Hk10

Page 1

SIYAH MAVI

GA ZETEMİZ

1

SARI

YAŞINDA

THKO’nun 12 Mart sonrası, Geçici Merkez Komitesi (GMK) oluşturulduktan sonra çıkardığı merkezi yayın organının, yeniden yayın hayatına girişinin 1.yılını selamlıyoruz. İşte bu bizim mirasımız, devrim ve sosyalizm için mücadelemizi yarınlara taşıyanımız, Selam olsun gazetemizi yeniden işyerlerine, meydanlara, fabrikalara, okullara taşıyanlara. Aynı inanç, sabır ve kararlılıkla, geçmişten - geleceğe sürüyor, sürecek mücadelemiz. http://www.halkinkurtulusu.net Fiyatı: 1 Tl

10 2013

BÜTÜN ÜLKELERİN İŞÇİLERİ VE EZİLEN HALKLAR BİRLEŞİN

KAHROLSUN EMPERYALİZM Sosyalistler, sosyalist olmaktan vazgeçmeksizin, genel olarak bütün savaşlara karşı olmazlar. Ezilen halkların zulümden kurtulmak için, kendilerini ezenlere karşı yürüttükleri savaşlar örneğinde olduğu gibi, demokratik savaşlar ve ayaklanmalar da asla olanaksız değildir. Proletaryanın, sosyalizm için burjuvaziye karşı yürüttüğü iç savaşlar kaçınımazdır. Sosyalizmin zafere ulaştığı bir ülkeyle, burjuva veya gerici başka ülkeler arasında savaşlar olabilir. V.I.Lenin İŞSİZLİĞE VE İŞ CİNAYETLERİNE - TAŞERONLAŞTIRMALARA - KÜRT HALKININ SAHTE BARIŞ PROJELERİYLE KANDIRILMASINA GEZİ KATLİAMLARINA / TUTUKLAMALARINA VE EMPERYALİST PAYLAŞIM SAVAŞINA KARŞI, HALKIN KURTULUŞU İÇİN İLERİ! EMPERYALİZME KARŞI; DEVRİMCİ KOMÜNİSTLERİN BİRLİĞİYLE, DEVRİM VE SOSYALİZM İÇİN İLERİ!

! R I

Y E M P E R YA L i S T S AV A Ş A A B A R I Ş A L D AT M A C A S I N A H

Bizim barış programımız, emperyalist güçlerin ve emperyalist burjuvazinin demokratik bir barış veremeyeceğini açıklamalı. Böylesi bir barış, ne geçmişte ne gerici bir emperyalist olmayan kapitalizm ütopyasında ne de kapitalizm koşullarında eşit ulusların birliğinde değil; gelecekte proletaryanın sosyalist devriminde aranmalı ve barış için bu şekilde mücadele edilmeli. Kim ki, uluslara sosyalist devrim propagandası yapmadan “demokratik” bir barış vaadediyorsa ya da devrim için mücadeleyi reddediyorsa o proletaryayı aldatıyor demektir! V.I.Lenin

EMPERYALİST BARBARLIĞA KARŞI İNSANCA BİR YAŞAM MÜCADELESİNDE EKİM DEVRİMİ YOLUMUZU AYDINLATIYOR

Halkın Kurtuluşu ÇIKIŞIMIZIN BİRİNCİ YILINDA Eylül 2012’de çıkarken, “THKO’nun devrimci, yılmaz ruh halini kuşanarak ve onun sadece adını sahiplenmek değil, bu devrimci ruh halinin gereklerini de yerine getirmek suretiyle sınıflar mücadelesi tarihindeki yerimizi alıyoruz” demiştik. Bu gerekleri yerine getirmenin; 12 Mart yenilgisinden sonra THKO yeniden örgütlendirilirken 71 devrimci kalkışmasını “küçük burjuva hareket”, THKO’nu da “programı yazılı olarak belirlenmiş bir örgüt değil, daha çok aynı duyguları paylaşan aynı amacı güden, birbirine alabildiğine güvenen, birbirlerini seven, sayan arkadaşların oluşturduğu bir yapı” olarak tanımlayan reformizme yelken açmış kadroların, örgütü getirdikleri noktaya ideolojik bir savaş açmak olduğunu biliyorduk. THKO’nun yeniden inşası sürecini “siyasal pratikte reformculuğa karşı devrimciliğin savunuluşu” diye açıklayan bu kadrolar, “THKO, geçmişinden başlıca pratik bir kopuştur, özellikle eylem biçimleri alanında kopuştur” diyerek sinsi bir biçimde, Hüseyin İnan halk savaşını açarken, “ezilen sınıf ve tabakaların iktidara yönelen politik mücadelelerinin tümüdür” dememiş gibi, onu Mao’cu anlayış olarak tanımlayıp halk savaşı tezinin reddi üzerinde yürüyerek tırmanan faşizm teorisi ile reformizme kucak açtılar. Hüseyin İnan’ın “legaliteyi kural haline getirmekte ve barışçı şartlar içinde bir politik mücadele önermektedir” diye eleştirdiği o günkü kaçkınların yolunu tutarak, zora dayalı devrim ve silahlı mücadele yöntemlerine sırtlarını döndüler. Bu sinsi süreç 12 Eylül yenilgisinden sonra, yenilginin ortaya çıkardığı sonuçlardan da faydalanarak, devrimci komünist kadroların cılız direnişlerine rağmen, özellikle 1990 konferan-

Geride kalan yüzyılın başında, yani 20. yüzyılın ilk yıllarında da, girilen yeni yüzyıla ilişkin öngörü ve beklentilerin çerçevesi aşağı yukarı buydu. Bunun 20. yüzyılın olaylarıyla tamamen doğrulandığını biliyoruz. 20.yüzyıl, dünya tarihinin o güne dek gördüğü en büyük sarsıntılara, büyük bunalımlara, savaşlara ve devrimlere sahne oldu.Sonuç olarak 1917 büyük proletarya devimiyle açılan çağın adı, proleter devrimci Enver Hoca tarafından doğru olarak belirlendiği üzere EMPERYALİZM VE PROLETER DEVRİMLERİ ÇAĞI olarak bir kez daha doğrulandı. 21. yüzyılın da benzer nitelikte toplumsal gelişmelere ve olaylara sahne olacağını göstermektedir. Temel özellikleri ve eğilimleri üzerinden ele alındığında çağ aynı çağ olduğuna göre, bunun böyle olması, şaşırtıcı olmak bir yana kaçınılmazdır da. Şu an için değişmiş bulunan temel olgu, yalnızca, dünya ölçüsünde devrim güçleri ile karşı-devrim güçleri arasındaki kuvvet dengeleridir. Çözülmek bir yana gitgide ağırlaşan ve genelleşen temel sorunlar ile bunun keskinleştirdiği çelişkiler, bu kuvvet dengelerinde gelecekte devrim lehine sürekli ve hızlı bir değişiminin verimli zemini, bir bakıma güvencesidir. Bu devrimlerin, proleter nitelikte ve işçi sınıfı önderliğinde olmadan zafere ulaşmasının olanaklı olmayacağı ise Devrimci Komünistler için tartışma konusu dahi edilmeyecek kadar açıktır. Sayfa-7 GAZİ’DEN - GEZİYE - ROJOVA’YA SURİYE MÜCADELE SÜRÜYOR EMPEYALİST SAVAŞA HAYIR!

Sayfa 8

Sayfa 8

12 EYLÜL “UTANÇ”

Sayfa 8

Sayfa-12


Turn static files into dynamic content formats.

Create a flipbook
Issuu converts static files into: digital portfolios, online yearbooks, online catalogs, digital photo albums and more. Sign up and create your flipbook.