Editörden
Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşam İçin: Yeniden Merhaba
Ortadoğu belki de tarihinin en kritik kaos ve krizini yaşamaktadır. Yüzyıl önce emperyalist ve yerli işbirlikçileri tarafından halkaların iradesine rağmen yapılandırılan bölge dinamiklerinin karşıtı temelinde inşa edilen bölgemiz artık o ceberut yapıyı kaldıramayacak düzeye ulaşmıştır. Toplumsal dinamikler kendi öz iradeleriyle yeni bir Ortadoğu’yu inşa etmek için arayışlarını ve isyanlarını ortaya koymalarına karşın gerici güçler çeşitli yöntem, tezgah, saptırılmış eğilimlerle muğlaklaştırma ve kaosu derinleştirerek kendi sistemlerini kurmaya çalışmaktadırlar. Ortadoğu da ulus devlet paradigması çökmüştür. Kapitalist modernite, bölgenin tarihsel toplumsal özellikleriyle savaş halindedir. Buna karşın halkların isyanı ve arayışı devam etmekle birlikte, kendi düşünsel yaşamsal paradigmasıyla şekillendirebilecek koşullardan da uzaktır. Özünde Ortadoğu da devam eden üçüncü dünya savaşı kapitalist modernite ile demokratik modernitenin savaşımı halinde gelişmektedir. Fakat dış müdahaleler Ortadoğu halklarını düşüncesiz kılmak için saptırmalar, yozlaştırmalar üzerinde yoğunlaştığında; tam bir kaos ve kriz durumunun yaşanmasına neden olmaktadır. Sorunların çözümsüzlüğün temelinde zihinsel ve düşünsel konular esas yeri tutmaktadır. İşte yeniden Özgür Halk dergisinin yayın hayatına başlaması; Kürdistan Özgürlük Hareketi ve Önderliğinin ortaya koymuş olduğu sorunların çözümünde, kaostan çıkıp Demokratik Kurtuluşu ve Özgür Yaşamın inşasının paradigmasal ifadesir. Onun özgür yaşama ulaşmanın gerek gördüğü mücadelenin tarz tempo ve yeni yaşamın inşasında ideolojik teorik ve kültürel esasları yaygınlaştırarak, çözümün ortaya konulması bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmaktadır. Özgür Halk; ilk yayınına Kasım 1990 yılında başladı. 1990 yılların Kürdistan’ı toplumsal dirilişini ortaya çıkarabilmek için askeri, siyasi ve kültürel olarak yoğun bir mücadele dönemiydi. Esası inkar edilen, yok sayılıp yoğun bir asimilasyonla varlığı ortadan kaldırılmaya çalışılan Kürt halk gerçeğini açığa çıkartmaktı. 1990’lı yıllarının mücadelesi esas ekseni bu kapsamda gelişmiştir. Kürdistan boydan boya bir savaş haline dönüşmüş, sömürgecilik uyguladığı özel savaşla binlerce yerleşim birimini yakma, yıkma yoluyla ortadan kaldırmış, 4 milyon civarında Kürt sürgüne zorlanmış, sayıları 20 bine yaklaşan ve faili devlet olan ‘faili meçhul’ cinayetler işlenmiş, yüzbinlerce Kürt esir alınarak yoğun işkencelerden geçirilmiş, onlarcası gözaltında kaybedilmiş, paramiliter güçler hiçbir savaş kuralına 1 Ağustos 2014
uymayan kirli savaşı pratiklştrmiş ve 90’lı yılarda savaş sonucu on binlerce insan hayatını kaybetmiştir. Tam bir zulüm uygulanmış, Kürt varlığı fiziksel olarak toptan ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır. İşte Kürdün dirilişi bu yaygın kirlenmiş özel savaşa karşı topyekün ayağa kalkan bir halk gerçekliğine ulaşmıştır. Doksanlı yıların ortalarına gelindiğinde Önder Apo “diriliş tamamlanmış, sıra kurtuluşta” diyerek açığa çıkan Kürt varlığını ve kendi öz gücüyle özsavunmasını yapabilecek ve kurtuluşa yürüyebilecek bir düzeyi yakalamıştır. Özgür Halk, dirilişin düşünsel kültürel ve yaşamsal mücadelesini yürütmüştür. Bu mücadele içinde aktif yer aldığı için de saldırılara maruz kalmış, büroları kundaklanmış, yakılmış, onlarca çalışanı ağır işkenceler görmüş ve ilk şehidi olan Çetin Abayay yoldaşımız 30 Temmuz 1992’de Batman’da infaz edilmiştir. Dergimiz defalarca kapatılmış yeni isimlerle tekrar halka ulaşmakta ısrar etmiş ve sürekliliği direniş içerisinde geleneğini inşa etmede tavizsizce davranmıştır. Mücadeledeki kesintisizliğe sömürgecilerin yönelimleri de devam etmiştir. Baskılar sonucu, Özgür Halk çalışanı Engin Kişin dağa yönelecek ve 28 Eylül 1999 yılında kurulan bir düşman pusunda şehit düşecektir. 9 Ekim 1999 yılında Önderliğimize dönük geliştirilen uluslararası komploya karşı “güneşimizi karartamazsınız” fedai eylemliliğinde Özgür Halk çalışanı Nesrin Teke yoldaşımız bedenin ateşe vererek, 20 Temmuz 2000 tarihinde şehadete ulaşmıştır. Yine diğer bir yoldaşımız olan Esen Aslan da Nesrin yoldaşımız gibi bedenini ateşe vererecek, 3 Ağustos 2000’de şehitler kervanına katılacaktır. Kısaca özetlenen ve Özgür Halk dergisinin de tarihini oluşturan bu geçmiş, Dergi kendi geleneğini yaratmış, yaydığı düşünce, görüş, kültür ve yaşamıyla toplumumuzda ciddi bir saygınlık kazanmış, yayınlanmadığı 2010 yılından itibaren, sorulan ve ona doyulan büyük özlem ve ihtiyacı ortaya çıkartmıştır. Bu yönlü Özgür Halk dergisinin yayınlanmaması önemli bir boşluk doğurmuştur. Yine genelde Ortadoğu’da özelde ise Kürdistan’da yükselen özgürlük mücadelesi ideolojik, teorik bir yayın ihtiyacını fazlasıyla ortaya çıkartmıştır. Bu ihtiyacı ancak yürüttüğü mücadele ile haklı bir misyon yayıncılığına dönüşen Özgür Halk kapatabilir. Yeniden yayına başlamamız, özelde halkımıza, genelde Ortadoğu halklarının özgür geleceklerinin inşasında düşünsel ve zihinsel bir müdahale olmaktadır. Ve aynı zamanda, bu yeniden çıkışın tarihi15 Ağustos atılımının 30. yılında gerçekleştirmesi; ona daha da tarihi bir rol biçmektedir. Özgür Halk bu rolünün bilincindedir. Bu bilinçle, Önderlik