Yeni Dönem Sayı: 8 NATO ZİRVESİNE GEÇİT VERMEYELİM...
Açıklama [1]: <!--[if !supportEmptyParas]--> Açıklama [2]: <!--[endif]-->
İki düşman eğilime karşı tek yumruk – İŞÇİ CEPHESİ İşçi sınıfının sömürü düzenine karşı başkaldırısı: 15-16 Haziran direnişi – FUAT KARAN Sümerbank’ta mücadele sürecek – SÖYLEŞİ Emek hareketinden... – DERYA DENİZ Açıklama [3]: <!--[if !supportEmptyParas]--> Açıklama [4]: <!--[endif]--> Açıklama [5]: <!--[if !supportEmptyParas]--> Açıklama [6]: <!--[endif]--> Açıklama [7]: <!--[if !supportEmptyParas]--> Açıklama [8]: <!--[endif]-->
İki Düşman Eğilime Karşı Tek Yumruk
Açıklama [9]: <!--[if !supportEmptyParas]--> Açıklama [10]: <!--[endif]--> Açıklama [11]: <!--[if !supportEmptyParas]--> Açıklama [12]: <!--[endif]-->
İşçi Cephesi
Açıklama [13]: <!--[if !supportEmptyParas]--> Açıklama [14]: <!--[endif]-->
Türkiye egemen güçleri iki ana eğilim etrafında kümelenmiş durumda. Bir yanda başını TÜSİAD’ın çektiği tekelci sermayenin önderliğinde kümelenen güçler var. AKP hükümeti icranın başı olarak parlamento düzeyinde bu kümenin sözcülüğünü yapıyor. İMF, Dünya Bankası (DB) gibi emperyalist kapitalist örgütler bu kümenin aktif bileşenleri. Hükümetin siyasi ve ekonomik programının oluşturulması ve uygulanmasında da bu emperyalist kapitalist örgütlerinin direk müdahalesi söz konusu. Ordu üst kademesi ve asker-sivil bürokrasi elitinin de önemli ölçüde bu küme içinde yer aldığını söyleyebiliriz. Bu kümenin ana yönelim ve hedefinin neo-liberal politikalar doğrultusunda Türkiye’nin emperyalist kapitalist yeniden yapılandırılması olduğunu tespit ediyoruz. Bu çerçevede AB’ye tam entegrasyon adına tüm sosyal güvenlik sistemi tasfiye ediliyor. Emek sürecinin esnekleştirilmesi adına çalışma koşul ve şartları emek aleyhine yeniden düzenleniyor. Çalışma süreleri uzayıp belirsizleşirken reel ücretler eritiliyor, alım gücü gerilemeye devam ediyor. Resmi rakamlara göre 5.5 milyon asgari ücretli çalışan var. İşsizlerin ve sürekli işi olmayanların sayısı bu rakamın da üstünde. Ortalama ücretler dahi 1,5 milyarlık yoksulluk sınırının altında. Kaçınılmaz olarak mutlak ve göreli yoksulluk toplumun çoğunluğunu pençesine almış durumda.
Açıklama [15]: <!--[if !supportEmptyParas]--> Açıklama [16]: <!--[endif]--> Açıklama [17]: <!--[if !supportEmptyParas]--> Açıklama [18]: <!--[endif]-->
Açıklama [19]: <!--[if !supportEmptyParas]-->
Saldırılar devam ediyor… Oysa patronlar böyle düşünmüyor. Temmuz 2004’den itibaren geçerli olacak asgari ücretin belirlenmesi için taraflar görüşmelere başladı. Patronlar ağız birliği etmiş durumdalar. Ocak 2004 döneminde asgari ücrete yüzde 34.1 oranında zam yapıldığını, bu dönem bunun tekrarlanmasının felaket olacağını söylüyorlar. Sadece patronlar mı? Tabii ki hayır. İMF heyeti tüm ücretler ve emekli maaşları için “popülizm”den kaçınılmasını tembih ediyor. Zam enflasyon oranında yapılmalıymış. Nitekim TİSK Temsilci Nihat Yüksel,
Açıklama [20]: <!--[endif]--> Açıklama [21]: <!--[if !supportEmptyParas]--> Açıklama [22]: <!--[endif]-->