SAYI/ISSUE:2 TEMMUZ-AĞUSTOS / JULY-AUGUST 2017 ISSN 2548-074X
15TL
NYCO yeni nesil uçaklar için geleceğin yağlarını üretiyor Castrol Türkiye, 140 ülkenin en hızlı büyüyeni oldu
Türkiye, madeni yağda üretim üssü haline geldi
İnce motor yağı yakıt ekonomisini etkiliyor
NUFLUX™ teknolojisi ile temiz hava Fresh air with NUFLUX™ technology
NUFLUX™ teknolojisi ile geliştirilmiş VISCOBASE® sentetik baz yağlarında olduğu gibi, innovatif madeni yağ çözümleri için partneriniz Evonik ile hareket etmeye devam edin. Aşırı yük altında, endüstriyel dişli korunumu için VISCOBASE® baz yağlarının sağladığı film dayanımına güvenebilirsiniz. Zirveyi Hedefle – Akışına bırak.
Adco Petrol Katkıları San. Ve Tic. A.Ş. bilgi: sales2@adco.com.tr
Stay on the move and partner with Evonik for innovative lubricant solutions — like those based on NUFLUX™ technology formulated with Evonik’s VISCOBASE® synthetic base fluids. Trust VISCOBASE® fluid to provide the film strength for industrial gear protection under extreme loads.
tel: +90 212 252 08 40
Aim high — Let it flow.
evonik.com/oil-additives
Adco Petrol, Evonik Yağ Katkıları ürün ve teknolojilerinin yetkili temsilcisidir.
EDİTÖRDEN
Merhaba GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞIZ... 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimi sırasında ülke halkının gösterdiği tavır, dünya demokrasi tarihindeki yerini alacak. Hem halkın hem TBMM’nin hem hükümetin hem de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çok önemli bir kısmının demokrasiden yana tavır alması, darbe girişimini engellemesi uzun yıllar örnek olarak gösterilmeyi hak ediyor. Bu kalkışma sırasında hayatını kaybeden sivil halk ve kamu görevlilerine Madeni Yağ Dünyası Dergisi ekibi ve Vizyon Yayıncılık olarak rahmetle anıyor, ailelerine ve tüm halkımıza
MADENİ YAĞ LUBRICANT WORLD
DÜNYASI
İMTİYAZ SAHİBİ Vizyon Dergi Yayıncılık İletişim Pazarlama A.Ş. adına Selçuk AKAT DANIŞMA KURULU Prof. Dr. Ertuğrul DURAK, Süleyman Demirel Üniversitesi Prof. Dr. Hakan KALELİ, Yıldız Teknik Üniversitesi Prof. Dr. Filiz KARAOSMANOĞLU, İstanbul Teknik Üniversitesi YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Sinem ÇAKMAK
başsağlığı diliyoruz.
HABER KOORDİNATÖRÜ Esin GEDİK
Türkiye yeni bir dönemin başlangıcında... Bu değişim, kamu
EDİTÖR Neslihan KARATAŞ neslihan.karatas@vizyonas.com
yönetimine kalite getireceği gibi özel sektörün de önü açacak... Zaten ekonomi yönetiminin verdiği mesajlar bu yönde... Özellikle bürokraside kök salan cemaat yaklaşımının kırılmasıyla herkese eşit mesafede duran, sorunları dinleyen, çözümü için gerekli adımları atan bir ekonomi yönetimi, yapılacak köklü reformlar ülke
HABER MERKEZİ Zeynep CANMUTLU Enda ÇAĞAL TOLON Alican GÜÇLÜ Halil KORKMAZ
ekonomisinin daha hızlı büyümesinin önünü açacak.
FOTOĞRAF Cem ŞAHİNOĞLU
Bizi heyecana iten bir başka gelişme de dergimize gösterdiğiniz
GRAFİK TASARIM Cüneyt Kenan ÖZKAN
ilgi oldu. Sadece madeni yağ değil, petrol ve kimya sektörünün tüm bileşenlerinden gelen olumlu mesajlar, sivil toplum kuruluşları,
YAYINA HAZIRLIK Vizyon Dergi Yayıncılık İletişim Pazarlama A.Ş. ve Ajanscode
akademi dünyası ve kamunun verdiği destek ne kadar doğru bir iş yaptığımız noktasında bizi mutlu etti. Bu desteğin verdiği güçle daha “dolu” bir dergiyle karşınızdayız. İkinci sayımız hem yurtiçi hem de yurtdışından sektörümüzle ilgili çok sayıda yenilik, haber, röportajlar, analizler ve köşe yazılarından oluşuyor. Her sayımızın bir öncekinden daha iyi olacağına emin olabilirsiniz. Keyifli okumalar dileriz...
İLETİŞİM Tel: +90 212 252 08 40 Adres: Hacımimi Mah. Kemeraltı Cad. Balkan Han, No: 15/4, 34425 Karaköy, İstanbul, Türkiye Abonelik: abonelik@vizyonas.com Reklam: reklam@vizyonas.com www.vizyonas.com Madeni Yağ Dünyası Dergisi Vizyon Dergi ve Yayıncılık İletişim ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayımlanmaktadır. Madeni Yağ Dünyası Dergisi’nin isim ve yayın hakkı Vizyon Yayıncılık’a aittir. Dergide yayımlanan yazı, fotoğraf ve illüstrasyonların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz. Yazıların sorumluluğu yazarlara, ilanların sorumluluğu sahiplerine aittir.
MADENİ YAĞ DÜNYASI
3
12
16 4
MADENİ YAĞ DÜNYASI
24
MADENİ YAĞ DÜNYASI
5
PANORAMA
CASTROL VE TEMSA İŞBİRLİĞİ TAZELENDİ
H
em Türkiye’de hem de dünya genelinde araç üreticileriyle gerçekleştirdiği işbirlikleriyle dikkat çeken Castrol, Türkiye’nin önde gelen otomotiv şirketlerinden Temsa Global ile fabrika ilk dolum ve satış sonrasını içeren yeni bir anlaşma imzaladı. Castrol Türkiye ile Temsa Global, aralarındaki anlaşmayı yenileyerek 10 yılı aşkın birlikteliklerini 3 yıl daha uzattı. Bu anlaşmayla Temsa Global Adana fabrikasında üretilen araçlar, Castrol madeni yağlarla yollara çıkmaya devam edecek. Anlaşmayla ilgili bir
açıklama yapan Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Direktörü Kamuran Yazganoğlu, “Uluslararası arenada da kendine başarıyla yer açmayı başaran Temsa Global ile 2019 yılı başına kadar işbirliğimizi uzattık. 10 yıldır birlikte çalıştığımız Temsa Global’in başarıyla üretip hem ülkemizde hem dünya genelinde satışa sunulan modelleri, yine Castrol madeni yağlarıyla yollara çıkacak, satış sonrasında da yine Castrol ile yol alacaklar. Temsa Global ile birlikte yol almaktan büyük mutluluk duyuyoruz” dedi.
KADOİL YÜKSEK SATIŞ YAPAN BAYİLERİNİ ÖDÜLLENDİ
K
adoil gerçekleştirdiği madeni yağ kampanyasında yüksek satış performansı gösteren bayilerini mayıs ayı sonunda Ukrayna’nın başkenti Kiev’e götürdü. Kadoil Akaryakıt Dışı Satışlar Müdürü Hakan Taşel bu tarz bayi gezilerinin önemine değinerek, ‘’Farklı coğrafyalardan aynı işi yapan kişileri buluşturmak hem sinerji yaratıyor, hem de bölgesinde farklı iş yapan bayilerin kendi aralarında paylaşımları ile iletişimi güçlendirmesinin yanında şirketi olan sadakati arttırmada büyük rol oynuyor. Bu tarz ödüllendirme organizasyonlarını sadece madeni yağda değil, diğer faaliyet alanlarında da devam edeceğiz’’ dedi.
6
MADENİ YAĞ DÜNYASI
PETROL OFİSİ’NİN YENİ ÜYESİ: MAXIGEAR DİŞLİ YAĞLARI
M
adeni yağ pazarının önemli oyuncularından olan Petrol Ofisi, pazarın ihtiyaçları doğrultusunda ürün portföyünü yenilemeye devam ediyor. Derince’de bulunan Petrol Ofisi Teknoloji Merkezi’nde (POTEM) uzman ArGe mühendisleri tarafından geliştirilen yeni Petrol Ofisi Maxigear Dişli Yağları Serisi, daha geniş araç ve ekipman parkına hitap edecek. Yenilenen içeriğiyle araçlara daha yüksek kalite ve performans sunacağı belirtilen Maxigear Dişli Yağları binek, hafif ticari, ağır vasıta araçlar ve iş
makinelerinin şanzıman ve diferansiyellerini koruyarak, hem daha uzun yağ değişim aralığı sağlıyor hem de yakıt tasarrufuna katkıda bulunuyor. Her türlü iklim ve çalışma koşulunda yağlamanın sürekliliğini sağlayan Maxigear Dişli Yağları, aracın çalışma verimliliğini artırarak yüksek performans sağlıyor. Yeni yağ serisi, Petrol Ofisi’nin farklı segmentlerde işbirliği içinde olduğu dünyanın önde gelen birçok otomotiv ekipman üreticisi (OEM) tarafından da onaylanarak tavsiye ediliyor.
45 MAN YETKİLİ SERVİS ÇALIŞANI “REKABETİ” KAZANDI
P
etrol Ofisi Madeni Yağlar ve MAN işbirliği ile gerçekleştirilen “Takımını Kur, Rekabete Hazırlan” yarışmasında; 2016’nın ilk çeyreğinde en iyi performans sergileyen ve rekabetçi parça gruplarında satışlarını artıran 9 MAN yetkili servisinden, 45 servis çalışanı ödüllendirildi. MAN Kamyon ve Otobüs A.Ş., Petrol Ofisi Madeni Yağlar ile işbirliğine giderek, MAN yetkili servislerinin orijinal yedek parça ile madeni yağ satış performanslarını değerlendirmeye aldı. Turnuvada yetkili servisler üç farklı grupta yarıştı. Her servis, “yedek parça”, “servis kabul” ve “mekanik” bölümleri
çalışanlarının oluşturduğu 5’er kişilik takımlarla yarışmaya katıldı. Yapılan değerlendirme sonucunda 9 MAN yetkili servisinden 45 servis personeli ödüle layık görüldü. MAN’ın, müşterilerine doğru zamanda doğru çözüm önerileriyle ulaştığını belirten MAN Genel Müdürü Tuncay Bekiroğlu, “Müşteri memnuniyetini en üst seviyeye ulaştırmayı hedeflediğimiz bu stratejik süreçte, bizlere her zaman en uygun çözümleri sunarak verdiği destek için Petrol Ofisi Madeni Yağlar’a teşekkür ediyoruz. Ödül alan yetkili servis çalışanlarımızı da kutluyorum” diye konuştu.
MADENİ YAĞ DÜNYASI
7
PANORAMA
MOTUL, İTALYAN MV AGUSTA İLE ANLAŞMA İMZALADI
D
ünyada 100’den fazla ülkede faaliyet gösteren Motul, İtalyan motosiklet üreticisi MV Agusta ile geniş kapsamlı bir global işbirliği anlaşması imzaladı. Anlaşmaya göre İtalyan markanın fabrikasının her seviyesinde Motul’un geniş kapsamlı ürünleri kullanılacak ve ayrıca tüm MV Agusta motosikletlerinin ilk dolum yağı Motul olacak. Motul’dan anlaşmayla ilgili yapılan açıklamada; “MV Agusta gibi ikonik, efsanevi ve prestijli bir markayla gerçekleştirdiğimiz bu yeni ortaklığı açıklamaktan memnuniyet duyuyoruz. Yüksek kalite ve performans, iki şirket arasındaki ortak
paydadır ve ikimiz de gerçek yarış tutkunlarıyız. Bu işbirliğinin hem yarış pistinde hem de dağıtım ağında kısa sürede meyve vereceğinden kuşku duymuyoruz” denildi. Türkiye distribütörlüğünü Korlas’ın yaptığı MV Agusta’nın Başkan ve CEO’su Giovanni Castiglioni ise şunları söyledi: “Bunu yağ sektörünün önde gelen markasıyla yapılmış basit bir iş ortaklığı olarak değil, motosikletlerimizin üretim sürecine yapılan temel bir katkı olarak görüyorum. Her bir dişlinin sadece elle monte edildiği motosikletimizin yeni anlaşma birlikte hak ettiği ürünlere kavuşmasından ötürü memnunum.”
AVUSTURYALI OMV’NİN PETROL OFISİ’NE 2 TALİP VAR
A
vusturya merkezli enerji şirketi OMV, Türkiye’de sahibi olduğu OMV Petrol Ofisi’nin hisselerini, bu yılın başında satışa çıkarmıştı. Halen satış sürecinde olan şirkete Azerbaycanlı Socar ve OPET talip oldu. Avusturya basınına konuşan OMV’nin CEO’su Rainer Seele, satış sürecindeki Petrol Ofisi ile ilgilenenlerin bulunduğunu ancak bunlardan herhangi birinin makul bir fiyat verip veremeyeceğinin belli olmadığını söyledi. OPET Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Öztürk, mayıs ayında yaptığı açıklamada, OMV’nin satışa çıkardığı Petrol Ofisi’ne talip olduklarını belirterek, satışa Koç Grubu ile birlikte girebileceklerini söylemişti. Petrol Ofisi, 2000’de Özelleştirme İdaresi’nden İş Bankası ve Doğan Holding ortaklığı ile 1.2 milyar dolara satın alınmıştı. İş Bankası, daha sonra Petrol Ofisi’ndeki bütün hisselerini Doğan Grubu’na sattı. Şirketin çoğunluk hisseleri 2010 yılında OMV’nin oldu.
8
MADENİ YAĞ DÜNYASI
Ülkemizin birlik ve beraberlik içinde mutlu ve aydınlık geleceğine inanıyor, demokrasimize ve milli bütünlüğümüze yönelik gerçekleştirilen darbe girişimini şiddetle kınıyoruz. Bu uğurda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, milletimize başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
PANORAMA
DEMİRÖREN: “TÜRKİYE’YE GÜVENDİK TOTAL’E İMZAYI ATTIK” KOENIGSEGG’İN TERCİHİ CASTROL OLDU
D
ünyanın önde gelen madeni yağ markalarından biri olan Castrol, İsveçli yüksek performans spor otomobil üreticisi Koenigsegg ile yeni bir işbirliği içinde olduklarını açıkladı. Yeni anlaşmayla Castrol, markanın yeni mega otomobili olan One:1’in tercih edilen global motor yağı partneri oldu. Anlaşma, Castrol ve Koenigsegg’in hem araç hem de yağ gelişim ve testlerinde işbirliği yapmaya devam etmesini de sağlayacak. Bu kapsamda Koenigsegg’in One:1 ile 0-300 km/s ve 300-0 km/s dünya rekorlarını kırma girişimlerinde Castrol geliştirme ekibi, Koenigsegg ile birlikte çalışacak. Koenigsegg’in kurucusu Christian Von Koenigsegg, “Castrol’ü, One:1’ı tercih edilen motor yağı sağlayıcısı olarak duyurmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Daima teknolojinin sınırlarını zorlayan Castrol EDGE, 1341 HP gücündeki yeni motorumuzun tüm ihtiyaçlarına cevap verecek yüksek performansı sergiliyor. Daha ilk günden beri, bu motor yağını kullanmaktan dolayı olumlu sonuçlar aldık ve performans kazanımları gördük” yorumunu yaptı. Hafif ve kompakt One:1’ın motoru, dünyada üretilen araçlar arasında en yüksek basınca sahip olanlarından biri olarak dikkat çekiyor. Titanium FST ile güçlendirilmiş Castrol EDGE, titanyum katkılı formülasyonu sayesinde aşırı basınçlar altında yağın davranışını fiziksel olarak değiştiriyor, iki kata kadar daha güçlü yağ tabakası oluşturup sürtünmeyi azaltarak motorun performansının artmasına yardımcı oluyor.
MADENİ YAĞ VERİLERİ Madeni Yağ Tüketimi (ton)
PETDER MAYIS AYINDA 1.587 TON ATIK YAĞ TOPLADI
77.574
73.723
P
%5,22
ETDER’in yayınladığı aylık petrol bültenindeki bilgilere göre; PETDER tarafından Mayıs ayında toplam 1,587 ton atık motor yağı toplandı. Proje kapsamında Mayıs ayı boyunca toplam 61 ilde 1,106 noktada toplama yapılırken, 109 adet bertaraf tesisine de teslimat gerçekleştirildi. 81 bin 687 yolun katledildiği projede 15 tanker 3 yarı remörk olmak üzere toplam 18 araç kullanıldı. 4 garaj amiri, 21 sürücü ve 15 yardımcı sürücü olmak üzere 40 saha personeli toplam 8 2015 1. Çeyrek 2016 1. Çeyrek 90 saat atık motor yağı toplamak için çalıştılar. Bu çalışma süresinin 1,785’i araç sürüşü olarak gerçekleşti. MADENİ bin YAĞ VERİLERİ Veriler PwC tarafından 8 şirketin gönüllü katılımı ile yayınlanan raporlardan alınmıştır. Türkiye genelini ifade etmemektedir.
Madeni Yağ Tüketimi (ton)
PETDER Tarafından Toplanan Atık Motor Yağı Miktarları (OCAK - MAYIS 2016)
77.574
73.723
%5,22
2015 1. Çeyrek
2016 1. Çeyrek
Veriler PwC tarafından 8 şirketin gönüllü katılımı ile yayınlanan raporlardan alınmıştır. Türkiye genelini ifade etmemektedir.
PETDER Tarafından Toplanan Atık Motor Yağı Miktarları (OCAK - MAYIS 2016) MADENİ YAĞ DÜNYASI 10
Toplanan Atık Motor Yağlarının Kaynağına Göre Dağılımı (Kaynak; ton; %) (MAYIS 2016) Akaryakıt istasyonu; 54; %1
KISA HABERLER
MADENİ YAĞ DÜNYASI
11
KARİYER
BP Türkiye’nin yeni Ülke Başkanı Mick Stump oldu BP Türkiye Ülke Başkanı ve BP Azerbaycan-GürcistanTürkiye (AGT) Bölgesi Türkiye’den sorumlu Başkan Yardımcısı Bud Fackrell emekliliğe ayrılarak yerini 35 yıllık sektör deneyimine sahip Mick Stump’a bıraktı
B
P Türkiye Ülke Başkanı ve BP Azerbaycan-GürcistanTürkiye (AGT) Bölgesi, Türkiye’den sorumlu Başkan Yardımcısı Bud Fackrell, emekliliğe ayrılarak görevini 1 Haziran 2016 tarihinden geçerli olmak üzere Mick Stump’a bıraktı. Bu göreve gelmeden önce BP’nin Arama ve Üretim İş Kolu’nda global karasal operasyonlardan sorumlu Başkan Yardımcısı (VP Operations) olarak görev yapan Mick Stump, petrol ve doğal gaz sektöründe 35 yıllık uluslararası deneyime sahip. Yeni atama ile ilgili konuşan
Bud Fackrell, 2012 yılından beri Türkiye’de çalışmaktan ve BP Türkiye ekibine liderlik yapmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, “Çok güzel anılarla ayrılıyorum. Birlikte önemli başarılara imza attığımız BP Türkiye çalışanlarına, paydaşlarımıza ve iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum” dedi. Ülke Başkanlığı görevini üstlenen Mick Stump ise, Türkiye’nin BP açısından çok önemli ve stratejik ülkelerden biri olduğunu belirterek, “BP, 104 yıldır Türkiye’de faaliyetlerini sürdürüyor. BP olarak Türkiye’nin ekonomik gelişimine, istihdamına ve enerji sektörüne katkı
sağlıyoruz. Şahsım ve ekibim adına bu önemli görevi üstlendiğim için büyük heyecan duyuyorum.” dedi. Stump, yeni görevinde Ankara merkezli olarak BP’nin Türkiye’deki entegre faaliyetlerinin yürütülmesinden sorumlu olacak ve ticari, teknik ve operasyonel alanlardaki çalışmalara liderlik yapacak. Mick Stump BP Türkiye Başkanlığı görevine ek olarak, BP Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye (AGT) Bölgesi’nde Türkiye’den sorumlu Başkan Yardımcısı görevini de üstleniyor, ve bölge liderlik ekibinde de yer alacak.
LUKOIL TÜRKİYE’NİN CEO’SU DEĞİŞTİ
B
eş yıldır Lukoil Türkiye CEO’su olarak görev yapan Alexander Terletskiy’in yerine Arash Repac atandı. Terletskiy’in görev süresinin dolmasıyla 1 Temmuz’da görevine başlayan Repac, son beş yıldır Lukoil Türkiye’nin perakende satışlardan sorumlu genel müdür yardımcılığı görevini yürütüyordu. Daha öncesinde Lukoil’in Moskova’daki merkezinde iki yıl görev yapan Arash Repac’ın Türkiye kariyeri Temsa ile başlamıştı. Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimleri Fakültesi’nden mezun olan Repac, 10 yıl Türkiye’de yaşadı. Evli olan Repac, biri Türkiye doğumlu iki çocuk babası.
12
MADENİ YAĞ DÜNYASI
RÖPORTAJ
0 Neslihan KARATAŞ
Türkiye, madeni yağda üretim üssü haline geldi MAPESAD’ın yeni başkanı Koçak, yeni dönemde sorunların çözümü için aktif bir rol oynayacaklarını söyledi. Sektörün önü açıldığında bölgesinde önemli bir yere geleceğini belirten Koçak, yerli üreticilerin mağdur edildiğini belirterek “Paketlenmiş ithal ürünlerden de TSE belgesi istenmesi gerekiyor. Tüm zorluklara karşın madeni yağda üretim üssü olduk” dedi
M
adeni Yağ ve Petrol Ürünleri Sanayicileri Derneği (MAPESAD), geçen ay yapılan genel kurulda yeni yönetimini seçti. MAPESAD’ın iki dönem başkanlığını yapan Selçuk Akat’tan sonra görevi Koçak Petrol’den Tayfun Koçak üstlendi. Başkan olduktan sonra ilk röportajını bizimle yapmayı tercih eden Koçak’la hem sektörü hem de yeni yönetimin hedeflerini, yapacakları etkinlikleri konuştuk. MAPESAD’ı kuruluş ve faaliyetleri hakkında bilgi verebilir misiniz? Madeni Yağ ve Petrol Ürünleri Sanayicileri Derneği, kendi sektöründeki ilk ve tek dernek olarak 2004 yılında kuruldu. Gelecek hedefleri olan ve bu amaçla yatırımlar yapan işadamlarının bir araya gelerek kurdukları bu oluşum, ülke
14
MADENİ YAĞ DÜNYASI
ekonomisine gün geçtikçe daha fazla katkı sağlayan madeni yağ sektörüne yeni bir dinamizm getirdi. Derneğimiz madeni yağ sanayisinin gelişmesine katkıda bulunmak için, sektörün genel ve güncel sorunlarını siyasi otoriteler, bakanlıklar ve resmi kuruluşlar nezdinde dile getirip çözümler üretiyor. Türkiye madeni yağ sektörünün genel profilini anlatır mısınız? Petrol sektörünün mamul üreten tek yeri madeni yağ fabrikalarıdır. Burada üretilen ürünlerin katma değeri yüksektir. Hatta bizim, ülke olarak petrolden para kazanacağımız en önemli sektörlerden birinin de madeni yağ olduğun söyleyebilirim. Ayrıca sağladığı katma değer açısından da önemli bir istihdam gücüne sahip, hangi açıdan bakarsak bakalım ülke
ekonomisi içinde önemli bir sektörüz. Bildiğiniz üzere madeni yağ üretimini ancak EPDK’dan lisans alarak yapmak mümkün. EPDK tarafından sektörümüzle ilgili yapılan düzenlemelere dernek olarak biz de faal olarak katılım gösterdik. EPDK’nın kuruluşundan bu yana sektörümüze ile ilgili yaptığı düzenlemeler, sektörümüzün disiplini açısından çok olumlu oldu. Üretimini dünya standartlarına sahip tesislerde gerçekleştiren Türk madeni yağ sektörü, yaptığı yatırımlarla ürünlerini başta Avrupa olmak üzere dünyanın pek çok ülkesine ihraç ediyor. Sektör, sadece kendi bünyesini geliştirmekle kalmayıp, ambalajdan nakliyeye kadar daha birçok sektörün de gelişip büyümesinde ve yeni istihdam alanlarının oluşmasında rol oynuyor. Coğrafi ve jeopolitik
konumundaki avantajlarını kullanarak, Türkiye’yi madeni yağ üretimi konusunda dünyanın önemli fason üretim üssü haline getirebiliriz. Sektörün kurumsallaşması, artan yatırımlar, devletimizin Ar-Ge destekleri, üniversitelerle ve diğer sivil toplum örgütleriyle yapılan işbirlikleriyle yakın bir zamanda Türkiye’nin madeni yağ sektöründe Avrupa ve Ortadoğu’nun üretim üstü olacağını düşünüyorum. Özellikle son yıllarda devletimizin verdiği Ar-Ge destekleri ile ürünlerin çeşitlendirmesi, yerli üretime olan güvenirliğin artması, sosyal sorumlu üretici imajını gelişmesi ve her şeyden önemlisi MAPESAD çatısı altında bir araya gelerek, güçlenerek kolektif akıl üretmekte bu bağlamda ulusal ve uluslararası düzlemde sektör hak ettiği yere doğru ilerliyor. Sektör 2015 yılını nasıl geçirdi, 2016 yılı için hedef ve beklentiler nelerdir? Özellikle FED faiz artırımı beklentileri ile 2015 ve 2016 yılı için piyasayı döviz anlamında belirsizliklere sürüklendi ve yükselişler piyasayı olumsuz etkiledi. Sektörün imalat girdilerinin yüzde doksanı döviz olmasından dolayı ciddi kur farkları oluştu ve büyük finansal yük getirdi. Bu artışlar, malın maliyetine yansıtılamadı, firmalar kardan çok mevcut durumlarını korumaya çalıştı. Girişimci Türk işadamları, yıllar içinde oluşan krizlerden çıkmasını ve hatta bu durumu avantaja çevirme durumuna geldi. Ben de öyle olacağını ümit ediyorum.
İthal ürünlere de TSE şartı getirilmeli Madeni yağ sektörünün ne tür düzenlemelere ihtiyacı var? Öncelikler 10 Numara olarak adlandırılan ürünün üretilmesi ve satışının önlemesi için gerekli yasal düzenlemeleri yapan Maliye Bakanlığına, EPDK ya, gümrük müdürlüklerine ve diğer yetkilerimize sektörümüz adına teşekkür etmek
isterim. Çözüm olacağı düşüncesi ile 10 Numara yağ veya 10 Numara yağ adı altında teknik spesifikasyonlara uymayan ürünlerin yasal olmayan şeklide piyasa sunumunu engellemek amacıyla yapılan ÖTV artışları, kurallı oyuncuları olumsuz etkiledi. Fakat tecil-terkin sistemin kalkması, sektörümüz açısından çok olumlu oldu. 10 Numaranın bitmesiyle sektörümüzde haksız rekabet ortamı da kalkmış oldu. Yurtdışından gelen paketlenmiş madeni yağlar için bazı düzenlemeler yapılmasını talep ediyoruz. Zira bazı kalitesiz ürünlerin ülkemizde satılması tüketiciyi ciddi zararlara sokuyor. Nasıl ki madeni yağ lisanslı firmalar, ürettiği madeni yağlar için TSE belgesi alıyorsa, ithal edilen paketlenmiş madeni yağlara da TSE alma zorunluluğu getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca ithal edilen paketlenmiş madeni yağlardan da EPDK katılım payı alınmak suretiyle hali hazır da madeni yağ lisanslı firmalar yaptıkları satıştan EPDK katılım payı ödeyerek oluşan yerli üretici aleyhine olan durum düzeltilmiş ve haksız rekabet önlenmiş olur.
Başkanlığınız döneminde nasıl bir MAPESAD göreceğiz, planlarınız projeleriniz hakkında bilgi verir misiniz? Başkanlığım süresince yönetim kurulu üyesi arkadaşlarım ve üyelerimizle, madeni yağ sanayinin gelişmesine katkıda bulunmak için, sektörün genel ve güncel sorunlarını siyasi otoriteler, bakanlıklar ve resmi kuruluşlar nezdinde dile getirip çözümler üretmek ilk hedeflerimiz arasında yer alıyor. Ülkemizin bulunduğu coğrafik konum ve sanayileşmede yaşanan gelişmeler, Türkiye’de uluslararası ve yerli yatırımcıların, modern madeni yağ fabrikaları kurmasının temelini oluşturdu. Kurulan bu tesisler, yıllar içinde uluslararası piyasalarda teknolojisiyle de rekabet edebilecek kadar mesafe katetti. Hatta ülkemiz, kapasitesiyle madeni yağ üretim üssü haline geldi ve bu alanda günümüzde uluslararası markalara fason üretim gerçekleştirir durumdadır. Yeter ki bu ülkenin ciddi iş adamlarına fırsat verilsin.
1989’DAN BERI SEKTÖRÜN AKTIF OYUNCUSU 1968 yılında Trabzon’da doğan Tayfun Koçak, 1989 yılından beri madeni yağ dünyasının içinde. Speedol markası adı altında üretim yapan şirketin sahibi olan Koçak, ulusal ve uluslararası bilinen bazı markalara da fason madeni yağ, gres, antifriz ve oto bakım ürünleri üretimi yapıyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Genel Kurul Delegesi olan Koçak, aynı kurumun Petrol Meclisi Üyesi olarak da görev yapıyor. Koçak, İKMİB GYK üyeliği, TİM Genel Kurul Delegesi, Gebze Ticaret Odası Meclis Üyeliği, Gebze Ticaret Odası Kimya Meslek Komitesi Başkanlığı gibi görevleri de yürütüyor.
MADENİ YAĞ DÜNYASI
15
KAPAK
NYCO yeni nesil uçaklar için geleceğin yağlarını üretiyor
A
vrupa’nın tek entegre havacılık
dergimiz için özel bir makale kaleme
fazla ülkeye ihraç edilen ürünler, F-16,
yağları ve yüksek performanslı
aldı. Makalede havacılık alanındaki
F-15, C-130, Su-27, Mig 29 ve Rafale
sentetik ester üreticisi olan
gelişmeler ve NYCO’nun bu alanda
gibi uluslarası askeri programlar
yaptığı çalışmalar anlatılıyor.
tarafından onaylı.
NYCO, ticari havacılık pazarındaki konumunu güçlendirmek için
Yüksek performanslı sentetik
NYCO’nun Aeronautics ve
havacılık ve savunma alanında ortak
baz yağlar formülasyonundaki
Defence Şubesi Direktörü Guillaume
bir bölüm oluşturma çalışmalarına
uzmanlığını temel alarak, 1960’ların
Forestier, «5 yıl önce, Amerika
başladı. Fransız şirket, geleceğin yeni
sonlarına doğru Mirage savaş
Birleşik Devletleri’nde ticari sivil
nesil uçakları için yağlayıcıları temin
uçakları yağlama sorunlarına çözüm
yağlayıcılar pazarına büyük petrol
etmeyi amaçlıyor
olarak ilk türbin yağını geliştiren
şirketleri hâkimken şirketin varlığı çok
NYCO, ardından geniş bir yelpazeyle
küçüktü. Ürünlerin onaylanması ve
madeni yağ pazarında iyi bir konuma
yağlarını uluslararası standartları
geliştirme zaman alıyor, yeni türbin
sahip olan NYCO’nun yöneticileri,
karşılayacak konuma getirdi. 100’den
yağının geliştirilmesi yıllar sürdü.
60 yıldan bu yana askeri havacılık
16
MADENİ YAĞ DÜNYASI
OEM’ler ve hava yollarına daha yakın Ürünlerinin kalitesinin yanı sıra NYCO’nun başarısı, ekiplerinin havayollarına ve OEM’lere yakın olmasıyla da ilgili. Kimya ve havacılık Bu zaman zarfında uluslararası
mühendisleri, çok özel konulara ve
standartlar, üretici testleri ve servis
uygulamalara çözüm getirmek üzere
değerlendirmeleri yapıldı ve onaylar
tecrübelerini birleştiriyor. NYCO Genel
alındı” dedi.
Müdürü Eric Piveteau, “1960’lardan
Şirket ürünleri askeri teçhizat
beri çalışıyoruz. Mirage savaş uçakları
NYCO, TÜRKİYE’DE HAVACILIK ÜRÜNLERİNİ ADCO’YA EMANET ETTİ NYCO Genel Müdürü Eric Piveteau, “NYCO’nun Türkiye’de ADCO ile devam eden bir işbirliği var. Bu işbirliği 20 yıldır devam ediyor. bu da karşılıklı olarak çok verimli bir çalışma içinde olduğumuzu gösteriyor” dedi. Sivil Havacılık Satış ve Pazarlama Müdürü Andre Chater, “Türkiye’de havacılık sektörü son yıllarda hızlı bir büyüme içinde. Biz de bu alandaki ürün ve hizmetlerimizi ADCO aracılığıyla Türk havacılık sektörünün kullanımına sunuyoruz” yorumunu yaptı.
performanslarını kanıtladı. Artık
yağlama problemlerine ilk çözümü
ürünler ticari havacılık sektörüne de
getirdik. Sürdürülebilir araştırma
sunulabilir hale geldi. NYCO, 2011’de
geliştirme faaliyetini yaratarak
büyük müşterilerine ilk ziyaretlerini
güvenlik ve çevre performansının
başlattı. Sonra düşük maliyetli ve
kombinasyonu olan en yenilikçi ürünü
ulusal şirketlere ulaşmayla ilerledi.
geliştirdik. Bunun dayanağı da her yıl
Bu dönemde ‘Ticari Havacılık
Paris’teki laboratuvarımızda yaklaşık 2
Bölümü’ oluşturuldu. Fransız
bin 500 formülasyonun test edilmesi.
Havacılık Endüstrileri Derneği
2016’nın başlarında, yeni yüksek
(GIFAS) üyesi olan şirket, çok
performanslı katkı maddeleri üretmek
sayıda hava gösterileri ve bakım
için Belçika’daki üretim sahasını
hedefi; sivil ve askeri OEM’lerin şimdiki
konferanslarına destek veriyor. Bu
genişletmeye başladık“ dedi.
ihtiyaçlarını karşılayıp, yarınlar için
gelişmelerle birlikte NYCO’nun
NYCO’nin Aeronautics & Defence
Hedef, sistemlere gömülmüş yağlar Guillaume Forestier, “NYCO’nun
madeni yağları geliştirirken ticari
ürünleri, uçak üreticileri ve OEM’ler
Şubesi Direktörü Guillaume Forestier
uçaklar için yüksek performanslı yağ
tarafından onaylanmaya devam
ise “Bizim güçlü yanımız, çok
tedarikçisi olan lider firma olmak.
ediyor. Helikopterler, ticari, bölgesel
amaçlı yeni teknolojileri tanıtırken
Buna ulaşmak için, yağlayıcıların artık
ve iş uçakları için geniş kapsamlı
müşterilerin uzatılmış bakım aralıkları
sadece sarf malzemesi olarak kabul
yağlar, sıvılar ve greslerle korozyon
gibi sorunlarına çözüm bularak
edilmeyip aynı zamanda sistemin
karşıtı çözümler sunan NYCO,
tasarruf yapmasını sağlamak, böylece
performansı için anahtar faktör olması
ticari havacılıkta cirosunu üç katına
madeni yağ tüketimini rasyonel kılmak.
için üreticilerle yakın çalışıyoruz.
çıkararak hava yolları, ekipman
Örnek olarak 2015 yılında AFR KLM
Örneğin, tekerlek yatakları için zaten
üreticileri, motor üreticileri, uçak
Mühendislik ve Bakım’da, Air France’ın
geliştirilmiş olan gresler, tekerleklerin
üreticileri, havacılık uzmanları ve
Airbus ve Boeing karışık filosu için çok
uzatılmış devirleriyle sabit yağlama
distribütörleri için beş yılda anahtar
amaçlı gresi tanıtımımızı gösteribilirim“
sağlayarak yeni nesil tekerleklerin
bir rol oynayan iş ortağı haline geldi.
açıklamasını yaptı.
ortağı olacak" dedi.
MADENİ YAĞ DÜNYASI
17
HABER
140 ülke arasında büyüme rekoru kıran Castrol Türkiye, endüstriyel yağlara odaklanacak
C
astrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Direktörü Yazganoğlu, “2015 yılı içinde Castrol’ün dünya organizasyonunda en hızlı büyüyen ülke olduk. Bu da Türkiye için daha fazla inovasyon, yatırım, yeni ürün ve hizmet anlamına geliyor” dedi. Yazganoğlu, geçen yıl Türkiye pazarına sundukları endüstriyel yağlarda da iddialı olduklarını belirterek “Bu alanda da otomotiv yağlarında sahip olduğumuz noktaya ulaşmayı hedefliyoruz” yorumunu yaptı… Dünya çapında otomotiv, endüstriyel, denizcilik, havacılık alanlarına özel yağlar üreten Castrol, 7 bin çalışanı ile 40’ın üzerinde ülkede doğrudan faaliyet gösteriyor, 140 ülkede ise ürünlerini satıyor. 2000 yılında BP tarafından satın alınan Castrol’ün Türkiye’deki geçmişi 60 yılın üstünde. Castrol Türkiye ise bu yapılanma içinde önemli bir yere sahip. Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Direktörü Kamuran Yazganoğlu, şirketin dünya pazarını 11 bölgeye ayrılan organizasyon yapısıyla
18
MADENİ YAĞ DÜNYASI
yönettiğini belirterek “10 ülkeyi kapsayan Ukrayna, Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Azerbaycan, Gürcistan, Tacikistan, Kırgızistan, Özbekistan, Kazakistan ve Türkmenistan bölgesi Türkiye’den yönetiliyor” diyor. Ukrayna ve Kazakistan’ın Türkiye ağına yeni dahil edildiğini söyleyen Yazganoğlu, bu ülkelerin katılmasıyla hem çalışanların uluslararası deneyiminin arttığını hem de hızlı büyüme yaklaşımlarının bu ülkelerin rakamlarına da olumlu yansıdığını belirtiyor. Castrol’ün, madeni yağ uzmanı bir marka olarak yüksek teknoloji gerektiren multi motor yağları pazarında PETDER üyelerinin temsil ettiği pazar içinde ilk altı ayda yüzde 27 ile başı çektiğini belirten Yazganoğlu, 2015 yılında dünya Castrol organizasyonu içinde en hızlı büyüyen ülke Türkiye olduğunu da vurguluyor. Türkiye’nin yönettiği coğrafya içinde ana pazarın Türkiye olduğunu belirten Yazganoğlu, Türkiye’nin önemini ve başarısını şu sözlerle anlattı: “Şu
0 Esin GEDİK
an yönettiğimiz coğrafya içinde satışlarımızın dörtte üçü Türkiye’de gerçekleştiriliyor. Türkiye’nin dünya organizasyonu içinde 2015 yılının en hızlı büyüyen ülkesi oldu. Bu da bizim açımızdan gurur verici bir olay. Bağlı olduğumuz Avrupa ve Afrika organizasyonunda Almanya’dan sonra ikinci büyük ülke Türkiye. Ekonomi ve araç parkı olarak bizden çok daha büyük ülkeler olan İngiltere, Fransa, İtalya’nın önünde olmamız bizi gururlandırıyor. Bunun en büyük artısı, diğer ülkelerle kıyaslandığında Türkiye, istediği yatırımları yapma konusunda daha fazla kaynak alabiliyor. Türkiye’ye özel bazı ürünlerin ya da müşteri değer paketlerinin üretilmesi, tüketicilerimize yönelik inovasyonların yapılması ile ilgili olarak burada pek çok imkanımız da var. Dünyada Castrol ürünleri şu an 140 ülkede satılıyor. Bu 140 ülke içerisinde yapılacak herhangi bir yeniliğin 3’ünden 1’i mutlaka Türkiye’de test edilir.” 2016 yılı da büyüme vaat ediyor Otomotiv sektörünün en önemli girdilerinden birinin madeni yağ
INSIDE THIS LONG LINE OF SPACE MADENİ YAĞ DÜNYASI
19
HABER
Kamuran Yazganoğlu Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Direktörü 1999 yılında Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun olan Kamuran Yazganoğlu, 12 yıl Madeni Yağlar Stratejik Performans Ünitesi’nde çeşitli görevlerde bulundu. 2008’de BP Madeni Yağlar Distribütör Satış Müdürü görevine atanan Yazganoğlu, 2011-2013 yılları arasında ise BP’nin Türkiye’deki LPG faaliyetlerini yönetti. 2013-15 yılları arasında BP’nin İngiltere’deki merkez ofisinde çalışan Yazganoğlu, 2015 yılında 11 ülkenin yöneticisi olarak Türkiye’ye atandı.
20
MADENİ YAĞ DÜNYASI
olduğunu anımsatan Yazganoğlu, “Otomotiv sektörünün büyümesi bizim açımızdan hem çok önemli hem de mutluluk verici. 2015, tüm otomotiv sektörü için çok iyi bir yıl oldu. 2016 yılının ilk altı ayında da geçen yılın aynı dönemine göre, binek araçlarda satışların yüzde 3 araç arttığını görüyoruz. Yeni araçların ve dolayısıyla yeni kullanıcıların pazara girmesi madeni yağ pazarını da büyütüyor. Özellikle odaklandığımız rekabetin yoğun olduğu, yüksek teknoloji gerektiren binek araç motor yağlarında rakiplerimizden açık ara farkla pazar lideriyiz. Aynı zamanda Castrol’ün Türkiye organizasyonu açısından da 2015’te başarılı bir yıl geçirdik. Castrol’ün global anlamda yaptığı yeniden yapılanma çalışmaları doğrultusunda bizim yönettiğimiz coğrafya hem genişledi hem de global organizasyon içinde bir üst seviyeye çıktık. 2016 yılının ilk altı ayında da aynı ivmeyi devam ettiriyoruz. “Almanya’daki teknoloji ve deneyimi buraya da getireceğiz” Türkiye’de yeni yeni odaklanmaya başladıkları endüstriyel yağlardaki pazar paylarının otomotivden daha düşük olduğunu, bununla birlikte Almanya’daki güçlü pazar erişimleri ile ciddi bir bilgi birikimlerinin olduğunu belirten Yazganoğlu, “Geçmişte Castrol bu konuda alanında uzman Tribol ve Optimol gibi firmaları bünyesine katarak büyük bir bilgi birikimine sahip oldu. Almanya’da bulunan eski Tribol’ün fabrikasında teknoloji ve Ar-Ge departmanı oldukça gelişmiş durumda ve bu fabrikada sadece endüstriyel ürünlerle ilgili 200’ün üzerinde mühendis çalışıyor” dedi. 2015 yılı son döneminde Castrol bünyesinde Türkiye’deki endüstriyel organizasyonlarını otomotiv organizasyonları ile birleştirdiklerini açıklayan Yazganoğlu, “Endüstriyel yağları bir fırsat olarak görüyoruz. Hem Türkiye’nin daha fazla üretmesiyle hem de Avrupa ve Batı ile entegre olması bizi bu konuda daha avantajlı hale getiriyor. Çünkü
endüstriyel tarafta da globalde yapmış olduğumuz anlaşmalar var. Özellikle rüzgar tribünleri ve metal işleme yağları konusunda odaklandığımız alanlar bulunuyor. Rüzgar tarafında çok ciddi yatırımlar var, bu da bizim endüstriyel yağ satışımızı arttıracaktır” açıklamasında bulundu. Çevreci ve teknolojik ürünlerin ağırlığı artacak Yazganoğlu, değişen otomotiv teknolojisinin yağ üreticilerini de olumlu yönde motive ettiğini düşünüyor. Şirket olarak tek odaklarının madeni yağ olmasının kendileri için büyük bir avantaj sağladığını belirten Yazganoğlu, teknolojik ürün farklılığı ile geliştirilen motor yağlarına rakiplerine oranla daha fazla odaklanabildiklerini söylüyor. “Teknoloji çok hızlı değişiyor. Birkaç yıl önce, 5-10 bin kilometrelerde yağ değişimi yapılırken bugün değişim aralığının 20, 30 hatta 45 bin kilometrelere çıktığını görüyoruz. Teknolojinin bizi nereye götüreceğini tahmin etmek çok kolay değil” yorumunu yapan Yazganoğlu’nun bu konudaki öngörüleri şöyle: Son dönemlerde motor yağı değişim aralıklarının arttırılması yönünde bir trend yok. Tam tersi biraz daha azalması yönünde bir trend var. Emisyon oranlarının, karbon salınımının düşürülmesinden dolayı artık daha küçük hacimli, fakat daha yüksek performanslı motorlar üretiliyor. Bundan 10 yıl önce 2 litrelik bir motor 130 HP güç üretirken bugün 1 litrelik, 1.2 litrelik araçlardan 170, 180 HP’lik performanslar elde ediliyor. Motor hacmi küçülüp, alınmak istenen performans büyüdükçe motor yağına düşen görev daha da artıyor. Bizim damarlarımızdaki kan ne ise motordaki yağ da aynı görevi görüyor. Yüksek performans, yağ ömrünü de önemli derecede etkiliyor. Eğer trend bu şekilde devam ederse yağ değişim aralıklarının çok daha fazla uzayacağını tahmin etmiyorum.”
OTOMOTİVDE DÜNYA DEVLERİYLE İŞBİRLİĞİ YAPIYOR
“OTOMOBİLE ÇOK PARA VERİYORUZ,
İYİ BAKMAK ZORUNDAYIZ” Castrol’ün otomotiv üreticileri ile hem globalde hem de Türkiye’de çok uzun sürelerdir devam eden işbirlikleri bulunduğunu hatırlatan Yazganoğlu, “Türkiye’de Doğuş Otomotiv çatısı altında bulunan Volkswagen, Audi, Seat, Scania ve Yüce Auto distribütörlüğünde bulunan Skoda, işbirliği yaptığımız en önde gelen markalardan. Ford ile globalde 2001 yılından beri, Türkiye’de ise Ford ve Ford Trucks markalarını yöneten Ford Otosan ile 2009 yılından beri işbirliği içindeyiz. Volvo Car ile de uzun süredir işbirliğimiz devam ediyor. Borusan Otomotiv’in distribütörlüğünü yaptığı Jaguar ve Land Rover grubu ile de çalışıyoruz. Bunların dışında Aston Martin, Bugatti gibi performans odaklı markalarla da işbirliklerimiz var. Globaldeki işbirliklerine ek olarak Türkiye’de de çalıştığımız pek çok marka var, örneğin; Kia, Isuzu, Temsa, motosiklet tarafında ise; Bajaj, Ducati, Kanuni, KTM, Triumph ve Mondial’i sayabiliriz. Honda ile Avrupa’da olan işbirliği çerçevesinde Türkiye’de de pek çok Honda servisi Castrol ile çalışmayı tercih ediyor” diyor.
Yazganoğlu, ‘ekmeğini kullandığı araçtan çıkaranların’ kullandığı yağa daha fazla önem verdiğini ve en iyi yağı tercih ettiğini söylüyor. Türkiye’de kişi başı gayri safi milli hasılaya bakıldığında otomobile çok yüksek rakamlar ödendiğini belirten Yazganoğlu, şu örneği veriyor: İngiltere’de kişi başı milli gelir 40 bin dolar seviyesinde yani Türkiye’nin 4 katı büyüklüğünde. Buna karşın otomobil fiyatları Türkiye’ye göre neredeyse yarı yarıya daha ucuz. “Bu nedenle bizim otomobilimize çok iyi bakıyor olmamız, doğru yağı kullanmamız, kullandığımız yağın kaliteli olmasına özen gösteriyor olmamız gerekir. Bu alandaki bilincin arttığını, tüketicilerin zamanla bu konuda daha da bilinçli olmaya başladığını söyleyebilirim” şeklinde konuşan Yazganoğlu, kendilerinin de tüm iletişim çalışmalarında bu bilinci arttırmaya ve motor yağının önemini anlatmaya özen gösterdiklerini söylüyor. Castrol, bu stratejiden yola çıkarak özel servislerdeki ustalar için online bir platform oluşturmuş. 10 binin üzerinde usta, bu platform üzerinden birbirleriyle haberleşiyor, çözemediği bir sorun ya da soru varsa bu platform üzerinden ihtiyaçlarına çözüm bulabiliyor. Castrol de bu platformu kullanarak ustalarla direkt temasa geçip bilgi aktarımında bulunuyor.
50 YILDIR TÜRKİYE’DE ÜRETİM YAPIYOR BP-Castrol Gemlik fabrikası, 50 yılı aşkın bir süredir Türkiye’de üretim yapıyor. Şirket son 10 yılda 150 milyon TL’nin üstünde yatırım yaptı. Üretilen yağların yüzde 15’inin ihraç edildiği fabrikanının toplam kapasitesi 150 milyon litre… Fabrikadan, Türkiye’deki merkezinden Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Gürcistan, Türkmenistan, Tacikistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Rusya ve Yunanistan’a ihracat yapılıyor. Castrol Türkiye’nin Gemlik fabrikasının geçmişi 1960’lara dayanıyor. Oldukça modern bir altyapıya sahip olan fabrikada çok az kişiyle bile üretim yapacak robotize bir teknoloji bulunuyor. Fabrika bünyesinde İngiltere’deki üretim ve araştırma tesisleriyle işbirliği halinde çalışan bir de laboratuvar bulunuyor. Bu laborativar, bölgesel ürünlerin gelişimine katkı sağlıyor.
MADENİ YAĞ DÜNYASI
21
DENİZ YAĞLARI
“Deniz yağlarında yetkili tek liman uygulaması sona ermeli” Türkiye’nin AkdenizKaradeniz güzergahının önemli noktalarından biri olmasına karşın gümrük işlemleri nedeniyle yıllık deniz yağları satışının 22 bin ton olduğunu söyleyen Alpet Deniz Yağları Satış Müdürü Kaba, “Yunanistan’ın satışı 100 bin tonun üzerinde. Sektörün büyümesi için Anadolu yakasında da örneğin Haydarpaşa Limanı da yetkilendirilmeli ve gümrük işlemleri sadeleştirilmeli” diyor...
0 Neslihan KARATAŞ
T
ürkiye genelinde 400’ün üzerinde istasyon ile faaliyet gösteren Alpet, deniz yağları konusunda da iddialı şirketlerden biri. Şirket, Türkiye’nin farklı yerlerindeki ikmal depolarının yanı sıra tankerlerle de gemilere hizmet veriyor. Alpet Deniz Yağları Satışları Müdürü İsmail Kaba ile
22
MADENİ YAĞ DÜNYASI
deniz yağları piyasası ve Alpet’in denizcilik yağları sektöründeki faaliyetleri hakkında konuştuk. Alpet’in Türkiye’nin birçok yerinden yurtdışına deniz yağları ikmalinde bulunduğu ifade eden İsmail Kaba, geçen yıllara göre deniz yağları ithalatının düşmekte olduğunu belirterek bu düşüşteki temel
nedenin gümrük işlemleri ve siyasi faktörler olduğunu belirtti. Deniz yağları alanındaki faaliyetleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Ülkemizde deniz yağları piyasasında yerli ve yabancı marka olarak 10 firma faaliyet gösteriyor.
Alpet de bunlardan biri. İkmallerin önemli bir bölümü İstanbul’da yapılmasına karşın Mersin, Kocaeli, İzmir ve Samsun’da da yağ ikmali yapabiliyor, sahip olduğumuz deniz tankerleriyle doğrudan deniz araçlarına yakıt ikmal hizmeti sunabiliyoruz. Madeni yağ sektöründe deniz yağlarının yeri nedir? Türkiye’de madeni yağ pazarının toplam büyüklüğü, yaklaşık 340 bin ton civarında. Bu miktarın önemli kısmını sanayi ve motor yağları oluşturuyor. Deniz yağlarının yıllık satış miktarı da 20-22 bin ton düzeyinde. Ancak üç yıl öncesine kadar bu miktarın 30 bin ton olduğunu belirtmem gerekiyor. Yaklaşık 10 bin tonluk bir düşüş var. Nedeni nedir? Öncelikli olarak siyasi faktörlerin de etkili olduğu bu dönemde, madeni yağ satışlarında düşüş olduğunu söyleyebiliriz. Diğer önemli neden ise gümrüklerle ilgili... Kısaca iki ana faktör var diyebiliriz. Siyasi faktörler konusunda, Rusya ile yaşanan sorunun etkilerini hala yaşıyoruz. Boğazdan geçen Rus gemileri, yaşanan olaylardan sonra Romanya ya da Yunanistan’ı tercih etmeye başladı. Bu da ülke çapında madeni yağ satışlarını oldukça etkiledi. Gümrüklerde ve limanlarda yaşanan sıkıntılar nelerdir? Gümrüklerde yaşanan problemlerin başında tek liman geliyor. Bu da tekelcilik anlamı taşıyor. Başka hiçbir limana yetkilendirme yapılmadığı için liman masraflarının bu temel düşünceyle artışı, maliyetleri ileri derecede etkiliyor. Kolcu sayılarının yetersiz olması da işlemlerin yavaşlamasına ve ikmal sürelerinin uzamasına sebep oluyor.
nedeniyle bizi tercih etmediğini çok net bir şekilde gösteriyor.
Sektörün önünü açmak, büyümesini sağlamak için neler öneriyorsunuz? Sektörün geleceği için en önemli faktörler, bürokratik işlemlerin azaltılması, komşu ülkelerle ticari ve siyasi ilişkilerimizin iyileştirilmesi. Örneğin, Ceuta/ Gibraltar-Pire gibi limanlarda üretici firma ikmale giderken telefon ve telsizle bildirimde bulunarak kısa sürede ikmal yapabiliyor. Biz yan yana iki gemiye ikmal yapamıyoruz. Elinizde beyannamesi olmasına rağmen ikinci gemiye ikmal için limana giriş çıkış yapmanız lazım. Bu uygulama nedeniyle hem zaman kaybediyoruz hem de ek liman masrafı ödüyorsunuz. Bu zorluklar nedeniyle özellikle yabancı armatörler, Türkiye’yi tercih etmiyor. Bu durumu şu örnekle açıklarsam manzara çok daha net ortaya çıkar. KaradenizAkdeniz geçişinin en önemli noktası İstanbul olmasına rağmen, Türkiye’nin yıllık yağ satışı 22 bin ton civarında, Yunanistan merkez olmamasına karşın yılda 100 bin ton satış yapıyor. Bu rakamlar, yabancıların çeşitli zorluklar
Limanlardaki prosedürler nasıl olmalı, önerileriniz nedir? İlk olarak, liman masraflarının mantıklı seviyelere getirilmesi gerektiği kanısındayım. Buna ilave olarak mevcut kolcu sayısının artırılması ikmal sürelerinin kısalmasını sağlayacaktır. Alternatif liman yetkilendirilmesi de sorunların çözümüne katkı sunacaktır. Örneğin Haydarpaşa Limanı da yetkilendirilmeli. Sektördeki firmaların birçoğunun üretim tesisleri Anadolu’da bulunuyor. Yetkilendirilmiş liman Avrupa yakasında olduğu için, hem köprü yasak saatlerinin işlemleri yavaşlatmasına hem de İstanbul trafiğini daha da yoğun hale getirmesine sebep oluyor. Dolumların Anadolu yakasında bir limanda yapılması faydalı olacaktır.
ALPET KAMU İLE DE ÇALIŞIYOR 2001 yılında Türkiye’de faaliyete başlayan Alpet’in Kocaeli, İzmir, Mersin, Kırıkkale, Samsun, Batman’da dolum tesisleri, Antalya ve Marmara Ereğli’sinde ikmal noktası bulunuyor. Şirket, dahili kabotaj içerisinde sefer yapan tüm deniz araçlarına, ÖTV’li ve ÖTV’siz yakıt ikmali yapıyor. İkmal noktalarının yanı sıra İstanbul’da Yenikapı ve Poyrazköy ile Bodrum Güllük’te deniz tankerlerinden yılın her günü hizmet veriyor. Alpet, perakende ve toptan kanalların yanı sıra kamu kurum ve kuruluşları ile de stratejik işbirlikleri yapıyor.
MADENİ YAĞ DÜNYASI
23
ÜLKE DOSYASI
Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı:
Bulgaristan
0 Esin GEDİK
Uzun yıllar ekonomik krizlerle boğuşan Bulgaristan, 2015 yılında yakaladığı büyüme ve normalleşme seviyesini gelecek yıllarda da sürdürmek için çok sayıda reform yapıyor. Türkiye’nin yakın ticari ilişki içinde olduğu Bulgaristan sağladığı düşük vergi oranları, çeşitli yatırım muafiyetleri nedeniyle hem Avrupalı hem de birçok Türk şirketi tarafından tercih ediliyor... 24
MADENİ YAĞ DÜNYASI
T
arihsel ve kültürel yakınlığın yanı sıra ekonomik olarak da Türkiye’nin en önemli partnerlerinden biri olan Bulgaristan, Avrupa Birliği üyeliğinin ardından Türkiye açısından önemini güçlendirdi. Karşılıklı ticaret ve yatırımların yanı sıra Türkiye, Avrupa ülkelerine karayoluyla yaptığı ticaretin büyük bölümünü Bulgaristan güzergahını kullanarak gerçekleştiriyor. Bu coğrafi avantajların yanı sıra Bulgaristan’ın İstanbul, Kocaeli ve Bursa gibi Türkiye’nin üretim merkezlerine de yakınlığı ticari ilişkilerin yoğunluğunda büyük
önem taşıyor. Bulgaristan’ın 2007 yılında Avrupa Birliği’ne üye olmasıyla birlikte gümrük vergilerini sıfırlaması, kurumlar ve gelir vergisi oranını yüzde 10’a düşürmesi, bu ülkeyi Türk işadamları açısından daha cazip bir yatırım merkezi haline getirdi. 12 Temmuz 1991 tarihinde kabul edilen anayasa ile birlikte parlamenter demokrasiye geçiş yapan Bulgaristan, 1990’ları yılları büyük ekonomik sorunlarla boğuşarak geçirdi. Liberal ekonomiye geçişle başlayan hızlı özelleştirme süreci, krizleri yenmesine yetmedi, yüzde
2000’leri bulan enflasyon, işsizlik, özel sektör yatırımlarının beklenen boyutta olmaması, kamuda artan yolsuzluk olayları, ülkenin uzun süre gündeminde yer aldı. IMF ile başlayan mali disiplin süreciyle ülke ekonomisi toparlanmaya başladı. 2007 yılında Avrupa Birliği’ne üyelikle hızlanması beklenen iyileşme süreci, 2008’deki küresel krizle bir kez daha kesintiye uğradı. Kriz yıllarını ekonomik küçülme, artan işsizlik ve eksiye inen enflasyonla geçiren Bulgaristan ekonomisi, geçen yıl yeniden iyileşme sinyalleri vermeye başladı. Her ne kadar 2014
MADENİ YAĞ DÜNYASI
25
ÜLKE DOSYASI
yılında çeşitli kuruluşlar tarafından yapılan öngörüler olumsuz olsa da Bulgaristan, geçen yılı, beklentilerin üzerinde rakamlarla tamamladı. Ulusal istatistik kurumunun son verileri, bu olumlu gidişatı destekliyor. Örneğin, tüketici güveni geçen yılın sonlarında yüzde 2.3 arttı, ihracatı 23 milyar, ithalatı ise 26 milyar euroya ulaştı. Bulgar yetkililerin yaptığı tahminlere göre, ihracat bu yıl yüzde 4.5, ithalat ise yüzde 2.6 oranında artacak. Ülkenin GSYH’sı geçen yıl yüzde 4 oranında artış gösterdi, işsizlik rakamları da beklentilerin üstünde düştü. 2014 yılında 11.4 olan işsizlik oranı yüzde 7.1’e geriledi. Bulgar basını bu iyileşmeyi siyasi istikrar, sosyal ortaklar arasındaki yapıcı diyalog, AB’nin verdiği
26
MADENİ YAĞ DÜNYASI
desteğe bağlıyor. Bu etkenlerin bu yıl da devam edeceği ve sağlanan bütçe fazlasıyla kamusal harcamaların da artacağı beklentisi yüksek. Köklü reform süreci başlatıldı Liberal Stratejiler Merkezi Ekonomi Program Direktörü Georgi Ganev de özellikle 2015 yılının son çeyreğinde Bulgaristan ekonomisinin çok iyi bir performans gösterdiğini dile getirerek “Yatırımların ve tüketimin artmasını, ihracatın ithalattan daha hızlı büyümesini iyileşmenin belirtileri olarak görüyoruz. AB fonlarından gelen paranın hızlanan kullanımını, petrol fiyatlarında ve Euro’da yaşanan düşüş, Bulgaristan ekonomisine olumlu etki eden tesadüfler oldu” dedi. Garev, bu
yıl büyüme beklentisini yüzde 2-3 olarak açıkladı. Bulgar hükümeti, 2015’in ikinci yarısından itibaren emeklilik, sağlık ve eğitim sistemlerini reforme etmeye yönelik yasaları çıkarmaya başladı. Ayrıca, 201314 döneminde yükselen bütçe açığını düşürme yönündeki mali disiplin politikalarına 2019 yılına kadar ağırlık vereceğini açıklayan hükümet, Nisan 2015 tarihinde orta vadeli mali çerçeveyi kabul etti. Hedef, 2018 yılında bütçe açığını gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 1.5’ine getirmek… Tarımın payı gittikçe düşüyor Doğu Bloku içinde yer aldığı dönemde, tarım ve sanayi ağırlıklı bir ekonomiye sahip olan
Bulgaristan, daha sonraki yıllarda sanayideki etkinliğini korumaya çalışsa da hizmet sektörünün ağırlıkta olduğu bir yapıya büründü. Özelleştirilen sanayi tesislerinin modernize edilmemesi nedeniyle rekabette geriye düşen Bulgaristan, son yıllardaki atağıyla bu gidişi durdurmak istiyor.
tarafından hazırlanan Bulgaristan’la ilgili ülke dosyasında, üretim kapasitesini sınırlayan faktörler olarak “karmaşık yasal düzenlemler, zayıf idari kapasite, iş çevreleri için yüksek uyum maliyetleri, yüksek enerji yoğunluğu, düşük enerji verimliliği ile demiryolu ve karayolu ulaştırması altyapısının düşük kaliteli olması” gösteriliyor. 1.6 milyar euro yatırım aldı Dünya Bankası tarafından üst orta gelirli ekonomi sınıfında gösterilen Bulgaristan, Dünya Ekonomik Forumu’nun 2014-2015 Küresel Rekabet Gücü Raporu’nda incelenen 148 ülke içinde 54’üncü sırada yer aldı. Dünya Bankası’nın 2015 yılı ‘İş Yapma Kolaylığı Endeksi’ne göre de 189 ülke arasında 38’inci oldu. Avrupa ve Orta Asya Bölgesi’nde ise 26 ülke arasında 6’ıncı sırada. Yurtiçi tasarruf oranının düşük olması nedeniyle, Bulgaristan ekonomisinin belkemiğini doğrudan yabancı yatırımlar oluşturuyor. 2008 krizi öncesi dönemde doğrudan yatırımların büyük kısmı inşaat, gayrimenkul ve turizm sektörlerine yapıldı. Bu da konut sektörünün hızlı büyümesine neden oldu. Krizle birlikte konut fiyatları yüzde 40 düştü, çalışanların yarıya yakını işini kaybetti. Bulgaristan’a 2014’te yapılan doğrudan yabancı sermaye
İkili ticaret Bulgaristan lehine gelişiyor Bulgaristan Merkez Bankası’nın (BNB) verilerine göre Türkiye, 2015 yılında Bulgaristan’ın ihracatında yüzde 8,6’lık bir payla, 2014’e göre bir sıra gerileyerek üçüncü sıraya yerleşti. İthalatta Türkiye, 2014 yılında bulunduğu altıncı sıradan, toplam ithalattaki yüzde 5,4’lük payla beşinciliğe yükseldi. 2015 yılında Bulgaristan’ın Türkiye’ye ihracatı 2 milyar euro iken Türkiye’den ithalatı 1,44 milyar euro seviyesinde gerçekleşti. İki ülke arasındaki dış ticaret hacmi 3,45 milyar Euro’ya ulaştı ancak dış ticaret dengesi Bulgaristan lehine 570 milyon Euro olarak kayıtlara geçti. Her ne kadar iki ülke arasındaki ticari ilişki gelişse de, Türk şirketleri bu ülkedeki yatırımlarını artırsa da Bulgaristan, yabancı yatırımcılar açısından sorunlarını tamamen çözebilmiş değil. TC Ekonomi Bakanlığı
Temel Göstergeler
Makro ekonomik tahminler 2011
2012
2013
2014
2015
40 954
41 693
41 911
42 750
44 162
GSYİH büyüme oranı (%)
1,8
0,6
0,9
1,7
3,0
Enflasyon (%)
4,2
3,0
0,9
-1,4
-0,1
Devlet bütçe açığı (% GSYİH)
-2,0
-0,6
-0,8
-5,8
İhracat (Milyon Euro)
20 264
20 770
22 271
İthalat (Milyon Euro)
23 406
25 459
Çalışan oranı (%)
58,4
İşsizlik oranı (%)
11,3
GSYİH (Milyon Euro)
yatırımları, tutarı bir önceki yıla göre yüzde 10,9 oranında azalarak 1.289,1 milyon Euro oldu. 2015 yılındaki rakam ise yüzde 23 artışla 1.6 milyar euroya ulaştı. Ülkeye en çok yatırımı 903 milyon euro ile Hollanda, 176 milyon euro ile Almanya ve 110 milyon euro ile Norveç yaptı. Yabancı yatırımdan aslan payını ise finans ve imalat sektörü aldı. Türkiye de Bulgaristan’a yatırım yapan ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye, 2014 yılı sıralamasında 2013’e göre bir sıra ilerleyerek 17. sıraya yerleşti. Bulgaristan’daki en büyük Türk yatırımı olan Şişecam, Türk sermayeli Hollanda şirketi olarak Bulgaristan’a giriş yaptığı için sıralamada Türkiye’nin değil Hollanda’nın rakamına dahil edildiğini hatırlatalım. Bulgaristan’daki 2011 2012 Türk 2013 yatırımları 2014 2015 Şişecam: Şişecam, Bulgaristan’ın en 40 954 41 693 yatırımcılarından 41 911 42 750 44 biri. 162 büyük yabancı Cam ev 1,8eşyası0,6fabrikası 0,9 2005 1,7 yılında, 3,0 düz cam fabrikası 2006 yılında, 4,2beyaz3,0eşya camı 0,9 fabrikaları -1,4 -0,1 ayna ve 2007 yılında faaliyete -2,0 -0,6 -0,8geçti.-5,8Cam -2,9 kompleksine eklenen son yatırım 264 20 770camı 22 271 22 105 Şubat 23 248 olan20otomotiv fabrikası, 201123tarihinde 406 25 459açıldı. 25 828Toplam 26 189 700 26 411 milyon dolarlık yatırımla 1700 kişiye 58,4 sağlandı. 58,8 59,5 61,0 62,9 iş imkanı Alcomet: 1999 yılında 11,3 Alcomet, 12,3 12,9 11,4 9,1 Bulgaristan Özelleştirme İdaresi’nden aldığı fabrikada,
2016
2017
2018
2019
45 617
47 257
49 073
50 991
GSYİH büyüme oranı (%)
2,1
2,5
2,7
2,7
-2,9
İhracat (Milyon Euro)
4,5
4,7
4,9
5,1
22 105
23 248
25 828
26 189
26 411
İthalat (Milyon Euro)
2,6
3,6
4,7
5,2
58,8
59,5
61,0
62,9
Ortalama Enflasyon (%)
-0,8
1,1
1,2
1,4
12,3
12,9
11,4
9,1
İşsizlik oranı (%)
8,6
7,9
7,4
7,1
GSYİH (Milyon Euro)
Kaynak: Eurostad-Bulgaristan Ulusal Bankası
MADENİ YAĞ DÜNYASI 2016
2017
2018
2019
27
ÜLKE DOSYASI
Bulgaristan ve Türkiye arasındaki toplam ticaret hacmi 3.45 milyar Euro’ya ulaştı. Türkiye’ye 600 milyon euronun üzerinde işlenmiş yağ satan Bulgaristan, hem otomotiv san sanayi hem de madeni yağ alanında hızla büyüyen ülkeler arasına girdi
alüminyum ürünleri üretiyor. 370 bin metrekare alan üzerine kurulu olan fabrikada 878 kişi çalışıyor. Nursan Otomotiv: Şirket, 2002 yılından beri Burgaz’da binek otomobilleri, hafif ve ağır ticari araçlar için kablo sistemleri ve akü kabloları üretip birçok ülkeye ihraç ediyor. Techno-Aktaş AD: Türkiye’deki Aktaş Holding’in yatırımı olan fabrika, 2008 yılında Filibe şehrinde kuruldu. Fabrikada taşıt araçları için süspansiyon üretimi yapılıyor. Sarten Bulgaria: Tekirdağ merkezli Sarten Ambalaj, Plevne’de 2002 yılında faaliyete geçen fabrikasında yiyecek ve kimya endüstrileri için metal kutu üretiyor. Teklas: Gebze merkezli Teklas Kauçuk Sanayi, 15 Ekim 2011 tarihinde hizmete giren fabrikasında karayolu taşıt araçları için soğutma ısıtma devresi hortumları, sızdırmazlık parçaları üretiyor. Teklas, bu yıl fabrikasını büyütme kararı aldı. Zenon BG OOD: Türkiye’de herhangi bir yatırımı olmayan Bora Bali ve Sedat Malkoç adlı
28
MADENİ YAĞ DÜNYASI
Bulgaristan ekonomisinin temel taşları Sektörler ve aktiviteler
2011
2012
2013
2014
2015*
Tarım, ormancılık, balıkçılık
1 896
1 913
1 927
1 955
1 939
Madencilik, taşocağı ve imalat
8 310
8 516
8 194
8 437
8 663
İnşaat
2 295
2 116
1 749
1 649
1 757
Toptan ve perakende ticaret
7 109
7 167
7 664
7 917
7 931
Bilgi teknolojileri ve iletişim
1 926
1 855
2 034
2 064
2 030
Finans ve sigortacılık
2 965
2 748
2 549
2 680
2 902
Gayrimenkul
4 168
4 177
4 120
3 830
3 974
1 941
2 145
2 024
2 110
2 132
4 325
4 481
4 897
5 534
5 463
838
865
925
949
944
35 773
35 982
36 085
37 124
37 736
5 182
5 710
5 826
5 626
6 426
40 954
41 693
41 911
42 750
44 162
Mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetler; idari ve destek hizmet faaliyetleri Kamu yönetimi ve savunma; sosyal zorunlu güvenlik; eğitim; sağlık ve sosyal hizmet faaliyetler
Sanat, eğlence ve rekreasyon, tamir ev eşyaları ve diğer hizmetler Gayri Safi Toplam Değer Düzeltmeler (ürünlerle ilgili vergi, sübvansiyonlar) Gayri Safi Yurtiçi Hasıla
Türk işadamları tarafından kurulan Zenon, kablo montaj aksamları üretimi yapıyor. Perfektüp: Türk şirketler grubu Bell Holding’in Stara Zagora bölgesinde inşaa ettiği fabrikada, 2012 yılından bu yana alüminyum tüp üretiliyor.
Standard Profil: 10 milyon euroluk maliyetle kurulan fabrika, Stara Zagora’da sızdırmazlık profili üretiyor. 28 Mayıs 2015’te açılan fabrikanın çalışan sayısı 2016 sonunda 1500’e ulaşacak. Arkomat: 1982 yılında İstanbul’da kurulan Arkomat, Ocak 2008’de
Türkiye’nin Bulgaristan’dan İthalatında Başlıca Ürünler (Milyon Dolar) ÜRÜN GRUBU
2011
2012
2013
2014
Petrol yağları ve bitümenli minerallerden elde edilen yağlar
460
808
647
638
Rafine edilmiş bakır ve bakır alaşımları (ham)
503
437
429
511
Elektrik enerjisi
43
113
180
199
İzole edilmiş teller, kablolar ve diğer elektrik iletkenler;
54
71
104
172
236
265
221
123
tek tek kaplanmış liflerden oluşan fiber kablolar Dökme demirin, demirin veya
2013-2014 Döneminde Bulgaristan’a Yapılan Doğrudan Yabancı Yatırımlar –(Milyon euro)
Ülkeler/Yıllar
2013
2014
Birikimli (‘96-’14)
‘13/’14 Değişim %
1
Hollanda
544,2
935,5
7 023,3
71,9
2
Avusturya
-0,3
256,6
5 944,7
-85633,3
3
Yunanistan
67,5
-30,3
3 580,8
-144,9
4
İngiltere
-80,4
175,7
2 604,5
-318,5
5
Almanya
80,8
-275,6
2 417,2
-441,1
6
G. Kıbrıs
-16,2
27,1
2 103,9
-267,3
7
Rusya
63,6
116,8
1 961,7
83,6
8
İsviçre
114,9
108,6
1 623,0
-5,5
9
ABD
102,2
81,9
1 605,4
-19,9
51,0
19,0
1 488,7
-62,7
10 İtalya
tesislerine Razgrad’da açılan fabrikayı da ekledi. Şirket, dünya devi otomotiv üreticilerinin siparişi üzerine kablo üretimi yapıyor. Vergi oranları en düşük ülkelerden biri 1996 yılında Dünya Ticaret Örgütü, 2007’de AB’ye üye olan Bulgaristan’da gümrük işlemleri, AB kurallarına göre yürütülüyor. Bulgaristan’ın EFTA ülkeleri (İsviçre, Norveç, İzlanda ve Lihtenştayn), Makedonya, İsrail, Arnavutluk, Sırbistan ve Karadağ ve Bosna-Hersek ile Serbest Ticaret Anlaşmaları var. Türkiye ile Bulgaristan arasında Gümrük Birliği anlaşması
çerçevesinde sanayi ürünleri ithalatında uygulanan tarifeler sıfırlanmakla birlikte, ithalat üzerinden alınan diğer vergi uygulamaları söz konusu. KDV oranı tüm ürünler için yüzde 20’dir. Ayrıca alkol ve alkollü içecekler, tütün mamülleri, akaryakıt ürünleri, kahve ve otomobiller için çeşitli oranlarda ÖTV alınıyor. 1 Ocak 2007 tarihinden itibaren geçerli olan kurumlar vergisi oranı ile 2008 yılından itibaren uygulanmakta olan gelir vergisi oranı yüzde 10. CE Belgesi zorunluluğu var Bulgaristan’a ihracat yapan firmaların dikkat etmesi gereken kuralların başında ürünlerin
zorunlu teknik gerekliliklere uygunluğu geliyor. Bulgaristan’da AB’nin ticarette teknik engellerin kaldırılmasına dair mevzuatı ve sistemi uygulanıyor. Bu kapsamda, Bulgaristan’da AB’nin ürün güvenliği, standardizasyon, akreditasyon, metroloji, uygunluk değerlendirmesi, test, muayene ve belgelendirme mevzuatına geçildi. Bulgaristan’a ihraç edilen ürünlerin insan sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüm kuralları karşılaması gerekiyor. Mevzuat kapsam dahilindeki ürünlere “CE” taşıması zorunluluğu var. Ancak Türkiye de bu alandaki mevzuatını uyumlaştırıldığı için ihracatçıların herhangi bir zorluk yaşamıyor.
MADENİ YAĞ DÜNYASI
29
ÜLKE DOSYASI
“İş yapma kültürümüz çok benzer” 2
009 yılına kadar dengeli olan Türkiye-Bulgaristan ticaretinin 2009 sonrasında Bulgaristan lehine açık vermeye başladığını söyleyen Dış Ekonomik İlişkiler Konseyi (DEİK) Bulgaristan İş Konseyi Başkanı Osman Ak, hedeflerinin hem dengeyi sağlamak hem de toplam ticaret hacmini arttırmak olduğunu söyledi. “Bulgaristan Avrupa Birliği, NATO ve Dünya Ticaret Örgütü üyesi. AB üyesi olduğu için malların, hizmetlerin, sermayenin ve insanların serbest dolaşım hakkı var” diyen Ak, Bulgaristan’ın Türk şirketlerinin ürünlerinin Avrupa pazarlarına girişinde köprü ve giriş kapısı rolü oynadığını belirtti. Ak, “Balkanların merkezinde yer alan
30
MADENİ YAĞ DÜNYASI
ve beş Pan-Avrupa koridorunun üzerinden geçtiği Bulgaristan, lojistik açısından önemli bir nokta. Ülkenin dört ana havaalanı, iki
ana deniz limanı ve Tuna nehri üzerinde çok sayıda limanı bulunuyor. Avrupa Birliği’nde en düşük kurumlar vergisi yüzde 10 Bulgaristan’da. Gelir vergisi oranı da yüzde 10. İşsizlik oranı yüksek olan bölgelerde kurumlar vergisinden muafiyet söz konusu. 5 milyon Leva’nın üzerinde ve 20 kişiye istihdam yaratan yatırım projelerinde donanım ithalatında 2 yıl süreyle KDV muafiyeti var. Bilgisayar ve yeni üretim makinelerinde amortisman süresi 2 yıl. Bu avantajlarının yanı sıra Bulgaristan’da kurulan Türk şirketleri, Bulgaristan’da AB fonlarından da yararlanıyor” dedi. Bulgaristan’da işgücü maliyetinin, Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri arasında en düşük olduğuna da
MADENİ YAĞ SEKTÖRÜ CAZİP HALE GELDİ Bulgaristan, sınırlı petrol kaynağına sahip, ham petrolün tamamı ve rafine ürünlerin büyük bir bölümü Rusya’dan ithal ediliyor. Ülkede dünyanın en büyük petrol şirketleri faaliyet gösteriyor. Lukoil, OMV, Shell, Eko, Rompetrol, Naftex, Prista Oil, Hellenic Petroleum gibi şirketler Bulgaristan’da üretim ve satış ağlarına sahip. Bulgaristan, 2014 yılında yaklaşık 3.5 milyar dolarlık ham petrol yağı ithal etti. Ham olmayan yağ ihracı ise 2.7 milyar dolar düzeyinde. Bu ihracatın 638 milyon dolarlık kısmı Türkiye’ye yapıldı. Türkiye’de Türk Standartları Enstitüsü’nün belirlediği tescil rakamları çok yüksek olduğu için birçok şirket, Türkiye’de üretim yapmak yerine Bulgaristan’da paketleme tesisi kurarak Türkiye’ye ithalat yapıyor. Bu da Türkiye’deki yerli üretimi azaltıp ithalatı artırıyor.
dikkat çeken Ak, Bulgaristan’ın Türk yatırımcılar açısından bir cazibe merkezi olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Elektrik fiyatları da Avrupa ortalamasından çok düşük. Öte yandan geçmişten gelen kültürel özelliklerimizin benzerliği, aynı dilde konuşabilen insan bulabilme olanağı, Türkiye’de eğitim görmüş ve çalışmış dolayısıyla bizim iş
yapma tarzımıza adaptasyonu rahat olan soydaş iş gücü avantajı da var.” Ak, bu ülkede iş yapmanın zorluklarını da şöyle sıraladı: Düşük emek verimliliği, ülkenin nitelikli işgücü çekme konusundaki yetersizlik, genç nüfusun Avrupa ülkelerine göç etmesi, bürokratik verimsizlik, finansman
sıkıntısı, Ar-Ge faaliyetlerinin kısıtlı kalması, yargıda sıkıntılar, devlet politikalarında şeffaflığın bulunmaması, siyasetçilere olan güvenin azalması... Ancak Ak, “Benzeri sıkıntılara Türkiye’den alışkın olduğumuz için Batılı yatırımcıya göre daha avantajlı olduğumuz söylenebilir” yorumunu da yaptı.
MADENİ YAĞ DÜNYASI
31
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÇEVRE VE BİYOYAĞLAMA YAĞLARI
Biyoyağlama yağları İnsanoğlunun kullandığı en eski ürünler arasında biyokökenli yağlar da bulunuyor. 1980’lere kadar sentetik yağların gelişimi ve petrolün ucuzluğu nedeniyle önemini yitirmiş olsa da bugünlerde eski önemine kavuşan bitkisel kökenli yağlayıcılar artık uluslararası markaların da ürün yelpazesinde önemli bir yer işgal ediyor...
Y
ağlama yağı teknolojisi, petrol rafinasyon teknolojisinin gelişimiyle hızla gelişerek günümüze ulaştı, sentetik yağ teknolojisindeki ilerlemelerle madeni yağlar, sentetik yağlar ve gresler çok sayıda çeşitle uluslararası ve ulusal markalarla pazarda yer aldı. Biyoyağlama yağları, çevresel kaygılar, petrol rezervlerinin giderek azalması nedeniyle sürdürülebilir gelişim için pazarın yeni-yeşil oyuncularıdır.
32
MADENİ YAĞ DÜNYASI
Biyoyağlayıcılar, biyokökenli ürünler içinde önemli bir grubu oluşturuyor. Hammaddeleri, bitkisel ve hayvansal kökenli yenilenebilen kaynaklar olan -bazı istisnalar hariç- genellikle sentetikleri, toksinleri ya da diğer bir deyişle çevreye zarar veren maddeleri içermeyen, gıda ve yem dışındaki ürünler “Biyokökenli Endüstriyel Ürünler” olarak tanımlanıyor. Biyokökenli ürün fotosentez kaynaklıdır. Bitkiler fotosentez ile
(filiz@itu.edu.tr
yaşayan–canlı karbonu (biyolojik karbon) depolar. Canlı karbondan biyoteknolojiyle yeşil ürünlerin göstermeye başladı ve günümüze dek giderek artan pazar payına ulaştı. İnsanoğlunun kullandığı en eski biyokökenli ürün, hint tohumu yağı (castor bean oil) olup, Mısırlılar bu
bitkisel yağı lambalarda aydınlatma yakıtı ve böylelikle de ilk biyoyakıt olarak kullanmışlardı. Bu yağlı tohum bitkisinin yağlama dünyası için de ayrı bir önemi var. Castor firması adını castorbean oil, yani hint tohumu yağından almıştır. Yağ asidi bileşimi diğer yağlı tohum bitkilerinden farklı olan bu yağ, yağlama yağı formülasyonları için önemlidir. Küresel markaların ürün yelpazesine girdi Biyoyağlama yağları, karbohidrat ekonomisinin biyoyaşamın önemli ürünleridir. Biyoyağlama yağlarının büyük bölümü bitkisel yağ kökenlidir. Bitkisel yağ kökenli çevre dostu yağlama yağları, 19. yy öncesinde başlıca yağlama yağlarıydı. Kolza ve hint tohumu yağı ve yanı sıra domuz yağı gibi hayvansal yağlar kullanılıyordu. Bitkisel yağ kökenli yağlayıcılara petrolün bol ve ucuz bulunur olması ve sentetik yağlayıcılardaki büyük gelişmeler nedeniyle ilgi giderek azaldı ve 80’li yıllarda yakıt sektöründe olduğu gibi, yağlama
biyoekonomi stratejisi ve döngüsel ekonomi gerekliliği biyoyağlayıcı üretiminin katalizörüdür. Biyoyağlayıcılar düşük karbon izleri ile iklim değişikliği mücadelesi için de mühimdir.
yağı teknolojisinde de gerek rezerv sorunu, gerek çevresel kaygılarla, konuya büyük bir eğilim tekrar başladı ve biyoyağlama yağları gündeme geldi. Artık küresel markaların ürün yelpazelerinde biyoyağlayıcılar yer alıyor. Yanı sıra yeşil katkı maddeleri de önem kazanıyor. M.Ö. 4000 yıllarında at arabalarında bitkisel ve hayvansal yağlar kullanılmış, 1980 yılında iki zamanlı deniz motor yağları, 1985’te testere yağlama yağları pazarda yer aldı. Ardından özel eko-sınıflandırmalar başladı ve 1995 yılı biyobozunur yağlar için ciddi bir tarih oldu. Bugün AB ilgili yönergeleri doğrultusunda biyorafineri uygulamaları öncelikli olup,
Deniz taşıtlarında öne çıkıyor Günümüzde bitkisel yağlar ve bitkisel yağ bazlı esterler öne çıkıyor. Bitkisel yağ ve türevlerinin; kaynaklarının yenilenebilir olması, biyobozunurluklarının yüksek olması, yüksek viskozite indeksleri ve yüksek alevlenme noktaları öne çıkan avantajlı yönleri iken, hidrolitik dayanıklılıkta düşüklük, bazı katkı maddeleriyle uyuşamama, bazı tiplerdeki oksidasyon kararlılığı düşüklüğü, yüksek viskozite ve yüksek akma noktası dezavantajları olarak sıralanabilir. Tüm yağlayıcılarda olduğu gibi, biyoyağlama yağı teknolojisi hızla gelişiyor ve kaliteli ürünler geliştiriliyor. Bu tip yağlayıcılar özellikle orman, göl, nehir gibi ulusal önemli alanlarda, tarımda ve deniz taşıtlarındaki uygulamalarında olumlu yönleriyle öne çıkıyor.
MADENİ YAĞ DÜNYASI
33
ANALİZ
0 Zeynep CANMUTLU
2015 yılında madeni yağ lisansı sayısı 236’ya ulaştı EPDK tarafından hazırlanan 2015 yılı faaliyet raporuna göre madeni yağ sektörü, geçen yıl büyümesini sürdürdü. 30 lisansın iptal edildiği sektörde 2015 sonu itibarıyla toplam lisans sayısı 236’ya ulaştı. Rapora göre EPDK tarafından verilen idari para cezalarında artış yaşandı. Madeni yağ sektörünün toplam cezalar içindeki payı yüzde 7.7’ye ulaşarak 23 milyon 417 bin TL oldu. 2014 yılında bu rakam 14 milyon 928 bin TL’ydi…
E
nerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından yayımlanan 2015 Faaliyet Raporu’nda madeni yağ sektörü de ayrıntılarıyla inceleniyor. Raporda, madeni yağ sektöründe gerçekleştirilen yasal düzenlemelere fiyat oluşumları ve tarifelendirmelere yer verildi. Rapora
34
MADENİ YAĞ DÜNYASI
göre, madeni yağ sektörünün de içinde yer aldığı petrol piyasasında 2015 yılı içinde toplam 767 lisans başvurusu yapıldı. Yılsonunda yürürlükteki lisans sayısı toplamı, 13 bin 612 olarak belirlendi. Madeni yağda ise 28 lisans başvurusu yapıldı, geçen yıl 30 firmanın lisansı iptal olurken yılsonu yürürlükteki madeni yağ
lisansı toplamı ise 236 olarak açıklandı. Raporu değerlendiren Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, “Yaşamın vazgeçilmez unsuru olan enerji, siyasi ve ekonomik tartışmaların da değişmeyen gündem maddesidir. Ülkelerin ekonomik ve siyasi olarak dünya üzerindeki konumlarını güçlendirmeleri bakımından, istikrarlı ve mali yönden güçlü bir enerji piyasasına sahip olmaları çok önemlidir. Tedarikçisinden son kullanıcısına verilen hizmete kadar enerji piyasası zincirinin her halkasının güçlü olması bu anlamda büyük önem taşıyor” dedi. EPDK’nın mali açıdan güçlü, istikrarlı, şeffaf ve rekabet ortamında faaliyet gösterebilecek bir enerji piyasasının oluşturulması amacına yönelik olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Yılmaz, “Özellikle ilgili mevzuatın değişen piyasa koşullarına uygun olarak geliştirilmesi
faaliyetleriyle lisanslama, sertifika ve izin verme çalışmaları, tarifelendirme, bilgi sistemleri ve otomasyon faaliyetleri, denetim, kamulaştırma, hukuk işleri, tüketici haklarının korunması, basın ve halkla ilişkiler, dış ilişkiler, insan kaynakları ve eğitim faaliyetleri yoğun olarak sürdürüldü. Raporumuzda bu konularda yaptığımız çalışmaların bir özeti niteliğindedir” yorumunu yaptı. Petrol piyasası ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, “Petrol, birincil enerji kaynakları içerisinde, ekonomik kalkınmanın önemli bir girdisi olarak büyük bir öneme sahip olmakla birlikte, stratejik bir ürün olma özelliği ile de gündemdeki yerini koruyor. Artan ulaşım ihtiyacı, elektrik tüketimi, ısınma gibi ihtiyaçlara paralel olarak yakıt amacıyla kullanımının yanı sıra türevlerinden elde edilen ürünlerle sanayinin hızla gelişmesine katkı sağlayan önemli bir hammadde olması gibi sebeplerden dolayı petrole
duyulan ihtiyaç dünyada olduğu gibi ülkemizde de günden güne artıyor” ifadelerini kullandı. Yılmaz, “EPDK olarak 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na uygun şekilde petrol piyasasının düzenlenmesi ve denetleme fonksiyonunu yerine getirme ve yenilikçi bir yaklaşımla günden güne geliştirilmesi çabası içerisindeyiz” dedi. İdari para cezalarında artış Petrol piyasasında 2015 yılında uygulanan idari para cezalarının lisans tipine göre dağılımında bayilik 647 adet ve 157 milyon 816 bin 182 TL ile ilk sırada yer aldı. İkinci sırada ise 220 adet ve 116 milyon 265 bin 957 TL ile dağıtıcı firmalar yer aldı. Madeni yağlar, 74 adet 23 milyon 417 bin 796 TL ile üçüncü sırada yer alırken, ihrakiye ise 15 adet 3 milyon 495 bin 272 TL ile dördüncü sırada yer buldu. 2015 yılı toplam uygulanan idari para ceza adedi 958 olurken toplam tutar ise 301 milyon 373 bin 401 TL oldu
Petrol Piyasasında 2015 Yılında Gerçekleştirilen Lisans İşlemleri (Adet)
Lisans İşlem Türü
Lisans Tipi Lisans Lisans Lisansın Sona Lisans Lisans Genel Yıl Sonu Başvurusu Verilmesi Ermesi/ İptali Tadili Toplam Yürürlükteki Erdirilmesi Lisans Sayısı Bayilik 671 1.264 1.321 2 2.300 5.558 12.929 Dağıtıcı 18 12 4 2 47 83 91 Depolama 3 2 6 71 82 107 İhrakiye Teslimi 10 4 5 2 13 34 62 İletim 6 4 5 15 32 İşleme 1 1 2 1 5 26 Madeni Yağ 28 27 27 6 30 118 236 Rafinerici 15 15 6 Serbest Kullanıcı 13 13 15 3 44 43 Taşıma 17 21 26 15 79 80 TOPLAM 767 1.348 1.406 12 2.500 6.033 13.612
MADENİ YAĞ DÜNYASI
35
ANALİZ
Mustafa Yılmaz Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı
Madeni yağda lisans sayısı 236 oldu Rapora göre petrol piyasasında 2015 yılı içinde petrol piyasasında toplam 767 lisans başvurusu yapıldı. Yılsonunda yürürlükteki lisans sayısı toplamı 13 bin 612 olarak belirlendi. Madeni yağda ise 28 lisans başvurusu yapıldı. Bu yıl içerisinde 30 firmanın lisansı iptal olurken yıl sonu yürürlükteki madeni yağ lisansı toplamı ise 236 olarak hesaplandı. Lisans süreleri 10 yıla çıkarıldı 2015 yılında madeni yağ sektörüyle ilgili önemli kararlarda alındı. EPDK raporunda lisans gerektiren faaliyet ve işlemlerin kapsamları, lisansla kazanılan hak ve üstlenilen yükümlülükler, lisans kapsamındaki faaliyetlerin kısıtlanması, faaliyetin yürütülmesine ilişkin olarak
36
MADENİ YAĞ DÜNYASI
Petrol Piyasasında 2014-2015 Yılları Arasında Uygulanan İdari Para Cezalarının Lisans Tipine Göre Dağılımı
2014 Yılı
2015 Yılı
Lisans Tipi
İdari Para Oran (%) Cezası Tutarı (TL)
İdari Para Cezası Tutarı (TL)
Oran (%)
Bayilik 185.637.629 34,59 157.816.182 52,37 Madeni Yağ
14.928.793
2,78
23.417.796
7,77
İşleme 70.000
0,01 308.194
0,10
İhrakiye 3.712.825
0,69
1,16
3.495.272
Dağıtıcı 328.388.567 61,19 116.265.957 38,58 Depolama 3.079.416
0,57
70.000
0,02
Rafineri 885.555
0,17
-
-
Toplam 536.702.785 100
özel şartların belirlenmesi; ikincil mevzuatın oluşturulması, geliştirilmesi ve uygulanmasının sağlanması; tarifelerin onaylanması; piyasada oluşan fiyatların ve fiyat listelerinin takibi, piyasada Petrol Piyasası Kanunu’na
301.373.401 100
uygun şekilde davranılmasının sağlanması için çeşitli yasal düzenlemeler yapıldı. Bu kararlar arasında öne çıkanlar şöyle: • 29 Nisan 2015 tarihinde
2006-2015 Yılları Arasında Petrol Piyasasında Verilen ve Halen Yürürlükte Olan Lisansların Lisansın Verildiği Yıllara Göre Dağılımı Lisans Tipi
2006
2007
2008
2009
2010
2011
2012
2013
2014
2015
Genel Toplam
Bayilik Lisansı
545
514
549
642
629
761
828
1.061
1.128
1.232
7.889
Dağıtıcı Lisansı 4 2 2 4 2 13 22 12 12 73 Depolama 5 6 9 7 18 2 10 6 6 2 71 İhrakiye Teslimi
3
3
8
2
6
1
9
7
2
4
45
İletim
1 4 5 3 3 4 1 1 4 26
İşleme 1 13 5 1 1 3 1 25 Madeni Yağ
9
8
12
7
50
35
20
21
16
26
204
Rafinerici 1 1 2 Serbest Kullanıcı 5
4
5
2
2
3
3
1
5
13
43
Taşıma
2
6
2
5
6
5
5
12
16
20
79
TOPLAM
575 561 595 670 720 814 889 1.131 1.188 1.314 8.457
yayımlanan Resmi Gazete’de Madeni Yağ Lisansı Süresi Hakkında Kurul Kararı ile madeni yağ lisanslarının 10 yıl süre ile verileceği, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 16’ncı maddesi çerçevesinde 10 yıllık süreler halinde uzatılacağı hususları düzenlendi. Ayrıca 5 Temmuz 2011 tarihli ve 3304-7 sayılı Madeni Yağ Lisansı Lisans Sürelerine İlişkin Kurul Kararı’nın, bu karara aykırı hükümlerinin uygulanmayacağı ve bu kararın yayımlanmasından itibaren bir yıl sonra yürürlükten kalkacağı belirtildi. • 2 Haziran 2015 tarihli ve 29374 sayılı Resmi Gazete’de, 29 Mayıs 2015 tarihli toplantıda alınan Petrol Piyasasında Lisans Başvuru Açıklamalarına İlişkin Kurul Kararında Değişiklik Yapılmasına Dair Kurul Kararı ve Petrol Piyasasında Lisans Tadili Başvurularında Aranacak Bilgi ve Belgelere İlişkin Kurul Kararında Değişiklik Yapılmasına Dair Kurul Kararı yayımlandı.
Petrol Piyasasında Lisans Başvuru Açıklamalarına İlişkin Kurul Kararında Değişiklik Yapılmasına Dair Kurul Kararı ile 31 Mayıs 2011 tarihli ve 3242/2 sayılı Petrol Piyasasında Lisans Başvuru Açıklamalarına İlişkin Kurul Kararının 11’inci maddesine “Atık yağlardan geri kazanılmış baz yağların hammadde olarak kullanılacağı tesisler için yapılan madeni yağ lisansı başvurularında, başvuruya konu tesisin TS 13541 İş Yerleri - Atık Yağ Rafinasyon ve Rejenerasyon Tesisleri Genel Kurallar standardına uygun olduğunu gösteren TSE Hizmet Yeri Yeterlilik Belgesi aranır” hükmü eklenmiş; Petrol Piyasasında Lisans Tadili Başvurularında Aranacak Bilgi ve Belgelere İlişkin Kurul Kararında Değişiklik Yapılmasına Dair Kurul Kararı ile 31 Mayıs 2011 tarihli ve 3242/3 sayılı Petrol Piyasasında Lisans Tadili Başvurularında Aranacak Bilgi ve Belgelere İlişkin Kurul Kararının 8/B maddesine, “Madeni yağ üretim tesisinde
atık yağlardan geri kazanılmış baz yağlar hammadde olarak kullanılacak ise bu maddenin ikinci fıkrasının (ç) bendinde sayılan belgelere ilaveten, tadil başvurusuna konu tesisin TS 13541 İş Yerleri - Atık Yağ Rafinasyon ve Rejenerasyon Tesisleri - Genel Kurallar standardına uygun olduğunu gösteren TSE Hizmet Yeri Yeterlilik Belgesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan alınmış Çevre İzin ve Lisans Belgesi aranır” hükmü eklendi. • 25 Aralık 2014 tarihli ve 5373 sayılı “Ham Petrol, Akaryakıt, İhrakiye, Madeni Yağ, Baz Yağ ve Petrolle İlişkili Maddelere Dair Karar hakkında Kurul Kararı”nı yürürlükten kaldıran 17 Aralık 2015 tarihli ve 5922 sayılı “Ham Petrol, Akaryakıt, İhrakiye, Madeni Yağ, Baz Yağ ve Petrolle İlişkili Maddelere Dair Karar hakkında Kurul Kararı”, 19 Aralık 2015 tarihli ve 29567 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 1 Ocak 2016 tarihinde yürürlüğe girdi.
MADENİ YAĞ DÜNYASI
37
ÜRÜN İNCELEME
0 Esin GEDİK
Motul, her şanzımanda kullanılabilecek yağ geliştirdi Motul’ün Fransa’daki laboratuvarında üretilerek piyasaya sürülen yeni yağları, her türlü şanzımanda kullanabiliyor. Motul Türkiye Teknik Müdürü Ağacan, “Yeni ürünümüz ustalara ve sürücülere en iyi kalite-performans katkısı veriyor. Herkesin kullanabilmesi için de rekabetçi fiyatımızla ayrışıyoruz” diyor
O
tomatik vitesli araçların kullanımı, özellikle şehir içi trafiğinde sağladığı konforun yanı sıra gelişen teknolojinin de katkısıyla yakıt ekonomisi konusundaki avantajı nedeniyle hızla artıyor. Hafiflik, yakıt ekonomisi, daha çevreci ürünler derken otomotiv endüstrisinde kullanılan sistemler de karmaşıklaştırıp daha da özel hale geliyor. Haliyle bu karmaşık sistemler de tamir maliyet-
38
MADENİ YAĞ DÜNYASI
lerini artırıyor, özel ürünler ve kaliteli ustalık gerektiriyor. Ciddi hasarların önüne geçmek, yüklü tamir masraflarıyla karşılaşmamak için yapılması gerekenlerin başında doğru bakım yaptırmak geliyor. Özellikle otomatik şanzımanlarda, hem çeşidin çok olması hem de elektronik ve mekanik karışımı sistemlerden oluşması nedeniyle bakım ve onarım sürecinde özel yetkinlik, özel aletler ve sistemle uyumlu özel
yağların kullanımı zorunlu hale geliyor. Üreticilerin önerilerine göre, ağır termal ve mekanik stres altında zamanla performansı azalan ve aşınan transmisyon parçalarının belli aralıklarda bakıma gitmesi gerekiyor. Bakımların yetkin kişilerce doğru ürünlerle gerçekleştirilmesi, ıssız bir yolda ya da trafiğin tam ortasında şanzıman arızası yaşamamak için önem taşıyor.
Konunun bir de servis ayağı var. Artan maliyetler karşısında servisler olabildiğince az stok tutarak daha az çeşitlilikte ürün bulundurmak istiyor. Bu durumda olabildiğince az ürünle de birçok şanzıman üreticisinin yağ standartlarını karşılayan ürünler tercih ediyorlar. Yukarıda okuduğunuz değerlendirme Motul Teknik Ürün Müdürü Mert Ağacan’a ait. Ustaların da işi kolaylaşacak Ağacan, okurlarımız için Motul tarafından özel olarak geliştirilen şanzıman tiplerine, tam otomatik sistemler için formüle ettikleri yüksek performanslı Motul Multi ATF ve Motul ATF VI adlı yeni ürünlerini anlattı. CVT sistemler için Motul Multi CVTF ve çift kavramalı otomatik şanzımanlar (DCT) için geliştirdikleri ürünlerin çok sayıda üreticinin son nesil sistemlerinin gereksinimlerini karşıladığını söylüyor. Ağacan, “Geniş ürün çeşitliliğiyle birlikte oldukça kapsayıcı olan bu ürünlere Motul ATF 236.15 (MB Approval 236.15) gibi önemli üreticilerin talep ettiği onay kodunda özel yağlar eşlik ediyor. Böylece geniş Motul otomatik şanzıman ürünleri ailesi, pazardaki önemli bir ihtiyacı karşılıyor” diyor. Sentetik yağ teknolojisiyle üretildi Ağacan, Motul’un tarihi boyunca
yüksek teknolojili ürünler konusunda uzmanlaştığını ve araştırma geliştirme konusunda uzman bir madeni yağ firması olduğunu belirterek “Standart bir madeni yağ üretmek, teknik bir iş olmakla birlikte reçeteleri belirli ve ulaşılabilirdir. Önemli olan bu yapım sürecindeki inovatif yaklaşımla yeni teknikler ve yeni formüller geliştirmektir. Motul’ün Fransa’da bulunan laboratuvarı, en prestijli üreticilerle birlikte çalışarak yeni sistemler için en uygun yağları tasarlar. Bu süreçte konunun uzmanları, ciddi uzun dönemli testler yaparak formülasyonun gelişimini sağlar. Üreticilerin şanzımanlarına uygun şartnameler doğrultusunda ürün geliştirilir ve
yeni gelişen teknolojiler oldukça formülasyonda iyileştirmeler yapılır. Süreç aslında durağan değildir ve gelişim daimidir” diyor. Multi ATF ve Motul ATF VI’nin doğru bakımı sağladığını belirten Ağacan, “Bu ürünler, piyasadaki birçok otomatik şanzıman tipi için uygun ve en yüksek sentetik teknolojisi ile üretildi. Bununa birlikte rekabetçi fiyatları ile farklılaşıyor” diyor. Ustalara depolama avantajı getirdi Ürünün özellikle ustalar açısından büyük avantajları olduğuna dikkat çeken Ağacan, açıklamalarını şöyle sürdürüyor: Ustalarımız açısından yaklaşırsak; az kalem ürünle birçok markanın şanzımanında kullanabileceği ürünlerle çalışmak oldukça önemli. Bu özelliği, depolama avantajı ve ihtiyaca hızlı cevap verme kabiliyeti getiriyor. Ayrıca sadık müşteriler de ustalar için çok önemli. Hem ustalar hem de sürücüler kalite/ performans açısından en doğruyu seçmeye çalışır. Bu noktada Motul Multi ATF ve Motul ATF VI ulaşılabilir rakamlarıyla piyasadaki en kaliteli şanzıman yağları olarak ustalarımızın ihtiyaçlarını karşılıyor. Ayrıca Motul olarak sunduğumuz geniş teknik destek ve güçlü ilişkilerimiz ile her durumda iş ortağımız olarak gördüğümüz ustalarımızın yanında yer alıyoruz.
MADENİ YAĞ DÜNYASI
39
DÜNYA GÜNDEMİ
SEKTÖR 2022’DE 17 MİLYON DOLAR SEVİYESİNE ULAŞACAK
A
llied Piyasa Araştırmaları tarafından yayımlanan “Dünya Yağlayıcı Katkıları Piyasa-Fırsat ve Tahminler, 2015-2022” raporuna göre, yağlayıcı katkıları piyasası yıllık yüzde 2,6 bileşik büyüme ile 2022 yılında 17,153 milyon dolar seviyesine ulaşacak. Raporda dispersant ve viskozite geliştirici segmentinin dörtte üçlük payla yağ katkı piyasasının lideri olduğu belirtiliyor. Otomotiv yağları katkı segmentinde ise 2016’den 2022’e kadar her yıl yüzde 2,6 bileşik büyüme bekleniyor. Büyümenin itici gücü olarak, otomotiv endüstrisinin büyümesi, hava ve deniz ulaşımının artması ve sıkı emisyon düzenlemeleri gösteriliyor. Diğer yandan yüksek dereceli yağların yüksek drenaj aralıkları, madeni yağ çözümleriyle azalmış bakım, masraf ve servis bedellerinin pazarın daha hızlı
büyümesini engellediği saptaması yapılıyor.Raporda, 2015 yılında ağır iş ve binek otomobil yağları segmentinin, toplam pazarın beşte dördünü üreterek otomotiv yağ katkıları pazarına hakim olduğu bilgisi yer alıyor. Bu segmentlerin tahmin döneminde, sırasıyla yüzde 2,4 ve yüzde 2,6, yıllık bileşik büyüme öngörüsü yapılıyor. Raporda dikkat çeken bir diğer saptama ise metal işleme sıvıları ve endüstriyel motor yağlarının, 2015 yılında pazarın yüzde 80’den fazlasını oluşturduğu yönünde. Yağlayıcı katkı maddelerinin farklı türleri arasında yer alan aşınma önleyici maddelerin büyümesinin, yetkili makamlarca OEM’lerden beklenen gelişmiş kilometre ve emisyon standartları talebi sonucunda yüzde 3,8 oranında artması da beklentiler arasında...
REPSOL’UN İLK ÇEYREK GELİRİ 572 MİLYON EURO OLDU
R
epsol, 2016 yılının ilk çeyreğinde 572 milyon Euro net gelir elde ettiğini açıkladı. İspanyol enerji şirketi Repsol, uyguladığı tasarrufu artırma önlemleriyle düşük petrol fiyatlarına karşın olumlu sonuçlara ulaştı. Bilançoya göre şirketin bu yılın ilk çeyreğindeki geliri, bir önceki yılın aynı döneminin üstünde oldu. Repsol, söz konusu dönemde İspanya, İtalya ve Portekiz başta olmak üzere Avrupa’ya yaptığı petrol satışını yüzde 3,7 oranında artırarak 11 milyon 125 bin tona çıkardı.
40
MADENİ YAĞ DÜNYASI
PETRONAS, PERODUA İLE ANLAŞMA İMZALADI
M
adeni yağ pazarlama şirketi Petronas, Malezya’nın en büyük otomobil üreticisi olan Perodua ile 5 yıllığına 17 milyon litre motor yağı ticareti için 85,5 milyon dolarlık bir anlaşma imzaladı. Petronas ve Perodua, 2003 yılından itibaren motor yağı alanında işbirliği içindeler. İmza atılan yeni miktar, önceki sözleşmenin yüzde 21 üzerinde... İşbirliğinin yenilenmesi nedeniyle bir açıklama yapan Perodua Satış Yönetimi Müdürü Dr. Zahari Husin, “Petronas’ın yerel ve global ölçekte dünyanın en iyilerinden biri olarak sunduğu motor yağları sayesinde işbirliğimiz çok verimli” dedi. Husin, Perodua ürünlerinin raflarda sadece isimleri değişerek ‘Petronas Syntium Motor Yağı’ olarak yer almadığını, kendi standartlarına göre tasarlanarak formülüze edildiğini belirterek şöyle devam etti: “Eylül ayı itibarıyla hazır olacak olan yeni motor yağı, geliştirilmiş oksidasyon direnci, karbon katmanlarına karşı yüksek koruma, yağ ömrü boyunca daha iyi
koruma ve yükseltilmiş performansla tasarlandı. Bu yağın ömrü, 10 bin km ya da 6 ay diyebiliriz. Husin, Perodua’nın bu yıl ülke genelindeki 189 servis merkezinde iki milyon araçlık bir alım hedeflediğini bunun da 2015 yılında kaydedilen 1,96 milyonluk alımın üzerinde olduğunu sözlerine ekledi.
GAZPROMNEFT VE BELAZ ARASINDA STRATEJİK İŞBİRLİĞİ
G
azpromneft yağları ve nakliyat ve hafriyat ekipman üreticisi BelAZ Holding tarafından yönetilen JSC BelAZ şirketi, stratejik işbirliği anlaşması imzaladı. Bu sözleşme kapsamında, BelAZ bayilik ağına yağ tedariği, araştırma ve geliştirmede işbirliği ve BelAZ teknolojisi ve ekipmanlarında yoğun kullanım için yeni yağlar geliştirilecek. Her iki firma, bu yıl BelAZ G-Profi yağlarını üreteceğini ve perakende satışının başlayacağını da taahhüt etti. Belarus merkezli BelAZ madencilik için damperli kamyonlar, inşaat ve yol yapım ekipmanları, maden servis işleri için araçlar, yeraltı araçları, metalürji fabrikaları için araçlar, özel amaçlı taşıtlar ve demiryolu yük arabaları üretiyor. Rus devlet şirketi Gazpromneft Yağları İcra Kurulu Başkanı Alexander Trukhan, dünya çapında farklı ülkelerdeki BelAZ teknolojisi ve ekipmanlarında yoğun
kullanıma hizmet verecek yeni yağlama aralığıBelAZ G-Profi oluşturmak üzere BelAZ ile birlikte önemli araştırma ve geliştirme çalışmaları yapmayı planladıklarını ifade etti. Trukhan, güçlü teknolojik imkânlar ve kaynaklarla kolektif üretim kapasitesinin, özgün teknik hizmet servis yaklaşımlarının karşılıklı yarar sağlayarak işbirliği oluşturmak için uzun vadede yeni temeller atacağına inandığını söyledi. BelAZ Teknik Merkezi Pazarlama Müdür Yardımcısı Sergey Lesin de “BelAZ dünyanın madencilik sektörü için nakliye, hafriyat ve diğer ağır taşıma ekipmanları üreticilerinden biri. BelAZ parça ve ekipmanlarının tam güvenilir olduğundan emin olmak, üretici olarak bizim en önemli parametrelerimizden biri. Bu da gerekli parçalar ve kullandığımız yağın kalitesine bağlı” açıklamasını yaptı.
MADENİ YAĞ DÜNYASI
41
DÜNYA GÜNDEMİ
CASTROL, VOLKSWAGEN İÇİN YENİ YAĞ ÜRETTİ
C
NESTE OİL’DE ATAMA GERÇEKLEŞTI Finlandiya enerji şirketi Neste Oil Madeni Yağlar Genel Müdür Yardımcılığı görevine Panu Kopra atandı. Şirketten yapılan açıklamada, Panu Kopra’nın genel müdür yardımcılığının yanı sıra yönetim kurulu üyesi olarak da görev yapacağı duyuruldu. Neste Oil İcra Kurulu Başkanı Matti Lievonen imzalı açıklamada, eski genel müdür yardımcısı Antti Tiitola’ya teşekkür edilerek Kopra’nın Neste bünyesinde tecrübe kazandığını ve Neste’nin ihtiyaçlarına cevap verebilecek donanımda olduğu belirtti.
EXXONMOBIL’DE ÜST YÖNETIM DEĞİŞTİ ExxonMobil Lubricants & Petroleum Specialties Başkanı Alan J. Kelly, 1 Ağustos 2016 itibarıyla emekli oldu. 1981 yılında iş hayatına atılan Kelly, Hollanda, Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde çeşitli pozisyonlarda yakıtların ve yağların pazarlamasında, rafineri lojistiğinde ve tedarik işlemlerinde çalıştı. Görev yaptığı ülkelerde bölge müdürlüğü, kurumsal pazarlama müdürlüğü gibi görevlerde bulundu. Öte yandan ExxonMobil Global Services Başkanı Bryan W. Milton da ExxonMobil Lubricants & Petroleum Specialties ile ExxonMobil Corporation’a başkan yardımcısı olarak atandı. Kimya mühendisi olan Milton, 1986’dan beri ExxonMobil Chemical’ın farklı departmanlarında üst düzey görevlerde bulundu.
42
MADENİ YAĞ DÜNYASI
astrol, Volkswagen için özel olarak geliştirilen ve gruba bağlı dağıtıcılar ve müşterileri için “Castrol EDGE® Professional® LL IV FE 0W-20” adlı grubun ilk 0W-20 motor yağını duyurdu. Volkswagen Grubu ile stratejik işbirliğinde geliştirilen yeni Castrol EDGE, LifeLong servis yağları beklenen performansını korurken, yüzde 4’den fazla yakıt ekonomisi sağlıyor. Yeni yağ, bazı Volkswagen araçlarının özel motorları için ilk dolum yağı olarak verildi ve kullanıma başlandı. VW 508 00/ 509 00 özellikleri gerektiren motorlarda yoğun kullanım için önerilen bu yağla, taşıtlar yağ değişikliği gerekmeksizin 10 bin mil veya 1 yıl sürüş yapabiliyor. Castrol’ün geliştirdiği yeni ürün, 20 Ocak 2017 itibarıyla Volkswagen Grubu altında satış yapan firmalarda olacak ve küresel stratejik ortaklar Audi, SEAT ve Škoda markaları tarafından da kullanılacak.
LUKOIL YENİ YAĞLARINI TANITTI
L
ukoil Denizcilik Yağları, yeni formüle edilen “NAVIGO 6 CO Karter Yağı” ve “NAVIGO 70 MCL AW Gemi Silindir Yağı” tanıtımını yaptı. Yeni yağlar, oksidasyon ve termal kararlılık dikkate alınarak yeni tasarım katkı maddeleriyle hazırlandı. Böylece korozyon önleme ve aşınma dirençleri, son iki yılda yapılan Ar-Ge çalışmasıyla arttırıldı. Yeni formül, soğuk korozyona karşı geliştirilmiş koruma ve uzatılmış etkin piston revizyonu sunuyor. Bu nedenle yeni ürünün adında “anti-aşınma” anlamına gelen AW takısı kullanılıyor. Yağlar, OEM tarafından test edildi ve onaylandı.
WORLD FUEL SERVICES CORPORATION, İKİ ŞİRKET BİRDEN SATIN ALDI ABD Miami merkezli World Fuel Services, yakıt ve yağ dağıtıcısı iki şirketi satın almak için anlaşma imzaladığını duyurdu. Bu şirketlerin biri, ABD Orta Atlantik bölgesindeki perakende, ticari ve endüstriyel müşterilere yakıtla birlikte, fiyat-risk yönetimi ürünleri, filo çözümleri tarım, otomatik ve yapımla ilgili hizmetler sunan Associated Petroleum Products (APP). Diğer şirket ise Virginia merkezli PAPCO. 2015 yılı cirosu 1 milyar dolar olan şirketin 150 çalışanı var. World Fuel Services, her iki şirket için 230 milyon dolar ödeyecek. World Fuel Services Corporation Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Başkanı Michael J. Kasbar, “APP ve PAPCO yatırımları, özellikle bizim coğrafi erişim arz ve dağıtım kapasitemizi geliştirirken ABD’deki ticari ve endüstriyel dağıtım platformumuzu daha da güçlendirecek. Endüstri lideri bu iki firmanın ve heyecanlı çalışanlarının şirketimize katılmasından memnunuz” dedi. Küresel yakıt lojistiği, iş yönetimi ve ödeme aracılığı gibi hizmetler veren World Fuel Services, asıl olarak yakıt ve ilgili ürünlerin havacılık, denizcilik ve kara taşımacılığı endüstrilerine dağıtımını yapıyor. Şirket, dünya çapında 200’den fazla ülkede ve 8 binden fazla lokasyonda yakıt satışı ve dağıtım hizmeti veriyor.
KUZEY AMERİKA’DA MADENİ YAĞ FİYATI ARTIŞI DEVAM EDİYOR Shell, ExxonMobil ve CITGO tarafından yapılan son ürün yağlayıcı fiyatlarındaki artışın ardından Chevron, Valvoline, BP/Castrol, Phillips 66 ve Kleen gibi diğer firmalar da fiyatların yüzde 6 bandında arttığını açıkladı. Chevron’un 17 Haziran 2016 tarihli yazısı ile pazarlayıcılarına, tüm madeni yağları ve gres yağları fiyatlarının 18 Temmuz 2016 tarihi itibarıyla yüzde 6’ya kadar arttırıldığını duyurdu. Bazı Chevron özel ürünleri fiyatlarının, bu parametre dışında kalabileceği belirtilirken zamlar, artan hammadde fiyatlarına bağlandı. BP de ABD’de tüm yolcu araçları, ağır yüklü motor yağları (PCMO/HDMO) ve endüstriyel yağlarda, 1 Ağustos 2016’dan itibaren yüzde 6 oranında fiyat artırdı. Artış, hem Castrol hem de BP markalı ürünlerde geçerli olacak. BP’nin açıklamasında da fiyat artışı, petrol ve diğer ürünlerin maliyetine bağlandı. Fiyatını artırdığını açıklayan bir diğer şirket ise Phillips 66 oldu. 1 Ağustos 2016’dan geçerli olmak üzere son ürün yağların fiyatlarını yüzde 6 oranında artıran Phillips 66’in de gerekçesi hammadde ve paketleme ücretlerindeki artış oldu. ExxonMobil, 15 Temmuz 2016’dan itibaren yüzde 4, CITGO da 18 Temmuz 2016’dan sonra markalı ve özel etiketli ürünlerde yüzde 4-6 oranında artış yapan şirketler arasında yer alıyor.
MADENİ YAĞ DÜNYASI
43
DÜNYA GÜNDEMİ
CHEVRON ORONITE, NİJERYA DİSTRİBÜTÖRÜNÜ AÇIKLADI
C
hevron Oronite, ABD Energy Solutions şirketini Nijerya’daki distribütörü olarak atayan bir anlaşma imzaladı. Bu anlaşma, Oloa katkı maddeleri ve Paratone viskozite düzenleyicilerin satışının yanı sıra teknik ve laboratuvar hizmetini de kapsıyor. Chevron Oronite Avrupa ve Ortadoğu Bölge Satış Müdürü Alain Robert, “ABD Energy Solutions, rafineri ve petrokimya sektöründeki engin tecrübesi sayesinde motor yağları, baz yağ ve katkı segmentlerinde önemli bir deneyime sahip olduğu için firmamız dağıtım ağına dahil oldu. Ayrıca Nijerya pazarında geniş ve stratejik bilgiye sahip olmalarının da bu anlaşmada katkısı var. Bu durum firmamızın bölgede varlığını daha da güçlendirmeye ve hizmet düzeyini artırmaya yardımcı olacak” dedi.
UZMANLAR, TGDI TEKNOLOJİSİ İÇİN BİR ARAYA GELDİ
L
ubrizol Corporation ve Amerikan Otomotiv Mühendisleri Derneği (SAE) “TGDI Teknoloji ve Yüksek Performans Yağları” konulu bir web semineri yaptı. Ücretsiz web semineri, turbo benzinli direkt enjeksiyon (TGDI) teknolojisinin zorluklarını, endüstrinin en etkili binek otomobillerinden biri olan ve gelecek vaat eden motor stratejilerini tartışan endüstri uzmanlarını bir araya getirdi.
44
MADENİ YAĞ DÜNYASI
FREUDENBERG KİMYA ÜRÜNLERİ BÜYÜYOR
G
üney Almanya’nın Maisach bölgesinde Münih merkezli Freudenberg Group’a bağlı Freudenberg Kimya Ürünleri firması büyüyor. Şirket, Klüber yağları için lojistik merkezinin inşaatına 40 Milyon Euro yatırım yaptı. Bu yeni teknik merkez, Chem-Trend laboratuvarları ve ofislerini içerecek. 19 bin metrekarelik bir alanı kapsayan proje, 2017’nin ikinci yarısında tamamlanacak. Freudenberg Kimya Ürünleri İcra Kurulu Başkanı Hanno D. Wentzler temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “Bugünün çığır açan merasimi, şirketimiz için önemli bir adımdır. Münih bölgesinde ve Avrupa’daki tekil şirketlerinin operasyonel altyapısını güçlendireceğiz. Avrupa çapında temel lojistik fonksiyonları birleştiren ve gerekli ilave kapasiteyi yaratmakla müşterilerimiz için teslim sürelerini kısaltacak, rekabet gücünü arttıracak ve giderek daha fazla büyümemiz için yol açacak” dedi.
LUBEST-MOMAR YENİ ÜRÜNÜ SYNPLICITY’Yİ AÇIKLADI
L
uBest endüstriyel kimyasal özel ürünleri üreticisi Momar Yağ Bölümü, yeni ürünü olan Synplicity için açıklama yaptı. Doğal gazdan sıvı ürün eldesi (GTL) ile üretilen baz yağdan yapılmış bu ürün, ekonomik ve üstün yağlama çözümü için formüle edildi. Momar Teknik Ofis Şefi West Garry, “Sentetik olmayan yağ fiyatında sentetik yağ performansı gösteren ürünümüzü müşterilerimize önermekten gurur duyuyoruz. Bu proje yıllardır sürüyor. Momar kimyagerleri, bu projenin araştırılmasında, geliştirilmesinde ve son ürün olarak sunulmasında geleneksel Polialfaolefin bazlı stokların yerine GTL bazlı stokların geçmesi de dâhil olmak üzere özenle çalıştılar. Halen GTL teknolojisini kullanan toz gidericiler ve diğer özel kimyasallar geliştiriyoruz” dedi.
MADENİ YAĞ DÜNYASI
45
MAKALE
0 Çeviri: Enda ÇAĞAL
İnce motor yağı yakıt ekonomisini etkiliyor
Dünyaca ünlü yağ ve yakıtlar için formülasyon geliştiren, üretim yapan Infineum şirketinin Insight dergisinde yayımlanan makaleye göre, yağ viskozite derecesi eğilimlerini tahmin etmek zor olsa da daha ince motor yağı kullanarak yakıt ekonomisi iyileştirmelerinin elde edilmesiyle daha düşük viskoziteli yağlara geçişin devam etmesi bekleniyor
D
ünyaca ünlü yağ ve yakıtlar için formülasyon geliştiren, üretim yapan Infineum şirketinin web sitesinde mayıs ayında yayımlanan makaleye göre, yağ viskozite derecesi eğilimlerini tahmin etmek zor olsa da daha ince motor yağı kullanarak yakıt ekonomisi iyileştirmelerinin elde edilmesiyle daha düşük viskoziteli yağlara geçişin devam etmesi bekleniyor Yakıt ekonomisini geliştiren hidrodinamik sürtünmenin azaltılması, düşük viskoziteli yağları kullanmak için temel itici gücü oluşturuyor. Yakıt ekonomisini iyileştirmek ve CO2 emisyonlarını azaltmak için yasal mevzuatın tanıtılması veya dünya genelinde yakıt ekonomisinden yararlanılması arzusu, düşük viskoziteli motor
46
MADENİ YAĞ DÜNYASI
yağlarının daha da incelmesinin nedeni olarak sayılabilir. Asya ve ABD’deki resme bakıldığında, yağ stok taleplerinin bu eğilimleri etkileyebileceği görülüyor. Kuzey Amerika’da hafif yük araçları trendleri Kuzey Amerika’da, 15 yıldan beri, hafif yük araç piyasası yağlayıcı kullanımı yarısının SAE 10W-30’dan bugün nerdeyse SAE 5W-30’a geldiğini görüyoruz. Bu küçük ve yavaş bir değişim olarak görülebilir ancak araç nüfusu yaşı ve OEM (Orijinal Ekipman Üreticisi) piyasa paylaşımı viskozite derecesi trendlerini etkiliyor ve yeni viskozite sınıflarının pazarda önemli bir yer edinmesinin zaman almasına yol açıyor. Halen Kuzey Amerika’da en
popüler sınıf olan SAE 5W-30’un piyasada en üst sınıfa ulaşması, 1980’lerden 2006’lara kadar sürdü. SAE 5W-20’nin ve 0W-20’nin, yeni taşıtlar için yaygın olarak tavsiye edilen yağ olmasına rağmen piyasaya çıkmasının uzun bir zaman alacağı belirtiliyor. Eğilimleri tahmin etmek zor olsa da gelecekte, 2022 yılı itibarıyla piyasada bir zamanlar popüler olan SAE 10W-30 ve daha ağır sınıfların yüzde 12’ler civarında piyasa dışı kalarak, yüzde 20 oranında daha ince 0W sınıfının yer alacağını tahmin ediyoruz. SAE 0W-16’nin Kuzey Amerika’da ILSAC GF-6 ile tanıtımının 2018’lerde olması bekleniyor. Bu da bölgede SAE 0W-20’nin yerine SAE 5W-XX’in veya daha yüksek derecelerin geleceği manasına geliyor.
Asya, daha bölünmüş bir pazar Asya’daki araç tüketicileri piyasasının durumu oldukça farklı ve çok daha bölünmüş durumda. Kuzey Amerika’da bugün SAE 5W-30 ve daha ince ürünler pazarın yüzde 80’ini oluştururken, Asya’da bu oran yüzde 20 civarında. Hafif sınıflı ürünlerde büyüme beklenirken, bu sınıfların 2023 piyasasında sadece yüzde 25 oranında yer alacağı tahmin ediliyor. Kuzey Amerika’da gördüğümüz gibi Asya’da da düşük sınıflı viskoziteye geçilmesi, yakıt ekonomisi ve yüksek kaliteli Grup II, III ve hatta Grup III+ baz stoklarının artan kullanılabilirliği ile sağlanabilecek. Bununla birlikte, düşük viskoziteli ürünlere geçiş, fabrika dolum yağları için hızlı olurken, son kullanıcıların sadece servis dolum yağlarındaki bu sınıflandırmaya yavaş uyum göstermesi yaygınlığı sınırlandırıyor. Asya’da baz yağ sağlayıcılarıyla yapılan görüşmelerin ardından, viskozite sınıfları için Grup III’ü kullanarak
yavaş büyüme olacağını, ancak Amerika’daki ağır dizel araçlar Grup II kullanımıyla sınıf ve kalite (HDD) piyasasında da görülüyor. seviyesinin daha geniş büyüyeceği Hem düşük yakıt ekonomisi hem tahminini yapmak mümkün. de son kullanıcının düşük işletme OEM’ler ihtiyaçlarının çoğunu maliyeti talebi ve yanı sıra sera SAE 0W-30 ve 5W-20 karşılamaya gazı emisyonlarının yasal mevzuatı devam ederken, bazı Japon OEM’ler zorlaması konuyu destekliyor. çoktan daha iyi yakıt ekonomisi OEM’lerin bu gereksinimleri faydalarından yararlanmak için karşılamak üzere yeni donanım “ultra düşük SAW viskozite sınıfı” tanıtımı ve düşük viskoziteli ile sürüşe başladı. SAE 0W-16 yağlar öne çıkıyor. Bu, tek dereceli yağları ortaya çıkıyor ve bazı yağların, neredeyse piyasadan OEM’ler daha da düşük sınıflara silindiği anlamına geliyor. SAE 15Wgitmek için sabırsızlanıyor. SAE 40 gelecekte piyasada bir dayanak International (American Society of olarak kalabilir. Ancak geçen son Automotive Engineers-Amerikan beş yılda SAE 10W-30’un satışları Otomotiv Mühendisleri Derneği) ikiye katladığı da ortada. daha da iyi yakıt ekonomisi elde PC-11’in ilk lisans tarihi, 1 edebilmek hedefli gelecek motor Aralık 2016 olarak onaylandı. yağları için yeni limitleri onayladı. Bu trendin, pozitif ve artarak Bu kapsamda SAE 0W-8 ve 0Wyeni dönemde devam edeceği 12 onay almış oldu. yağları için hızlı olurken, son kullanıcıların sadece servis dolum yağlarındaki bu Bu gelişme, bekleniyor. Gelecekte sınırlı düşük viskozite sınıfına geçişi de servis kapasitesinin, yeni düşük sınıflandırmaya yavaş uyum göstermesi yaygınlığı sınırlandırıyor. Asya’da baz hızlandıracak. viskozite API FA-4 yağındaki yağ sağlayıcılarıyla yapılan görüşmelerin ardından, viskozite sınıfları için Grup III’ü kullanarak yavaş büyüme olacağını, ancak Grup II kullanımıyla sınıf ve kalite gelişmeyi etkileyeceği ve ağır Kuzey Amerika’dakiseviyesinin daha geniş büyüyeceği tahminini yapmak mümkün. ağır araçlar dizel araçlardaki düşük viskoziteli düşük viskoziteye geçiyor yağ uygulamalarının da giderek Düşük viskozite trendi, Kuzey artacağı Asyalı Araç Kullanıcıları M otor Yağı Vöngörülüyor. iskozite Trendleri
Kuzey Amerikan Hafif Yük Araçları Motor Yağ Viskozitesi Trendleri
“Infineum Insight sitesinden alınmıştır”
Asyalı Araç Kullanıcıları Motor Yağı Viskozite Trendleri
Asya, daha bölünmüş bir pazar Asya’daki araç tüketicileri piyasasının durumu oldukça farklı ve çok daha bölünmüş durumda. Kuzey Amerika’da bugün SAE 5W-‐30 ve daha ince ürünler
MADENİ YAĞ DÜNYASI
47
MEVZUAT
MEHMET ERKAN KİMDİR?
ÖTV Kanunu uygulamasında, mükellefler açısından iade ve teminat çözümü sürecinde yaşanan bürokratik sorunlar
Şanlıurfa doğumlu olup, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunudur. Yüksek lisansını ABD’de University of Illinois at Urbana-Champaign, Ekonomi Bölümü – Ekonomi Politikası alanında tamamlamıştır. Vergi teorisi ve uygulaması alanlarında yayımlanmış çok sayıda makalesi, yorum ve açıklamalarla ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ UYGULAMASI isimli kitabı bulunmaktadır.
KDV-ÖTV uyumsuzluğu, iade sürelerinde iyileştirme sağlanamaması gibi verginin bürokratik engellerle birlikte yarattığı finansman yükü, ilave bir maliyet olarak mükelleflerin karşısına çıkıyor ve rekabet gücünü azaltıyor
2
016 yılı bütçesinde öngörülen 110,9 milyar TL hâsılat tahminiyle, vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 23’ünü oluşturan ÖTV, red ve iadeler de göz önüne alındığında vergi türleri itibariyle en çok hâsılat sağlayan vergi konumunda. 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) Kanunu, 1 Ağustos 2002 tarihinde yürürlüğe girdi. ÖTV Kanunu uygulamaya girdiği 2002 yılından 2012 yılına kadar sistematik olarak önemli değişikliğe uğramadı ancak çeşitli düzenlemeler de yapıldı. ÖTV`de önemli değişikliklerden biri, “iade uygulaması” olarak bilinen 8 Ekim 2012 tarih ve 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılan düzenleme. Söz konusu kararname ile Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelindeki vergi tutarları uygulanarak teslim
48
MADENİ YAĞ DÜNYASI
edilen malların, imalatçılar tarafından imalatta kullanılması halinde iade uygulanmasına yönelik düzenlemeler yapıldı. İade uygulaması beraberinde ÖTV teminatlarının çözümünde yaşanan sorunları da gün yüzüne çıkardı. ÖTV uygulamasında ortaya çıkan ve Gelir İdaresi’nin yasal düzenleme veya idari önlemlerle kolaylıkla çözüm sağlayabileceği ana konular ve çözüm önerilerimiz yazımızın ana konusunu oluşturuyor. ÖTV teminat çözümünde yaşanan idari sorunlar ÖTV (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan malları ithal edip (I) sayılı listede yer almayan malların üretiminde kullanan mükellefler, öncelikle gümrükte teminat veriyor. İade ve teminat çözümü sürecinde ÖTV ödendikten sonra teminatın çözümü,
vergi inceleme sonucuna bağlanmış olması nedeniyle (vergi incelemesinin başlaması ve sonuçlanmasına kadar geçen süre nedeniyle) finansman yükü ayrı bir maliyet olarak karşımıza çıkıyor. Bir yıl önce beyanname verip ÖTV’sini ödediği halde iade ve teminat çözümü sürecinde teminatların çözülemediği örneklerle sıklıkla karşılaşılıyor. Oysa iade ve teminat çözümü süreleri kısaltılarak iyi niyetli mükellefler ödüllendirilebilir. İade sürelerinde bir iyileştirme sağlanamadığı durumda ise finansman yükü ayrı bir maliyet olarak mükelleflerin karşısına çıkıyor ve rekabet gücünü azaltıyor. İade ve teminat çözümü sürecinde, vergi incelemesinin başlaması ve sonuçlanmasına kadar geçen sürenin kısaltması ve mükelleflerin finansman yükünün azaltılması için ÖTV uzmanlığı olan vergi inceleme birimleri kurulması
ve incelemelerin bu birimlerce, kısa sürede sonuçlandırılması sorunun çözümü için önemli görünüyor. Erken teminat çözümü sertifikası sistemi işleyişinden kaynaklanan sorunlar İthal edilen söz konusu malların ÖTV’ye tabi olmayan malların imalinde kullanılması halinde tahakkuk eden ÖTV’lerin, ÖTV iade alacaklarından mahsup edilerek ödenmesinin talep edilmesi de mümkün. Ancak bu taleplere konu olan mallar için gümrük idaresince alınan teminatların çözümü işlemleri, ÖTV iade alacaklarının vergi incelemesi sonucuna göre kesinleşeceği hallerde, mahsuben ödeme üzerine değil, vergi incelemesi sonucuna göre gerçekleştiriliyor. Teminat çözümünün vergi incelemesine bağlanmış olması ancak teminat çözümünde yaşanan gecikme ve finansman yükü ile karşı karşıya kalan mükelleflerin sorununa çözüm sağlamak için Erken Teminat Çözümü Sertifikası Maliye İdaresi’nce 35 Seri No.lu ÖTV Genel Tebliği ile uygulamaya başlandı ve aynı usul ve esaslar, ÖTV (I) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği ile de aynen korundu. Buna göre; “Erken Teminat Çözümü Sertifikası (ETÇS)” sahibi mükelleflerin bahse konu teminatlarının yüzde 80’inin çözümü işlemleri ÖTV iade alacaklarına ilişkin devam eden vergi incelemesi sonucu beklenilmeksizin, kalan yüzde 20’sinin çözümü işlemleri ise devam eden vergi incelemesinin sonucuna göre yerine getirilmesi amacıyla Erken Teminat Çözümü Sertifikası uygulamaya geçmişti. Gerekli şartlar arasında yer alan; “…….imalatta kullanılan mallardan kaynaklı iade taleplerine yönelik en az bir vergi incelemesinin sonuçlanması ve bu inceleme sonucunun olumlu olması,” şartı, Erken Teminat Çözümü
Sertifikası’nın işlerliğini engelliyor. Birçok ÖTV mükellefinin en az bir ÖTV iade incelemesinden geçmemiş olması nedeniyle Erken Teminat Çözümü Sertifikası beklenilen etkinlikte işlerlik kazanmadı. İade ve teminat çözümü sürecinde etkinliğin artırılması için bu şartın yeniden gözden geçirilmesinde ve hızlı vergi incelemesi ile Erken Teminat Çözümü Sertifikası’na işlerlik kazandırılmasında yarar var. İhraç kayıtlı teslimlerde ÖTV, KDV uyumsuzluğu Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 8’inci maddesinin (2) numaralı fıkrasıyla, ihraç edilmek şartıyla ihracatçılara teslim edilen mallara ait ÖTV’nin, mükelleflerce ihracatçılardan tahsil edilmemesi şartıyla, bu mükelleflerin talebi üzerine vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil edileceği, söz konusu malların ihracatçıya teslim tarihini takip eden aybaşından itibaren üç ay içinde ihraç edilmesi halinde, tecil edilen verginin terkin olunacağı hükme bağlandı. İhracatın ÖTV Kanunu’nun 8’inci maddesinin 2’nci fıkrasında belirtilen şartlara (ihraç kaydıyla teslim) uygun olarak gerçekleşmemesi halinde tecil edilen vergi, vade tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun’un 51’inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı ile birlikte ÖTV mükellefinden tahsil edilecektir. Ancak, ihracatın Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen mücbir sebepler nedeniyle süresinde gerçekleşmemiş olması halinde, tecil edilen vergi tecil edildiği tarihten itibaren Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 48’inci maddesine göre ilgili dönemler için geçerli tecil faizi ile birlikte tahsil ediliyor. İhracatın V.U.K.’unda belirtilen mücbir sebepler nedeniyle süresinde gerçekleşmemiş olması halinde, ihracatçıya KDV kanununu uygulamasında, üç aya kadar ek süre
verilebiliyor. İhraç kaydıyla teslimlerde KDV Kanunu’nun 11’inci maddesi hükmünce ; İhracatın mücbir sebepler veya beklenmedik durumlar nedeniyle üç ay içinde gerçekleştirilememesi halinde, en geç üç aylık sürenin dolduğu tarihten itibaren 15 gün içinde başvuran ihracatçılara, Maliye Bakanlığı’nca veya Bakanlığın uygun görmesi halinde vergi dairelerince üç aya kadar ek süre verilebileceğine ilişkin düzenleme yer almasına karşın, ÖTV Kanunu’nda benzeri bir hüküm bulunmuyor. Bu çerçevede, ihraç kaydıyla teslim edilen malların ihracatçıya teslim tarihini takip eden aybaşından itibaren üç ay içinde ihraç edilmemesi halinde, ilgili vergi dairesinden KDV uygulaması açısından ek süre alınmış olsa dahi, tecil edilen ÖTV gecikme zammı (mücbir sebeplerin varlığı halinde tecil faizi) ile birlikte tahsil ediliyor. Uygulamada 3 ay içinde gerçekleştirilemeyen ihracat için KDV uygulamasında mücbir sebep hallerinde 90 gün ek süre verilebilmesine rağmen ÖTV’de bu düzenlemenin yapılmamış olması sonucu, ek süre içerisinde ihraç edilen ürünün KDV’si, gecikme zammı olmaksızın ancak, ÖTV’si gecikme zamlı olarak ödenmek zorunda kalınıyor. Bu durum, aynı mal üzerinden alınan iki vergi (KDV ve ÖTV) için, İdare’nin iki farklı uygulama yapmasına neden oluyor. Dolayısıyla, malların yurt dışı edilmesinde karşılaşılan mücbir sebep hallerinde, KDV uygulamasında tanınan ek sürenin, ÖTV Kanunu açısından da uygulamaya konulabilmesi için ÖTV Kanunu’nun 5’inci maddesinde değişiklik yapılması gerekiyor.
Dipnot: KDV Kanunu’nun 11. maddesine 4842 Sayılı Kanun ile eklenen ve 01.05.2003 tarihinden itibaren yürürlükte bulunan düzenleme.
Genel değerlendirme Özel Tüketim Vergisi Kanunu uygulamasında, mükellefler açısından iade ve teminat çözümü sürecinde yaşanan bürokratik sorunlar, ÖTV uygulamasında KDV-ÖTV uyumsuzluğu, iade sürelerinde iyileştirme sağlanamaması vb. verginin bürokratik engellerle birlikte yarattığı finansman yükü ilave bir maliyet olarak mükelleflerin karşısına çıkıyor ve rekabet gücünü azaltıyor. İade ve teminat çözümü sürelerinin kısaltılarak iyi niyetli mükelleflerin ödüllendirilmesi, verginin bürokratik engeller sarmalıyla birlikte yarattığı finansman yükününün idari çözümlerle azaltılmasında yarar bulunuyor.
MADENİ YAĞ DÜNYASI
49
YAKIN PLAN
0 Neslihan KARATAŞ
Total, Türkiye’de çevreci ve ekonomik ürünlerle büyüyecek Total Türkiye Pazarlama Genel Müdürü Stephane Talleneau global stratejilerinin, enerji talebinin sürekli arttığı bir dünyada, kullanıcıların ihtiyaçlarına cevap verebilecek, daha fazla yakıt ekonomisi sağlayan Fuel ECO ve daha çevreci ürünler üretmek olduğunu belirtti
T
ürkiye madeni yağ pazarında istikrarlı büyümesini sürdüren Total’in gerçekleştirdiği yatırımlarla Türkiye’de satılan ürünlerin yaklaşık yüzde 98’ini buradaki tesislerinde üretebilme kabiliyetini elde ettiğini belirten Total Türkiye Pazarlama Genel Müdürü Stephane Talleneau, “Yoğun rekabetin yaşandığı Türkiye madeni yağ pazarında, 1990 yılından beri faaliyetlerimizi sürdürerek yüzde 12’in üzerindeki
50
MADENİ YAĞ DÜNYASI
pazar payımızla sektörün önde gelen madeni yağ firmaları arasına girmeyi başardık” dedi. Total’in Türkiye’de madeni yağlar pazarında kayda değer bir yer ve büyüklüğe ulaşmanın yanı sıra yaptığı yatırımlar ve pazara sunduğu yeni ürünlerle istikrarlı büyümesini, 2016 yılında da sürdüreceğini dile getiren Talleneau, dünyada 150’den fazla ülkede Total ve Elf markalı madeni yağ sattıklarını, otomotiv, endüstri, taşımacılık, tarım, inşaat
ve denizcilik sektörlerinde faaliyet gösterdiklerini anlattı. Kasım 2015 tarihinde bu yana Total Türkiye Pazarlama’nın genel müdürlük görevini üstlenen Talleneau, yılda 2 milyon tonun üzerindeki madeni yağ ürününü tüketicilerle buluştururken doğayı koruyan teknolojilere uyumlu, enerji ve yakıt tasarrufunu ön plana çıkaran yeni nesil madeni yağlarının üretilmesi konusunda oldukça iddialı olduklarını söyledi.
Dünya devleriyle işbirliği yapıyor Talleneau Renault, Peugeot, Citroen, Kia, Renault Trucks, Mazda, Nissan, Daf, Claas ve Hitachi gibi üreticilerle ortak Ar-Ge çalışmaları yaptıklarını, bu sayede yakıt ekonomisi sağlayan yenilikçi ve daha çevreci ürünlere sahip olduklarını ifade etti. Talleneau, teknolojinin en yoğun kullanıldığı motor sporları alanında da WRC, WRX, WTTC, Formula-1, MotoGP, Endurance ve Rally Raid gibi organizasyonlarda da etkin rol oynadıklarını, birçok ürünün buralarda test edildiği söyledi. Türkiye madeni yağ sektöründe 26 yılı aşkın bir süredir faaliyetlerini sürdürdüklerini ve yüzde 12’in üzerindeki payla pazarın önde gelen madeni yağ firmaları arasında olduklarını belirten Talleneau, “Özellikle sektörün en prestijli segmenti olan binek araç motor yağlarında Total ve ELF markalarımızla yüzde 20’nin üzerindeki payımızla pazarın en üst sıralarında yer alıyoruz” dedi. Talleneau, 2016’daki hedeflerinin, son iki yıldır ağır dizelde Total Rubia serisi, binek araçlarda Total Quartz ve Elf Evolution serileri ile başlattıkları yenilenme sürecinin, yakıt ekonomisi sağlayan Fuel ECO ürünlerini ön plana çıkarmak olduğunu söyledi. Talleneau, çevresel ve teknolojik ürünler sayesinde yenilikçi yaklaşımlarını da daha iyi anlatabileceklerini düşünüyor. "Yüzde 4.2 yakıt ekonomisi sağladık" Yenilikçi ve çevreci yaklaşımın şirketin odak noktalarından biri olduğunu vurgulayan Telleneau, örnek olarak, Total’in PSA Group ile beraber gerçekleştirdiği, EURO normlarına göre belirlenen LOW
SAPS ve Fuel ECO yakıt ekonomisi sağlayan yeni ürünü, Total Quartz Ineo First 0W30’u gösterdi. Yeni ürün, gerek benzinli gerekse dizel PSA motorlarında, ACEA A3/B4 standartlarındaki 5W40 motor yağı kullanımına kıyasla yüzde 4,2’ye varan yakıt ekonomisi sağlıyor. Telleneau, bu oranın, Total’in COFRAC sertifikalı CRES araştırma merkezinde, Avrupalı araç üreticileri tarafından yakıt ekonomisini ölçmek için kullanılan resmi NEDC döngüsü testleriyle ispatlandığını ve 25 bin km’lik iki yağ değişimi arasında bin km’lik bir yakıt ekonomisine denk geldiğini dile getirdi. Talleneau, ayrıca Total Quartz Ineo First 0W30 ile bir önceki ürün olan Total Quartz 9000, 5W40 ile kıyaslandığı zaman içerdiği LOW SAPS formülasyonu sayesinde doğaya, yüzde 48 daha az fosfor ve yüzde 54 daha az sülfatlanmış kül bırakarak daha çevreci bir ürün olduğunu ispatladığını dile getirdi. Bununla
beraber, PSA DV4 dizel motoru ile yapılan test sonuçlarına göre, ACEA C1/C2 standartındaki ürünlerden 3 kat daha uzun ömürlü ve 5 kat daha aşınmaya karşı dirençli olduğunu ispatlanan bu yeni ürünün, Peugeot ve Citroen’in yeni PSA motorları için üretilmiş B71 2312 onayına sahip ilk ürün olma unvanına sahip... “Sanayi sitelerindeki satış ağı 15 bin noktayı geçti” 2016’da daha önceki yıllarda olduğu gibi, distribütör kanalında gerçekleştirilecek olan pazarlama saha aktiviteleriyle sanayi sitelerindeki 15 binin üzerindeki yağ kullanım ve satış noktasına ulaşılacağını söyleyen Talleneau, satışları arttırmanın çok önemli olmasının yanı sıra kullanıcılara teknolojik yeniliklerin ve avantajların anlatılmasının da Total için önemli olduğunu söyledi. Talleneau, Total Madeni Yağları’nın son yıllarda hızla artan satış hacimlerine paralel olarak madeni yağ üretim fabrikasında baz yağı, ara ürün, ürün stok alanlarıyla dolum hatlarının kapasitelerinin artırımı gibi konularda yoğun yatırımlar gerçekleştirerek Türkiye’de satılan ürünlerin yaklaşık yüzde 98 oranında yurtiçinde üretebilme kabiliyetini elde ettiklerini anımsattı. Talleneau, dergimiz aracılığıyla kullanıcılarına şu mesajı iletti: “Bütün bu çalışmalar ve yenilikçi gelişmeler ışığında Total Madeni Yağları, geleceğe ve büyüme trendine daha güvenli bakıyor. Kullanıcılarımızın ihtiyaçlarını çağın gerektirdiği teknolojik altyapıyı kullanarak daha verimli, daha çevreci ve daha ekonomik ürünlerle karşılamak için çalışmaya devam edeceğiz.”
MADENİ YAĞ DÜNYASI
51
YATIRIM
Asya’nın ilk ortak madeni yağ parkı Lube Park açıldı Madeni yağ sektöründeki yatırımlarını artıran Singapur, bu yıl çok önemli bir projeyi hayata geçirdi. Asya’nın ilk ortak madeni yağ parkını hizmete açan Singapur “Lube Park” ile üreticilere daha rekabetçi bir ortam sunmayı amaçlıyor
S
ingapur Lube Park’ın ortak madeni yağ tesisleri, 26 Mayıs 2016 itibarıyla şehrin batısında yer alan endüstriyel bölge Tuas’da faaliyete başladı. Proje, Singapur Ekonomik Gelişim Kurulu, JTC Corporation, Shell, Total ve Sinopec firmalarının iş ortaklığı ile yapılan geniş çaplı çalışmaların başarılı bir sonucu olarak ortaya çıktı. İki Singapurlu şirket Rotary Engineering ve Antara Koh tarafından tasarlanıp inşaatı yapılan Lube Park, herhangi bir kayıp zaman ve kaza olmaksızın tamamlandı. Asya-Pasifik madeni yağ sektörü için türünün ilk örneği olan
52
MADENİ YAĞ DÜNYASI
Lube Park bünyesinde, ithalat-ihracat limanı, ortak tesisler, boru hatları ve 159 bin m3 kapasiteli tank depo sahası bulunuyor. Bu tesisler, ortakların Lube Park yakınında ayrı ayrı yer alan kendi madeni yağ ve gres tesislerini destekliyor. Singapur Ekonomik Gelişim Kurulu Genel Müdür Yardımcısı Lim Kok Kiang, “Bu proje, Singapur’un şirketler arası sinerji yakalayarak kaynakları optimize etmeleri için ‘kazan-kazan’ ortaklığına verdiği desteğin bir örneği. Singapur, firmalarla birlikte yenilikçi endüstriyel çözümler araştırmaya devam ederek
enerji ve kimyasal sektöründe, firmalara esneklik kazandırıp daha rekabetçi olmalarına destek olacaktır” dedi. Singapur, Asya-Pasifik pazarına ürün tedarik eden Shell ve Total’in uzun süredir stratejik merkezi. Yine aynı pazarda önemli rol oynayan Sinopec firmasının madeni yağ ve gres tesisleri 2013 yılından bu yana Tuas şehrinde operasyonlarını sürdürüyor. Asya-Pasifik denizcilik yağlarında da lider olacak Shell Lubricants Tedarik Zinciri Başkan Yardımcısı Dennis Cheong verdiği
demeçte, “Singapur Lube Park, endüstri ve devletin mükemmel işbirliği ile ortaya çıkan ve Singapur’un kaynaklarını optimize eden öncü çözümlerden. Singapur, Shell Lubricants için Asya-Pasifik’te 30’dan fazla ülkeye madeni yağ ve gress tedariği sağlayan stratejik merkez olmaya devam edecek. Bu
yeni tesis, Asya’daki madeni yağ talebini karşılayarak Shell’i koruyan yatırımlarımızdan biri oldu” dedi. Asya-Pasifik bölgesi, son ürün yağlama yağı talebinde, küresel pazarda yüzde 44’lük payla lider konumda. Güneydoğu Asya’da trafikteki araçların, 2030 yılında 90 milyonu aşması ve bu bölgenin bu
yıl itibarıyla denizcilik yağlarında dünya piyasasına hakim olması bekleniyor. Dinamik ve hızlı büyüyen bu bölgenin merkezinde Singapur Lube Park’ın yer alması, lojistik açısından büyük bir avantaj sağlayacak ve ortaklarının Asya’daki bu büyümeyi desteklemesine zemin hazırlayacak.
DENİZAŞARI BÜYÜMEMİZİ DESTEKLEYECEK Sinopec Lubricant Yatırım ve Planlama Bölüm Müdürü Pei Wenjun, “Bu işbirliği sayesinde üç çok uluslu petrol ve gaz şirketi, bu eşsiz ve yenilikçi çalışma modunu ortaya koydu. Bu durum, denizaşırı genişlememiz için çok önemli. Özellikle Asya- Pasifik bölgesi için önemli. Aynı zamanda bu yeni terminal, müşterilerimize yüksek kaliteli servis hizmeti sunma imkânı da verecek. Buna dayanarak, bizim rekabetiz de oldukça gelişecek” dedi.
ÖRNEK BİR İŞ MODELİ OLDU Total Oil Asya Pasifik, Madeni Yağlar Başkan Yardımcısı Tan Pai Kok da “Singapur Lube Park girişiminin bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz. Endüstri liderleri ve Singapur hükümeti arasındaki başarılı bu ortaklık, toplam operasyonel verimliliği artırmak için yeni iş modelleri gelişmesine örnek bir model oldu. Singapur Lube Park, Asya’da yağ talebine hizmet veren stratejik merkezi olup bu işbirliği ile bölgede büyümeyi hızlandırarak rekabet gücünü koruyabilme imkânı verecektir” dedi.
MADENİ YAĞ DÜNYASI
53
ATIK YÖNETİMİ
2015’te toplam 17 bin ton atık motor yağı toplandı
0 Zeynep CANMUTLU
PETDER Genel Sekreteri Niyazi İlter
54
MADENİ YAĞ DÜNYASI
PETDER Genel Sekreteri İlter, “2015’te toplam 17 bin 801 atık motor yağı toplandı. Toplanan atık motor yağı, 83 milyon kişinin bir yıllık su ihtiyacına karşılık gelen miktarda su ile ülkemizin tüketilebilir tüm yeraltı ve yerüstü su potansiyelinin yüzde 15’ini kirletebilir büyüklüktedir” dedi
P
etrol Sanayi Derneği’nin (PETDER) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile imzaladığı protokolle başlayan, kamu kurumlarından toplanan bir varil atık motor yağına karşılık bir fidan dikilmesini amaçlayan “1 Varil 1 Ağaç” projesi kapsamında, büyük bölümü otoyol kenarlarına olmak üzere 71 bin 500 fidan dikildi. 2004’te yayınlanan Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği’nden kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirmek için motorlu taşıtlarda kullanılan ve atık hale gelen motor yağlarını lisanslı ve yetkili ekiplerce toplanmasını öngören Atık Yağların Yönetimi Projesi’ni başlattıklarını söyleyen PETDER Genel Sekreteri Niyazi İlter, PETDER’in atık motor yağlarının toplanması konusunda Bakanlıkça yetkilendirilmiş tek kuruluş olduğunu vurguladı. İlter proje kapsamında toplanan atık yağların, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından lisanslandırılmış tesislerde çevre ve insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde işlem gördüğünü anlattı. Dernek tarafından 2004’ten 2015’e kadar yürütülen çalışmalar kapsamında 81 ildeki 14 bin 429 farklı atık motor yağı üreticisinden 140 bin 546 sefer yapılarak, toplam 177 bin 904 ton atık motor yağı toplandığını dile getiren İlter, “2015’te de 14 bin 516 sefer yapılarak toplam 17 bin 801 ton atık motor yağı toplandı. Geçen yıl lisanslı işletmelere bin 725 tanker dolusu atık motor yağı teslimatı yaptık” bilgisini verdi. İlter, 2015’te toplanan 17 bin 801 ton atık motor yağının yüzde 12’sinin hammadde olarak geri kazanılmak üzere lisanslı rafinasyon ve rejenerasyon tesislerinde değerlendirdiğini, 15 bin 316 tonluk bölüm olan toplamın yüzde 86’sının da enerji olarak geri kazanılmak üzere çimento, kireç ve
demir-çelik fabrikalarında yakıldığını veya ihraç kayıtlı teslim edildiğini, kalan yüzde 2’lik kısmın ise tehlikeli atık olarak bertaraf tesisinde yok edildiğini aktardı. Atık motor yağının doğaya verebileceği zarara dikkati çeken İlter, geçen yıl toplanan 17 bin 801 ton atığın 17,81 milyar metreküp suyu kirletecek büyüklükte olduğunu söyledi. İlter, “2015’te toplanan atık motor yağı 83 milyon kişinin bir yıllık su ihtiyacına karşılık gelen miktarda su ile ülkemizin tüketilebilir tüm yeraltı ve yerüstü su potansiyelinin yüzde 15’ini kirletebilir büyüklüktedir. Ayrıca bu atık motor yağlarından 30 bin kişinin bir yıllık elektrik ihtiyacını karşılayacak miktarda elektrik de üretilebilir” dedi. “1 varil 1 ağaç” Atık yağların toplanmasıyla sağlanan çevresel faydanın etkisini artırmak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile 3 Eylül 2010’da imzalanan protokolle “1 Varil 1 Ağaç” projesinin hayata geçirildiğini anımsatan İlter, projeyle kamu kurumlarının proje desteğinin artırılarak daha fazla miktarda atık motor yağının
kayıt altına alınmasına, çevre ve insan sağlığının korunmasına, atık motor yağlarının zararlarıyla ilgili toplumun bilinçlendirilmesine ve farkındalık yaratılmasına önemli katkı sunduğunu söyledi. Projenin bir diğer hedefi de yönetmelik dışı uygulamaların, 10 numara yağ ve benzeri isimler altında yapılan kayıt dışı faaliyetlerin önüne geçilmesine katkı sağlanması... Projenin finansmanını dernek olarak karşıladıklarını ifade eden İlter, “Bu projeyle kamu kurumlarından toplanan her bir varil atık motor yağına karşılık bir fidan dikilmek suretiyle, üç yılda toplanan atık motor yağlarına karşılık, 15 bin adedi 2014 yılında olmak üzere, 71 bin 500 adet fidan dikildi. Bu rakam her yıl artmaya devam edecek” dedi. Proje kapsamında ağaçlandırılan sahalar hakkında bilgi veren İlter, “Servi, mazı türleri ile 31 bin 500 Ankara karayolu kenarı ağaçlandırması, 25 bin Afyonkarahisar karayolu kenarı ağaçlandırması yapıldı. Ayrıca Ankara’da saha ağaçlandırması kapsamında akasya, süs eriği, mavi servi, mazı türleri olmak üzere 15 bin fidan dikildi” diye konuştu.
MADENİ YAĞ DÜNYASI
55
GÜNDEM
0 Halil KORKMAZ
İKMİB üyeleri 8 milyar dolarlık kimya ihracatı yaptı Geçen yıl yapılan 15.5 milyar dolarlık kimya ihracatının 8 milyar doları İKMİB üyelerine ait. Kimya sektörünün önemli kategorilerinden biri olan madeni yağda ihracatın lideri BP Petrolleri olurken, mineral yakıtlarda birinciliği Aygaz aldı...
M
adeni yağdan plastiğe, kozmetikten ilaca kadar geniş bir yelpazede yaşamın her alanına yönelik ürünler sunan kimya sektörü, son yıllardaki ihracat hamlesi ile Türkiye ekonomisinin en dinamik sektörleri arasındaki yerini sağlamlaştırıyor.
56
MADENİ YAĞ DÜNYASI
Avrupa başta olmak üzere Afrika’dan Güney Amerika ve Uzakdoğu’ya kadar geniş bir dağılımda ihracat yapan kimya sektörü, küresel ekonomideki durgunluk ve en önemli pazarları arasında yer alan Ortadoğu’daki istikrarsızlığa rağmen 2015 yılında 15,5 milyar dolarlık
ihracat gerçekleştirmeyi başardı. Türkiye genelinde yapılan 15,5 milyar dolar seviyesindeki kimya ihracatının yaklaşık yüzde 50’sini oluşturan 8 milyar dolarlık aslan payı ise İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) üyesi 6 bin firmaya ait.
İKMİB, bu yıl ilk kez düzenlediği “2015 Kimyanın Yıldızları” töreninde başarılarından dolayı 18 farklı kategoride en çok ihracat yapan 113 üyesini ödüllendirdi. Madeni yağ kategorisinde ihracatın ilk üç sırasında BP Petrolleri, Shell&Turcas ve OMV Petrol Ofisi yer aldı. Mineral yakıtlar kategorisinde en fazla ihracat yapan şirket Aygaz oldu. İkinci sırada bulunan Milangaz’ı Petro Yağ ve Kimyasallar Sanayi adlı şirket izledi. Hyatt Regency Ataköy Otel’de yapılan ödül töreninde ilk olarak tören, İKMİB’in kurulduğu 1991 yılından bu yana başkanlığı üstlenen isimlere plaket verildi. Daha sonra ise 18 farklı ürün kategorisinde en fazla ihracat yapan ilk 5 firma olmak üzere toplamda 113 üye şirkete ödül verildi. Ayrıca her kategoride ihracatını en hızlı yükselten firmalar da plaket aldı.
yarattığı değeri daha da yukarılara taşımak için var gücüyle çalışmayı sürdürdüğünü belirterek şunları söyledi: “Sektörümüz geçen yıl en fazla ihracat yapan üçüncü sektör olmayı başardı. 2015 yılında ülke ihracatımız 143,9 milyar dolar olarak gerçekleşti, kimya sektörü
ise 15 milyar 469 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bir önceki yıla göre değerde 13,3 azalan ihracatımız miktar bazında 12,6 oranında arttı. Bu da gösteriyor ki ihracat verimliliğimiz arttı ama türev ürünlerdeki düşüşler ihracatımızı değer olarak azalttı.
İhracat değer bazında artıyor Törende bir konuşma yapan İKMİB Başkanı Murat Akyüz, kimya sektörünün geniş ürün yelpazesiyle ülke ekonomisine
2016’nın ilk 5 ayı umut verdi İhracatta artış trendinin 2016 yılının
MİNERAL YAKITLAR İHRACATI 1. AYGAZ A.Ş. 2. MİLANGAZ L.P.G.DAĞITIM TİCARET VE SAN.A.Ş.
ilk beş ayında da sürdüğünü, sektörün
3. PETRO YAĞ VE KİMYASALLAR SAN. VE TİC. A.Ş.
5,7 milyar dolarlık bir ihracata imza
4. ÖZ ERSOYLAR TARIM UR.GIDA MAD. SAN.VE TİC LTD.ŞTİ.
attığını, kimya ihracatının artmasının en
5. METCO METALURJİK MAMULLER VE TURİZM TİCARET LTD.ŞTİ.
büyük temennileri olduğunu belirten Akyüz, “Sektör ihracatımızı ürün grupları açısından değerlendirdiğimizde son 12 yıllık dönemde değer bazında gübrede
MİNERAL YAKITLAR İHRACATININ EN HIZLI YÜKSELENİ MİLANGAZ L.P.G.DAĞITIM TİC.VE SAN.A.Ş.
10 kat, yapıştırıcılar ve tutkallarda 8 kat,
MADENİ YAĞLAR İHRACATI
kauçuk ve kauçuk eşya ürün grubunda
1. BP PETROLLERİ A.Ş.
5 kat, plastik ve mamüllerinde 4 katlık
2. SHELL&TURCAS PETROL A.Ş.
bir ihracat artışı olduğunu görüyoruz.
3. OMV PETROL OFİSİ A.Ş.
Sektörümüzün kısa sayılacak zaman diliminde gösterdiği bu muazzam büyüme ihracatçılarımızın potansiyelini
4. BATI NAKLİYAT VE TİC. A.Ş. 5. AKTAŞ KİMYA DIŞ TİCARET LTD.ŞTİ
ortaya koyuyor ve gelecek için bizleri
MADENİ YAĞLAR İHRACATININ EN HIZLI YÜKSELENİ
umutlandırıyor” dedi.
ALFAWARES OTOMOTİV DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.
MADENİ YAĞ DÜNYASI
57
HABER
Shell, Rimula’nın içeriğini de ambalajını da değiştirdi Ağır vasıtalara yönelik dizel motor yağı Shell Rimula, yeni Ekstra Dinamik Koruma Teknolojisi ve ambalajıyla yenilendi
T
ürkiye ve dünya madeni yağ pazarının üst üste dokuz yıldır lideri Shell, ağır vasıtalara yönelik dizel motor yağı Shell Rimula’yı, değişen müşteri ihtiyaçları doğrultusunda, formülasyonundan ambalajına kadar baştan aşağıya yeniledi. Euro 4, 5 ve 6 standartlarındaki dizel motorlar için uygun olan Shell Rimula’nın yeni formülü, Shell’in 40 yıllık Ar-Ge çalışmaları sonucunda geliştirdiği, doğalgazdan motor yağı üretmesini sağlayan patentli “PurePlus Teknolojisi” ile “Uyumlu Katık Teknolojisi”nin birleşimi olan “Ekstra Dinamik Koruma Teknolojisi”ni içeriyor. Shell doğalgazdan madeni yağ üretmesini sağlayan “PurePlus Teknolojisi”ni 2014 yılında, binek araçlara yönelik motor yağı Shell Helix’in formülünü yenilemek için kullanmış ve büyük başarı sağlamıştı. Bu teknolojiler, tüm hava şartlarında kusursuz koruma ve daha uzun motor ömrü, uzun yağ değişim aralıkları ve yakıt tasarrufunu da beraberinde getiren bir ürün ortaya koyuyor. Shell Rimula, yeni formülünde bulunan Ekstra Dinamik Koruma Teknolojisi sayesinde, daha gelişmiş motor koruması ve verimlilik artışı sağlıyor.
58
MADENİ YAĞ DÜNYASI
Aşındırmaya karşı üstün koruma Orijinal ekipman üreticileri (OEM) tarafından gerçekleştirilen testlerde mükemmel piston ve segman temizliği performansı sergileyen Shell Rimula; segman, silindir gömleği ve valf mekanizması gruplarında aşınmaya karşı üstün koruma sağladı. Ayrıca yüksek oksidasyon direnci sayesinde yüksek viskozite kararlılığı ve uzun yağ ömrü sağlayan Shell Rimula, yatakları korozyona karşı koruyor ve tortu oluşumunu engelliyor. Böylece motorun ömrünü uzatıyor. Düşük uçuculuk oranı sayesinde ise yağ tüketimini de azaltıyor. Düşük sıcaklıklarda mükemmel pompalanabilirlik özelliği sayesinde de soğuk iklimlerde koruma ve kolay ilk çalışma performansı sağlıyor. Ürünün sağladığı bu faydalar uzun vadede ağır vasıta sahiplerinin maliyetlerini azaltmasına yardımcı oluyor. Yenilikler öne çıkıyor Shell Rimula’nın yeni ambalaj tasarımı ise üründe kullanılan son formülasyon konusunda daha anlaşılır bilgiler sunmayı amaçlıyor. Altı farklı pazarda yürütülen müşteri araştırması ve analizi doğrultusunda ürünün ambalajında yapılan değişiklikler, müşterilerin
satın alma sürecini kolaylaştıracak ve ürün karmaşasının yaşandığı pazarda, markanın farklılığını öne çıkaracak. Shell Global Ambalaj Müdürü Ashish Kothari, yeni ambalaj tasarımı konusunda, “Ürünümüzü müşterilere tanıtan ambalaj, mağazadaki sessiz satış elemanıdır. Gerçek dünyada etiket, markanın görsel dışavurumudur. Müşterilerse kendilerini iyi anlayan markaları sever. Bu anlamda, iletilmek istenen mesajı anlamlı kılmak ve bilgi hiyerarşisini tam manasıyla kurmak yeni tasarımın temelinde yatan hedeflerdi. Bu doğrultuda yeni tasarımımız, çok çalışan müşterilerimizin yoldaki performanslarını artırmalarını sağlayan güvenilir bir iş ortağı olduğumuzu yansıtıyor” şeklinde konuştu. Araştırmalardan elde edilen sonuçlar, müşterilerin bir etiket üzerinde ilk olarak marka, renk ve yalın tasarım gibi kilit belirleyici figürlere baktığını açıkça ortaya koyuyor. Buna göre Shell Rimula’nın yeni ambalaj tasarımı, insan gözünün en çok neye dikkat ettiğini belirlemek amacıyla içerik tarayan ve yenilikçi bir algoritma olan 3M™ Visual Attention Service (Görsel Değerlendirme Sistemi) taramasından geçirildi.
DRUM DECANTING UNIT FOR ADDITIVES PURPOSE: Frigmaires Drum decanting unit suitable for transferring of additives from standard 200 ltr steel drums at a predetermined rate of discharge. The unit consists of a heavy-duty pump driven by a 0.5kw electric motor APPLICATION : Lubricants, Hydraulic oils, Paints, Varnishes, Thermic fluids, Lube additives etc. The pump is mounted on a Hydraulic column which can be lifted and lowered to adjust to the dimension of the barrel. The column is operated by a power pack unit complete with 0.75kw electric motor, oil tank, pump & control valves. Barrels are placed on a roller platform provided with load cells. The discharge and flow rate is controlled by a PLC panel which can be programmed to discharge product from the barrel from 5 to 200 ltrs. Flexible hose with quick release coupling is provided to connect to the onward fixed pipe line
Raised Position
MOC:M.S. chrome with P.P. Impeller MOUTH OPENING : For 2” Bung container PUMP LENGTH : 1200 mm VISCOSITY OF LIQUID : Upto 500 cp PUMP TYPE : Submerged self priming
Ayrıntılı Bilgi İçin: Ali Can Güçlü +90 530 666 41 69
8, JANATA INDUSTRIAL ESTATE, OPP. HIGH STREET PHOENIX, LOWER PAREL(W), MUMBAI 400013. INDIA P H O N E : 9 1 - 2 2 - 2 4 9 4 4 1 0 8 / 2 4 9 4 5 6 2 4 / 2 4 9 8 3 6 1 0 / 2 4 9 8 3 6 0 9 Email: jsa@frigmaires.com / hsa@frigmaires.com • Website:www.felubeoil.com
7. Uluslararası Kimya Sanayi Grup Fuarı
10-12 Kasım 2016 İstanbul Fuar Merkezi www.chemshoweurasia.com
Chemicals
7. Uluslararası Özel, Spesifik Kimyasallar, Genel Kimyasallar, Petrokimya ve Kimyasal Ara Ürünler Fuarı
Laboratory
7. Uluslararası Laboratuvar, Teknoloji, Test & Ölçüm Cihazları, Yardımcı ve Sarf Malzemeleri Fuarı
Technology
7. Uluslararası Proses ve Otomasyon Endüstrisi, Paketleme, Geri Dönüşüm, Lojistik, İş Güvenliği ve Çevre Teknolojileri Fuarı
İlaç, Gıda, Kozmetik, Kişisel ve Ev Bakım Ürünleri Bileşenleri, Hammaddeleri ve Teknolojileri Fuarı Medya Partneri
Destekleyen
İş Birliği ile
Organizatör Tel: 0 212 324 00 00 sales@artkim.com.tr
BU FUAR 5174 SAYILI KANUN GEREĞİNCE TOBB (TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ) DENETİMİNDE DÜZENLENMEKTEDİR.