğimiz alanların başarımızı gölgelemesini engellemek açısından ciddi bütçeler eşliğinde yatırımlar yapıyoruz. Bu maksatla Türkiye’nin en modern endüstriyel çamaşır yıkama tesislerinden birini, Doğuş Laundry Endüstriyel Çamaşır Yıkama Fabrikamızı açtık. Sahip olduğumuz dünyanın en gelişkin yıkama teknolojisi olan Tünel Yıkama Sistemi sayesinde maksimum hijyen ve temizlik sağlıyoruz. İlki İstanbul Kıraç mevkiinde olan ve 9600 metrekare kapalı alana sahip kendi binamızda, ülkemizin en hijyenik, en modern tesislerini kurduğumuzu ifade etmiştik. Bu tesislerimizde endüstriyel çamaşır yıkama alanındaki ihtiyaçla-
ra yönelik yüksek standartlarda çözümler üretiyoruz. Yakın zamanda yatırımını yaptığımız ilave tesislerle kapasiteyi artırmış bulunuyoruz. Günlük 80 ton yıkama kapasitesine sahip iki çamaşırhanemiz, sadece otel çamaşırında günlük 40 ton kapasiteye ulaşmış bulunmaktadır. Tesislerimizde yüksek Alman teknolojisiyle sağlanan kalıcı hijyen zinciri, kirli ve temiz kategorilerine ayrı sistemlerde işlem yapmak suretiyle korunmuş olmakta ve tekstiller kesinlikle hijyen kurallarına uygun temizlenmektedir.
Genel temizlik esaslarından asla ödün vermeyen Doğuş Temizlik’in referansları arasında, bilinen bir çok kamu kurum ve kuruluşu, marka değeri taşıyan özel hastaneler, oteller, AVM’ler ve ülkemizin alanında lideri olmuş bir çok kuruluşunu sayabiliriz. Kamu ve özel sektörün işgücü açığını gidermek konusunda dış kaynaklardan yararlanma taleplerine cevap üretiyor, uzman yöneticilerimizin denetiminde outsourcing desteği veriyoruz. Böylece hizmet alan kurum ve kuruluşlar kendi ana işlerine odaklanabiliyor ve işgücünden kaynaklı aksaklıklara maruz kalmıyorlar. Uzman yöneticiler denetiminde; kamu ve özel sektördeki kurum ve Ekim 2013
21
AYIN KONUĞU kuruluşlara; servis elemanı, şoför, kat görevlisi, servis hostesi, aşçı, sekreter, büro elemanı, santral ve bilgisayar operatörü, ofis boy, hemşire, hastabakıcı, komi, güvenlik görevlisi, gündüz ve gece bekçileri gibi, konularda eğitimli, sorumlu ve tecrübeli personel tahsisi yapıyoruz. Alışveriş merkezleri (AVM), iş merkezleri, siteler gibi mekanların yönetiminde, ortak yaşam alanları oluşturmak ve olası sorunları çözüme kavuşturmak için profesyonel bir yönetim ekibi gerekmektedir. Konusunda uzman profesyonel kadrolarımızın ilkeli yönetim anlayışıyla, yerleşim bölgesinin güvenliğinden temizliğine, ısınmasından yangın güvenliğinin sağlanmasına kadar tüm süreçler, profesyonel ekip tarafından takip edilip, hayata geçirilmektedir.
“Yabancı oyuncular temizlik sektöründe yerel gerçekliğe henüz tam olarak uyum sağlayamamıştır” Türkiye’de temizlik sektörü son yıllarda büyüme doğrultusunda çok ciddi bir ivme kazanmış ve dinamik bir yapıya kavuşmuştur. Bu durumu fark eden yabancı kuruluşlar ülke pazarına girmiş, kimi yerli firmalarla çeşitli ortaklık kurmuştur. Evrensel deneyim ve birikimlerin ulusal sektöre kazan-
22
Ekim 2013
dırılması açısından her ne kadar avantajlı bir durum olsa da, yabancı oyuncular henüz yerel gerçekliğe tam olarak uyum sağlayamamış, sektörün kurumsallaşması için gerekli yasa ve yönetmeliklerin çıkarılamamış olması ve nitelikli işgücü ve kurumsal yönetim
Tüm personelimizin ve müşterilerimizin memnuniyeti temel ilkemizdir. Müşterilerimizin mutluluğu önceliğimizdir. Çalışanlarımızın tüm ihtiyaçlarının karşılanması yönetim anlayışımızdır. Müşterilerimizin mutluluğunun temeli, mutlu edilmiş çalışanlarımızdır. TEMİZ BİR DÜNYA, GÜVENLİ BİR GELECEK İÇİN; ÖNCE İNSAN!
boşluklarıyla ilgili sorunlarla henüz baş edememişlerdir. Sektörün ilklerinden olmamız ha-
sebiyle, doğal olarak ulusal pazarda kayda değer bir payımız var. En başta da ifade ettiğimiz gibi, 50’ye yakın ilimizdeki kamu kurumu, kamu ve özel sektöre ait hastaneler, yurtlar, askeri birlikler, üniversiteler, AVM’ler başta olmak üzere yüzlerce kuruma genel temizlik hizmeti veriyoruz. Örneğin marka değeri taşıyan özel hastanelerin yüzde 80’iyle çalışıyor olmamız sanırım bir fikir verecektir sizlere.
Firma sayısına paralel olarak pazar paylarının daralması, rekabet koşullarının sertleşmesine neden olmaktadır Günümüz dünyasında artan firma sayısına paralel olarak pazar payları daralmakta ve bu daralma rekabet koşullarının sertleşmesine neden olmaktadır. Bu durum varlık sebebimiz olan müşteri kavramını daha da önemli hale getirmekte ve süreç artık geleneksel metotlarla yönetilemez olmaktadır. Müşteri beklenti ve şikayetlerinin kişiden kişiye değişim gösteriyor olması, bizleri bu konuda daha sistematik bir yaklaşıma itmektedir. Müşteri beklentilerinin artması bizleri müşteri memnuniyeti prosesleri oluşturmaya ya da diğer bir deyimle, evren-
sel müşteri memnuniyeti proseslerini uygulamaya teşvik etmektedir. Dünyada 1990’lı yıllarda başlayan CRM (Customer Relations Management) çalışmaları ancak 2004 yılında ISO standartlarına dönüşmüş ve uygulanabilir hale gelmiştir. Doğuş Temizlik, bir müşteriyi elde tutmanın, kaybedilen bir müşteriyi yeniden kazanmanın yeni bir müşteri edinmekten katbekat daha pahalı olduğu gerçekliğinin farkındadır. Bu farkındalığı sayesindedir ki, 2000’li yıllardan itibaren kurumsallaşma doğrultusunda hızla yeniden yapılanmaya gitmiş, sürdürülebilir bir hizmet kalitesini temin için altyapısını ISO standartlarına uygun hale getirmiştir.
“İşsizliğin en büyük ilacı olarak, ‘hizmet sektörü’ gösteriliyor” Teknolojideki gelişim ve değişime paralel olarak; yaşam biçimleri, iş alanları, iş bitirme yöntemleri sürekli olarak bir değişim ve dönüşüm yaşıyor. Geçmişte insan emeğinin yoğun olarak kullanıldığı birçok iş alanı, günümüz bilgi çağında, teknoloji ve akıllı yazılımlar ile yönetilmeye başladı. Hatta, önümüzdeki on yıllık süreçte birçok iş kolu ağırlıkla, insan emeği yerine, akıllı robotlar ve yazılımlar kullanıyor olacak. Karşı konulmaz bilimsel ve teknolojideki gelişmeler, “kaba” insan emeğini üretim süreçleri içinde yedeklerken, öte yanda global ekonomik ve finansal krizler, dünyanın karşısına en ciddi sorun olarak ‘işsizlik’ sorununu çıkartıyor. Günümüzde en gelişkin ekonomilerde bile ‘işsizlik’ olgusu hala daha içinden çıkılması güç bir sorun olarak ifade edilmektedir. Üretim sektörlerindeki gelişimden kaynaklı olan bu sosyal sorunun yani işsizliğin en büyük ilacı olarak, ‘hizmet sektörü’ gösteriliyor. Ne var ki ülkemizde hizmet sektörü yıllardır bir çok tanımdan, ilgili yasalar ve akademik destekten yoksun bir şekilde, adeta el yordamıyla kendi kaderini tayin etmek durumunda kalmıştır. Gelinen noktada rekabet koşullarını belirli ilkesel çerçeve-
lere kavuşturmak, ihtiyaç duyduğumuz yasa ve yönetmeliklerin çıkarılabilmesi için sektör olarak azami birlikteliği sağlamak, gerek fiyat ve gerekse hizmet standartları arasındaki uçurumu ortadan kaldırabilmek için çok daha fazla çaba göstermeliyiz.
“Gelecek birkaç yıl içinde turizm sektörüne güçlü bir giriş yapmayı hedefliyoruz” Doğuş Temizlik olarak, ülkemiz hizmet sektörünün ilklerindeniz. Ayrıca faaliyetlerini başarıyla sürdüren sektörün öncü ve istikrarlı firmalarımız, birçok alanda ilkleri gerçekleştirirken, yarattığımız istihdamla ülke ekonomisine katma değer üreten en büyük dinamik güçlerden biri olduk. Temizlikten güvenliğe, posta dağıtım ve ayırım hizmetlerinden endüstriyel çamaşır yıkamaya, inşaattan eğitime kadar çok geniş bir ekonomik yelpazede faaliyet gösteren şirketlerimiz, 30 yıldır zirveye uzanan yolculuğunda istikrarlı bir şekilde ve emin adımlarla ilerliyor. Çalışanlarımız, iş ortaklarımız ve paydaşlarımızla birlikte oluşturdu-
ğumuz sinerji, grubumuzu başarıdan başarıya taşıyor. Gelecek 5 ve 10 yıl içerisinde, İstanbul başta olmak üzere, ülkemiz genelinde hizmet verdiğimiz kamu ve özel sektör kuruluşlarının sayısını artırırken, hizmet sektöründe sahip olduğumuz bilgi birikimi ve tecrübemizi komşu ülkelerle paylaşmayı planlıyoruz. Aynı zamanda, gelecek birkaç yıl içinde yurtiçi veya yurtdışında 5 yıldızlı otel zincirleri kurmak suretiyle turizm sektörüne güçlü bir giriş yapmayı hedefliyoruz. Aynı temel gaye etrafında kenetlenmiş şirketler topluluğu olarak, bu güne kadar başarılarımıza ortak olan ve gelecekte ortak olmaya devam edecek, tüm çalışma arkadaşlarımıza, hizmet verdiğimiz müşterilerimize ve tedarikçilerimize en derin şükranlarımızı sunarak, teşekkür ediyoruz. Zirveye uzanan yolculuğumuzda, tüm paydaşlarımızla güçlerimizi birleştirerek oluşturacağımız sinerji ile daha nice başarılara imza atacak olmanın heyecanını yaşarken, Türkiye ekonomisine ve istihdam artışına katma değer yaratmaya devam edeceğiz.
Ekim 2013
23
AVM ÖZEL
AVM yatırımlarında altı kent öne çıkıyor Globalleşen dünyada yerini alan Türkiye’de 1990’lı yıllarda Ataköy Galleria ile ilk AVM’yle tanıştı. İlerleyen yıllarda onu başka AVM’ler izledi. AVM yatırımlarında altı kent ön plana çıkıyor... İlerleyen yıllarda onu başka AVM’ler izledi. Türkiye’de yer alan kiralanabilir alanın yüzde 40’ı İstanbul’da yer alırken, Ankara, İzmir, Adana gibi kentlerde de AVM sayısı son yıllarda hızla artıyor. İstanbul, İzmir, Ankara, Konya, Adana ve Bursa’daki AVM’lerin gelişimini mercek altına aldık... Alışverişin cadde mağazalarında yapıldığı dönemlerden günümüze Türkiye’de alışveriş anlayışında köklü değişimler yaşandı. 1990’lı yıllarda globalleşmenin
24
Ekim 2013
ve insanların gelir düzeyindeki artışın etkisiyle İstanbul’da alışveriş merkezleri de kurulmaya başlandı. 21 yıl önce, İstanbul Ataköy Turizm Kompleksi içinde yer alan Galleria’nın açılması Türkiye’de AVM serüveninin de başlamasını sağladı. Onu yıllar içinde başka AVM’lerin açılışları izledi. İstanbul’un yanı sıra İzmir, Ankara, Konya, Adana ve Bursa gibi ekonomisi ve sosyal yaşamı gelişen kentlerde de AVM sayılan her geçen yıl artış gösteriyor.
YÜZDE 40’l İSTANBUL’DA Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği verilerine göre ;Türkiye’de faal durumda toplam 337 AVM ile brüt 8,5 milyon m2 kiralanabilir alan bulunuyor. Bunların 117’si brüt 3,4 milyon m2 ile İstanbul’da, 42’si de brüt 1,1 milyon m2 ile Ankara’da faaliyet gösteriyor. Türkiye genelinde inşaat halinde toplam 73 AVM bulunurken, bunların toplam brüt kiralanabilir alanı 2,6 milyon m2 olacak. İstanbul’da inşaat halindeki 32 AVM’nin brüt kira-
İl İstanbul Ankara Antalya İzmir Bursa Adana Türkiye toplamı
AVM VERİLERİ AVM sayısı Kiralanabilir Brüt alan (Bin metre kare ) 117 42 11 19 15 10 337
lanabilir alanı 1,3 milyon m2 olurken, Ankara’da inşa halinde olan 5 AVM’nin ise 247 bin m2 kiralanabilir alanı ticari yaşama servis edilecek. Türkiye genelinde yer alan 337 AVM’deki brüt 8,5 milyon m2’lik kiralanabilir alanın yüzde 40’ının İstanbul’da yer alması kentin barındırdığı AVM sayısını ve potansiyelini ortaya koyuyor. Şırnak ve Hakkari gibi Anadolu’nun birçok kentinde henüz bir AVM bile bulunmuyor. Bununla birlikte Bursa, İzmir, Adana, Ankara gibi ekonomisi ve kültürel hayatı gelişen kentlerde son yıllarda AVM sayıları da artmaya başladı.
DOYGUNLUĞA ULAŞILDI MI? İstanbul’un Türkiye’nin alışveriş merkezi olarak en yüksek kiralanabilir alana sahip kenti olduğunu
3.400 1.125 200 419 570 209 8.500 dikkate almak lazım.Türkiye’deki toplam kiralanabilir alanın yüzde 40’ı İstanbul’da yer alıyor. Türkiye ve İstanbul’daki AVM’lerin kiralanabilir alan dağılımları, inşaat halindeki AVM’lerle İstanbul’un Türkiye içindeki oranın yüzde 43‘e ulaşacağı söylenebilir. AVM yoğunluğu, bin kişi başına düşen kiralanabilir alan ile ölçülüyor. Avrupa’da ortalama AVM yoğunluğu 220 m2 olurken, Türkiye’de ise 115 m2’de kalıyor. Bu durumda Türkiye’de hala alışveriş merkezi ihtiyacının bulunduğu düşünülebilir. Ancak yatırımcı firmaların ortak görüşü, birbirini tekrarlayan, gerekli fizibilite çalışmaları yapılmamış, aynı aks üzerinde konumlu ama benzer özellikteki alışveriş merkezi İstanbul AVM sayısında ilk sırada yerini alıyor
Türkiye’de İstanbul dahil AVM ihtiyacı olan birçok bölge var
AVM ÖZEL
Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği (AYD) Başkanı ve Multi Development Türkiye CEO’su Hulusi Belgü, 2012’de 1,5 milyar kişinin alışveriş merkezlerini (AVM) gezdiğini belirtirken, bu rakamın yıl sonunda 1,6 milyara çıkmasını beklediklerini söyledi.
Henüz AVM ihtiyacı olan birçok bölgenin bulunduğunu ifade eden Belgü, “Her bin kişiye düşen kiralanabilir alan ise 119 metrekare.” dedi. Aynı zamanda AYD Başkanı olan Belgü, 1987 yılından bu yana AVM’lerin ülkede çok popüler olduğuna dikkat çekti. İlk AVM’nin bu yılda Bakırköy’de kurulduğunu hatırlatan Belgü, “Bu kadar kısa bir süre içerisinde AVM’lerde 45 milyar dolarlık bir yatırım yapıldı. 385 bin kişiye istihdam sağlandı. Bu 45 milyarlık yatırımın yaklaşık olarak 3′te biri de yabancı sermaye tarafından yapıldı.” şeklinde konuştu. 57 tane ilde 327 tane AVM bulunduğunu kaydeden Belgü, “Koridorlar ve otoparklar hariç, 9 milyon metrekare kiralanabilir alana ulaşmış vaziyetteyiz. Ciro miktarı da her metrekarede yaklaşık olarak 529 lira civarında. Her bin kişiye düşen kiralanabilir alan ise 119 metrekare. Bu gelişmiş ülkelerde farklı, az gelişmiş ülkelerde daha farklı oluyor. Bizim seviyemizde bir ülke için 200-220 metrekare normal bir sayı. Biz daha 119 metrekaredeyiz. Bazı bölgelerde hakikaten yoğunluk var ama henüz AVM’lerin yapılmadığı, ihtiyaç olan birçok bölge, bir çok şehir var. İstanbul’da da keza öyle.” ifadelerini kullandı. AVM’LERDEN 60 MİLYAR LİRA CİRO BEKLENİYOR AVM’lerdeki ciroların 2012 senesinde yüzde 12 oranında arttığını vurgulayan Belgü, “2013′ün birinci yarısında da yüzde 8, 5 civarında arttı. Ciro oranları ikinci ya-
26
Ekim 2013
rılarda daha fazla artar. Yılbaşı ve okulların açılması çok etkiliyor. 2012′de 1,5 milyar kişi AVM’leri gezerken, 2013 yılında 1,6 milyar kişinin gezmesini bekliyoruz. Yaklaşık 60 milyar lira da ciro yapması bekleniyor. Geçen sene de 50 milyar liralık bir ciro sağlandı. Önümüzdeki sene 400 bin metrekareli daha kiralanabilir alanla, 9,4 milyon metrekarelik alana da ulaşacağız.” açıklamasında bulundu. Kendi firmalarının yatırımlarına da değinen Belgü, bunun yanı sıra Türkiye’de AVM’lerin gerekli olup olmadığı ile ilgili çok ciddi tartışmaların yaşandığını anımsatarak, “Biz artık AVM’leri şehirlerin bir parçası olarak görüyoruz. Planlarken şehirle bütünlüğünü sağlamaya gayret ediyoruz. Olabildiğince ışığı içine alan, çevre dostu, yeşile saygılı binalar yapmaya gayret ediyoruz ve bu yaptığımız AVM’lerin hepsi de o şehirlerin sosyal buluşma merkezi oluyor.” değerlendirmesini yaptı.
AVM ÖZEL
“İlk hedefimiz teknolojiyi ve hijyeni en yüksek noktalara taşımak” İlk hedeflerinin hizmet vermede, teknolojiyi ve hijyeni en yüksek noktalara taşımak için gerekli olan her türlü yatırımın yapılması olduğunu belirten DEÇA Hijyenik ve Kimyasal Temizlik Hizmetleri Ticaret A.Ş. Yön.Kurulu Bşk. Ali Murat ÇİMEN ile sektör ve AVM hijeni konusunu konuştuk. “Sektöre 32 yıl kesintisiz hizmet veren Türkiye’nin ilk firmalarından bir tanesiyiz” İstanbul-Ankara-İzmit-AntalyaBursa ve Kayseri’de hizmet verdiğimiz AVM ve sanayi kuruluşları ile çalışmalarımız uzun yıllardır devam ediyor ancak buna ilaveten market zincirlerine bağlı olarak Türkiye’nin birçok yerinde nokta hizmetleri veriyoruz. Sektörde 32 yıl geçmişi olan Türkiye’nin ilk firmalarından bir tanesiyiz. Ancak hiçbir zaman kontrolsüz bir pazar payını yükseltme çabası içerisine girmek istemedik. Bunun sebebi ; Türkiye’de sık yaşanan krizler doğrudan hizmet firmalarını etkiliyor ve iş kayıpları firmaları iflasın eşiğine kadar götürüyor maalesef. Onun için kârlı ama uzun ömürlü firmalara vereceğimiz hizmetin kalitesini ve sürekliliğini sağlayarak bir pazar payı oluşturmak ilk hedefimiz olduğu için Pazar payı ile ilgili bir oran yakalama çalışmamız hiç olmadı. Dört farklı hizmet grubunda hizmet veriyoruz. Bunlar;
-Genel temizlik hizmetleri -Güvenlik hizmetleri -Haşere kontrol hizmetleri -Personel istihdamı ve bodrolanması hizmetleridir Yukarda belirttiğim gibi kârlılığa önem veriyoruz. Bunu da kaliteli hizmet vermekle sağlıyoruz. Bu kârlılığı elemanlara da asgari ücretin biraz daha (%20) gibi üstünde vererek personel sirkülasyonunu en aza indirerek eleman değişiminin de mümkün olduğu kadar önü-
28
Ekim 2013
ne geçip temizliğin kaliteli ve hijyen olmasına çok önem veriyoruz. Fakat bunu AVM’ler de bu karlılığı gerçekleştiremiyoruz. Çünkü buralardaki fiyat kırma rekabeti tekliflerde çok farklılıklar yaratmaktadır, kârlı bir süreç yakalamak da mümkün olamamaktadır. Dolayısıyla personel sirkülasyonu buralarda çok yaşanmaktadır.Bir firma için AVM’ler her ne kadar prestij sağlasada bir o kadar da masraflı zahmetli çalışma gerektirir. Buralarda temizliğin sürekliliğini devam ettirmekte kolay değildir. Firma olarak Türkiye’nin ilk AVM’sinden (Galleria) bu yana bir-
çok ilklerde hizmet verme tecrübelerimizle sektörün lokomotifi ve örnek çalışmalarıyla hep model firma olduk. Bunu muhafaza ederek 32 yıldır sektörün birçok sorunlarına rağmen yol almaya gayret etmekteyiz. Yine yukarıda bahsettiğim gibi AVM temizlikleri bir çalışma ve takip gerektirir. Çünkü; sürekli kirlenen alanlardır. Buralarda eleman seçimine ve elemanların AVM’lere motivasyonuna önem vermek gerekiyor. Makineleri kullananlar bakımlarını iyi yapabilmeli ve periyodik bakımlarını takip etmek şarttır. Aksi halde masrafları firmalara büyük zararlar açar. Bunlara önem verme-
nin yanında AVM’lerde tuvaletlere ayrı bir önem verilmeli gerçek bir hijyen çalışması yapılmalıdır. Biz AVM’lerde buna önem verdiğimiz gibi 2-3 ay süreyle etkili olan tüm tuvalet yüzeylerine uygulattığımız bakteri ve mikroplara karşı dezenfeksiyon işlemi yaptırıp bunların sonucunu yönetimlere rapor ediyoruz. Ayrıca AVM’lerde haftalık, aylık 3 ay ve 6 aylık yapılacak ek temizlik işlerini periyodik Olarak yaparak AVM’nin bir bütün olarak temiz kalmasını sağlama gayreti içerisinde temizliğin sürekli kaliteli olmasına önem veriyoruz. Yine önemli bir konu olarak çalışanlarımızı AVM müşterisi , dükkan sahibi ve çalışanları arasında mesafeli ve saygılı olmaları konusunda sürekli motive ediyoruz ki hizmetin bir bütün olarak yansıması mümkün olabilsin. Tabi ki bu kaliteyi operasyonda bulunan müdürün, Vardiya amirlerinin AVM temizliğinde yetişmiş sürekli sahada takipçi olan elemanlardan oluşturmak bu hizmetin olmazsa olmazıdır, diye düşünüyorum. Önümüzdeki hedefler yine aynı dili konuşan temizliğe önem veren bunun karşılığın da fiyat olarak taktir
edecek bir müşteri portföyü oluşturmaya, bu çizgide de çıtamızı müm-
tirmek istiyorum. Yıllardır düşünmeden fiyat kıran firmaların geçmişinden dersler alınmalı ve karsız işlerden uzak durulmalıdır. Personel giderleri ve kanuni yaptırımlar her geçen gün ek maliyetler ve zorunluluklar getirmektedir. Bunlar yokmuş gibi teklifleri hazırlamak ve çalışmak firmanın kanser gibi içini yer bitirir. Dolayısıyla sektörümüz de bir arpa boyu yol alamaz. Biz insanların yaşam yerlerini, kirlenen alanlarını temizliyoruz. İyi hizmet vererek saygınlığımızı arttırıp dik duralım, hakkımızı da bu oranda talep edelim diyerek herkese saygı ve sevgilerimi iletiyorum. Herkese başarılı çalışmalar diliyorum.
kün olduğu kadar yüksek noktalara taşımaya devam ettireceğimizi belirtmek isterim. Dolayısıyla da bu seçkin müşterileri pörtföyümüze ne gibi daha iyi hizmet verme noktasında ; teknolojiyi ve hijyeni en yüksek noktalara taşımak için gerekli olan her türlü yatırımın yapılması ilk hedefimiz olacaktır. Benim son olarak sektördeki meslektaşlarıma her zaman söylediğim tavsiyelerimle konuşmamı bi-
Ekim 2013
29
AVM ÖZEL
“QLEEN” Dış Cephe Temizlik Sistemleri , her türlü suya dayanıklı yüzeylerin temizliğinde kullanılabilir “QLEEN” Genel Müdürü Özkan Tütüncüoğulları ; “QLEEN Dış Cephe Temizlik Sistemleri , 1895 yılında Almanya Karlhans lehmann’da kuruldu. Dış cephe ve cam temizliği makineleri ve ekipmanlarında QLEEN ve LEWİ olarak iki markanın Türkiye Genel Distribütörlüğünü yapmaktayız. Firma olarak, Avrupa’nın birçok büyük firmaları ile işbirliği yapıp, bunun avantajlarını ve yeni ürün teknolojilerini Türkiye pazarına sunuyoruz. QLEEN sisteminin özellikleri: Günümüz mühendisleri her geçen gün daha teknolojik ve daha güzel mimari yapıya sahip binalar tasarlıyorlar. Bu yapıların temizliği ve dğerinin korunması, dış cephelerinin ulaşılmasının zor olmasıyla birlikte , ciddi sorunlar yaratabiliyor. Akıllıca tasarlanmış “QLEEN” Sistemi bu duruma çözüm sunuyor! QLEEN Dış Cephe Temizlik Makineleri modüler yapıya sahip bir sistemdir ve deiyonize (saf) su ile çalışır. Saf Su sistemimizin adı PURAQLEEN’dir. Bu “saf su” mobil yer istasyonlarında üretilip, boru ve hortum sistemi sayesinde 20 metre yüksekliğe kadar ulaştırılır. Çeşitli temizlik aksesuarları sayesinde tecrübeli bir temizleyici saatte 250 m2 yüzey temizlenebilir ve bunu merdiven, lift ya da vinç kullanmadan yapılabilir. Binaların 20 metreden yüksek olması durumunda, sistemi mevcut Vinç ya da Lift ile kombine edip yerden 45 metreye kadar basınçlı yıkama sağlanabilir. Temizlik istasyonu ve vinç sistemi (genelde gökdelenlerde) çatıya kurulduğunda 200 metreye kadar yukarıdan aşağıya temizlik yapabilir. Bir bakışta QLEEN sisteminin avantajları: Yeniden kirlenmelere karşı daha uzun süre koruma sağlar. (deiyonize suyun etkisi ile uzun süre temiz kalma etkisi) Elektrostatik etkiyi en aza indirir. (antistatik etki) QLEEN sistemi ; Cam, pencere çerçeveleri, Alüminyum Kobalt kaplamalar, plastik, siding, totem, reklam panoları, boyalı ve natürel
30
Ekim 2013
Yüzeyler, ahşap kaplama, otobüs durakları, benzinlikler, tren ve istasyonları, Havaalanları, Feribotlar ve akla gelebilecek her türlü suya dayanıklı yüzeylerin temizliğinde kullanılabilir. 20 metre yüksekliğe kadar, yerden mükemmel erişebilirlik ve hızlı temizlik şekli, güvenli ve kabul edilebilir çalışma koşulları, hafif ve darbeye dirençli Carbon ve Titanyum-Alüminyum boru sistemi ve çok düşük işletim maliyetleri ile sistemi aldıktan sonra çalıştırma maliyeti yok denilebilecek kadar azdır. 2013 yılında Türkiye, güneş enerjisi ile elektrik üretiminin ve satımının lisanslarını vermeye başladı. Türkiye‘de yakın zamanda güneş enerjisi ile elektrik üreten santrallerde büyük artış olacak.
QLEEN , Güneş Paneli Temizliğinde şart olan bir temizlik sistemidir. Bir bina sahibinin, binasını te-
mizlememe gibi bir seçeneği olabilir. Bu seçenek güneş enerjisi ile elektrik üreten bir kuruluşta seçenek olamaz. Güneş Enerjisine milyon dolarlık yatırım yapan firmalar, panellerin üstünde havadaki tozdan oluşan katmanı temizlemez ise ay sonunda oluşacak zarar bir ay öncesine göre %40 ı bulabiliyor, Avrupa ‘da ki güneş paneli üreticilerin tavsiye ettiği çözüm de QLEEN teknolojisidir. Hızlı, çevreye ve yatırıma zarar vermeyen, yatırım büyüklüğüne ve ay sonu getirisine bakıldığında çok ucuz bir çözüm. Türkiye ve dünyadaki tüm temizlik fuarlarına Almanya ‘daki Merkez ile birlikte katılıyor, yeni ürün ve çözümler sunuyoruz.En son katıldığımız CMS Berlin 2013 Fuarı ile (24-27 Eylül 2013) yeni modellerimizin tanıtımını yaptık. ‘CMS Berlin 2013 Fuarı’ Türkiye ‘deki Temizlik Firmaları ve Üreticileri tarafından da çok iyi bilinen ve ziyaret edilen bir temizlik fuarıdır.
Ekim 2013
31
Temizlik Var... Temizlik Var...
AVM ÖZEL
HİZMET’in 20. yılında yeni yayıncısının çıkaracağı ilk sayısındaki ilk yazımın başlığını “Kişisel Hijyen için ortamların temizliğin doğru yapılması” olarak düşünmüştüm ama dün akşam bir grup okul yöneticisi arkadaşımla yaptığım tartışma aklıma gelince hemen değiştirdim.
32
Önce müstahdemler, sonra okul aile birliklerinin ve becerikli müdürlerin bütçe yaratmasıyla (asla arzu edilen temizlik normlarını yakalayamasalar da) temizlikçi kadroları oluşturması, nihayetinde de ihalelerinin nasıl yapıldığının bilinemediği kamunun profesyonel şirketlerden temizlik hizmeti alınması sürecine geçilmesi. Okullarda temizlik ve hijyenin gereğince sağlanamaması, eğitim dönemi ile beraber okullu çocuğu olan ailelerin ateşli hastalıklardan bir türlü kurtulamaması ve bu ortamların temizliğin yapıldığının zannedilmesi ve doğurduğu sonuçları ayrı – tek bir yazıda ele alacağım. Bu yazımda özellikle kalabalık ortamların temizliğinin doğru personel, doğru yöntem, doğru malzeme ve doğru periyotlarda yapılmamasının kişisel hijyenimiz ve sağlığımıza olan tesiri üzerinde durmak istiyorum. Bakterilerin en temel geçiş yolu el temasıyla sağlanıyor ve elleri düzenli şekilde yıkamak zararlı mikroorganizmaları yok ederek veya suyla akmalarını sağlayarak ciltten uzaklaştırabiliyor. Kişisel hijyen bağlamında el yıkamanın önemi bu denli fazlayken, İngiltere’de yapılan bir araştırma, toplumun yüzde 95’inin tuvaletten sonra ellerini yıkadığını, ancak yüzde 80’inin yıkama işlevini gereğince yerine getirdiğini, yüzde 20’lik kısmının ise elleri ıslatmayı yıkamak zannettiğini ortaya koydu. Avrupa’da kişi başına yıllık ortalama sabun tüketimi 350 gramken bizde yaklaşık olarak bir buçuk kilogram. Ancak bu miktarın büyük bir bölümü vücut ve çamaşır yıkamada kullanıldığı için su ve sabun ilişkisinde gereğince doğru olup olmadığımız konusunda sağlıklı bir verimiz yok. Ama genel olarak milletçe temizlik konusunda hassasız. Ama hijyen ve
Ekim 2013
doğru temizlik farklı bir konu. Toplu taşıma sistemlerindeki tutamaçlar bakterilerin en yoğun şekilde bulunduğu yerler. Her direğin bir santimetrekaresinde 12 binden fazla bakteri yaşıyor ve bu bakterilerin dörtte biri doğrudan insan eline nüfuz ediyor. ABD’de yapılan bir araştırmaya göre hastanelerde en fazla bakteri barındıran cisim televizyonların uzaktan kumandası. Elden ele dolaşan uzaktan kumandalar mikroorganizmaların hızlı bir şekilde yayılmasını ve insanlara bulaşmasını sağlıyor. Klozet kapağı açık bir şekilde sifon çekmek, bakterilerin iki metre öteye sıçramasına sebep oluyor. Yine İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre bebeklerinin altını değiştiren annelerin yüzde 43’ü ellerini yıkamıyor.
Eğitimsiz Personel, Düşük Bütçeler Kişisel olarak ne kadar özenli olursak olalım yukarıdaki cümlelerimden kavranacağı üzere sağlığımız yaşadığımız ortamın temizliğinden, hijyenikliğinden doğrudan etkileniyor. Zira bu işlemler zamanlı ve bilinçli olarak yapılmadığında var olan olumsuzluklar daha geniş yüzeylere, hem de daha etkince yayılabilir. Ancak itiraf etmeliyiz ki, yaşadığımız mekanlarda ve genele açık ortamlarda sözüm ona bu hizmeti profesyonel olarak verenler, temizliğin nasıl yapılması gerektiği ve hijyenin sağlanması konusunda çok bilgi sahibi ve eğitimli değillerdir. Yaşamımızı daha fazla risk altına sokan iş ve alışveriş ortamlarının temizlik ve hijyeninin sağlanmasında bu olumsuzluğun iki temel nedeni var. Bu hizmeti gören kişiler toplumun en vasıfsız iş gücü. Yapabilecek başka bir iş
Recep Ali Aksoylu TESHIAD Yönetim Kurulu Üyesi aksoylu@acoor.net bulamadıklarından temizlik işini geçici olarak düşündüklerinden eğitimleri, sertifikaları daha da önemlisi yaptıkları işin henüz standartları yok. Diğer faktörde, ana işverenlerin adeta sıfır kar marjı ile yüklenici firmaları (taşeronları) çalışmaya mecbur bırakmaları ve her an firmayı değiştirebilme eğiliminde olmaları nedeniyle yüklenici firmaların istihdam ettikleri personele eğitim veremiyor, vermiyor olmaları. Fotoğraf bu olunca da belki görünürde temiz ama sağlıksız, hijyenden uzak ortamlarda çalışıyor, yemek yiyor, eğleniyor veya alışveriş ediyoruz. Elbette bu konulara hassasiyet gösteren ortamlar, işverenlerde var. Örneğin özellikle büyük kentlerde en çok zamanımızı geçirdiğimiz AVM’ler. Bu çok kalabalık ziyaretçi trafiğinin olduğu ortamlarda temiz olmak (temiz gözükmek mi desek) yetmiyor. Çünkü her alanda yaşam kalitesinin ve beklentilerin artması buna bağlı olarak da daha modern ve işlevsel yapıların tesis edilmesi,
insan faktörünün olduğu her aşamada sağlık ve çevresel faktörlerin azami düzeyde önemsenmesi sonucunu doğuruyor. Buna paralel olarak teknoloji firmaları da bu alanlara özel çözümler sağlayan ürünlerde geliştiriyorlar. Örneğin: başta ABD olmak üzere bir çok ülkede son yıllarda kullanılan, İstanbul da da bazı AVM’lerin kullanmaya başladığı “Ultraviyole (UVC) Etkinlik Raporu’ belgeli hijyen çözüm sağlayan cihazlar. Adcalator isimli cihazlar yürüyen merdivenlerin trabzanına (kayan bantlar) ultraviyole ışını göndererek yolcuların el temasıyla biriken zararlı mikro-organizmaların %99.9’unu yok ederek sterilizasyonu sağlayabiliyor. Bu tarz teknolojik ve geleneksel usullerle hijyen konusunda çözüm üreten genel ziyaretçi trafiğine açık ortamlar konuklarının en basitinden temas yoluyla bulaşan hastalıklara karşı korunmasını sağlama yanında konuklarının alışverişleri sırasında kaliteli zaman geçirirken sağlıkla ilgili endişelerini en aza indirme duygusunu yaşatarak kendilerine ticari avantajda sağlayabiliyorlar. Kişisel orak hijyen konusunda çok sıklıkla tepki verdiğim mekanların başında ise kafeterya ve lokantalar geliyor. Kirlenmiş zeminleri (masa üstlerini) temizlerken genelde kiri temiz alanlara yayarlar, hatta katmerli hale getirirler. Oysa temizlik ve hijyenimizin sağlanmasında lavabo, tuvalet, diğer ortamlar vs kadar temizlik gereçlerinin temizlenen yüzeylerden kesinlikle daha temiz olmaları gerekir. Temizlik sırasında kullanılan malzemelerin temiz ve bakımlı olmaları kadar işe uygunlukları da önemlidir. Ayrıca deterjanların, kimyasalların doğa kirliliğinde önemli payı olduğu bilindiğinden gereksinimi karşılayacak en az miktarda ve doğru kullanılmasına özen gösterilmelidir. İnsanla temasta kullanılanlar dışındakilerin de yüzey ve yerlerin kaplamalarına zarar vermeyecek, mikroorganizma üretmeyecek tarzda olanları tercih edilmelidir. Hijyen ve sağlığımız için besin maddelerinde bulunan çok sayıda
mikroorganizma da etkendir. Bu da mutfak temizliğinin önemini artırır, özen gerektirir. Gerekli malzemelerin satın alınması ile yemeklerin sunulması arasında, depolama, hazırlama, pişirme, bekletmeden, servis sonrası temizlik ve bakıma kadar tüm iş akışı mutfakta sağlıklı ortam oluşturmada ayrı ayrı önem taşır. Mutfaktaki sıcak ve nemli ortamda bulunan bakterilerin sayısı her 20 dakikada iki katına çıkabilir ve bir tek bakterinin 10 saatte 1 milyara kadar üreyebilecek olduğunu ifade edersem belki önemini daha iyi kavratabilmiş olurum. Bu açıdan mutfak gibi ortamlarda alınması gereken sağlık önlemleri içinde, yiyecek maddelerinin gördüğü işlemler özel bir önem taşırsa da, mutfaktaki tüm malzemelerle yüzeyler ve zeminin temizliği en az diğer önlemler kadar önemlidir. Çöpler ve diğer insan atıkları da her zaman mikrop ve parazit yumurtası barındırdıkları için önemlidir. Yemek ve bulaşık atıkları ıslak, dolayısıyla mikropların çok sevdikleri ortamlardır. Mikroplar genellikle bir aracı olmaksızın başkalarına geçip salgın hastalık yapmazlar. Atıkların üzerlerinde var olan ve üreyen mikroplar suya, ellere, dolayısıyla yiyeceklere geçerek hastalıklara neden olurlar. Bu nedenle el yıkama ile birlikte su ve besin temizliğinin yanı sıra çöplerin ve insan atıklarının uygun şekilde yok edilmesi de bulaşıcı pek çok hastalığa yakalanmamak için gereklidir. Kişisel hijyenin sağlanmasında günlük yemekten, uykuya her kademede gerekli temizlik koşullarına riayet etmenin dışında giydiklerimiz, yediklerimiz, temas halinde olduğumuz diğer insanlar ve ortamlarında aynı titizlikte olması esastır. Birey olarak ne kadar özenli olursak olalım, toplum içinde yaşıyoruz, faaliyette bulunuyoruz. Hatta daha da daraltalım bir aile çekirdeği içinde yaşıyoruz ve diğer fertlerinde temizlik ve hijyen anlayışları bizi direk etkilemektedir. Bunun için de temizlik ve hijyen konusunda geneli de bireylerin toplamı oluşturuyor gibi algılanabilse de bireysellik-
ten çok genellemeyi önemsiyorum. Çünkü fertlerin kişisel tercih ve bakımları, hatta aynı küme içerisinde yer alanlar aynı titizliğe sahip olsalar da iş ve yaşamlarını sürdürdükleri, hizmet aldıkları hastane veya alışveriş ortamlarından yüksek derecede etkilenmekte, risk yüklenmektedirler Hijyenin en çok önem arz ettiği mekanların başında alışveriş ortamları, toplu ulaşım araçları ve okullar ile hastaneler, sağlık kurumları gelir. Temel amacı insan sağlığını koruma ve iyileştirme olan hastanelerde yapılan tıbbi tedavinin iyi sonuç vermesi için temiz, insan sağlığı açısından zararlı olan organizmaların ortadan kaldırıldığı ideal koşulların öncelikle sağlanması gerekir. Çünkü hasta olan kişinin sağlıklı olan kişiye göre direnci daha düşüktür. Sağlıklı insana zarar vermeyen mikroorganizmalar hastanede hastalık nedeni olabilir ve hastalara zarar verebilir . Hastane enfeksiyonları; hastaların rahatsızlıklarının ve hastanede kalış sürelerinin uzamasında, hastane maliyetinin artmasında ve yatak işgalinde de etkili olduğu için önemlidir. Günümüzde hala hastane enfeksiyonlarından hayatını kaybeden hasta sayısı ne yazık ki hala ciddi boyutlardadır. Bunun içinde hastanın sağlık koşullarına uygun bir çevrede kalabilmesi için gerekli olan temizlik ve hijyenin bilimsel olarak yürütülmesi, hatta doğru bir ifade ile yönetilmesi gerekir. Hastane veya yaşanılan diğer tüm ortamlarda bir yerin tam temiz ve risksiz olabilmesi için sadece görünüş açısından temiz olması yeterli olmamakta, mikroorganizmaların, mikroorganizmalarla bulaşmış her şeyin o alandan uzaklaştırılması, kötü koku kaynaklarının yok edilmesi, temizlik maddelerinin yüzeylerden arındırılması ve haşerelerin önlenmesi de gerekmektedir. Temizlik ve hijyeni sağlamaya yönelik tüm tedbirlerde sadece yukarıda belirtilen kirlilik durumları olduğunda yapılmamalı, sürekli ve düzenli olarak yapılmalıdır. Ancak belirtilen bu durumların sağlanmasıyla hijyenik bir ortam oluşturulabilir.
Ekim 2013
33
AVM ÖZEL
Gaziantep’in yeni çekim merkezi: Forum Gaziantep Dünyanın önde gelen AVM geliştiricilerinden biri olan Multi Corporation’ın %100 iştiraki olarak Türkiye’deki projelerini sürdüren Multi Development Türkiye, Türkiye’deki 11’inci, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki ilk Forum Alışveriş Merkezi’ni3 Ekim’de Gaziantep’te açıyor.
Forum Turkey Fund yatırımıyla gerçekleşen, yaklaşık 120 milyon Euro’luk yatırım değerine sahip Forum Gaziantep, Multi Development Türkiye’nin Türkiye’de onbirinci, Gaziantep’teki ilk projesi olarak 3 Ekim Perşembe günü hizmete girecek. 24 Eylül Perşembe günü Çırağan’da gerçekleştirilen basın toplantısında Multi Development Türkiye CEO’su Hulusi Belgü ve Forum Turkey Fund CEO’su Hakan Turunç’un yanı sıra Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey de bulundu. Yıllık 125 milyon ziyaretçi, 4 milyar TL ciro ve 25 bin kişilik istihdamla alışveriş merkezleri sektörünün lideri konumunda olan Multi Development Türkiye tarafından geliştirilen Forum Gaziantep, şehrin merkezinde, tarihi kent merkezi ile yeni yerleşim alanlarının birleşim noktasında yer alan konu-
34
Ekim 2013
mu, şehrin geleneksel dokusunu modern çizgilerle buluşturan mimarisi, ulusal ve uluslararası markaları, eğlence olanakları ile kentin en prestijli ve güçlü çekim merkezlerinden biri olacak. Forum Gaziantep, bölgenin en büyük sinema kompleksi olacak olan 11 salonlu Cinemaximum, şehir halkıyla ilk kez buluşacak olan Koçtaş, Mediamarkt ve Boyner’in yanı sıra 120 ulusal ve uluslararası markaya ev sahipliği yapacak. Starbucks, Migros, Boyner, Yargıcı, Mango, Teknosa gibi Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen markalarını buluşturan Forum Gaziantep, 3 katta toplam 44.000 m² kiralanabilir alanda hizmet verecek. Yılda 9 milyon ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanan Forum Gaziantep, sağlayacağı 3.500 kişilik istihdam olanağıyla şehir ekonomisine, yaratacağı mimari değer-
le bulunduğu bölgenin kentsel dönüşümüne önemli katkılar sağlayacak. İzmir, Mersin, Denizli, Trabzon, Aydın, Ankara, Nevşehir, İstanbul, Kayseri illlerinde toplam 10 adet ‘Forum’ alışveriş merkezinin ardından ‘Forumların En Yenisi’ Forum Gaziantep, Multi Development Türkiye’nin de Güneydoğu’daki ilk projesi olma özelliği taşıyor.
Hulusi Belgü: Yüzümüzü Anadolu’ya döndük Forum Gaziantep ile Güneydoğu’ya Forum markasını ve sahip olduğu yüksek standartları taşımanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten Multi Development Türkiye CEO’su Hulusi Belgü, “Anadolu’da çok önemli bir potansiyel mevcut. Bu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmek amacıyla Forum Turkey Fund ile birlikte Gaziantep’e Forum markasını ka-
zandırmak için yola çıktık” dedi. 2004’ten bu yana toplam yatırım değeri 3,4 milyar Euro’ya ulaşan, 9 ayrı kentte 10 Forum Alışveriş Merkezi hayata geçirdiklerini, yıllık 125 milyon ziyaretçi, 4 milyar TL ciro ve 25 bin kişilik istihdama ulaştıklarını, %12’lik pazar payı ile sektör lideri konumunda yer aldıklarını vurgulayan Hulusi Belgü, sözlerine şöyle devam etti: “11. alışveriş merkezimiz olan Forum Gaziantep’in yanı sıra 3’ü inşaat 2’si geliştirme aşamasında olan 5 yeni projemiz daha var. Adana, Diyarbakır, Çanakkale, Çorum ve Elazığ’daki Forum’larla Anadolu’ya yaklaşık 800 milyon Euro daha yatırım yapacağız. Böylece 2004’ten bu yana Türkiye genelinde yapılan yatırım tutarı 4,2 milyar Euro’ya ulaşacak. 2014 yılı sonunda Türkiye’nin 7 bölgesinde 16 Forum AVM, 961 bin metrekarelik kiralanabilir alan, 2.615 mağaza, 4,2 milyar Euro’luk yatırım değerine ulaşmayı hedefliyoruz. Tüm bu rakamlarla sektörün %15’ini temsil etmiş olacağız.”
Forum Gaziantep, Multi’nin Güneydoğu’daki ilk projesi Gaziantep’in, ekonomik yapısı, tarihi zenginlikleri, turizm potansiyeli, üniversitesi ve büyükşehir statüsüyle Türkiye’nin lokomotif kentleri arasında yer aldığını belirten Belgü, “Gaziantep ayrıca, çevresindeki 18 ili de ekonomik olarak etkisi altında tutuyor. Son derece önemli insan kaynağına ve ekonomik potansiyele sahip bu kentimize hem Forum Gaziantep gibi yeni bir cazibe merkezi kazandırıyoruz hem de yeni istihdam olanağı yaratıyoruz” dedi.
rak yatırımlarımızı hayata geçiriyoruz. Alışveriş merkezlerinin yerel ekonomiye katkısının önemini biliyoruz. Forum Turkey Fund olarak biz de yerelleşmeye önem veren bir firmayız. Yatırımlarımız gittiğimiz şehirde, sosyo-kültürel faydanın yanı sıra ekonomik kalkınma da yaratıyor. Tüm tedarikimizi bulunduğumuz yerden karşılayarak, bireyinden KOBİ’sine tüm yörenin kalkınması için çalışıyoruz. Böylece sağladığımız istihdamın yanı sıra ekonominin yerel gelişimini de destekliyoruz.” Gaziantep Belediye Başkanı Asım Güzelbey de “Gaziantep’in Türkiye’nin en hızlı yükselen ili olacağına inanıyorum. Bu projenin de Gaziantep’e çok iyi bir vizyon katacağını düşünüyorum. Amaç her zaman Gaziantep’e en iyisini, en yenisi,en güzeli getirebilmek. Hepimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Tarihi kent merkezi ve yeni yerleşim alanlarının birleşim noktasında; Kentin yerel mimari detaylarından esinlenirken aynı zamanda Gaziantep’e yepyeni ve modern görünüm kazandıran bir proje… Forum Turkey Fund’tan sağlanan kaynakla 120 milyon € yatırım 44 bin m2’lik kiralama alanı üzerinde 120 önde gelen yerli ve yabancı mağazadan oluşan seçkin marka karması; sosyal, kültürel aktiviteler ve eğlence dolu etkinlikler… Çok salonlu sinema kompleksi, eğlence alanları, hipermarketi, yapı marketi, cafe ve restoranla-
rı, teras alanlarıyla sosyal hayatın yeni merkezi 3.500 kişiye istihdam, dolaylı olarak 20 bin yakın kişiye ekmek kapısı Çevresinde yer alan konut, alışveriş alanları, tren istasyonu, kamu binaları, stadyum, mozaik müzeleri ile yoğun bir araç ve yaya trafiğinin olduğu konumuyla mükemmel bir erişilebilirliğe sahip 1.500 kapasiteli otopark 9 milyon ziyaretçi hedefi Türk alışveriş merkezi sektörü rotasını Anadolu’ya çevirdi Organize perakende ve alışveriş merkezi sektörü, Türk ekonomisinin lokomotifi… 2013 itibarıyla 45 milyar dolarlık yatırım, 14 milyar dolar seviyesinde yabancı sermaye, 385.000 kişilik istihdam 57 ilde 327 alışveriş merkezi Toplam 9 milyon m2 kiralanabilir alan 1.000 kişiye düşen kiralanabilir alan 119 m2 ve m2 başına düşen ciro değeri 529 TL 2013 yılsonu ciro hedefi, 60 milyar dolar; tahmini ziyaretçi 1,6 milyar kişi; 9,4 milyon metrekare kiralanabilir alan Türkiye’deki toplam kiralanabilir alanın %31’i Anadolu’da… Forum Gaziantep için toplam 28 bin m3 beton kullanıldı, 72 bin metreye yakın boru, 76 bin metre kablo döşendi. Forum Gaziantep inşaatında 11 olimpik havuzdan daha fazla beton, yaklaşık 1.165 Galata Kulesi uzunluğunda boru kullanıldı.
Hakan Turunç: “Desteklediğimiz projelerle birey de KOBİ de kalkınıyor” Forum Gaziantep’in yatırımcısı Forum Turkey Fund’un CEO’su Hakan Turunç da şöyle konuştu: “Türkiye çapında 8 AVM yatırımıyla Türkiye’nin en büyük gayrimenkul yatırım platformuyuz. Ülkemizin taşıdığı potansiyele güveniyor ve bu güvenden güç ala-
Ekim 2013
35
AVM ÖZEL
Olgaçlar Gruop, Hastane ve AVM ‘lerin ihtiyaçlarını geniş ürün yelpazesiyle hizmete sunuyor 2012 yılında faaliyete geçen Olgaçlar Group ,özel hastane ve AVM’lere profesyonel ekibi,uygun fiyat ve kalite anlayışı ile tedarik hizmeti sunuyor. Olgaçlar Group işletme sahibi İbrahim Olgaçlar, sektörün ürün tedariğinde emin ve güvenilir adımlarla ilerlediklerini belirterek ; “Genelde temizlik kavramı, hem insan hem de çevre açısından son derece stratejik bir kavramdır. Dolayısıyla bu önemli kavramın içini insanlığın gelişimine uygun, doğru bilgi ve tanımlarla doldurmak, öncelikle biz üretenlerin temel ilkesel sorunlarından biri olmalıdır. “ şeklinde konuştu. Hizmet veren kadar hizmet alanın da bilgilendirilmesi, eğitimi, ayrıca evrensel deneyimlerin ulusal pazara kazandırılarak hizmet kalitesinde çıtanın sürekli yüksekte tutulması, sektörün kurumsallaşması ve kurumsal hizmet talebinin canlı tutulması açısından son derece önemli olduğunu ifade eden İbrahim Olgaçlar, grup olarak sektörde temizlik ürünleri tedariği konusunda son derece profesyonelleşmiş uzman kadrosu ve kaliteli ürün hizmetiyle güvenli adımlar ile ilerlemekte olduklarını belirtti.
“Olgaçlar Group olarak özellikle, özel hastanelerin %80’ni ve birçok AVM’nin ürün tedariğini biz sağlıyoruz. “ Olgaçlar Group, firmaların ihtiyaç duyduğu alanlarda tedarik hizmeti sağlayarak firmaların işgücünü ve enerjisini, üretimine aktarmasında yardımcı olmak amacı ile faaliyet göstermeyi ve çağın gereklerine uygun bir şekilde temizlik hizmeti sunmayı hedef edinmiştir. İbrahim Olgaçlar ; “ Ürün tedariğinin yanı sıra müşterilerimizin memnuniyeti açısından, yerine kadar gidip ürün demosu ve uygun ürünü sunuyoruz. Böylelikle
36
Ekim 2013
müşterimize zaman açısından da avantaj sağlamış oluyoruz. Özel hastane ve AVM ‘lerin temizlik ihtiyaçlarını geniş ürün yelpazesi ile sağladıklarını belirten İbrahim Olgaçlar; “ Ped ve Sünger Grubu, Çöp Torbaları Grubu, Yersil Grubu, Paspas Seti Grubu, Cam Temizleme Grubu Wc Banyo Koku Giderici, Bez Grubu, Çöp Kovaları Grubu, Kat Arabası Grubu, Konteyner, Kağıt Aparatlar Fırça Grubu, Mop Grubu, Sap Grubu, Medikal Grubu, Aparat Grubu olmak üzere müşterilerimizin ihtiyaç du-
yabilecekleri tüm temizlik ürünlerini ayrıca Üniversitelere de kırtasiye ve gıda malzemelerini kaliteli ve güvenilir hizmet anlayışı ile tedarik etmekteyiz. ” dedi. Firma prensibimiz ; “Kalite-fiyat performansını gözeterek zamanında temin ve teslim etmektir.” Olgaçlar Kimya, yıllar içerisinde kalite ve güvenden ödün vermeden çevre ve sağlık önemini göz önünde bulundurarak, sektörün köklü firmaları arasında yerini almayı ve müşteri memnuniyetini en üst düzeyde tutmayı hedeflemektedir.
Evra Group 4 ödülle 2011’e adını yazdırdı! Anadolu yakasının “İlk ve Tek” Oto AVM’si Oto World Asya’nın proje ortaklığı ile gündemde oldukça yer bulan Evra Group, 2011 yılı vergi ödemeleri konusunda aldığı 4 ödülle güven tazeledi... Özel sektör firmalarının, vergilerini düzenli ödemesinin devlet gelirlerini arttırarak işsizlik gibi ekonomik sorunların çözümlenmesine sağlayacağı katkı bilinen bir gerçektir. Bu katkıyı arttırmak amacıyla önemli çalışmalara imza atan İstanbul Ticaret Odası, son “Başarılı Vergi Mükellefleri” ödüllerini 2011 için dağıttı. En son Anadolu yakasının “İlk ve Tek” Oto AVM’si Oto World Asya’nın proje ortaklığı ile gündemde oldukça yer bulan Evra Group, 2011 yılı vergi ödemeleri konusunda aldığı 4 ödülle güven tazeledi. Teknik Katı Atık Ltd. Şti. ve HasCihan İş Ortaklıktan ile Gümüş Madalyalar alan Evra Group, Çevre İnşaat Ltd. Şti. ile de “Takdirname” ye layık görüldü. Toplamda 4.700. 298 TL vergi ödeyen Evra, Cihan Temizlik İnşaat Ltd. Şti. ile de evine Bronz Madalya götürdü.
VATANDAŞLARIMIZA DA KATKIMIZ OLSUN İSTİYORUZ Evra Group Başkanı Hasan TOPALOĞLU; “Evra Group olarak hizmet kalemlerimiz arasında atık toplama, geri dönüşüm, atık bertaraf tesislerinin kurulması ve işletilmesi, cadde-sokak temizliği ve inşaat var. Yer aldığımız her sektörde büyük bir titizlikle çalışıyoruz, yaptığımız her işin arkasındayız. Vergi konusunda da son derece hassasız. Bu hassasiyetin devletin ve müşterilerimizin gözünde olumlu algılandığını ve bize döndüğünü de gözlemliyoruz. Özellikle son 3 yıldır İstanbul Ticaret Odası ile sıkı çalışma halindeyiz. Bu çalışmalarımız sonrasında 2011 yılında 2 Gümüş, 1 Bronz Madalya, 1 de “ Takdirname “ kazandık. Bu ödüller hem gururumuzu okşuyor hem de daha fazla çalışıp Altın Madalya’yı kazanma konusunda bize azim veriyor. 2010 yılında 3.187.696 TL, 2011 yılında 4.700.298 TL ve 2012 yılında 4.291.439 TL ödedik. Bu vergilerimizle müşterilerimizin de güvenini kazanıyoruz. Ülkemize de vatandaşlarımıza da katkımız olsun istiyoruz bu yüzden özellikle Anadolu yakasında gerçekleştirdiğimiz projelerle bölge halkına istihdam ve gelir sağlıyoruz.” Ekim 2013
37
İŞTE İSTANBUL’UN YENİ AVM’LERİ
AVM ÖZEL
Perakende yasasının çıkarılmasının ardından bu durumu fırsat bilen yatırımcılar, yeni AVM projeleriyle dikkat çekiyor. Özellikle konut projelerinin gelişmesiyle beraber tüm dünyada dikkat çeken AVM Projeleri, İstanbul’da başta olmak üzere tüm Türkiye genelinde yayılmaya başlıyor.
38
Türkiye’deki 350 AVM nin %60 ‘ı İstanbul ve Ankara’da yoğunlaşırken İstanbul 109 AVM ile ilk sırada yer alıyor. Ankara 37, İzmir 17 AVM ile her zamanki sırayı bozmuyor. Fakat bin kişiye düşen metrekare hesaplandığında Ankara 297 metrekare ile liderliğe geçiyor. İstanbul 2013 senesinde de AVM yatırımlarında birinciliğini koruyor. Bu sene toplam 10 yeni AVM İstanbullu’lara kapılarını açacak. Platform Merter Eroğlu Gayrimenkul tarafından
Ekim 2013
hayata geçirilecek olan proje Merter E-5 ile metro istasyonu lokasyonunda Vakko fabrikasının arazisine yapılacak. 27.600 metrekare kiralanabilir Fasion park & ofis alanı yaratmayı planlayan Platform Merter toptan tekstil ticaretinin yapılacağı farklı konseptli bir AVM projesi. 110 mağazalı proje mart ayında faaliyete geçecek. Mall of İstanbul 700 milyon TL ‘lik Torunlar GYO projesi Mall of İstanbul, iki farklı kurumdan alığı üç ödülle ne kadar büyük ve farklı bir proje oldu-
ğunu daha şimdiden kanıtladı. European Proporty Awards 2011’de “En İyi Karma Kullanım Projesi” ve “En İyi Alışveriş Merkezi Geliştirme Projesi” ödüllerini ve Global RLI’ dan “Mimari Mükemmellik Ödülü”nü kazanan Mall of İstanbul yüzde 9 oranındaki kısmını ofis alanı, yüzde 52 oranındaki kısmını da alışveriş alanı olarak kullanmayı planlıyor. Zorlu Center Zorlu Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı ile su öğeleri ve yeşil alanlarla çevrelenen yarı açık - yarı kapalı özelliğiyle 105.000 m² alana sahip Zor-
lu Center AVM, Türkiye’de ilk defa yer alacak markaların da bulunacağı 200’e yakın mağazaya ev sahipliği yapacak. Yeni geliştirilen aydınlatma teknolojisiyle Zorlu Center AVM’nin ışığı, gün ışığının değişimlerine göre devamlı olarak düzenlenecek. Kulelerdeki kameralar, Boğaz’dan yansıyan ve gökyüzünden süzülen ışığın rengini saptayıp bilgisayarda işleyecek; böylece Zorlu Center AVM ziyaretçileri gün ışığını içeride hissedecek. Farklı konseptlerde katlardan oluşan Zorlu Center AVM’de yaklaşık 10.000 m2 ana meydan büyüklüğüyle yaklaşık 60.000 m2 kiralanabilir alan yer alacak. Ümraniye AVM Alemdağ caddesi üzerinde inşa edilecek olan Ümraniye AVM Mutlu İnşaatın projesi. Altından metro geçecek AVM’ nin 200 metre caddeye cephesi olacak ve toplamda 18 bin 813 metrekare alana ya-
yılacak. Ümraniye AVM & Otelin içersinde 75 odalı otel ve 105 tane kiralık mağaza yer alacak. Novada AVM Metro Holding ve Avrasya GYO’ nun işletmeciliğini yapacağı Novada AVM 17 bin 451 metrekare kapalı kiralanabilir alana sahip olacak. İstanbul’un yükselen yerleşim yeri Ataşehir’ de kurulacak olan Novada AVM 2013 yılında faaliyete geçecek. Westa AVM Artaş Grubu’ na ait Westa AVM Tem otoyolunun Hadımköy gişe çıkışında inşa ediliyor. 26 bin metrekare arsa üzerinde kapalı alanlarıyla toplam 86 bin metrekare alanı kapsayacak olan projenin konsepti ise ilerleyen zamanda basına açıklanacak. Marina İstanbul Bugüne kadar 30 AVM inşa eden Turkmall AVM satın almaktansa kendi projelerini geliştirip bu projeleri satmayı daha karlı buluyor. Büyükçekmece Körfezinde yer alacak olan Marina İstanbul eğlence konseptinde açılacak. 600 denizde 120 karada toplam 720 yat kapasitesi olacak Marina 255 bin metrekarelik bir alana inşa edilecek. 600 araç kapasiteli kapalı otopark, yatların bakımı ve onarımının yapıldığı atölyeler ile çeşitli hizmetleri içine alan bir konseptle deniz severlerle buluşuyor. Axis Kağıthane 2013 Mart ayında hizmete geçmeyi planlayan Axis AVM, Kağıthane Cendere caddesinde inşa ediliyor. Sur Yapı’ ya ait bu projede 150 bin metrekarelik bir alanı kapsayan AVM, önde gelen giyim ve gıda firmaları şimdiden kiralanmakta. Yeni açılan tünellerle işlek bir lokasyomn haline gelecek olan Kağıthane geniş bir kitleye hitap edecek. Metrogarden Sur Yapı’nın Çekmeköy’ de inşa ettiği 104.000 metrekarelik inşaat alanına sahip olan Metro Garden Avm, 26.000 metrekarelik kiralanabilir alanıyla bölgede özel yatırımın da kapılarını açacak özelliklere sahip olacak. 336 dairenin olduğu konut projesinde dairelerin satışı sürüyor. Bölgede ilk AVM’
ye sahip olan konut projesi olması dairelerin değerini artırıyor. Metrekaresi 3.500 tlden satışa sunulan daireleriyle, AVM kompleksinin farklı konsepti projeyi diğerlerinden ayırıyor. Metro Garden Avm Üsküdar- Çekmeköy hattı üzerinde bulunacak olan metroyla Üsküdar’ a 25 dklık mesafede yer alıyor. Levent ve Maslak’ a 20 dklık mesafede olması Metro Garden Avmyi merkezi bir avm olmaya aday yapıyor. Marmaray projesiyle Ataatürk havalanı’ na da bağlanacak olması Metro Garden’ da kolay ulaşım imkanları sunuyor.Açıkhava alışveriş merkezi olan Metro Garden Avm, misafirlerine açık alanlarda alışveriş yapmanın ve sokakta alışverişin keyfini yaşatacak. Avm içinde yer alan garden club, açıkhava sineması, iki adet kış havuzu, ve göletiyle yemyeşil bir yaşam alanı içinde olacak olan Metro Garden 250 milyon dolarlık yatırımla dikkatleri üzerine çekiyor. 2013 yılının yazında tamamlanması beklenen avmnin inşaatı ve tüm hazırlıkları sürüyor. Özdilek Center 2014 yılında faaliyete geçecek! Özdilek, İstanbul’un kalbi Levent Büyükdere Caddesi’nde yer alan Özdilek Center, 2014 yılında tamamıyla faaliyete geçecek. 27 bin m2 arsa üzerine inşa edilen Özdilek Center; AVM, otel ve iş merkezinden oluşuyor... TÜRKİYE en iyilere layıktır’ felsefesiyle yola çıktığı 1971 yılından bu yana perakende ve tekstil sektörünün öncü firmaları arasında yer alan Özdilek, İstanbul’un kalbi Levent Büyükdere Caddesi’nde yer alan Özdilek Center, 2014 yılında tamamıyla faaliyete geçecek. 27 bin m2 arsa üzerine inşa edilen Özdilek Center; AVM, otel ve iş merkezinden oluşuyor. Otel bölümünde 318 oda, 32 suit, toplantı salonları, restoran ve açık havuz yer alacak. Özdilek Park İstanbul AVM’de, 120 adet yerli ve yabancı seçkin marka,mağazalar, restoranlar, çocuk eğlence alanları ve sinema salonları yer alacak. Otel, İş Merkezi ve AVM gibi 3 ana fonksiyonu bünyesinde barındıran Özdilek Center; fonksiyonlar arası ilişki zenginliği, ulaşılabilirliği, simgesel yapı özellikleriyle ilk olacak.
Ekim 2013
39
TEDARİK
Profesyonel Temizlik Firmaları için Tedarik Zinciri İş hayatının temel felsefesini bazı basit yapı taşları oluşturur. Örneğin: “Herkes en iyi bildiği yani uzmanı olduğu işi yapsın.” İşte “dış kaynak kullanımı” ya da “taşeronlaşma” (outsourcing) da günümüz iş dünyasında, kendi işinde uzmanlaşma ihtiyacından doğan bir zorunluluk. Şirketler artık mümkün olan her şeyi, o konunun uzmanı olan başka firmalara devretme eğiliminde. Zaten profesyonel temizlik firmaları da böyle bir ihtiyaçtan dolayı hayat buldu ve yarım yüzyıldır gelişimini sürdürüyor.
D.Umut Delikanlı - Ekipman Market Genel Müdürü Dış kaynak kullanımı, elbette ki şirketinize ait kaynakların daha verimli kullanılmasıyla size bazı avantajlar sağlayacaktır. Örneğin; Uzmanına devrettiğiniz yan işler için belli bir bedel ödeyip; onun yerine personel, para, zaman, depo, stok, araç vs gibi harcamalardan tasarruf etmiş olacaksınız. Her şeyden önemlisi tamamen kendi asıl işinize odaklanabileceksiniz.Peki temizlik firmaları açısından konuya bakarsak onlar için de birçok konuda dış kaynak kullanımı artık bir ihtiyaç değil mi? Temizlik firmalarına ürün ve hizmet sağlayan tedarik firmalarının da bu ihtiyacı görerek, kendilerini yeniden yapılandırmalarının zamanı gelmedi mi? Diyebiliriz ki bir temizlik firması; müşterisine sunduğu asıl ürünü olan temizlik ve hijyen konusunda gerekli personel, bilgi ve
40
Ekim 2013
ekipmanların bir araya gelmesiyle kendi hizmetini üretir. Buraya kadar tamam.
Ancak peki şu sorulara ne cevap vereceğiz? Projelerde ihtiyaç duyulan deterjan, kağıt ve diğer sarf malzemelerin tüketiminin doğru planlanamaması sonucu ihtiyacın üstünde stok satın alınması ve depolanması için fazladan harcanan para ve fazladan işgal edilen alana ne diyeceğiz ? Temizlik makinelerinin tamiri için, temizlik firması tarafından istihdam edilen servis teknisyenlerine neden ihtiyaç var? 1 yıl veya daha kısa süreli projeler için satın alınmış ve diğer projelere kaydırılamayan (artık çoğu hurdaya ayrılmış) binlerce ekipman ve makine boşa giden kaynak değil mi? Neden sağlıklı işleyen bir ikin-
ci el ekipman pazarı hala oluşmuş değil? Sektörde uzun zamandır bir ihtiyaç olarak dile getiriliyor olmasına rağmen, esnek süreli (kısa veya uzun) ve ekonomik maliyetlerle ekipman kiralama neden hala yapılamamaktadır? Sorular daha uzatılabilir. Biliyoruz ki, doğru yanıtlar ancak doğru sorularla gelir. Bu sorulara doğru yanıtlar bulmak istiyorsak, önce sektörde ciddi sorunlarımız olduğunu kabul ederek işe başlamalıyız. Sektörün sorunlarını doğru analiz ederek, sağlıklı bir tedarik zinciri oluşturmak zorunluluğunu görmezden gelemeyiz.Bugün temizlik firmaları hayatta kalıp kendilerini geliştirmelerini sağlayacak yeterli kar marjından uzaktır. Personel maliyeti günden güne artmakta, ancak personel kalitesi aynı hızla artmamaktadır.Personel eğitimi için firmaların ciddi kaynaklar aktarması gerekmektedir. Personel maliyetinin artması, makine-ekipman ihtiyacını arttırmakta ancak, iyi işleyen ekonomik bir tedarik zinciri sağlanamadığı için doğru makineekipman yatırımı yapmak yerine, eksik ya da kayıt dışı personel kullanımı ile günü kurtarmaya yönelen firmalar olduğu gözlemlenmektedir.
Temizlik firmalarına, iyi işleyen bir tedarik zinciri sunabilmek için nelere ihtiyaç var? (1)Teknik bilgi ve uzmanlık. Tedarik firmaları, nitelikli ve eğitimli personel istihdam ederek, projelerde ihtiyaç duyulan teknik bilgi ihtiyacını karşılamalı; yenilikler ve yeni uygulama alanları ile ilgili düzenli eğitim
ve tanıtım faaliyetleri yürütmelidir. Projeler için ihtiyaç duyulan doğru ekipmanın tespitinde doğru yönlendirme ile destek sağlanmalıdır. (2)Bol ve esnek ürün çeşitliliği. Makine ekipman kullanımında önceki projelerden gelen bir alışkanlık sonucu, bazı markaları ya da modelleri özellikle tercih eden operatörler ya da satın alma yetkilileri tedarikçiyi şaşırtmamalı; tedarikçi bol çeşit ve alternatif markaları bir arada sunabilmelidir. Böylelikle en ekonomik, kullanımı en kolay en pratik ekipmanı tespit etmek ve maliyet avantajı sağlamak mümkün olabilir. Tedarikçi firma yetkililerine ve tabi ürünlere erişim ve bilgi almak çok kolay olmalıdır. Sağlanacak müşteri destek hattı, donanımlı bir internet sayfası ya da iyi tasarlanmış bir katalog gibi olanaklarla çeşitli ürünleri teknik özellikleri ve fiyatlarıyla kolayca inceleme ve karşılaştırma yapma imkanı sağlanmalıdır. (3)Doğru zamanlama. İyi bir tedarik zincirinin en temel saç ayağı hızlı ve doğru bir lojistik akışıdır. Zamanında sağlanamamış ürün, ekonomik değerini kaybeder. O nedenle tedarik firması stok, araç, depo vs gibi unsurları en optimum şekilde koordine edebilmelidir. Bunun için bilgi-işlem altyapısı ve eğitimli personel gibi yatırımlardan kaçınılmamalıdır. Temizlik firması, tedarikçinin iyi işlemeyen lojistik akışını telafi etmek adına fazladan ürün, depo ya da atıl personel istihdamına gitmek durumunda kalmamalıdır. Tedarikçinin
doğru zamanda ve doğru miktarda temin edemediği her ürün, temizlik firması için zaman ve para kaybıdır. (4)Ekipman kiralama ve ikinci el ekipman pazarı. Kısa ya da uzun süreli kiralama dünyada artık çok yaygın. Kısa süreli projeler için pahalı makine yatırımına gitmek ekonomik açıdan hiç doğru değil. Bu nedenle ekonomik ve esnek kiralama seçenekleri bir zorunluluk olmuştur. Kısa vadeli kiralama temizlik firmasına maliyet avantajı sağlarken; uzun vadeli kiralama ise finansman avantajı yaratacaktır. Tedarikçi, kiralama seçeneği ile ikinci el pazarının oluşmasında da ön ayak olmalıdır. Kullanılmış makineler yeniden ayağa kaldırılarak ekonomik bir değer yaratılmalıdır. (5)Satış sonrası teknik servis.
Mükemmel bir teknik servis, temizlik işinin kesintisiz yürümesi için kaçınılmaz. Temizliğin olduğu her yerde ve her zaman, teknik servis hazır ve ulaşılabilir olmalıdır. Biliyoruz ki, servis ve bakımlar ertelenemez; ihmal edilemez. Aksi daha büyük kayıplara yol açabilir. Tedarik firması, iyi işleyen bir servis ağı oluşturmalı; periyodik bakım sözleşmeleri ve ekonomik yedek parça tedariği ile de bu hizmetini desteklemelidir. Günümüz iş hayatında uzmanlık ve kalite, hız ve esneklikle beslenmezse başarıyı yakalamak olanaksız. Temizlik tedarikçilerinin sürdürülebilir bir başarı için bu saydığımız hizmetleri bir arada sunabiliyor olması gerekmektedir. İhtiyaçtan doğan bu hizmetler artık temizlik firmaları için bir lüks değil, doğal bir haktır.
Ekim 2013
41
Satınalma müdürleri “Ürün odaklı” hareket etmeli RÖPORTAJ
“Türkiye’de temizlik malzemesi satan binlerce şirket var ama dürüst olanların sayısı 50’yi geçmez” diyen Adonis Endüstriyel’in kurucusu ve genel müdürü Yiğit Öcal ile Adonis’in geleceğinden ve sektör sorunlarından konuştuk.
42
Kuruluş öykünüz hakkında bilgi alabilir miyiz? Adonis Endüstriyel, faaliyet hayatına 2009 yılında, 17 metrekarelik bir ofiste başladı. Zorlu, heyecanlı, yorucu ama bir o kadar da keyifli olan beş senenin sonunda; 2013 yılının bitmesine az bir zaman kala, bin 750 metrekarelik profesyonel tesisimizde hizmet verir seviyeye geldik. Depolama alanını da hesaba katacak olursak, toplam hacmimiz 4 bin 800 metrekareyi buldu. Artık sektörde emin adımlarla ilerliyor, rakiplerimiz arasındaki en göz alıcı noktaya yerleşmiş bulunuyoruz. Adonis’i kurarken, en çok isim konusuna takılı kaldım. Çünkü üniversitedeyken en sevdiğim ders mitolojiydi. Adonis karakterini çok sevmiştim. Ancak telaffuz konusu beni düşündürüyordu. Nitekim insanlar ilk başta ismimizi anlamakta zorluk çekebiliyor. Yine de, isim anlaşıldığı zaman akılda kalıcı olduğuna inanıyorum. Ürettiğimiz diğer ürün gruplarını da yine mitolojiden esinlenerek adlandırdık ve Pandora, Kronos ve Eos isimleriyle piyasaya sürdük. Adonis’in, sektörümüzün alışılagelen “toptancı” formatından sıyrılmış, kurumsal bir firma olmasını hedeflemiştim. Bu hedefe ulaştığımızı düşünüyorum. Anlaşma yaptığımız ürünlerin tamamen birinci sınıf ve kaliteli markalar olmasına dikkat ettik. Ekibimizi kurarken tercihimizi, sektörde başarılı işler çıkarmış kişilerden yana kullandık. Ve bütün işlerin sistemli, düzenli olmasına özen gösterdik. Şirket içi dayanışma ve dostluğu ön planda tutarak samimi bir çalışma ortamı yarattık. Başarımızın sırrı da bu olsa gerek!
Ekim 2013
Adonis Endüstriyel Kurucusu ve Genel Müdürü Yiğit Öcal Ürün gamınızdan ve müşteri portföyünüzden bahseder misiniz? Hangi markalarla hizmet veriyorsunuz? Ürün gamımızda endüstriyel havlular, Z katlamalı havlular, rulolar, makine havluları, peçeteler, tuvalet kağıtları, deterjanlar, dezenfektanlar, toz deterjanlar, el sabunları, kişisel hijyen deterjanları, çöp poşetleri, moplar, saplar, bezler, konteynerler, çöp kovaları, parfümler, streçler, alüminyum folyolar, kürdanlar, plastik bardaklar, karton bardaklar ve ambalaj malzemeleri gibi pek çok kalem bulunmaktadır. Ayrıca atmosferde maksimum hijyen sağlayan ve kullanıcısına prestij sağlayan son teknoloji ürünü hijyen makinelerimiz de mevcuttur. Toplam olarak düşündüğümüzde ürün gamımızda yaklaşık 10 bin kalem ürün yer almaktadır diyebilirim. Sizi rakiplerinizden farklı kılan unsurlar nelerdir? Hizmet politikanızı hangi değerlerle taçlandırıyorsunuz? Biz sözünü tutan, dürüst bir firma-
yız. Bu özelliğimizden dolayı müşterilerimizin karşısında dik durabiliyoruz. Bana göre başarılı olmanın en önemli kriteri budur. Hiç bir zaman müşterilere satış odaklı bakmadık ve bakmıyoruz. Sadece maddi bir beklentiyle sonuça gitmiyoruz. Önceliğimiz dost kazanmaktır. Yani “Biz dost kazanalım, kazanç zaten kendiliğinden gelir” mantığıyla hareket ediyoruz. Tamamen 1. sınıf ürün satıyoruz. Müşterilerimize ne taahhüt ediyorsak onu yerine getiriyor; kurduğumuz sistem sayesinde siparişleri maksimum bir gün sonra yerine ulaştırıyoruz. Arkasında durmadığımız hiç bir ürünü müşterimize satmıyor, satışı gerçekleştirmeden önce mutlaka ürün demosunu yapıyoruz. Bu sayede sattığımız malın kalitesini tescil ederken, müşterilerimizin bize ve ürüne olan güvenini güçlendiriyoruz. Gönül rahatlığıyla alışveriş yapan kurumlar bu özelliğimizden ve sıcak ilişkilerimizden dolayı bizi tercih ediyorlar. Ama hizmetlerimiz bununla da kalmıyor. Satış sonrasında sürekli kontrollerde bulunuyor, müşterimizin sorunlarını çözmek ve güven
sağlayabilmek adına sürekli iletişimde kalıyoruz. Ayrıca tüm makine ve pompa sistemlerini kendi teknik servisimizle kurduğumuz için, olası sorunlarını da 24 saat hizmet vererek anında giderebiliyoruz. İşte böyle bir ticaretin sonunda güven oluşuyor. İlişkiler kemikleşiyor ve uzun yıllar problemsiz devam ediyor. İstikrarlı olarak bu hizmeti verdiğinizde müşterileriniz sizden kopmuyor. Önemli olan istikrardır. İstikrar olursa başarı da olur.
Ürün geliştirmede hangi kriterleri göz önünde bulunduruyorsunuz? Yakın zamanda piyasaya sunmayı planladığınız yeni bir ürün var mı? Amerika’dan getirmeyi planladığımız bir ürün grubu var. Yıl içinde görüşmelerimizi yaptık, ben de bir ay boyunca Amerika’da kalıp söz konusu sistemle ilgili eğitim aldım. Bu sistemi Türkiye’ye getirmek ve hayata geçirmek istiyorum, ne olduğunu ise hep birlikte göreceğiz. Öte yandan, kendi markalarımızdaki ürün yelpazesini genişlettik. Kimyasal grubumuz olan Pandora’yı 38 üründen 76 ürüne çıkardık. Bu genişleme esnasında müşterilerimizin ihtiyaçları, hareket noktamızı oluşturdu. Çöp poşedi grubumuzda olan Pan markamıza dahil ürün sayısı ise 14’ten 26’ya yükseldi. Amacımız açıkları kapamak. Açık gördüğünüzde bunu kapatmak için ürün geliştirir ve uygularsınız. Bu nedenle satış ekibimizle sürekli toplantı ve değerlendirme halindeyiz. Temizlik sektörünün son durumu hakkındaki değerlendirmeniz ne yöndedir? Üreticiyi ve tüketiciyi mağdur eden konular var mı, varsa nelerdir? Sektörde “ekonomik ürün” diye satılan ama aslında hiçbir işe yaramayan malzeme sayısı çok fazla. Ben, yıllardır satın alma yapan büyük firmaların başındaki insanları anlayamıyorum. İnsan senelerdir satın aldığı ürünü hiç mi merak edip incelemez? Bir havlunun metresini hiç mi ölçmez, hiç mi koli içindeki yaprak adedini saymaz? Biz bir ürünü 20 liraya satarken,
sektörde hiçbir geçmişi olmayan yeni bir firma nasıl olur da aynı ürünü yarı fiyatına satar? Bu durum hiç mi kafalarını karıştırmıyor? Ham maddeden kısarak su gibi deterjan yapıyorlar, kolinin üstüne 2 bin 400’lü yazıp içine bin 200 adet kağıt koyuyorlar, gramajı eksik çöp poşeti yapıyorlar, 180 metre streç filmi 300 metre diye satıyorlar. Ucuza alarak kâr ettiğinizi sandığınız ürünlerle aslında çok daha fazla zarar ediyorsunuz, farkında değilsiniz. Eğer siz evinize, iş yerinize aldığınız temizlik ürününe dikkat ederseniz, o ürünün kaliteli olmasına özen gösterirseniz; bu tarz yanlışlara neden olmamış olursunuz ve dürüst çalışan firmaların da önünü açarsınız. 30 kiloluk bidonlarda satılan, hiçbir belgesi olmayan ve “merdiven altı”
diye tabir edilen ürünler var. Oysa ki konu insan sağlığı. Bu noktada, satın alma yapan arkadaşlarımızı fiyat odaklı değil ürün odaklı olmaya çağırıyoruz. Şunu da belirtmek isterim ki, Türkiye’de temizlik malzemesi satan binlerce firma var. Ancak işini kaliteli, temiz, profesyonel ve dürüst bir şekilde yapan firma sayısı ne yazık ki 50’yi geçmemektedir. Bu durum son derece üzücüdür. Açıkça şunu diyebilirim ki sektörün gelişimi önünde en büyük engel maalesef merdiven altı üretimdir. Bu sorun çözülürse Türkiye sadece yurt içinde değil yurt dışına da açılan, ihracat hacmiyle ülke ekonomisine katkı sağlayan bir çok firma kazanır. Bunun önünü açmak için ne gerekiyorsa yapılmalı gerekirse devlet bu konu ile ilgili yasal düzenleme yapmalıdır. Biz kendimizi milyonlarca insanın sağlığın-
dan ve temizliğinden sorumlu hissediyoruz ve bilinçle hareket ediyoruz. Olaya sadece kazanç gözüyle bakmıyoruz. Sadece kazanç odaklı düşünürseniz büyüyemezsiniz ve marka olamazsınız. Günü kurtarmaya yönelik kısa vadeli, amatör çalışmaları ise hiç tasvip etmiyoruz. Önemli bir iş yapıyoruz ve bu önemin de temizlik ürünleri kullanan ve satın alan firmaların da farkında olmalarını bekliyoruz.
2013 sizin için nasıl geçiyor? Hedeflerinizden bahseder misiniz? En önemli hedefimiz, Adonis Endüstriyel’in dünya çapında bir firma olmasıdır. Ülkemizde istihdam sağlayıp vatanımız ve milletimiz için yararlı şeyler yapmak, edindiğimiz en önemli ilke ve hedeflerden biridir. 2013 bizim için son derece keyifli ve yorucu bir yıl oldu. Mevcut kapasitemizi neredeyse yüzde 100 arttırdık. Ekibimiz, lojistik ağımız, şirketimiz her yönüyle daha da profesyonelleşti. Umarım ilerleyen yıllarda kendi üretim tesisimiz ile tüm dünyaya hizmet sunabiliriz.
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan Ontex fabrikasını açtı Ontex Türkiye’nin 60 milyon TL’lik yatırımla hayata geçen Silivri Selimpaşa’daki fabrikası Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan tarafından açıldı. Avrupa’nın en büyük, dünyanın sayılı hijyenik ürünler üreticisi Ontex, Türkiye’deki yatırımlarına hız verdi. 2000 yılında Canbebe, Canped ve Canlady’i bünyesinde bulunduran Astel Kağıtçılık’ı satın alarak Türkiye pazarına giren Ontex, yeni fabrikasıyla hem Türkiye’de hem de Türkiye’nin sorumlu olduğu Ortadoğu ve Afrika pazarında gücünü artırmayı hedefliyor. Ontex’in fabrika açılışı nedeniyle Türkiye’ye gelen Ontex CEO’su Charles Bouaziz, Ontex olarak Türkiye’ye ve potansiyeline çok inandıklarını söyledi. Ontex Türkiye’nin 13 yılda çok önemli adımlar attığını, hem şirketi hem de markaları sürekli büyüttüklerini ifade eden Bouaziz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ontex dünyanın sayılı hijyenik ürün üreticilerinden biri. Ancak biz her ülkeye yatırım yapan bir şirket değiliz. Türkiye faaliyet gösterdiğimiz ülkeler içinde fabrikamızın bulunduğu nadir ülkelerden biri. Çünkü Türkiye’ye güveniyoruz. Bu nedenle geçtiğimiz aylarda Türkiye’yi Ortadoğu ve Afrika’nın merkezi olarak konumlandırdık. Bu bölgelerdeki tüm operasyonlar Türkiye’deki ekibimiz tarafından yönetiliyor.” Türkiye’deki yeni fabrika yatırımı ile çok daha hızlı ve güçlü adımlar atmayı hedeflediklerini belirten Charles Bouaziz, Ontex’in cirosunda, Türkiye ve sorumlu olduğu ME&A bölgesinin payının sürekli arttığını belirtti. 2012 yılını 160 milyon Euro’luk ciro ile kapattıklarını hatırlatan Bouaziz, “Türkiye gelişime ve yeniliklere çok açık bir ülke. Markalarımıza yaptığımız yatırımların da geri dönüşünü çok hızlı bir şekilde alıyoruz. Canbebe pazardaki gücünü sürekli artırıyor.
44
Ekim 2013
Canbebe ComfortDry ürünümüzün rölansmanı sonrasında marka bilinirliğimizin artması ve yeni bir hedef kitleye ulaşmamızın bu büyümedeki payı çok yüksek. Yetişkin hasta bezi pazarında ise Canped markamızla Türkiye’de açık ara lider durumdayız. Bu global stratejilerimizle de çok paralel. Ontex olarak tüm dünyada yetişkin hasta bezi pazarında yaptığımız satın almalarla gücümüzü artırmaya devam ediyoruz” diye konuştu. Ontex ME&A Genel Müdürü Özgür Akyıldız, yeni fabrikalarının 22 bin metrekarelik arsa üzerine toplam 33 bin metrekare kapalı alandan oluştuğunu söyledi. Ontex’in yeni fabrikasının toplam yatırım tutarının 60 milyon TL olduğunu ve inşaatın 10 ay gibi rekor bir sürede tamamlandığını ifade eden Akyıldız, söz konusu yatırım tutarının 18 milyon TL’sinin bina, 42 milyon TL’sinin ise makine, teçhizat ve teknoloji yatırımlarından kaynaklandığını vurguladı. Özgür Akyıldız, “Fabrikamız üretim miktarı açısından Ontex’in tüm dünyadaki fabrikaları arasında üçüncü sırada yer alıyor. Bizi diğer Ontex fabrikalarından ayıran en önemli özelliğimiz ise kendi markamız Canbebe markası için üretim yapıyor olmamızdır. Diğer Ontex fabrikaları bu düzeyde büyük bir markaya sahip olmadıkları için ağırlıklı olarak private label ürün üretiyor” dedi. Ontex ME&A olarak şu anda Pakistan’daki fabrikanın kurulumu konusunda yoğun bir çalışma yaptıklarını ifade eden Özgür Akyıldız, Cezayir’deki fabrikalarının kapasitesini de kısa süre önce iki katına çıkardıklarını söyledi. Satışlardaki büyümeye bağlı olarak sorumlu oldukları ülkelerde yeni yatırımlar yapacaklarını söyledi.
Henkel, 2013 yılındaki güçlü büyümesini sürdürüyor
TEDARİK
2013 yılının ikinci çeyrek mali sonuçları açıklandı.2013 yılındaki güçlü büyümesini sürdüren Henkel’de satışlar yüzde 1.9 artışla 4 milyar 286 milyon Euro’ya yükseldi.
46
Henkel’in 2013 yılının ikinci çeyreğine ilişkin Mali sonuçlarını değerlendiren Henkel Yönetim Kurulu Başkanı Kasper Rorsted ; “Devam etmekte olan zorlu piyasa ortamına rağmen, Henkel güçlü başarı gösterdi. Hem satışlarımızda hem de kazançlarımızda her üç iş birimimizle birlikte önemli oranda bir artış kaydettik. Düzeltilmiş satış gelirlerimiz bugüne kadar ilk defa olmak üzere yüzde 15,4’e yükseldi. Tüm bölgeler artış rapor ederken, bir kez daha gelişmekte olan piyasalarımız çok önemli katkı sağladılar. Gelişmekte olan piyasalardaki satış payımız bugüne kadar ilk kez olmak üzere yüzde 45 oranına ulaştı” dedi. Yılın ikinci yarısına ait verileri sabırsızlıkla beklediklerini belirten Rorsted şunları söyledi; “Genel ekonomik ortamın zorlayıcı bir şekilde devam etmesini bekliyoruz. Ancak buna rağmen bizler de rekabetçi gücümüzü daha da geliştireceğiz. Faaliyet göstermekte olduğumuz değişken piyasa ortamına daha esnek ve etkin bir şekilde cevap verebilmek amacıyla süreçlerimizi uyarlamaya, sadeleştirmeye ve hızlandırmaya devam edeceğiz. Mali yılın tamamı için organik satışlarda yüzde 3 ila yüzde 5 arasında bir satış artışı bekliyoruz. Vergi öncesi kar marjımızın yüzde 14,5 oranına yükselmesini ve imtiyazlı hisse başına kazanç oranımızın da yaklaşık yüzde 10 oranında büyümesini bekliyoruz.” Henkel’in 2013 yılının ikinci çeyreğindeki satışları bir önceki yılın aynı çeyreğine oranla yüzde 1,9 oranında bir artış göstererek 4 milyar 286 milyon Euro olarak gerçekleşti. Henkel kur oranlarının etkilerinden kaynaklanan sert rüzgarlara göğüs germeye devam Ekim 2013
etti. Organik satışlar döviz kuru ve satınalma/elden çıkarmaların etkilerinden arındırıldığında yüzde 4,0 oranında yükseliş gösterdi. Bu başarılı performansa üç iş birimi önemli katkı sağladı. Çamaşır ve Ev Bakım güçlü bir artış göstererek, satışlarda yüzde 5,8 oranında bir organik büyüme kaydetti. Güzellik ve Bakım iş biriminin satışlarında yüzde 2,8 oranında bir organik büyüme sağlandı. Yapıştırıcı Teknolojileri iş birimi satışlarda
yüzde 3,6 oranında organik büyüme gerçekleştirdi. Her üç iş biriminin katkısıyla faaliyet karı yüzde 8,2 oranında artarak, 609 milyon Euro’dan 660 milyon Euro’ya yükseldi. Satış geliri yüzde 0,9 oranında artarak, yüzde 15,4 olarak gerçekleşti. Bu çeyrek için net gelir ise yüzde 6,7 oranında yükselerek, 405 milyon Euro’dan, 432 milyon Euro’ya ulaşmış oldu. İmtiyazlı hisse senedi başına kazanç ise 0,91 Euro’dan, 0,96 Euro’ya yükseldi.
2013 Mali yılının ilk altı ayı içinde Henkel satışlarını bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1.3 oranında arttırarak, 8 milyar 319 milyon Euro’ya çıkarmayı başardı. Organik satışlar ise, 2012 yılının ilk yarısına oranla yüzde 3.2 oranında güçlü bir artış sergilemiş oldu. Bu oranlara katkıda bulunan üç iş birimindeki faaliyet karı yüzde 8,6 oranında bir artış göstererek; 1 milyar 160 milyon Euro’dan 1 milyar 260 milyon Euro’ya yükseldi. Satış gelirleri güçlü bir büyüme ile yüzde 14,1’den yüzde 15,1 oranına yükseldi. Yılın ilk yarısı için düzeltilmiş net gelirler yüzde 12,5 oranında büyürken, 802 milyon Euro’dan 902 milyon Euro’ya bir artış gösterdi. İmtiyazlı hisse senedi başına kazanç 2012 yılının ilk yarısına kıyasla yüzde 12,2 artış ile 2,03 Euro tutarında oldu. Çamaşır ve Ev Bakımı iş birimi ikinci çeyrekte güçlü bir satış artışı kaydetti. Satışlar organik olarak yüzde 5,8 oranında arttı. Nominal satışlar ise yüzde 3,4 oranında artarak, 1 milyar 186 milyon Euro’ya ulaştı. Bu güçlü organik satış performansı gelişmekte olan piyasalar sayesinde gerçekleşti. Çamaşır ve Ev Bakımı Ürünleri iş birimi toplamda çift haneli bir artış sağladı. Doğu Avrupa yine güçlü bir satış artışı kaydetti. Bu artışta özellikle Rusya ve Türkiye’de gerçekleştirilen dinamik gelişmeler etkili oldu. Güzellik ve Bakım iş birimi ikinci çeyrekte sağlam bir satış artışı gerçekleştirdi. Satışlardaki yüzde 2,8 organik büyüme bir kez daha ilgili piyasalardaki büyüme oranından daha yüksek olarak gerçekleştirilmiş oldu. Nominal olarak, satışlar yüzde 0,2 oranında artarak, 923 milyon Euro olarak gerçekleşti. Yapıştırıcı Teknolojileri iş birimi de ikinci çeyrek içinde sağlam bir satış artışı kaydetti. Satışlar, 2 milyar 138 milyon Euro’ya ulaştı. Organik artış bir önceki yılın aynı çeyreğine kıyasla yüzde 3,6 olarak gerçekleşti. Son derece rekabetçi piyasa koşulları içindeki Batı Avrupa bölgesi içindeki satışlar 1 milyar 423 milyon Euro olarak gerçekleşti. Satış-
lar organik olarak yüzde 0,2 oranında arttı. Doğu Avrupa bölgesindeki satışlar nominal olarak yüzde 3,7 oranında artış göstererek, 799 milyon Euro’ya ulaştı. Organik olarak bu yükseliş yüzde 5,8 oranında gerçekleşti. Bu artışın arkasında Rusya ve Türkiye başı çeken ülkeler oldu. Afrika/Ortadoğu bölgesindeki genişleme ise, bazı ülkelerdeki siyasi ve sosyal karmaşalardan etkilenmeye devam ediyor. Ancak buna rağmen, nominal satışlar yüzde 10,3 oranında artarak, 307 milyon Euro’ya ulaştı ve organik büyüme özellikle Çamaşır ve Ev Bakım ile Güzellik ve Bakım iş birimlerinin katkıları ile yüzde 18,3 olarak gerçekleşti. Kuzey Amerika bölgesindeki satışlar nominal olarak çok az bir düşüş kaydederken, yüzde 0,7 oranında düşerek 760 milyon Euro’ya ulaştı. Latin Amerika bölgesindeki nominal satışlar ise yüzde 4,7 oranında büyüyerek, 282 milyon Euro’ya ulaşmıştır. Asya-Pasifik bölgesindeki satışlar nominal olarak yüzde 2,9 oranında artarak, 675 mil-
yon Euro’ya ulaşmıştır. Genel olarak, satışlardaki artış yine gelişmekte olan piyasalar tarafından yani Doğu Avrupa, Afrika/Orta Doğu, Latin Amerika ve Asya (Japonya hariç) bölgeleri tarafından yönlendirildi. Gelişmekte olan piyasalardaki satış nominal olarak yüzde 6,2 oranında bir artış göstererek, ikinci çeyrekte 1 milyar 943 milyon Euro’ya ulaşmıştır. Gelişmekte olan piyasaların satışlardaki payı bir önceki yılın aynı çeyreği için yüzde 43 olurken, bu yıl için bu oran yüzde 45’e yükselmiştir. Henkel, 2013 Mali yılı için organik satışlarında yüzde 3 ila yüzde 5 arasında bir büyüme kaydetmeyi öngörüyor. Şirketin her bir iş biriminin verilen bu aralık içinde bir büyüme göstermesi bekleniyor. Henkel, düzeltilmiş satış gelirleri için yüzde 14,5’lik (2012: yüzde 14,1) tahminini bir kez daha teyit ederek, tüm iş birimlerinin elde edilecek olan artışa katkıda bulunacağını tahmin ediyor. Henkel ayrıca imtiyazlı hisse senedi başına kazancının yüzde 10 civarında yükselmesini bekliyor.
Ekim 2013
47
TESİS YÖNETİMİ
Yeşil Hastaneler Geliyor, Tesislerde Çevre Yönetim Birimleri Kurulacak
Son yıllarda sayıları giderek artan çevre dostu yeşil binalara yenileri ekleniyor. Sağlık Bakanlığı’na bağlı, yatak kapasitesi 20 ve üzerinde olan tesislerde ‘Çevre Yönetim Birimi’ kurulacak. Birim, sağlık kuruluşları için atık yönetim planları hazırlayacak. Atıkların ayrıştırılması ile ilgili el broşürleri hazırlanarak hasta yakınlarını dağıtılacak. Sağlık tesislerinde görevli personele, hasta, hasta yakınları ve stajyer öğrenciler ile atık taşıma ve toplama personeline eğitim verilecek. Atık toplama ve ayrıştırma işlemlerinde etkin çalışan personel ve kliniğe ödül verilecek. Sağlık tesislerinde atık yönetiminin gerek yönetsel ve mali açıdan gerekse çevresel yükümlülükler
48
Ekim 2013
çerçevesinde üzerinde durulması gereken bir konu haline geldiğini belirleyen Sağlık Bakanlığı önemli bir çalışmayı hayata geçiriyor. Bakanlık, sağlık kuruluşları için atık yönetim planları hazırlayacak. Bu planlar kapsamında atıkların kaynağında toplanması, ayrı ayrıştırılması, geçici depolanması, personelin eğitilmesi, bertaraf harcamalarının karşılanması, tıbbi ve tehlikeli atık miktarını kayıt altına alınacak. Bu kapsamda bakanlığa bağlı yatak kapasitesi 20 ve üzerinde tüm sağlık tesisleri bünyesinde Çevre Yönetim Birimi kurulacak. Bu birim, sağlık tesislerindeki çevre ve atık yönetimi çalışmalarının koordinasyonu, rehberlik, takip, dene-
tim, danışmanlık, kayıt ve eğitim işlerini yürütecek. Çevre yönetim birimi kuran sağlık tesisleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan onay alacak. Birim, Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterlik bünyesindeki Tıbbi Hizmetler Başkanı’na bağlı olarak faaliyetlerini yürütecek. Birimde çevre mühendisi veya bu bölümde yüksek lisans, doktora yapmış olan bir kişi ve en az bir çevre görevlisi görev alacak. Ayrıca enfeksiyon, biyokimya, mikrobiyoloji, radyoloji, farmasötik alanlarında çalışan görevlilerin yer alacağı birimdeki çevre görevlilerinin sayısı gereksinime göre arttırılacak. Bu birim çevre kirliliğine neden olan faaliyetlerin mevzuata uygunluğu-
nu ve alınan tedbirlerin sahadaki uygulamalarını değerlendirecek. Çevre yönetimi ve faaliyetlerini belirleyerek koordine edecek. Yönetmelik hükümlerince yılda en az iki defadan az olmamak üzere kendi iç tetkiklerini gerçekleştirecek. Endüstriyel atık planı yapıp rapor hazırlayacak. Çevresel konularda alınması gereken izin, lisans ve belgeleri alacak. Çevresel konularda görüşme ve yazışmalar yapacak. Sağlık tesisinde görev alan tüm çalışanlara çevresel konularda eğitim verecek. Hasta ve hasta yakınlarına çevre bilincini geliştirecek eğitim çalışmaları yapacak. Temizlik ve yemekhane hizmetlerinin muayene kabul ve kontrol aşamalarında görev alacak. Çevre ve atık yönetimi ile ilgili acil eylem planları hazırlayacak.
EVSEL ATIKLARA GERİ DÖNÜŞÜM Evsel atıklar kaynağında en aza indirecek geri dönüşüm (cam atıklar, kağıt atıklar, piller) sistemi uygulanacak. Ambalaj atığı oluşumu ve miktarının azaltılması amacıyla kaynakta ambalaj atıklarının ayrı bir şekilde mavi poşet torbalarda toplanıp kağıt atık konteynırına ulaşımı sağlanacak. Tıbbi atıklarını oluşumunun azaltılması amacıyla gereksiz tek kullanımlık ürünlerin alımından uzak durulacak. Yeniden kullanılabilir ürünler titizlikle tespit edilecek. İğne uçla-
rı için güvenli enjektörler kullanılarak, atık kutuları yeniden kullanılabilir konteynerlerden olacak. Tek kullanımlık tıbbi ürünlerin örneğin Enjektör ambalajları, serum poşetleri ilaç kartonları, serum seti poşetleri geri dönüşüm için veya evsel atık olarak toplanacak. Tıbbi atık poşet ve kovaları kantin, tuvalet, EKG ve USG odaları gibi uygun yerlere konacak. Ağır metal içeren atıklar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan lisanslı firmalara tutanakla teslim edilecek. Piller için ayrı toplama kapları kullanılacak. Gelecek için geri dönüşüm ve sağlıklı çevre gibi projeler başlatılarak çalışanların ve vatandaşların farkındalığı arttırılacak. Tıbbi ve tehlikeli atıkların içeriği ve niteliği konusunda afişler hazırlanacak ve anketler düzenlenecek. Atıkların ayrıştırılması ile ilgili eğitim spotları hazırlanacak ve sağlık tesislerin kapalı devre sistemi içinde yayınlanacak. Sağlık tesislerinde atıklar nasıl ayrıştırılabilir, neleri geri dönüştürebiliriz, geri dönüşüm neden önemlidir, nasıl geri dönüşüm yapılabilir gibi konuları kapsayan el broşürleri hazırlanarak hasta yakınlarını dağıtılacak. Hasta odalarının görünen yerlerine atık ayrıştırma afişleri asılacak.
SAĞLIK ÇALIŞANLARI, HASTA VE YAKINLARINA EĞİTİMİ VERİLECEK Sağlık tesislerinde görevli her
personele yılda iki kez hizmet içi eğitim verilecek. Eğitim alan kişiler belgelendirilecek. Ayrıca hasta, hasta yakınları, stajyer öğrenciler ile atık taşıma ve toplama personeline eğitim verilecek. Eğitim kurslarında öncelikle şu konular ele alınacak: “Atıkların tanınması ve sınıflandırılması, atıklarını kaynağından sınıflarına ayrıştırılması, sağlık tesisi içi taşıma ve depolama için uygun şekilde hazırlanması, uygun ekipman ve malzemelerin seçilmesi ve hazırlanması. Personel için uygun koruyucu donanımın temin edilmesi ve kullanılması, toplama ve taşıma ekipmanının bakımı temizlenmesi ve dezenfeksiyonu, atıkların sağlık kuruluşu içinde geçici depolanması, nihai bertaraf yöntemleri ve teknolojileri, personelin bilgilendirilmesi ve motivasyonu, ödül ve cezai uygulamalar.” Atık toplama ve ayrıştırma işlemlerinde etkin çalışan personel ve kliniğe personelin daha konforlu çalışma alanı ihtiyaçları için harcanması amacıyla ödül verilecek. Takdir panoları hazırlanarak, kliniklerin atık çalışmaları derecelendirilecek. Dönem başı cazip ödüller belirlenerek, dönem sonu bu ödülü hak eden kliniğe verilecek. Atıkta verimli çalışma gösteren dönemin personeline ayrı bir ödül verilecek. Yanlış ve doğru ayrıştırma yapan yerler fotoğraflanacak. Yanlışlık yapanlar uygun bir şekilde uyarılacak.
Ekim 2013
49
“Türkiye çevre bölgeler için bir merkez görevi görüyor” RÖPORTAJ
“Türkiye çevre bölgeler için bir merkez görevi görüyor bundan da olumlu etkileniyor. Türk iş ortaklarımız aynı zamanda çok iyi birer girişimci. Nasıl iş yapacaklarını biliyorlar.”
Karcher Center Armak’ın açılışında bir araya geldiğimiz Karcher Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Markus Asch ve Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Yalçın’la mevcut ve yeni yatırımlarını konuştuk.
Hizmet Dergisi: Türkiye’de gelecekte başka yatırımlar yapmayı planlıyor musunuz? Markus Asch: Elbette. Bugün yeni bir pazara girmeden önce onu detaylı olarak değerlendirme, analiz etme ve hedef kitlelerimize göre bölümlendirme yapma kabiliyetimiz var. Bu analizler sonrasında potansiyel gördüğümüz noktalara yatırım yapıyoruz. Türkiye de bu noktalardan biri. Özellikle profesyonel temizlik ile endüstri sektör-
50
Ekim 2013
lerinin büyük olduğu Türkiye’de, asıl potansiyelin de İstanbul ve Marmara Bölgesinde olduğunu görüyoruz. Biz de müşterilerimize yakın olmak istediğimizden onların bize kolay ulaşabileceği noktalarda yapılanmak istiyoruz. Bu nedenle bu kanalda yatırım yapmaya devam edeceğiz. Hem satış hem de servis ağı anlamında ne gerekiyorsa yapacağız, çünkü müşterilerimizin memnuniyeti bizim için herşeyin üzerinde.
Hizmet Dergisi: Diğer ülkelerdeki Karcher Center’ların Türkiye’dekilerden bir farkı var mı, oradaki bayi yapılanması nasıl? Markus Asch: Tüm dünyadaki Karcher Center’lar konsept ola-
rak birbirinin aynısıdır. Farklılık gösteren en temel şey sergilenen ürün gruplarıdır. Örneğin Japonya’da, ABD veya Avrupa genelinden farklı ürünler bulunabilir. Bu ürün farklılığın temelinde yatan da ülke bazlı bir ayırımdan çok ilgili bölgedeki potansiyel analizidir. Eğer bir Karcher Center ağırlıklı olarak profesyonel temizlik firmalarına yada otellere hizmet veriyorsa burada 20 çeşit basınçlı yıkama makinesi yada geniş bir ev tipi ürün hattı sergilenmez. Bunun yerine zemin otomatları ve vakum makineleri yanında moplar, kat arabaları, deterjanlar ağırlıklı olarak sergilenir. Biz önce bölge potansiyeline ve kime hizmet ettiğimize bakarız. Daha sonra bu potansiyele hizmet vermek için doğru ürünleri Karcher Center içine yerleştiririz.
Hizmet Dergisi: Türkiye ekonomisinin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Markus Asch: Türkiye ekonomisi 2013 yılında çok hızlı bir gelişim göstermedi. Son dönemde döviz kurundaki dalgalanmaların da olumsuz etkileri hissedildi. Bu genel bir problem ve bundan her sektör etkilendi. Ancak 2013’e gelene kadar biz Türkiye’de mükemmel bir ilerleme de gözlemledik ve potansiyelin daha yüksek olduğunu düşünüyoruz. Bu potansiyeli sadece iç pazarla sınırlandırmak da yanlış olur, çünkü Türkiye çevre bölgeler için bir merkez görevi de görüyor, bundan da olumlu etkileniyor. Türk iş ortaklarımız aynı zamanda çok iyi birer girişimci. Nasıl iş yapacaklarını biliyorlar. Bizim için önemli olan sadece genel ekonomik veriler değil. Bunun yanısıra bizim Karcher olarak pazardaki potansiyelimiz ve bu potansiyeli ne kadar değerlendirip hizmet götürebileceğimiz ve nasıl bir fırsat yada iş hacmi yakalayabileceğimiz de önemli bir değerlendirme kriteri. Hizmet Dergisi: Türkiye’deki yönetim olarak Karcher Center yatırımlarını siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Mehmet Yalçın: Karcher Center’lar
2010’dan beri yatırım yaptığımız bir kanal yapılanması. İlk Karcher Center 2010 yılında İSTOÇ’ta, şu anda genel merkezimizin de bulunduğu binada açıldı. Bugün 13.Center açılışını yaptık. Yıl sonuna kadar bu sayıyı 14’e, 2014 sonuna kadar da 17’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Bu kanalda her yatırım yaptığımız noktada hem bayiimiz hem de müşterilerimiz tarafında olumlu dönüşler aldık. Müşterilerimizin bize ulaşabileceği nokta sayılarını kaliteli bir sunumla arttırmak temel hedefimiz, çünkü biz müşterimizin temizlik çözümüne ihtiyaç duyduğunda danışabileceği yakınlıkta olmak istiyoruz. Profesyonel kanalda yatırımlara bu doğrultuda devam edeceğiz.
Hizmet Dergisi: Açılışlara yurtdışındaki yöneticilerinizin de katılımını önemsiyorsunuz, bunun sizin için anlamı nedir? Mehmet Yalçın: Biz her Karcher Center açılışına merkezimizdeki yöneticilerimizi de davet ediyoruz, kendileri de programları elverdiği sürece mutlaka katılımda bulunuyorlar. Bu açılışta da Karcher Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Markus Asch’ı ağırladık. Karcher Center’lar tüm dünya genelinde önemsediğimiz bir yapılan-
ma. Merkezimizden üst düzeyde katılım olması da verdiğimiz bu önemin hem bayimize hem de müşterilerimize yansımasına katkıda bulunuyor.
Hizmet Dergisi: En son açmış olduğunuz Karcher Center Armak’ı lokasyon açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? Mehmet Yalçın: Beylikdüzü, Beykent Sanayi Sitesi içinde konumlanan Karcher Center Armak’ın konum olarak en büyük avantajı Sanayi bölgesine ve Tüyap Fuar Merkezi’ne yakın olması diye düşünüyorum. Önemli merkezlere yakınlık dışında site içindeki konumuna bakarsak da ana caddeye çok yakın ve oradan görünebilen bir noktada olması belirgin bir avantaj. Avrupa yakasında sadece İstoç’ta bir Karcher Center olması bizim için bir eksiklikti gerçekten. Şimdi Beylikdüzü’ndeki bu noktayı da Karcher Center zincirine katarak ilerlememize devam ediyoruz. Bayiimizin böyle bir yatırıma ortak olması ve bulunduğu noktada bir Karcher Center açmak istemesi bizi çok mutlu etti. Bize ön cephedeki dükkanını ayırması da yaptığımız işe duyduğu güvenin bir göstergesidir.
Ekim 2013
51
YÜZEY TEMİZLEME
Temizlik ve Yüzey Ekipmanlarının Önemi
52
Temizlik; Ürünlerin, malzemelerin ömürlerinin uzatılması, değerlerinin korunması ve güzelleştirilmesi amacıyla yapılan kirden arındırma ve kir oluşumunu engelleme işlemlerinin bütünüdür. Otellerde ve hastanelerde, değerlerin korunması amacıyla gerçekleştirilen ve müşterinin kullanımına hijyenik olarak sunulan odaların temeizliği, housekeeping uygulamaları içerisinde en önemli unsurlardan birini teşkil eder . Temizlik işleminin uygulama alanı olarak binalardaki özel kullanım birimleri seçildiğinde karşımıza; Ofisler, odalar (toplantı,arşiv vb.) ,banyo ve tuvaletler çıkmaktadır. Bu özel birimlerin içerisinde “Ofis Temizliği’ni ” genel temizlik uygulamaları açısından değerlendirdiğimizde toz alma , sanitasyon uygulamaları öne çıkmaktadır. Hijyenik bir ortam için temizlik ve dezenfeksiyon birlikte sağlanmalıdır. Ortamın görünen kir ile ilgili temizliğinin yapılarak daha sonra dezenfeksiyon işlemine geçilmelidir. Temizlenecek yüzeye ve kire uygun bir ürün ve dozaj belirlenmeli, doğru araç ve ekipman ile uygulanmalıdır. “Ofis Temizliği’ni“ zemin temizleme uygulamaları açısından değerlendirdiğimizde; Vakumsüpürme, yıkama ve cilalama işlemleri karşımıza çıkmaktadır. Bu işlemleri yerine getirebilmek için kullanılacak ekipman ve makineleri gruplandırmak gerekirse : 1.Kat arabası ve çift kovalı temizlik seti 2.Kuru ve Islak /Kuru Vakum Makineleri &Fırçalı Halı ve Döşeme Makineleri 3.Cila ve Taban Bakım makineleri 4.Derin Başınçlı Halı ve Döşeme Yıkama Makineleri ön plana çıkmaktadır. Ofis temizliğinin uygulama aşamasında kullanılacak makine seçimlerini etkileyen bazı faktörler
Ekim 2013
bulunmaktadır. Uygulayıcılar bu faktörleri göz önünde bulundurarak tercihlerini yapmak zorundadırlar. Bu faktörlerden bazıları ; 1.Zemin (halı ,mermer, pvc vs) 2.Zaman (mesai saatleri içinde/ dışında) 3.Süre ve alan genişliği, 4.Eşya değeri, düzen ve yerleşimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Halı kaplı zeminlerin süreç içerinde günlük ve dönemsel olarak , temel temizlik uygulamalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Yukarıda belirtilen faktörler sonucunda f irmamız tarafından önerilen makinelerimiz ise,
1.Nilco S 12 Kuru Vakum Makinesi : a.)Sessiz ve güçlü ,özel ses geçirmeyen fan motoru sayesinde ses seviyesini 62 dB(A)’ya kadar düşürmektedir.Özellikle sessiz çalışmanın önem kazandığı ofislerde öne çıkan tercih sebebidir.
Levent Sevencan Nilco Pazarlama Müdürü b) Çarpmalara karşı dirençli gövde makineyi korur..Ayrıca kompakt yapıcı ve 5 tekerleği sayesinde denge ve manevra kabiliyeti kullanım rahatlığı sağlamaktadır.Makineyi çevreleyen tampon kenarlar mobilyalara hasar vermesini engeller. Özellikle dar mekanlardaki bu tür kullanım kolaylıkları makinemizin tercih edilmesini sağlamaktadır. c) 6,5 kg ağırlığı ile kolay taşınabilirliği fonksiyonelliğini arttırmaktadır.
2.Nilco IC 335 Islak Kuru Vakum Makinesi a) AISI 304 (1. kalite) paslanmaz çelik gövdesi ile uzun süre kullanılabilir. b)Makine darbelere karşı polipropülen alt muhafaza (tekerlek çemberi ) sayesinde makine koruma oluşturmaktadır. c)Uzun süreli çalışmalarda kendinden soğutmalı yapısı ve by pas motoru ile tercih sebebidir. d)Islak/Kuru vakum yapabildiği için mermer,marley,beton, ve plastik ze-
kum temizliği gerektiren mobilyalı ve özellikle halı döşeli odalar için hızlı temizleme sistemidir Zemine göre 3 kademeli ayarlanabilen aparatı ve motorlu rulo fırçası sayesinde halının derinlemesine temizliğinide son derece etkindir. b) Taşınabilir ve seyyar kullanım kolaylığı için pratik taşıma kolu ve kolay hareketi sağlayan tekerler sayesinde kullanıcıya ergonomik çalışma ortamı yaratır c)Gürültü kesen fanı sayesinde sessiz çalışır.
4)Nilco TB 275 Halı ve Döşeme Süpürgesi a)Nilco TB 275 Halı ve Döşeme Süpürgesi üstün Alman Teknolojisiyle donatılmış dayanıklı ve efek-
minlerde her iki özelliği ile kullanıma uygunluğu tercih sebebi olabilmektedir.Halı zeminlede de rahatlıkla kullanılabilir. e) 9 kg ağırlığı ile kolay taşınabilirliği ofis temizliğinde fonksiyonelliğini arttırmaktadır. f)Daha geniş alanların temizliğinde ise daha yüksek vakum ve tank kapasite ne sahip olan 2 ve 3 motorlu makinelerimiz olan Nilco P210 ve Nilco P310 Islak/Kuru vakum makinelerimiz tercih edilmelidir.
3)Nilco Combi 17-46 Halı ve Döşeme Süpürgesi a)Profesyonel standartlarda vatif bir halı süpürme makinesidir. b)Nilco TB 275 ile profesyonel standartlarda vakum temizliği gerektiren cami, konferans salonu, ofis ve benzeri geniş halı döşeli alanlarda hızlı ve güvenli temizleme sağlamaktadır.Yoğun kirli halılarda ,kumlu alanlarda ,taş ve çivi gibi kaba kirlerin etkin bir şekilde ortamdan uzaklaştırılmasında rahatlıkla kullanılmakta ve bu özelliği ile tercih edilmektedir. c)Ağır başlığı sayesinde derin temizlik imkanı yaratırken,alçak ve kıvrak manevra kabiliyeti ile pratik kullanıma sahiptir.Otomatik yükseklik ayarı,yüksek kapasitede kağıt filtresi ve 10 lt kir kapasitesi avantaj yaratmakta .
5)Nilco IC 490 Derin Basınçlı Halı ve Yıkama Makinesi a)Halıların yıkanmasına ihtiyaç duyulduğunda püskürtme ve çekiş yöntemi tercih edildiğinde kullanılır. b)İki adet iki kademeli sessiz motoru ,profosyonel kapanır kancaları, ,by pass soğutucu ile çekme sistemi ,ergonomik filtre temizliği ,statik elektrik şok inhibütörü sayesinde profosyonel ve güvenli bir kullanıma sahiptir. c)Nilco IC 490 pratik kirli su tahliye sistemi (yerinde tahliye) ,harici elektrik prizi ve ilave aksesuarları ile tercih edilmektedir. 6)Nilco 332 Taban Bakım ve Cilalama Makinesi a)Zeminlerin yıkama ve cilalama işlemlerine ihtiyaç duyulması halinde tercih edilmektedir. b)Çok sessiz çalışması ,kolay taşınmasını sağlayan büyük tekerlekleri ,yüksek torklu kayışlı sürüş ünitesi son derece sessiz ve düşük titreşimi ile ergonomik kullanım sağlamaktadır. C)Darbeleri absorbe eden fırça koruması her yönden süpürgeye ve mobilyalara koruma sağlar. Ekim 2013
53
Sealed Air, Dünya Turizm Günü’nü Kutladı
TESİS YÖNETİMİ
Dünyada her geçen gün kendini yenileyen ve gelişen sektörlerden biri olan turizm sektörü, kendisine katma değer kazandıran şirket ve kuruluşlarla birlikte büyüyor. Gıda güvenliği ve koruma, ürün koruma ve tesis hijyeni alanlarında faaliyet gösteren Sealed Air, Dünya Turizm Günü’nü kutladı.
Sealed Air, Dünya Turizm Günü’nü Kutladı Dünyada her geçen gün kendini yenileyen ve gelişen sektörlerden biri olan turizm sektörü, kendisine katma değer kazandıran şirket ve kuruluşlarla birlikte büyüyor. Gıda güvenliği ve koruma, ürün koruma ve tesis hijyeni alanlarında faaliyet gösteren Sealed Air, Dünya Turizm Günü’nü kutluyor ve bilinci artıracak görüşleriyle sektöre ışık tutuyor. Türkiye, küresel ve bölgesel düzeyde hizmet gösteren büyük otel zincirlerinden, butik yapıdaki tesislere kadar, tüm işletmeler dünyanın dört bir yanından gelen insanlara hizmet veriyor. Türkiye’nin bacasız sanayisi olarak da adlandırılan turizm sektörünün diğer ülkelerden farklılaşmasını sağlayacak belki de en önemli hizmet standartlarından birisi ‘hijyen’. Sealed Air’in işbirimi Diversey, bu doğrultuda var olan geniş ürün yelpazesi ile birlikte, günümüzün de seyahat endüstrisini ve trendlerini takip ederek müşterilerine yenilikçi, kaliteli ürünler/hizmetler sunuyor. Ayrıca entegre danışmanlık, denetim ve eğitim hizmetlerimiz ile müşterilerinin pazarda marka ve rekabet avantajlarını korumalarına da yardımcı oluyor. Oda temizliğinden, çamaşır hizmetlerine, mutfaktan, gıda gü-
54
Ekim 2013
venliğine kadar her alanda faaliyet gösteren Sealed Air’in işbirimi Diversey, gıda ve içecek hijyeni, mutfak hijyeni, çamaşır hijyeni ve kişisel hijyen portföylerindeki yüksek kaliteli ürünleri, üstün sistemleri ve kapsamlı danışmanlık hizmetleri ile sektörün gelişmesine ve ilerlemesine hizmet ediyor. Aynı zamanda yer bakımı ürünleri, makine ve sistemleri, kağıt ürünleri, temizlik gereçleri, buklet, havuz suyu şartlandırma ve su ıslahı ve çevre danışmanlığı gibi konularda da konaklama sektörüne çözümler üretiyor. Böylece bir tesisteki her bölüme girerek, insanların bir otele giderken ilk kaygılandıkları konu olan hijyen alanında tesisleri geliştirecek ürün ve hizmetler sunuyor. Sealed Air’in işbirimi Diversey, otelin bütününe uygulanan sistemler üretiyor Dünyada profesyonel hijyen pazarının büyüklüğü de hijyen konusuna gösterilen önemi gözler önüne seriyor. Sealed Air’in işbirimi Diversey, sektörün gelişebilmesi için, turizm sektöründe otellerin bütününe uygulanabilen kapsamlı sistemleriyle hijyen alanında yanlış uygulamaların önüne geçiyor. Turizm sektörünün ihtiyaç duyduğu yenilik ve teknoloji ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına Ar-Ge çalışmalarına önem veriyor ve hızla ilerleyen teknolojiye paralel olarak en son yeniliklerle ve farklı metotlarla, profesyonel temizlik ve hijyen ürün/sistemleri geliştiriyor. Kaliteli ve yüksek standartlardaki temizlik ürün ve sistemlerini kullanan işletmeler, müşteriler açısından beklentileri karşılayan güvenilir alanlar yaratıyor. Bu ise işletmenin verimliliğini ve karını arttırıyor. Hijyen standartlarını arttıran tesislerin yaygınlığı ise küresel rekabe-
te ivme kazandırıyor, sektörün gelişimini destekliyor. Türk Turizmi’nin Gelişimine Sürdürülebilir Projelerle Destek… Sealed Air işbirimi Diversey, 25 bin turizm profesyonelinin üye olduğu en büyük sivil toplum örgütü Skal International’ın, İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen ve turizmin en iyilerini belirleyen Skalite-Turizmde Kalite Ödülleri’ne 2005 yılından bu yana, sponsor olarak destek veriyor. Sealed Air, sosyal sorumluluk alanında da öncü rolü ve sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda çevre, insan ve dünya odaklı projeler gerçekleştiriyor. “Beyaz Yıldız Projesi” TÜROFED tarafından hazırlanan ve Sealed Air iş birimi Diversey’in desteği ile hayata geçirilen bir proje. Beyaz Yıldız projesi ile turistik işletmelerde kullanılan suyun, elektriğin-enerjinin, kimyasalın ve katı atık miktarının, çevrede ve doğal kaynaklarda meydana gelebilecek olası zararın azaltılması, operasyonel verimliliğin artırılması ve konfordan vazgeçmeden tasarruf sağlayarak turistik işletmelerdeki giderlerin azaltılması amaçlanıyor. Bu doğrultudaki diğer bir proje ise Kadından Kadına Köprü – Bıttım Sabunu Projesi. Bu projenin de en büyük katma değeri; Mardin’in simgesi, Bıttım sabununun uluslararası ve hijyenik standartlarda üretilmesini sağlayarak kaybolmaya yüz tutmuş bir Anadolu değerini Türk turizmine yeniden kazandırıyor olması. Sealed Air’in işbirimi Diversey ‘’Beyaz Zambak’’ projesi ile gıda güvenliği konusunda belediyelerle işbirliği yaparak gıda sunan tesislerin hijyen kalitesini artırmayı hedefliyor. 2004 yılında başlatılan Beyaz Zambak projesi şu anda Beyoğlu, Bursa ve Didim’de uygulanıyor ve dünyada da birçok ülke tarafından örnek alınıyor.
“Türkiye’nin En İyi Yeni Oteli” Seçildi Üçüncü kez gerçekleştirilen Türkiye ve Komşu Bölgeler Otel Yatırımları Konferansı’nda (CATHIC) The Grand Tarabya “Türkiye’nin En İyi Yeni Oteli” seçildi. Uluslararası Türkiye ve Komşu Bölgeler Otel Yatırımları Konferansı’nda (CATHIC) 2013 CATHIC ödülleri de sahiplerini buldu. “Türkiye’nin En İyi Yeni Oteli” ödülü şubat ayında yenilenerek yeniden hizmete giren The Grand Tarabya’nın oldu. Törende ayrıca “Bölgedeki En İyi Yeni Otel Ödülü” ve “Bölgedeki En İyi Şehir Merkezi Oteli Ödülü” de verildi. Bölgenin turizm altyapısını geliştirmeye yönelik çabaların ve uluslar arası yatırımcıların beklentilerinin tartışıldığı konferansta 65’ten fazla yerel ve global lider bir araya geldi. Konferans sırasında her yıl olduğu gibi sektörün en iyileri ödüllendirilerek onurlandırıldı. Başarılı ve turizmde günün ihtiyaçlarını en iyi şekilde yansıtan otelleri belirlemek üzere verilen CATHIC 2013 Ödülleri’ni sektörün önde gelen isimlerinden oluşan jüri belirledi. Bayraktarlar Holding tarafından 350 Milyon dolarla turizme yeniden kazandırılan The Grand Tarabya “Türkiye’nin En iyi Yeni
56
Ekim 2013
Oteli” ödülüne layık görüldü. Aldıkları ödülün kendilerine daha büyük başarılar kazanmak için motive ettiğini belirten The GrandTarabya Genel Müdür Bora Göymen ise şöyle konuştu : “Bayraktarlar Holding tarafından tekrar İstanbul’a kazandırılan The Grand Tarabya, eşsiz konumu ve zengin tarihi geçmişiyle dikkat çekmeye devam ediyor.
Bugün burada uluslararası zincirlerin üst düzey yöneticileri, bölgedeki turizm yatırımlarını tartışırken, bu toplantıda Türkiye’nin En İyi Yeni Oteli seçilmekten gurur duyuyoruz. Bu daha bir başlangıç. Bu tür başarılarımızla Türkiye’nin en önemli otellerinden biri olmanın yanı sıra uluslar arası platformda da otelimizi ve markamızı temsil etmeye devam edeceğiz.”
Turizm sektörü, tedarik güvencesiyle büyüyor Turizm sektörünün; otel, restoran, kafe, catering gibi yeme içme alanlarında verdiği hizmetlerde, ev dışı tüketim ürünleri tedarikçisi firmalar önemli rol oynuyor.
Dünya Turizm Örgütü’nün önerisiyle; dünyada turizm bilincinin oluşturulup geliştirilmesi ve turizmin çevresel, ekonomik, politik ve sosyo-kültürel öneminin vurgulanması amacıyla 27 Eylül Dünya Turizm Günü olarak kutlanıyor. Türkiye’de ev dışı tüketim tedariki alanında faaliyet gösteren önde gelen firmalardan g2m, turizmde gastronominin yeri konusunda sektörü bilinçlendiriyor. g2m Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hayati Molinas, Dünya Turizm Günü öncesinde, şu açıklamayı yaptı: “Dünya çapındaki krizlere ve ekonomik değişikliklere rağmen turizm gelişmeye devam ediyor. Tüm dünya ülkelerinin gayri safi yurtiçi hasılasının en az yüzde 5’ini turizm gelirleri oluşturuyor.
Dünya genelinde her 12 istihdam alanından birini yine turizm sağlıyor. Küresel ihraç ürünlerinin ve hizmet sektörünün yüzde 6’sını turizm sektörü oluşturuyor. Turizm sektörünün Türkiye’nin metropol kentlerinde de hızla gelişiyor olmasındaki en büyük etken insanların dışarıda yeme içme alışkanlıklarının artması. Bunun yanı sıra Türkiye’yi her yönden uğrak nokta olarak belirleyen yabancı misafirler ülkemize büyük katkı sağlıyor. Dolayısıyla, sektörü bilinçlendirerek yön veren kısacası turizm sektörüne hizmet eden firmalara da büyük işler düşüyor. Sektörün lideri olarak, üreticiler ve işletmeler arasındaki köprü görevimizi çok ciddiye alıyor ve uluslararası standartlarda hizmet anlayışı ile çalışıyoruz. Zengin bir
portföy ile gıda, sarf ve temizlik maddelerinin satış-pazarlama, dağıtım ve lojistik hizmetlerini sunan firmamız, turizm sektöründe özellikle ihtiyaç olarak öne çıkan zengin portföy ve yaygın dağıtım imkanları ile işletmelerin verimliliklerine katma değer sağlıyor. Otel, restoran gibi işletmelerin ve turistik tesislerin ihtiyaç duyduğu bir tedarikçi modelinden çok; sektörde ilklere imza atan, kalite standartlarını her geçen gün yükselten ve hedefleri hep daha büyük olan bir yapıya sahibiz. Bu da turizm sektörüyle paralel bir gidişata sahip olmamızı sağlıyor. Sektörün taleplerini önceden analiz ederek çare olmak, bizler için esastır.” Gastronomi sektörüne yön veren markaların çözüm ortağı olan g2m’nin tedarikçi ailesi de her geçen gün genişliyor. 45 bin m2 depolama alanında 10 binden fazla ürün çeşidi barındıran şirket, 9 lojistik merkezinden 350 sevkiyat aracına uluslararası standartlar çerçevesinde yüklediği ürünleri, 17 bin müşterisine ulaştırıyor. Türkiye’nin, ev dışı tüketim sektörüne hitap eden ünlü markalarının yanı sıra global markaların da distribütörlüğünü üstlenen g2m, Unilever Food Solutions, Sealed Air, Kent, Danone, Anako, Kraft, Kubra, Balparmak, Algida, Unipro, Ceyo, Nestle, Fora, Krater gibi daha birçok marka ile çalışıyor.
Ekim 2013
57
TESİS YÖNETİMİ
Yangın ve Patlama Riski Artıyor
58
Dünyanın en büyük sigorta şirketlerinden Allianz Group, küresel işletmelerdeki olası riskleri inceledi. Allianz Global Corporate & Specialty uzmanlarının araştırmaları sonucunda ortaya çıkan İş Dünyası Risk Raporu’nda dikkat çeken risklerin başında, işlerin kesintiye uğraması, doğal felaketler ve yangın geliyor. Geçtiğimiz yıl riskler arasında 10’uncu sırada yer alan “yangın ve patlama riski” bu sene yedi sıra birden yükselerek 3’üncü sıraya yerleşti. Sigorta sektöründe dünyanın önde gelen sigorta ve finans şirketlerinden Allianz tarafından hazırlanan risk raporu, işletmelerin karşılaşabileceği riskleri sıralıyor. İlki 2011 yılında hazırlanan raporun ikincisi, 28 ülkeden 500’ü aşkın Allianz uzmanının katılımı ve değerlendirmesiyle hazırlandı. 2012 Allianz İş Dünyası Risk Raporu’na göre uzmanların yüzde 45.7’si şirketleri bekleyen risklerin zirvesine işlerin durma noktasına gelmesini koyuyor. İkinci sırada yüzde 43.9 ile doğal felaketler gelirken, yangın riski yüzde 30.6 ile üçüncü sırada yer alıyor. 2011 yılında listenin en üstlerinde yer alan ekonomik risk başlığı bu sene çeşitlendirilerek piyasa dalgalanmaları, piyasada durulma, Euro bölgesinde kırılma gibi alt kırılımlara ayrılırken, söz konusu unsurların da şirketler için halen yüksek risk potansiyeli taşıdığına dikkat çekiliyor. İlk 10 risk 2012 İş Dünyası Risk Raporu küresel risklerde ilk 10 maddede, yüzde 45.7 ile işlerin durma noktasına gelmesi, yüzde 43.9 ile doğal felaketler; yüzde 30.6 ile yangın, patlama, yüzde 17.1 ile yasa ve düzenlemelerde değişiklik, yüzde 16.6 ile yoğunlaşan rekabet, yüzde 13.4 ile kalite düşüşleri ve seri hatalar, yüzde 12.6 ile piyasa dalgalanmaları (kur, faiz vb), yüzde 12.3 ile piyasanın durması veya gerilemesi, yüzde 12.1 ile Euro Bölgesi’nde kırılma ve yüzde 10.4 ile itibar veya marka değeri kaybı yer alıyor. Sektörlere göre riskler Raporda sektörlere göre yapılan dağılımda ilk üç riskin istisnalar haricinde tüm sektörler için geçer-
Ekim 2013
li olduğuna dikkat çekilirken, üretimin hiç olmadığı ya da çok az olduğu telekomünikasyon ve IT gibi gibi bazı sektörlerde yangın riskinin daha düşük olduğu ifade ediliyor. Savunma ve havacılık sektöründe beklenen yoğun rekabet, sektörel risklerde piyasa dalgalanmaların önüne geçiyor. Kimya ve Eczacılık sektöründe yaşanan yasa ve düzenlemelerdeki değişiklikler sektörü önemli derecede etkilerken, yanıcı maddelerin yoğun kullanılmasından dolayı yangın ve patlama riski bu sektörde daha da öne çıkıyor. Euro Bölgesi’ndeki muhtemel bir kırılma ise Finans sektörünün ilk sıraya koyması gereken risk olarak gösteriliyor. Denizcilik ve taşımacılık alanında hırsızlık ve yolsuzluk ilk risk olarak gözükürken, yenilenebilir enerji alanında yasa ve düzenlemelerdeki değişikler listenin ilk sırasında yer alıyor. Telekomünikasyon, Bilgi Teknolojileri ve Teknoloji sektöründe enerji kesilmeleri önemli riskler arasında işaret ediliyor. Sektörlere göre riskler
HAVACILIK İşlerin durması Doğal felaketler Yoğunlaşan rekabet Piyasa dalgalanmaları Yangın ve patlama
%53 %35 %26 %21 %18
KİMYA VE ECZACILIK İşlerin durması %51 Doğal felaketler %30 Yasa ve düzenlemelerde değişiklik %28 Yangın ve patlama %26 Kalite düşüşleri, hatalı üretim %26
FİNANSAL SERVİSLER Euro Bölgesinde Kırılma %36 Doğal felaketler %33 Yasa ve düzenlemelerde değişiklik %31 Kredi olanakları %26 İşlerin durması %21 DENİZCİLİK VE TAŞIMACILIK Doğal felaketler %38 Hırsızlık, yolsuzluk %38 İşlerin durması %31 Yangın ve patlama %31 Yoğunlaşan rekabet %31 YENİLENEBİLİR ENERJİ Doğal felaketler %43 İşlerin durması %43 Yasa ve düzenlemelerde değişiklik %43 Kalite düşüşleri, hatalı üretim %37 Yangın ve patlama %30 TELEKOMUNİKASYON, TEKNOLOJİ, BİLGİ TEKNOLOJİLERİ Doğal felaketler %42 İşlerin durması %42 Teknolojik yenilikçilik %42 Sanal suçlar, IT hataları %38 Enerji kesilmeleri %21
Ekim 2013
59
Star Makine’den dev yatırım Türkiye’nin önde gelen endüstriyel ‘Temizlik Makine Üreticileri’ arasında yer alan Star Makine, tek bir çatı altında uygun fiyat ve servis garantisiyle yeni üretim alanında hizmet vermeye devam ediyor.
1985 yılında kurulan firma, profesyonel makine üretimi ve ihracatı yanında yurtdışından ithal edilen diğer ürünlerle temizliğe ihtiyaç duyulan; Hastane, okul, fabrika, havalimanı, AVM’ler ve buna benzer pek çok hizmet alanı içinde, 100’ü aşkın ürün çeşidi ile Elektrik Süpürgeleri, Halı Yıkama, Vakum Üniteleri (Trifase), Yer yıkama / Cilalama, Yer Yıkama Makinesi, Yüksek Ba-
60
Ekim 2013
sınçlı Temizlik Makineleri / Yedek Parça – Aksesuar, Temizlik Ekipmanları, Kimyasal Temizlik Ürünleri gibi birçok alanda faaliyet gösteriyor. Star Makine Genel Müdürü R. Cüneyt Sonuk, sektör içerisinde belli markaların dışında yerli üretim yapan firmalar arasında önde gelen firma olduklarını ; Başta Almaya, İtalya, Fransa ve Rusya olmak üzere 20 ülkeye
kadar ihracat alanına sahip olduklarını belirtti. Sanayi bölgesindeki yeni üretim alanı ile tek bir çatı altında uygun fiyat ve servis garantisiyle hizmet verdiklerini belirten Sonuk; “ Star makine olarak son 2 yıldır üretim faaliyetlerimizi kendimiz yapıyoruz. Ülke pazarının her geçen gün büyümesi ve profesyonel temizlik makinelerine olan ihtiyacın artması ile bizler de büyüyen bu pazarda müşterilerimize destek ve hizmet vermekteyiz” dedi. Faaliyetlerine en yeni ürünleri olan sokak süpürme makinesini de ekleyen firma, belediyelerin çöp temizliğinde kullandıkları süpürme makinesi ile İtalya menşeli ‘Star Sokak Süpürme Makinesi S150’yi, Star markası ve güvencesi altında Türkiye pazarına sunmakta olduklarını belirtti. “S150 küçük boyutlu ve manevra kabiliyeti ile büyük bir sokak süpürme aracıdır. S150 kentin her köşesinde derin ve kapsamlı bir temizlik sağlar. S150 yüksek hızı kolay manevra kabiliyeti geniş süpürme alanı büyük çöp toplama haznesi ve boşaltma kolaylığı ile yüksek verimlilik ve performans sağlar. Yeni kullanılan teknik ve tasarımı S150 benzersiz kılar. S150 egzoz gazı salımının düşük seviyede olması onu çevreci yapar motorun mutlak sessizlik içinde emisyon ve üzerindeki düzenlemelerin bütünlüğü ile sessiz bir araçtır böylece çevresel etkisini en aza indirmekteyiz ” dedi. Bir diğer ürün *beybi mora ; “ Özellikle rakip firmalara göre ses debisinin diğer firmalarda düşüklüğü ile motorunun kazan içinde olması ses yalıtım için önemli bir dizayn. Bu makine özellikle otel ve hastanelerde ciddi bir eksiliği dolduruyor.
“Star Makine olarak ,daima gelişmekte olan teknolojinin gereklerini yerine getirme prensibi ile çalışmalarımızı yürütmekte olup firmamız; Müşterilerimizin taleplerine en kısa sürede, güvenilir çözümleri oluşturarak , dayanıklı ve kaliteli malzemeleri ile faaliyetlerine devam etmektedir.” dedi. Sonuk; ” Sektörümüzün çok yol kat ettiğini gözlemekteyim, şehirleşmenin hızla büyüdüğü dünyada, temizlik işlerinin profesyonel firmalar tarafından yapılması, profesyonel temizlik makine ve ekipmanlarına daha fazla ihtiyaç duyulması olumludur. Ülkemizin pazarı her geçen gün büyüyor. Büyüyen bu pazarda bizler de müşterilerimize destek ve hizmet vermekteyiz.” şeklinde konuştu.
Ekim 2013
61
İŞ GÜVENLİĞİ
Sürekli Hizmet Deneyim İster… 4B Yönetim ve Danışmanlık kurucusu İbrahim BİLGİÇ, uzun yıllar Eczacıbaşı Girişim Endüstriyel’de farklı kademelerde görev yapmış , bu süreçte katıldığı yurtiçi ve yurtdışı eğitimlerinde hijyen alanında kendini geliştirme fırsatı bulmuştur. 2012 Mayıs ayında mesleki birikimlerini değerlendirmek üzere kendi yönetim ve danışmanlık firması olan 4B Yönetim ve Danışmanlık firmasını kurmuştur. 4B Yönetim ve Danışmanlık Hizmetleri; İş Sağlığı ve Güvenliği, Hijyen Yönetimi ile Çevre ve Atık Yönetimi konularında eğitim, danışmanlık ve belgelendirme hizmeti sunmaktadır.
4B Yönetim ve Danışmanlık Hizmetleri, sektörün nitelikli eleman ihtiyacını göz önünde bulundurarak, geleneksel yöntemler yerine modern yöntemlerin uygulayıcısı olup, alanında uzmanlaşmış personel yetiştirme çabasındadır. Bunun yanında, yine sektörün ihtiyacı olan yönetici ihtiyacını karşılamak için oluşturduğumuz, ’Hijyen Uzmanı Sertifika Programı’ uygulanmaktadır. Bu program dahilinde, katılımcılara; Kirlenme türleri, kimyasalların yapısı ve etkileri, temizlik faktörleri, temizlik ekipmanları, modern te-
62
Ekim 2013
mizlik metodolojileri, HACCP ile temizlik matematiği ile dokümantasyonlar konusunda eğitim verilmektedir .Eğitim sonunda yapılan sınavda başarılı olanlar,’ Hijyen Uzmanı ‘ sertifikasına sahibi olmaktadırlar. Bu sertifika sahibi personel , yönettiği projede geliştirdiği modern yöntemlerle temizlik maliyetlerini aşağıya çekerek , çevreye saygılı etkin bir temizlik yapılmasını sağlayabilecek seviyeye ulaşmaktadır. Bilindiği üzere 6331 sayılı yeni İş Güvenliği Yasası’na göre tüm işyerlerinin yaptırması zorunlu ça-
lışmalar; -Risk Değerlendirmesi: Bir veya daha fazla işçi çalıştıran tüm iş yerlerinde yaptırılması zorunlu kılınmıştır. -İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi: Bir veya daha fazla işçi çalıştıran tüm iş yerlerinde yaptırılması zorunlu kılınmıştır. -Acil Durum Planı: Bir veya daha fazla işçi çalıştıran tüm iş yerlerinde yaptırılması zorunlu kılınmıştır. İş Güvenliği Uzmanı Çalıştırmak; -50 çalışandan fazla personeli bulunan tüm işyerleri , 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren iş güvenliği uzmanı bulundurması zorunlu kılınmıştır. -50 çalışandan az personeli bulunan “Tehlikeli” ve “Çok Tehlikeli” sınıfta yer alan tüm işyerleri 1 Ocak 2014 tarihinden itibaren ‘ İş Güvenliği Uzmanı ‘ bulundurması zorunlu kılınmıştır. İşyeri Hekimi Bulundurmak; -50 çalışandan fazla personeli bulunan tüm işyerleri 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren ‘İşyeri Hekimi‘ bulundurması zorunlu kılınmıştır. -50 çalışandan az personeli bulunan “Tehlikeli” ve “Çok Tehlikeli” sınıfta yer alan tüm işyerleri 1 Ocak 2014 tarihinden itibaren İşyeri Hekimi bulundurması zorunlu kılınmıştır. -50 çalışandan az personeli bulunan “Az Tehlikeli” sınıfta yer alan tüm işyerleri 1 Temmuz 2016 tarihinden itibaren İşyeri Hekimi bulundurması zorunlu kılınmıştır. Ancak yeni yükümlülüklerle ilgili sektörde yapılan hatalı NACE kodu düzeltmeleri ileri ki aşamalarda işverenlere ciddi sıkıntılar do-
ğuracaktır. Örneğin; Birçok firma , iş güvenliği uzmanı atamasını 1 Temmuz 2016 ‘ya erteleme amacıyla tehlike sınıflarını, az tehlikeli sınıfa çekip 50 kişiden küçük işletmeler olacak şekilde şubeleşme yapısına girmiştir. Lakin az tehlikeli sınıfın görev tanımları içinde yer almayan yüksekte çalışma, temizlik otomatı kullanımı gibi uygulamalardan doğacak bir iş kazası durumunda işverenler 400.000 TL bulan ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalacaktır. 4B Yönetim ve Danışmanlık Hizmetleri olarak; Sektörel deneyimimiz sayesinde bu tarz yanlış uygulamaların önüne geçebilmekteyiz. Tüm işverenler; Risk analizi, acil durum planları, iş sağlığı ve güvenliğinde genel eğitimleri ve branş eğitimleri (yüksekte çalışma vb.) 01.01.2013 tarihi itibari ile tamamlamış olmak zorundadır. Sektörü ilgilendiren bir diğer önemli hususta 05.07.2013 Tarih ve 28698 Sayılı Resmi Gazete’ de yer alan HİJYEN EĞİTİMİ YÖNETMELİĞİ kapsamında yer alan ; a) Gıda üretim ve *perakende iş yerleri. b) İnsani tüketim amaçlı sular ile doğal mineralli suların üretimini yapan iş yerleri. c) Kaplıca, hamam, sauna, berber, kuaför, dövme ve pirsing yapılan yerler, masaj ve güzellik salonları ve benzeri yerler. ç) Otel, motel, pansiyon ve misafirhane gibi yerler. d) Komisyon tarafından hijyen eğitimi verilmesi uygun görülen diğer iş kolları. Perakende işyerleri: Ana dağıtım merkezleri, hazır yemek hizmeti, iş yeri ve kurum yemekhaneleri, restoranlar ve diğer benzeri gıda hizmetlerinin sunulduğu; Dükkânlar, toptan satış yerleri, süpermarket dağıtım merkezleri dâhil olmak üzere son tüketiciye satış ve dağıtım noktasında gıdanın işlenmesi, muameleye tabi tutulması veya depolanması ve benzeri hizmetlerin verildiği iş yerlerini ifade eder. İşletme ve işverenlerin Hijyen Eğitimleri’ ni tamamlamaları ge-
rekmektedir. Temizlik sektörünün tedarikçi, işverenin ve hizmet uygulayıcısıyla bir bütün olduğunu göz önünde bulundurarak , bu bağlamda hijyen ürünleri tedariği sağlayan firmaların satış ekiplerine çözüm ortağı olacak şekilde eğitmekteyiz. Bunu sağlamak için hizmet verdiği firmanın, yaptığı işi bilmesi gerekmektedir. Doğru ürünü doğru yüzeye sunabilen bir satışçı üçüncü bir göz olarak ürün pazarladığı bir firmanın çözüm ortağı olacaktır. Bu bağlamda bayii eğitim programı çerçevesinde ürün odaklı eğitim yerine , hijyen eğitimi sertifika programına para-
lel bilgilerle donatılmış sahaya ürün değil çözüm sunan satış ekipleri oluşturmasını sağlamaktayız. Temizlik sektörü üç kollu bir sac ayağından oluşmaktadır; İşveren-taşeron ve tedarikçiler. Bu üç biriminde genel olarak en büyük ihtiyacı eğitimli personel açığıdır. Konuya vakıf olmayan bir satıcı veya satın almacı iş kalitesini olumsuz etkileyecektir. 4B Yönetim ve Danışmanlık Hizmetleri olarak, bu alanlarda gerekli eğitimleri tamamlayarak sektörü hak ettiği seviyeye ulaştırma amacıyla yola çıktık.
Ekim 2013
63
TESHIAD BİLGİ ODASI
İş Sağlığı ve Güvenliği hakkında tüm bilinmeyenler Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sayım Yorgun, “İş Sağlığı ve Güvenliği” hakkında akılları karıştıran soruları cevapladı.
Ülkemizde yaşanan her iş kazasında gündeme gelen daha sonra unutulan iş sağlığı ve güvenliğine yönelik 30/06/2012 tarihinde kabul edilen 6331 sayılı “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu” ile yasal düzenleme yapıldı, kanun yürürlüğe girdi, ancak bazı hükümlerinin uygulanması ertelendi. Kanuna yönelik hem ciddi beklentiler var, hem de eleştiriler. Yeni Kanunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Doç.Dr. Sayım Yorgun: Öncelikle kamu oyuna yansıyan bir yanlışlığı düzeltmek gerekiyor. Çünkü 6331 sayılı yasa çıkana kadar bu konuda yasal düzenleme yokmuş gibi bir algı oluştu. Bu algı yanlış. İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin yasal düzenleme İş Kanunlarında yer almıştır. Bu kanundan önce, ha-
64
Ekim 2013
len yürürlükte olan 4857 sayılı İş Kanunu’nun beşinci bölümünde iş sağlığı ve güvenliği 12 madde ile düzenlemişti. Yeni yasa yürürlüğe girince bu hükümler kaldırıldı.
eleman konusunda yeterince hazırlık yapılmadığı, ihtiyacı karşılayacak düzeyde sertifika sahibi eleman bulmakta zorluk yaşandığına yönelik eleştirileri doğru buluyorum.
- Bu açıklamalardan şunu mu anlamak lazım ? Daha önce farklı kanunlarda yer alan hususlar özel bir kanunla düzenlendi. Doç. Dr. Sayım Yorgun: Evet. Sizin ifade ettiğiniz gibi konu daha geniş bir şekilde özel bir kanunla düzenlendi. Sorunuzda yer alana yeni kanuna yönelik değerlendirmeme gelince öncelikle bu konuyla ilgili ihtiyaç duyulan hususların özel bir kanunla düzenlenmesi ihtiyaç idi, isabetli olmuştur. Ancak kanuna yönelik, alt yapısının iyi hazırlanmadığı ve yetişmiş
-Yapılan tartışmalarda işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hemşiresi açığından bahsediliyor. Bu ihtiyaç nasıl giderilebilir? Doç.Dr. Sayım Yorgun:Eski kanun döneminde 50 ve daha fazla çalışanı olan işyerleri iş sağlığı ve güvenliği açısından kanunun kapsamı içindeydi ancak yeni kanun işçi sayısına yönelik sınırlamayı kaldırarak bazı istisnalar dışında tüm işyerlerini kapsamına aldı ve işverenlerin sorumluluklarını artırdı. Tabii kapsam genişleyince uzman eleman ihtiyacı da arttı.
-Zamana ihtiyaç yok mu? Doç.Dr. Sayım Yorgun: Var. Bu zamanı kazanmak için de kanuna bir geçiş hükmü konulmuştu. Kanaatimce kanun hazırlanırken özellikle iş güvenliği uzmanı olmaya yönelik şartlar üniversitelerimizin bölümlerindeki eğitimler dikkate alınarak hazırlansaydı bu süreyi kısaltmak mümkün olacaktı. Mesela iş sağlığı ve güvenliğine, İş Hukuku’na, çalışma hayatının ihtiyaçlarına yönelik en yoğun eğitim Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümlerinde yapılmaktadır ama bu bölüm mezunları iş müfettişi olabilirken, iş güvenliği uzmanı olamıyorlar. Üniversitelerimizin yaklaşık 30 bölümünde öğrenciler bu alanda eğitim görüyor, 10 binlerce mezun var ancak müracaat etme hakları yok. Bu öğrencilerin teknik bilgilerinin eksik olduğu söylenebilir ve doğru bir eleştiridir. Ancak, uzmanlık sertifikası almak için nasıl mühendise,mimara kimyagere hukuk eğitimi veriliyorsa bu öğrencilere de teknik eğitim verilebilir. İşyeri hekimi ve sağlık görevlileriyle ilgili sorunlar var, bu ihtiyacı gidermeye yönelik çalışmaları yoğunlaştırmak gerekiyor. -İş sağlığı ve güvenliği teknik bir mesele midir? Doç. Dr. Sayım Yorgun: Teknik boyutu olduğu kesin, ancak sadece teknik bir mesele değildir. İş güvenliğine ilişkin uygulamaları sadece teknik bir mesele olarak görmenin yanlış olduğunu düşünüyorum. Konunun hukuki, sosyal, psikolojik ve kültürel boyutları var, bu
boyutları dikkate alan bir uzmanlaşma süreci devreye sokulmalıdır. -Kanunda yapılan değişiklikle 50′den az işçisi bulunan tehlikeli ve az tehlikeli işyerlerinde bu kanunun uygulanması ertelendi. Doğru mu oldu? Doç. Dr. Sayım Yorgun: Bu konuda maalesef basına yanlış aksetti. Çünkü bu kanunun sadece bazı maddelerinin uygulanması ertelendi, diğer maddeleri işçi sayısı dikkate alınmaksızın uygulamaya girdi ve işyerleri yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda. Mesela iş riski analizi yapmak, acil eylem planı oluşturmak, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tedbir almak her işverenin yasal sorumluluğudur. 6495 sayılı torba kanun ile 02.08.2013 tarih ve 28726 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren değişiklikle “İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri” ve “İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin desteklenmesi” ne ilişkin maddelerin yürürlüğe gireceği tarih bazı işyerleri için ertelendi. Buna göre işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve sağlık personeli bulundurma zorunluluğu, 50′den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 1/1/2014 tarihinde, 50′den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 1/7/2016 tarihinde yürürlüğe girecek. Kanunun 7. Maddesine yer alan “İş Sağlığı ve Güvenliğinin Desteklenmesi”ne ilişkin uygulamada yer alan devlet desteği de söz konusu düzenlemeyle ertelenmiş oldu. Bu iki hususun dışın-
daki tüm işveren yükümlülükleri devam ediyor. -Erteleme doğru muydu? Ben yanlış buluyorum. Yasanın uygulanmasını sıkıntıya soktu ve yasadan kaçınmayı adeta teşvik etti. Kanun çıkarken bu işyerlerine yönelik zaten geçiş hükmü vardı, bu hükmü tekrar uzatmak yasaya olan inancı sarstı. Bu işyerlerinde ortaya çıkacak kazalardan kim sorumlu olacak? Bunun vebali nasıl ödenecek? İnşallah olumsuz bir sonuçla karşılaşmayız ama karşılaştığımızda birkaç gazete manşeti, birkaç bakan açıklamasıyla ve “tazminatlar ödenecek” gibi söylemlerle üstü örtülecek mi? -İş sağlığı ve güvenliğini sağlamak Türkiye’nin önemli sorunlarının başında geliyor. Sorunun büyüklüğünün nedenleri nelerdir? Doç.Dr.Sayım Yorgun: Gerçek istatistiklerin bilinmiyor olması nedeniyle sorunun büyüklüğünü ancak tahminlerle dile getirebiliyoruz. Çünkü kayıtdışılığın yüksek olduğu bir çalışma hayatı mevcut. İş kazalarının gizlendiği, meslek hastalıklarının tespit edilemediği bir yapı söz konusu. Ölüm sayısının yüksek olması, bilincin zayıf olması, kayıtdışılığın yüksek olması, taşeronluk, denetimsizlik gibi nedenler sorunun büyümesine yol açıyor. İşverenler iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yatırımları maliyet olarak görüyor. Ancak insan emeğine ve yaşamına saygısızlık olan bu konudaki ihmaller kasten adam öldürmekten başka bir şey değildir. Bu algıyı değiştirmek zorundayız. İş sağlığı
Ekim 2013
65
TESHIAD BİLGİ ODASI
olan işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği kurulu kurması ve SGK’nın bilgilendirilmesi işverenlerin yükümlülüklerinin başında gelmektedir.
ve güvenliği konusu sadece işyeri ve çalışan düzeyinde değil toplumun genelini doğrudan ilgilendiren, aynı zamanda ulusal ve uluslararası düzeyde ele alınması gereken bir önceliğe sahip. -Bu tespitlerinizi somutlaştırabilir misiniz? Doç. Dr. Sayım Yorgun: 2012 yılının bazı istatistik sonuçlarını paylaşırsam neden sorun çok önemli daha iyi anlaşılacaktır. 2012 yılında resmi kayıtlarına göre 74.871 iş kazası meydana geldi. Bu kazalarda toplam 744 vatandaşımız hayatını kaybetti. Bu iş kazaları nedeniyle 1.597.241 gün iş göremezlik geliri ödendi. Bunun anlamı yaklaşık 1.6 milyon gün üretim yapılmadı ve bu günler için üretim yapılmadan ücret ödendi. Sanırım bu sonuçlara bakanlar konunun vahametini anlamışlardır. Terörde bir yılda kaybettiğimizden daha çok vatandaşımızı iş kazalarında maalesef kaybediyoruz. Sorun hem insani olarak hem de ekonomik olarak çok büyük bir sorun. - Bu sorunu azaltmanın en önemli adımlarından biri kanunu etkin bir şekilde ve tüm işyerlerini kapsayacak biçimde uygulamaktır. Bu gerçekleştirilebilecek mi ? Doç. Dr. Sayım Yorgun: Kanun, kamu ve özel sektör ayırımı yapmaksızın bütün işyerlerini kapsamına aldı. Bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konuları-
66
Ekim 2013
na bakılmaksızın uygulanıyor. Ancak bazı istisnai işyerleri kapsam dışında tutuldu. -Hangi işyerleri istisna tutuldu? Doç. Dr. Sayım Yorgun: Türk Silahlı Kuvvetleri, Genel kolluk kuvvetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının faaliyetleri kapsam dışında tutuldu. Ancak bu işverenlerin fabrika, bakım merkezi, dikimevi ve benzeri işyerlerindeki faaliyetleri kanun kapsamında. Afet ve acil durum birimlerinin müdahale faaliyetleri, Ev hizmetleri, Çalışan istihdam etmeksizin kendi nam ve hesabına mal ve hizmet üretimi yapanlar, Hükümlü ve tutuklulara yönelik infaz hizmetleri sırasında, iyileştirme kapsamında yapılan işyurdu, eğitim, güvenlik ve meslek edindirme faaliyetleri kapsam dışında tutuldu. Dolayısıyla kanunun kapsamı geniş. Uygulaması da doğru yapılırsa birkaç yıl sonra olumlu sonuçlarını görmek mümkün olur. Ancak Ağustos ayında yapılan erteleme benzeri uygulamalar devam ederse, netice almak zorlaşacaktır. -Kanun işverenlere hangi yükümlülükleri getiriyor? Doç. Dr. Sayım Yorgun: Risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmak, acil eylem planı hazırlamak,çalışanları eğitmek ve bilgilendirmek. İşyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, diğer sağlık personelini çalıştırmak veya hizmet satın almak. Tedbir almak, araç ve gereçleri temin etmek .Denetim yapmak, 50′den fazla çalışanı
-Yasa işçilere de sorumluluk yüklüyor mu? Doç. Dr. Sayım Yorgun: Evet. Hem ciddi yetki hem de sorumluluklar veriyor. Kanun, öncelikle çalışanları sürece dahil ediyor. Çalışanlar seçtikleri temsilcileri aracılığıyla sürece dahil olabiliyor. İşverenler, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini yerine getirmediği taktirde hayati bir tehlike var ise işçiler işi durdurma ve haklı nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisine sahip. İşverenler de alınan tedbirlerle uymayan, uyarıları dikkate almayan işçileri haklı nedenle işten çıkarabiliyor. -Yasadaki hükümlere uymamanın cezai yaptırımları var mı? Doç. Dr. Sayım Yorgun: Çok ağır yasal yaptırımlar söz konusu. Bir örnek vermek gerekirse tüm işyerlerinin yapmak zorunda olduğu risk analizi yapmamanın cezası 3.000TL., ayrıca analizin yaptırılmadığı her ay için 4.500 TL. ceza uygulanacak. Bu vesileyle denetime yönelik bir bilgi de aktarmak istiyorum. İşverenler, bu kanuna yönelik denetimin sanal ortamda yapılabildiğinden habersizler. İş Sağlığı ve Genel Müdürlüğü kanun getirdiği bazı yükümlülükleri yerine getirmeyen işverenleri sistemden kontrol edebiliyorlar. Mesela iş güvenliği uzmanı bulundurmayan işvereni sistemden tespit etmek mümkün. Çünkü iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi, Ortak sağlık ve Güvenlik Birimleri sözleşmelerini Genel Müdürlüğe bildirmek zorunda. -Genel Müdürlük bu konuda işlem yapıyor mu? Genel müdürlük işverenlere önce uyarı yazısı gönderiyor, uyarıya rağmen sorumluluğunu yerine getirmeyenlere yasal cezalar uygulanıyor. Bildiğim kadarıyla Haziran ayında 800′ün üzerinde şirkete uyarı yazısı gönderildi. Bu şirketlere yönelik tespitler İSG-KATİP sistemi üzerinden yapıldı. İlk uyarılar, 500 ve daha çok çalışanı olan işyerlerine yönelik yapıldı.
Her 100 işverenden 29’u eleman arıyor İŞKUR tarafından yapılan araştırmaya göre her 100 işverenden 29′unun eleman aradığı ortaya çıktı. İŞKUR tarafından 2013 yılının ilk 6 ayına ilişkin iş gücü piyasasının talep boyutunu tespit etmek amacıyla gerçekleştirilen araştırma sonucunda her 100 işverenden 29′unun eleman aradığı ortaya çıktı. İŞKUR’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, araştırma 74 ilde tam sayım, 7 ilde ise örneklem yöntemiyle 10 ve daha fazla kişi istihdam eden 100 bin 852 iş yeri ziyaret edilerek gerçekleştirildi. İşgücü arz ve talebinin doğru tespit edilmesi, buna uygun politikaların geliştirilmesi amacıyla yapılan araştırmada, her 100 iş yerinden 29′unda açık iş olduğu ve 2013 yılı içerisinde her 100 iş yerinden 44′ünde eleman temininde güçlük çekildiği ortaya çıktı. İŞKUR Genel Müdürü Nusret Ya-
zıcı, araştırmaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, açık işlerin karşılanması için 81 il müdürlüğünde çalışmaların sürdüğünü bildirdi. Aktif işgücü programlarıyla eleman bulamayan işverenlere yardımcı olacaklarını belirten Yazıcı, 2013 yılında istihdam artışının süreceğini, yıl sonu itibariyle istihdamda 263 bin 906 kişilik net artış beklediklerini bildirdi.
2014 yılı istihdam beklentilerine ilişkin de bilgi veren Yazıcı, “31 Aralık 2013 tarihinde istihdamın net olarak yüzde 4.7 artmasını bekliyoruz. Diğer taraftan 2014 yılı haziran ayı sonu itibariyle ise 268 bin 334 kişilik net istihdam artışı olacağını öngörüyoruz. 30 Haziran 2014 tarihinde istihdamın net olarak yüzde 4.8 düzeyinde artacağını tahmin ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Enflasyon yüzde 7,5, otellerdeki maliyet artışı yüzde 11,6 TÜİK tarafından açıklanan Temmuz ayı verilerine göre, enflasyon yıllık bazda % 7,5 oldu. Aynı dönemde, otellerdeki maliyet artışları da % 11,6 oldu. AKTOB Ar-Ge tarafından hesaplanan Otel maliyet artışları bulgularına göre, Konaklama tesislerinde maliyetler, ülke enflasyonunun üzerinde artmaya devam ediyor. 12 aylık ortalamalara göre, otellerdeki maliyet artışları, enflasyonun 4,2 puan üzerinde gerçekleşti. Tesislerde yiyecek bölümü hariç tüm alanlardaki maliyetler, enflasyonun üzerinde ar-
tışlarla karşılaştı. Son bir yıl içinde en yüksek maliyet artışları; % 23 ile Temizlik malzemelerinde, % 18 ile Enerji ve yakıt giderlerinde gerçekleşti. İçeceklerdeki maliyet artışları da % 14’e yaklaştı.
Yiyecek grubu içindeki maliyet artışlarında; yalnızca et ve bakliyat giderlerindeki artışlar, enflasyonun gerisinde kaldı. Meyve ve sebze ile süt grubundaki artışlar ise maliyet artışının kaynakları olarak ortaya çıktı.
Otellerde maliyet artışları *, % Fiyat Artışları Maliyet Artışları,%** YİYECEK 7,54 5,80 İÇECEK 10,52 13,38 TEKNİK SERV. 9,65 9,04 ENERJİ-YAKIT 10,52 18,32 TEMİZLİK MLZ.17,05 23,04 TOPLAM 9,33 11,67
Ekim 2013
67
SEKTÖRDEN
Sealed Air ve TESHİAD‘ın iftar yemeği, sektörü bir araya getirdi
68
Gıda güvenliği, tesis hijyeni ve ürün koruma alanlarında yeni küresel lider olan Sealed Air ve TESHİAD’ın (Tesis Hizmetleri Yönetimi İşadamları Derneği) birlikte organize ettiği ve bu yıl 6.’sı düzenlenen geleneksel iftar yemeği, sektöre yön veren firmaların yöneticilerini bir araya getirdi. Sealed Air iş birimi Diversey – TESHİAD Geleneksel İftar Yemeği, Crowne Plaza Harbiye’de gerçekleşti. İftar yemeğinin açılış konuşmasını yapan Sealed Air Pazarlama Direktörü Türkan Kızılkan, Sealed Air’de son dönemlerde gerçekleşen gelişmelerden bahsederek “Sealed Air olarak sektöre yepyeni bir bakış açısı getiriyor ve sektöre sunduğumuz hizmetlerimizi yeniden hayal edip yeniden tasarlıyoruz. Bu sene altıncısını düzenlediğimiz geleneksel iftar yemeğimizde ise sizlere önümüzdeki dönemde sunacağımız ürün ve hizmetlerimizin giderek çeşitlenip, gelişeceği müjdesini vermek isterim” diyerek yeni dönem projelerinin yakın zamanda sektöre sunulacağı sinyallerini verdi. Sözlerine TESHİAD’a teşekkür ederek son veren Sealed Air Pazarlama Direktörü Türkan Kızılkan’dan sonra kısa bir konuşma yapan isim ise TESHİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Ersoy oldu. Sektörün sivil toplum kuruluşu olduklarını söyleyen Ersoy “Hepimiz
Ekim 2013
aynı gemideyiz. Bu gemiyi yürütmek bizim elimizde. Yaşadığımız tüm başarılar ve başarısızlıklar hepimizi etkileyecektir. Amacımız hep birlikte güzel başarılara imza atmak olmalıdır.” diyerek derneğin önemini ve birlikte hareket etmenin sektöre etkilerini vurguladı. TESHİAD Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Doğru gecenin son konuşmasını yaparak üyelerin derneğe sahip çıkmaları gerektiğini belirterek, “TESHİAD’a sahip çıkmak sektöre sahip çıkmaktır” dedi. Bülent Doğru, “Dünya’da temizlik sektörüyle ilgili çok büyük gelişmeler var ancak ülkemiz bu gelişmelere duyarsız kalıyor. Amacımız sektörümüzü dünya standartlarına ulaştırmak. Bu noktada en somut adımlarımızdan birini atarak ISSA’ya (The Worldwide Cleaning Industry Association) üye olacağız. Derneğimizin tüm üyelerine bunu öneriyoruz.” şeklinde konuştu. Ülkemizde son dönemlerde yaşanan gelişmelere değinen Doğru “Ülkemiz dinamik bir yapı içerisinde. Bizler herzaman büyüyen sektörümüze yönelik çalışmalar
yapmaya devam etmeliyiz. Gelecekte temizlik sektörünün ne kadar gelişeceği ortadadır. Sektörümüzle ilgilenen ve yatırım yapan yabancı yatırımcıları gördükçe ümitleniyoruz. Bu noktada tek yapmamız gereken birlik olmak ve derneğimize sahip çıkarak sektörümüze de sahip çıkmaktır” diyerek sözlerini noktaladı. Kalabalık bir katılımla gerçekleşen Sealed Air – TESHİAD Geleneksel İftar Yemeği, yapılan konuşmalar sonrasında misafirlerin sektör ve sektöre yön veren firmalar hakkında yaptıkları yorumlarla noktalandı.
TESHİAD Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Doğru ISCSI 2013 zirvesine katıldı İstanbul’da düzenlenen ve Ekonomi Bakanı Yardımcısı Sayın Mustafa Sever’in de katıldığı yaklaşık 150 Uluslararası Şirketin üst düzey yöneticilerinin ağırlandığı Uluslararası Tedarik Zinciri Zirvesi ISCSI 2013’e TESHİAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Doğru katıldı. Uzun yıllardır, tedarik zincirini başarı ile yöneten, uluslararası şirketlerin ve yöneticilerinin tecrübelerini ve yeni teknolojiler ile stratejilerini paylaştıkları zirveye, yaklaşık uluslararası 150 şirket katıldı. Bu şirketlerin tamamı Türkiye ve İstanbul’u, tedarik zincirlerinin merkezi haline getirmek için girişimlerde de bulunacak. Zirvenin ilk gününde katılımcılar Hollanda Konsoloslu-
ğu tarafından verilen bir resepsiyona katılarak, işbirliklerinin ilk adımlarını atmak için gerekli görüşmelere başladılar. Teshiad Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Doğru’nun da katıldığı zirvede dünya ekonomisine yön veren birçok şirketin yöneticileri konuşma yaptı. Doğru toplantılara katılarak şirket yöneticileri ile ikili temaslarda bulundu. Konuşmacılar arasında; Adidas,
DSV, Johnson & Johnson, Ortec, Slimstock, Finavista, MP Objects gibi uluslararası markaların, global operasyonlarını yöneten yöneticilerinin yanı sıra, Türkiye’de yeni yaptıkları yatırımlarla dikkat çeken Diaego, aynı zamanda bankacılık alanında ciddi atılımları olan Teb, Türkiye’yi ciddi yatırımlar ile uluslararası arenada temsil eden Tofaş, Arçelik ve Lc Waikiki gibi markaların yöneticileri de yer aldı.
Ekim 2013
69
MEB’den Okullara “Temizlik Firmaları” Uyarısı
SEKTÖRDEN
Okulların Hizmet Satın aldığı Temizlik Firmalarına Dikkat
70
Okulların açılmasına kısa bir süre kala, MEB yetkilileri “Temizlik Firmaları” konusunda Okul Yöneticilerini uyardı. Yetkililer; son günlerde çok sayıda temizlik firmasının okulları dolaşarak teklifler sunduklarını, ancak bazı firmaların tekliflerinin Kamu İhale Kurumu tarafından ilan edilen Maaş ve SGK pirimlerinin en alt rakamı olan 1.278 TL’nin bile altında olduğunu, bunun mümkün olmadığını, 1.278 TL rakamı altındaki bir teklifin inandırıcı olamayacağını ifade ettiler. Okullar Temizlik Firmalarından hizmet satın almakta ve okulların temizlenmesi hizmeti karşılığında fatura bedelini ödemektedir. Ancak bazı temizlik firmaları dolambaçlı yollara girerek işçilerin SGK
Ekim 2013
Primi, Aylık Muhtasar Bedeli ve Damga vergilerini ödememektedir. Bu yolsuzluğun sonucunda Sayıştaş ve Maliye bakanlığı müfettişleri günah keçisi olarak okul yöneticilerini sorumlu tutmaktadır. Neden kontrol etmedin? Prim ödendi belgesini neden istemedin? Neden firmayı uyarmadın? şeklinde suçlamalarla tüm suçu Okul yöneticilerine atmaktadırlar. Okul yöneticileri idareci olmaya hak kazandıklarında herhangi bir muhasebe kursuna tabii tutulmamaktadır. “Okulu yönet ama nasıl yönetirsin onu bilmem!” şeklinde bir yaklaşım vardır. Eğitim Yöneticilerine bir kaç uyarı ve hatırlatmada da biz bulunacağız.
Hizmet satın alınan temizlik firmasından (vergi dairesinden alacakları) her ay; *Borcu yoktur belgesi istenmesi gerekir. *SGK Prim tahakkuk belgesinin “ödendi makbuzu” (tahakkuk edilen miktar bir sonraki ay bankaya yatırılıyor. Tahakkuk edilmesi ödendiği anlamına gelmez.) istenmesi gerekir. *İşçilerin SGK priminin hangi firma numarası üzerinden ödendiği ve sizin hizmet satın aldığınız firmanın Ticaret sicil kaydındaki numarasının tutması gerekir. (Bazı firmalar kapalı olan firma üzerinde işçi çalıştırıp kapalı olan firmanın vergisi çıkmayacağından vergi kaçırmaktadır.) Eğitim yöneticilerinin zor durumda kalmaması için, hizmet sözleşmesi yaptığı / yapacağı firmaya ilişkin en azından yukarıdaki hususlara dikkat etmesini tavsiye ediyoruz.
AŞTİ’de robotlu temizlik dönemi Her gün yüz binlerce kişiyi ağırlayan, Başkent’in giriş kapılarından Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi’nde (AŞTİ), modern teknoloji ürünleri kullanılarak temizlik ve bakım çalışmaları yapılıyor. Her gün yüz binlerce kişiyi ağırlayan, Başkent’in giriş kapılarından AŞTİ’de, modern teknoloji ürünleri kullanılarak temizlik ve bakım çalışmaları yapılıyor. Elektronik Haber Ajansı (e-ha) muhabirinin edindiği bilgiye göre, Yurtiçi ve yurtdışından Başkent’e gelen ve konuklarını modern ve temiz dev bir tesiste karşılamak için çalışan Büyükşehir Belediyesi, AŞTİ’nin yüksek tavanlarındaki temizlik, bakım ve onarım çalışmalarını yüksek teknolojili liftlerle gerçekleştiriyor. AŞTİ’nin uzman personelinin kullandığı ve Türkiye’de ilk kez AŞTİ’de hizmet veren liftlere binen temizlik ve bakım personeli 16 metre yüksekliğindeki AŞTİ tavanlarına kolaylıkla ulaşabiliyor.
“ÖRÜMCEK” YOLCULARIN İLGİ ODAĞI AŞTİ çalışanlarının “Örümcek” diye tanımladığı BOM’lu lift, 21 metre yüksekliğe kadar yükselebiliyor. Uzaktan kumanda ile kullanılan lift, cam silme, boya, lamba değiştirme, afiş asma, tavan tadilatı gibi görevlerde personelin en büyük yardımcısı olarak görev yapıyor. Türkiye’deki otobüs terminalleri içinde ilk kez
Ankara’da kullanılan BOM’lu lift, AŞTİ’ye gelen yolcuların ve çocukların da büyük ilgisini çekiyor. “Tavşan” ve “Kaplumbağa” hızlarında kullanılabilen BOM’lu lift, AŞTİ’nin tavan yüksekliğine uyan çok fonksiyonlu yapısı sayesinde çevresine zarar vermeden çalışıyor.,
“MAKASLI” LİFT AŞTİ’de temizlik ve bakım çalışmalarında personelin en büyük yardımcısı olan bir diğer lift ise “Makaslı” olarak adlandırılıyor. “Makaslı lift”, “Örümcek”in giremediği yerlere ulaşıyor ve 10 metrelik yüksekliğe kadar çıkabiliyor. Üzerindeki kumanda paneli ile çalıştırılan “Makaslı lift” de tıpkı “Örümcek” gibi “Tavşan” ve “Kaplumbağa” hızlarında kullanılabiliyor. Türkiye’nin Başkent’inin giriş kapılarından biri olan, her gün yüz binlerce vatandaşın giriş çıkış yaptığı AŞTİ’nin hijyen ve bakımına büyük önem veren Ankara Büyükşehir Belediyesi, 24 saat yüzlerce temizlik ve bakım personeli ile temizlikten taviz vermiyor. Temizlik ve bakım çalışmalarının yanı sıra üst seviyede güvenlik hizmetinin de verildiği AŞTİ, raylı sistem ağı ile de Türkiye’de “örnek” terminal olarak öne çıkıyor.
Ekim 2013
71
SEKTÖRDEN
CMS BERLİN 2013
Endüstriyel Temizlik sektörünün en önemli fuarları arasında yer alan CMS BERLİN 24-27 Eylül 2013 tarihleri arasında katılımcılara ve ziyaretçilere kapılarını açtı. Ülkemizden de firmaların bulunduğu fuarda bir birinden farklı bir çok ürün sergilendi. CMS Berlin 2013 açılışında Hijyen Sanayi Derneği ( IHO ) Yönetim Kuru-
lu üyesi Frank Vancra eyveld bir Konuşma yaparak Almanya da düzenlenen fuarın temizlik, yönetim ve hizmetlerinin sergilemesinde en önemli fuar olduğunu, teknoloji ve kimyasal kullanımı, kullanılan ürün, sistem ve yöntemleri hakkın da , hem de profesyoneller ile görüşmeler yaparak pazar araştırmaları konusunda çok
önemli bir alan olan CMS Berlin fuarının önemini vurguladı. Sektörünün önemli buluşma platformu olan CMS Berlin’de firmalar yeni ürünleri ile fuarda yerini aldı. “Temizlik sektöründe sürdürülebilir rekabet gücü “ Almanya da yapılan seçimlerin temizlik sektörüne etkileri, Mesleki eğitim konuları gibi bir çok konuda paneller ve konferanslar düzenlendi.
Türkiye’nin en büyük temizlik aracı: CLEANVAC Cleanvac, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarına (TCDD) hendek ve derzlerdeki taş toprağı temizleyecek 18m3 çöp haznesine sahip 100.000 Watt emiş gücünde ray temizleme aracı üretti. Avrupa’da yıllardır kullanılan ve fiyatları hayli pahalı olan yüksek vakumlama ray temizleme aracını Adapazarı Tüvasaş tesislerinde gerekli testleri yaparak teslimatını başarı ile gerçekleştirdiklerini söyleyen Tektem CEO ‘ su Hamit BEKTAŞ aracın özellikleri hakkında bilgi verirken ; “ İşçilik zaman ve maliyetten ciddi tasarruf sağlayan bu araç 12 metre bomuyla 4 yöne hareketiyle son derece kullanım kolaylığı ile çok noktaya ulaşıp emiş yapabilmektedir. Çalış-
72
Ekim 2013
ma sistemi hidrolik 22cm çapında emiş borusu ile taş toprakları kolaylıkla emebilmekte 800 mbar emiş basıncına 14.000 m3 saatte hava akışına sahip araç aynı zamanda jeneratörle sağladığı elektrikli çeşitli elektrik ihtiyaçlarını da karşılayabilmekte.200 bar basınçlı su püskürtme sistemine sahip 5 tonluk su ile uzun süre basınçlı su ile temizleme yapabilme imkânına sahiptir. Araç üzerinde 3 personelin oturabileceği kabin mevcuttur” şeklinde konuştu. Toplanan atıkların otomatik konveyör sistemi ile kolayca boşaltabilme imkanına sahip olduklarını ifade eden BEKTAŞ ; “ tren vagonuna ve 90 derece dönerek
kamyona otomatik boşaltım yapabilme imkanı mevcut olup, sistemdeki paslanmazdan yapılmış geniş filtre yüzeyi sayesinde düşmeyen sürekli emiş imkanı ve filtrelerde basınçlı suyla temizlenebilmektedir. Çöp haznesi dolduğunda sistemin otomatik kapanabilme özelliğinin yanı sıra araç -25,+45 derece arasında çalışabilme özelliğine sahiptir ” dedi.
Büyükşehir’den Köy Okullarına Temizlik Desteği İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Atık Yönetim Müdürlüğü köy okullarına temizlik desteği verdi. 2013-2014 Eğitim ve Öğretim yılı başlangıcında Arnavutköy, Çatalca, Silivri, Beykoz, Şile ve Çekmeköy ilçelerinde bulunan 110 Orman Köyünde mevcut 49 okulun 39 tanesinde temizlik yapıldı. Okul çevresi, bahçesi ve binalarında yapılan temizlik çalışması ile okullar yeni eğitim öğretim yılı için hazır hale getirildi. Kalan 10 adet okulun temizliği devam ediyor olup okulların açılış tarihi olan 16 Eylül’e hazır hale getirilmiş olacak.
Çankaya’da “son model” temizlik… Çankaya Belediyesi temizlik filosuna kattığı yeni model temizlik araçlarıyla Çankaya’da günde iki kez çöp toplama işlemi gerçekleştiriyor. Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık, Çankaya’ya daha iyi temizlik hizmeti verebilmek amacıyla temizlik araç filosunun modernizasyonu sağladıklarını ve ayrıca hizmet alımı yoluyla temizlik araç filosunu genişlettiklerini söyledi. 2012 model 121 aracı da temizlik filosuna kattıklarını belirten Tanık, yeni araçlar sayesinde hiçbir sızıntı ve akıntı olmadan sokaklardan çöpleri topladıklarını söyledi. Son bir yıl içinde temizlik hizmetleri konusunda önemli bir atılım yaptıklarını ifade eden başkan Tanık, “2012 model 121 yeni temizlik aracıyla zenginleştirdiğimiz temizlik filomuzla saat 21.00’den sonra her sokakta iki tur çöp toplama hizmeti vermekteyiz” dedi. “Bazı bölgelerimizde hala ne yazık ki çöplerin saat 21.00’de dışarı bırakılması kuralına uyulmuyor. Çöpler çok erken dışarı çıkarılıyor. Bu da çöplerin sokak hayvanları ve çöp toplayarak geçinen vatandaşlarımız tarafından dağı-
tılarak sokaklara yayılmasına yol açıyor” diye konuşan Tanık, bu durumun hem ciddi bir görüntü kirliliğine yol açtığı hem de sağlığı tehdit eden ciddi bir risk oluştur-
duğu uyarısında bulundu. Başkan Bülent Tanık, “Vatandaşlarımız lütfen çöpleri saat 21.00’den önce dışarı çıkarmasınlar ve çıkaranları da uyarsınlar” çağrısında bulundu
Ekim 2013
73
İŞ VEREN
Yöneticiniz size ne söylüyor siz ne algılıyorsunuz? Özellikle son dönemlerde önemi daha da anlaşılan ‘Algı Yönetimi’ ,İK ve iş süreçlerinde de büyük bir öneme sahip. Özellikle işveren/çalışan arasındaki uyumsuzluğun nedenlerinin başında gelen ‘yanlış algılama’ iş süreçlerini de olumsuz etkiliyor. Hugent, iş yerinde yöneticiyle çatışmamak için yöneticinin ne istediğinin iyi algılanması gerektiğini, ve bunun yanında da yöneticinin de çalışana ne istediğini net bir şekilde ifade etmesi gerektiğinin altını çiziyor. Yöneticiler genelde çalışanlara en çok işle ilgili konularda uyarılarda bulunuyor. Zaman planlaması, işin yetişmemesi, yapılan işin doğruluğu ve kalitesi en çok geribildirim verilen konulardan. Çalışanların yöneticilere karşı önyargılı olup olmaması çalışanların önceki yöneticileriyle olan tecrübeleriyle çok bağlantılı. Eğer bir önceki yönetici, çalışana “benden korkun” algısı vermişse çalışanın sonraki yöneticiye önyargılı yaklaşmasının çok muhtemel olduğunu belirten Hugent İş Geliştirme Direktörü Özlem Veryeri, geleneksel yönetici modelinin iş konusundaki performansı kesinlikle artırmayacağını, yapılan işin kalitesi ve devamlılığını azaltacağını dile getiriyor. Yönetici ve çalışan arasındaki sıkıntıların en büyük kaynağı, çalışanın, yöneticinin beklentisini tam olarak anlayamadığı durumlarda ortaya çıktığını belir-
74
Ekim 2013
ten Hugent İş Geliştirme Direktörü Özlem Veryeri, konuyla ilgili şu açıklamaları yapıyor; “Yöneticinin beklentisini, sebepleri ve etkileyen durumlarla birlikte net bir şekilde ifade etmesi, çalışanın anladığından emin olması ve bunu gözlemlemesi gerekiyor. Çalışanın da anlamadığı konular varsa sorması ve buna uygun şekilde hareket etmesi lazım. Aksi takdirde rahatlıkla yapılabilecek bir görev iletişim sorunu yüzünden yapılamayabilir.”
İyi Bir Yönetici Olmak İçin Kişisel Eleştiriden Kaçının İyi bir yönetici olmak için en önemli 3 noktayı Özlem Veryeri, şu şekilde açıklıyor; “Yöneticinin sorunların farkında olması için çalışanı dinlemesi oldukça önemli, kesinlikle çalışan kendisini ifade etmekten vazgeçmemeli. Bunun dışında yöneticinin kişisel eleştiriden kesinlikle kaçınma-
sı gerekiyor. Yönetici olumlu ya da olumsuz mutlaka geribildirim vermeli. Olumsuz geri bildirimler işle ilgili, kişisellikten uzak, çalışanı asla rencide edici ya da kırıcı şekilde olmamalı. Son olarak da yönetici alacağı aksiyonlarda kararlı olmalı ve bu kararı uygulayabilmeli.”
Z ve X Kuşağının Çalışma Stilleri Algılamada Farklılık Yaratıyor Çalışma stillerinde ciddi farklar olan X ve Z kuşağı arasında algılama, iletişim sıkıntıları yaşanabiliyor. Bu, yönetici olan X kuşağının beklentileri ile bunu algılamaya çalışan Z kuşağı çalışanın birbirlerini ne kadar iyi anladıkları noktasında sorunlar yaşanabildiğini belirten Hugent İş Geliştirme Direktörü Özlem Veryeri, özellikle böyle durumlarda sıkıntıları azaltmak için çok açık ve net iletişim, karşılıklı uzlaşma, teyitleşme, işin yapılışı sırasında gözlem ve denetleme yöntemlerinin kullanılması gerektiğini dile getiriyor.
Yoksa sizde hedefi olmayanlardan mısınız? Ülkemizde birçok firma, hedef kavramı ile ISO 9001 belgesi çalışmaları sırasında karşılaşıyor. Bu çalışmalar kapsamında kurumlarda çok nadir olarak şirket patronu tarafından, çoğu zamanda kalite sorumluları tarafından denetim için hedefler belirleniyor ve denetimden denetime revize ediliyor. Geneline bakıldığında profesyonellikten uzak, neredeyse her firmada bir örnek olan bu hedefler ne doğru düzgün takip ediliyor ne de çalışanlar tarafından benimseniyor. Hatta çalışanların bu hedeflerin varlığından bile haberi olmuyor. Kurumlarda bu durumun yaşanmasının en büyük nedenlerinden biri olarak firmanın kültüründe hedef kavramı varlığının olmaması ve çalışanların hedefler konusunda görüşlerinin alınmamasının yanı sıra bilgilendirilmemesi gösterilebilir. Yani sorun hedeflerin üst yönetim tarafından tabana yayılmamış olmasıdır. Peki denetimden denetime revize edilen, hedef olarak adlandırılan
bu kavram aslında nedir? Hedef sözlük anlamı olarak; ulaşılmak ya da elde edilmek istenen yerdir. Bir kimsenin, topluluğun ulaşmak istediği konum, düzey, erek, amaç, gaye, maksattır. Hedefi olmayan firmalar okyanusta rotasız yüzen gemiler gibidir. Gidecekleri yeri bilmediklerinden varacakları yerin de pek bir önemi yoktur. Hedef belirlemek, gideceğiniz yeri bilmek demek olduğu gibi, hangi şekilde ve ne kadar sürede gideceğiniz yere ulaşacağınızı da bilmek demektir. Çünkü hedeflerinizi koyduğunuz andan itibaren onlara ulaşmak için yapacağınız eylemleri de planlamanız gerekir. Kurumların hedeflerini belirlerken
Yeliz Sarıçam Kalite Danışmanı info@ekonomiajandasi.net öncelikle dikkat etmesi gereken konuların başında, hedeflerin belirli, ölçülebilir, ulaşılabilir, gerçekçi olması gelir. Hedefler kısa vadeli, orta vadeli veya uzun vadeli olabilir. Genellikle bir yıl ve bir yıldan kısa sürede ulaşmak istediklerinizi kısa vadeli, beş yıl içerisinde gerçekleştirmek istediklerinizi orta vadeli, beş yıldan daha uzun sürede gerçekleştireceklerinizi ise uzun vadeli hedef olarak gruplayabilirsiniz. Hedefler belirlenirken öncelikle mevcut durum değerlendirilmelidir. Durum değerlendirmesinin yapılabilmesi için kurum içerisinde hangi verilerin toplanacağı ve ne şekilde değerlendirileceğinin belirlendiği sistemler oluşturulmalıdır. Mevcut durumun belirlenmesinde önemli bir yere sahip olan, toplanan ve analiz edilen veriler, hedeflerinize ulaşma başarınızı ölçmede de kullanılırlar. Hedeflerin belirlenmesi, zaman içerisinde nereye doğru gittiğinizi, başarı ve başarısızlığınızı tarafsız bir şekilde, verilere dayanarak değerlendirmenize ve zamanla sınırlı olması nedeniyle kurum içerisinde doğru zaman yönetiminin uygulanmasına olanak sağlar. Aynı zamanda kurum içerisinde ortak bir anlayış oluşturur.
Ekim 2013
75
10 yıllık hizmet sürecimizde Belediyemizi adeta hizmet kapısı olarak gördük YAŞAM - ÇEVRE
Sapanca Belediye Başkanı İbrahim Uslu Hizmet dergisi’ne Sapanca Belediyesi’nin çalışmalarını değerlendirdi.
10 yıllık hizmet sürecimiz boyunca biz belediyemizi adeta bir sivil toplum kuruluşu misyonuyla, tek bir vatandaşımızın problemini gözardı etmeden hizmet kapısı olarak gördük. 1999’da yaşadığımız deprem felaketinin ardından, bölge insanımızın da katkılarıyla, süratla yaralarımızı sarıp, Sapanca’mızın altyapı ve mühendislik hizmetlerini, kısa sürede tamamladık. Merkezi hükümetimizle ve Büyükşehirle oluşturduğumuz yapıcı işbirliğimizle başta Doğalgaz olmak üzere, konuttan turizm yatırımlarına kadar Sapanca’mızın tüm ülkede marka
76
Ekim 2013
bir ilçe olması yönünde ciddi gayret serfettik. Buna ek olarak asfalt, parke, yağmursuyu ve kanalizasyonda kısa sürede rekor niteliğinde yatırımlara imza attık. Enerji nakil hatlarının yeraltına inmesiyle devam eden ve edecek olan altyapı çalışmalarımız, örnek bir turizm kasabası olma yönünde daha ileriye taşıyacaktır. Yapmış olduğumuz tarihi restorasyon çalışmaları da, Sapancamızın tarihini gün yüzüne çıkartmak açısından önemlidir. Şuan proje çalışmalarını yürütmekte olduğumuz restorasyon çalışmalarımız da başlama aşamasındadır.
“2013 yılı ortaya koyduğumuz hizmetlere baktığımızda grafiğimizin yükselmekte olduğu kolayca görülecektir” 2013 yılının başından itibaren ortaya koyduğumuz hizmetlere baktığımızda grafiğimizin yükselmekte olduğu kolayca görülecektir. Bunun ilk semeresini, çok anlamlı ve özel bir ödül kazandığımız Uzunkum Yürüyüş yolu rekreasyon projemizi hayata geçirmemizle aldık. Uzunkum yürüyüş yolumuz taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazandı ve halkımıza yeni bir yaşam
alanı kazandırdık. Gerek yürüyüş yolumuzda spor yapma imkanından yararlanan ve gerekse halkımıza ücretsiz olarak tahsis ettiğimiz bisikletlerimizden yararlananların sayısının on bini geçmesi, halkımız için ne kadar önemli bir projemizi hayata geçirdiğimizin ölçüsü olmuştur. Belediyemiz tarafından Göl Mahallesi’nde tamamladığımız spor kompleksimiz ise Sapanca’da farklı bir turizm kapısı oluşturmuştur.
“Kentsel Dönüşüm Projemiz, ilçemiz için yüzyılın projesidir” Kestanelik Mahallemizi çok yakından ilgilendiren Kentsel Dönüşüm Projemiz, ilçemiz için yüzyılın projesidir ve bu projemizde kısa sürede çok önemli bir mesafe kat ettik. Kentsel Dönüşüm Projemizi açıkladığımız ilk günden itibaren Kestanelik Mahallesi halkıyla her fırsatta kurduğumuz diyaloglarla çözüm ortaklığımızı birlikte sürdürdük. Kentsel Dönüşüm çalışmaları kapsamında tamamlanmasında sona yaklaşılan Alışveriş Merkezide ilçemiz için dönüm noktası niteliğindedir. Alışveriş merkezimiz tamamlandığında, Sapanca İlçesi’nin sosyo-ekonomik geleceğinde nasıl bir potansiyelin hayat bulduğunu göreceğiz.
Ekim 2013
77
YAŞAM - ÇEVRE
Çevre Temizlik Hizmetleri
TEMİZ ÇEVRE ve EĞİTİM Esra ÖZEN, Arzu YÜCE Kocaeli Üniversitesi, Hereke Ömer İsmet Uzunyol MYO Çevre ; insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca hayatlarını sürdürdükleri ve her zaman,her yerde ne şekilde olursa olsun iletişim,etkileşim halinde olmasıdır. Denizler,okyanusl ar,dağlar,ovalar,göller,ormanlar doğal çevreyi oluştururlar. Çevre evrensel bir kavram olduğundan dünyanın neresinde olursak olalım çevre sorunu tüm insanları ve hatta tüm canlıları ilgilendirir ve olumsuz yönde etkiler. Çevreyi oluşturan en önemli varlık tabi ki insandır. Çevreyi oluşturan bizleriz aynı zamanda değiştiren, kirleten, yaşanmaz bir hale getiren ve bundan şikayetçi olanda .Gelecek kuşaklara temiz,yaşanılabilir çevre bırakmak herkesin görevidir. İnternette veya herhangi bir kaynakta hava, su, toprak kirliliğinin sebebi nedir diye araştırdığımızda genelde suç fabrikaların üzerinde yoğunlaşır. Sanayi devriminden sonra gelen fabrikalaşma çevre kirliliğin tek suç-
78
Ekim 2013
lusu mudur? Tek suçlusu insandır, bilgisizlik ve eğitimsizliktir. Artan nüfusla beraber insanların ihtiyaç ve tüketimleri de artmıştır ve bunları karşılayabilmemiz için fabrikalara ,tesislere ihtiyacımız vardır.Ayrıca çevrenin kirlenmemesi için gerekli önlemlerin alınması en önemli konuların başındadır. Örneğin bize ilkokuldan beri öğretilmiş olan fabrika bacalarına filtre takılmasıdır. Evet biz ilkokuldan beri biliyoruz peki ya fabrika sahipleri? bunu gerçekten öğretmedikleri için mi ,öğrenmek istemedileri yada uygulamak sizce hangisi? bu durumda suçlu fabrika değil, fabrikanın sahibidir, çalışanıdır yani insandır.Ya evlerde yaktığımız,kullandığımız yakıtlara ne demeli,daha ucuz diye kalite olanını değilde kalitesiz olanı alıyoruz,kullanıyoruz. Bu bilgisizlik,eğitimsizlik değilde nedir, yada kaliteli yakıt alamayan insanların maddi durumlarımıdır? Ülkemizde ve dünyamız-
da hızla ilerleyen bir nüfusla birlikte ulaşımda büyük bir sıkıntı haline gelmiştir. İnsanların bir yerden bir yere gitmesi için ulaşım zorunludur. Ama çevreye zararını da unutmamak gerekir.Çevreye olan zararı önlemek için insanların kendilerine ait araba ile değil de daha çok toplu taşıma araçlarının kullanması yada araçlarının egzoz ölçümlerini belirtilen zamanlardan yapması gerekir.Tarım alanlarında düzensiz ve fazla ilaçlama hem insan sağlığı açısından hem de çevre kirliliği bakımından önemli sorunlardan biridir. Evlerden,endüstriden ve sağlık kuruluşları tarafından çevreye atılan tehlikeli veya tehlikesiz atıklarda bir sorundur.Bu tür atıkların özelliklerine göre toplanması ve bertarafının sağlanması gerekir. Bertaraf işlemine gelmeden bu atıkları kaynağında azaltmak, önlemek yada geri dönüşümünün sağlanması çevre için küçümsenmeyecek kadar büyüktür. Örneğin, bir pil yada plastik şişeler çok masum görünüyor olabilirler ama çev-
re için büyük bir risktir,hiç azımsanmayacak kadar tehlikelidirler. Çevre kirliliği sadece insanları olumsuz yönde etkilemekle kalmaz, en masum hayvanları, bitkileri de olumsuz yönde etkiler. Bitkiler ve ağaçlar insan için en temel yaşam kaynağıdır. Çünkü onlar oksijenimizdir ,yemeğimizdir, suyumuzdur. Bu olumsuzlukları azaltmak,daha kaliteli,temiz bir dünya haline getirmek için çevre sektörünün yaptığı çalışmalara, çevrede yaşayan tüm canlıların ihtiyacı vardır. Bunun içindir ki çevre sektörü, dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla büyüyen bir sektördür. Çevreyi ilgilendiren tüm sorunları, problemleri ve çözümleri içinde barındırır. Çevre sektörü-
nün amacı;daha temiz ortamlar oluşturmak,hava kalitesinin korunması ve geliştirilmesini sağlamaktır.En önemlisi de yaşayan tüm canlıların yaşamları boyunca sağlıklarını tehdit eden unsurlardan uzaklaştırılması ve yok edilmesidir..Bütün bu tehdit ortamını ortadan kaldırmak için yapmamız gereken çevreyi bize uydurmaya çalışmaktansa, sürdürülebilir çevresel projeler yaratmak ve çevre ile uyumlu yaşamaktır. Herkes çevre için küçük bir adım attığında çok büyük adımlar atılmış olacak yaptığımız yıkımları telafi etme imkanımız doğacaktır. Temiz bir çevrenin oluşması insanın elinde olan ve her bireyin bu sorumluluğu üstelenmek zo-
runda olduğu kişisel ve toplumsal bir kutsal görevdir. Toplumda yaşamanın kurallarından biri olan temizlik ilk olarak aile de başlar. Bunun için anne ve babalar büyük sorumluluk düşer. Bir anne ve baba çocuğuna gerekli hassasiyeti verebiliyorsa çevre temizliği adına önemli adımlar atmış demektir. Bu bilincin daha kurumsal ve profesyonel olması adına, Ülkemizde Çevre ve Temizlik Hizmetleri Programı 2007- 2008 yılında Kocaeli Üniversitesi bünyesinde kurulmuş ve 2007- 2008 Eğitim Öğretim yılında ilk öğrencilerini almıştır. Program ismi, 2009-2010 yılında Yüksek Öğretim Kurulu kararıyla Çevre Temizliği ve Denetimi Programı olarak güncel-
lenmiştir. Temizlik, Çevre, Atık Değerlendirme sektörüne kalifiye eleman yetiştirmek amacıyla kurulan programa TESHİAD, Kocaeli Büyük Şehir Belediyesi, İZAY-
DAŞ, Balabanlı &Numatic Şirketi, Derince Belediyesi, Körfez Belediyesi, özel sektöre ait ve kamuya ait kuruluşlarca da destekler verilmektedir.
İZAYDAŞ Sertifika Töreni Bu program, 2 yıllık eğitim ve öğretim sürecinden oluşmaktadır. Bu süre içinde, Çevre yönetim sistemleri, atık yönetimi, atıkların değerlendirilmesi ve geri kazanımı, Hijyen ve sanitasyon, temizlik ürünleri ve kullanımı, temizlik kimyasalları, temizlik uygulama teknikleri, işletme yönetimi, kimya gibi dersler verilmekte, aynı zamanda pratik eğitimlerle de desteklenmektedir. Yuvacık Barajı
2013-2014 Eğitim – Öğretim Dönemi Çevre Temizlik ve Denetim sektörüne yönelik, hizmet kalitesini artırmak, konuyla ilgili ortak profesyonel çözümler üretmek, sektörün eğitimli ve nitelikli ara yönetici personel ihtiyacını karşılamak, Üniversite, kamu ve özel sektör dayanışmasıyla programı daha ileriye ve lider konuma getirilmesi hedeflenmekle birlikte, sektör desteklerinin sürdürülebilir olması adına daha fazla adımlar atılmalıdır.
Ekim 2013
79
EĞİTİM
TÜRKİYE’DE TEMİZLİK EĞİTİMİNİN GELİŞİMİ ve TEMİZLİK KİTAPLARI
80
Öğr.Gör.Dr.Tülay POLAT ÜZÜMCÜ Kocaeli Üniversitesi, Derbent MYO, Turizm&Otelcilik Programı TEMİZLİK TEKNOLOJİSİ Tülay POLAT ÜZÜMCÜ, Editör: Meryem Akoğlan KOZAK
Turizmin yeni gelişmeye başladığı 1980’li yıllarda, mesleki turizm eğitiminde henüz kat hizmetleri ve ilgili konuların bile yer almadığı bir müfredat mevcuttu. Ancak 1990’lı yıllara kadar geçen zaman içersinde konaklama işletmeciliğinde ve eğitiminde kat hizmetleri ya da uluslararası terminolojideki ifadesiyle Housekeeping alanının önemli olduğu anlaşıldı ve konaklama işletmeciliği eğitim alanında kat hizmetleri ile ilgili birçok kitap ve çalışma yapılarak bu alan beslenmeye çalışıldı. Günümüzde konaklama işletmeciliği alanı olan kat hizmetleri alanı başka gelişen sektöre, temizlik sektörüne destek olmaya, eleman yetiştirmeye başladı. Temizlik sektörü, konaklama işletmelerinde kat hizmetlerinin dışında, insanın yaşadığı ve hizmet aldığı her alanda verilen bir hizmet olarak öneminin anlaşılması üzerine hızla gelişmeye başlamıştır. Bugün, her ne kadar ayrı bir uzmanlık alanı gibi algılanmasa da, her geçen gün büyüyen önemli bir hizmetler alt sektörü olarak dikkat çekmektedir. Özellikle, işletmelerde dış kaynaktan yararlanmanın (outsourcing) önemli bir esneklik ve üretim modeli olarak tercih edilmesi bu sektörün bağımsız olarak büyümesinde etkili olmuştur. Temizlik hizmetlerindeki hızlı gelişmeler sonucu gelişen temizlik endüstrisi, yeni temizlik teknolojilerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu teknolojiler yardımıyla temizlik hizmetleri, geleneksel yöntemlerle yapılan bir iş olmaktan çıkarak, çok büyük mekanların bile kısa sürede etkili temizlen-
Ekim 2013
mesini kolaylaştırmıştır. Ancak bu gelişmişlik beraberinde bu teknolojiyi bilen ve kullanabilen işgücü ihtiyacını getirmiştir. Bugün bu sektörün elemanlarını artık, turizm okullarında alınacak housekeeping dersi kapsamında yetiştirmek de bu noktada mümkün değildir. Dolayısıyla, meslek yüksekokulları bünyesinde temizlik temalı programlara ihtiyaç olduğu kaçınılmazdır. Bu ihtiyaçla Kocaeli Üniversitesi Hereke Ömer ismet Uzunyol Meslek Yüksekokulunda Çevre ve Temizlik Hizmetleri Programı açımlı, onu takiben Niğde Üniversitesi Ulukışla Meslek Yüksekokulunda Çevre temizliği ve Denetimi programı 2021 yılında eğitim-öğretime başlamıştır. İşte bu programlarda okutulmak üzere hazırlanan Temizlik Teknolojisi, Temizlik Ürünlerinin Kullanımı ve Denetimi, Temizlik Hizmetleri İşletmeciliği isimli kitaplar, temizlik konusunu bugüne kadar detaylı ele alan çalışmalar olması yanında, alanında öncü çalışmalar olması nedeniyle de önemlidir. Aşağıda gerek temizlik sektörü gerekse housekeeping hizmeti verilen tüm mekanlar için; temizlik, hijyen-sanitasyon ve kat hizmetleri konusunda kaynak kitaplar aşağıda yer almaktadır. Temizlik sektörü çalışanlarına ve temizlik ile ilgili kaynak edinmek isteyenlere fikir vermek amacı ile kitaplar hakkında genel bilgi verilmiştir. Temizlik Teknolojileri isimli bu kitabın hazırlanması, aslında son yıllarda endüstrilerin alt sektörler şeklinde büyümesinin ya da farklı uzmanlık alanlarının ortaya çıkışının en önemli göstergelerinden biridir. Temizlik Teknolojileri isimli bu kitap, her ne kadar, temizlik programları için hazırlanmış olsa da, turizm programları ve temizlik alanında uzmanlaşmak isteyen temizlik sektörü çalışanları için de
önerilecek referans kitabı niteliğindedir. Toplam on bir bölüm olarak düzenlenen bu kitapta, temizlik kavramı, kullanılan ekipmanlar, iç ve dış mekân temizlenmesi, saniter alanlarla ilgili farklı uygulamalar ve farklı alanlardaki bakım konuları üzerinde durulmaktadır. Kitapta, özellikle, temizlikle ilgili ekipmanlar ve kullanışları yanında, farklı temizlik uygulamalarına detaylı anlatımlarla ve akıcı bir dille açıklık getirilmeye çalışmıştır. 1. Bölüm: Teknoloji ve Temizlik 2. Bölüm: Temizlikte Kullanılan Teknolojiler 3. Bölüm: Yüzey Temizliği 4. Bölüm: Temizlik Araç-Gereçleri ve Kullanımı 5. Bölüm: Temizlik Makineleri ve Kullanımı (I) 6. Bölüm: Temizlik Makineleri ve Kullanımı (II) 7. Bölüm: Temizlikte Kullanılan Kimyasal Maddeler 8. Bölüm: İç Mekânlarda Temizlik Uygulamaları 9. Bölüm: Saniter Alanlarda Temizlik Uygulamaları 10. Bölüm: Dış Mekânlarda Temizlik Uygulamaları 11. Bölüm: Bakım Uygulamaları
TEMİZLİK ÜRÜNLERİNİN KULLANIMI VE DENETİMİ Meryem Akoğlan Kozak / Emine Yıldız Kale
TEMİZLİK HİZMETLERİ İŞLETMECİLİĞİ Meryem Akoğlan Kozak / Emine Yıldız Kale
Temizlik konusu basit bir iş gibi düşünülse de gerek makro açıdan
Kentleşmenin ve sanayileşmenin artmasına bağlı olarak hızla gelişen hizmet sektöründe, tu-
gerekse tesisler açısından önemli bir konudur. Çağdaş dünyada insanlar, temiz mekânlar, sağlıklı çalışma yerleri ve huzur veren düzenli dinlenme yerleri arzu etmektedirler. Temiz bir ortamın sağlanması ise, uzman kişiler yanında, kullanılan araç-gereç ve malzemelerle yakından ilgilidir. Temizlik sırasında, doğru temizlik malzemesi kullanımı ile hem kaliteli bir temizlik sağlanır, hem de maliyetlerin azalması, karlılığın ve verimliliğin artması sağlanır. Bu nedenle temizlik amacıyla kullanılan temizlik maddelerinin doğru seçilmesi, kullanılması ve denetlenmesi turistik işletmeler için oldukça önemlidir. 1. Bölüm: Temizlik Kavramı 2. Bölüm: Temizlik Yöntemleri 3. Bölüm: Yüzeylerin Temizliği 4. Bölüm: Temizlik Araç ve Gereçleri 5. Bölüm: Temizlik Maddeleri ve Kullanımı 6. Bölüm: Temizlik Maddelerinin Güvenli Kullanımı 7. Bölüm: Çevre Temizliği 8. Bölüm: HACCP Tehlike Analizi ve Kritik Noktaları
rizm sektörü içerisinde gelişmekte olan Temizlik İşletmeciliği farklı bir çalışma alanı olarak ivme kazanmaktadır. günümüzde temizlik sektörünün önemine bağlı olarak, temizlik sektörünün kalifiye personel ihtiyacı, ilgili özel firmaların eğitim çalışmaları ve turizm sektörüne eleman yetiştiren lise, ön lisans ve lisans düzeyindeki eğitim kurumları tarafından karşılanmaktadır. Turizm sektörü, özellikle konaklama işletmeciliği kapsamında temizlik işleriyle yakından ilgilidir. Dolayısıyla son yıllarda hem ko-
naklama sektörünün ihtiyacı olan temizlik işinden anlayan orta kademe yönetici ya da girişimci yetiştirmek hem de kısa vadede temizlik sektörünün ihtiyacı olan eleman açığını karşılamak üzere Meslek Yüksekokullarının Turizm-Otelcilik bölümlerinde Temizlik Hizmetleri İşletmeciliği dersi okutulmaya başlanmıştır. Ders materyali olarak hazırlanan bu kitabın birincil amacı, öğrencilerin yararlanması olmakla birlikte, turizm ve temizlik sektörünün tüm çalışanlarına da bir referans kitabı olması hedeflenmiştir. Kitap temizlik işletmeciliği ile ilgili yönetsel ve teknik bilgileri içeren toplam on bir bölümden oluşmaktadır. 1. Bölüm: Temizlik ve Temizlik İşletmeciliği Kavramı 2. Bölüm: Temizlik Hizmetleri İşletmelerinde Planlama 3. Bölüm: Temizlik Hizmetleri İşletmelerinde Organizasyon 4. Bölüm: Temizlik Hizmetleri İşletmelerinde İnsan Kaynakları Yönetimi 5. Bölüm: Temizlik Hizmetleri İşletmelerinde İletişim 6. Bölüm: Temizlik Hizmetleri İşletmelerinde Pazarlama 7. Bölüm: Temizlik Hizmetleri İşletmelerinde Maliyet Kontrolü 8. Bölüm: Temizlik Hizmetlerinde Kalite 9. Bölüm: Temizlik Hizmetlerinde Kullanılan Malzemeler 10. Bölüm: Çeşitli Alanların Temizliği 11. Bölüm: Temizlik İşletmelerinde Destek Hizmetler
Ekim 2013
81
A B O N E L İ K F O R MU 1 YILLIK ABONELİK BEDELİ 60 TL Adı Soyadı: T.C. Kimlik No: Doğum Tarihi: Mesleği: Ev/İş Adresi: İlçe: Şehir: Posta Kodu: Tel: Fax: Vergi Dairesi: V.No: Abonelik Başlangıç Tarihi: EKONOMİ AJANS YAYINCILIK PAZ.VE DANIŞMALIK HİZMETLERİ Adres: Fevzi Paşa Cad. No 2 Sarı Ap.D:6 34750 Küçükbakkalköy – Ataşehir – Istanbul Tel : +90 (0) 216 572 60 69 Faks : +90 (0) 216 576 89 96 TESHIAD İLETİŞİM: Libadiye Cad. Tahralı Sok.Kavakyeli Plaza A Blok No:7 D:30 Ataşehir / İSTANBUL (Soyak Migros Karşısı) Tel : 0216 291 22 58 Faks : 0216 291 22 59 E-mail : teshiad@teshiad.org.tr Web : www.teshiad.org.tr