4 minute read

GAZETECİLERLE BULUŞTU

Avrupa Ajansı| AVA- Londra

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Yasin Ekrem Serim, 14 Mayıs'ta yapılacak Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Seçimi için Almanya'nın ülkenin bazı bölgelerinde Türkiye'nin sandık kurmasına izin vermemesine ilişkin, "Umarım Alman makamları bu kararını tekrar gözden geçirir ve demokrasiye katılımın en üst seviyede gerçekleşebilmesi için Türk vatandaşlarına gerekli desteği sağlar." dedi.

Advertisement

Türkiye'deki Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimi için yapılan çalışmaları incelemek üzere İngiltere'de bulunan Serim, Londra'da Türk gazetecilerle bir araya geldi.

Serim, İngiltere’ye yaptığı ziyarette, Türkiye’nin

Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş ve Londra

Başkonsolosu Bekir Utku Atahan’la seçim hazırlıklarını incelediklerini belirtti.Ayrıca, ziyareti vesilesiyle Londra Başkonsolosluğunda bir istişare toplantısı yaptıklarını söyleyen Serim, seçim hazırlıklarının yanı sıra vatandaşlara sunulan konsolosluk hizmetlerini kapsamlı şekilde ele aldıklarını dile getirdi.

- "Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın da seçme hakkını kullanabilmelerine önem veriyoruz"

Serim, seçimlerin bir demokrasi şöleni olduğunun altını çizerek, "Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın da en temel demokratik haklarından biri olan seçme hakkını kullanabilmelerine önem veriyoruz." ifadesini kullandı.

Türk vatandaşlarının, 14 Mayıs'ta yapılacak Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Seçiminde, 2014’ten bu yana 6. kez yurt dışında oy kullanacaklarını söyleyen Serim, şöyle devam etti:

"Alınan tedbirlerle seçimlere katılım oranı, vatandaşlarımızın yurt dışında ilk kez oy kullandığı 2014 yılından itibaren istikrarlı bir şekilde yükseldi. Dış temsilciliklerimizin farkındalığın artırılmasına dönük çalışma ve faaliyetlerine ek olarak, oy kullanmada randevu sistemini kaldırdık; vatandaşlarımızın istedikleri herhangi bir temsilciliğimizde oy kullanmalarına imkan tanıdık. İhtiyaç duyulduğunda oy verme kabini ve sandık sayıları zamanlı bir şekilde artırıldı. Hafta sonları daha fazla sandık kurulmasının önü açıldı, oy verme saatleri uzatıldı."

- İkili ilişkiler

Serim, Türkiye ile İngiltere arasındaki ilişkilere ilişkin değerlendirmesinde, "Müttefikimiz ve stratejik ortağımız Birleşik Krallık'la ilişkilerimiz çok boyutlu ve derinliklidir. İlişkilerimizi ticaretten savunma sanayine, turizmden eğitim ve kültüre kadar geniş bir yelpazede olumlu bir gündem temelinde yürütüyoruz." dedi.

Türkiye ile İngiltere arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) kapsamının genişletilmesine yönelik çalışmaların da devam ettiğini aktaran Serim, "Yeni Serbest Ticaret Anlaşması tamamlandığında her iki ülkenin de ticaret ve iş çevrelerine yönelik ufuklar kazandıracağını düşünüyoruz." diye konuştu.

Dismaland’da, Walled-off ‘da olduğu gibi büyük gizlilikle yürüttüğü yeni enstelasyonunu dün İnstagram hesabından takipçileriyle paylaştı. Her zaman şaşırtıyor... Dismaland’da, Walled-off ‘da olduğu gibi büyük gizlilikle yürüttüğü yeni enstelasyonunu dün İnstagram hesabından takipçileriyle paylaştı. “Bir dükkan açıyorum bugün ama aslında kapıları kapalı ! Croydon’da. Gece daha iyi izlenebilir sanırım” Böyle olunca bütün gözler Croydon’a çevrildi tabi.

Ben de sizler için Banksy’nin dükkanını açıldığı gün yerinde izledim.

Dükkanla ilgili izlenimlerime geçmeden önce Banksy neden bir dükkan açma gereği duydu, bu enstelasyonun amacı neydi onu anlatayım.

Malum Banksy bir aktivist.

Sanatıyla rahatsız etmeyi seviyor. Sanatı tek silahı.

Bu aralar canını yakmışlar, o da silahına sarılmış!

Bir kartpostal firması Banksy’nin adını mahkeme kararıyla alıp, eserlerini legal olarak satmak için girişimde bulunmuş.

Banksy’nin kimliğinin gizli olduğunu bildikleri için de mahkemeye gelip kendini savunamayacağını düşünmüşler.

İngiltere kanunlarının açığı sayesinde böyle bir hakları var aslında.

Etik değil ama legal maalesef.

Banksy de aldığı yasal tavsiye üzerine firmanın önünü kesmenin yolunu kendine ait bir marka yaratarak bulmuş.

“Gross Domestic Product” (Gayrisafi Yurtiçi Hasıla) bu markanın adı.

Sadece internet aracılığı ile satış yapılacak.

Ama öncesinde bir dükkan kiralayıp vitrininde eserleri sergilemeyi hem sanatsal bir etkinlik hem meydan okuma olarak planlamış sanatçı!

10 pound gibi cuzi bir rakam belirlemiş Banksy eserlerinin başlangıç fiyatı olarak.

Satışlardan gelecek paranın Akdeniz'de göçmenleri kurtarmak için bir gemi alımına harcanacağını açıkladı dün.

Neler mi var dükkanda; göçmenlerin kullandığı ve Akdeniz sahillerine vuran can yeleklerinden yapılan paspaslar, ki bu paspaslar Yunanistan'daki göçmen kamplarında tutulan kadınlar tarafından elle dikilmiş.

Bebeklere saymayı öğretmek için göçmenleri bir kamyona yerleştirdikleri bir oyuncak.

Polis kaskından yapılmış bir disko topu.

Şarkıcı Stormzy için tasarladığı, üzerinde Birleşik

Sokak Sanati

Sürprizlerle dolu Banksy hırsızlara karşı info@avrupagazete.com

Krallık bayrağı olan bir çelik yelek. Bu yelek şarkıcı tarafından ülkedeki bıçaklı saldırıları protesto için Glastonbury müzik festivalinde giyilmiş ve büyük ses getirmişti.

Banksy’nin dükkanını Stormzy’nin doğduğu Croydon’da açması sanatçıya saygı duruşu aslında.

Banksy bu, zekasıyla yine dikkatleri çekmeyi başardı. Kendi hakkını ararken bile aktivistliğinden ödün vermeden evsizlere, mültecilere, toplumsal yaralara göndermeler yapıyor dükkanında.

Sanatın şövalyesi benim için.

Dükkanın camından enstelasyonu izlerken

Banksy’nin geçmişini de izliyoruz aslında. Filistin ve Suriye için çabaları, ekonomik krizlere ve devlet politikalarına karşı duruşu son derece çarpıcı biçimde nesnelere dönüştürülmüş.

Banksy’nin neden bu kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlıyoruz.

O da bunu unutturmak niyetinde değil zaten!

Haftaya görüşünceye kadar sanatla kalın!

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar kararlı tutumunu sürdürüyor. KKTC Rumlara teslim olmayacak

KKTC’nin Rumlara teslim olmayacağının altını çizen Tatar “Hatırlatmakta fayda var; 20 Temmuz Barış Harekâtı gerçekleşmemiş olsaydı, 15 Temmuz faşist darbesine karşı çıkan bütün Rumlar darbeciler tarafından katliamdan geçirilecek, Yunanistan'daki Cunta Yönetimi yıkılmayacak, Yunanistan demokrasiye kavuşmayacaktı.”dedi.

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Annan Planı'nın eş zamanlı ve ayrı ayrı referanduma sunulmasının 19'uncu yıl dönümü nedeniyle açıklamada bulundu.

Tatar, "Kıbrıs'ta uzlaşı, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde iki devletin iş birliğinden geçer. Biz çalışmalarımıza bu vizyonla devam edeceğiz" dedi.

Kıbrıs Türk tarafının, Anavatan Türkiye'nin de desteğiyle tüketilmiş zeminde herhangi bir sürece girmeyeceğini vurgulayan Cum- hurbaşkanı Tatar, "Hayatta kalabilme mücadelesini kahramanca sürdüren onurlu halkımın geleceğini Rum iradesine teslim etmeyeceğiz. Bu önemli tarihin yıl dönümünde, Rum tarafına haksız ve gayri yasal olarak suistimale devam ettirdikleri konfor alanlarını sürdürme imkânı vermeyeceğimizi bir kez daha yinelemek istiyorum" vurgusunda bulundu.

Kıbrıs Türk halkını ve devleti hak ettiği statüye kavuşturma çalışmalarını da sürdüreceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Annan Planı referandumu nedeniyle yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

"Kıbrıs konusu müzakere tarihi 1968 Haziran ayında başlamış, o tarihten bugüne yaklaşık 45 yıl geçmiştir. Bu süreçler içerisinde her seviyede, hem siyasi hem de teknik müzakereler yürütülmüştür. Bu süreçlerin tamamı, Rum uzlaşmazlığından ve katı tutumundan dolayı sürekli olarak başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Ancak bu süreçler içerisinde çok önemli dönüm noktaları da ortaya çıkmıştır.

Egemen eşit iradelerini icra eden iki halk tarafından kurulan 1960 Ortaklık Cumhuriyeti, Rum tarafınca o zamanki Anayasa ihlal edilmek suretiyle bozulmuş, Kıbrıs Türk yetkililer yönetimden atılmış, masum Kıbrıs

Necdet Sivaslı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Rumlara teslim olmayacak info@avrupagazete.com

Türk halkına karşı silahlı saldırılar başlatılmış, adanın tamamını ele geçirme faaliyetleri 11 yıl devam etmişti.

Bu faaliyetler, 20 Temmuz 1974'te Mutlu Barış Harekâtı'yla sona ermişti. Hatırlatmakta fayda var; 20 Temmuz Barış Harekâtı gerçekleşmemiş olsaydı, 15 Temmuz faşist darbesine karşı çıkan bütün Rumlar darbeciler tarafından katliamdan geçirilecek, Yunanistan'daki Cunta Yönetimi yıkılmayacak, Yunanistan demokrasiye kavuşmayacaktı.

Bundan sonraki süreçte, çok zor mücadeleler veren halkımız, kendi kendini yönetme iradesini her fırsatta ortaya koymuş, nihayetinde 40 yıl önce kendi geleceğini tayin hakkını kullanarak kendi egemen devletine, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne kavuşmuştur." KKTC'nin ilanından sonra da Kıbrıs Türk tarafının, iyi niyetinden ve samimi uzlaşı çabalarından geri durmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, "Sonucunda yine hep bir çöküş ve başarısızlık yaşandı.”

This article is from: