SAVUNMA Adalet ve özgürlük için
10 Şubat 2017 Sayı: 1
ADALET OKULU KAPATILDI (MI)?
Merhaba! Adalet Okulu öğrencileri olarak sizleri selamlıyoruz. Sizlerle bu mini dergi projesiyle seslenmenin keyfini uzun çabaların ardından internet ortamında da olsa yaşıyoruz. Yaz kampımızda aldığımız bir dergimiz olsun kararının ardından neredeyse 2 mevsim geride bıraktık. Bu süreçte boş durduğumuzu sanmayın! Defalarca dergi çalışmalarımı yaptık, onlarca yazı, düzeltme, kapak tasarımıyla uğraştık. Ancak bizim eksikiklerimiz ve tecrübesizliğimiz OHAL faşizmiyle birleşince bir türlü size dergimizi sunamadık. Matbaadan dergi tasarımına tüm sorunlarımızı çözdük ve size sunmaya hazırlanıyorduk ki OHAL okulumuzu hedef aldı. Önce 3 ay süreyle faaliyetlerimiz durduruldu, ardından ise 677 sayılı OHAL KHK’sı ile Adalet Okulu Derneği resmi olarak kapatıldı. Bu sürecin ardından Ankara ve İstanbul binalarımız ile öğretmenlerimiz Halkın Hukuk Bürosu avukatları defalarca faşizmin hedefi oldu. ÇHD de aynı şekilde kapatıldı, basıldı, mühürlendi. Ankara ve İstanbul kurumlarımız basıldı, öğrenciler ve avukatlar birlikte gözaltı oldu. Bu süreçte bizler, gündemin hızına karşı koyamadık ve dergi projemiz çalışma programlarımızın derinliklerinde kalan bir başlık oldu. Bugün, yeni öğretim sezonu başlarken, sizlerle bu mini e-dergi vasıtasıyla 10 günde bir buluşmayı umuyoruz. Peki ama Adalet Okulu kapatılmadı mı? 677 sayılı KHK ile faşizm, yapabileceği tek şeyi yaptı, Adalet Okulu’nun tüzel kişiliğine ve resmi varlığına son verdi. Peki biz buna razı olup baş mı eğecektik? Bugün size sesleniyorsak tabi ki bu böyle olmayacak. Dernek kimliğimiz yok, ancak buna ihtiyacımız da yok. Biz zaten “hukukilik” denen aldatmacanın gerçek dışılığını fark ettiğimiz an hukuk fakültelerini aşmaya, bir yol aramaya başladık. Dolayısıyla varlığımızı ve meşruluğumuzu da Dernekler Kanunu’ndan almıyoruz. Ne yapıyorsak aynı yerden yapmaya, ne mücadele verdiysek aynı şekilde mücadeleyi mücadeleden öğrenerek devam ettirmeye kararlıyız. Baskıların, saldırıların varlığının ne kadar bilincindeysek, onların güçsüzlüğünün ve bizim gücümüzün de o kadar bilincindeyiz. Haklılığımız, adalet duygumuz ve bilincimizle daha iyilerini yapmaya niyetliyiz. Öğrenci arkadaşlarımızı bu öğretim döneminde de aramıza çağırıyoruz. Gelin, KHK’larla şekillendirilen sözde adil hukukun yerine gerçek adaleti birlikte koyalım. Birlikte koymanın yollarınız bulalım. Tekrar görüşmek dileğiyle... ADALET OKULU ÖĞRENCİLERİ
Halkın avukatlığı suç değildir! Öğretmenimizi alacağız! Hukukun genel ilkelerini hiç duydunuz mu? Hukuk fakülteleri sıralarınıdan geçmş her öğrenci, hukuk denen “tanrıçanın” bu “ayetlerinden” haberdardır. Suç kanıtlana kadar herkes suçsuzdur, der tanrıça; herkesin savunulmaya hakkı vardır der. İnsan haklarından uzun uzun dem vurur. Ancak gerçekler hiç de böyle olmaz. Suç kanıtlanana kadar herkes suçsuzdur, ama devletin bekaası gereği istisnaları vardır. Herkes savunulabilir savunulmasına ama sistemin esenliği halkın bazı “sakıncalı” çocukları savunulmamalıdır. Savunulsa bile bu mahkeme salonlarında, hukuk tiyatrosunun dramatik oyuncuları olmaktan ileri gitmemelidir. Ama ferman padişahın da olsa, dağlar bizimdir. Devrimci avukatlar müvekkillerini her koşulda, her yerde çekinmeden savunmuşlardır. Bu savunu mahkeme salonlarından taşmış, hapishanelere, meydanlara, gerekirse cenazelere kadar gitmiştir. Bu “sınırı aşma” eylemi, devleti öfkelendirir. kendi koyduğu ve pek övündüğü yasalarını dişlerinin arasında çiğnemeye başlar. “Yapamazsın” der, “sakincalı çocukları savunamazsın” der. Boyun eğmezseniz, büronuzu basar, işkence yapar, tutuklar ve öldürebilir de... İşte, öğretmenimiz de Barkın Timtik de öyle bir avukattı. Mesleğinin hakkını sonuna kadar veren, müvekkilini savunması gerektiği kadar savunan bir avukattı. Devlet, iyi avukatlığı banka cüzdanındaki sıfırlarlar değil, mesleğini hakkıyla yapan bu avukatı cezalandırdı, 19 Aralık’ta öğretmenimiz, devrimci avukat Barkın Timtik’i tutukladı. Peki ne oldu? Yıldılabildiler mi onu? Peki ya yol arkadaşları, onlar yıldı mı? Asla. Ve şimdi biz, öğrencileri de onu almak için 16 Şubat’ta, Çağlayan Adliyesi’nde olacağız. Tüm öğrenci arkadaşlarımızı ve avukatları, mesleğini onuruyla yapan Barkın Timtik’i özgürlüğe çekip almak için çağırıyoruz. 16 Şubat’ta Çağlayan Adliyesi’ne!